SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Doç. Dr. Yuliya Biletska: Rus saldırganlığının normalleştirilmesine izin verilmemeli

Karabük Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yuliya Biletska QHA’ya verdiği demeçte, Kırım Tatarlarına yönelik baskıların sürdüğünü belirterek, Rus saldırganlığının normalleştirilmemesi gerektiğini söyledi.

Haber Giriş Tarihi: 18.05.2026 15:57
Haber Güncellenme Tarihi: 18.05.2026 15:57
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Doç. Dr. Yuliya Biletska: Rus saldırganlığının normalleştirilmesine izin verilmemeli

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yılı dolayısıyla “Sürgünden İşgale: Kırım’ın 82 Yıllık Tecrübesi” başlıklı panel düzenledi. Etkinlikte, 1944 Kırım Tatar Sürgünü’nün tarihsel ve toplumsal etkilerinin yanı sıra Rusya’nın Kırım’ı işgali sonrasında bölgede yaşanan gelişmeler değerlendirildi. Konuşmacılar, Kırım Tatar halkının karşı karşıya kaldığı insan hakları ihlalleri, kimlik mücadelesi ve uluslararası toplumun sorumluluğu üzerine görüşlerini paylaştı.

Panelde konuşmacı olarak yer alan Karabük Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yuliya Biletska program sonrasında Kırım Haber Ajansı (QHA) mikrofonlarına konuştu.

Biletska, Sovyet döneminde işlenen suçların 2014 yılından bu yana Rusya’nın Kırım’daki politikalarıyla devam ettiğini belirterek, “Öncelikle bu konunun uluslararası arenada, Ukrayna içinde ve dışında gündemde tutulması bizim için çok önemli. Bu nedenle bugün birkaç temel mesaj vermeye çalıştık. İlk olarak, Kırım Tatar Sürgünü aslında bir soykırımdır ve uluslararası alanda da soykırım olarak tanınmıştır. Bu yalnızca Sovyet rejimi tarafından gerçekleştirilen bir baskı politikası değildi. Bu suç bugün de devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Biletska, Sovyet döneminde işlenen suçların 2014 yılından bu yana Rusya’nın Kırım’daki politikalarıyla devam ettiğini belirterek, “2014’ten bu yana Rusya, Kırım’da 1944’tekine benzer yöntemleri uygulamayı sürdürüyor. Kırım Tatarlarına baskı yapılıyor, insanlar hapse atılıyor ve ciddi siyasi baskılarla karşı karşıya bırakılıyor. Hatta yaşam hakları dahi tehdit altında. Uluslararası toplumun buna gözlerini kapatmaması gerekiyor.” dedi.

Kırım Tatarlarının yeniden kendi evlerinden kaçmak zorunda bırakıldığını ifade eden Biletska, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl’in de siyasi gerekçelerle tutuklandığını hatırlattı.

“RUSYA UKRAYNA’DA STRATEJİK HEDEFLERİNE ULAŞAMADI”

Rusya’nın Ukrayna’daki stratejik hedeflerine ulaşamadığını söyleyen Biletska, “Türkiye’de zaman zaman ‘Rusya çok büyük bir ülke, bu yüzden hiçbir şey yapılamaz’ şeklinde düşünceler ortaya çıkıyor. Ancak bunun doğru olmadığını göstermeye çalıştık. Çünkü sözde üç günde biteceği söylenen savaş artık beşinci yılına girdi. Rusya bu savaşta stratejik hedeflerine ulaşamadı, aksine ciddi kayıplar verdi.” ifadelerini kullandı.

Karadeniz’deki gelişmelere de değinen Biletska, Ukrayna’nın Rus Karadeniz Filosunu bölgeden geri çekilmeye zorladığını belirterek bunun Türkiye dâhil Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin güvenliği açısından önemli olduğunu kaydetti.

Rusya’nın çocukların kaçırılması ve sivillere yönelik saldırılar gibi insanlığa karşı suçlar işlemeye devam ettiğini dile getiren Biletska, Rusya’nın siyasi hedeflerine ulaşamayınca bu yöntemlere başvurduğunu vurguladı. Biletska, “Ancak Ukrayna’nın kendisini savunma hakkı vardır ve bu mücadele devam edecektir.” dedi.

“RUS SALDIRGANLIĞI NORMALLEŞTİRİLMEMELİDİR”

Uluslararası toplumun Rus saldırganlığını normalleştirmemesi gerektiğine vurgu yapan Biletsaka, “Uluslararası desteğin sürmesi gerekiyor. Aynı zamanda Rus saldırganlığının normalleştirilmemesi çok önemli. Ne Türkiye’de ne de başka bir yerde buna izin verilmemeli. Rusya’ya bağlı bazı yapıların Türkiye’de düzenlediği etkinliklerin özellikle Kırım Tatar Sürgünü, Çerkes Sürgünü ya da NATO Zirvesi gibi önemli tarihlere denk getirilmesi tesadüf değildir. Bu siyasi bir propaganda faaliyetidir ve buna müsaade edilmemesi gerekir.” değerlendirmesinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.