SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Vladimir Putin

QHA - Kırım Haber Ajansı - Vladimir Putin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vladimir Putin haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Trump: Putin geçici ateşkeste “sözünü tuttu" Haber

Trump: Putin geçici ateşkeste “sözünü tuttu"

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’nın kritik enerji altyapısına yönelik saldırılara ilişkin geçici ateşkes konusunda “sözünü tuttuğunu” söyledi. Trump 3 Şubat 2026’da Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada, ateşkesin yalnızca bir haftayı kapsadığını belirterek, “Pazardan pazara kadardı. Sonrasında yeniden başladı ve sert bir şekilde vurdu. Bu konuda sözünü tuttu. Bir hafta bile çok şeydir. Ne elde edersek kabul ederiz.” ifadelerini kullandı. Trump’ın açıklamaları, Rusya’nın 3 Şubat gecesi Ukrayna’nın enerji tesislerini hedef alan son saldırısına ilişkin bir soruya yanıt olarak geldi. Moskova, hava sıcaklıklarının eksi 20 derecenin altına düştüğü sert soğuklardan faydalanarak kışın en büyük saldırılarından birini gerçekleştirdi. Ukrayna genelinde 70’ten fazla füze ve 450’den fazla insansız hava aracının (İHA) kullanıldığı saldırılar, ülkedeki enerji altyapısını hedef aldı. ATEŞKES SONA ERDİ Söz konusu saldırı, Rusya’nın Ukrayna’nın kritik enerji altyapısına yönelik saldırılarını geçici olarak durdurmayı kabul ettiği kısa süreli ateşkesin sona erdiğini gösterdi. Trump, 29 Ocak’ta Putin’den Kıyiv’e yönelik enerji saldırılarını durdurmasını bizzat istediğini açıklamıştı. Kremlin ise ateşkesin yalnızca 1 Şubat’a kadar geçerli olacağını daha önce duyurmuştu. Öte yandan Ukrayna, ABD ve Rusya’dan temsilcilerin 4-5 Şubat tarihlerinde Abu Dabi’de bir araya gelmesi bekleniyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski), geniş çaplı saldırının Ukrayna heyetinin müzakere yaklaşımını yeniden gözden geçirmesini gerektireceğini belirterek, Moskova’nın “diplomasiyi ciddiye almadığını” söyledi.

Rus saldırıları ve olumsuz hava koşulları Ukrayna’yı karanlığa gömdü Haber

Rus saldırıları ve olumsuz hava koşulları Ukrayna’yı karanlığa gömdü

İki günlük aradan sonra Rusya, Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik saldırıları yeniledi. Ukrayna'nın devlet enerji şirketi Ukrenergo, Rus ordusunun saldırıları sonucu Sumı, Harkiv, Dnipropetrovsk ve Çerkası bölgelerinde çok sayıda insanın elektriksiz kaldığını bildirildi. Ukrenergo tarafından bugün yapılan açıklamaya göre, Rusya’nın stratejik altyapıyı hedef alan son saldırıları sonucunda Sumı, Harkiv, Dnipropetrovsk ve Çerkası bölgelerinde elektrik şebekelerinde ciddi hasarlar meydana geldi. Güvenlik durumunun izin verdiği noktalarda acil onarım çalışmaları başlatılırken, bazı bölgelerde sistemin çökmesini engellemek amacıyla acil durum kesintilerine gidildi. Savaşın yarattığı tahribata ek olarak, Ukrayna’nın güney ve orta kesimlerinde etkili olan şiddetli buzlanma ve fırtına da enerji hatlarını vurdu. Odesa, Mıkolayiv ve Kirovohrad bölgelerinde 162 yerleşim yerinin elektriği tamamen veya kısmen kesildi. Aşırı soğuklar nedeniyle elektrik tüketiminin bir önceki iş gününe göre yüzde 7,5 oranında artması, halihazırda yaralı olan enerji sistemindeki yükü daha da artırdı. Enerji sistemindeki zorlayıcı tablo nedeniyle bazı bölgelerde acil elektrik kesintileri uygulanırken, diğer bölgelerde sanayi için güç sınırlamaları ve haneler için saatlik kesinti programları devrede. Bu gelişmeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın 29 Ocak’ta, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in aşırı soğuklar sırasında bir hafta boyunca Ukrayna şehirlerini hedef almama sözü verdiğini açıklamasının ardından geldi. Ancak Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, enerji altyapısına yönelik saldırıların durdurulmasına ilişkin Moskova ile doğrudan bir anlaşma yapılmadığını belirterek, “enerji ateşkesi” iddialarını yalanladı. Ardından Zelenskıy, 30 Ocak’ta yaptığı açıklamada, gece Rusya’nın Donetsk bölgesi hariç, enerji sektörüne yönelik neredeyse hiç saldırı gerçekleştirmediğini bunun yerine lojistik altyapının hedef alındığını bildirdi.

Axios: Zelenskıy-Putin görüşmesi çok yakın Haber

Axios: Zelenskıy-Putin görüşmesi çok yakın

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetiminin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski) arasında bir görüşme yapılması ihtimalini değerlendirdiği, ancak bu zirve öncesinde ek üçlü müzakerelere ihtiyaç duyulduğu gündeme geldi. Axios tarafından 24 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan ve ABD Başkanı Donald Trump yönetiminden bir yetkiliye dayandırılan haberde, Vaşington’un (Washington) iki liderin bir araya gelmesine her zamankinden daha yakın olduğu belirtildi. “ÜÇLÜ ZİRVEYE ÇOK YAKINIZ” Kaynak, “Putin ile Zelenskıy arasında bir toplantıya çok yakınız.” ifadelerini kullanarak, bu aşamaya gelinmeden önce Rusya, ABD ve Ukrayna arasında yeni üçlü görüşmelerin organize edilmesi gerektiğini söyledi. Yetkili, “Mevcut çizgide ilerlemeye devam edersek, bu noktaya ulaşacağız.” değerlendirmesinde bulundu. Axios’a konuşan yetkili, Abu Dabi’de Rusya, ABD ve Ukrayna temsilcileri arasında gerçekleştirilen son üçlü görüşmelerin, Vaşington’un beklentileri açısından “hayal edilebileceği kadar iyi” geçtiğini ifade etti. Haberde, müzakerelerin ilk gününün en zor aşama olduğu, bu oturumlarda özellikle toprak anlaşmazlıkları ve her iki taraf için olası güvenlik garantilerinin ele alındığı kaydedildi. Söz konusu toplantıların, ABD Başkanlık yönetimi temsilcilerinin aynı anda hem Rusya hem de Ukrayna heyetleriyle bir araya geldiği ilk bilinen görüşme olduğu da vurgulandı.

Sıbiha’dan Orbán’a sert sözler: Moskova'daki efendin 100 yıl dayanamaz! Haber

Sıbiha’dan Orbán’a sert sözler: Moskova'daki efendin 100 yıl dayanamaz!

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, 24 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklamada Macaristan Başbakanı Viktor Orbán’ın, gelecek 100 yıl içinde Macaristan’da Ukrayna’nın Avrupa Birliği (AB) üyeliğine oy verecek hiçbir parlamento olmayacağına dair olan sözlerine sert tepki gösterdi. Sıbiha, “Bu plan başarısız olmaya mahkûm, Sayın Başbakan. Moskova’daki efendiniz, siz ona tüm organlarınızı bağışlamaya hazır olsanız bile 100 yıl dayanamaz. Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne katıldığı gün ise bu manşeti Ukrayna Parlamentosu’nda çerçeveletip asacağız; böylece yalanlarınızı önümüzdeki 100 yıl boyunca hatırlayacağız.” dedi. “FREUDYEN BİR DİL SÜRÇMESİ” Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Péter Szijjártó’nun, Ukrayna’yı Macaristan’ın iç siyasetine müdahale etmekle suçlayan açıklamalarına yanıt veren Sıbiha, Orbán’ın sözlerinin Ukrayna devletine değil, esas olarak Ukrayna’nın Transkarpatya bölgesinde yaşayan etnik Macarlara yönelik olduğunu söyledi. Sıbiha, Orbán’ın sözlerini “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirerek, bunun Macarlar açısından yüz yılı aşkın süre önce imzalanan ve tarihsel bir travma olarak görülen barış anlaşmalarına gönderme içerdiğini savundu. Bu yaklaşımı “siyasi sinizmin zirvesi” olarak tanımlayan Sıbiha, gerçeklerin açıkça dile getirilmesi gerektiğini söyledi. “KARA PARA AKLIYOR” Ukrayna Dışişleri Bakanı, Orbán ve ekibinin Ukrayna’da yaşayan Macarların güvenliği ve refahını önemsemediğini belirterek, “Orbán bu insanları jeopolitik maceralarında birer rehine olarak kullanmak istiyor.” ifadelerini kullandı. Sıbiha ayrıca Orbán’ın, çeşitli yabancı planlar ve vakıflar üzerinden para akladığını ve bu kaynakları yeni futbol stadyumları ya da özel hayvanat bahçeleri inşa etmek için kullandığını söyledi. Sıbiha, Orbán’ın Ukrayna’nın AB üyeliğini engelleyerek yalnızca Ukrayna’ya değil, Macar halkına ve Macaristan’ın geleceğine de zarar verdiğini savundu. “Bu, Macar halkına ve Macaristan’ın kendisine karşı işlenen yeni bir suçtur.” diyen Sıbiha, Orbán’a Transkarpatya’daki Macarlara bu politikayı açıkça anlatması çağrısında bulundu. “AB BARIŞ İÇİN KURULDU” AB’nin İkinci Dünya Savaşı sonrasında yeni bir savaşın önüne geçmek amacıyla kurulduğunu hatırlatan Sıbiha, Ukrayna’nın AB’ye katılımının Avrupa genelinde barışı yakınlaştıracağını, güvenlik ve refahı güçlendireceğini vurguladı. Sıbiha, bunun yalnızca Ukrayna için değil, tüm Avrupa ve Macar ulusu için de bir güvence olacağını ifade etti. Ancak bu sürecin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in çıkarlarına aykırı olduğunu belirten Sıbiha, “Putin savaşın devam etmesini istiyor. Orbán, Ukrayna’nın AB üyeliğini engelleyerek Putin’in isteklerini yerine getiriyor.” dedi. Sıbiha bu tutumun Macaristan’ı Kremlin rejiminin suç ortağı hâline getirdiğini belirtti. “TARİHİNDE YANLIŞ YERİNDE DURUYOR” Sıbiha, Orbán’ın tutumunu tarihsel bir benzetmeyle eleştirerek, “Bugün Orbán, Miklós Horthy gibi bile davranmıyor; Hitler’in iş birlikçisi Ferenc Szálasi gibi hareket ediyor. Bu, İkinci Dünya Savaşı’ndan çıkarılması gereken bir derstir.” ifadelerini kullandı. Macaristan’ın ve Macar halkının böyle bir siyasi çizgiyi hak etmediğini belirten Sıbiha, ülkenin bir kez daha tarihin yanlış tarafında yer alma riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Sıbiha, Macar halkının Orbán’la değil; Ferenc Rákóczi II, Sándor Petőfi ve Imre Nagy gibi özgürlük ve onur simgeleriyle anılması gerektiğini vurguladı. Açıklamasının sonunda seçimler üzerinden de mesaj veren Sıbiha, “Ukrayna’dan korkmamalısınız. Yalanlardan, yolsuzluktan ve nefretten yorulmuş Macar halkından korkmalısınız.” ifadelerini kullandı.

Avrupa'dan Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik gece saldırısına sert tepki Haber

Avrupa'dan Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik gece saldırısına sert tepki

Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’ya karşı başlattığı topyekûn işgal girişimi acımasız şekilde devam ediyor. 23 Ocak’ı 24 Ocak’a bağlayan gece Rus ordusunun düzenlediği hava saldırılarının ardından Avrupa ülkelerinin dışişleri bakanları saldırıya sert tepki gösterdi. Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın bir kez daha “Rus vahşetiyle dolu” bir gece geçirdiğini belirtti. Tsahkna, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in hedeflerinde değişiklik olmadığını vurgulayarak, daha sert yaptırımlar ve kısıtlamalarla Moskova üzerindeki baskının artırılması gerektiğini kaydetti. HOLLANDA: HAVA SAVUNMASI VE ENERJİ İÇİN DAHA FAZLA DESTEK Hollanda Dışişleri Bakanı David van Weel, sosyal medya üzerinden saldırılar sırasında Kıyiv ve Harkiv’in hedef alındığını, 1,2 milyon kişinin elektrik ve ısınmadan mahrum kaldığını ifade etti. Van Weel, Ukrayna’nın hava savunma kapasitesi ile enerji altyapısına daha fazla destek verilmesi gerektiğini belirtti. Hollanda Savunma Bakanı Ruben Brekelmans da, sosyal medya hesabından on binlerce ailenin kış ortasında elektriksiz kaldığını vurgulayarak, Ukraynalıların desteği ve saygıyı hak ettiğini söyledi. LETONYA: MOSKOVA DİPLOMASİ İSTEMİYOR Letonya Dışişleri Bakanlığı, sosyal medya üzerinden, saldırıların Rusya’nın diplomatik çözüm arayışında olmadığını açıkça gösterdiğini belirtti. Açıklamada, Abu Dabi’de barış görüşmeleri sürerken Rusya’nın Harkiv’de doğum evi, yurt, tıp koleji ve konutları hedef aldığına dikkat çekildi. LİTVANYA: DÜNYA DERHAL HAREKETE GEÇMELİ Litvanya Dışişleri Bakanı Kęstutis Budrys, sosyal medya üzerinden, Rusya’nın sivillere ve enerji altyapısına yönelik saldırılarının Moskova’nın barış niyeti taşımadığını gösterdiğini belirterek, uluslararası toplumu Ukrayna’nın hava savunmasını güçlendirmeye ve Rusya üzerindeki baskıyı artırmaya çağırdı. MOLDOVA: ULUSLARARASI HUKUKA AÇIK SAYGISIZLIK Moldova Dışişleri Bakanlığı da, sosyal medya üzerinden saldırıların Rusya’nın sivillerin yaşamına ve uluslararası hukuka yönelik saygısızlığını bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, Ukrayna ile dayanışma mesajı verdi.

The Economist'ten çarpıcı "Trump ve Ayı" sembolizmi Haber

The Economist'ten çarpıcı "Trump ve Ayı" sembolizmi

Birleşik Krallık merkezli The Economist dergisi, son sayısının kapağında kullandığı çarpıcı görselle küresel gündemi sarstı. Kapakta Amerika Birlelik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın bir ayının üzerinde tasvir edilmesi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in geçmişte verdiği “ayıya binme” pozlarına açık bir gönderme olarak yorumlandı. Dergide yer alan analizde, Trump’ın Grönland çıkışıyla tetiklenen “transatlantik krizinin” şimdilik yatıştığı ancak bunun yalnızca taktiksel bir geri çekilme olabileceği vurgulandı. Yazıda, Trump’ın Davos’taki açıklamalarında beklenen sert tonu kullanmadığına dikkat çekilerek, gümrük tarifeleri ve güç kullanımı konularında geri adım attığı belirtildi. Ancak dergi, asıl sorunun hâlâ geçerliliğini koruduğunu yazdı ve “Kriz şimdilik yatıştı. Peki ama ne zamana kadar?” ifadelerini kullandı. Analizde, Trump’ın müttefikleri “yük” olarak gören ve ortak değerleri küçümseyen yaklaşımını değiştirmesinin pek olası olmadığına dikkat çekildi. Bu çerçevede Grönland krizinin daha büyük bir küresel kırılmanın yalnızca başlangıcı olabileceği ifade edildi. “GRÖNLAND, BUZDAĞININ YALNIZCA GÖRÜNEN KISMI” Dergi, ABD’ye duyulan güvenin sarsılmasının Almanya, Japonya, Polonya ve Güney Kore gibi ülkeleri hızla silahlanmaya, hatta nükleer silah arayışına itebileceği uyarısında bulundu. Bu sürecin küresel güvenliği daha da kırılgan hâle getireceği vurgulandı. Analizde, “Çin ve Rusya, ABD’nin nüfuzunun nerede bittiği ve kendilerininkinin nerede başladığı konusunda Trump ile hemfikir olmayacaktır. Nükleer silahların yayılması, ABD’nin kendi cephaneliğinin değerini düşürecek ve devlet yönetimini kısıtlayacaktır. Bu durum, ABD’nin dışında kalamayacağı kadar yıkıcı bir savaşa yol açabilir.” ifadelerine yer verildi. “O GÜNLER GERİDE KALDI” Yazıda ayrıca Trump’ın müttefiklik ilişkilerini sürekli bir güç mücadelesine dönüştürmesinin, ülkeleri ABD ile ayrı ayrı uzlaşma yolları aramaya itebileceği ve bunun Avrupa içinde bölünmelere yol açabileceği kaydedildi. Dışarıdan ise Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in, Batı ittifakındaki bu kırılganlığı derinleştirecek hamlelerde bulunabileceği ifade edildi. The Economist’e göre, ABD korumasının sağladığı güven Avrupalıları rehavete sürüklemişti ancak bu dönem artık sona eriyor. Dergi, Avrupalı liderlerin transatlantik ittifakın zayıflamasını yavaşlatmaya çalışması gerektiğini, ancak NATO’nun artık var olmadığı bir senaryoya da hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı.

İnal Şerip: Putin için savaş, Ukrayna’dan ziyade bir “iç yönetim” aracına dönüştü Haber

İnal Şerip: Putin için savaş, Ukrayna’dan ziyade bir “iç yönetim” aracına dönüştü

Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı İnal Şerip, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’daki savaşı sürdürme ısrarının ideolojik veya askeri gerekçelerin ötesinde, Rusya içindeki iktidarını koruma stratejisine dayandığını ileri sürdü. Şerip, savaşın artık Rusya’nın insan gücünü, hapishanelerini ve yeni elit tabakasını yönetmek için kullanılan devasa bir "iç yönetim mekanizması" haline geldiğini belirtti. Kıyiv Post’ta 18 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı İnal Şerip’in köşe yazısına göre, Kremlin için savaş sonrası Rusya otomatik olarak "barış" anlamına gelmiyor. Aksine, aşırı şiddete alışmış, bir kısmı hapishanelerden doğrudan cepheye gönderilmiş ve sivil ekonomide statü bulamayacak yüz binlerce silahlı erkeğin topluma geri dönmesi, rejimin baskı tekelini sarsabilir. Putin’in Eylül 2025’de açıkladığı verilere göre çatışma bölgesinde 700 binden fazla aktif personel olduğunu hatırlatan Şerip, 2022'den bu yana ordu sisteminden geçen toplam sayının 1 milyonu aştığını vurgulayarak Rusya’nın bu devasa kitlenin sosyal, ekonomik ve psikolojik dönüşünü yönetme kapasitesinin olmadığını savundu. “ŞİDDET AF VE PARA YOLUYLA ÖDÜLLENDİRİLDİ” Şerip’in dikkat çektiği diğer önemli nokta, Rusya’nın hapishane nüfusundaki keskin düşüş oldu. Kremlin rejiminin yaklaşık 150 bin mahkûmu cepheye gönderdiğini, şiddetin "af ve para" yoluyla ödüllendirildiği bir sistem kurduğunu belirten Şerip, bu durumun Rusya içindeki suç oranlarını halihazırda artırdığını ifade ederek, “Araştırmacı medya kuruluşu Verstka’nın Aralık 2025 tarihli raporu çarpıcı bir tabloyu gözler önüne serdi: Geniş çaplı işgal girişiminin başından bu yana cepheden dönen askerlerin Rusya içinde binden fazla kişinin ölümüne veya sakatlanmasına neden oldu. Yerel mahkeme kayıtları ve bölge haberlerinde parça parça yer alan vakaları derleyen bu çalışma, sorunun boyutunu ilk kez verilerle somutlaştırmayı hedefliyor. Söz konusu tahminler tartışmaya açık olsa da genel eğilim değişmiyor; savaş sonrası şiddet dalgası, savaş henüz sona ermeden ülkenin acı bir gerçeği haline gelmiş durumda.” ifadelerini kullandı. “UKRAYNA SENDROMU” AFGANİSTAN’I GERİDE BIRAKACAK "Sovyetler Birliği’nin 10 yıl süren Afganistan işgalinde toplam 620 bin personel görev yapmış ve bu süreç "Afgan Sendromu" denilen derin bir sosyal travmaya yol açmıştı." değerlendirmesinde bulunan Şerip, Ukrayna Savaşı'nın hem ölçek hem de yoğunluk bakımından Afganistan’ı çoktan geride bıraktığını; çok daha kısa sürede, çok daha fazla suç kaydı olan kişinin topluma salındığını vurguladı. YENİ BİR “ELİT” İNŞAASI Putin’in teknokratlar veya geleneksel kolluk kuvvetleri bürokrasisi yerine cepheden dönen askerleri "gerçek ulusal elit" olarak konumlandırmaya çalıştığını belirten Şerip, "Kahramanlar Zamanı" gibi programlarla savaş suçlularının sivil yönetici kadrolarına dahil edildiğini ifade etti. Şerip’e göre bu stratejinin amacı, gazilerin öfkesini dindirmek ve onları rejime sadık bir "imtiyazlı sınıf" haline getirmek. KREMLİN’İN AMACI: DÖNÜŞ ANINI GECİKTİRMEK VE ZAMAN KAZANMAK Şerip'in köşe yazısında son olarak şu çarpıcı tespitler yer aldı: Putin’in savaşı artık sadece Ukrayna ile sınırlı değil; bu süreç insan gücü, cezaevleri, sadakat ve yeni elitlerin inşası üzerinden Rusya’nın bizzat kendisini yönetme sistemine dönüşmüş durumda. Savaşın gerçek anlamda sona ermesi, şiddeti bir meslek, kimlik ya da yükselme basamağı haline getiren devasa bir kitlenin topluma karışması riskini barındırıyor. Devletin vaat ettiği statülerin kitlesel ölçekte karşılık bulamaması ise; suç oranlarında artış, zorbalık ekonomisi ve siyasi istikrarsızlık için ‘klasik bir reçete’ sunuyor. Bu tablo karşısında Kremlin’in motivasyonu gayet açık: Cepheden dönüş anını mümkün olduğunca geciktirmek ve kazanılan zamanı, savaştan çıkan kontrollü bir ‘yeni elit’ sınıfı inşa etmek için kullanmak. Zira bunun alternatifi, devletin bizzat körüklediği şiddet sarmalı üzerindeki kontrolünü tamamen yitirdiği bir toplum yapısı.

Birleşik Krallık’tan Fransa ve İtalya’ya ret: Putin’in barış istediğine dair işaret yok Haber

Birleşik Krallık’tan Fransa ve İtalya’ya ret: Putin’in barış istediğine dair işaret yok

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Fransa ve İtalya’nın Ukrayna’daki savaşı sona erdirmek amacıyla Kremlin rejimi ile diplomatik temas kurulması yönündeki önerilerini reddetti. Politico’ya konuşan Cooper, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in barış istediğine dair henüz bir işaret görmediklerini söyledi. Cooper, “Bence ihtiyacımız olan şey, Putin’in gerçekten barış istediğine dair somut kanıtlar. Şu an itibarıyla bunu görmüyorum.” ifadelerini kullandı. Ayrıca Cooper müttefiklerin önceliğinin Ukrayna’ya askerî destek sağlamak ve Moskova üzerinde baskıyı artırmak olması gerektiğini vurguladı. Cooper, “Ukrayna’nın ABD ile birlikte ve Avrupa’nın desteğiyle barış için güvenlik garantilerini de içeren planlar üzerinde çalıştığını görüyoruz.” dedi. MACRON’DAN ÖNERİ Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 6 Ocak’ta Paris’in gelecek haftalarda Putin ile diyalog kurmak için çalıştığını açıklamıştı. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de Macron’a destek vererek, Ukrayna Savaşı konusunda Rusya ile temas kurulması için özel bir Avrupa temsilcisinin atanmasını önermişti. Meloni, 9 Ocak’ta yaptığı açıklamada, “Bence Avrupa’nın da Rusya ile konuşmasının zamanı geldi.” demişti. Öte yandan Rusya, Batı destekli ateşkes önerilerini ve Avrupa öncülüğünde barış gücü konuşlandırılmasını içeren planları defalarca reddetti.

AB'den 5 ünlü Rus'a yaptırım çağrısı! Haber

AB'den 5 ünlü Rus'a yaptırım çağrısı!

Vladimir Putin idaresindeki işgalci Rusya, Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine karşı başlattığı topyekûn saldırılarını ve işgal girişimini sürdürmeye devam ederken, Avrupa'nın yaptırımlarından kaçamıyor. BEŞ RUS İSME YAPTIRIM ÇAĞRISI Avrupa Birliği (AB) dört yıldır savaşa devam eden savaş suçlusu Vladimir Putin'e yönelik övgü dolu haberler yapan televizyon sunucuları; "Moskova, Kremlin: Putin" programının suncusu Pavel Zarubin, Yekaterina Andreyeva ve Rus ordusuna bağışta bulunan, işgal girişiminin başlamasıyla Rusya'dan kaçanları eleştiren Londra Kraliyet Balesi'ndeki ünlü Rus balet Sergei Polunin hakkında yaptırım uygulanması konusunda çağrıda bulundu. Ayrıca diğer isimler arasında; Putin'i öven şarkılar yazan ve seslendiren Jigan mahlaslı rapçi Roman Çumakov; Kanal Bir televizyon sunucusu Maria Sittel ve televizyon spor yorumcusu olan Dmitry Guberniyev yer alıyor. YAPTIRIM KONUSU 29 OCAK'TA ELE ALINACAK Önlemlerin Avrupa Konseyi üyesi 27 ülkenin dışişleri bakanlarının 29 Ocak'ta bir araya geleceği toplantıda ele alınması bekleniyor. Ancak yaptırımların onaylanması, Slovakya ve Macaristan'ın engellemelerinin göz önünde bulundurulması nedeniyle net değil. Rusya'nın 24 Şubat 2022'den bu yana sürdürdüğü geniş çaplı işgal girişimi nedeniyle AB, 2 bin 500'den fazla şirket, birey ve kuruluşa yaklaşık 28 milyar avroyu kapsayan yaptırım uyguladı. Ayrıca varlık dondurma ve vize yasağı da mevcut.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.