SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kazakistan

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kazakistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kazakistan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Moskova’da sözde “vatana ihanet” davası: Kırım doğumlu Ukrayna vatandaşı IT uzmanı tutuklandı Haber

Moskova’da sözde “vatana ihanet” davası: Kırım doğumlu Ukrayna vatandaşı IT uzmanı tutuklandı

Rusya'nın başkenti Moskova’da “devlete ihanet” suçlamasıyla Kırım doğumlu Ukrayna vatandaşı, 25 yaşındaki bilişim teknolojileri uzmanı Aleksandr Kaçkurkin tutuklandı. Radio Svoboda’nın “Prvıy Otdel” (Birinci Bölüm) insan hakları projesine dayandırdığı haberine göre Kaçkurkin, kısa süre önce Kazakistan’dan sınır dışı edildi ve Rusya’ya varır varmaz uçakta gözaltına alındı. Rus propaganda haber ajansı TASS, Moskova’daki Meşçanskiy Bölge Mahkemesinin Kaçkurkin hakkında tutuklama kararı verdiğini duyurdu ancak dava dosyasına ilişkin ayrıntı paylaşılmadı. Duruşmanın kapalı şekilde yapıldığı bildirildi. “Pervıy Otdel” ise 1 Şubat’ta Kaçkurkin’in dosyasına ilişkin ayrıntıları kamuoyuna açıkladı. İnsan hakları savunucularına göre Kaçkurkin Ukrayna vatandaşı. Kırım’da doğup büyüyen Kaçkurkin’e, 2014’teki işgalin ardından Rus vatandaşlığı dayatıldı. Daha sonra siyasi nedenlerle Kırım’dan ayrılarak Kazakistan’a taşındığı belirtilen Kaçkurkin, Almatı’da IT mühendisi ve yazılım geliştiricisi olarak çalıştı. Kaçkurkin’in, OpenAI dahil olmak üzere uluslararası şirketlerle iş birliği yaptığı da aktarıldı. Belgeleri inceleyen “Pervıy Otdel”, Kazakistan makamlarının Kaçkurkin hakkında iki idari suçtan işlem başlattığını belirtti: Yasak yerden yol geçmek ve kapalı alanda nargile içmek. Söz konusu işlemler gerekçe gösterilerek Kaçkurkin’in “Kazakistan Cumhuriyeti’nin yasalarına ve egemenliğine saygısızlık” nedeniyle sınır dışı edildiği, tüm sürecin ise saatler içinde tamamlandığı ifade edildi. Normalde bu tür işlemlerin haftalar, hatta aylar sürdüğüne dikkat çeken insan hakları savunucuları Kaçurkin’e yöneltilen suçlamaların düzmece olduğunu savunuyor. Kaçkurkin’e yöneltilen “devlete ihanet” suçlamasının, Ukrayna’ya yapılan para transferleriyle bağlantılı olduğu bildirildi. Şüphelinin suçlamaları kabul edip etmediğine ya da para transferlerini doğrulayıp doğrulamadığına ilişkin bilgi paylaşılmadı. “Pervıy Otdel” verilerine göre, 2025 yılında Rusya’da açılan vatana ihanet, casusluk ve “yabancı bir devletle gizli iş birliği” davalarının yaklaşık yüzde 10’u Ukrayna’ya para transferleriyle bağlantılı. Kazakistan makamları olayla ilgili resmi bir açıklama yapmadı. Konuyu değerlendiren avukat Yevgeniy Smirnov, “Bu olay, Kazakistan’daki kolluk kuvvetleri ve yasaların Rus güvenlik birimleri tarafından insanları takip etmek için kullanıldığını gösteriyor. Ne yazık ki Kazakistan, Ukrayna vatandaşları için bile artık güvenli ve hukuk devleti olmaktan çıkıyor.” ifadelerini kullandı.

Türkiye–Kazakistan Ortak Stratejik Planlama Grubu'nun sekizinci toplantısı Ankara’da yapılacak Haber

Türkiye–Kazakistan Ortak Stratejik Planlama Grubu'nun sekizinci toplantısı Ankara’da yapılacak

Türkiye–Kazakistan Ortak Stratejik Planlama Grubu’nun (OSPG) 8’inci toplantısı, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Kazakistan Dışişleri Bakanı Yermek Koşerbayev’in başkanlıklarında 2 Şubat 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilecek. Dışişleri kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Bakan Fidan’ın Kazak mevkidaşı Koşerbayev ile yapacağı görüşmelerde, Türkiye–Kazakistan siyasi ilişkilerinin ulaştığı seviyeden duyulan memnuniyeti dile getirmesi ve üst düzey ziyaret ile temasların önemine vurgu yapması bekleniyor. Görüşmelerde, ikili iş birliğinin daha da geliştirilmesi için atılabilecek somut adımların ele alınacağı belirtiliyor. KÜRESEL VE BÖLGELER GELİŞMELER ELE ALINACAK Fidan’ın ayrıca, iki ülke arasında 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşılması için yürütülebilecek çalışmalara değinmesi, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) başta olmak üzere çok taraflı platformlarda iş birliğinin güçlendirilmesinin önemini vurgulaması öngörülüyor. Toplantıda, Hazar Geçişli Doğu–Batı Orta Koridoru başta olmak üzere bağlantısallık ve lojistik altyapının güçlendirilmesi konularının da gündemde yer alması beklenirken; Afganistan, İran ve Filistin meselesi dâhil olmak üzere bölgesel ve küresel gelişmelere ilişkin görüş alışverişinde bulunulacağı ifade ediliyor.

Tengiz petrol sahasında üretim yeniden başladı Haber

Tengiz petrol sahasında üretim yeniden başladı

Kazakistan Enerji Bakanlığı, Tengiz petrol sahasında üretimin yeniden başladığını açıkladı. Bakanlığın verdiği bilgiye göre, ilk kuyu 31 Ocak 2026 sabahı yerel saatle 03.35’te başarıyla yeniden devreye alındı. Operasyonel merkezden yapılan açıklamada, GSU-52 Grup Ölçüm Ünitesi’ne bağlı ilk kuyunun faaliyete geçtiği bildirildi. Ayrıca Basınç Artırma Tesisi’ndeki (PBF) proses ünitelerinin de çalıştırıldığı ve tesisin normal çalışma koşullarında faaliyet gösterdiği belirtildi. PBF’nin, Tengiz sahasındaki üretim zincirinde kritik bir rol oynadığına dikkat çekildi. Tesisin; üretilen petrol, gaz ve eşlik eden akışkanların basıncını artırarak akışı stabilize ettiği ve İkinci Nesil Fabrika dâhil olmak üzere alt işleme tesislerine gerekli parametrelerde hammadde sağladığı kaydedildi. BEŞ KUYU YENİDEN ÜRETİME ALINDI Yetkililer, şu ana kadar beş kuyunun yeniden üretime alındığını, teknik ekiplerin ise GSU-53 Grup Ölçüm Ünitesi’nin devreye alınması için hazırlıklarını sürdürdüğünü aktardı. Üretim hacminin, sistem parametreleri istikrara kavuştukça ve endüstriyel güvenlik tam olarak sağlandıkça kademeli olarak artırılacağı vurgulandı. Öte yandan, 26 Ocak’ta İkinci Nesil Fabrika’nın Korolev sahasından sağlanan hammaddeyle başarıyla faaliyete geçirildiği hatırlatıldı. Kazakistan Enerji Bakanlığı ile KazMunayGas’ın, üretimin planlanan kapasiteye daha hızlı ulaşması için proje işletmecisine kapsamlı destek verdiği bildirildi. Enerji Bakan Yardımcısı Kayırhan Tutkışbayev’in (Kairkhan Tutkyshbayev), restorasyon çalışmalarını koordine etmek üzere sahada bulunduğu belirtilirken, bakanlık sürecin sürekli gözetim altında tutulduğunu ve endüstriyel güvenlik standartlarına tam uyumun en üst öncelik olduğunu vurguladı.

Kazakistan’da yeni anayasa taslağı tanıtıldı Haber

Kazakistan’da yeni anayasa taslağı tanıtıldı

Anayasanın yeniden yazılması için çalışmaların sürdüğü Kazakistan’da, 11 bölüm ve 95 maddeden oluşan yeni anayasa taslağı kamuoyuna tanıtıldı. Taslak, Kazakistan’ın başkenti Astana’da çalışmalarını sürdüren Anayasal Reform Komisyonu toplantısında açıklandı. ANAYASAL REFORM KOMİSYONU TOPLANTISI Kazakistan Anayasa Mahkemesi Başkan Yardımcısı Bakıt Nurmuhanov, Anayasal Reform Komisyonu’nun gerçekleştirilen 6’ncı toplantısında yeni anayasanın ilk taslağını tanıttı. Nurmuhanov, taslağın önsözün yanı sıra 11 bölüm ve 95 maddeden oluştuğunu bildirdi. Taslağa göre, Kazakistan’ın egemenliği, bağımsızlığı, üniter yapısı, toprak bütünlüğü ve yönetim biçimi anayasanın değiştirilemez değerleri arasında yer alacak. Devletin temel niteliklerinin korunması anayasal güvence altına alınacak. EĞİTİM, BİLİM VE İNSAN SERMAYESİ VURGUSU Yeni anayasada insan sermayesinin geliştirilmesi, eğitim, bilim ve inovasyon, devletin stratejik faaliyet alanları olarak tanımlanacak. Bu alanların ülkenin uzun vadeli kalkınmasında kilit rol oynayacağı vurgulanıyor. Taslakta Kazak Türkçesi dili, devlet dili statüsünü koruyor. Dış politikada ise Kazakistan’ın; barış, iş birliği, iç işlerine karışmama ve uluslararası anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi ilkelerine bağlı kalacağı ifade ediliyor. CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYLIĞINA YENİ KRİTERLER Yeni anayasa taslağına göre cumhurbaşkanı adayı olabilmek için; doğuştan Kazakistan vatandaşı olmak, en az 40 yaşında olmak, devlet dilini akıcı şekilde bilmek, son 15 yılını Kazakistan’da geçirmiş olmak, yükseköğrenim mezunu olmak, devlet hizmetinde veya seçilmiş görevlerde en az 5 yıl deneyime sahip olmak şartları aranacak. Cumhurbaşkanının görevini erken bırakması durumunda yetkilerin geçici olarak cumhurbaşkanı yardımcısına, kurultay (parlamento) başkanına veya başbakana devredilmesi öngörülüyor. “EGEMENLİK VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ESAS ALINDI” Kazakistan Devlet Müsteşarı Yerlan Karin, toplantıda yaptığı açıklamada yeni anayasanın; egemenlik ve bağımsızlığın korunması, insan hak ve özgürlüklerine saygı, hukukun üstünlüğü, millî birliğin güçlendirilmesi, halkın refahının artırılması, toplumsal diyalog, çevre bilinci ile tarihî ve kültürel mirasın korunması gibi temel ilkeler üzerine hazırlandığını söyledi. Kazakistan Parlamentosu Meclis Başkan Yardımcısı Daniya Yespayeva ise sunulan taslağın, 1995 yılında kabul edilen mevcut anayasanın yalnızca güncellenmesi anlamına gelmediğini vurguladı. Yespayeva, “Bu çalışma, devlet yapısının, hak ve özgürlük sisteminin ve iktidar kurumları ile toplum arasındaki ilişkinin köklü biçimde yeniden ele alınmasını ifade ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Kazakistan'dan yüksek teknoloji hamlesi: 1 milyar dolarlık yatırım planı Haber

Kazakistan'dan yüksek teknoloji hamlesi: 1 milyar dolarlık yatırım planı

Kazakistan Millî Fonunun, yüksek teknoloji alanlarında yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırım yapmayı planladığı açıklandı. Kazakistan Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Aliya Moldabekova, 29 Ocak 2026 tarihinde Kazakistan Senatosunun maliye ve bütçe komitesinde yaptığı sunumda, yatırım programının Kazakistan’ın yanı sıra Türkistan ve Kafkasya ülkelerini kapsayacağını bildirdi. Kazinform haber ajansının aktardığına göre program, madencilik ve petrol üretimi gibi çıkarıma dayalı sektörleri kapsamayacak. Yatırımlar; dijitalleşme ve yapay zekâ, lojistik ve ulaştırma, sağlık, eğitim, tarım ve dijital altyapı gibi alanlara yönlendirilecek. TÜRKİSTAN VE KAFKASYA ÜLKELERİNE DE FON AYRILACAK Plan kapsamında 500 milyon dolara kadar kaynak özel sermaye fonlarına, 200-250 milyon dolar altyapı projelerine, 200 milyon dolara kadar ise özel borçlanma araçlarına ayrılacak. Ayrıca 50-100 milyon doların girişim sermayesi ve start-up şirketlerine yatırılması öngörülüyor. Toplam fonun yüzde 70’inin Kazakistan’daki projelere, kalan kısmının ise Türkistan ve Kafkasya ülkelerine yönlendirilmesi planlanıyor. Moldabekova, uluslararası varlık yöneticilerinin programda kilit rol oynayacağını belirterek, Cerberus, Brookfield ve Ashmore ile iş birliğine yönelik bağlayıcı olmayan mutabakat zabıtlarının imzalandığını söyledi. Bu adımın, uluslararası yatırımcıların sürece dâhil edilmesi ve projelerin bağımsız şekilde değerlendirilmesini amaçladığı ifade edildi. OCAK İTİBARIYLA 78,6 MİLYAR DOLARA ULAŞTI Öte yandan Maliye Bakanlığı yetkilisi Duisen Adilhanov’un verdiği bilgilere göre, Kazakistan Millî Fonunun varlıkları 1 Ocak itibarıyla 39,6 trilyon tengeye (yaklaşık 78,6 milyar dolar) ulaştı ve bu rakam ülkenin gayrisafi millî hasılasının (GSYH) yüzde 26,3’üne karşılık geliyor. Fonun döviz cinsi varlıkları ise 63,9 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. 2025 yılında fonun toplam gelirleri 10,2 trilyon tengeye (20,3 milyar dolar) ulaşırken, bunun 6,5 trilyon tengesi yatırım gelirlerinden elde edildi. Yetkililer, petrol üretimi ve ihracatındaki düşüş nedeniyle vergi gelirlerinde gerileme yaşandığını, buna karşın yatırım gelirlerinin son dönemde Millî Fonun büyümesinde ana kaynak hâline geldiğini belirtti.

Prof. Dr. Aygün Attar: Kırım, işgal kuvvetlerine kurban verilemez! Haber

Prof. Dr. Aygün Attar: Kırım, işgal kuvvetlerine kurban verilemez!

Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) tarafından 20 Ocak 2026 tarihinde Ankara'da “Zulme Baş Eğmeyenlerin Destanı: Bir Millet Dört Katliam” başlığıyla tertip edilen programda, Kerkük Katliamı, Kanlı Noel, Jeltoksan Olayları ve Kanlı Yanvar olmak üzere Türk dünyasında yaşanan dört büyük katliamda hayatını kaybedenler anıldı. TADİV Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, anma töreni sonrasında Kırım Haber Ajansının (QHA) sorularını yanıtladı. ATTAR: PROJELERİMİZ DEVAM EDECEK Prof. Dr. Aygün Attar, Türk tarihinde maruz kalınan katliamların her birinin ayrı ayrı önemli olduğunu, tarihsel perspektiften değerlendirilmesi gereken ve bugün Türk devletlerinin bağımsızlık elde etmesine vesile olan olayların ayrı ayrı anıldığını söyledi. “Zulme Baş Eğmeyenlerin Destanı: Bir Millet Dört Katliam” adını verdikleri anma programı için dört farklı stratejik önem arz eden coğrafyanın seçildiğini, daha önce bu programın örneğinin olmadığını söyleyen Attar, “Devleti olamadığı için sesi yeteri kadar çıkmayan soydaşlarımızın, kardeşlerimizin sesi olacağız.” dedi. Bütün Türklerin sesini duyuracakları vurgusunu yapan Attar, düzenledikleri programın bir başlangıç olduğunu, geleneksel olarak bu projeye devam edileceğini ve birkaç dilde yayınların yapılması, özetlenerek kitapçıklar haline dönüştürülmesi, sosyal medyada paylaşılması ile de dünya kamuoyunu haberdar etme amacında olduklarını kaydetti. Sözlerini sevinçte birlikte olunduğu gibi kederde de birlikte olunması halinde ilginin daha sağlam olacağını ifade ederek sürdürdü. "2014 YILINDA SENATO KARARIYLA RUSYA’NIN UKRAYNA’YI İŞGALİNİ LANETLEDİK!" Türk dünyasında problemli alanların devam etmekte olduğunu söyleyen Attar, Rusya’nın Ukrayna’yı kendisinin Giresun Üniversitesi rektörlüğü döneminde işgal ettiğini ve o dönem aldıkları senato kararıyla işgali lanetlediklerini söyledi. Rusya’nın her türlü hamlesine rağmen Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’na fahri doktora verdiklerini ve bu geleneği başlattıklarını belirten Attar, gönül coğrafyasında yaşayan soydaşların, şehirlerin, liderlerin isimlerini üniversitede dersliklere verdiklerini, bu faaliyetlere on sene önce başladıklarını da ifade etti. "KIRIM, TÜRK TARİHİ İÇİN BİR KIRILMA NOKTASIDIR" Kırım’ın genelde Türk tarihinde, özelde Osmanlı Devleti açısından en önemli tarihi kırılma noktası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Attar, “Türkiye dış politika açısından dengeleri gözetmek zorundadır ama dengeleri gözetmek bir etnik kimliğin, bir soydaşın ve tarihi misyonla o toprağın o coğrafyanın gerçek sahiplerinin şu anda güçlü olan devlet erkine veya işgal kuvvetlerine kurban verilmesinin anlamını taşımaz” değerlendirmesinde bulundu. Attar son olarak, Kırım coğrafyasından “dilde, fikirde, işte birlik” çağrısı veren ruhları şad edebilmek, Tercüman gazetesiyle Türk dünyasının duygularına tercüman olan bir yurdun mukaddes olduğunu dile getirdi.

Bakü'den Almatı'ya, Kerkük'ten Lefkoşa'ya: Hürriyet bedeli ödeyenlerin şanlı direnişi Ankara'da konuşuldu Haber

Bakü'den Almatı'ya, Kerkük'ten Lefkoşa'ya: Hürriyet bedeli ödeyenlerin şanlı direnişi Ankara'da konuşuldu

Türk dünyasının farklı coğrafyalarında, hürriyet ve varlık mücadelesi uğruna şehit düşen kurbanları anmak, yaşanan acıları ve gösterilen kahramanlıkları gelecek nesillere aktarmak üzere Türkiye’nin başkenti Ankara’da geniş kapsamlı bir anma programı düzenlendi. Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) ev sahipliğinde; Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçiliği, Kazakistan’ın Ankara Büyükelçiliği, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Ankara Büyükelçiliği ve Türkmeneli Dernekler Federasyonu (TÜFED) iş birliğinde tertip edilen programda Kara Yanvar, Jeltoksan olayları, Kanlı Noel ve Kerkük Katliamı şehitleri anıldı. "Zulme Baş Eğmeyenlerin Destanı: Bir Millet Dört Katliam" başlıklı programa, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celal, Kazakistan'ın Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Sarınay, Eski Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı Başkanı Dr. Abdullah Çalışkan, Anahtar Parti Türk Dünyası ve Uluslararası İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Selma Yel ve pek çok sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Ortak hafıza ve dayanışma temaları etrafında şekillenen programda, Irak Parlamentosu Türkmen Grubu Başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşat Salihi, Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Dr. Reşad Memmedov ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu ve TADİV Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar Bakü'de 1990'da yaşanan Kanlı Yanvar, Almatı'daki 1986 Jeltosan Olayları, Kıbrıs'ta 1963'te gerçekleşen Kanlı Noel ve 14 Temmuz 1959'daki Kerkük Katliamı'nı Türk dünyasının ortak acılarının yâd edildiği program, saygı duruşunda bulunulması ile başladı. Ardından şehitlerin ruhuna Kur'an'ı Kerim tilaveti icra edildi. Programın açış konuşmasını yapan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Balkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım konuşmasında “Bugün bizler bir millet dört katliam derken yalnızca sayıları değil, aynı kaderi, aynı direnci, aynı inancı dile getiriyoruz. Coğrafyalar farklıydı, tarihler farklıydı ama hedef aynıydı; Türk’ün iradesini kırmak” diyerek, Türklerin yaşadığı coğrafyada Türklerin iradesini kırmanın zalim güçlerin ana hedefi olduğuna değindi. Açılış konuşmasının akabinde gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü Şamil Ayrım üstlendi. "TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE BİZE BİR DEVLET KALMADI" Panelde ilk olarak Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Dr. Reşad Memmedov konuşmasını gerçekleştirdi. Büyükelçi Memmedov, “20 Ocak 1990 yılı olayları sadece bir katliam değil, sadece bir devletin kendi vatandaşına karşı silah kullanıp, tankları üzerine yürütüp insanları katletmesi değil, bu Azerbaycan Türklerinin, bir milletin devlet kurması için bağımsızlığına giden yolda, egemenliğine giden yolda bir mücadelesinin bir adımıdır” dedi. Memmedov ayrıca, tarihi süreç içerisinde kendilerine bir devlet kalmadığını; aydınları ve gençleri kurban vererek, adetlerini, kültürlerini, dillerini koruyarak verdikleri mücadele neticesinde bir devlet kurduklarını söyledi. ERŞAD SALİHİ: BİZ TÜRK’ÜZ Büyükelçi Memmedov’dan sonra Irak Parlamentosu Türkmen Grubu Başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşat Salihi söz aldı. "Bugün hep beraber bir Türk varlığının, kimliğinin yok olmasından bahsetmekteyiz. Sadece Kerkük değil, sadece bir Kıbrıs, Azerbaycan değil; Türk dünyasının neresinde olursa olsun katliamlardan bahsetmekteyiz” diyerek Irak’taki Türkmenlerin, Osmanlı Devleti çekildikten sonra yalnız kaldıklarından söz etti. "Biz Türk’üz, Türkmen kelimesi bile İngilizlerin o zamanki siyaseti neticesinde söylendi" şeklinde konuşan Salihi, mevcut şartlar altında Irak Türkleri kendilerini ve toprakları korumak için kimlik meselesinde üzerlerine fazlaca gelindiğini belirtti. Türklük kimliğini korumak için mücadele verdiklerini vurgulayan Salihi, kendilerine yönelik olarak katliamların yalnızca 1959 yılı ile sınırlı olmadınığını anımsattı. "KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NDE KATLİAM 1974’TE SON BULDU" KKTC'nin Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, Türk dünyasında yaşanan katliamlara değinerek sözlerine başladı. Kıbrıs’ta yaşanan katliamın ise Türkiye’nin 1974’te yaptığı barış harekâtı ile son bulduğunu vurguladı. Kıbrıs’ta 1950’lerde başlayan şiddetten ve Kanlı Noel’e gelen süreçten de bahseden Korukoğlu, “20 Temmuz tarihi Kıbrıslı Türkler için takvimde herhangi bir yaprak değildir, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğüne kavuştuğu, Türk kimliğinin adadaki varlığını tekrar güvence altına almasıdır” diye konuştu. PROF. DR. ATTAR, JELTOKSAN OLAYLARINI ANLATTI Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, Kazakistan’da yaşanan Jeltoksan olayları ile ilgili konuştu. Sovyetlerin Perestroyka politikasına rağmen Dinmuhammet Kunayev’in görevden alınması ve Slav kökenli Genadi Kolbin'in atanması üzerine Kazakistan’da Almatı’da öğrencilerin ayaklandığından söz ederek, Sovyetlerin yetmiş bin kişilik bir orduyu öğrenciler üzerine göndererek, silahsız öğrencileri katlettiğini, öğrencilerin başını çeken Kayrat isimli öğrenciye ise daha sonra millî kahraman unvanı verildiğini söyledi. Türklerin tarihsel süreçte yaşadıklarına değinen Attar, Türklerinin tarihteki kahramanlıklar nedeniyle uydurma tarihe ihtiyaç duymadıklarını, tarihi olmayanların ancak tarih inşa ettiğini de ifade etti. Program, konuşmaların akabinde toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Kazakistan’da sistem değişiyor: Yeni parlamento “Kurultay” adını alacak Haber

Kazakistan’da sistem değişiyor: Yeni parlamento “Kurultay” adını alacak

Kazakistan, Meclis ve Senatodan oluşan ikili yapıyı terk ederek tek meclisli sisteme geçmeye hazırlanıyor. Kazakistan'ın Meclis ve Senatodan oluşan parlamentosu, tek meclisli sisteme geçtikten sonra "Kurultay" olarak adlandırılacak. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kızılorda kentinde düzenlenen Ulusal Kurultay'ın 5. toplantısında ülkede kurulacak tek meclisli yeni parlamentoya ilişkin açıklamalarda bulundu. DEVLET SEMBOLÜ OLARAK “KURULTAY” Tokayev, halkın tek meclisli parlamentoyu desteklediğini ifade etti. Yeni parlamentoya "Kurultay" isminin verileceğini belirten Tokayev, "Halkımız, Kurultay kelimesinin tarihi anlamını iyi biliyor. Dolayısıyla, ülkemizin siyasi sisteminde 'Kurultay' isminin önemli devlet sembolü olarak kalması gerektiğine inanıyorum." dedi. 145 SANDALYE Tokayev, yeni parlamentonun hem etkili hem profesyonel olmasını hedeflediklerini ve bu bağlamda uluslararası tecrübeyi de inceleyerek meclisteki sandalye sayısının 145 olarak belirlenmesi konusunda karar aldıklarını söyledi. Meclis Başkanının 3 yardımcısı olabileceğini, meclisteki toplam komite sayısının ise 8'i geçmeyeceğini kaydeden Tokayev, ayrıca yeni parlamentoda Cumhurbaşkanı kotasının olmayacağını kaydetti. ATAMALAR MECLİS KARARIYLA OLACAK Tokayev, bunun yanı sıra daha önce Meclis, Senato ve Cumhurbaşkanının ortak kararıyla ataması yapılan Anayasa Mahkemesi, Sayıştay ve Merkezi Seçim Komisyonu başkanlarının ve üyelerinin bundan sonra sadece meclis onayıyla atanacağını dile getirdi. Yeni parlamentoya milletvekillerinin oransal (nispi) seçim sistemiyle seçileceğini belirten Tokayev, "Bu sistem siyasi partilerin rolünü güçlendirecek ve onların toplum karşısındaki sorumluluklarını artıracak." ifadesini kullandı. Tokayev, ayrıca siyasi partilerin parlamentoya girmesi için seçim barajının yüzde 5 oy oranını aşması gerektiğini kaydetti. REFERANDUM TARİHİ BELİRLENECEK Tek meclisli sisteme geçiş için yeni bir Anayasa'nın hazırlanmasının söz konusu olduğuna işaret eden Tokayev, yarın Anayasa Mahkemesi Başkanlığında Anayasa Komisyonu oluşturulması için özel bir kararname imzalayacağını duyurdu. Tokayev, Komisyonun bu önerileri değerlendirdikten sonra referandum tarihinin belirleneceğini ifade etti.

Kazakistan'dan yapay zekâ kanunu: İnsan merkezli yapay zekâ devri başladı Haber

Kazakistan'dan yapay zekâ kanunu: İnsan merkezli yapay zekâ devri başladı

Kazakistan, yapay zekâ sistemlerinin güvenliğini, şeffaflığını ve insan haklarına uygunluğunu güvence altına alan kapsamlı bir yasal düzenlemeye imza attı. Kabul edilen yeni kanunla birlikte, Türkistan coğrafyasının dijital liderliğine soyunan Kazakistan’ın yapay zekâ konusundaki devlet politikası da resmîleşmiş oldu. Kabul edilen kanun kapsamında insan hakları ve özgürlükleri, eşitlik, adalet, hesap verebilirlik, algoritmaların şeffaflığı, gizlilik ve kişisel verilerin korunması ile yapay zekâ sistemlerinin güvenliği güvence altına alındı. ÖNCELİK KULLANICILAR OLACAK Kanun kapsamında kullanıcıların, yapay zekânın özellikleri, sınırlamaları ve yapabilecekleri açısından bilgilendirilmesi zorunlu kılındı. Hakların ve meşru menfaatlerin korunmasına, otomatik veri işleme ve bu sürecin sonuçları hakkında bilgilendirilme hakkına sahip olacak vatandaşların aynı zamanda bu sürece itiraz etme hakkına da sahip olacağı ifade edildi. Öte yandan, yapay zekânın biyometrik veya sosyal verilere dayalı ayrımcılığa yönelik kullanılmasının, insani duyguların rıza haricinde tanımasının ve insanların yaş, sağlık durumu, sosyal statü gibi hassas bilgilerin sabote etmesinin önüne geçilecek. Yapay zekânın ürebileceği uygunsuz içerikler kısıtlanırken kişisel verileri kötüye kullanması da yasaklanacak. İNSAN EMEĞİ, TELİF HAKLARIYLA KORUNACAK Ayrıca, kanun dâhilinde yapay zekâ ile yapılmış olan sosyal medya içeriklerinin, malların ve yapay zekâdan yararlanan hizmetlerin belirtilmesinin zorunlu kılınacağı aktarılırken telif hakkının ise, yalnızca insan emeği bulunduğu takdirde tanınacağı ve yapay zekâya girilen komutların yasalar tarafından korunacağı belirtildi. Kazakistan’da yapay zekânın gelişimi adına sorumluluğun alındığı güvenli ve insanı merkeze alan bir ortam sunacak olan kanunun, inovasyon ve vatandaşların haklarının korunduğu ve dijital ekonominin sürdürülebilir kalkınması açısından önemli bir adım teşkil ettiği bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.