SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akdeniz

QHA - Kırım Haber Ajansı - Akdeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akdeniz haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hasarlı Rus LNG tankeri Libya açıklarında: Akdeniz’de çevre riski artıyor Haber

Hasarlı Rus LNG tankeri Libya açıklarında: Akdeniz’de çevre riski artıyor

Akdeniz’de yaklaşık iki haftadır sürüklenen hasarlı Rus sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankeri Arctic Metagaz, Libya’nın arama kurtarma sahasına ulaştı. İtalya Sivil Savunma Ajansı tarafından yapılan açıklamada, geminin mevcut konumu itibarıyla artık Libya’nın yetki alanında bulunduğu ve olası müdahalelerin bu çerçevede değerlendirileceği bildirildi. İtalyan yetkililer, tankerle ilgili en büyük riskin olası bir gaz sızıntısı olduğuna dikkat çekti. Şu ana kadar herhangi bir sızıntı tespit edilmediği belirtilse de uzmanlar, gemideki LNG’nin denize karışma ihtimalinin “son derece somut” olduğunu ifade ediyor. Yetkililer, tankerdeki gaz miktarının net olarak bilinmediğini, iki tankın sağlam olduğu yönünde bilgiler bulunduğunu ancak yükün bir kısmının hâlihazırda denize dağılmış olabileceğini vurguladı. MÜDAHALE LİBYA’NIN YETKİ ALANINDA İtalya Sivil Savunma Ajansı, tankerin Libya açıklarına ulaşmasıyla birlikte operasyonel sorumluluğun büyük ölçüde Libya makamlarına geçtiğini açıkladı. Öte yandan bölgedeki olumsuz hava ve deniz koşullarının, gemiye yönelik teknik müdahaleleri zorlaştırdığı ifade ediliyor. Bu durum, olası bir sızıntıya hızlı müdahale edilmesini güçleştirebilecek önemli bir risk unsuru olarak değerlendiriliyor. AB’DEN “EKOLOJİK TEHDİT” UYARISI Gelişme, Avrupa Birliği (AB) içinde de ciddi endişelere yol açtı. İtalya, Fransa ve İspanya’nın da aralarında bulunduğu dokuz güney Avrupa ülkesi, Avrupa Komisyonu’na ortak bir mektup göndererek Arctic Metagaz tankerinin “büyük bir ekolojik tehdit” oluşturduğunu bildirdi. Söz konusu ülkeler, olası bir çevre felaketinin önlenmesi için AB’nin acil ve koordineli bir müdahale mekanizması geliştirmesi gerektiğini vurguladı. AB yetkilileri ayrıca geminin, Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgalinin ardından uygulanan yaptırımları aşmak amacıyla kullandığı “gölge filo”nun bir parçası olduğunu değerlendiriyor. Bu tür gemilerin genellikle düşük denetim standartlarına sahip olması, olası kazaların çevresel risklerini daha da artırıyor.

Akdeniz’de sürüklenen Rus tankeri için alarm: Ekolojik felaket kapıda! Haber

Akdeniz’de sürüklenen Rus tankeri için alarm: Ekolojik felaket kapıda!

Akdeniz’de sürüklenen Rusya bağlantılı bir sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankerinin ciddi bir çevre felaketi riski oluşturduğu bildirildi. İtalya, Fransa ve yedi Avrupa ülkesi, Avrupa Komisyonuna gönderdikleri mektupta acil önlem çağrısında bulundu. Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansı tarafından görülen mektupta, Arctic Metagaz adlı geminin Malta ile İtalya arasındaki sularda sürüklendiği ve durumunun “deniz güvenliği ile çevresel felaket riskini aynı anda barındıran çift yönlü bir tehdit” oluşturduğu ifade edildi. Mektupta, geminin mevcut hâli ve taşıdığı yük nedeniyle Avrupa Birliği (AB) deniz sahasının kalbinde “yakın ve ciddi bir ekolojik felaket riski” bulunduğu vurgulandı. AB, söz konusu geminin Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı işgali sonrası uygulanan yaptırımları aşmak amacıyla kullanılan “gölge filo”nun bir parçası olduğunu belirtti. Öte yandan gemiye yönelik izleme, müdahale ve teknik destek faaliyetlerinin, yaptırım rejiminin etkinliğini zayıflatabileceğine dikkat çekildi. KREMLİN REJİMİNDEN AÇIKLAMA Rusya Dışişleri Bakanlığı ise geminin Akdeniz’de sürüklendiğini doğrulayarak, çözüm sürecine Moskova’nın katılımının “somut koşullara bağlı” olacağını açıkladı. Bakanlık Sözcüsü Maria Zaharova, gemide mürettebat bulunmadığını, yaklaşık 700 ton yakıt ve önemli miktarda doğal gaz taşıdığını ileri sürdü. Zaharova, uluslararası hukuk gereği kıyı devletlerinin duruma müdahale etmek ve olası bir çevre felaketini önlemekle sorumlu olduğunu söyledi. Libya Denizcilik Ajansı 4 Mart’ta yaptığı açıklamada, geminin bir gün önce çıkan yangının ardından Libya ile Malta arasındaki sularda battığını bildirmişti.

KKTC’den egemenlik uyarısı: GKRY’nin izinsiz gemisi protesto edildi Haber

KKTC’den egemenlik uyarısı: GKRY’nin izinsiz gemisi protesto edildi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY), Norveç bayraklı bir gemi aracılığıyla KKTC hidrokarbon ruhsat sahalarında izinsiz faaliyetler yürütmesi için yayımladığı NAVTEX mesajlarını protesto etti. KKTC Dışişleri Bakanlığı tarafından 27 Eylül 2025 tarihinde yapılan açıklamada, “Ramform Hyperion” adlı Norveç bayraklı geminin, Kıbrıs adasının güneyindeki ve Kıbrıs Türk halkının da eşit hak sahibi olduğu kıta sahanlığında ve ayrıca, bu kıta sahanlığında yer alan ve KKTC’nin Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na (TPAO) tahsis ettiği hidrokarbon ruhsat sahalarında izinsiz faaliyetlerde bulunduğu duyuruldu. KKTC’DEN NAVTEX MESAJINA PROTESTO Bakanlık, söz konusu geminin KKTC’nin onayı olmaksızın icra ettiği faaliyetlerinin ve GKRY’nin anılan faaliyetlere dair yayınladığı NAVTEX mesajlarının protesto edildiğini bildirdi. Açıklamada, “Geminin bir an önce bu izinsiz faaliyetine son vermesini ve kıta sahanlığını terk etmesini talep ediyoruz. Bu vesileyle yabancı bayraklı gemilerin KKTC deniz yetki alanlarında yürüteceği faaliyetler için KKTC’nin onayını alması gerektiğini hatırlatıyoruz.” ifadelerine yer verildi. RUM TARAFI AKDENİZ’DE GERGİNLİK YARATMANIN PEŞİNDE Kıbrıs adasının eşit sahibi olan Kıbrıs Türk halkının Ada’nın etrafındaki suların da eşit sahibi olduğunun bir gerçek olduğu vurgulandığı açıklamada, “Dolayısıyla, Kıbrıs Türk halkı Ada ve etrafı ile ilgili atılacak tüm adımlarda eşit söz ve hak sahibidir. Yalnızca Kıbrıs Rum halkını temsil etmekte olan Rum Yönetiminin Kıbrıs Türk halkı adına Ada’nın etrafında tek yanlı tasarrufta bulunma yetkisi yoktur.” denildi. Bununla birlikte KKTC tarafından yapılan tüm yapıcı önerilere rağmen, tek taraflı faaliyetleriyle Kıbrıs Türk halkının Ada ve etrafıyla ilgili eşit haklarını ihlal girişimlerini sürdüren Rum Yönetimi’nin, Ada’da ve Doğu Akdeniz bölgesinde iş birliği yerine gerginliği tırmandırmayı tercih ettiğini gösterdiği vurgulandı. “KIBRIS TÜRK HALKI EŞİT HAKKA SAHİPTİR!” Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, “Ramform Hyperion” adlı Norveç bayraklı geminin faaliyetlerine ilişkin yaptığı açıklamada, "Kıbrıs Adası'nın eşit sahibi olan Kıbrıs Türk halkı, Ada’nın etrafındaki deniz alanları üzerinde de eşit hak sahibidir.” dedi. Keçeli ayrıca, GKRY’nin Kıbrıs Türk halkı adına Ada’nın etrafında tek taraflı tasarrufta bulunma yetkisi olmadığını hatırlattı ve şu ifadeleri kullandı: Bu çerçevede, 'Ramform Hyperion' adlı Norveç bayraklı geminin, Ada’nın güneyindeki ve Kıbrıs Türk halkının da eşit hak sahibi olduğu kıta sahanlığında icra ettiği izinsiz faaliyetlere dair KKTC Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada kayıtlı görüşleri paylaşıyor, KKTC makamlarının ortaya koyduğu haklı tepkiyi destekliyoruz. Bu vesileyle, üçüncü tarafları GKRY’nin uzlaşmaz tutumuna destek olmak yerine diyalog ve iş birliğini teşvik etmeye davet ediyoruz."

Rus casus gemisi Akdeniz'de görüntülendi: Amaç istihbarat toplamak mı? Haber

Rus casus gemisi Akdeniz'de görüntülendi: Amaç istihbarat toplamak mı?

Rus istihbarat gemisi Viktor Leonov (SSV-175), 14 Nisan 2025 tarihinde bir sosyal medya kullanıcısı tarafından Akdeniz'de görüntülendi. Kullanıcı, yaptığı paylaşımda "Rus Donanmasına ait istihbarat gemisi, Vishnya sınıfı, RFS Viktor Leonov SSV 175, Cebelitarık Boğazı doğuya doğru 14 Nisan 2025" ifadelerine yer verdi. Russian Navy Intelligence ship Vishnya class RFS Viktor Leonov SSV 175 ???????? Strait of Gibraltar eastbound April 14 2025 pic.twitter.com/n8NmPkIfmf — Peter Ferrary (@PeterFerrary) April 14, 2025 GEÇİŞ, ÇEŞİTLİ DENİZ İZLEME KAYNAKLARI TARAFINDAN DOĞRULANDI Söz konusu geminin, Atlas Okyanusu'ndan Akdeniz'e girmesi ve özellikle NATO üyesi kıyı şeritleri yakınlarında dolaşması dikkatlerden kaçmadı. Öte yandan bu geçiş, çeşitli deniz izleme kaynakları tarafından da doğrulandı. RUSYA'NIN KASITLI STRATEJİSİ: RUS İSTİHBARAT GEMİLERİ Army Recognition'ın yayımladığı konuya ilişkin haberde; Rus istihbarat gemilerinin Avrupa sularına düzenli olarak gerçekleştirdiği baskınlar, aslında NATO'nun herhangi bir eyleme karşı hazır olup olmadığını test ederken hassas istihbarat toplamak için baskı uygulamak ve sürekli bir varlık sürdürmek için de kasıtlı bir strateji olarak değerlendiriliyor. Bu durumun Avrupa ülkeleri ve NATO için etkileri ise önem arz ediyor. Hibrit tehditlere karşı deniz gözetim ve savunma sistemlerinin bütünlüğünün korunmasının ön plana çıktığı görülüyor. Ayrıca, bu ihlaller istihbarat paylaşımı ve operasyonel yanıtta güçlü müttefik koordinasyonuna olan ihtiyacı da gözler önüne seriyor. Ek olarak, özellikle veri taşıyan deniz altı kabloları olmak üzere, ilan edilmemiş bir çatışma ortamında potansiyel hedefler haline gelen deniz kritik altyapısının savunmasızlığının korunması gerekliliğini de vurguluyor.  VİKTOR LEONOV GEMİSİ Elektronik ve sinyalizasyon istihbarat görevleri (SIGINT/ELINT) için tasarlanan Viktor Leonov gemisi; elektronik sinyallerin toplanması, iletişimlerin kesilmesi ve stratejik alanlarda elektromanyetik spektrumun izlenmesi gibi işlemleri yapmakla görevlidir. Karmaşık bir anten ve sensör takımıyla donatılmış olup Akdeniz veya Kuzey Denizi gibi geniş sahalarda askeri ve deniz faaliyetlerini gözlemleme yeteneğine sahiptir. Ayrıca, yakın zamanda bir diğer Rus istihbarat gemisi olan Kildin'in Akdeniz kıyılarından ayrıldığı biliniyordu.

Rusya’nın çıkmaza giren Akdeniz politikası: Hedef Libya mı? Haber

Rusya’nın çıkmaza giren Akdeniz politikası: Hedef Libya mı?

Dilara Dilşah KAYA / QHA Ankara Suriye'de 8 Aralık 2024 günü, Rusya, İran ve bölücü terör örgütü destekli savaş suçlusu Beşşar Esed rejimi tarihe karıştı. Ülkede kesintisiz olarak 53 yıldır iktidarda olan Beşşar Esed ve babası Hafız Esed ile 61 yıldır ülkeyi yöneten Baas Partisi, pek çok katliam ve zulme imza atmıştı. Esed rejiminin devrilmesinin ardından rejimin destekçisi Rusya, Suriye’deki üslerini boşaltmaya başladı. Uluslararası basında Rusya’nın üslerdeki teçhizatları ve birliklerini Afrika kıtasına yönlendirdiği, özellikle Libya’ya ilerledikleri gündeme geldi. Uluslararası Kriz Araştırmaları Merkezi (USKAM) Başkanı Prof. Dr. İsmail Şahin; Rusya’nın Akdeniz politikasında Suriye’nin taşıdığı önemi, Esed rejiminin düşmesinden sonraki faaliyetleri ve bu konjonktürde Libya’nın neden hedef olarak seçildiğini Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirdi. “SURİYE RUSYA İÇİN SADECE BİR MÜTTEFİK DEĞİL, AYNI ZAMANDA DOĞU AKDENİZ’DEKİ STRATEJİK ÇIKARLARININ MERKEZİNDE YER ALAN BİR ÜLKEYDİ” Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığının Suriye hükûmetinin 2015 yılındaki talebiyle başladığını belirten Prof. Dr. İsmail Şahin; Rusya’nın bölgeye kara unsurları, hava ve deniz üsleriyle destek sağlayarak Esed rejiminin askerî kapasitesini desteklediğini belirtti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bölgedeki tek amacının rejimin güvenliğini sağlamak olmadığına dikkat çeken Şahin, Rusya’nın bölgedeki varlığının küresel hegemonya mücadelesinin bir unsuru olarak değerlendirdiğini kaydetti. Şahin, Suriye’nin Rusya için ifade ettiği anlamları ise şu cümlelerle açıkladı: Çünkü Suriye, Rusya için sadece bir müttefik değil, aynı zamanda Doğu Akdeniz’deki stratejik çıkarlarının merkezinde yer alan bir ülke konumundaydı. Tartus ve Hmeymim gibi askeri üsler, Rusya’nın bölgedeki varlığını güçlendirmesini ve NATO’ya karşı caydırıcılık kapasitesini artırmasını sağlıyordu. Ayrıca, Suriye’deki müdahaleler, Rusya’nın küresel bir aktör olarak etkisini yeniden tesis etmesine ve uluslararası arenada daha güçlü bir konum elde etmesine olanak tanıyordu. Bu nedenle, Suriye’deki strateji, Moskova için sadece bölgesel bir hedef değil, aynı zamanda jeopolitik ve jeostratejik bir hamle olarak görülmüştür. “SURİYE, AFRİKA ÜLKELERİNE YÖNELİK EKONOMİK VE ASKERΠOPERASYONLARINI KOLAYLAŞTIRABİLECEK BİR KÖPRÜ” Rusya’nın askerî ve ekonomik operasyonlarında Suriye’nin sahip olduğu konumun önemine değinen Şahin “Akdeniz’e kıyısı olan Suriye, Rusya’ya bölgedeki stratejik deniz yollarına erişim sağlarken aynı zamanda Afrika ülkelerine yönelik ekonomik ve askeri operasyonlarını kolaylaştırabilecek bir köprü işlevi görüyordu.” değerlendirmesinde bulundu. Rus donanmasının Tartus’taki deniz üssü aracılığıyla Akdeniz’de varlık gösterebildiğini, üs nedeniyle enerji yollarının da kontrolünün sağlanabildiğini kaydeden Başkan, Rusya’nın bu üste varlık göstermesinin bölgedeki diğer büyük güçlere karşı denge oluşturmasında kritik bir rol üstlendiğini belirtti. Şahin, Rusya’nın Suriye üzerinden sağladığı lojistik avantajların Kuzey Afrika ülkeleriyle ilişkilerini etkilediğini ve özellikle Libya’daki etkinliğini artırmasına da ciddi olanaklar sağladığına da dikkat çekti. ESED REJİMİNİN DÜŞMESİYLE BÖLGEDEKİ RUS VARLIĞI TEHDİT ALTINDA Suriye’deki Rus yanlısı Esed rejimin düşmesiyle bölgedeki Rus varlığının tehdit altında kaldığını belirten Şahin, Rusya’nın yaşadığı stratejik kaybı telafi etmek için birliklerini Libya’ya kaydırma olasılığı olduğu değerlendirmesinde bulundu. Başkan, değerlendirmesinde “Suriye’deki başarısızlık karşısında Libya’da bir dayanak noktası oluşturmak, Rusya’nın bölgedeki rolünü devam ettirebilmesi açısından kritik bir hamle olarak değerlendirilebilir.” ifadelerine yer verdi. Ayrıca Şahin; Rusya’nın Libya’ya yönelmesinin de stratejik bir hamle olduğunu, Libya’nın  Akdeniz’in merkezinde yer alması ve enerji rezervleri açısından zengin olması nedeniyle Suriye’ye karşı alternatif konumunda olduğunu vurguladı. RUSYA LİBYA’DAKİ GÜÇ BOŞLUĞUNDAN YARARLANMAYA ÇALIŞABİLİR Rusya’nın askerî varlığını Hafter kontrolündeki Libya’nın doğusunda yeniden konuşlandırabileceğini belirten Başkan, bu bölgedeki askerî üslerin kullanımının Rusya açısından Akdeniz’e erişim ve Kuzey Afrika’daki nüfuz açısından önem taşıdığını belirtti. Libya’nın Rusya açısından kritik bir önem taşıdığını belirten Şahin; aynı zamanda Rusya’nın Libya’daki istikrarsızlık ve güç boşluğundan yararlanmaya çalışabileceğine de dikkat çekti. Ayrıca Şahin, Wagner gibi Rusya bağlantılı paramiliter yapıların Libya’da halihazırda Hafter güçlerine destek vererek hem askerî hem de ekonomik çıkarlar doğrultusunda faaliyet gösterdiğini belirtti. Şahin değerlendirmesini; Libya’nın bulunduğu konumun Rusya için Afrika’daki askerî operasyonları desteklemek, bölgesel nüfuzu artırmak ve enerji kaynaklarına erişimi güvence altına almak açısından önem taşıdığını belirterek bitirdi.

Suriye’den ayrılan Rus gemileri Portekiz sularında görüldü! Haber

Suriye’den ayrılan Rus gemileri Portekiz sularında görüldü!

Suriye'deki Beşşar Esed rejimi, 8 Aralık 2024 tarihinde devrildi. Devrik diktatör Esed'in müttefiki Rusya, bölgedeki üslerini tahliye etmeye başladı. Rusya'nın Tartus Deniz Üssünden ayrılan gemiler, Portekiz sularında görüntülendi. NATO Deniz Komutanlığı, konuyla ilgili açıklama yaptı. "İTTİFAK İZLİYOR VE BİZ UYANIK DURUMDAYIZ" NATO Deniz Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada; Portekiz donanmasına ait NRP Álvares Cabral ve NRP Setúbal savaş gemilerinin, Rus donanmasına ait Novorossiysk denizaltısını ve Portekiz açıklarındaki Alexander Shabalin çıkarma gemisini takip ettiği belirtildi. Açıklamada, "İttifak izliyor ve biz uyanık durumdayız! Kısa bir süre önce Portekiz Donanmasından NATO müttefiklerimiz NRP Álvares Cabral ve NRP Setúbal, Rus denizaltısı Novorossiysk ve Büyük Çıkarma Gemisi (LLT) Alexander Shabalin'i Portekiz yakınlarındaki sulardan geçerken izledi." ifadelerine yer verildi. The Alliance is watching and we are vigilant! Recently, our NATO allies from the Portuguese Navy, NRP Álvares Cabral and NRP Setúbal, monitored the Russian submarine Novorossiysk and the Large Landing Ship (LLT) Alexander Shabalin as the ships passed through waters near Portugal.… pic.twitter.com/3r0hcNd9j4 — NATO Maritime Command (@NATO_MARCOM) January 5, 2025 RUS DONANMASI EN ZAYIF SEVİYESİNDE Naval News tarafından yapılan haberde, gemi ve beraberindeki denizaltının 2 Ocak 2025 tarihinde Suriye’den ayrıldığı bilgisi yer aldı. Haber sitesi, Rusya’nın Akdeniz’de denizaltısının bulunmadığını iddia ediyor. Ayrıca haberde, Rus donanmasının Ukrayna'ya karşı 2022 yılında başlatılan topyekûn savaştan bu yana en zayıf seviyesinde olduğu belirtildi. RUSLAR ASKERİ TEÇHİZATI SURİYE'DEN AFRİKA'YA NAKLETMEYİ PLANLIYOR Rusya, Suriye’deki askeri ekipman ve silahlarının bir kısmını Libya’ya taşımayı planlıyor. Rusların, Suriye'deki askeri teçhizat ve silahları çıkarmak için Tartus üssüne savaş gemilerinin gelmesini beklediği bildirildi. UKRAYNA İSTİHBARATI RUSYA'NIN PLANINI AÇIKLADI Ukrayna Askeri İstihbaratından (GUR) bugün yapılan açıklamaya göre, Suriye'nin Tartus şehrindeki askeri deniz üssünde konuşlandırılan Rus birlikleri, askeri ekipman ve silahları taşımak için askeri gemilerinin limana gelmesini bekliyor. Tartus üssünde ayrıca, Rusya Savunma Bakanlığına bağlı "Afrika Birliği" adlı paralı asker grubunun askerlerinin de bulunduğu belirtildi. Suriye'nin Tartus limanına, 5 Ocak 2025 tarihinde Rusya'nın İvan Grin ve Aleksandr Otrakovskiy büyük çıkarma gemileri ile Sparta adlı yük gemisinin gelmesinin beklendiği kaydedilen açıklamada, söz konusu gemilerin halihazırda Akdeniz'de Tartus'a doğru ilerlediği aktarıldı. 8 Ocak 2025'te ise Tartus'a iki Rus gemisinin daha gelmesi bekleniyor. Sparta II adlı yük gemisi ile İvan Skobelyev adlı tankerin şu anda, Cebelitarık Boğazı'nı geçmeyi planladıkları bildiriliyor. GUR’un açıklamasına göre Rusya, Sparta ve Sparta II yük gemilerini, Suriye'den Libya'ya askeri ekipman ve silah taşımak için kullanmayı planlıyor. Ayrıca Rusya'nın Akdeniz'deki askeri filo birleşik operasyon birliği tarafından yönetilen Amiral Golovko fırkateyni yakıt ikmali yapmayı planlıyor.

Suriye’ye üs tahliyesi için giden Rus gemisi Akdeniz açıklarında battı! Haber

Suriye’ye üs tahliyesi için giden Rus gemisi Akdeniz açıklarında battı!

Suriye'de 8 Aralık 2024 tarihinde Rusya, İran ve bölücü terör örgütü PKK/YPG destekli savaş suçlusu Beşşar Esed rejimi tarihe karıştı. 61 yıldır ülkeyi yöneten Baas Partisi, pek çok katliam ve zulme imza atmıştı. En büyük destekçisi savaş suçlusu Rusya Federasyonu'nun çekilmesinin ardından Esed rejimi adeta ortada kaldı. İdlip'ten 27 Kasım'da ilerleyişini sürdüren Suriyeli muhalifler, 8 Aralık'ta Şam'a ulaşarak zaferini ilan etti. Rusya, desteklediği Esed'in devrilmesinin ardından bölgede bulunan üslerini boşaltmaya başladı.   RUS KARGO GEMİSİ AKDENİZ AÇIKLARINDA BATTI 23 Aralık 2024 günü saat 12:30 civarında Akdeniz'de seyir halinde olan Rus kargo gemisi Ursa Major'da bir patlama meydana geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, gerçekleşen patlamanın ardından yan yatan gemi hakkında 24 Aralık 2024 tarihinde bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada Ursa Major'un Akdeniz’in uluslararası sularındayken makine dairesinde meydana gelen bir patlama sonucu battığı belirtildi. Gemide bulunan 16 mürettebattan 14'ü kurtarılırken 2 tanesinin kayıp olduğu kaydedildi. UKRAYNA İSTİHBARATI GEMİNİN SURİYE'YE GİTTİĞİNİ AÇIKLADI Ursa Major gemisi, uzun zamandır Suriye’deki Rus kuvvetlerine ikmal yolu olarak kullanılan Suriye Ekspresi'nde görev alıyordu. Ukrayna istihbaratı ve İspanyol kaynaklar, Ursa Major adlı geminin, diktatör Beşşar Esed'in devrilmesinin ardından ülkeden çekilen Rus askeri ekipmanlarını taşımak üzere Suriye'ye gittiğini belirtti. Rus kaynakları ise geminin Saint Petersburg şehrinden Vladivostok’a doğru yol aldığını öne sürdü. SURİYE'DEKİ RUS KUVVETLERİ TEÇHİZATINI LİBYA'YA MI ÇEKTİ? Esed dönemi sona ererken, Suriye'deki Rus kuvvetlerinin Libya'nın doğusuna doğru ilerlediği kaydediliyor.  "HERHANGİ BİR RUS KUVVETİNİN ÜLKEMİZE GELMESİ KABUL EDİLEMEZ" Libya Ulusal Birlik Hükûmeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Trablus Medya Günleri'nde tertip edilen forumda konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Bu bağlamda basına demeç veren Dibeybe, "Suriye’den herhangi bir Rus kuvvetinin ülkemize gelmesi gibi bir durum kabul edilemez" dedi. LİBYA BUNUN İÇİN SAVAŞMAYA HAZIR Dibeybe, hiçbir Libya vatandaşının ülkesine gelen yabancı kuvvetin hegemonyası altına girmeyi kabul etmeyeceğini aktardığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: Tabi bizim bazı devletlerle eğitim, tatbikat ve silahlanma gibi konularda anlaşmalarımız var. Bunların dışında herhangi bir taraf izinsiz Libya’ya gelirse kabul edemeyiz, onunla savaşırız. Libya’nın uluslararası bir savaş meydanı olmasına razı olmamız mümkün değildir. ABD merkezli basın servisi The Wall Street Journal, Esed rejiminin son bulmasıyla birlikte Suriye'deki Rus kuvvetlerinin teçhizatını Libya'ya çektiğini ileri sürmüştü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.