SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Büyükelçi Bodnar: Baskı ve zulüm Kırım’daki gündelik yaşamının bir parçası Haber

Büyükelçi Bodnar: Baskı ve zulüm Kırım’daki gündelik yaşamının bir parçası

Mustafa KOÇYEGİT QHA Ankara Rusya'nın yayılmacı politikaları neticesinde 24 Şubat 2022 tarihinde başlayan Ukrayna-Rusya Savaşı 3. yılına girmesine karşın Ukrayna'nın Rus işgallerine karşı mücadelesi 10 yıldır devam ediyor. Kırım Tatarlarının anavatanı Kırım'daki Rus işgali 2014 yılından bu yana devam ediyor. Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Vasıl Bodnar, 10 yıldır işgal altında bulunan Yarımada'da 24 Şubat 2022'de başlayan topyekûn saldırılar ve işgal girişimiyle birlikte Kırım'da zirveye ulaşan baskı ve zulüm politikaları ile Ukrayna devletinin işgal sonrasında Kırım'da hayata geçirmeyi planladığı politikalarına ilişkin Kırım Haber Ajansına (QHA) açıklamalarda bulundu. "İŞGALCİ YÖNETİM KIRIM TATARLARINI SİNDİRMEYE ÇALIŞIYOR" Rus işgal güçlerinin uyguladığı baskıların ilk hedefinin Kırım Tatarları olduğunu belirten Büyükelçi Vasıl Bodnar, "Ukrayna vatandaşları olan Kırım Tatarlarının siyasi, sosyal ve gündelik hayatları büyük zarar gördü. Biliyorsunuz ki, işgalciler ilk başta Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nun Yarımada'ya girişini yasakladı. Ardından Kırım Tatar Milli Meclisinin faaliyetleri yasaklandı. Yani aslında Kırım'daki Kırım Tatarlarının idari bütün hakları sınırlandırıldı. Baskı ve zulüm, Kırım’daki gündelik yaşamının bir parçası haline geldiği için binlerce Kırım Tatarı Yarımada'yı terk ederek Ukrayna ana karasına veya başka ülkelere yerleşmek zorunda kaldı." ifadelerini kullandı. Kırım Tatarlarına uygulanan baskıların sonucu olarak şu an 200‘den fazla siyasi tutsağın Rusya tarafından alıkonulduğunu, onlarca insanın kovuşturulduğunu belirten Büyükelçi Bodnar, "İşgalci yönetim bu baskılar aracılığıyla Kırım Tatarlarını sindirmeye ve susturmaya çalışıyor." dedi. KIRIM'A ON BİNLERCE RUS VATANDAŞI YERLEŞTİRİLİYOR Rus işgal yönetiminin asimilasyon faaliyetleri yürüttüğüne işaret eden Vasıl Bodnar, "Rusya, demografik ve etnik yapıyı değiştirmek için on binlerce Rus vatandaşını Kırım Yarımadası'na yerleştiriyor. Aynı zamanda bu faaliyetlerle beraber Kırım Tatarlarının kendi kültürünü ve dinini korumaya yönelik çabaları engelleniyor." şeklinde konuştu. Rusya'nın Kırım Tatarlarının ve Ukraynalıların taşınmazlarına el koyarak onları Yarımada'ya getirdikleri Rus vatandaşlarına devrettiğini kaydeden Bodnar, "Özellikle Kırım'ın güney kıyısında bulunan tesisler işgalcilerce gasp ediliyor." açıklamasında bulundu. Kırım'ın yoğun bir şekilde askerileştirildiğine vurgu yapan Büyükelçi, "Kırım'da birçok askeri üs kuruldu ve çeşitli askeri teçhizatlar konuşlandırıldı. İşgalciler aynı zamanda bütün uluslararası anlaşmaları ihlal ederek Kırımlıları Rus ordusuna hizmet etmeleri için zorluyor. Bu da baskıya maruz bırakılarak Rus ordusuna katılmak zorunda bırakılan vatandaşların hayatı için tehlike oluşturuyor. Bu aslında özellikle 19. yüzyılda deneyimlenen işgal pratiklerinden biri ancak çatışmaların artmasıyla beraber özellikle tehlikeli olmaya başladı." ifadelerini kullandı. "RUSYA BASKI UYGULAYARAK YARATTIĞI ŞARTLARLA GİZLİ BİR SÜRGÜN YÜRÜTÜYOR" İşgalcilerin Kırım'da insan hakları ve özgürlükleri ihlal ettiğini söyleyen Büyükelçi Vasıl Bodnar, "Özellikle dini özgürlük gibi hassas konulardaki sınırlamalar kötü etkiler yaratıyor. Tüm bunlar Rusya’nın Kırım Tatar halkının hayatının her alanını kontrol altında tutmaya çalıştığına işaret ediyor. Rusya baskı uygulayarak yarattığı şartlarla Kırım Tatarları için yaşam şartlarını zorlaştırarak, çekilmez hale getirerek onları Yarımada’yı terk etmeye zorluyor ve gizli bir sürgün yürütüyor." şeklinde konuştu. UKRAYNA, KIRIM İÇİN STRATEJİ GELİŞTİRİLİYOR Vasıl Bodnar, kendisine sorulan; Kırım'ın işgalden kurtarılması hedefinin gerçekleşmesi sonrasında, Rusya tarafından tatbik edilen politiklar sonucunda demokrafik yapısı değiştirilen Yarımada'ya yönelik Ukrayna'nın çalışma yürütüp yürütmediği sorusunu, "Bu çok önemli bir konu ve şu an ilgili strateji geliştiriliyor. Cumhurbaşkanı Zelenskıy’ın 'Her şey Kırım’da başladı ve Kırım’da bitecek' sözlerini hatırlatmak istiyorum. Tabii ki bu konuda KTMM temsilcileri, Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Tamila Taşeva ve ekibi çalışıyorlar." şeklinde yanıtladı. "RUS İŞGAL YÖNETİMİ TEMSİLCİLERİ YASALARA UYGUN BİR ŞEKİLDE CEZALANDIRILACAK" Büyükelçi Bodnar, konuya ilişkin olarak devamla şu ifadelere yer verdi: "Yarımada’ya 2014’ten sonra Rusya’dan gelerek yerleşen insanların Kırım’ı terk etmesini gerektiğine inanıyoruz. Tabii de işgal yönetimi ile iş birliği yapan sakinlerin vakaları ayrı ayrı incelenecek. Rus işgal yönetimi temsilcileri ve Kırım’da savaş suçları işleyenler yasalara uygun bir şekilde cezalandırılacak." Rusya Karadeniz Filosunun Kırım’da bulunmaması için çalışmalar yürütüldüğünü açıklayan Bodnar, "Çünkü Sivastopol’de bir Rus deniz üssüne yer yok." dedi. Büyükelçi ayrıca, "Gelecekte, Sivastopol Ukrayna deniz filosunun merkezi üslerinden biri haline gelecek. Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti'yle iş birliğimiz var, biliyorsunuz. Türkiye bize filomuzu yenilemeye yardım ediyor. Türkiye'yle iş birliği kapsamında bir korvet suya indirildi. Birkaç tanesinin daha siparişi verildi." şeklinde konuştu. Kırım'ın coğrafi açısından Karadeniz'in merkezinde yer aldığını işaret eden Büyükelçi Vasıl Bodnar, "doğru politikalar yürütülürse, Kırım ekonomik ve turistik anlamda bir merkeze dönüşebilir." yorumunda bulundu. "KIRIM YARIMADASI, KIRIM TATARLARININ ANA VATANIDIR" "Karadeniz bölgesi ve Ukrayna’nın güneyinin güvenli bir gölge haline gelmesi, Türkiye’nin de kuzeyinin güvenli olması anlamına geliyor. Yani bölgede istikrarın sağlanmasının Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarlarına olduğuna inanıyorum." diyen Büyükelçi Bodnar, Rusların bölgede dayatmaya çalıştığı Kırım Köprüsü gibi yapılara da izin verilmeyeceğini belirtti. "Kırım Yarımadası, Kırım Tatarlarının ana vatanıdır ve Kırım Tatarlarının Ukrayna devleti çerçevesinde kendi kaderini tayin etme hakkının yerine getirilmesi için şartlar oluşturulmalı." şeklinde konuşan Vasıl Bodnar, "Tüm bunlar Ukrayna yasaları ile destekleniyor. Tabii ki, bunlar Kırım Tatar dilindeki eğitimi, Kırım Tatarların katılımıyla yerel idarelerin kurulmasını ve yarımadadaki iş faaliyetlerinin normale dönmesi için gereken şartların oluşturulmasını kapsıyor." ifadelerini kullandı. "YARIMADA'NIN YÖNETİMİNİ ELE ALABİLECEK YENİ KIRIM TATAR ELİTLER OLUŞUYOR" Günümüzde Kırım Tatarlarının Ukrayna yönetiminde ve ordusunda önemli roller üstlendiğini vurgulayan Bodnar, "Savunma Bakanımız Kırım Tatarı. Dolayısıyla benim düşünceme göre, daha sonra Yarımada'nın yönetimini ele alabilecek yeni Kırım Tatar elitler oluşuyor." dedi. Ayrıca Büyükelçi, "Türkiye’de yaşayan Kırım Tatarlarının Kırım’ın yeniden inşası konusunda bize destek olacağını umuyoruz. Türkiye’de bulunan milyonlarca insan Kırım yarımadasının refaha kavuşması konusunda destek olabilir." şeklinde konuştu.

Kırım Tatar siyasi mahkûmlar Ayvazov ve Nagayev, Kotlas'taki 4 numaralı cezaevine yasa dışı olarak sevk edildi Haber

Kırım Tatar siyasi mahkûmlar Ayvazov ve Nagayev, Kotlas'taki 4 numaralı cezaevine yasa dışı olarak sevk edildi

2014 yılından beri Rus işgali altında bulunan Kırım’da, Kırım Tatarlarına yönelik işlenen insan hakları ihlalleri her geçen gün daha da artıyor. Bununla birlikte Rusya, Kırım’ı Türksüzleştirmek ve Kırım Tatar siyasi tutsakları aileleri ve avukatlarından uzaklaştırmak için onları, Rusya’nın ücra köşelerindeki tutukevleri, cezaevleri ve hapishanelere uluslararası hukuka aykırı bir şekilde sevk ediyor. Kırım Tatar siyasi mahkûmlar Raim Ayvazov ve Ruslan Nagayev ise Rusya'nın Kuzey Kutbu’nda bulunan Arhangelsk bölgesindeki 21 numaralı cezaevinden yine aynı bölge içerisindeki Kotlas kentinde yer alan 4 numaralı cezaevine yasa dışı olarak sevk edildi. AYVAZOV VE NAGAYEV, SÖZDE “HİZBUT TAHRİR” DAVASI KAPSAMINDA ALIKONULDU Ayvazov’un eşi Mavile Ayvazova, Kırım Dayanışması (Krymskaya Solidarnost) sivil toplum teşkilatına verdiği demeçte, Kırım Tatar siyasi mahkûmların 30 Mayıs’ta önceki cezaevinden çıkarıldığını belirterek eşinden diğer cezaevine (yasa dışı olarak) sevk edildiklerine dair 31 Mayıs’ta haber aldığını dile getirdi. Kırım Dayanışmasının aktivistlerinden olan Akmescitli Raim Ayvazov, sözde “Hizbut Tahrir” davasıyla bağlantılı “İkinci Akmescit Grubu” davası kapsamında, 10 Mart 2022 tarihinde Rusya’nın Rostov kentinde bulunan Güney Bölge Askerî Mahkemesi tarafından haksız yere 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 28 Mart 2023 tarihinde ise Ayvazov'un tutukluluk hâlinin devamına yasa dışı olarak karar verildi. Ruslan Nagayev ise yine sözde “Hizbut Tahrir” davasıyla bağlantılı “Aluşta Grubu” davası kapsamında, memleketi Aluşta’da 2019 yılında Rus işgalciler tarafından alıkonuldu. Rostov’daki mahkeme, Nagayev’i 16 Ağustos 2021 tarihinde haksız yere 13 yıl hapis cezasına çarptırdı. Daha sonrasında ise Nagayev'in tutukluluk hâlinin devamına yasa dışı olarak karar verildi. Ayrıca sözde dava dosyalarından elde edilen bilgilere göre, her iki Kırım Tatar siyasi mahkûmun da ellerinde herhangi bir silah, mühimmat veya patlayıcı madde bulundurmadığı ve herhangi bir terör saldırısı hazırlığında bulunmadığı da kaydedildi.

Kırım’da çocuklar işgal kıskacında: AGİT, Rusya’nın "çocukları askerîleştirme" politikasını inceliyor Haber

Kırım’da çocuklar işgal kıskacında: AGİT, Rusya’nın "çocukları askerîleştirme" politikasını inceliyor

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilciliği, Rus işgali altındaki Kırım'da çocuklara yönelik uygulanan sistematik propaganda, askerîleştirme ve beyin yıkama faaliyetlerini uluslararası kamuoyunun gündemine taşımaya devam ediyor. Kırım Daimi Temsilcisi Olha Kurışko, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'nın (AGİT) Moskova Mekanizması uzmanlarıyla bir araya gelerek işgal altındaki çocukların durumuna ilişkin kan donduran detaylar paylaştı. Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilciliğinden yapılan açıklamaya göre, Kırım Daimi Temsilcisi Olha Kurışko 8 Haziran 2026 tarihinde AGİT Moskova Mekanizması uzmanları Herve Ascensio, Elina Steinerte ve Stefan Wolff ile bir araya geldi. Görüşmeye ayrıca Kırım Platformu Faaliyet Destek Dairesi Başkanı Nelya Grınışın da katıldı. Görüşme, Rusya'nın geçici işgal altındaki Ukrayna topraklarında çocuklara yönelik uyguladığı askerîleştirme politikasını belgeleyecek uluslararası bir raporun hazırlığı kapsamında gerçekleştirildi. Ukrayna, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik topyekûn işgal girişimini başlattığı günden bu yana AGİT üyesi devletleri Rusya'ya karşı Moskova Mekanizmasını 6 defa devreye sokmuş oldu. 2026 yılındaki bu girişim, Rusya tarafından kaçırılan ve sürgün edilen edilen Ukraynalı çocukların durumunu inceleyen 2023 yılındaki bir önceki AGİT mekanizmasının devamı niteliğini taşıyor. “ÇOCUKLARA YÖNELİK TÜM PROGRAMLAR ASKERÎLEŞTİRDİLDİ" Kırım Temsilcisi Olha Kurışko, AGİT heyetine Kırım'daki çocukların Rus askerî propagandasına nasıl alet edildiğini çarpıcı örneklerle anlattı. İşgalcilerin çocuk kamplarını, "İlklerin Hareketi" ve "Yunarmiya" (Genç Ordu) gibi paramiliter gençlik örgütlerini birer propaganda aracına dönüştürdüğünü belirten Kurışko, yarımadadaki acı tabloyu şu ifadelerle aktardı: "Kırım'da çocukların eğitimi, gelişimi veya yaratıcılığını destekleyecek normal formatta hiçbir kültürel ya eğitsel program kalmadı. Bunun yerine, tamamen Rus propagandası için önem arz eden dönüm günlerine yönelik, askerî içerikli sözde 'kültürel etkinlikler' organize ediliyor. Örneğin, bugün Kırım'daki parklarda çocuklar için eğlence alternatifi olarak maket tanklar kullandırılıyor. Çocukların katılabileceği, askerî olmayan başka hiçbir alternatif sosyal etkinlik veya program bırakılmadı." KİLİSE DE PROPAGANDA İÇİN KULLANILIYOR Kurışko, Rusya'nın yarımadadaki asimilasyon politikasının sadece okullarla sınırlı kalmadığını, Rus Ortodoks Kilisesi'nin de bu tür çocuk "askerîleştirme" etkinliklerinin organizasyonunda aktif bir rol üstlendiğini vurguladı. Ayrıca, Kırım'daki eğitim kurumlarında Ukrayna ve Kırım Tatar dillerinin sistemli bir şekilde baskılandığı ve eğitim hayatından tamamen dışlandığı bilgisi de AGİT müfettişlerine sunulan raporda yer aldı. AGİT MOSKOVA MEKANİZMASI NEDİR? AGİT tarafından 1991 yılında yürürlüğe konulan bu özel girişim; üye ülkelerdeki ciddi insan hakları ihlallerini, savaş suçlarını ve demokrasiye yönelik tehditleri soruşturmak üzere bağımsız uluslararası misyonlar kurulmasını sağlar. Bu mekanizmanın en büyük gücü, hakkında soruşturma yürütülen devletin (bu vakada Rusya'nın) rızası veya onayı olmasa bile bağımsız inceleme başlatabilmesidir.

Kırım Tatar siyasi mahkûm Vladlen Abdulkadirov hastaneye kaldırıldı Haber

Kırım Tatar siyasi mahkûm Vladlen Abdulkadirov hastaneye kaldırıldı

2014 yılından beri Rus işgali altında bulunan Kırım’da Kırım Tatarlarına yönelik işlenen insan hakları ihlalleri her geçen gün daha da artıyor. Bununla birlikte Rusya, Kırım’ı Türksüzleştirmek ve Kırım Tatar siyasi tutsakları aileleri ve avukatlarından uzaklaştırmak için onları Rusya’nın ücra köşelerindeki tutukevleri, cezaevleri ve hapishanelere yasa dışı olarak sevk ediyor. ABDULKADİROV, RUSYA’NIN KUZEY KUTBU’NDAKİ BÖLGESİNDE ALIKONULUYOR! Rusya’nın Kuzey Kutbu’nda yer alan Arhangelsk bölgesindeki 21 numaralı cezaevine yasa dışı olarak sevk edilen Akmescitli Kırım Tatar aktivist Vladlen Abdulkadırov (Abdulkadyrov), sağlık durumunun ağırlaşması neticesinde 15 Mayıs 2026 tarihinde hastaneye kaldırıldı. Daha önce kendisine bel fıtığı ve bel kayması teşhisi konulan Kırım Tatar siyasi mahkûmun eşi Gulzar Abdulkadirova, Kırım Dayanışması sivil toplum teşkilâtına verdiği bilgide Abdulkadirov’un, Rusya’nın Lipetsk bölgesinin Yelets kentinde bulunan 2 numaralı hapishaneye yasa dışı olarak sevk edildiği 2023 yılından beri ciddi sırt ağrıları çektiğini belirtti. Eşinin daha sonrasında sağ bacağında ağrılar ve sol elinin iki parmağında uyuşukluk yaşadığını dile getiren Abdulkadirova, eşinin bazen topalladığını, bazen ise uzun süreler boyunca aynı pozisyonda durmakta güçlük çektiğini kaydetti. Bununla birlikte Kırım Tatar siyasi mahkûmun eşi, Abdulkadirov’un sol elindeki parmaklarında yaşadığı uyuşukluk hissinin büyük ihtimalle bel fıtığı ile bağlantılı olduğunu fakat bunun hâlihazırda sadece bir varsayımdan ibaret olduğunu aktardı. VLADLEN ABDULKADİROV, İLAÇLARA BAĞIMLI YAŞAMAK ZORUNDA Abdulkadirov’a hastanedeyken birkaç gün boyunca enjeksiyon yapıldığı, enjeksiyonlardan sonra ise tansiyonunun 180 seviyesine çıktığı ve tansiyonunun ancak ilaçlarla sabit bir seviyeye indirildiği bildirildi. Abdulkadirov’un, aldığı kas gevşetici ve ağrı kesicilerin yalnızca geçici olarak etki ettiğini dile getirdiği aktarılırken omurgasının durumunun kesin olarak değerlendirilebilmesi için yapılan röntgen testinin yetersiz kaldığı ifade edildi. Eşine emar (MR) taraması yapılmasının beklendiğini fakat MR makinesinin bozuk olduğunu da kaydeden Abdulkadirova, eşinin yalnızca su içtiğinde bile sindirim problemleri yaşadığını belirterek her öğünden önce ağrılarını dindirmek için ilaç aldığını beyan etti. SÖZDE “HİZBUT TAHRİR” DAVASI AİLELERİN PARÇALANMASINA NEDEN OLUYOR 27 Mart 2019 tarihinde Kırım’da Kırım Tatarlarının çoğunlukta olduğu Kamenka, Strohanivka, ve Bile yerleşimleriyle birlikte Akmescit’in kenar mahallelerinde Rusya Federal Güvenlik Servisi, sözde “Hizbut Tahrir” davası kapsamında 20 kişiyi alıkoymuştu. Birkaç gün sonra Rusya’nın Rostov bölgesinde 3 kişi daha tutuklanırken 3 kişi hakkında ise yasa dışı olarak yakalama kararı çıkarılmıştı. Aynı sözde dava kapsamında iki Kırım Tatarı daha alıkonulurken toplamda 25 Kırım Tatarı, “Hizbut Tahrir” örgütüne üye olmakla itham edilmişti. Sözde dava kapsamında yargılanan sanıkların çoğunun Kırım Dayanışması üyesi olduğu kaydedilirken Şaban Umerov, Remzi Bekirov, Rıza İzetov ve Raim Avyazov, Rusya Federasyonu Ceza Kanunu’nun terör faaliyetleriyle ilişkili 205. Maddesinin 5. Fıkrası kapsamında yasa dışı olarak suçlu bulunmuştu. Abdulkadirov ise 2022 yılında, sözde dava kapsamında 12 yıl haksız yere hapis cezasına çarptırılmıştı.

Ukrayna ordusundan Kırım'ı Herson'a bağlayan köprüye bir darbe daha! Haber

Ukrayna ordusundan Kırım'ı Herson'a bağlayan köprüye bir darbe daha!

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, geçici olarak işgal altında bulunan Kırım Yarımadası ile Herson bölgesini birbirine bağlayan stratejik Çongar Köprüsü’ne yeni bir başarılı saldırı daha gerçekleştirdi. İsabet alan ve ağır hasar gören köprü, sivil ve askerî tüm araç trafiğine tamamen kapatıldı. Bölgedeki işgalci yönetimin açıklamalarına ve yerel sosyal medya kanalların paylaştığı bilgilere göre, Rus ordusunun güney cephesindeki en kritik lojistik ikmal hatlarından biri olan Çongar Köprüsü 8 Haziran’ı 9 Haziran’a bağlayan gece bir kez daha hedef alındı. İşgal altında bulunan Herson bölgesinin Kremlin kontrolündeki sözde valisi Volodımır Saldo, köprüdeki yıkımı resmî olarak doğrulamak zorunda kaldı. Saldo, stratejik lojistik köprünün bu kez Ukrayna’ya ait silahlı insansız hava araçları (SİHA) tarafından vurulduğunu açıkladı. Saldırının ardından olay yerine çok sayıda uzman ve acil durum ekibi sevk edildiğini ileri süren sözde yetkili, ekiplerin köprüdeki yapısal hasarın boyutunu ve çökme riskini değerlendirdiğini aktardı. TRAFİK TAMAMEN DURDURULDU Saldırının yol açtığı hasar nedeniyle köprü üzerindeki araç trafiği çift yönlü olarak tamamen durduruldu. Rus işgal yönetimi, özellikle cepheye askerî sevkiyat yapan ve Kırım'dan kaçmaya çalışan sürücüler için apar topar alternatif kara rotaları çizmeye çalışıyor. KÖPRÜ 2 GÜN ÖNCE YİNE VURULMUŞTU Rus işgali altındaki Kırım’ı, Herson bölgesi ile bağlayan Çongar Köprüsü’nün 6 Haziran’ı 7 Haziran’a bağlayan gece yarısı İHA/SİHA saldırısıyla vurulduğu bildirilmişti. İşgal altındaki Herson’un sözde valisi Vladimir Saldo, 8 Haziran Pazartesi günü öğle saatlerinde yaptığı açıklamada, uzmanların köprüdeki hasarı incelediğini onarım çalışmalarının yakında başlayacağını ve trafiğin ters yönden sağlandığını kaydetmişti.

Zelenskıy: Kırım'ı geri alma hedefimizden vazgeçmedik Haber

Zelenskıy: Kırım'ı geri alma hedefimizden vazgeçmedik

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski), Birleşik Krallık merkezli The Guardian'a verdiği kapsamlı röportajda, savaşın gidişatı, Rusya'nın kayıpları, Avrupa'nın desteği ve Ukrayna'nın gelecekteki hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Zelenskıy, Rusya'nın savaşı kaybettiğini söylemek için erken olduğunu ancak inisiyatifi her geçen gün kaybettiğini vurguladı. Londra'da gerçekleşen röportajda konuşan Zelenskıy, Ukrayna'nın son iki buçuk yıl içerisindeki en umut verici askerî dönemi yaşadığını belirterek, "Rusya'nın bu savaşı kaybettiğini söyleyemeyiz ancak her geçen gün inisiyatifi kaybettiğini söyleyebiliriz." ifadelerini kullandı. RUSYA AYDA 30 BİNDEN FAZLA ASKER KAYBEDİYOR Ukrayna Cumhurbaşkanı, Rus ordusunun aylık kayıplarının 30 bin askeri aştığını söyledi. Zelenskıy bu kayıpların 23 ile 24 bininin ölümle sonuçlanırken, geri kalan askerlerin ise ağır yaralandığını bildirdi. Bu rakamların savaşın Rusya açısından başarılı gitmediğinin göstergesi olduğunu belirten Zelenskıy, Ukrayna'nın da kayıplar verdiğini ancak bunların daha düşük seviyede olduğunu kaydetti. UKRAYNA SİHA'LARI RUSYA'NIN STRATEJİK NOKTALARINI HEDEF ALIYOR Son dönemde Ukrayna'nın gerçekleştirdiği uzun menzilli silahlı insansız hava aracı (SİHA) saldırılarının Rusya üzerinde ciddi etkiler yarattığını ifade eden Zelenskıy, özellikle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in memleketi olan St. Petersburg'daki petrol terminallerinin hedef alınmasının önemli sonuçlar doğurduğunu söyledi. Ukrayna'nın işgal altındaki Kırım'da da lojistik ve enerji altyapısını hedef almaya devam ettiğini belirten Zelenskıy, bölgede ciddi yakıt sıkıntılarının yaşandığını aktardı. PUTİN'E YÜZ YÜZE GÖRÜŞME ÇAĞRISI Geçtiğimiz hafta Putin'e açık mektup göndererek yüz yüze görüşme teklif ettiğini açıklayan Zelenskıy, Kremlin'in bu öneriyi reddettiğini hatırlattı. Putin'in savaş boyunca sürekli yalan söylediğini ifade eden Ukrayna Cumhurbaşkanı, Rusya'nın Ukrayna topraklarını ele geçirmeyi Rusça konuşan nüfusu koruma gerekçesiyle meşrulaştırmaya çalıştığını belirtti. "Putin'in neden yalan söylediği önemli değil. O, savaşın ilk gününden beri yalan söylüyor." diyen Zelenskıy, bu söylemlerin Rus toplumunu bir arada tutmak için kullanıldığını ifade etti. "RUSYA AVRUPA'DA YALNIZLAŞIYOR" Zelenskıy, Rusya'nın son dönemde uluslararası alanda da ciddi siyasi kayıplar yaşadığını dile getirdi. Özellikle Rusya'nın Avrupa'daki en yakın müttefiklerinden biri olarak görülen eski Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın seçimlerde başarısız olmasına dikkat çeken Zelenskıy, Moldova ve Ermenistan'da Kremlin yanlısı adayların desteklenmesine yönelik girişimlerin de sonuç vermediğini söyledi. Zelenskıy, "Farklı ülkelerde etkilerini kaybediyorlar. Avrupa içerisinde ve Amerika Birleşik Devletleri'nde de yalnızlaşıyorlar. Artık yalnızlar." ifadelerini kullandı. ZELENSKIY'DAN TRUMP'A: "PUTİN SİZİ DE KANDIRIYOR" ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkilerine de değinen Zelenskıy, Vaşington (Washington) yönetiminin diplomatik çabalarını takdir ettiğini söyledi. Ancak Putin'in yalnızca Ukrayna'yı değil, Beyaz Saray'ı da yanıltmaya çalıştığını bildiren Zelenskıy, "Başkan Trump'a her zaman Putin'in yalan söylediğini söyledim. Onun sizinle ve Beyaz Saray ile oyun oynadığını ifade ettim." dedi. ABD'nin son dönemde dikkatini Orta Doğu'ya çevirdiğini belirten Zelenskıy, özellikle İran ile yaşanan gelişmeler nedeniyle Ukrayna'ya verilen desteğin azaldığını kaydetti. "PATRIOTLARA İHTİYACIMIZ VAR" Ukrayna'nın savaş sürecinde dünyanın en önemli SİHA üretim merkezlerinden biri hâline geldiğini söyleyen Zelenskıy, ülkesinin artık askerî teknoloji alanında önemli bir tecrübeye sahip olduğunu ifade etti. Bununla birlikte en büyük ihtiyaçlarının Amerikan yapımı Patriot Missile System hava savunma sistemleri olduğunu belirten Zelenskıy, Rus balistik füzelerini etkili biçimde önleyebilen tek sistemin Patriotlar olduğunu söyledi. AVRUPA'YA ORTAK SAVUNMA ÇAĞRISI Zelenskıy, hafta sonu Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile gerçekleştirdiği görüşmelerde Ukrayna hava sahasının korunması konusunu gündeme getirdiğini açıkladı. Avrupa ülkelerinin ABD'ye alternatif balistik füze savunma sistemleri geliştirmesi gerektiğini savunan Zelenskıy, buna karşılık Ukrayna'nın da savaş süresince edindiği drone teknolojisi ve tecrübesini Avrupalı ortaklarıyla paylaşmaya hazır olduğunu belirtti. KIRIM HEDEFİNDEN VAZGEÇMİYOR İşgal altındaki Kırım'ın geleceğine ilişkin soruları da yanıtlayan Zelenskıy, Ukrayna'nın yarımadayı geri alma hedefinden vazgeçmediğini söyledi. Kırım'daki lojistik ağları ve askerî altyapının sistematik olarak hedef alındığını belirten Ukrayna Cumhurbaşkanı, "Onların Kırım'ı askerîleştirmesine yardımcı olan kritik altyapıları vuruyoruz. Bu konuda çalışıyoruz." dedi. "RUS HALKI SAVAŞIN ACISINI HİSSETMELİ" Rusya'nın büyük şehirlerine yönelik SİHA saldırılarının amacının sivilleri hedef almak olmadığını ifade eden Zelenskıy, Rus toplumunun savaşın sonuçlarını hissetmesini amaçladıklarını söyledi. Ukrayna lideri, "Savaşın korkunç bir şey olduğunu Rus toplumunun da anlaması gerekiyor. Zafer, Rus toplumunun bu savaşın yalnızca başkalarının değil kendi trajedileri olduğunu fark etmesiyle gelecektir." değerlendirmesinde bulundu. "RUS EKONOMİSİ ÇÖKÜŞE YAKIN" Zelenskiy, mayıs ayında Kıyiv'e gizlice gelen Rus iş insanı Roman Abramovich ile görüştüğünü de açıkladı. Putin çevresindeki bazı isimlerin savaşın sürmesini isterken bazılarının sona ermesini istediğini belirten Zelenskıy, özellikle iş dünyasının Rus ekonomisinin içinde bulunduğu ağır durumun farkında olduğunu söyledi. Zelenskıy, "İş dünyasındaki insanlar Rus ekonomisinin korkunç durumda olduğunu görüyor. Ekonomi çöküşe çok yakın." ifadelerini kullandı. KRAL CHARLES'A KIYİV DAVETİ Röportajın sonunda Birleşik Krallık Kralı King Charles III ile ilişkilerine de değinen Zelenskıy, Ukrayna halkının krala büyük sempati duyduğunu söyledi. Eşi Olena Zelenska'nın da kendisine kral için selam gönderdiğini aktaran Zelenskıy, güvenlik koşullarının elvermesi hâlinde Kral Charles'ı Kıyiv'de ağırlamak istediğini belirterek, "Ukrayna, Majestelerini seviyor. Onu Kıyiv'e davet etmek isterim. Belki bu yıl olur." dedi.

Kırım'da turizm çöktü: Yakıt krizi sonrası Ruslar rezervasyonları iptal ediyor Haber

Kırım'da turizm çöktü: Yakıt krizi sonrası Ruslar rezervasyonları iptal ediyor

Ukrayna ordusunun stratejik lojistik hatlarına yönelik gerçekleştirdiği operasyonlar neticesinde Kırım'da baş gösteren derin akaryakıt krizi, yarımadanın turizm sezonunu tamamen baltaladı. Rus vatandaşları, arabalarıyla gidecekleri Kırım'da yakıtsız kalıp mahsur kalma korkusuyla tatil planlarından vazgeçerken, son iki hafta içinde bölgedeki otel rezervasyonları neredeyse üçte bir oranında düştü. Rusya merkezli bağımsız yayın organı The Moscow Times’ın aktardığı verilere göre, Kırım yarımadası, Rus turistler arasındaki popülaritesini tamamen kaybetti. Rusya'daki Travelline rezervasyon servisinin verileri, 24 Mayıs ile 6 Hazitan 2026 tarihleri arasında Akyar’daki (Sevastopol) otel rezervasyonlarının geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 40 oranında azaldığını gözler önüne serdi. Bu düşüşle birlikte Kırım, Rusya içindeki popüler turizm destinasyonları listesinin en alt sıralarına geriledi; şu anda Rusya genelindeki toplam turizm satışlarının yalnızca yüzde 1 buçuğu Kırım'a yapılıyor. Rusya Tur Operatörleri Birliği (ATOR) Başkan Yardımcısı Sergey Romaşkin de turizmdeki bu çöküşü doğruladı. Romaşkin, 1-7 Haziran haftasında Kırım turlarının bir önceki haftaya göre bile yüzde 20 oranında azaldığını açıkladı. Bir seyahat acentesi zincirinin kurucusu olan Aleksan Mkrtçyan ise durumu şu sözlerle özetledi: "Kimse yakıt sorunları yüzünden Kırım'da kapana kısılmak istemiyor." KENDİ ARABASIYLA GELENLER İÇİN YOLUN SONU Kırım'a yönelik uçuş yasağının devam etmesi nedeniyle, yarımadaya ulaşımın neredeyse tek yolu kara ve demiryolu taşımacılığı. Resmi verilere göre, geçen yıl Kırım’a gelen turistlerin yüzde 76’sı kendi şahsi araçları veya otobüslerle, geri kalan yüzde 24’ü ise trenle adaya ulaşmıştı. Turizm sektörü temsilcileri, bu yıl kendi arabasıyla yola çıkacak olan Rus turistlerin yakıt bulamama korkusu nedeniyle Kırım'ı tercih etmeyeceğini ve yarımadanın bu sezon 3 ila 4 milyon arasında turist kaybedeceğini öngörüyor. 8 Haziran sabahı yaşanan SİHA saldırılarıyla tren lokomotiflerinin vurulması ve demiryolu ulaşımının da durması, bu çöküşü daha da hızlandıracak gibi görünüyor. YARIMADADAKİ AKARYAKIT KRİZİ DERİNLEŞİYOR Kırım'daki işgal yönetiminin, Ukrayna'nın petrol depolarını vurmasının ardından aldığı radikal kararlar turizmdeki bu kaçışın ana sebebi oldu. Kırım’ın sözde başkanı Sergey Aksyonov, 4 Haziran’da yaptığı açıklamada AI-92 ve AI-95 tipi benzinlerin nakit satışını tamamen yasaklamış ve daha önceden edinilmiş kuponlarla araç başına 20 litre sınırı getirmişti. İşgal yönetimi, bu 20 litrelik kotanın delinmesini önlemek amacıyla yarımadadaki her akaryakıt istasyonuna “belediye” ve “idari yönetim” kurumlarından memurları "denetçi" olarak atadı. Bu kısıtlamaların ardından Kırım'daki yerel sohbet grupları ve sosyal medya ağları adeta karaborsaya döndü. Kırım sakinleri ve yarımadada kalan az sayıdaki turist, internet üzerinden hararetle benzin kuponu aramaya, fahiş fiyatlarla aracılardan yakıt satın almaya çalışıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.