Putin'in nükleer tehdidi gerçekçi mi? Dünya nükleer savaşa hazır mı?
Putin'in nükleer tehdidi gerçekçi mi? Dünya nükleer savaşa hazır mı?
Putin'in nükleer tehdidi gerçekçi mi? Dünya nükleer savaşa hazır mı?
Haber Giriş Tarihi: 17.10.2022 22:02
Haber Güncellenme Tarihi: 17.10.2022 23:42
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Ukrayna'da nükleer silah kullanma tehditleri savuran savaş suçlusu Putin'in demeçleri, uzun bir süredir dünya kamuoyunu meşgul ediyor. Uluslararası hassas dengelerde ciddi bir çözülme yaratması beklenen Rusya'nın tehditkâr politikalarını ve nükleer silah tehdidini, Dr. Öğretim Üyesi Filiz Tutku Aydın Bezikoğlu Kırım Haber Ajansı için değerlendirdi. Bezikoğlu, "Rusya, herhangi bir nükleer saldırıda yok olacağını bilmesi gerekiyor" değerlendirmesini yaptı.
İşgalci Rusya, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne göz dikerek 24 Şubat 2022’de dünyayı derinden etkileyecek bir savaşın fitilini ateşledi. Savaşın sekizinci ayında saldırılarına devam eden Rusya, alt yapı tesislerinin yanı sıra sivilleri hedef almaya devam ediyor. Bebek çocuk, kadın erkek demeden sivillerin üzerine bomba yağdıran işgalci Rusya, Ukrayna ordusunun savunması karşısında ciddi bir hezimete doğru ilerliyor. Putin Rusyası'nın sahadaki başarısızlığı örtbas etmek için ortaya koyduğu son hamle ise seferberlik çağrısı oldu.
Buna bağlı olarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, kısmi seferberlik ilan ederek, cephedeki başarısızlığının faturasını Rus vatandaşlarına ödetmek istedi. Ülke genelinde kısmi seferberlik ilan eden Rusya, Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’i 48 saatte düşürme planı yaparken Ukrayna ordusunun güçlü direnişiyle karşılaştı. İşgalci Rusya, şu an için Ukrayna'nın Donetsk, Lugansk, Zaporijjya ve Herson bölgelerinde sözde referandum adımı ile işgali meşrulaştırma çabalarına devam ediyor.
PUTİN'DEN TEHDİT: GEREKİRSE NÜKLEER SİLAH KULLANABİLİRİZ
Tüm bu başarısızlıklarının ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, savunmasız siviller üzerindeki saldırganlığını başka bir boyuta taşıyarak, Ukrayna’ya karşı nükleer kartını ortaya çıkardı. Putin, “Gerekirse nükleer silah kullanabiliriz, blöf yapmıyoruz” dedi. Bu açıklamaların ardından Batılı ülkeler ve ABD’den gelen hızlı bir çıkışla Putin’in açıklamalarına kınama geldi. Devlet başkanları, Putin’in bu savaşı gerçekleştirmeyeceğini vurgulayarak, bunu gerçekleştirmesi halinde ciddi sonuçlar doğuracağını dile getirdi. Yetkililer, nükleer silahların yerinden "henüz" oynatılmadığını belirtirken Putin'in söylemlerinin dikkate alınması gerektiğinin altını çizdi.
İlgili haber: Biden: Putin'in nükleer tehditli açıklamaları sorumsuzca
İşgalci Rusya, tarihteki savaş suçları galerisine bir yenisini daha ekledi. Geçen hafta Moskova’da nükleer silahların taşındığına dair görüntüler ortaya çıkmıştı. Söz konusu görüntülerin gerçekliği tartışma konusu oldu. Putin’in nükleer silahla saldıracağını öne süren birçok kişinin yanı sıra söz konusu tehditlerin yalnızca blöften ibaret olduğunu dile getirenler mevcut. Nükleer savaş ihtimali iyiden iyiye gündeme gelmişken Kırım Haber Ajansı (QHA), Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Filiz Tutku Aydın Bezikoğlu’na Putin'in nükleer tehdidi çerçevesinde uluslararası dengeleri sordu.
Rusya'nın nükleer tehdidi karşısında Türkiye ve Batı'nın rolüne işaret eden Dr. Öğretim Üyesi Bezikoğlu, "Batı ve Türkiye çok güçlü bir şekilde Ukrayna’nın yanında olmalı. Çünkü nükleer şantaja boyun eğersek bu insanlığımızdan vermiş olmak demektir. Bu süreçte Türkiye’nin güçlü bir şekilde Ukrayna’ya destek vermesi gerekiyor, çünkü Türkiye’nin nükleer silahı yok. Bu demek oluyor ki, bu yeni düzende nükleer silahı olan bir ülke nükleer silahı olmayan bir ülkeye istediğini yaptıracak. Bu kesinlikle kabul edilemez." ifadelerini kullandı.
PUTİN'İN NÜKLEER TEHDİDİ BÖLFTEN Mİ İBARET?
Putin’in nükleer tehdidi ve bunun üzerine ABD ve Batılı ülkelerden gelen açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
"Akademik anlamda baktığımızda nükleer tehdidinin hayatımıza yeniden girdiğini görüyoruz. Dünya Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra ABD’nin yönetiminde tek kutuplu bir dünya haline gelmişti. Fakat 30 yıllık süre zarfında ABD taktik nükleer silahları azalttı. Çünkü kendi başına nükleer silahlanmasına gerek yoktu. Ayrıca nükleer karşıtı silahsızlandırma etkili lobiler ve dünya kamuoyunun baskısıyla bu silahlarını azaltmaya başlamıştı. Fakat Rusya’nın, ABD’ye göre az olan bu nükleer silahlarını artırmaya yöneldiğini görüyoruz.
Putin’in son tehditleriyle 30 yıl sonra konvansiyonel silahlardan nükleer silahları konuşmaya başladık. Rusya şimdi de yeni bir şeye imza attı, nükleer silahı olmayan bir ülkeyi tehdit etmesi, şantaj yapması ve kendi isteklerini yerine getirmek istemesi bunun hiçbir meşru zemini yok. Ukrayna’nın 1994’teki Budapeşte memorandumuyla nükleer silahlarından vazgeçemeye zorlanması, Rusya’nın bu memorandumun garantörü olduğu halde Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne saldırmaya çalışması meşruiyet zemini olmayan, tamamen hukuksuz bir davranış. Bu nükleer silahların Sovyetler Birliğinin içerisindeki 15 ülkeye dağıtılması daha güvenli olurdu.
PUTİN, HERHANGİ BİR SALDIRIDA RUSYA'NIN YOK OLACAĞINI BİLMESİ GEREKİYOR
"Dolayısıyla Avrupa ve ABD nükleer tehdide güçlü bir dille yanıt verdi. Aynı zamanda Rusya’nın nükleer silahları yerinden hareket ettirmediğini de gözlemliyorlar. Şu anda sadece sözel tehdit seviyesinde kalmış. Her ihtimale karşı Batı’nın hazırlıklı olması gerekiyor. Ayrıca yanlış anlaşma sonucu da nükleer savaş çıkabilir. ABD’nin Rusya ile sürekli iletişim halinde olduğunu görüyoruz. Dünya kamuoyunun bu tehditleri buna hazırlıklı olması ve bunu ciddiye alması gerektiğini düşünüyorum. Uluslararası hukukun bu yönde baskı yapması gerekiyor. Bununla birlikte Putin, herhangi bir nükleer saldırıda Rusya’nın yok olacağını bilmesi gerekiyor. Güvenlik Konseyi’nden tamamen atılacak, uluslararası toplumdan dışlanacak, bir parya ülke haline gelecektir, onun yaptığı siyasi bir talebin ahlaki zeminini tamamen ortadan kaldıracaktır."
Putin’in bu tehditlerini gerçekleştirebileceğini düşünüyor musunuz, sizce saldıracak mı?
"Putin saldırabilir de saldırmayabilir de. Bu nükleer tehdit Putin’le de sınırlı değil, teröristlerin eline geçebiliyor veya Kuzey Kore Liderinin canı sıkılır atabilir. Belki de biz bir rüyada yaşıyorduk, nükleer silahlar oldukça nükleer tehdit hayatımızda hep vardı. Sadece uluslararası toplum olarak daha uyanık olmamız lazım ve bazı kurallar, örgütler, kurumlar geliştirerek insanlık olarak kontrol altına almamız gerektiğini bu tehditle farkına vardık."
Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
"Batı ve Türkiye çok güçlü bir şekilde Ukrayna’nın yanında olmalı. Çünkü nükleer şantaja boyun eğersek bu insanlığımızdan vermiş olmak demektir. Bu süreçte Türkiye’nin güçlü bir şekilde Ukrayna’ya destek vermesi gerekiyor, çünkü Türkiye’nin nükleer silahı yok. Bu demek oluyor ki, bu yeni düzende nükleer silahı olan bir ülke nükleer silahı olmayan bir ülkeye istediğini yaptıracak. Bu kesinlikle kabul edilemez."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Putin'in nükleer tehdidi gerçekçi mi? Dünya nükleer savaşa hazır mı?
Putin'in nükleer tehdidi gerçekçi mi? Dünya nükleer savaşa hazır mı?
Ukrayna'da nükleer silah kullanma tehditleri savuran savaş suçlusu Putin'in demeçleri, uzun bir süredir dünya kamuoyunu meşgul ediyor. Uluslararası hassas dengelerde ciddi bir çözülme yaratması beklenen Rusya'nın tehditkâr politikalarını ve nükleer silah tehdidini, Dr. Öğretim Üyesi Filiz Tutku Aydın Bezikoğlu Kırım Haber Ajansı için değerlendirdi. Bezikoğlu, "Rusya, herhangi bir nükleer saldırıda yok olacağını bilmesi gerekiyor" değerlendirmesini yaptı.
İşgalci Rusya, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne göz dikerek 24 Şubat 2022’de dünyayı derinden etkileyecek bir savaşın fitilini ateşledi. Savaşın sekizinci ayında saldırılarına devam eden Rusya, alt yapı tesislerinin yanı sıra sivilleri hedef almaya devam ediyor. Bebek çocuk, kadın erkek demeden sivillerin üzerine bomba yağdıran işgalci Rusya, Ukrayna ordusunun savunması karşısında ciddi bir hezimete doğru ilerliyor. Putin Rusyası'nın sahadaki başarısızlığı örtbas etmek için ortaya koyduğu son hamle ise seferberlik çağrısı oldu.
Buna bağlı olarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, kısmi seferberlik ilan ederek, cephedeki başarısızlığının faturasını Rus vatandaşlarına ödetmek istedi. Ülke genelinde kısmi seferberlik ilan eden Rusya, Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’i 48 saatte düşürme planı yaparken Ukrayna ordusunun güçlü direnişiyle karşılaştı. İşgalci Rusya, şu an için Ukrayna'nın Donetsk, Lugansk, Zaporijjya ve Herson bölgelerinde sözde referandum adımı ile işgali meşrulaştırma çabalarına devam ediyor.
PUTİN'DEN TEHDİT: GEREKİRSE NÜKLEER SİLAH KULLANABİLİRİZTüm bu başarısızlıklarının ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, savunmasız siviller üzerindeki saldırganlığını başka bir boyuta taşıyarak, Ukrayna’ya karşı nükleer kartını ortaya çıkardı. Putin, “Gerekirse nükleer silah kullanabiliriz, blöf yapmıyoruz” dedi. Bu açıklamaların ardından Batılı ülkeler ve ABD’den gelen hızlı bir çıkışla Putin’in açıklamalarına kınama geldi. Devlet başkanları, Putin’in bu savaşı gerçekleştirmeyeceğini vurgulayarak, bunu gerçekleştirmesi halinde ciddi sonuçlar doğuracağını dile getirdi. Yetkililer, nükleer silahların yerinden "henüz" oynatılmadığını belirtirken Putin'in söylemlerinin dikkate alınması gerektiğinin altını çizdi.
İşgalci Rusya, tarihteki savaş suçları galerisine bir yenisini daha ekledi. Geçen hafta Moskova’da nükleer silahların taşındığına dair görüntüler ortaya çıkmıştı. Söz konusu görüntülerin gerçekliği tartışma konusu oldu. Putin’in nükleer silahla saldıracağını öne süren birçok kişinin yanı sıra söz konusu tehditlerin yalnızca blöften ibaret olduğunu dile getirenler mevcut. Nükleer savaş ihtimali iyiden iyiye gündeme gelmişken Kırım Haber Ajansı (QHA), Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Filiz Tutku Aydın Bezikoğlu’na Putin'in nükleer tehdidi çerçevesinde uluslararası dengeleri sordu.
Rusya'nın nükleer tehdidi karşısında Türkiye ve Batı'nın rolüne işaret eden Dr. Öğretim Üyesi Bezikoğlu, "Batı ve Türkiye çok güçlü bir şekilde Ukrayna’nın yanında olmalı. Çünkü nükleer şantaja boyun eğersek bu insanlığımızdan vermiş olmak demektir. Bu süreçte Türkiye’nin güçlü bir şekilde Ukrayna’ya destek vermesi gerekiyor, çünkü Türkiye’nin nükleer silahı yok. Bu demek oluyor ki, bu yeni düzende nükleer silahı olan bir ülke nükleer silahı olmayan bir ülkeye istediğini yaptıracak. Bu kesinlikle kabul edilemez." ifadelerini kullandı.
Putin’in nükleer tehdidi ve bunun üzerine ABD ve Batılı ülkelerden gelen açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
"Akademik anlamda baktığımızda nükleer tehdidinin hayatımıza yeniden girdiğini görüyoruz. Dünya Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra ABD’nin yönetiminde tek kutuplu bir dünya haline gelmişti. Fakat 30 yıllık süre zarfında ABD taktik nükleer silahları azalttı. Çünkü kendi başına nükleer silahlanmasına gerek yoktu. Ayrıca nükleer karşıtı silahsızlandırma etkili lobiler ve dünya kamuoyunun baskısıyla bu silahlarını azaltmaya başlamıştı. Fakat Rusya’nın, ABD’ye göre az olan bu nükleer silahlarını artırmaya yöneldiğini görüyoruz.
Putin’in son tehditleriyle 30 yıl sonra konvansiyonel silahlardan nükleer silahları konuşmaya başladık. Rusya şimdi de yeni bir şeye imza attı, nükleer silahı olmayan bir ülkeyi tehdit etmesi, şantaj yapması ve kendi isteklerini yerine getirmek istemesi bunun hiçbir meşru zemini yok. Ukrayna’nın 1994’teki Budapeşte memorandumuyla nükleer silahlarından vazgeçemeye zorlanması, Rusya’nın bu memorandumun garantörü olduğu halde Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne saldırmaya çalışması meşruiyet zemini olmayan, tamamen hukuksuz bir davranış. Bu nükleer silahların Sovyetler Birliğinin içerisindeki 15 ülkeye dağıtılması daha güvenli olurdu.
PUTİN, HERHANGİ BİR SALDIRIDA RUSYA'NIN YOK OLACAĞINI BİLMESİ GEREKİYOR"Dolayısıyla Avrupa ve ABD nükleer tehdide güçlü bir dille yanıt verdi. Aynı zamanda Rusya’nın nükleer silahları yerinden hareket ettirmediğini de gözlemliyorlar. Şu anda sadece sözel tehdit seviyesinde kalmış. Her ihtimale karşı Batı’nın hazırlıklı olması gerekiyor. Ayrıca yanlış anlaşma sonucu da nükleer savaş çıkabilir. ABD’nin Rusya ile sürekli iletişim halinde olduğunu görüyoruz. Dünya kamuoyunun bu tehditleri buna hazırlıklı olması ve bunu ciddiye alması gerektiğini düşünüyorum. Uluslararası hukukun bu yönde baskı yapması gerekiyor. Bununla birlikte Putin, herhangi bir nükleer saldırıda Rusya’nın yok olacağını bilmesi gerekiyor. Güvenlik Konseyi’nden tamamen atılacak, uluslararası toplumdan dışlanacak, bir parya ülke haline gelecektir, onun yaptığı siyasi bir talebin ahlaki zeminini tamamen ortadan kaldıracaktır."
Putin’in bu tehditlerini gerçekleştirebileceğini düşünüyor musunuz, sizce saldıracak mı?
"Putin saldırabilir de saldırmayabilir de. Bu nükleer tehdit Putin’le de sınırlı değil, teröristlerin eline geçebiliyor veya Kuzey Kore Liderinin canı sıkılır atabilir. Belki de biz bir rüyada yaşıyorduk, nükleer silahlar oldukça nükleer tehdit hayatımızda hep vardı. Sadece uluslararası toplum olarak daha uyanık olmamız lazım ve bazı kurallar, örgütler, kurumlar geliştirerek insanlık olarak kontrol altına almamız gerektiğini bu tehditle farkına vardık."
Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
"Batı ve Türkiye çok güçlü bir şekilde Ukrayna’nın yanında olmalı. Çünkü nükleer şantaja boyun eğersek bu insanlığımızdan vermiş olmak demektir. Bu süreçte Türkiye’nin güçlü bir şekilde Ukrayna’ya destek vermesi gerekiyor, çünkü Türkiye’nin nükleer silahı yok. Bu demek oluyor ki, bu yeni düzende nükleer silahı olan bir ülke nükleer silahı olmayan bir ülkeye istediğini yaptıracak. Bu kesinlikle kabul edilemez."
Son Haberler