SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Siyasi tutsak Emir Üsein Kuku'nun eşi: Her şeye rağmen direniyorlar

Haber Giriş Tarihi: 23.11.2019 15:20
Haber Güncellenme Tarihi: 23.11.2019 15:38
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Siyasi tutsak Emir Üsein Kuku'nun eşi: Her şeye rağmen direniyorlar

QHA için hazırlayan Elmaz Kırımlı

İnsan hakları savunucularının verilerine göre en az 95 Kırımlı, siyasi nedenlerden ötürü Rusya veya işgal edilen Kırım’daki hapishanelerde alıkonuluyor. Bu siyasi tutsaklardan 67'si Kırım Tatarı.

Kırım Haber Ajansı (QHA), eşleri ve oğulları işgalciler tarafından alıkonulan siyasi tutsakların ailelerine ulaşarak, onların yaşamlarını aktarıyor.

Kırım Tatar insan hakları savunucusu Emir Üsein Kuku, tüketici haklarının korunması ve tüketici pazarının ve hizmetlerinin yönetimi departman müfettişi olarak çalışıyordu. Yönetim ve muhasebe alanlarında derecesi var. Ayrıca, okuduğu hukuk bölümü, hapishanede olduğu için yarıda kaldı. Onu tanıyanlar, çok iyi kalpli, adaletli, insanların acılarına kayıtsız kalmayan iyi bir evlat, eş ve baba olarak nitelendiriyorlar.

İşgalciler, 11 Şubat 2016 tarihinde sabahın erken saatlerinde Kuku’nun evine gelerek, arama yaptılar. Sonrasında, Kuku, yasa dışı bir şekilde tutuklandı. Kuku, sözde Hizb-ut Tahrir davası çerçevesinde suçlandı. 12 Kasım’da Rusya’nın Rostov-na-Donu şehrindeki Kuzey Kafkasya Bölge Mahkemesi Emir Üsein Kuku’yu 12 yıl hapis cezasına çarptırdı.

EŞİ MERYEM, EMİR ÜSEİN KUKU'YU ANLATTI

Siyasi tutsak Emir Üsein Kuku’nun eşi Meryem Kuku anlatıyor:

"Evimizde iki ayrı arama yapıldı. İlk arama, 20 Nisan 2015 tarihinde yapıldı. İşe giderken gözaltına alındı ve dövüldü. Gözaltına alındığı sırada ve eve gelene kadar da dövüldü. İlk arama sırasında eşimi aşırıcılıkla suçladılar.
İkinci arama ise 11 Şubat 2016’da yapıldı. O zaman 205. madde (terör eylemi) kapsamında yasa dışı bir şekilde suçlandı. Arama sırasında evimizi alt üst ettiler. Çok sayıda kitabımız var, her birine tek tek baktılar. Kırım Tatarca bir kitap görünce ne olduğunu bize soruyorlardı. Arama sırasında ara ara Emir Üsein ile ana dilimizde konuşuyorduk, Kırım Tatarca konuşmayalım diye bizi ikaz ettiler. Meğer 'herkesin anladığı bir dilde' konuşmamız gerekiyormuş. O zaman, Emir Üsein Kırım Tatarca’nın diğer iki dil gibi Kırım’ın devlet dili olduğunu söyledi. Polis mensupları buna karşılık: 'Eğer kanunlara bu kadar uyuyorsan evindeki aramayı da kanuna göre yaparız. Halılarını yırtar, parkelerini kırarız, o zaman kanuna göre olacak.'

"ARAMADAN SONRA EMİR ÜSEİN'İ AKMESCİT'E GÖTÜRDÜLER"

Evimizin her köşesine baktılar, bütün arı kovanlarını yıktılar (Emir Üsein arıcılıkla ilgileniyor). Ayrıca, kovanların bütün metal kapaklarını elleri kelepçele bağlı olan Emir Üseine açtırdılar. Bahçedeki her taşın altına baktılar. Çok absürt ve saçma bir durumdu…
Aramadan sonra Emir Üsein’i Akmescit’e götürdüler. Aynı gün avukat olarak bize İgor Pivovarov'u teklif edildi. Avukatımız, 'bazı katiller bile ev hapsinde kalıyor' diyerek bizim davamıza çok şaşırdı. Daha sonra savunma ekibine Emir Üsein’i cezaevinde ziyaret eden avukat Aleksandr Popkov katıldı. Bundan sonra eşim avukat Aleksey Ladin’in müvekkili oldu.

"PSİKOLOJİK OLARAK KENDİMİ ÇOK KÖTÜ HİSSEDİYORUM"

Şimdi okunan karardan sonra psikolojik olarak kendimi çok kötü hissediyorum. Ailecek her şeyin Allah’ın elinde olduğunu biliyoruz ve kimin ne kadar hapiste kalacağına o karar verecek. Belki yakın zamanda değişmeler olur. Ancak bu rakam (12 yıl) bizi çok üzdü.

Çocuklar ilk gün, ilk duruşmada büyüdüler. İlk duruşmalarda umutları vardı, sonraki duruşmalara sadece babalarıyla görüşmek için gidiyorlardı.

İlk duruşmalarda, 'Babamız ne zaman dönecek?' diye soruyorlardı. Sonra bunu da soramaz oldular...Bir süre çocuklarla Bizim Balalar Vakfının psikologları çalıştı. Daha çok oğlumuz Bekir'le çalıştı. Kızımız Safiye, her kız gibi arada ağlayabilirdi, böylece hislerini gösterebilirdi. Bekir çok zorlandı. Hala bu durumun onu nasıl etkilediğini görüyorum. Ayrıca, 'Kırım Çocukluğu' teşkilatı bizi çok destekliyor.


"YAKINLARIMIZ VE HALKIMIZIN MADDİ DESTEĞİYLE ÇOK ŞÜKÜR İDARE EDİYORUZ"

Yakınlarımız, halkımızın maddi desteğiyle bizler, çok şükür idare ediyoruz. Ben boş zamanlarımda İngilizce özel ders veriyorum, başlangıç aşamada ağ pazarlamasıyla uğraşıyorum. Halkın desteği olmasaydı ne yapardık bilmiyorum. Hem mahkemelerde manevi destek, hem maddi destek veriyorlar. Halkımıza çok minnettarız.

"HER ŞEYE RAĞMEN EŞLERİMİZ DİRENİYOR, İRADELERİ TAM"

Eşimi en son, 12 Kasım’da Rostov-na-Donu şehrinde kararın okunması sırasında görüştüm. Kararın okunması 14 dakika sürdü. Önümüze bir sıra özel polis birliklerini koydular, ama yine de eşlerimizi görebildik. Her şeye rağmen eşlerimiz direniyor, iradeleri tam. Biz onları değil, onlar bizi o 'akvaryumlardan' destekliyorlardı.

YALTA GRUBU DAVASI

Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) görevlileri, 2015 yılının 11 ve 12 Şubat tarihlerinde Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da “terör örgütüne” mensup oldukları şüphesiyle birçok kişinin evinde arama yaptı. Yapılan aramalar sırasında birçok kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların bir kısmı aynı gün serbest bırakılırken, Emir Üsein Kuku, Vadim Siruk, Enver Bekirov ve Muslim Aliyev mahkemeye çıkarıldı.

Kırım’daki Rus mahkemesi tarafından, 12 Şubat’ta yapılan duruşmada, sözde “terör eylemlerinde” bulunmakla ilgili dava kapsamında gözaltına alınan 4 gencin tutuklu kalmalarının gerekçesi olarak, tanıklara baskı yapabilecekleri veya gizlenebilecekleri ileri sürülerek evlerinde bulunmalarının mümkün olmaması gösterilmişti. Böylece mahkeme Enver Bekirov, Emir Üsein Kuku, Vadim Siruk ve Muslim Aliyev’in tutuklu kalmalarına karar verdi.

8 Nisan 2016 tarihinde Rus kolluk kuvvetlerince, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın Yalta bölgesi Kızıltaş (Krasnokamenka) köyünde aramalar düzenlendiği, aramalar sonrası iki Kırım Tatarı Refat Alimov ve Arsen Cepparov’un tutuklandığı bildirilmişti. Dönemin sözde Kırım Savcısı Natalya Poklonskaya, genç adamların Rusya’da yasak olan Hizb-ut Tahrir örgütünün üyesi olmakla suçlanarak gözaltına alındığını açıkladı.

İşgalciler tarafından Emir Üsein Kuku, Vadim Siruk, Enver Bekirov, Muslim Aliyev, Refat Alimov ve Arsen Cepparov olmak üzere 6 Kırımlı Müslüman hakkında zorunlu psikiyatri muayenesi yapılması kararı verildi. Kırımlı Müslümanlar ayrıca Rusya Federasyonu Ceza Kanunu’nun 278. Maddesi gereğince “Şiddet Kullanarak İktidarı Ele Geçirme Veya İktidarı Elde Tutmak”la suçlandığı belirtildi.

Bilindiği gibi, Rus mahkemesi 12 Kasım 2019 tarihinde, Muslim Aliyev’i 19 yıl, İnver Bekirov’u 18,  Emir Üsein Kuku ve Vadim Siruk’u 12 yıl, Arsen Cepparov’u 7 yıl ve Refat Alimov’u 8 yıl hapis cezasına mahkum etmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.