SON DAKİKA
Hava Durumu

Kırım Derneği: 18 Mayıs 1944 sürgününü unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız

Kırım Derneği Genel Merkezi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 79. yılı kapsamında basın bildirisi yayımladı. Bildiride, "18 Mayıs 1944 sürgününü unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız" denildi.

Haber Giriş Tarihi: 18.05.2023 21:53
Haber Güncellenme Tarihi: 19.05.2023 20:03
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Kırım Derneği: 18 Mayıs 1944 sürgününü unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız

Kırım Derneği Genel Merkezi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 79. yılında basın bildirisi yayımladı. Bildiride, "Sürgün ve soykırımını andığımız bu günde bir ülkenin yok edilmesine yönelik her türlü girişimi asla kabul etmiyor, bu kapsamda insanlığa karşı ve savaş suçlarının işleyenleri ile birlikte mutlaka yargılanacağını umut ediyoruz. 18 Mayıs 1944 sürgününü unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız!" ifadeleri kullanıldı.

"KIRIM TATAR SÜRGÜN FACİASI İNSANLIK TARİHİNE KARA BİR LEKE OLARAK GEÇTİ"

Kırım Derneği Genel Merkezinin hazırladığı bildiri metninin tamamı:

"Günümüzden 79. Yıl öncesinde 18 Mayıs 1944 tarihinde yaşanmış olan Kırım Tatar Sürgün faciası insanlık tarihine kara bir leke olarak geçti.

Kırım Tatar erkekleri 2. Dünya Savaşı’nda Sovyetler Birliği cephesinde savaşırken, Kırım’da kalan savunmasız kadın, çocuk ve yaşlıları, uğruna savaştıkları bu ülke tarafından topyekûn bir sürgüne tabii tutulmuştu. Temel ihtiyaç malzemelerini almalarına bile izin verilmeden, hayvan vagonlarına doldurularak sürgüne gönderilen 423.100 Kırım Tatarından 195.471’i günlerce süren sürgün esnasında ve devam eden aylarda hayatını kaybetti.

175.600'ü çocuk, 176.100'ü kadın, 25.600'ü genç (16-18 yaş arası), 45.800'ü de yaşlı erkeklerden oluşan savunmasız, güçsüz ve takatsiz insanlara bu sürgün ile acıların en büyüğü yaşatıldı.

Adeta ölerek yok olmaları için Ural’ın dağlarına, Sibirya’nın soğuğuna, Orta Asya’nın çöllerine ve bataklıklarına bırakılan Kırım Tatarları barınaklarını dahi o şartlarda günlerce açıkta kalarak kendileri yapmak zorunda bırakıldı.

Sürgün ve devamındaki aylarda nüfusunun %46’sını kaybetmelerine, uzunca yıllar tecrit altında bırakılmalarına, en temel insani haklarından mahrum edilmelerine ve yaratılan her türlü zorluklara rağmen, güçlü iradeleri sayesinde yaşama tutunabilen Kırım Tatarları vatanlarını tekrar kazanabilmek için 50 yıla yakın bir süre boyunca inanılmaz bir mücadele verdi.

Kırım Tatarları bu felâketten ve bu felâketin yarattığı travmadan sıyrılarak kendi inisiyatifleri ile dönebildikleri vatanlarında 25 yıl boyunca yeniden filizlenmeye, kök salmaya başladı.

Sürgün edildiği bölgelerde on yıllar boyu hayatlarını idame ettirmeye çalışan Kırım Tatarları 1990’lı yılların başından itibaren tamamen kendi imkânları ile dönmeye ve yeniden kök salmaya başladıkları ana vatanlarında 2014 yılında bir kez daha yaşadıkları Rusya’nın işgalini kabullenmedikleri için 1944 sürgününün bir benzerini yaşamaya maruz kaldı.

İşgal ile birlikte bütün milli kazanımları ellerinden alınan, milli meclisleri yasaklanan, liderleri Kırım’a sokulmayan Kırım Tatarları bugün vatanlarında hapis hayatı yaşamaktadır. On binlercesi vatanlarını terk etmek zorunda kalarak Ukrayna anakarasına göç etmiştir. Kırım’ın işgal edildiği 2014 yılından beri Rusya’nın sindirme ve asimile uygulamalarına doğrudan ve hedef olarak maruz kalan Kırım Tatarlarının önemli bir bölümü Ukrayna anakarasına geçmek zorunda kalmıştır.

Kırım Tatarları vatanlarından bir kez daha sürgüne tabi kalmışken, Rusya 24 Şubat 2022 tarihinde çok daha kapsamlı ve acımasız bir saldırı ile Ukrayna’da ölüm kusmaya, yakmaya, yıkmaya, yok etmeye bütün dünyanın gözleri önünde pervasızca devam ediyor.

Rusya her ne kadar yok etmek, yakmak, yıkmak için bütün kötülüğünü ortaya koyarak her yeri cehenneme çevirmeye çalışıyorsa da, Ukrayna halkı bu kötülüklerden korunmak, yaşamak, var olmak, onarmak, yaraları sarmak için bütün benliğini ortaya koyuyor.

Rusya’nın 2022 yılındaki Ukrayna saldırısı ile birlikte kadın çocuk ve yaşlılardan oluşan pek çok Ukrayna vatandaşı gibi Kırım Tatarları da Ukrayna’yı terk etmek zorunda kalıyor.

18 Mayıs 1944 Kırım Tatar sürgün ve soykırımını andığımız bu günde bir ülkenin yok edilmesine yönelik her türlü girişimi asla kabul etmiyor, bu kapsamda insanlığa karşı ve savaş suçlarının işleyenleri ile birlikte mutlaka yargılanacağını umut ediyoruz.

18 Mayıs 1944 sürgününü unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız!

Haklının ve mazlumun yanında, katilin ve caninin karşısında olmaktan geri durmayacağız!

Muhaceret, sürgün, işgal ve savaş şehitlerimizi rahmetle anıyoruz!

Millet! Vatan! Kırım! Türk ve Dünya kamuoyuna saygı ile duyurulur."

18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI

Sovyet hükûmeti, Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944’te Kırım’daki tüm Kırım Tatarlarını sürgün etti. Sürgün sırasında Kırım Tatar erkeklerin büyük bir çoğunluğu Kızılordu’da Alman Nazi ordusuna karşı savaşıyordu. Çoğunlukla kadınlar, çocuklar, yaşlılar olmak üzere hayvan vagonlarına doldurulan Kırım Tatarları; Orta Asya, Urallar ve Sibirya’ya sürgün edildi. Kırım’dan sürgün edilen 420 bini aşkın Kırım Tatarının yüzde 46’sı sürgün yolunda veya gittikleri yerlerde açlık, susuzluk ve hastalık gibi çeşitli sebeplerden dolayı hayatını kaybetti.

Kırım Tatarları, 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuluyordu. Anavatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırılıyordu. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte Kırım Tatarları vatana dönmeye başladı. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Orta Asya’da kaldı.

2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti.

2019 yılında Letonya ve Litvanya, 2022’de ise Kanada 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdılar.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.