SON DAKİKA
Hava Durumu

“Rusya, Zaporijjya Nükleer Santrali’nin güvenliğini ihlal etmemeli”

Haber Giriş Tarihi: 11.09.2022 12:39
Haber Güncellenme Tarihi: 11.09.2022 12:40
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
“Rusya, Zaporijjya Nükleer Santrali’nin güvenliğini ihlal etmemeli”

Rusya Ukrayna’ya yönelik oluşturduğu yeni tehditle Avrupa’nın en büyük santrali olarak kaydedilen Zaporijjya Nükleer Santrali’ni yedi aydır kuşatma altında tutuyor. Nükleer Santraldeki hareketlenmeler ilgililerde endişe uyandırıyor. Bu çerçevede Kırım Haber Ajansı, alanında uzman Nükleer Alanda Kadınlar Platformu Türkiye Başkanı, Nükleer Ulusal Teknoloji Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Bahire Gül Göktepe’ye sorular sordu.

Rusya Ukrayna’ya yönelik başlattığı geniş çaplı işgal girişiminde yeni hedefler belirleyerek işgalci tutumundan vazgeçmediğini gösteriyor. Ukrayna’nın Energodar kentinde bulunan Avrupa’nın en büyük santrali Zaporijjya Nükleer Santrali’ni Mart ayının başından bu yana işgal altında tutuyor. Olası sızıntı ihtimaliyle gözdağı veren Rusya tepkilere neden oluyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) heyetinin nükleer santralini incelemelerde bulunmak üzere gittiği ziyaretinden bir günden önce işgalci Rus birlikleri santrale yakın bölgeye saldırdı. Son gelişmelerin ardından dünya gözünü Zaporijjya Nükleer Santrali’ne çevirdi.

Bu bağlamda Kırım Haber Ajansı (QHA) merak edilen soruları Nükleer Alanda Kadınlar (NÜKAD) Türkiye Başkanı ve Nükleer Ulusal Teknoloji Enerji (NUTEK) Yönetim Kurulu Başkanı Bahire Gül Göktepe’ye sordu. Göktepe’nin titizlikle cevapladığı soruların cevapları şu şekilde:

QHA: Ukrayna’nın çelik, nükleer, maden gibi teknik alt yapılarının kapasitesi hakkında bilgi verir misiniz?

Ukrayna tarım ülkesi olarak bilinir. Aynı zamanda yüksek konsantrasyonlarda son derece zengin mineral ve fosil yakıt kaynaklarına da sahiptir. Ülkenin bol miktarda kömür, demir cevheri, doğalgaz, manganez, tuz, yağ, grafit, kükürt, kaolin, titanyum, nikel, magnezyum ve cıva rezervleri ve kereste kaynakları vardır.

Ukrayna’nın farklı bölgelerinde kömür, petrol ve doğal gaz, demir ve manganez cevherleri, doğal kükürt, kaya ve potasyum tuzları, metalik olmayan yapı malzemeleri, maden suları büyük ekonomik öneme sahiptir. Rezervler Ukrayna’nın farklı jeolojik bölgelerinde bulunmaktadır.

“KORUNAKLI REAKTÖRLER EMNİYETİ SAĞLIYOR”

QHA: Rusya 6 Mart’tan bu yana Ukrayna’nın Energodar kentindeki Zaporijjya Nükleer Santrali’ni işgal altında tutuyor. Rusya’nın santrale olası saldırısıyla birlikte nükleer sızıntı ihtimali söz konusu mu?

Sizin de söylediğiniz gibi Rus askeri birlikleri Ukrayna’nın Energodar kentindeki Zaporijjya Nükleer Santrali’ni uzun bir süredir işgal altında tutuyor. Ancak bildiğimiz kadarıyla, santrali işleten operatörler, teknik ekip ve tüm çalışanlar deneyimli Ukraynalı Zaporijjya personelidir. Diğer yandan Zaporijjya Santralinin 6 reaktörü ve sistemleri Rus tasarımı olup Ruslar tarafından 1980’li yıllarda inşa edilmiş olan bir santral. Dolayısıyla şahsi görüşüme göre; Rusların, çatışma sırasında işgal ettikleri, halen askeri kontrolleri altında olan böyle büyük ve kritik bir tesise saldırması söz konusu olamaz.

Şahsen Rusya tarafından bu santrale radyasyon salınmasına sebep olacak bir bombalama olacağını düşünmüyorum. Keza Ukrayna tarafından da bombalama ihtimalini asla düşünmüyorum. Çatışmanın en şiddetli zamanlarında bile bu santralden bir sızıntı olmadı. Bundan sonrasında da olmayacaktır. Şahsi inancım ve dileğim bu yöndedir. Ancak elektrik üreten bir nükleer santralin askeri işgali nükleer güvenlik ve nükleer emniyet açısından daima bir risk teşkil eder. Uluslararası düzenlemeler aykırıdır. Bu konuda Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının denetimi son derece önemlidir.

Ayrıca şunu belirtmek isterim ki tüm dünyada nükleer tehlike risk endişesine/algısına karşı, nükleer santraller; dışardan veya içerden gelebilecek tüm olası faktörlerden dolayı, radyasyon sızıntısı vermemek üzere ileri nükleer güvenlik mühendislik önlemleriyle korunur. Nükleer güvenliğin temel amacı her ne olursa olsun her türlü ihtimal altında radyasyon ve radyoaktif maddelerin çevreye sızmasını, yayılmasını önlemektir.

Herhangi bir kaza veya olay; işletme, insan hatası, sabotaj, terör, doğal afetler vb. ihtimalinden ortaya çıkabilir ki reaktörler her türlü ihtimale karşı güçlendirilmiş güvenlik, emniyet ve güvence (3S: Safety, Security, Safeguards) adını verdiğimiz sofistike sistemlerle ve özel yapılarla korunur. Reaktörlerin özel tasarımla inşa edilen dış koruma kabı (containment) reaktörü doğal afetlere, terör saldırılarına, füzelere, hatta uçak düşmesi gibi dış faktörlere karşı koruyabilmektedir.

“RUSYA SANTRALE RİSKLİ EYLEMLERLE YAKLAŞMAMALI”

QHA: Rus güçlerinin saldırması durumundaki sızıntı Ukrayna ve çevresini ne derece etiketler?

Rus güçleri santrali işgal etmiştir ancak daha önce de söylediğim/şahsen bilimsel kimliğimle inandığım gibi Rus güçlerinin bu santralin güvenliğini daha fazla ihlal edecek şekilde hareket ihtimali olamaz/olmamalı. Böyle bir ihtimal Rusya Federasyonu’nun dünya nükleer güç üretiminde bahse konu çatışma öncesi artan önemli rolünü tamamen olumsuz yönde etkiler. Nükleere yeni giren ülkeler için Rus ileri nükleer reaktör teknolojisi halen dünyada en fazla tercih edilen, ülkelerin plan ve programlarında yer alan ileri sistemlerdir. Ülkemizde inşa edilen Akkuyu nükleer santrali de BOO modeliyle Rusya Federasyonu ve Türkiye Cumhuriyeti arasında gerçekleştirilmekte olan büyük bir projedir. Dolayısıyla Rusya’nın Zaporijiya nükleer santraline karşı yapacağı daha ileri bir adım nükleer teknoloji dünyasındaki teknik ve ticari imajını alt üst edecektir. Rusya dünyanın en büyük ve geleceği parlak nükleer reaktör teknolojisi ve uranyum yakıt pazarındaki rolünü, tedarik zinciri halkasında dünya çapında prestijini ve üstünlüğünü tehlikeye atma riskini göze alamaz/almamalıdır.

QHA: Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) heyetinin ziyareti esnasında Rusya, santralin bulunduğu Energodar kentini bombalıyor. Rusya’nın gözdağı verme oyunu devam ediyor. Bu çerçevede söz konusu durum nasıl gelişecek?

Hem Rusya hem de Ukrayna zaman zaman birbirlerini santrali bombalamakla suçluyor. Bunların savaş stratejilerinin gereği olarak ortaya atılan iddialar olduğunu düşünüyorum. Nükleer teknolojide çok ileri olan iki ülke ki gerek Rusya Federasyonu olsun gerekse Ukrayna, bu santralı değil bombalamak korumak ve en üst düzey güvenliği bir an evvel sağlamak zorunda olan devletlerdir. Burada savaş ortamında güç göstergesi olan politik söylemleri, askeri stratejileri, psikolojik savaşı, korku/kuşku yaratma eylemlerini ve gerçek eylemleri, nükleerde ciddi devlet politikalarını birbirinden ayırt etmek çok zor ve karmaşık bir hale geldi.

UAEA’nın tesisi ziyareti ve güvenlik denetimi uzun zamandır bekleniyordu. Bu denetimin hem Rusya tarafı hem de Ukrayna tarafının karşılıklı rızasıyla gerçekleşmesini son derece olumlu buluyorum. Ajansın raporunun yayınlanmasıyla bazı gerçekler gün ışığına çıkacaktır. Güvenlik ve emniyet alanında ajansın uzmanlarının risk değerlendirmesini ve bunun devamında gereken güvenlik ihlallerinin bir an evvel çözümlenmesini merakla bekliyoruz.

“RUSYA UKRAYNA ARASINDAKİ ÇATIŞMANIN BİR AN ÖNCE SONA ERMESİNİ TEMENNİ EDİYORUM”

QHA: Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Zaporijjya Nükleer Santrali Ruslar tarafından tasarlanmış ve inşa edilmiş, Ukraynalılar tarafından yıllardır güvenli işletilmiş olan Avrupa’nın en büyük nükleer santralidir. İklim değişikliğine sebep olmadan temiz enerji üretiminin insanlık için çok önemli ve öncelikli olduğu günümüzde muhteşem bir teknoloji ve güvenli işletme deneyimi olan böyle bir tesisin risklerinin değil yararlarının gündemde olması gerekir. Santralin 6 reaktörünün uluslararası nükleer güvenlik kural ve mevzuatlarına uygun bir şekilde korku, kuşku, risk oluşturmadan işletilmesi tüm bölge halkının yararınadır. Bu anlamda Zaporijjya santralinin Rusya-Ukrayna arasındaki çatışmanın sona erdirilmesinde kritik bir rolü olacağına hatta barışın simgesi olacağını hayal ediyorum ve buna inanıyorum. Bu santralin, tüm diğer tesislerin, işletmelerin, tarım ürünlerinin ve çevrenin korunması için biran evvel askeri çatışmanın sonlanması ve barışın sağlanması gerekmektedir. Karadeniz muhteşem bir ekosistem, enerji denizi, dünyanın en yoğun enerji iletişim yoludur. Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler dahil, tüm bölgemizde, Karadeniz ekonomik iş birliği içinde huzur ve güvenin tesis edilmesi geleceğimiz için son derece önemlidir.

Bu kapsamda barış için kadınların, özellikle Nükleer Alanda Kadınların rolü önemli olmalıdır. Karadeniz’e kıyı komşularımız tarihi, ekonomik, ticari, kültürel, teknolojik ve sosyal bağlarımızın yoğun olduğu Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmanın olumsuzluklarının, savaşın kara bulutlarının nükleer teknolojiye yeni giren ülkemizde nükleer karşı kamuoyunda yıllarca uğraşılarak kazanılan güveni gölgelemesini istemiyoruz.

Şahsen hayatını nükleere ve Karadeniz'e adamış bir bilim insanı ve gönüllü bir çevreci olarak kıyı komşumuz olan aynı zamanda nükleer teknolojide en ileri ülkeler arasında olan Rusya ve Ukrayna arasındaki bu çatışmanın bir an evvel sona ermesini, barışın sağlanmasını temenni ediyorum.

Türkiye'nin Karadeniz bölgesindeki kritik ve emsalsiz rolü ve Akkuyu BOO modeli dolayısıyla daha fazla sorumluluk yüklenmeliyiz inancındayım.

Başkanlığını yaptığım Nükleer Alanda Kadınlar Türkiye (NÜKAD) olarak “Yurdumuzda, bölgemizde ve dünyada; barış, refah ve sağlık için nükleer enerji” teması ile nükleer enerji konusunda kamuoyunu bilgilendirme çalışmaları yürütüyoruz. Bu prensibimiz çerçevesinde bölgemizde barışın sağlanması için her türlü girişimi destekliyoruz/destekleyeceğiz.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.