SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Amerika Birleşik Devletleri

QHA - Kırım Haber Ajansı - Amerika Birleşik Devletleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Amerika Birleşik Devletleri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırgızistan'dan Rusya yaptırımları hamlesi: 19 şirket tasfiye edilecek! Haber

Kırgızistan'dan Rusya yaptırımları hamlesi: 19 şirket tasfiye edilecek!

Kırgızistan yönetimi, Rusya’ya yönelik Avrupa Birliği (AB) ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yaptırımlarının aşılmasına yardımcı olduğu değerlendirilen 19 şirket hakkında zorunlu tasfiye süreci başlatacak. The Moscow Times’ın haberine göre, Kırgızistan Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı, yaptırım risklerini azaltmaya yönelik tedbirler kapsamında 19 tüzel kişiye ilişkin zorunlu tasfiye prosedürünün başlatılacağını açıkladı. Karar, Kırgızistan Cumhurbaşkanı’nın özel görevler özel temsilcisi Bakıt Sıdıkov başkanlığında düzenlenen yaptırımlar konulu toplantıda alındı. Ayrıca, ülkede haziran ayının sonundan bu yana yaptırım riski yüksek yaklaşık 40 şirket tespit edildi. KIRGIZ BANKALARINDA DENETİMLER SIKILAŞTIRILDI Kırgızistan Merkez Bankası da bankalar, ödeme hizmetleri ve finansal servisler üzerindeki denetimlerin artırıldığını bildirdi. Devlete ait Eldik Bank, temmuz ayından bu yana 109 şirketle iş ilişkisini sonlandırdı. Yaklaşık 20 şirketin hesaplarının kapatılması süreci ise devam ediyor. Banka ayrıca yaptırımların aşılmasıyla bağlantılı işlemleri tespit etmek ve engellemek amacıyla müşterilerin para transferlerini izlemeyi sürdürüyor. Bunun yanında, devlet iştiraki Abank da yaklaşık 35 şirketle ticari ilişkisini sonlandırırken, yaklaşık 40 şirket hakkında inceleme yürütülüyor. Öte yandan Kırgızistan, Rusya’nın Batı yaptırımlarını aşmasına yardımcı olduğundan şüphelenilen şirketlere yönelik önlemler almıştı. Mayıs ayında, Rusya ile ticaret yaparak yaptırımların aşılmasına yardımcı olduğundan şüphelenilen 50 Kırgız şirket faaliyetlerini askıya almak zorunda kalmıştı.

NATO'dan Rusya'yla olası savaşa ilişkin harekât planı Haber

NATO'dan Rusya'yla olası savaşa ilişkin harekât planı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayılmacı politikası, NATO’yu en kötü senaryoya hazırlanmaya zorluyor. Rusya’nın NATO ülkelerine saldırması durumunda İttifakın izleyeceği plan ve buna ilişkin haritalar yayımladı. Alman Bild gazetesinin yayımladığı habere göre, NATO’nun Rusya’nın saldırısına karşı uygulamayı planladığı üç strateji bulunuyor. Habere göre söz konusu üç strateji, ABD’li Binbaşı Andrew Pingree tarafından hazırlanan “NATO Kara Kuvvetleri Operasyonları Konsepti”nde yer alıyor. Konseptin temel hedefleri, Rus birliklerinin olası saldırısını durdurmak ve Rusya’yı önemli ölçüde zayıflatmak. Putin’e bağlı güçlerin Ukrayna’dakine benzer şekilde önce Baltık ülkelerine füze ve silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) saldırması, ardından tanklarla ilerlemesi halinde NATO’nun ilk olarak füze saldırılarını durdurmayı planladığı belirtiliyor. Bu kapsamda Rus füze sistemlerini etkisiz hâle getirmek amacıyla savaş uçakları, füzeler ve SİHA'ları kullanılacak. Hedeflerden birinin, çok sayıda hava savunma ve füze sisteminin konuşlandırıldığı Kaliningrad olduğu ifade ediliyor. RUSYA VE BELARUS SINIRINDA “ÖZERK BÖLGE” OLUŞTURULACAK NATO’nun aynı zamanda Rusya ve Belarus sınırları boyunca “özerk bölge” olarak adlandırılan bir alan oluşturmayı planladığı belirtiliyor. Bu bölgenin savunma bariyeri olarak kullanılması öngörülüyor. NATO’ya göre söz konusu bölgede Rusya’ya karşı yalnızca SİHA'lar ve insansız kara araçları (İKA) kullanılacak. Rus askerlerinin bu bölgeye ilerlemeyi sürdürmesi hâlinde söz konusu silahlarla müdahale edilmesi planlanıyor. Bir sonraki aşamada NATO’nun Rusya topraklarının içindeki hedeflere saldırmayı planladığı bildirerek, özel birliklerin Rusya’daki önemli askerî tesisleri ve ikmal hatlarını hedef alacağı belirtiliyor. Hedefler arasında havaalanları, silah fabrikaları, köprüler ve demir yolları bulunuyor. Ayrıca, NATO’nun bu operasyon sırasında Putin’in muhaliflerinden de yararlanmayı planladığı aktarılıyor. “HAVA KÖPRÜSÜ” KURULMASI PLANLANIYOR Askeri ittifakın ayrıca “hava köprüsü” olarak adlandırılan bir sistem oluşturmayı planladığı ifade ediliyor. Buna göre SİHA'lar ve insansız sistemler uçaklarla Rusya’ya taşınacak. Bu araçların burada havaalanları ve askerî üsleri imha etmeye yönelik görevlerde kullanılması planlanırken, NATO'nun Rusya’yı işgal etme veya ele geçirme niyetinde olmadığını yetkliler tarafından vurgulanıyor. İttifakın hedefinin, Rus saldırı güçlerini yeniden sınırlarına kadar geri püskürtmek olduğu açıklanıyor. NATO’NUN RUSYA PLANI NEDEN KAMUOYUNA AÇIKLANDI? Batılı gazetecilere göre NATO’daki askeri yetkililer, planlarının gizli kalmasını istemiyor. Yetkililer, caydırıcılığın ancak düşmanın bir NATO ülkesine saldırması hâlinde kendisini neyin beklediğini kesin olarak bilmesi durumunda etkili olacağı görüşünde. ABD Savaş Bakanlığından güvenlik gerekçesiyle isimi vermeyen bir yetkili, söz konusu NATO konseptinin İttifak genelinde aylar süren çalışmalar sonucunda hazırlandığını söyledi. Yetkili ayrıca EFDI konseptinin, NATO topraklarına yönelik olası saldırıların daha hızlı tespit edilmesine, büyük ölçekte sensörlerden ve verilerden yararlanılmasına odaklandığını belirtti. RUSYA’NIN NATO’YA YÖNELİK TEHDİDİNE İLİŞKİN SON GELİŞMELER Ukrayna istihbaratı, Rusya’nın şu anda NATO ülkeleri açısından en büyük tehdidinin hibrit operasyonların oluşturduğunu değerlendiriyor. Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Başmüdürlüğünün (HUR), bu tür faaliyetlerin daha kapsamlı bir çatışmaya hazırlığın işaretlerinden biri olabileceğini belirtiyor. Ukrayna istihbaratına göre Rusya, 2030 yılına kadar NATO ile savaşa hazırlanıyor. Öte yandan The Telegraph’ın yürüttüğü bir araştırmada, Rusya’nın NATO’ya yakın bölgelerde uzun menzilli saldırı SİHA'ları için fırlatma alanlarının bulunduğu 10 gizli üsten oluşan bir ağ kurduğu ortaya çıkarıldı.

Trump, Kim Jong-un ile dördüncü kez görüşmeye hazırlanıyor Haber

Trump, Kim Jong-un ile dördüncü kez görüşmeye hazırlanıyor

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, Kuzey Kore diktatörü Kim Jong-un ile sonbaharın sonlarında bir görüşme gerçekleştirilmesi için yardımcılarına hazırlık yapmaları talimatı verdi. Trump’ın bu görüşmede Kim’i nükleer programından vazgeçmeye ikna etmeyi amaçladığı bildirildi. The Wall Street Journal’ın (WSJ) Beyaz Saray’daki kaynaklara dayandırdığı haberine göre Trump, kasım ayında Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenecek Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Zirvesi’ne katılmak üzere gerçekleştireceği Asya turu sırasında Kim Jong-un ile yüz yüze görüşme ihtimalini danışmanlarıyla ele aldı. Ancak şu aşamada ABD ve Kuzey Kore liderleri arasında yapılması planlanan görüşme için resmi bir hazırlık yürütülmüyor. Beyaz Saray’dan yapılan diplomatik açıklamada, görüşmenin uygun zamanda gerçekleşeceği şu ifadelerle bilirtildi: Trump, Kim ile görüşmeyi, diyaloğu yeniden başlatmak ve Kuzey Kore’yi nükleer programından vazgeçmeye ikna etmeye çalışmak için bir fırsat olarak görüyor. Ancak uzmanlar ve bazı ABD’li yetkililer, bu görüşmelerden önemli bir ilerleme beklemiyor. Ayrıca gazete, Trump’ın geçen yıl sonbaharda gerçekleştirdiği Asya turu sırasında da Kuzey Kore lideriyle görüşmek istediğini ve Pyongyang yönetiminin böyle bir görüşmeye karşı olmadığını belirttiğini hatırlattı. Ancak taraflar, hazırlık için ayrılan sürenin kısıtlı olması nedeniyle görüşmenin organizasyonuna ilişkin konularda anlaşmaya varamadı. TRUMP, İLK BAŞKANLIK DÖNEMİNDE KİM İLE ÜÇ KEZ GÖRÜŞTÜ Bunun yanında Trump, ilk başkanlık döneminde Kuzey Kore’nin nükleer programını durdurması konusunda Kim’i ikna etmek amacıyla üç kez bir araya geldi. ABD ve Kuzey Kore liderleri arasındaki tarihteki ilk zirve, Haziran 2018’de Singapur’da gerçekleştirildi. Zirve, Kuzey Kore’nin nükleer silahlardan arındırılması karşılığında ABD’nin Pyongyang’a güvenlik garantileri vermesini öngören çerçeve bir deklarasyonun imzalanmasıyla sonuçlandı. İkinci görüşme, Şubat 2019’da Vietnam’ın başkenti Hanoi’de yapıldı ancak herhangi bir belge imzalanmadan erken sona erdi. Aynı yıl haziran ayında ise Güney Kore ve Kuzey Kore arasındaki Askerden Arındırılmış Bölge’de (DMZ) üçüncü ve sürpriz bir zirve gerçekleştirildi. Trump, burada Kim Jong-un ile el sıkışarak Kuzey Kore topraklarına ayak basan görevdeki ilk ABD Başkanı oldu. Ancak söz konusu görüşme, Pyongyang’ın nükleer programı konusunda gerçek bir ilerlemeye dönüşmedi. Öte yandan Güney Kore hükûmeti, ABD Başkanı Donald Trump ile Kuzey Kore lideri Kim Jong-un arasında yapılması planlanan görüşmenin organize edilmesine katkı sağlamaya hazır olduğunu açıkladı. Seul yönetimi, bu tür temasların Kore Yarımadası’nda istikrar ve barışa katkı sağlayacağını değerlendiriyor.

Dünya yeni ve tehlikeli bir “nükleer yarış” dönemine giriyor: Yaklaşımlar değişiyor! Haber

Dünya yeni ve tehlikeli bir “nükleer yarış” dönemine giriyor: Yaklaşımlar değişiyor!

On yıllardır yürürlükte olan silahların kontrolüne ilişkin anlaşmaların ardından dünya, nükleer caydırıcılık sisteminin giderek daha öngörülemez hale geldiği yeni bir döneme giriyor. Özellikle Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’ya karşı başlattığı topyekûn savaşın ardından, dünya genelinde nükleer savaş riskinin arttığı görülüyor. "The Washington Post" gazetesinin değerlendirmesine göre, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) güvenlik garantilerine ilişkin artan endişeler, Güney Kore ve Japonya'yı kendi nükleer silahlarını geliştirme seçeneğini açıkça değerlendirmeye itiyor. Çin ve Kuzey Kore'nin artan baskısı da küresel caydırıcılık dengesini değiştirebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor. “KIYAMET SAATİ” TARİHİNİN EN TEHLİKELİ NOKTASINDA Nükleer savaş riskine ilişkin sembolik gösterge olan Kıyamet Saati’nin gece yarısına 85 saniye kalayı göstermesi, mevcut tablonun ciddiyetini ortaya koyuyor. Bu seviye, saatin tarihindeki en kritik nokta olarak kayda geçti. Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’ya karşı başlattığı topyekûn savaşın ardından küresel nükleer riskler daha da arttı. ABD’nin güvenlik garantilerine ilişkin artan soru işaretleri ise Güney Kore ve Japonya’da kendi nükleer silahlarını geliştirme seçeneğinin daha açık biçimde tartışılmasına neden oluyor. Bunun yanında, gazetedeki analizde, 40 yıl önce ABD Başkanı Ronald Reagan ile Sovyet lideri Mihail Gorbaçov'un nükleer silahların tamamen ortadan kaldırılması konusunda anlaşmaya yaklaşmasının ardından oluşan fırsat penceresinin uzun süredir kapandığı belirtildi. Buna rağmen, kademeli adımların nükleer riskleri azaltabileceği ve Kıyamet Saati'nin yeniden geriye çevrilebileceği değerlendirildi. ABD VE RUSYA YENİ BİR SİLAH KONTROLÜ ANLAŞMASINDAN YOKSUN ABD ve Rusya, dünya genelindeki nükleer cephaneliğin yaklaşık yüzde 86'sını elinde bulunduruyor. Ancak iki ülke, 1972'den bu yana ilk kez stratejik silahları sınırlandıran yürürlükte bir anlaşma olmadan karşı karşıya bulunuyor. 2010'da imzalanan ve 2021'de uzatılan Yeni START Anlaşması'nın süresi şubatta sona erdi. ABD Başkanı Donald Trump ise yeni bir anlaşma yapılması yönünde niyetini açıklamıştı. Analize göre, iki ülke arasındaki eski ikili kontrol sistemi artık çok kutuplu nükleer ortamı yönetmekte yetersiz kalıyor. ÇİN VE KUZEY KORE'NİN NÜKLEER KAPASİTELERİ BÜYÜYOR Ayrıca haberde, yaklaşık 600 nükleer savaş başlığına sahip olduğu belirtilen Çin, nükleer kapasitesini hızla artırıyor. Pekin ise ABD ve Rusya ile bu konuda müzakere yürütmeye yanaşmıyor. Kuzey Kore'nin ise 50'den fazla nükleer savaş başlığına sahip olduğu ve yeni silahlar üretmek için gerekli malzemeyi bulundurduğu ifade ediliyor. Bu gelişmeler, Güney Kore ve Japonya'da ABD'nin nükleer şemsiyesine olan güven konusunda yeni tartışmaları beraberinde getiriyor. GÜNEY KORE VE JAPONYA İÇİN NÜKLEER SEÇENEK GÜNDEMDE “Nükleer iyimserlik” olarak adlandırılan yaklaşımın destekçileri, Güney Kore ve Japonya'nın kendi nükleer kapasitesini geliştirmesinin Çin ve Kuzey Kore karşısında yeni bir denge oluşturabileceğini savunuyor. Bu görüşe göre nükleer caydırıcılık geçmişte büyük ölçekli savaşların önlenmesine katkı sağladı. Ancak karşıt görüşte olanlar, nükleer silaha sahip ülke sayısının artmasının yanlış hesaplama, hata ve kontrolsüz tırmanma riskini yükselteceği konusunda uyarıyor. KARAR VERME SÜRESİ GİDEREK KISALIYOR Analizde özellikle balistik füzelerin hedeflerine ulaşma süresinin nükleer caydırıcılık açısından ciddi bir risk oluşturduğu vurgulanıyor. Kuzey Kore veya Çin'den fırlatılacak bir balistik füzenin Vaşington'a yaklaşık 30 dakikada ulaşabileceği, Seul veya Tokyo'nun ise 15 dakikadan daha kısa sürede hedef alınabileceği belirtiliyor. Bu kısa süreler, liderlerin kriz anlarında doğru karar vermesi için sahip olduğu zamanı ciddi şekilde azaltıyor. Öte yandan, Nükleer yarış tartışmaları Avrupa'ya da uzanıyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Avrupa'nın nükleer caydırıcılığı konusunda gizli görüşmeler yürüttüğü bildirilmişti. Ayrıca ABD, Çin'in Lop Nur poligonunda meydana gelen şüpheli bir patlamaya ilişkin yeni bilgiler yayımlamış ve olayın olası bir nükleer denemeyle bağlantılı olabileceğini değerlendirmişti. Batılı kaynaklara göre Rusya'nın nükleer kapasitesini Belarus üzerinden Avrupa Birliği sınırlarına daha yakın bölgelere taşıdığı da iddia ediliyor. Tüm bu gelişmeler, onlarca yıldır nükleer silahların yayılmasını sınırlamaya yönelik oluşturulan sistemin giderek daha kırılgan hale geldiğine ilişkin endişeleri artırıyor.

AB, Rusya'ya karşı en ağır yaptırım paketini hazırlıyor! Haber

AB, Rusya'ya karşı en ağır yaptırım paketini hazırlıyor!

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB'nin önümüzdeki aylarda Rusya'ya yönelik, savaşın başlamasından bu yana hazırlanan en kapsamlı yaptırım paketini sunmayı planladığını açıkladı. Kallas, Alman Die Welt gazetesine verdiği röportajda AB'nin Rusya'ya yönelik yaptırımları önemli ölçüde genişletmeye hazırlandığını belirtti. Temsilci Kallas, AB yaptırımlarının Rusya'ya halihazırda ağır bir ekonomik maliyet getirdiğini belirterek, bu yaptırımların Rusya'nın savaş ekonomisini 1 trilyon avrodan fazla kaynakta mahrum bıraktığını şu sözlerle ifade etti: Sonbahar için savaşın başlamasından bu yana en kapsamlı yaptırım listesini hazırlıyorum. Ayrıca, yeni yaptırım paketinin uygulanmasının ardından yaptırım listesinde yer alan Rus kuruluşlarının toplam sayısının yaklaşık üçte bir oranında artacağını belirten Kallas, Moskova üzerindeki baskının savaş sona erene kadar artırılması gerektiğini vurguladı. YENİ PAKETİN DETAYLARI HENÜZ AÇIKLANMADI Temsilci Kallas, hazırlanmakta olan yeni yaptırım paketinin uygulanacağı tarih veya paketin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi, ancak temmuz ayında AB, Rusya'ya karşı son yaptırım paketini kabul etmiş ve ülkenin bankacılık sektörü ile kripto para ağına yönelik yeni kısıtlamalar getirmişti. Bunun yanında, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Senatosu da Rusya ve İran'a yönelik yaptırımların güçlendirilmesini öngören Lindsay Graham tarafından hazırlanan yasa tasarısını kabul etmişti. Yeni Zelanda ise Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşını destekleyen kişi ve kuruluşları, özellikle Ukraynalı çocukların kaçırılmasına dahil olanları hedef alan yeni yaptırımlar açıklamıştı.

Avrupa, Ukrayna’daki savaş için ABD’den bağımsız alternatif müzakere formatı üzerinde çalışıyor Haber

Avrupa, Ukrayna’daki savaş için ABD’den bağımsız alternatif müzakere formatı üzerinde çalışıyor

Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık’ın, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump yönetiminin Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakerelerde Avrupa’yı dışarıda bırakabileceği endişesiyle alternatif bir müzakere formatı üzerinde çalıştığı bildirildi. The New York Times’ın (NYT) Avrupalı yetkililere dayandırdığı haberine göre, üç ülke Avrupa’nın olası barış görüşmelerinde masada yer almasını güvence altına almak amacıyla ortak bir yaklaşım geliştirmeye çalışıyor. Haberde, Avrupa’nın ortak tutumunun oluşturulmasında Paris ve Berlin’in öncü rol üstlendiği, yakın zamanda hükûmet değişikliğine giden Londra’nın ise Vaşington ile ilişkilerine zarar verme endişesi nedeniyle sürece daha temkinli yaklaştığı belirtildi. Ayrıca, Avrupalı yetkililere göre, Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesi ve Rusya ile ilişkilerin geleceği Avrupa açısından son derece önemli. Bu nedenle Avrupa ülkelerinin, giderek daha öngörülemez hâle geldiğini düşündükleri ABD’ye tek başına güvenmek istemediği ifade edildi. AVRUPA BİR MASAYI PAYLAŞMAK NİYETİNDE Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık'ın, olası bir barış anlaşmasının Avrupa’nın katılımı olmadan imzalanmasını engellemek istediği, ancak Moskova ile yürütülecek müzakerelerde ABD’nin arabulucu rolünün devam edeceğini kabul ettiği aktarıldı. NYT haberinde, Avrupa açısından Ukrayna savaşının ciddi bir güvenlik sorunu olduğu ve Rusya’nın olası bir zaferinin kıta üzerinde büyük sonuçlar doğuracağı değerlendirmesine yer verildi. Bu nedenle "E3" olarak bilinen Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya’nın, Ukrayna’yı destekleyen temel Avrupalı müzakereciler arasında yer alması gerektiğine inandığı belirtildi. Üç ülkenin diplomatlarının üzerinde çalıştığı olası müzakere formatının ayrıntıları ise henüz kamuoyuna açıklanmadı. Öre yandan, Cumhurbaşkanı Zelenskıy daha önce yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın barış görüşmeleri kapsamında her türlü toplantı formatına hazır olduğunu ve ağustos ayında ABD tarafının sürece aktif katılım göstermesini beklediğini belirtmişti.

Rusya, Ukraynalı savaş esirlerinden taburlar kuruyor Haber

Rusya, Ukraynalı savaş esirlerinden taburlar kuruyor

Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) bünyesindeki Savaş Esirlerinin Aranması ve Serbest Bırakılmasının Koordinasyonundan Sorumlu Birleşik Merkez Başkanı Andriy Pasternak, Ukrinform'a yaptığı açıklamada, Rusya'da Ukraynalı savaş esirlerinden oluşturulan taburlardan haberdar olduklarını söyledi. Pasternak, Ukrayna'nın Dış İstihbarat Servisi ve askerî istihbarat birimleriyle birlikte söz konusu oluşumları takip ettiğini ve elde edilen bilgileri kayıt altına aldığını belirterek, “Bu tür taburlardan haberdarız. Dış istihbarat ve askerî istihbarat birimlerindeki çalışma arkadaşlarımızla birlikte bunları takip ediyor ve belgeliyoruz. Böyle vakalar mevcut” ifadelerini kullandı. Başkan Pasternak, kaç taburun oluşturulduğu veya kaç Ukraynalı savaş esirinin bu birliklere dahil edildiği konusunda ise ayrıntı vermedi. RUSYA DAHA ÖNCE DE BENZER BİRLİKLER OLUŞTURMUŞTU Ukraynalı yetkilinin bu konuyla ilgili daha önce yaptığı açıklamaya göre, bu uygulama yeni değil. Daha önce de Rusya'nın Ukraynalı savaş esirlerini kendi ülkesine karşı savaşmaya zorladığına ilişkin vakalar gündeme gelmişti. 2023 yılında Rusya'nın, Ukraynalı savaş esirlerinden “Bohdan Hmelnıtskıy” adlı bir tabur oluşturduğu ve bu birliğin daha sonra cephede Ukrayna'ya karşı kullanıldığına ilişkin haberler yayımlanmıştı. Ukrayna istihbaratı, mevcut durumda da benzer oluşumların kurulduğunu ve güvenlik birimlerinin bunlara ilişkin kanıt toplamaya devam ettiğini bildiriyor. SAVAŞ ESİRLERİNİN KULLANILMASI TARTIŞMA KONUSU Ukrayna tarafı, savaş esirlerinin onları esir alan devletin askeri faaliyetlerinde kullanılmasının uluslararası insancıl hukuk açısından ciddi sorunlar doğurduğunu belirtiyor. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli Savaş Çalışmaları Enstitüsü (ISW) de daha önce Ukraynalı savaş esirlerinin Rus birlikleri bünyesinde savaştırılmasının Cenevre Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerin ihlali olabileceği değerlendirmesinde bulunmuştu.

Avrupa endişeli: Rusya, Baltık ülkeleri ve Polonya'ya yönelik hibrit saldırıları artırabilir! Haber

Avrupa endişeli: Rusya, Baltık ülkeleri ve Polonya'ya yönelik hibrit saldırıları artırabilir!

Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’ya karşı başlattığı topyekûn işgal girişimi ve saldırılarının ardından Avrupa ülkeleri, Kremlin’e yönelik yaptırımları artırırken Ukrayna’ya sağladıkları enerji ve ekonomik desteği de güçlendirdi. Bu durum Rusya’nın söz konusu birlikteliği zayıflatmak amacıyla hibrit saldırılara başvurmasına yol açtı. Moskova, aynı zamanda çeşitli yöntemlerle NATO’nun olası saldırılara vereceği tepkileri sınamaya çalışıyor. Bloomberg'in Avrupalı bir istihbarat yetkilisine dayandırdığı haberine göre, Rus istihbarat ve güvenlik kurumlarının Avrupa'da altyapıya yönelik sabotajlar ve başka aktörlerin üzerine atılabilecek saldırılar da dahil olmak üzere çeşitli hibrit savaş operasyonlarını değerlendirdiğine dair işaretler bulunuyor. Güvenlik gereğiyle ismi açıklanmayan Avrupalı istihbarat yetkilisi, Moskova'nın olası operasyonlarının altyapıya yönelik sabotajların yanı sıra “sahte bayrak” saldırılarını da içerebileceğini belirtti. Yetkili, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Merkezi İstihbarat Teşkilatının (CIA) da bölge ülkelerini gelecekte gerçekleştirilebilecek olası bir Rus saldırısı konusunda bilgilendirdiğini söyledi. CIA ise Bloomberg'in konuya ilişkin yorum talebini yanıtlamadı. Bununla birlikte yetkili, Rusya'nın Avrupa'daki saldırıları artırmayı planladığı izlenimini kasıtlı olarak oluşturuyor olmasının da ihtimal dahilinde bulunduğunu ifade etti. RUSYA'NIN KONVANSİYONEL SALDIRI HAZIRLIĞINA DAİR İŞARET YOK Avrupalı istihbarat yetkilisine göre, Moskova'nın yakın dönemde konvansiyonel bir saldırı veya işgal hazırlığı yaptığına ilişkin herhangi bir işaret bulunmuyor. Bu nedenle olası tehditlerin daha çok sabotaj, siber saldırılar, dezenformasyon, kritik altyapının hedef alınması ve diğer hibrit yöntemler üzerinden şekillenebileceği değerlendiriliyor. Ayrıca, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı savaşın ardından Avrupa ülkeleri, Moskova'nın doğrudan askerî saldırı yerine daha düşük yoğunluklu ve inkâr edilebilir yöntemlerle baskı kurabileceği konusunda uzun süredir uyarıda bulunuyor. Bunun yanında araştırmacılar, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'ya karşı başlattığı geniş çaplı işgalin ardından Avrupa'ya yönelik “gölge savaşını” ( devletlerin veya büyük güçlerin doğrudan birbiriyle silahlı çatışmaya girmek yerine; istihbarat, siber saldırılar, ekonomik ambargolar, paralı askerler veya yerel gruplar ve gizli operasyonlar yoluyla birbirlerini yıprattığı dolaylı mücadele biçimi) önemli ölçüde genişlettiğini belirtiyor. Açıklamalara göre Rusya bağlantılı hibrit saldırıların sayısı 2022-2023 döneminde dört katına, 2023-2024 döneminde ise üç katına çıktı. ABD Helsinki Komisyonunun verilerine göre ise, Şubat 2022 ile Kasım 2024 arasında NATO ülkelerinde Rusya ile bağlantılı olduğu değerlendirilen yaklaşık 150 hibrit operasyon kayda geçti. BALTIK ÜLKELERİ VE POLONYA İÇİN GÜVENLİK ENDİŞESİ Bunu yanı sıra Baltık ülkeleri Estonya, Letonya ve Litvanya ile Polonya, Rusya'nın Avrupa'daki olası hibrit faaliyetleri açısından en hassas ülkeler arasında görülüyor. Bölge ülkeleri, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşının yanı sıra NATO'nun doğu kanadındaki askerî faaliyetleri ve sınır güvenliği nedeniyle Moskova kaynaklı tehditlere karşı güvenlik önlemlerini artırıyor. Öte yandan The Wall Street Journal'a göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in önümüzdeki birkaç yıl içinde bir NATO müttefikine yönelik sınırlı bir saldırıyla ittifakın kararlılığını test etmeye çalışabileceği yönünde değerlendirmeler bulunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.