SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yapay Zeka

QHA - Kırım Haber Ajansı - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov’dan TDT Zirvesi’nde yapay zekâ çağrısı Haber

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov’dan TDT Zirvesi’nde yapay zekâ çağrısı

Türk dünyasının teknolojik ve ekonomik entegrasyonu yolunda tarihi bir adım daha atıldı. Kazakistan’ın manevi başkenti Türkistan'da 15 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Gayriresmî Zirvesi'nde konuşan Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, küresel rekabetin artık sadece kaynaklar üzerinden değil, teknolojik liderlik ve yapay zekâ alanında yaşandığını belirtti. TDT’nin bağımsız bir jeoekonomik ve teknolojik merkez olma potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Caparov, üye ülkeler arasında dijital iş birliğinin derinleştirilmesi çağrısında bulundu. “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla gerçekleştirilen zirvede konuşan Sadır Caparov, Türk dünyasının bağımsız bir jeoekonomik ve teknolojik merkez olma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. “KÜRESEL REKABET ARTIK TEKNOLOJİ ÜZERİNDEN ŞEKİLLENİYOR” Cumhurbaşkanı Caparov, dünyanın derin bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, teknolojik gelişmelerin ekonomi, eğitim, sağlık ve kamu yönetimi başta olmak üzere yaşamın her alanını etkilediğini söyledi. Caparov, günümüzde küresel rekabetin yalnızca doğal kaynaklar ve topraklar üzerinden değil, aynı zamanda teknolojik liderlik ve yapay zekâ alanındaki üstünlük üzerinden şekillendiğini ifade etti. KIRGIZİSTAN’DAN DİJİTAL DÖNÜŞÜM HAMLESİ Kırgızistan’ın dijitalleşme sürecinde önemli adımlar attığını belirten Caparov, 2026 yılında yürürlüğe giren Dijital Kod’un ülkenin dijital ortamı, veri yönetimi ve yapay zekâ uygulamaları için hukuki altyapı oluşturduğunu açıkladı. Ülkede kamu hizmetlerinin dijitalleşmesinde önemli başarılar elde edildiğini kaydeden Caparov, Tündük portalı üzerinden vatandaşların 195 kamu hizmetine çevrim içi erişebildiğini belirtti. Son beş yılda vatandaşlara sunulan elektronik hizmet sayısının 67 milyona ulaştığını aktaran Caparov, yalnızca son dört ayda bu sayının 12 milyonu aştığını söyledi. “MOBİL TELEFONLA DEVLET HİZMETİ ALMAK MÜMKÜN” Caparov, bugün Kırgızistan’da vatandaşların evlerinden çıkmadan cep telefonları aracılığıyla gayrimenkul ve araç kayıt işlemleri ile pasaport başvurularını gerçekleştirebildiğini belirtti. Tündük kullanıcılarının, ülkede 16 ila 55 yaş arasındaki nüfusun yüzde 80’ine ulaştığını vurgulayan Caparov, son beş yılda devlet kurumları arasındaki elektronik işlem hacminin 5 milyarı, devlet ile özel sektör arasındaki dijital işlem hacminin ise 1,7 milyarı geçtiğini açıkladı. YAPAY ZEKÂ İÇİN ULUSAL KONSEY KURULDU Bişkek’te Yapay Zekâ Geliştirme Ulusal Konseyinin kurulduğunu açıklayan Caparov, eğitim kurumlarında modern teknoloji programlarının yaygınlaştırıldığını ve ülkenin yapay zekâ altyapısının güçlendirildiğini belirtti. KRİPTO PARA VE DİJİTAL FİNANS VURGUSU Kırgızistan lideri konuşmasında dijital finans teknolojileri ve sanal varlık piyasasına da değindi. Kırgızistan’ın yeni finansal araçları hayata geçirmek, kripto sektörünü geliştirmek ve bu alandaki yasal altyapıyı oluşturmak için çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. DİJİTAL LOJİSTİK DÖNEMİ Kırgızistan’ın Avrasya’nın merkezinde stratejik bir konumda bulunduğunu belirten Caparov, ulaştırma koridorlarının dijital platformlarla entegre edilmesinin Türk devletlerini küresel lojistik sisteminde daha güçlü bir aktöre dönüştürebileceğini söyledi. Bu kapsamda, Bişkek’te düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Ulaştırma Bakanları Toplantısı'nda uluslararası yük taşımacılığında elektronik belge sisteminin uygulanmasına yönelik memorandum imzalandığını hatırlattı. ORTAK DİJİTAL GÜVENLİK SİSTEMİ ÖNERİSİ Caparov ayrıca Türkiye ile birlikte suçla mücadele amacıyla Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde özel bir konsey kurulmasını önerdiklerini açıkladı. Konuşmasının sonunda Caparov, eylül ayında Dünya Göçebe Oyunları’nın Kırgızistan’da düzenleneceğini hatırlatarak zirveye katılan liderleri ve heyetleri organizasyona davet etti.

İlham Aliyev’den TDT Zirvesi’nde dikkat çeken mesaj: "Türk dünyası güç merkezi olmalı" Haber

İlham Aliyev’den TDT Zirvesi’nde dikkat çeken mesaj: "Türk dünyası güç merkezi olmalı"

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Gayriresmî Zirvesi, 15 Mayıs 2026 tarihinde Kazakistan'ın Türkistan kentinde düzenlendi. "Yapay Zeka ve Dijital Kalkınma" temasıyla tertip edilen zirvede konuşan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, dijital dönüşüm, yapay zekâ, ulaşım koridorları ve Türk devletleri arasındaki stratejik iş birliğinin önemine dikkat çekti. ALİYEV: KADİM ŞEHİRLERİMİZ, HALKLARIMIZ GİBİ KARDEŞTİR İlham Aliyev, tarihi Türkistan şehrinde bulunmaktan memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Azerbaycan'ın kültür başkenti Şuşa'nın işgalden kurtarılmasının ardından kardeş şehir ilan edilen ilk şehir Türkistan şehri oldu. Kadim şehirlerimiz, halklarımız gibi kardeştir." dedi. AZERBAYCAN-KAZAKİSTAN İLİŞKİLERİNE DİKKAT ÇEKTİ Azerbaycan ile Kazakhstan arasındaki ilişkilerin son yıllarda önemli ölçüde geliştiğini belirten Cumhurbaşkanı Aliyev, son beş yılda Kazakistan’a sekizinci ziyaretini gerçekleştirdiğini, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in ise Azerbaycan’a altı kez geldiğini ifade etti. Ayrıca dört yıl önce imzalanan ortak bildirinin ilişkileri müttefiklik seviyesine taşıdığını vurguladı. ŞUŞA ZİRVESİ GELENEĞE DÖNÜŞTÜ Aliyev, Şuşa’da 2024 yılında düzenlenen ilk gayriresmî zirvenin artık gelenek hâline gelmesinden memnuniyet duyduğunu belirterek, geçtiğimiz yıl Gebele Zirvesi’nde dönem başkanlığını devralan Azerbaycan’ın, TDT bünyesindeki iş birliğini daha da derinleştirmek için çalıştığını söyledi. BAKÜ’DE TÜRK DÜNYASI HAFTASI DÜZENLENECEK Baku’de yakın günlerde düzenlenecek "World Urban Forum" kapsamında şehir planlaması alanında üst düzey bir TDT diyaloğunun gerçekleştirileceğini açıklayan Aliyev, haziran ayında ise Birinci Türkoloji Kurultayı’nın 100’üncü yılına atıfla “Türk Dünyası Haftası” düzenleneceğini duyurdu. YAPAY ZEKÂ VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM MESAJI Konuşmasında yapay zekâ ve dijitalleşmeye geniş yer ayıran Aliyev, Türk devletlerinin bu alanda öncü ülkeler arasında yer alması gerektiğini belirtti. Azerbaycan’da bu hedef doğrultusunda Dijital Kalkınma Konseyi, Ulusal Yapay Zekâ Merkezi ve Yapay Zekâ Akademisi’nin kurulduğunu aktaran Aliyev, geçen yıl kabul edilen Yapay Zekâ Stratejisi ile teknoloji alanındaki dönüşümün hızlandırıldığını söyledi. Aliyev ayrıca ülkede sabit geniş bant internet erişiminin yüzde 100 seviyesine ulaştığını ve kamu hizmetlerinin dijital platformlara taşınması yönündeki çalışmaların sürdüğünü ifade etti. ORTA KORİDOR VE ZENGEZUR MESAJI Türk devletleri arasındaki ulaşım iş birliklerine de değinen Cumhurbaşkanı Aliyev, mevcut küresel jeopolitik gelişmeler nedeniyle Orta Koridor'un öneminin arttığını söyledi. Zangezur Koridoru'nun da Orta Koridor’un önemli bir parçası olacağını belirten Aliyev, Azerbaycan ile Kazakistan arasında kurulacak Trans-Hazar Fiber Optik Kablo Hattı’nın da önümüzdeki aylarda hizmete gireceğini açıkladı. “TÜRK DÜNYASI KÜRESEL GÜÇ MERKEZİ OLMALI” Konuşmasının sonunda Türk dünyasının geleceğine ilişkin güçlü mesajlar veren Aliyev, konuşmasını şöyle tamamladı: Değerli dostlar, ailemiz olan Türk dünyası, 21. yüzyılın etkili jeopolitik güç merkezlerinden biri haline gelmelidir. Azerbaycan, Türk Devletleri Teşkilatını güçlendirmek için her türlü çabayı göstermeye devam edecektir.

Türk devletlerinin liderleri bu kez "Gelecek" için yan yana: TDT Gayriresmî Zirvesi başladı Haber

Türk devletlerinin liderleri bu kez "Gelecek" için yan yana: TDT Gayriresmî Zirvesi başladı

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), dijital çağın kapılarını Türkistan’da aralıyor. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in ev sahipliğinde düzenlenen Gayriresmî Zirve, Türk dünyasının teknolojik entegrasyonu adına kritik bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Türküstan Kongre Merkezi’nde bir araya gelen liderler, birliğin sadece kültürel değil, dijital alanda da güçlenmesi için stratejik adımlar atıyor. TDT Devlet Başkanları Konseyi Gayriresmî Zirvesi, Kazakistan'ın Türkistan şehrinde başladı. "Yapay Zeka ve Dijital Kalkınma" temasıyla düzenlenen zirve öncesinde liderler aile fotoğrafı için bir araya geldi. TDT üye devletleri liderleri, Türkistan Kongre Merkezi'ne gelişinde Tokayev tarafından karşılandı. Burada çekilen aile fotoğrafında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ile TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev yer aldı. GÖZLEMCİ ÜLKELERDEN YALNIZCA KKTC KATILDI Hızla gelişen dijital çağda iş birliğinin öncelikli alanlarının ele alınacağı zirveye TDT'ye üye devletlerin tamamı ve gözlemci ülkelerden KKTC katılırke; teşkilâtın diğer gözlemci üyeleri Türkmenistan ve Macaristan liderleri katılmadı. TDT DIŞİŞLERİ BAKANLARI KONSEYİ TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ Devlet Başkanları Konseyi Gayriresmî Zirvesi öncesinde ise TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı gerçekleştirildi.

ISW: Rusya, cephedeki başarısızlığı yapay zeka videolarıyla gizlemeye çalışıyor Haber

ISW: Rusya, cephedeki başarısızlığı yapay zeka videolarıyla gizlemeye çalışıyor

ABD merkezli düşünce kuruluşu Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW), Kremlin'in Ukrayna'daki ilerleyişini abartmak ve "cephe çöküyor" algısı yaratmak için yapay zeka (AI) destekli sahte videolar kullandığını bildirdi. ISW tarafından 10 Mayıs’ta yayımlanan son rapor, Rusya’nın enformasyon savaşında yeni bir boyuta geçtiğini ortaya koydu. Analistlere göre Rus kuvvetleri, sahada kalıcı kontrol sağlayamadığı bölgelerde sanki bayrak dikmiş gibi görünmek için sofistike yapay zeka teknolojilerine başvuruyor. BİLGİ SAVAŞINDA TAKTİK DEĞİŞİKLİĞİ: YAPAY ZEKA DEVREDE Rapora göre, 2025 yazında Rus birlikleri sızma taktiklerine geçti ve o dönemden bu yana kontrol kuramadıkları alanlarda Rus bayrağı çekildiğine dair kısa videolar yayınlamaya başladı. Ancak, 2025 kışından itibaren bu videoların kalitesinde gözle görülür bir artış yaşandı. ISW, artık kısa ve amatör çekimler yerine, yapay zeka ile üretilmiş, farklı mekanlarda çekilmiş gibi görünen yüksek kaliteli ve karmaşık video serilerinin dolaşıma sokulduğunu belirtti. Analistlere göre, videolardaki bu profesyonelleşme, Kremlin’in üst düzey askeri komuta kademesinin bilgi operasyonlarını desteklemek amacıyla koordineli bir kampanya yürüttüğünü gösteriyor. “9 MAYIS” ÖNCESİ SAHTE BAŞARI ARAYIŞI Analistler, yapay zeka ürünü bu materyallerin büyük bir kısmının 9 Mayıs (Zafer Günü) öncesinde servis edildiğine dikkat çekti. Bu zamanlamanın temel amacının, sahada somut bir ilerleme kaydedilememesini perdelemek ve Rus kamuoyuna "büyük bir taarruz" başarılıyormuş illüzyonu sunmak olduğu vurgulandı. “CEPHE ÇÖKÜYOR" ALGISI GERÇEĞİ YANSITMIYOR ISW raporunda Kremlin'in asıl hedefi şu sözlerle özetlendi: Kremlin; abartılı başarı iddiaları ve 'bayrak dikme' odaklı istihbarat operasyonları aracılığıyla Rusya’nın sahadaki kazanımlarını olduğundan büyük göstermeye çalışıyor. Mevcut tüm kanıtların aksine, bu hamlelerle cephe hattının her noktada çöktüğü algısı yaratılarak, harekat geniş çaplı bir taarruz gibi servis ediliyor.

TDT Devlet Başkanları Gayriresmî Zirvesi, Türk dünyasının kalbi Türkistan’da düzenlenecek Haber

TDT Devlet Başkanları Gayriresmî Zirvesi, Türk dünyasının kalbi Türkistan’da düzenlenecek

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi Gayriresmî Zirvesi, 15 Mayıs 2026 tarihinde Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan’da, Kazakistan Cumhuriyeti’nin ev sahipliğinde düzenlenecek. TDT üye ve gözlemci ülkelerinin devlet ve hükûmet başkanlarının katılımıyla “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla gerçekleştirilecek zirvede hızla gelişen dijital çağda iş birliğinin öncelikli alanları ele alınacak. Resmî program kapsamında, Devlet Başkanları Konseyi oturumu öncesinde TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı da gerçekleştirilecek TÜRK DEVLETLERİ LİDERLERİ BİR ARAYA GELECEK Türk devletleri arasındaki birlik, dayanışma ve sonuç odaklı işbirliğini daha da güçlendirmesini hedefleyen zirveye, Aksakallar Konseyi ile Türk İşbirliği Teşkilatları da katılacak. TDT tarafından paylaşılan mesajda, zirvenin; yapay zekâ, dijital inovasyon ve yeni ortaya çıkan teknolojilerin dönüştürücü potansiyelinden yararlanılması suretiyle sürdürülebilir ekonomik büyümenin teşvik edilmesi, kamu hizmetlerinin geliştirilmesi ve bölgesel bağlantısallığın güçlendirilmesi konularında Türk devletleri arasında stratejik diyaloğun ilerletilmesi açısından önemli bir platform olacağı açıklamasında bulunuldu. Zirvenin Türk dünyasının manevi başkenti Türkistan’da düzenlenecek olmasının, Türk halklarının ortak bir gelecek inşa etme yönündeki müşterek vizyonu arasındaki güçlü bağı simgelediği aktarıldı.

Rusya’da sansür kitaplarda “Blackout” uygulamasına dönüştü Haber

Rusya’da sansür kitaplarda “Blackout” uygulamasına dönüştü

Ukrayna Dış İstihbarat Servisi tarafından yapılan açıklamada, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı 24 Şubat 2022 tarihinde başlattığı topyekûn savaşın ardından sansürün sistematik ve benzeri görülmemiş bir boyuta ulaştığı ifade edildi. Açıklamada, devlet müdahalesinin artık yalnızca belirli yazarlara yönelik baskılarla sınırlı olmadığı, el yazmasından kitapçı raflarına kadar yayıncılığın tüm aşamalarını kapsayan geniş bir kontrol mekanizmasına dönüştüğü kaydedildi. KİTAPLARDA FİZİKSEL KARARTMA DÖNEM İstihbarat servisinin değerlendirmesine göre, yeni dönemin en dikkat çekici unsuru “blackout” adı verilen yöntem oldu. Bu uygulama kapsamında kitaplardaki bazı bölümler siyah çizgilerle kapatılıyor veya tamamen görünmez hâle getiriliyor. Böylece okuyucunun artık eserin tamamına değil, sansürlenmiş ve parçalanmış bir versiyonuna erişebildiği belirtildi. SAVAŞ, LGBT VE GÖÇ KONULARI HEDEFTE Açıklamaya göre Rusya’da savaşla ilgili ifadeler, Rus saldırganlığını eleştiren görüşler, LGBTİ+ temaları, göç, sömürgesizleşme söylemleri ve uyuşturucu ya da intihar içerikli bölümler yoğun sansüre maruz kalıyor. Bu nedenle binlerce kitabın incelendiği, işaretlendiği veya satıştan kaldırıldığı ifade edildi. Sansürün yalnızca yeni eserlerle sınırlı olmadığı, dünya edebiyatı klasiklerinin bile yeni çeviri ve baskılar üzerinden “temizlendiği” aktarıldı. YAPAY ZEKÂ İLE İÇERİK TARAMASI İstihbarat, bazı Rus yayınevlerinin sansür sürecinde yapay zekâ kullandığı da bildirildi. Algoritmaların “sakıncalı içerikleri” tespit etmek için metinleri analiz ettiği ancak çoğu zaman sıradan kelime ve ifadeleri bile riskli olarak işaretlediği belirtildi. Bu durumun, normal sahnelerin veya tek tek kelimelerin dahi sansüre uğramasına yol açtığı ifade edildi. KİTAP İDEOLOJİK BİR ARACA DÖNÜŞÜYOR Ukrayna Dış İstihbarat Servisi, geçmişte protesto ve sanatsal ifade biçimi olarak kullanılan “blackout” yönteminin günümüz Rusya’sında tam tersine, bilgiyi gizleme aracına dönüştüğünü vurguladı. Açıklamada, “Kremlin sansürü sonucunda kitap artık bilgi kaynağı olmaktan çıkıp ideolojik yönlendirme aracına dönüşüyor. Hatta metnin yokluğu bile siyasi anlam taşıyor.” ifadelerine yer verildi. Öte yandan Rusya Dijital Kalkınma Bakanlığının, Rus internet alanını tamamen devlet kontrolüne almak amacıyla yeni düzenlemeler hazırladığı bildirildi.

Ukrayna, savaş alanı verilerini müttefiklerin yapay zekâ modellerine açıyor Haber

Ukrayna, savaş alanı verilerini müttefiklerin yapay zekâ modellerine açıyor

Ukrayna, Rusya’nın 24 Şubat 2022'den bu yana sürdürdüğü topyekûn işgal girişimi sırasında elde ettiği savaş alanı verilerini müttefik ülkelerin yapay zekâ tabanlı insansız hava aracı (İHA) yazılımlarını geliştirmesi için erişime açtı. Ukrayna Savunma Bakanı Mıhaylo (Mykhailo) Fedorov, bu adımın insansız sistemlerin geliştirilmesini hızlandırmayı amaçladığını açıkladı. Fedorov, müttefik ülkelerin ve teknoloji şirketlerinin, yapay zekâ modellerinin eğitilmesi için gerekli olan savaş alanı veri setlerine erişim sağlayabileceği bir platform oluşturulduğunu belirtti. Platformun hassas bilgileri koruyacak şekilde tasarlandığını, ancak sürekli güncellenen veri setleri ile geniş fotoğraf ve video arşivlerinin yapay zekâ eğitiminde kullanılmasına imkân tanıyacağını ifade etti. “UKRAYNA İŞ BİRLİKLERİNE HAZIRDIR” Fedorov, Ukrayna’nın sahip olduğu savaş alanı verilerinin dünyada benzeri bulunmayan bir nitelik taşıdığını belirterek, “Bugün Ukrayna, dünyada eşi olmayan bir savaş alanı veri setine sahiptir. Bu veri seti, on binlerce muharebe uçuşu sırasında toplanan milyonlarca etiketlenmiş görüntüyü içeriyor.” dedi. Ukrayna’nın bu adımla yapay zekâ modellerinin geliştirilmesini hızlandırmayı ve elde edilen teknolojileri Rusya’ya karşı yürütülen savaşta daha etkin şekilde kullanmayı hedeflediğini vurgulayan Fedorov, müttefik ülkelerle ortak analiz, model eğitimi ve yeni teknolojik çözümlerin geliştirilmesi için iş birliğine hazır olduklarını söyledi. Ukrayna yönetimi, savaşın dördüncü yılını geride bırakırken elde ettiği deneyimi teknolojik üstünlüğe dönüştürmeye çalışıyor. Bu kapsamda, insansız ve otonom sistemlerin savaş alanındaki rolünün artırılması planlanıyor. SİHA ÖNLEME BİRLİKLERİ OLUŞTURULUYOR Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Oleksandr Sırskıy da yaptığı açıklamada, savaşın “yeni bir aşamaya girdiğini” belirterek etkili insansız araçların geliştirilme hızının artırılması gerektiğini söyledi. Sırskıy, Rus silahlı insansız hava araçlarına (SİHA) karşı koymak amacıyla Ukrayna ordusu bünyesinde “SİHA önleme birlikleri” oluşturulmaya başlandığını kaydetti. Öte yandan Ukrayna, İran yapımı Şâhed tipi insansız hava araçlarına karşı mücadele konusunda deneyim paylaşmak amacıyla bu hafta dört Orta Doğu ülkesine anti-dron uzmanları gönderdi. Bu adımın, Rusya’nın kullandığı yoğun SİHA saldırılarına karşı edinilen tecrübelerin paylaşılmasını hedeflediği belirtildi.

“Doğu Türkistan İnsan Hakları İhlalleri Endeksi 2025” İstanbul’da kamuoyu ile paylaşıldı Haber

“Doğu Türkistan İnsan Hakları İhlalleri Endeksi 2025” İstanbul’da kamuoyu ile paylaşıldı

Doğu Türkistan’daki hak ihlallerini ölçülebilir verilerle görünür kılmayı amaçlayan “Doğu Türkistan İnsan Hakları İhlalleri Endeksi 2025”, 16 Şubat 2026 tarihinde İstanbul’da düzenlenen programla kamuoyuna tanıtıldı. Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği (ETHR) tarafından hazırlanan endeks; din özgürlüğü, zorla çalıştırma, dijital gözetim ve çocuk hakları başta olmak üzere bölgedeki sistematik ihlalleri 14 tematik başlık altında ele alıyor. BEŞ DİLDE TARAMA, AYLIK RAPORLAMA Karar'dan Feyza Nur Çalıkoğlu'nun haberine göre tanıtımda, endeksin tek bir kaynağa dayanmadığı; Arapça, Çince, İngilizce, Uygurca ve Türkçe olmak üzere beş dilde yürütülen açık kaynak haber taramaları ile hazırlandığı belirtildi. Farklı diller ve arama motorları üzerinden yapılan taramalarla her ayın gelişmelerinin ayrı raporlaştırıldığı, böylece ihlallerin zamansal seyri ve yoğunluğunun izlenebilir hale getirildiği aktarıldı. Sunumda, çalışma boyunca haber metinlerine müdahale edilmeden kronolojik bir derleme yapıldığı özellikle vurgulandı. ENDEKSİN ANA BAŞLIKLARI: PROPAGANDA, ÇİNLEŞTİRİLME, BASKI VE TRANSFER Sunumda 2025 Endeksi’nin tematik çerçevesi, Doğu Türkistan’daki hak ihlallerinin farklı boyutlarını bir arada ele alan başlıklar üzerinden özetlendi. Buna göre “propaganda” başlığı altında, Çin Komünist Partisi’nin gazetecileri bölgeye davet etmesi ve bazı YouTuber’ların Çin odaklı içerikler üretmesi örnek gösterilerek, kamuoyuna dönük anlatının nasıl kurgulandığına dikkat çekildi. “Çinleştirilme” başlığında ise camilerin Çin mimarisine uygun biçimde yeniden inşa edilmesinin geçici bir uygulama değil, yapısal bir dönüşüm olarak değerlendirildiği ve bunun kuşaklar arası bir kültürel kesintiyi hedeflediği vurgulandı. Endekste ayrıca dini pratiklere yönelik sınırlamaların süreklilik kazandığı “dini baskı” boyutu ele alınırken, Doğu Türkistan dışındaki topluluklara yönelik takip ve baskı mekanizmaları da “sınırötesi baskı” kapsamında incelendi. “Zorla çalıştırma ve işçi transferi” başlığında, zorla çalıştırma yöntemlerinin sürdüğü ve sistematik bir işçi transfer politikasının uygulandığı tespiti paylaşıldı. “Sansür ve kısıtlama” bölümünde ise fiziksel kısıtlamalara ek olarak dijital alandaki müdahalelerin arttığı, çevrim içi alanın da denetim ve kontrol politikalarına daha yoğun biçimde dahil edildiği ifade edildi. “SANSÜR VE KISITLAMA”: YAPAY ZEKA DESTEKLİ BİLGİ YÖNETİMİ Raporun “sansür ve kısıtlama” bölümünde, internet sansürünün klasik erişim engellerinin ötesine geçerek yapay zekâ destekli, çok katmanlı bir “bilgi yönetim sistemi”ne dönüştüğü aktarılıyor. Bu çerçevede; yüz tanıma, biyometrik veri temelli sistemler ve algoritmik filtreleme/otomatik müdahale mekanizmalarının özellikle Uygurlar ve diğer Türk halklara yönelik baskı aracı haline geldiği değerlendirmesine yer veriliyor. Yerel medya boyutunda ise Xinjiang Television’un Uygurca ve Kazakça yayın yapan iki kanalının kapatıldığı, bazı yayınların Çinceye döndüğü ve içeriklerin büyük ölçüde Çinceye yöneldiği bilgisi aktarıldı. DİJİTAL GÖZETİM VE SİBER SALDIRILAR: SINIRLARI AŞAN TAKİP İDDİALARI Raporda “dijital gözlem ve siber saldırı” başlığında, Çin’in gözetim kapasitesinin uluslararası ölçekte genişlediği vurgulanıyor. 2023–2024 döneminde Çin’de ve diasporada yaşayan Tibetliler ile Uygurları hedef alan siber saldırıların arkasında, Çin Kamu Güvenliği Bakanlığı ile bağlantılı olduğu iddia edilen UPSEC adlı şirketin bulunduğu öne sürülüyor. Raporda, Android ve Windows cihazlara sızarak kişisel verilere erişebilen araçlardan bahsediliyor. Ayrıca, 8 Nisan 2025’te Dünya Uygur Kongresinin (WUC) Huawei France, Hikvision France ve Dahua Technology France hakkında Paris Savcılığına başvurusuna; 28 Haziran 2025’te Kanada’nın Hikvision’un yani Çin merkezli güvenlik teknolojileri şirketinin ülkedeki operasyonlarını durdurma kararına değiniliyor. ZORLA ÇALIŞTIRMA VE İŞÇİ TRANSFERİ İDDİALARI 2025 boyunca yayımlanan uluslararası rapor ve soruşturmalarda, Doğu Türkistan’da yürütülen devlet destekli “mesleki eğitim” ve iş gücü transfer programlarının zorla çalıştırmaya dönüştüğü iddiaları öne çıktı. İnsan hakları kuruluşlarına göre Çin yönetimi, “yoksullukla mücadele” ve “kırsal iş gücünü dönüştürme” politikaları kapsamında on binlerce Uygur’u ülkenin farklı bölgelerindeki fabrikalara ve tarım alanlarına sevk ediyor. İddialara göre bu sevkler gönüllülükten ziyade yoğun gözetim ve siyasi baskı ortamında gerçekleşiyor. Uygurların toplu şekilde başka eyaletlere taşındığı; tekstil, ayakkabı, otomotiv yan sanayi, elektronik ve tarım gibi sektörlerde çalıştırıldığı belirtiliyor. Bölgedeki üretimin küresel tedarik zincirlerine entegre olması ise söz konusu iddiaları uluslararası şirketler ve ülkeler açısından da gündeme taşıyor. ÇOCUK HAKLARI: YATILI OKULLAR VE AİLEDEN KOPARMA İDDİALARI Endekste, 2017’den bu yana yürütülen kitlesel gözaltı politikalarıyla kamplara alınan ebeveynlerin çocuklarının devlet kontrolündeki yatılı okullara yerleştirilmeye devam ettiğine ilişkin iddialara yer veriliyor. Yarkent, Aksu ve Hoten’de en az altı kurumun faaliyet gösterdiği; çocukların süreç içinde polis birimleriyle takip edildiği ve ayrıntılı kayıtlar tutulduğu aktarılıyor. Raporda, yatılı okullarda eğitimin ağırlıkla Mandarin Çincesi üzerinden yürütüldüğü ve bunun dil-kimlik üzerinde etkilerine ilişkin değerlendirmeler bulunuyor. KEYFİ TUTUKLAMA, YARGISIZ İNFAZ VE DİNİ KISITLAMALAR İDDİALARI Raporda, keyfî tutuklamaların sistematik hale geldiği ve adil yargılanma hakkının zayıfladığı ifade ediliyor. Sakal bırakmak, telefonda dini içerik bulundurmak gibi pratiklerin dahi suç unsuru sayılabildiğine dair örnekler aktarılıyor. Dini özgürlükler başlığında, Ramazan döneminde oruç tutmanın fiilen engellendiği ve bazı yerleşimlerde kişilerin gündüz yemek yediğini gösteren video istendiğine ilişkin iddialara yer veriliyor. GERİ GÖNDERMELER: TAYLAND ÖRNEĞİ “Geri gönderme” bölümünde, üçüncü ülkeler üzerinden Çin’e iade riskine dikkat çekiliyor. Raporda, 27 Şubat 2025’te Tayland’dan 48 Uygur’un Çin’e gönderildiği ve bunun uluslararası düzeyde geri göndermeme ilkesine aykırı olduğu yönünde eleştiriler bulunduğu aktarılıyor. “DİJİTAL APARTHEİD” VURGUSU VE 2024–2025 KIYASLAMASI Sunumda baskının “sürekli, geniş ölçekli ve dijitale endeksli” biçimde yürütüldüğü belirtilerek, “Doğu Türkistan modeli dünyanın dijital aparteidi” ifadesinin öne çıktığı aktarıldı. 2024’te baskı mekanizmalarının kurumsallaştığı, 2025’te ise daha otomatik hale geldiği değerlendirmesi paylaşıldı. Karşılaştırmalı analiz bölümünde, 2024’te daha “güvenlik odaklı” bir çizginin öne çıktığı; 2025’te buna ek olarak propaganda ağırlıklı bir devlet söyleminin güçlendiği belirtildi. Sunumda ayrıca ABD’nin Çin’den gelen ürünlerde zorla çalıştırma şüphesi yaklaşımı da hatırlatıldı. “FİLLER TEPİŞİYOR, EZİLEN BİZ OLUYORUZ” Panel bölümünde söz alan Mazlumder Genel Başkanı Kaya Kartal, Doğu Türkistan’da uygulanan yasaların vatandaşları koruma amacı taşımadığını, aksine “belli bir kalıba sokmak” için işletildiğini söyledi. “Çinlileştirme” politikaları kapsamında din alanında yeni bir yapı kurulduğunu savunan Kartal, günlük yaşam pratiklerinin dahi suç unsuru haline getirildiğini ifade etti. Türkiye bağlamında ise Göç İdaresi uygulamaları ve bazı yargı süreçlerine dikkat çekerek, geri göndermeme yasağının hem Anayasa’da hem uluslararası hukukta yer aldığını hatırlattı. Uluslararası Mülteci Hakları Derneği’nden (UMHD) Zeynep Ertekin ise konuşmasında, mahkemelerin Uygur yabancılara ilişkin verdiği geri gönderme kararlarına ve “tahdit kodları” uygulamalarına değindi. İstanbul 16. ve 18. İdare Mahkemeleri’nin Uygur yabancılar hakkında verdiği geri gönderme kararlarına dikkat çekti. Türkiye’nin uzun yıllar Uygurlar açısından güvenli bir ülke olarak görüldüğünü belirten Ertekin, ancak geçtiğimiz yıl mahkemelerce verilen kararlarla bu algının tersine bir uygulama pratiğinin ortaya çıktığını söyledi. Menşe ülkeyle istihbarat paylaşımı iddialarını gündeme getiren Ertekin, bazı Uygurların terör suçlamalarıyla karşı karşıya bırakıldığını savundu. Geri göndermeme ilkesinin fiilen zedelendiğini öne süren Ertekin, konuşmasını “Filler tepişiyor, ezilen biz oluyoruz” sözleriyle tamamladı. Yeryüzü Avukatları Derneği (WOLAS) temsilcisi Hüseyin Dişli ise hazırlanan endeksin hukuki açıdan bir “delil havuzu” niteliği taşıdığını belirterek, raporda yer alan verilerin ileride yapılacak ulusal ve uluslararası başvurular açısından referans teşkil edebileceğini ifade etti. Panelde ayrıca İstiqlal TV’den Muhammet Ali Atayurt da değerlendirmelerde bulundu.

ABD Dışişleri Bakanı Rubio: Her zaman Avrupa'nın bir çocuğu olacağız Haber

ABD Dışişleri Bakanı Rubio: Her zaman Avrupa'nın bir çocuğu olacağız

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 14 Şubat 2026 tarihinde Münih Güvenlik Konferansı (MSC) kapsamında gerçekleştirilen “Dünyada ABD” başlıklı panelde konuştu. Müttefiklik ilişkilerini geleneksel askerî kalıpların dışına çıkararak medeniyet temelli bir ortaklığa vurgu yapan Rubio'nun konuşmasında en dikkat çeken nokta ise, ABD’nin tek başına hareket etme kapasitesine duyduğu güven ile Avrupa’ya olan manevi bağlılığı arasındaki denge oldu. RUBİO: AVRUPA'NIN GÜÇLÜ OLMASINI İSTİYORUZ ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, konferansın ilk kez düzenlendiği 1963'ten bu yana dünyada farklı gelişmelerin yaşandığını anımsattı. ABD Başkanı Donald Trump liderliğinde tarihte yapılan hatalarla yüzleşmeyi ve yeniden inşa etmeyi bir borç bildiklerini aktaran Rubio, "ABD, gururlu, egemen ve canlı bir gelecek vizyonuyla hareket ederek yenilenme ve yeniden yapılanma görevini bir kez daha üstleniyor. Gerekirse bunu tek başımıza yapmaya hazırız ancak Avrupa'daki dostlarımızla birlikte yapmayı tercih ediyor ve umuyoruz. ABD ve Avrupa olarak birbirimiz aidiz." değerlendirmesinde bulundu. Rubio, ABD ve Avrupa'nın derin bağlarla birbirine bağlı olduğuna işaret ederek, "İşte bu yüzden biz Amerikalılar bazen doğrudan ve acil davranabiliyoruz. Bu nedenle Trump da Avrupa'daki dostlarımızdan ciddiyet ve karşılık bekliyor. Bunun nedeni değerli dostlarım sizi çok önemsiyor olmamız. Zaman zaman yaşanan anlaşmazlıklar, sadece ekonomik ve askeri değil, manevi ve kültürel olarak da bağlı olduğumuz Avrupa'ya derin kaygımızdan kaynaklanıyor. Avrupa'nın güçlü olmasını istiyoruz. Avrupa'nın hayatta kalması gerektiğine inanıyoruz." dedi. Dünyayı değiştiren fikirlerin temellerinin Avrupa'da atıldığını, edebiyat ve sanat dünyasına yön veren isimlerin Avrupa'da doğduğunu ve birçok önemli eserin Avrupa'da bulunduğunu iddia eden Rubio, ittifakların sadece askeri işbirliğine değil, teknolojik rekabet, tedarik zinciri güvenliği, yapay zeka ve uzay araştırmaları gibi gelişmekte olan sektörlere de odaklanması gerektiğini vurguladı. "ABD, HER ZAMAN AVRUPA'NIN BİR ÇOCUĞU OLACAK" Rubio, Birleşmiş Milletler'in (BM) dünyada iyilik için hala muazzam bir potansiyele sahip olduğunu ancak baskı gerektiren konularda rol oynayamadığını savunarak, "Gazze'deki savaşı çözemediler. Kırılgan da olsa ateşkesi sağlayan ABD oldu. Ukrayna'daki savaşı çözemediler. ABD ve bugün burada bulunan birçok ülkenin liderliğinde barış müzakereleri için iki taraf masaya oturabildi." şeklinde konuştu. ABD'nin İran ve Venezuela'daki tehditlere yönelik de adımlar attığını kaydeden Rubio, sözlerini şöyle sürdürdü: Mükemmel bir dünyada tüm bu sorunlar ve daha fazlası diplomatlar ve sert ifadeli kararlar sayesinde çözülür. Ancak mükemmel bir dünyada yaşamıyoruz. Vatandaşlarımızı açıkça tehdit eden ve küresel istikrarımızı tehlikeye atanların, kendilerinin de rutin olarak ihlal ettikleri uluslararası hukukun soyut kavramlarının arkasına saklanmalarına izin vermeye devam edemeyiz. Başkan Trump ve ABD'nin izlediği yol budur. Avrupa'daki sizlerden de bize katılmanızı istediğimiz yol budur. Daha önce birlikte yürüdüğümüz ve tekrar birlikte yürümeyi umduğumuz yol budur. Rubio, ABD tarihinin birçok yerinde Avrupa'dan izlerin yer aldığını ve birlikte hareket etmenin önemini vurgulayarak, "Biz Amerikalılar için evimiz Batı Yarım Küre'de olabilir ancak her zaman Avrupa'nın bir çocuğu olacağız." dedi. "RUSLARIN SAVAŞI SONLANDIRMA KONUSUNDA CİDDİ OLUP OLMADIKLARINI BİLMİYORUZ" Panelin soru-cevap kısmında Ukrayna'daki savaşı değerlendiren Rubio, savaşın sona ermesi için soruların daraltıldığını ancak cevaplanması en zor soruların kaldığını ifade ederek, "Rusların savaşı sonlandırma konusunda ciddi olup olmadıklarını bilmiyoruz. Onlar hangi şartlar altında bunu yapacaklarını söylüyor, biz de Ukrayna için kabul edilebilir olanları bulabiliriz. Test etmeye devam ediyoruz." ifadelerini kullandı. Rubio, Çin-ABD görüşmesine ilişkin de dünyanın iki büyük ekonomisi ve gücünün iletişim kurma sorumluluğu olduğuna işaret ederek, Çin ile uzun vadede üstesinden gelinmesi gereken zorlukların bulunduğunu kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.