SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bakü Türkoloji Kurultayı

QHA - Kırım Haber Ajansı - Bakü Türkoloji Kurultayı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bakü Türkoloji Kurultayı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Azerbaycan Kültür Bakanı Kerimli: I. Türkoloji Kurultayı'nın ruhu bugün de Türk dünyasını birleştiriyor Haber

Azerbaycan Kültür Bakanı Kerimli: I. Türkoloji Kurultayı'nın ruhu bugün de Türk dünyasını birleştiriyor

Bakü'de I. Türkoloji Kurulayı'nın 100. yıl dönümüne atıfla tertip edilen "Türk Dünyası Haftası" devam ediyor. Program kapsamında 20’den fazla ülkeden akademisyen ve diplomatik temsilci bir araya geldi. Azerbaycan Cumhuriyeti Kültür Bakanı Adil Kerimli de program kapsamında tertip edilen "Birinci Türkoloji Kurultayı: Yüz Yıllık Bilimsel ve Kültürel Miras" paneline katılan isimler arasında yer aldı. "TÜRK DÜNYASININ VATANSEVERLERİNİN OLUŞTURDUĞU ATMOSFER BUGÜN DE HİSSEDİLİYOR" Etkinlik çerçevesinde gazetecilere değerlendirmelerde bulunan Bakan Kerimli, “Birinci Türkoloji Kurultayı'nın ruhu bugün de Türk dünyasını birleştirmeye devam ediyor. 1926 yılında bu tarihi binada bir araya gelen Türk dünyasının seçkin bilim insanlarının, aydınlarının ve vatanseverlerinin oluşturduğu manevi atmosfer bugün de hissediliyor.” ifadelerini kullandı. Bakan Kerimli, uluslararası kongrede söz alan tüm temsilcilerin, Bakü Türkoloji Kurultayı'nın Türk dünyası açısından taşıdığı istisnai önemi özellikle vurguladıklarını belirtti. “BÖYLE KONUŞMALARI DİNLEDİKÇE ÂDETÂ 100 YIL ÖNCESİNE DÖNÜYORUZ” Öte yandan Bakan Kerimli, şu değerlendirmelerde bulundu: Böyle konuşmaları dinledikçe âdetâ 100 yıl öncesine dönüyoruz. Hatta Kurultay'ın tutanaklarında yer alan konuşmaları okuduğumuzda o dönemin atmosferini, bu duvarlara sinmiş ruhu ve enerjiyi hissetmek mümkün oluyor. Bu birlik ruhu ve ortak değerler etrafında şekillenen düşünce bugün de yaşamaya devam ediyor. Bununla birlikte Bakan Kerimli, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in girişimiyle son yıllarda Türk dünyasının ortak tarihî ve kültürel mirasının korunması ve tanıtılması amacıyla birçok kapsamlı projenin hayata geçirildiğini kaydetti. Bakan Kerimli, ayrıca bu girişimlerin ortak bir kültürel alanın oluşmasına ve Türk halkları arasındaki iş birliğinin daha da güçlenmesine önemli katkılar sağladığını vurguladı. Bakan Kerimli, son olarak kurultayın 100. yılı dolayısıyla düzenlenen etkinliklerin organizasyonuda emeği geçenlere teşekkürlerini iletti.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Danışmanı, Bakü Türkoloji Kurultayı’nın mirasına vurgu yaptı Haber

Kazakistan Cumhurbaşkanı Danışmanı, Bakü Türkoloji Kurultayı’nın mirasına vurgu yaptı

Bakü'de I. Türkoloji Kurulayı'nın 100. yıl dönümüne binaen tertip edilen "Türk Dünyası Haftası" devam ediyor. Program kapsamında 20’den fazla ülkeden akademisyen ve diplomatik temsilci bir araya geldi. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in danışmanı Malik Otarbayev de programa katılan isimler arasında yer aldı. Otarbayev, etkinlik çerçevesinde yaptığı konuşmada kurultaya dair değerlendirmelerde bulundu. KURULTAYIN MİRASI, TÜRK DÜNYASINA DERİN GURUR VE SORUMLULUK DUYGUSU YAŞATIYOR Otarbayev, Birinci Türkoloji Kurultayı'nın 100. yıl dönümünün, kurultayın düzenlendiği tarihî binada kutlanmasının taşıdığı sembolik anlamın önemine vurgu yaptı. Bu tarihi mekânda, Türk dünyasının seçkin bilim insanları ve aydınlarının 100 yıl önce ortak bir gelecek adına bir araya gelerek fikir alışverişinde bulunmuş olmalarının, bugün söz konusu etkinliğe katılanlar arasında derin bir gurur ve sorumluluk duygusu uyandırdığını ifade etti. TÜRK DÜNYASININ SEÇKİN AYDINLARI 100 YIL ÖNCE DE AYNI BİNADA TOPLANMIŞTI "Bu tarihi binada bulunmak ve 100 yıl önce Türk dünyasının ruhunu yücelten büyük bilim insanları ve aydınların burada toplanarak düşüncelerini paylaştıklarını hatırlamak, bizi o döneme götürerek farklı duygular hissettiriyor." ifadelerini kullanan Otarbayev, Kazakistan'dan kurultaya katılan seçkin aydın ve bilim insanlarının da Türkoloji biliminin gelişimine sağladığı katkılara işaret etti. Bununla birlikte Otarbayev, Kazak Türkü aydınların ve bilim insanlarının mirasının bugün de Türk dünyasının ortak bilimsel ve kültürel zenginliği olarak yaşamaya devam ettiğini dile getirdi. OTARBAYEV, TÜRK DİLİ VE KÜLTÜRÜNÜN KORUNUP GELİŞTİRİLMESİNİN BİR SORUMLULUK OLDUĞUNU BELİRTTİ Öte yandan Kazakistan Cumhurbaşkanı Danışmanı, yapay zekânın hızla yaygınlaştığı bir dönemde, gençlerin kendi dillerine ve millî, manevi değerlerine sahip çıkmalarının önemini vurguladı. Ayrıca Otarbayev, Türk halklarının ortak tarihinin, dilinin ve kültürünün korunup geliştirilmesinin bugünün bilim insanları ve araştırmacıları için büyük bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. Otarbayev, son olarak uluslararası ölçekte düzenlenen bu tür bilimsel toplantıların, Türk dünyası arasındaki iş birliğinin daha da güçlenmesine, ortak kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasına ve yeni bilimsel iş birliklerinin kurulmasına önemli katkılar sağladığını kaydetti.

Bakü Türkoloji Kurultayı yaşatılıyor: Azerbaycan’da “Türk Dünyası Haftası" Haber

Bakü Türkoloji Kurultayı yaşatılıyor: Azerbaycan’da “Türk Dünyası Haftası"

26 Şubat ile 6 Mart 1926 tarihleri arasında düzenlenen Bakü Türkoloji Kurultayı’nın 100. yıl dönümü, bir etkinlikle daha taçlandırılıyor. Türk dünyasının incilerinden Azerbaycan, 29 Haziran ile 3 Temmuz 2026 tarihleri arasında Kurultay’ın 100. yıl dönümü dolayısıyla tertip edilecek Türk Dünyası Haftası'na ev sahipliği yapacak. TÜRK DÜNYASINDA BİLİM VE KÜLTÜR RÜZGÂRI ESECEK Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçiliğine bağlı Azerbaycan Kültür Merkezinin resmî sosyal medya hesabı üzerinden yapılan paylaşımda söz konusu hafta içerisinde, bilim ve kültür alanında birçok etkinliğin yapılacağı aktarıldı. Bununla birlikte Türk Dünyası Haftası etkinliğinin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in “Birinci Türkoloji Kurultayı’nın 100. Yıl Dönümünün Kutlanması Hakkında” isimli, 22 Ekim 2025 tarihli Kararnamesi doğrultusunda gerçekleştirileceği belirtildi. DÜNYANIN ÖNDE GELEN TÜRKOLOGLARI BİR ARADA Türk Dünyası Haftası, Azerbaycan Kültür Bakanlığı, Azerbaycan Millî Bilimler Akademisi ve Bilim ve Eğitim Bakanlığının ortak organizasyonuyla; Türk Devletleri Teşkilatı, TÜRKSOY, Bakü Devlet Üniversitesi, Türk Akademisi ve Türk Kültürü ve Mirası Vakfı iş birliğiyle düzenlenecek programın ana etkinliğinin ise “Birinci Türkoloji Kurultayı: Yüz Yılın Bilimsel ve Kültürel Mirası” başlıklı uluslararası kongre olacağı kaydedildi. 29 Haziran’da Haydar Aliyev Merkezi’nde resmî açılış töreninin yapılacağı kongreye, Türk cumhuriyetleri dâhil olmak üzere toplam 20 ülkenin çeşitli bilim merkezlerinden 80 tanınmış Türkolog ile birçok uluslararası kuruluşun temsilcileri katılacak. Ayrıca açılışta, Kurultay’a adanan interaktif bir sergi ve kısa film gösterimi de gerçekleştirilecek.

Türk Akademisi Başkanı Mustafayev: Kırım Tatarları Türkoloji Kurultayı’nda öncü rol oynadı Haber

Türk Akademisi Başkanı Mustafayev: Kırım Tatarları Türkoloji Kurultayı’nda öncü rol oynadı

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde ve “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek” ana temasıyla düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu sona erdi. "Bir Asırlık Dil ve Kimlik: Bakü Türkoloji Kurultayından Türk Entegrasyonuna" konulu panelde konuşan Türk Akademisi Başkanı Şahin Mustafayev, panel sonrasında Kırım Haber Ajansının (QHA) sorularını yanıtladı. Mustafayev, Bakü Türkoloji Kurultayı’nın düzenlenmesinde Kırım Tatarlarının önemli rol üstlendiğini belirtti. Mustafayev, özellikle Kırım Tatar Türkolog Bekir Sıtkı Çobanzade’nin kurultayın bilimsel programının hazırlanmasında kilit bir isim olduğunu vurguladı. Çobanzade’nin dönemin en önemli Türkolog ve dil bilimcilerinden biri olduğunu ifade eden Mustafayev, tüm Türk lehçelerine hâkim bir bilim insanı olarak özel davetle Bakü’ye çağrıldığını söyledi. "KIRIM TATAR BİLİM İNSANLARI ÖNCÜ ROL OYNADI" Kurultayın fikir dünyasının ise Kırım Tatar siyasetçi, düşünür, yazar, eğitimci ve yayıncı İsmail Bey Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” anlayışından ilham aldığını belirten Mustafayev, Kırım Tatar bilim insanlarının Türkoloji alanında öncü konumda olduğunu dile getirdi. Mustafayev ayrıca, 1930’lu yıllarda birçok Türk bilim insanı gibi Çobanzade’nin de şehit edildiğini hatırlattı.

Türkolojinin yüz yılı: Bülent Tanatar, Bakü Türkoloji Kurultayı’nı QHA’ya anlattı Haber

Türkolojinin yüz yılı: Bülent Tanatar, Bakü Türkoloji Kurultayı’nı QHA’ya anlattı

Kırım Tatarlarının dünya ve Türk kamuoyundaki sesi olan Emel Dergisi Editörü, yazar ve çevirmen Bülent Tanatar, 26 Şubat ve 6 Mart 1926 tarihleri arasında Bakü’de tertip edilen I. Türkoloji Kurultayı’nın yüzüncü yıl dönümü münasebetiyle, Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirmelerde bulundu. KURULTAYDA ORTAK YAZI DİLİ, TÜRK TARİHİ VE ETNOGRAFYASI ELE ALINDI “Bu, bilimsel bir kurultay gibi görünüyor ama aslında bunun arka planında siyaset de var. Bu kongreye ön ayak olan, bu kongreyi başlatan Azerbaycanlı Samed Ağamalıoğlu (Azerbaycan SSR Merkez Yürütme Komitesi Başkanı) ve onunla iş birliği yapan kişilerin siyasi bir ajandaları vardı.” ifadelerini kullanan Tanatar, 1926 yılının başında Bakü’de toplanan kurultayının kökeninin 1922 yılının başlarına dayandığını kaydederek “Gündeme getirilen konuların içinde sadece dil, yazı dili, edebiyat ve alfabe konuları yoktu, aynı zamanda Türk halkları tarihi ve etnografyası da vardı.” dedi. KURULTAYIN SİYASİ ARKA PLANI, BİRÇOK KATILIMCININ DİKKATİNDEYDİ Bakü Türkoloji Kurultayı’nda belirlenen hedeflere ulaşmak adına yapılması gerekenlerin ve bu amaçlar doğrultusunda nasıl bir kurumsallaşmanın meydana geleceğinin de tartışıldığını dile getiren Tanatar, Kurultayın siyasi arka planının da birçok katılımcının dikkatinde olduğunu, bazı tartışmalarda da bu düşüncenin ifade edildiğini vurguladı. Kurultay kapsamında tarih, etnografya, edebiyat ve bu alanların geliştirilmesinden de bahsedildiğini, dolayısıyla Kurultayın yalnızca alfabe üzerindeki fikir ayrılıklarına indirgenemeyeceğini bildiren Tanatar, Kurultay kapsamında tarihte iz bırakan en belirgin konunun yeni bir alfabeye geçiş olduğunu, diğer konulardaki kurumsallaşmaların ise aynı oranda kalıcı olmadığına dikkat çekti. Kırım Tatar heyeti içerisinde en çok dikkat çeken katılımcının ise Bekir Sıdkı Çobanzade olduğunu ifade eden Tanatar, “Gerek kurultayda gerek kurultay sonrası Çobanzade, Sovyetler Birliği’ndeki Türk dil bilimciler arasında her zaman bir numaralı kişi oldu.” dedi. Bununla birlikte, Kurultayın hazırlık süreci adına 1924 yılında yapılan tanıtım gezisinde Kırım’ın çeşitli yerlerinin gezildiğini ve Kırım’ın önde gelen simalarıyla konuşularak yeni alfabe üzerine ve eski Arap alfabesinin nasıl ıslah edilerek korunabileceği konusunda bir nabız yoklaması yapıldığını dile getiren Tanatar, tanıtım gezisi çerçevesinde Kurultaya katılacak Kırım Tatar heyetinin ve diğer katılımcıların da fikirlerinin alındığını belirtti. KURULTAYDA, TÜRK DÜNYASININ DİL BİRLİĞİNİN SAĞLANMASI AMAÇLANDI Çobanzade’nin, alfabelerde toplumların birbirinden uzaklaşmasına sebep olacak değişiklikler yapmak yerine, Türk dünyasında dil birliğini sağlayacak şekilde çalışılmasına yönelik argümanları olduğunu dile getiren Tanatar, “Türk dil birliği eski bir mevzu. Bunu en çok çalışan ve pratiğe geçiren kişi İsmail Bey Gaspıralı’ydı. Yalnızca Tercüman gazetesi değil, yaptığı temaslarla da en çok çalışan kişi Gaspıralı’ydı.” şeklinde konuştu. Öte yandan, Türk dünyasından olan katılımcıların bu tür bakış açılarıyla Türk dünyasını birleştirmek ve ortak zeminler kurmak için girişimlerde bulunduğunu belirten Tanatar, Sovyet rejiminin o zamanki politikasının, Türk dünyasının geçmişinden kopması ve birbirleriyle olan bağlarının zayıflaması adına Latin alfabesine geçilmesini elzem gördüğünü fakat bunu açık bir şekilde ifade edilmediğini belirtti. Bununla birlikte, bu kurultaydan sonra Kırım’da 1928’den sonra Latin alfabesinin yürürlüğe girdiğini ve kısa bir süre için bütün neşriyatın Latin alfabesiyle yapıldığını hatırlatan Tanatar, “Kurultay içindeki tartışmalarda dahi bunun izleri var, bunu dile getirmiş insanlar var. Daha sonra da Latin alfabesi kısa bir süre denendikten sonra Türk dünyasının eskiyle ve dış dünyayla bağları koparılıyor. Daha sonra da Rus dilinin özellikleriyle Kiril alfabesi, 1938 senesinde yürürlüğe giriyor.” ifadelerini kullandı. Tanatar, ayrıca, bazı Türk cumhuriyetlerinin bugün ortak Latin alfabesine geçmek adına bazı hamleler yaptığını fakat bunun siyasetten tam bağımsız bir ortamda yönetilmesi gereken, uzun bir süreç olduğunu belirtti. KIRIM’DA LATİN ALFABESİNE GEÇİŞ, GEÇMİŞLE KURULAN BAĞI ETKİLEDİ Mİ? Kırım’da 1928’den sonra Latin alfabesinin yürürlüğe girmesinden sonra kısa bir süre için bütün neşriyatın Latin alfabesiyle yapıldığını hatırlatan Tanatar, “Gaspıralı dönemi ve daha sonra Sovyetler’in ilk dönemindeki neşriyata baktığınız zaman okuduğunuz Kırım Tatarcayla, 1930’lu yıllara varmadan hatta 1930’lu yılların içerisinde ister Latin alfabesiyle ister Kiril alfabesiyle olsun, yazılan Kırım Tatarca metinler arasında çok büyük ayrışmalar var.” değerlendirmesini yaptı. Söz konusu metinlerde sözcük seçimleri, sentaks ve imlâda bozulmalar olduğunu dile getiren Tanatar, öte yandan, “Yine de 1920’ler, en azından tırnak içinde de olsa özgürce tartışma zemininin bulunabildiği yıllar oldu. Kırım Tatarlarına biraz oyalanma şansı verilmişti fakat daha sonra bu şans, ne Kırım Tatarlarına ne de Sovyetler Birliği içerisindeki bağımlı uluslara bahşedildi. Her biri için zorunlu gündemler oluşturuldu ve onlara tanınmış çerçeve içerisinde kalacak şekilde bilgi edinebilecekleri ve iletişim kurabilecekleri bütün imkânlar kısıtlandı.” dedi. TÜRKOLOJİ BİLİMİNİN YÜZ YIL SONRAKİ GELECEĞİ ADINA NELER YAPILMALI? Ayrıca, hem Kırım Tatarları hem de Türk halkları açısından Türkoloji biliminin geleceğindeki yüz yılını değerlendiren Tanatar, Kırım’ın Rus işgali altında olduğunu vurgulayarak Rusya’nın Kırım Tatarlarına uyguladığı baskı ve sansürün Kırım Tatarcanın gelişmesi önünde bir engel teşkil ettiğini beyan etti. Türkistan coğrafyasında bulunan Türk cumhuriyetlerinin Türk dilini geliştirmek adına nispeten daha rahat bir konumda olduğunu kaydeden Tanatar, son olarak “Henüz daha yolun başında olduğumuz görülüyor. Bilim ve edebiyat üretiminin kendi başına gelişmeyeceğini bildiğimiz için, dünya üzerinde entelektüel faaliyetlere yol verebilecek en önemli artı değer önce ekonomik olarak üstünlüğünüzü ispat etmemizdir. Bu ekonomi üzerinde sosyal düzen kurulur, dayanışma olur ve toplum bütünleşir. Ancak bundan sonra ilim, bilim ve edebiyatın daha yetkin bir şekilde gelişebileceğini düşünüyorum. Türk dünyası, her bölge birbirinden farklı olmakla beraber henüz bundan uzak ama umarım yüz yıl içerisinde bu noktaya çok hızlı bir şekilde gelinir. Önemli olan aydınların bu konularda düşünceler oluşturup bu konuda bir basınç yaratmak adına uğraş vermeleri, bunun için de biraz inanç lazım.” ifadelerine yer verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.