SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yerli Halklar

QHA - Kırım Haber Ajansı - Yerli Halklar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerli Halklar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ukrayna'dan yerli halklar ve azınlıklara tarihi hak: Ukrayna'da eğitim yasası değişti Haber

Ukrayna'dan yerli halklar ve azınlıklara tarihi hak: Ukrayna'da eğitim yasası değişti

Ukrayna Parlamentosu (Verhovna Rada), yerli halklar ile Avrupa Birliği’nin (AB) resmî dillerini konuşan millî azınlıkların eğitim haklarını güvence altına alan ve Ukrayna’nın AB’ye katılım sürecindeki iki kritik müzakere kümesinin önündeki engelleri kaldırmasını sağlayan 16119 sayılı yasa tasarısını kabul etti. Genel kurulda yapılan oylamada yasa tasarısı 266 milletvekilinin "evet" oyuyla yasalaştı. Kabul edilen yeni yasa, devlet dili olan Ukraincenin eğitim sürecindeki temel işlevini korurken, Ukrayna'nın yerli halklarının (Kırım Tatarları, Karaylar, Kırımçaklar) ve dili AB’nin resmi dilleri arasında yer alan millî azınlıkların kendi ana dillerinde eğitim alma imkanlarını belirgin şekilde genişletiyor. DEVLET DİLİ KORURKEN ANA DİLİNDE EĞİTİM HAKLARI GÜVENCEYE ALINDI Yasaya göre Ukraince, eğitim öğretim sürecinin temel dili olmaya devam edecek. Ancak bünyesinde yerli halkların veya dilleri AB resmi dili olan millî azınlıkların dilinde eğitim veren sınıflar bulunan okullarda; okul binaları ve tesisleri içerisinde ders esnasında ve öğrenciler ile diğer eğitim bileşenleri arasındaki günlük iletişimde ilgili ana dilin devlet diliyle yan yana kullanılması hakkı yasayla garanti altına alınıyor. Düzenleme kapsamında, genel ortaöğretimini yerli halkların dilinde tamamlayan veya tamamlamış olan öğrencilere, talepleri halinde yükseköğretime giriş sınav sorularını dil ve edebiyat branşları hariç tutulmak kaydıyla kendi ana dillerine çevrilmiş olarak alma hakkı tanınıyor. Ayrıca bir sınıftaki öğrencilerin en az üçte ikisinin velilerinin yazılı başvuruda bulunması durumunda, okul yönetiminin kararıyla Ukraince okutulan derslerin sayısı artırılabilecek. Yasa aynı zamanda eğitim kurumlarına özel statü kazanma imkanı da getiriyor. Öğrencilerinin yarısından fazlası AB resmî dili olan bir millî azınlık dilinde öğrenim gören okullar "Millî Azınlık Eğitim Kurumu" statüsü elde edebilirken, bünyesinde yerli halkın dilinde eğitim verilen en az bir sınıfı bulunan okullar ise "Yerli Halk Eğitim Kurumu" statüsü almaya hak kazanacak.

Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Kırım Temsilciliği: Kırım Tatar kadınları işgale karşı kimlik mücadelesini sürdürüyor Haber

Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Kırım Temsilciliği: Kırım Tatar kadınları işgale karşı kimlik mücadelesini sürdürüyor

5 Eylül, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu tarafından resmî olarak ilan edilen Dünya Yerli Halklarından Kadınlar ve Kız Çocukları Uluslararası Günü olarak bu yıl ilk kez kutlanıyor. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Kırım Temsilciliği, günün Ukrayna açısından özel önem taşıdığını belirterek Kırım’ın yerli halklarından kadınların kültürel mirasın korunmasındaki rolüne dikkat çekti. Temsilcilik tarafından yapılan açıklamada, Kırım Tatarları, Karaylar ve Kırımçakların Kırım Yarımadası’nda oluşmuş yerli halklar olduğu vurgulandı. Açıklamada, bu toplulukların tarihinin ve kültürel mirasının korunmasında önemli rol üstlenen kadınlardan örnekler verildi. Türk dünyasında eğitim ve fikir hareketlerinin önde gelen isimlerinden İsmail Bey Gaspıralı’nın kızı Şefika Gaspıralı’nın, Kırım Tatar halkının Birinci Kurultayı’na seçilen dört kadından biri olduğu belirtildi. Karay kültürünün araştırılması ve korunmasına hayatını adayan Semita Kuşul’un da kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasına önemli katkılar sunduğu ifade edildi. Kırımçak dili ve kültürünün korunması için çalışmalar yapan Viktoriya Baginska-Gurci’nin ise eserleri, çevirileri ve araştırmalarıyla bu mirasın yaşatılmasına katkıda bulunduğu aktarıldı. İŞGAL ALTINDA KİMLİKLERİNİ KORUYORLAR Kırım Temsilciliği, Rusya’nın Kırım’ı geçici işgali altında yerli halklardan kadınların kimliklerini ve kültürel miraslarını koruma mücadelesini sürdürdüğünü belirtti. Açıklamaya göre kadınlar, kültürel değerlerin ve geleneklerin yaşatılmasının yanı sıra siyasi tutukluların ailelerine destek olmak, insan hakları ihlallerini belgelemek ve işgale karşı direnişi sürdürmek gibi alanlarda da aktif rol oynuyor. Temsilcilik, yerli halklardan kadınların yürüttüğü bu çalışmaların yalnızca kültürel mirasın korunması açısından değil, Kırım’daki insan haklarının savunulması ve bölgenin geleceği açısından da önem taşıdığını vurguladı. 5 Eylül’ün bu yıl ilk kez resmî bir BM uluslararası günü olarak kutlanmasının da yerli halklardan kadınların karşılaştığı sorunlara ve toplumlarının korunmasındaki rollerine yönelik küresel farkındalığın artırılması açısından önem taşıdığı belirtildi. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Kırım Temsilciliği, yerli halklardan kadınların sesinin ve direncinin özgür bir Ukrayna Kırım’ı için verilen mücadelenin bir parçası olduğunu ifade etti.

Ukrayna Ombudsmanlığında yerli halkların hakları ve siyasi tutsakların kimlik sorunu ele alındı Haber

Ukrayna Ombudsmanlığında yerli halkların hakları ve siyasi tutsakların kimlik sorunu ele alındı

Ukrayna Parlamentosu İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar (Sivastopol) Şehri Sakinlerinin Haklarından Sorumlu Temsilciliği bünyesindeki Uzman Konseyi, Uluslararası Yerli Halklar Günü vesilesiyle toplandı. Toplantıda, "Ukrayna'nın Yerli Halkları Hakkında" kanunun uygulanmasında karşılaşılan sorunlar ve Rusya'da cezası bitmesine rağmen geçerli belgeleri olmadığı için serbest bırakılmayan Ukraynalı siyasi tutsakların durumu görüşüldü. YERLİ HALKLAR YASASININ UYGULANMASINDA İŞGAL ENGELİ Toplantıya Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Kırımçak toplumunu temsilen Tetyana Kosentska ve Babın Yar Ulusal Tarihi ve Anı Parkı Araştırmacısı Yuriy Radçenko katıldı. 2021 yılında kabul edilen yasaya rağmen, mevzuatın tam olarak hayata geçirilmesi için henüz alt düzenlemelerin tamamlanmadığı ve işgal nedeniyle uygulamanın zorlaştığı vurgulandı. Katılımcılar, Kırım Tatar, Karay ve Kırımçak gibi yerli halkların haklarının tam olarak korunabilmesi ve kültürel mirasın yaşatılabilmesi için Kırım'ın tamamen işgalden kurtarılmasının temel şart olduğu görüşünde mutabık kaldı. CEZASI BİTEN SİYASİ TUTSAKLAR KİMLİKSİZLİK NEDENİYLE SERBEST KALAMIYOR Görüşülen bir diğer kritik konu ise Rusya'daki cezaevlerinde siyasi gerekçelerle hapis yatan ve ceza süreleri dolan Ukrayna vatandaşlarının durumu oldu. Cezasını tamamlayan ancak işgal veya tutukluluk sürecinde Ukrayna kimlik belgelerinin süresi geçen kişilerin, Rusya tarafından Yabancıların Geçici Barınma Merkezlerine götürülerek burada tutulmaya devam edildiği belirtildi. Bu durumun infazın fiilen uzatılması anlamına geldiği ve yeni uydurma suçlamalara zemin hazırladığı ifade edildi. Toplantı sonucunda, özgürlüğünden yoksun bırakılan ve belgelerinin süresi dolan kişilerin kimliklendirilmesine ilişkin özel bir prosedür hazırlanması ve yerli halklar yasasının uygulanmasının izlenmeye devam edilmesi kararlaştırıldı.

Kırım Tatar halkının hakları BM gündeminde: Rusya’nın etnik temizlik ve asimilasyon politikası ifşa edildi Haber

Kırım Tatar halkının hakları BM gündeminde: Rusya’nın etnik temizlik ve asimilasyon politikası ifşa edildi

Kırım Tatar Kaynak Merkezi (KTRM), BM Yerli Halkların Hakları Uzman Mekanizması’nın (EMRIP) 19. oturumu kapsamında Cenevre'de önemli bir panel düzenledi. "Çatışma ve Çatışma Sonrası Yeniden İnşa Koşullarında Yerli Halklar" başlıklı etkinlik, Kırım Tatarlarının yaşadığı hak ihlallerini dünya kamuoyuna sundu. Panel öncesinde, Ukrayna kökenli ABD’li yönetmen Krıstına Paşçın’ın (Christina Paschin) Kırım Tatar halkının kimlik mücadelesini ve Rus işgalinin sonuçlarını anlatan Hafızaya Kazınanlar (Etched in Memory) adlı belgeselinin fragmanı gösterildi. "BU SADECE TOPRAK İŞGALİ DEĞİL, KİMLİĞİ SİLME GİRİŞİMİ” Ukrayna’nın BM Cenevre Ofisi Daimi Temsilcisi Yevgeniy Tsımbalyuk, panelin açılış konuşmasında Rusya’nın emperyalist hırslarına dikkat çekerek şunları kaydetti: Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı sadece bir toprak gaspı değildir. Bu, milli kimliği silmeye, tarihi yeniden yazmaya ve kendi emperyal anlatılarını dayatmaya yönelik geniş bir politikanın parçasıdır. Rusya, işgal altındaki Ukrayna topraklarında Ukraynasızlaştırma, zorunlu asimilasyon ve demografik yapıyı değiştirme politikası uygulayarak, işgal altında yaşayan insanların temel haklarını ve uluslararası hukuk normlarını ihlal ediyor. DOKUZ YILDA 10 BİNDEN FAZLA İNSAN HAKLARI İHLALİ Etkinlikte söz alan Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, Kırım’daki güncel hak ihlallerine ilişkin raporu paylaştı. “Savaş suçlarının ve insan hakları ihlallerinin temel nedeni işgaldir.” diyen Bariyev, yaşanan baskıların tesadüfi olmadığını, Rus Çarlığı’nın 1783’teki işgali ve Sovyet rejiminin 1944’teki sürgünüyle başlayan soykırım politikasının modern şekliyle bir devamı olduğunu belirtti. Merkezin verilerine göre 2017-2025 yılları arasında işgal altındaki Kırım’da 10 bin 727 temel insan hakkı ihlali yaşandı ve bu ihlallerin 7 bin 166’sı doğrudan Kırım Tatarlarını hedef aldı. Bölgede 545 siyasi amaçlı ceza davası açıldığı, 183'ü Kırım Tatarı olmak üzere 372 siyasi tutsak bulunduğu, 61 kişinin öldürüldüğü ve 29 kişinin zorla kaybedildiği açıklandı. Bariyev ayrıca, 2024-2025 yıllarında 30 kadının tutuklandığını, toplamda ise 84 kadının (20'si Kırım Tatarı, 1'i Karay Türkü) adli takibata uğradığını belirterek, Rusya’nın ceza hukukunu muhalif kimliği bastırmak için bir araç olarak kullandığını vurguladı. “Bugün Ukrayna'nın yerli halkları, Kırım Tatarları, Karaylar ve Kırımçaklar, açık siyasi ve hukuki korumaya ihtiyaç duyuyor.” diyen Bariyev uluslararası topluma; Kırım Tatar halkına yönelik sistemli baskıların insanlığa karşı suç olarak tanınması, baskılardan sorumlu kişilere yönelik bireysel yaptırımların ve uluslararası ceza mekanizmalarının güçlendirilmesi, siyasi tutsakların korunması ve yerli halk temsilcilerinin Kırım’ın işgalden kurtarma süreçlerine dahil edilmesi çağrısında bulundu. RUSYA İÇİNDEKİ AZINLIKLAR DA TEHLİKEDE Panelde konuşan Sami halkı ve Rusya Yerli Halkları Uluslararası Komitesi (ICIPR) Temsilcisi Andrey Danilov ise Rusya Federasyonu içindeki yerli halkların durumuna değindi. Danilov, bu halkların onlarca yıldır yoğun bir Ruslaştırma politikasına maruz kaldığını ve dillerini kullanmalarının yasaklandığını belirtti. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta yerli halkları orantısız bir şekilde askere aldığını vurgulayan Danilov, bu durumun zaten sayıca az olan bu halklar için ciddi bir demografik tehdit oluşturduğunu ve bu suça ortak edilmemeleri gerektiğini ifade etti. Panelin moderatörü, Kırım Tatar Kaynak Merkezi hukukçusu Lyudmyla Korotkıh, Rusya’nın işlediği suçların belgelenmesinin gelecekte adaletin sağlanması için en temel şart olduğunu vurguladı.

Akademisyenler Kırım ve yerli halklar için buluştu: Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinde uluslararası yaz enstitüsü Haber

Akademisyenler Kırım ve yerli halklar için buluştu: Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinde uluslararası yaz enstitüsü

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinde 9–12 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenlenen "Buluşma Noktası: Kaplumbağa Adası ve Kırım Yerli Bilgi Anlayışları" (The Meeting Point: Turtle Island and Qırım Indigenous Epistemologies) başlıklı uluslararası yaz enstitüsü; 5 ülkeden akademisyenleri, araştırmacıları ve yerli halk temsilcilerini bir araya getirdi. KIRIM TATAR VE TÜRK ARAŞTIRMACILAR ARASINDA DİYALOG VE FİKİR ALIŞVERİŞİ Etkinliğin; MacEwan Üniversitesi Ukrayna Kaynak ve Araştırma Merkezi, MacEwan Üniversitesi "Kihêw Waciston" Yerli Halklar Merkezi (Kihêw Waciston Indigenous Centre), Alberta Üniversitesi Ukrayna Araştırma Merkezi ve Yerli Halklar Fakültesi, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Tekirdağ Şubesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği iş birliğiyle düzenlendiği aktarıldı. Etkinlikte Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Prof. Dr. Gayana Yüksel, akademisyen Prof. Dr. Hakan Kırımlı ve Doç. Dr. Nariye Seydametova'nın yanı sıra Kırım millî davasına gönül vermiş birçok isim yer aldı. Söz konusu girişim kapsamındaki ilk buluşmanın 2025 yılında gerçekleştirildiği ve Türkiye’nin Ankara, Eskişehir ve İstanbul şehirlerinde düzenlenen etkinliklerde Kanada’dan gelen misafirlerin ağırlandığı ifade edildi. Ana akademik etkinliğin ise Orta Doğu Teknik Üniversitesinde (ODTÜ) yapıldığı ve Türkiye’de çalışan Kırım Tatar ve Türk araştırmacılarla diyalog ve fikir alışverişi için önemli bir platform oluşturulduğu kaydedildi. KIRIM TATARLARI ÜZERİNE ODAKLANAN TEMSİLCİ VE AKADEMİSYENLER BİR ARADA Enstitü; bu yıl yerli halklar, Kanada’daki yerli toplulukların tarihleri ve bilgi sistemleri ile Türk halkları, özellikle de Kırım Tatarları üzerine odaklanan beş ülkeden temsilcileri ve akademisyenleri bir araya getiriyor. Katılımcı ülkeler arasında Türkiye, Ukrayna, Almanya, Birleşik Krallık ve Kanada bulunuyor. Yaz enstitüsünün; yerli halklar çalışmaları, bilgi sistemleri, kültürel süreklilik, hafıza, dil, topluluk, toprak ve yer temelli araştırma yaklaşımları üzerine uluslararası bir diyalog ve iş birliği platformu sunduğu belirtildi. “The Meeting Point”; farklı halkların, akademik geleneklerin ve bilgi sistemlerinin karşılıklı saygı, anlayış ve öğrenme temelinde bir araya geldiği önemli bir uluslararası buluşma noktası olarak öne çıkıyor.

Kıyiv’de Halklar Arası Uyum ve Kültürel Çeşitlilik Günü kutlandı Haber

Kıyiv’de Halklar Arası Uyum ve Kültürel Çeşitlilik Günü kutlandı

Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’de, 21 Mayıs'ta "Halklar Arası Uyum ve Kültürel Çeşitlilik Günü" kutlandı. 2024 yılı sonunda Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'ın kararnamesiyle ilan edilen "21 Mayıs Halklar Arası Uyum ve Kültürel Çeşitlilik Günü" kapsamında düzenlenen Tüm Ukrayna Ulusal Azınlıklar ve Yerli Halklar Forumu’nda etnik azınlıklar ve yerli halk temsilcileri bir araya geldi. Geniş bir katılımla gerçekleştirilen forum kapsamında Ukrayna’nın barış ve zaferi için ortak dua edilirken, Uyum Bahçesi adı verilen alanda fidan dikimi gerçekleştirildi. Kültürel birlikteliğin bir sembolü olarak halk dansları ve geleneksel şarkıların sergilendiği etkinlikte katılımcılar, cephede hayatını kaybeden askerlerin anısına Hafıza Ağacı’na şeritler bağladı. Forumun mutfak kültürü bölümünde ise bu yıl yaşamı ve kutsallığı simgeleyen ekmek ikramı ön plana çıktı. Programa Ukrayna yetkilileri, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) temsilcileri, diplomatlar, din adamları, askerler ve çok sayıda gönüllü katıldı. ÇUBAROV: GELECEĞE SAHİP OLMANIN YOLU VATANA BAĞLILIKTAN GEÇER KTMM Başkanı Refat Çubarov, forumda yaptığı konuşmada vatana duyulan sevginin her halkın en büyük güç kaynağı olduğunu belirtti. Çubarov, bir halkın kendi vatanı olmadan varlığını sürdürmesinin, hayatta kalmasının ve bir geleceğe sahip olmasının mümkün olmadığını vurguladı. Ukrayna topraklarına olan sevgi ve devlete duyulan sadakat sayesinde bugün tek yürek halinde savunma yapıldığını ifade eden Çubarov, bu bağlılığın ortak mücadeleyi başarıya ulaştıracağını kaydetti. UKRAYNA’YI RUSYA’DAN AYIRAN EN BÜYÜK FARK ÇEŞİTLİLİK Ukrayna Parlamentosu İnsan Hakları Yetkilisi Dmıtro Lubinets, kendisinin de Rum azınlık toplumunun bir temsilcisi olduğunu hatırlatarak, bu günün Ukrayna’nın devlet yapısı için gerçek bir bayram olduğunu dile getirdi. Ülkedeki her ulusal topluluğun Ukrayna kültürüne ve kimliğine benzersiz bir katkı sunduğunu söyleyen Lubinets, “Birçok farklı etnik gruba, ulusal topluluğa ve yerli halka sahip olmamıza rağmen, bugün bir kez daha her ulusal topluluğun Ukrayna kültürüne ve Ukrayna ulusuna kendi payını getirdiğini gösterdiğimize içtenlikle inanıyorum. Ve bu, bizi Rusya Federasyonu'ndan ayıran şeydir ve AB'ye hızlı bir şekilde katılmamızın anahtarı olacaktır.” dedi. SAVAŞ ŞARTLARINDA GÜÇLENEN SİYASİ ULUS Ukrayna Etnik Politika ve Vicdan Özgürlüğü Devlet Servisi Başkanı Viktor Yelenskıy ise Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle resmiyet kazanan bu anlamlı günün ikinci kez kutlandığına dikkat çekti. Savaşın Ukrayna’daki tüm toplulukları birbirine daha da yakınlaştırdığını ifade eden Yelenskıy, istisnasız tüm halkların vatan savunmasında yer aldığını vurguladı. Etnik kökeni ne olursa olsun herkesin Ukrayna siyasi milletinin birer parçası olarak ortak geleceği inşa ettiğini belirten Yelenskıy, forumda farklı kültürlerin ekmeklerinin paylaşılmasının tüm insanlık için kutsal olan yaşamı simgelediğini sözlerine ekledi.

Kırım Tatar Millî Meclisi’nden BM’de çağrı: "Rusya Kırım’da etnik soykırım uyguluyor" Haber

Kırım Tatar Millî Meclisi’nden BM’de çağrı: "Rusya Kırım’da etnik soykırım uyguluyor"

BM Yerli Halklar Daimi Forumu’nun (UNPFII) 25. oturumu, "Çatışma Bağlamında Yerli Halkların Sağlığının Korunması" temasıyla devam ediyor. Toplantının 23 Nisan tarihindeki oturumunda konuşan Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Rusya'nın işgal altındaki Kırım'ı askerî bir üsse çevirdiğini ve Kırım Tatarlarını anayurtlarından sürmek için her yolu denediğini vurguladı. İŞGALİN VE YAYILMACILIĞIN ÜSSÜ: KIRIM BM Yerli Halklar Daimî Forumu’nun dördüncü gününde düzenlenen kapalı oturumda yerli halk temsilcilerine hitap eden Çubarov, Rusya’nın Kırım’ı on iki yıldır işgal altında tutarak komşu devletlere yönelik saldırganlığı için bir askerî basamak olarak kullandığını ifade etti. Moskova’nın temel stratejisinin Kırım Tatarlarını topraklarından tamamen koparmak olduğunu belirten Çubarov, “Moskova, Kırım Tatarlarını topraklarından çıkarmak ve kovmak için her türlü yöntem ve aracı deniyor. Kırım Tatar halkı bir başka trajediyle karşı karşıya. Sovyet rejimi tarafından gerçekleştirilen yarım asırlık sürgünden henüz tam olarak kurtulamayan Kırım Tatarları, bugün bir kez daha Kremlin'in etnik soykırım politikasının etkilerini hissediyor.” dedi. “ETNİK KÖKEN FARK ETMEKSİZİN TEK VÜCUT SAVUNMA” Ukrayna ulusunun topraklarından ve egemenliğinden asla ödün vermeyeceğini vurgulayan Çubarov, etnik kökeni ne olursa olsun tüm Ukrayna vatandaşlarının Rus işgaline karşı birlikte direndiğini söyledi. On binlerce sivilin hayatını kaybettiği bu kanlı savaşın sona ermesinin, uluslararası toplumun Rusya’yı yeniden uluslararası hukuk sınırlarına dönmeye zorlamasına bağlı olduğunu hatırlatan Çubarov şu ifadelerini kullandı: On binlerce sivilin katledildiği, binlerce yerleşim yerinin yerle bir edildiği ve yerli Kırım Tatar halkının büyük acılar çektiği bu kanlı savaşın sona ermesi; ancak uluslararası toplumun, BM Güvenlik Konseyi’ndeki daimî üyeliği hukuksuz bir şekilde işgal eden Rusya'yı yeniden uluslararası hukuk sınırlarına dönmeye zorlamasıyla mümkündür. Unutmamalıyız ki, yerli halklar uluslararası toplumun önemli bir parçasıdır. Şu anda Kırım Tatarları, diğer yerli halkların ve bu halkların yaşadığı devletlerin desteğine ihtiyaç duymaktadır. Mübalağasız ifade etmek gerekirse; yerli Kırım Tatar halkının korunması ve Rusya’nın saldırısına uğrayan Ukrayna’nın desteklenmesi, hiç kimsenin bir daha asla yerli halkların canına, toprağına ve özgürlüğüne kastetmeye cüret edemeyeceği bir dünya düzeninin tesisi anlamına gelmektedir. Aynı zamanda Daimî Forum’u, bizzat Rusya’nın kendi topraklarındaki yerli halkların korunması konusunda da kararlı olmaya çağırıyoruz. Dünyada hem kendi yerli halklarını hem de başka devletlerdeki yerli halkları aynı anda yok eden devletlerin sayısı çok değildir; Rusya tam olarak böyle bir devlettir. Kendi topraklarında yaşayan yerli halkların temsilcilerini Ukrayna'ya karşı yürütülen bu suç teşkil eden savaşa zorla seferber ederek onları yok ediyor.

BM’de Kırım Tatarları gündemde: Ukrayna'nın BM Daimî Temsilcisi ve KTMM ortak adımları ele aldı Haber

BM’de Kırım Tatarları gündemde: Ukrayna'nın BM Daimî Temsilcisi ve KTMM ortak adımları ele aldı

Kırım Tatar heyeti, Birleşmiş Milletler (BM) Yerli Halklar Daimî Forumu’nun yıllık oturumu kapsamında, Ukrayna’nın BM Daimî Temsilciliği’nde Ukrayna'nın BM Daimî Temsilcisi Andriy Melnık (Andrii Melnyk) ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdi. Heyette, Kırım Tatar Millî Meclisi Başkanı Refat Çubarov, KTMM Üyesi ve Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev ile Kırım Tatar Kaynak Merkezi avukatlarından Lyudmıla Korotkıh yer aldı. KIRIM'DAKİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİ ELE ALINDI Görüşmede, işgal altındaki Kırım’da insan hakları ihlalleri ve Kırım Tatar halkının karşı karşıya olduğu durum ayrıntılı şekilde ele alındı. Taraflar, Rusya’nın Kırım’ı fiilen cephe hattına dönüştürmesiyle birlikte yarımadada baskıların sistematik biçimde arttığını vurguladı. Bu kapsamda, siyasi tutuklu sayısının 350’yi aştığı, bunların 180’inin Kırım Tatarı olduğu ve bunun yerli halka yönelik etnik temelli bir baskı politikasının göstergesi olduğu ifade edildi. Toplantıda, siyasi tutukluların serbest bırakılması için uluslararası toplumun daha güçlü ve kararlı adımlar atması gerektiği vurgulanırken, Rusya üzerindeki baskıyı artırmaya yönelik somut mekanizmalar da ele alındı. Katılımcılar, hukuksuz şekilde alıkonulan Ukrayna vatandaşlarının serbest bırakılması için diplomatik, hukuki ve siyasi araçların daha etkin kullanılmasının önemine dikkat çekti. İŞ BİRLİĞİNİN GENİŞLETİLMESİ GÖRÜŞÜLDÜ Görüşmede ayrıca, KTMM ile Ukrayna’nın BM Daimï Temsilciliği arasındaki iş birliğinin derinleştirilmesi konusu da öne çıktı. Bu çerçevede, BM’in ana organları, uzman kuruluşları ve programlarıyla daha aktif temas kurulması, üye devletlerin diplomatik misyonlarıyla iş birliğinin artırılması ve özellikle ABD’de kamuoyu oluşturma gücüne sahip düşünce kuruluşlarıyla ilişkilerin güçlendirilmesi yönünde öneriler değerlendirildi. Taraflar, Kırım Tatar halkının haklarının korunması ve uluslararası alanda daha görünür kılınması için koordineli çalışmaların sürdürülmesi konusunda mutabık kaldı. Görüşmenin, Ukrayna diplomasisi ile KTMM arasındaki iş birliğini pekiştiren önemli bir adım olduğu vurgulandı. Toplantı sonunda, başta siyasi tutukluların serbest bırakılması olmak üzere, Kırım’ın işgalden kurtarılması, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün yeniden tesis edilmesi ve adil ve kalıcı bir barışın sağlanması hedeflerinin altı çizildi.

Çeçen halkının sesi, AKPM bünyesinde duyurulacak: Ukrayna Parlamentosu AKPM Daimî Delegasyonu’ndan tarihî adım! Haber

Çeçen halkının sesi, AKPM bünyesinde duyurulacak: Ukrayna Parlamentosu AKPM Daimî Delegasyonu’ndan tarihî adım!

Ukrayna Parlamentosu Verhovna Radanın (Verkhovna Rada) Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Daimî Delegasyonu, Ukrayna ordusunda Ukraynalılarla omuz omuza savaşan Çeçen muharip birlikleri için resmî başvuruda bulundu. Başvuru, Cevher Dudayev ile Şeyh Mansur Taburlarının temsilcileri ve Çeçen-İçkerya Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı tarafından imzalandı. Bu başvuruyla birlikte, Çeçen-İçkerya Cumhuriyeti’nin bağımsızlık hareketi ile Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi arasında, AKPM bünyesi dâhilinde bağımsız bir platformun oluşturulması hedefleniyor. “UKRAYNA’NIN GÜNEŞİ DOĞDUĞUNDA RUSYA YOK OLACAKTIR” Ukrayna Milletvekili Tamila Taşeva; resmî sosyal medya hesabı üzerinden 22 Nisan 2026 tarihinde paylaştığı açıklamada, Rus istihbaratı tarafından şehit edilen Çeçenistan bağımsızlık mücadelesinin simge lideri Dudayev’i yad ederek “Dün Cevher Dudayev’i andık. Dudayev, direnişin ve özgürlük adına verilen mücadelenin timsali oldu; yalnızca Çeçen halkı değil, Rus emperyalizminden azat olmayı hedefleyen bütün halklar için. Dudayev’in, ‘Ukrayna’nın güneşi doğduğunda Rusya yok olacaktır.’ sözü ise bugün hiç olmadığı kadar manidardır.” ifadelerine yer verdi. AKPM’nin demokratik birlikler ve yerli halklar adına Ekim 2025’te aldığı kararı gündeme taşıyan Taşeva, bu belgede Rusya tarafından zulme uğratılan halkların maruz kaldığı sistematik baskı kınanırken totaliter Rus rejimine karşı mücadele edenlerin ise verdiği mücadelenin onurlandırıldığını hatırlattı. “BU PLATFORMDA ÇEÇEN HALKININ TEMSİLCİLERİNİN KESİNLİKLE YER ALMASINI İSTİYORUZ” Bununla beraber söz konusu belge ile birlikte somut ve kurumsal bir adım atıldığını dile getiren Taşeva, yerli halklar ile Rusya Federasyonu içerisinde baskıya maruz kalan azınlıkların temsilcilerinin olduğu bağımsız bir platformun kurulması için bu şekilde girişimde bulunulduğunun altını çizdi. Öte yandan hâlihazırda demokratik birliklerin platformunda baskıya maruz kalan yerli halkların temsilcilerinin yer aldığını belirten Taşeva, buna karşın AKMP’nin kararının tamamıyla uygulamaya konulmasının beklendiğini ve platformun çok daha geniş bir katılımcı kitlesine ulaşması için çalışmaların devam ettiğini kaydederek “Bu platformda Çeçen halkının temsilcilerinin kesinlikle yer almasını istiyoruz.” dedi. “ARTIK SİYASİ BİLDİRİLERDEN PRATİK ADIMLARA DOĞRU İLERLEME VAKTİ GELMİŞTİR” Ayrıca “Artık siyasi bildirilerden pratik adımlara doğru ilerleme vakti gelmiştir.” şeklinde konuşan Taşeva, bugün iletilen başvurunun son 23 yıl içerisinde en büyük üç Çeçen muharip birliği tarafından yapılan ilk ortak kamuoyu duyurusu olduğunu da kaydetti. Taşeva, son olarak şu ifadelere yer verdi: Özgürlük ve demokrasi ideallerine olan bağlılıklarını ellerinde silahlarla kanıtlayanların sesi, uluslararası camiada en yüksek kademede duyurulmalıdır. Ukrayna’yı işgalden kurtarmaya yönelik sürdürülen mücadele, baskı altındaki bütün halkların özgürlüğüne kavuşmasından bağımsız düşünülemez. Rus emperyalizmine, yalnızca bu halkların verdiği mücadeleyi uluslararası seviyede anlatarak ve bu halkların sesinin gitgide daha fazla duyulmasını sağlayarak son verebiliriz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.