SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Beyin Yıkama

QHA - Kırım Haber Ajansı - Beyin Yıkama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beyin Yıkama haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

KTMM Başkanı Çubarov: Kırım, Rusya için bir yaşam alanı değil, askeri üstür! Haber

KTMM Başkanı Çubarov: Kırım, Rusya için bir yaşam alanı değil, askeri üstür!

Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’de dün gerçekleştirilen 5. Uluslararası Kırım Platformu Uzmanlar Ağı Forumu, düzenlenen panellerle Kırım'daki son durumu gözler önüne serdi. Yarımadada yürütülen kimlik mücadelesi, artan baskılar, Ruslaştırma politikaları, gençlerin siyasi bilincinin dönüştürülmesi ve kültürel mirasın yok edilmesi gibi hayati konuların masaya yatırıldığı panelde en çarpıcı açıklama Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov’dan geldi. “KENDİLERİNE BOYUN EĞMEYEN İNSANLARI YARIMADADAN SÜRÜYORLAR” KTMM Başkanı Refat Çubarov, Kremlin’in Kırım’a bakış açısını ve yarımadada yürüttüğü demografik mühendisliği şu sözlerle ifşa etti: Rusya Federasyonu, 2014 yılında Kırım'ı işgal ederken burayı yalnızca Ukrayna'ya ve diğer devletlere karşı yeni bir saldırı dalgası başlatabileceği bir askerî üs olarak gördü. Eğer Kırım bir askerî üsse, o zaman Rusya'nın işgali kabul etmeyen insanlara ihtiyacı yoktur. İşte bu yüzden işgale boyun eğmeyen herkesi, özellikle de Kırım Tatar halkını yarımadadan dışlayıp sürmek istiyorlar. Tam 12 yıldır çocuklarımızın zihinlerini yıkayıp öldürmek için her şeyi yaptılar. Yarımadada tam bir Ruslaştırma, asimilasyon, Kırım tarihinin çarpıtılması ve Rus tarihi hafızasının zorla dayatılması süreci yaşandı. Çubarov, Ukrayna'nın şimdiden işgalden kurtarma sonrasına hazırlanması gerektiğini belirterek; tarihi yer adlarının geri iade edilmesi, Kırım Tatar ve Ukrayna kimliğini yeniden canlandıracak yeni ders kitapları ile programların bugünden hazırlanması çağrısında bulundu. 2022’DEN SONRA BASKILAR KAT KAT ARTTI Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi Olga Kurışko ise tam ölçekli işgal girişiminin başladığı 2022 yılından sonra yarımadadaki baskıların akılalmaz bir boyuta ulaştığını belirtti. Kurışko, Rusya'nın idari ve ceza kanunlarında yaptığı değişikliklerle sivil halkı tamamen nefessiz bıraktığını söyledi: Bugün Kırım’da Ukrayna’ya yönelik en ufak bir kamusal destek veya işgalci yönetime yönelik basit bir eleştiri bile doğrudan hapis ya da kovuşturma gerekçesi sayılabiliyor. Özellikle son dönemde idari gözaltı ve tutuklamaların sayısında muazzam bir artış var. İnsanları gözaltına alıp, kendi siyasi duruşları ve fikirleri yüzünden kameralar karşısında zorla özür diledikleri videolar kaydetmeye zorluyorlar. Rusya 12 yılda Kırım'da kendi sesine sahip olmanın neredeyse imkânsız olduğu bir korku imparatorluğu inşa etti. Bu şartlarda Ukrayna veya Kırım Tatar kimliğini korumak olağanüstü zor; insanlar bu kimliği ancak işgal bölgesinden kaçıp kurtulduklarında açıkça yaşayabiliyorlar. "EN BÜYÜK TEHLİKE ÇOCUKLARA SAVAŞIN BİR NORM OLDUĞUNUN DAYANILMASI” Almenda Sivil Toplum Eğitim Merkezi Ulusal Savunculuk Bölüm Başkanı Valentina Potapova, Kırım’daki eğitim sisteminin bir beyin yıkama mekanizmasına dönüştüğünü vurguladı. Kimliğin hayatın ilerleyen dönemlerinde yeniden kazanılabileceğini ancak bozulan "siyasi bilincin" tamirinin çok daha zor olduğunu belirten Potapova, "Rusya Federasyonu bugün eğitim sistemi aracılığıyla çocuklara savaşı normal bir olgu gibi algılamayı, Rus saldırganlığını haklı görmeyi ve diktatörlüğe rıza göstermeyi öğretiyor. Eğitim, eleştirel düşünceyi yok ederek sadece savaşa hazır askerler yetiştiriyor. İşgal bittiğinde yüzleşeceğimiz en büyük sorun bu olacak." uyarısında bulundu. Bölgesel İnsan Hakları Merkezi Uzmanı Andriy Lutsık da Rusya'nın Kırım'da sadece kültürel mirası yok etmediğini, Ukrayna ve Kırım Tatar varlığını tamamen silerek yarımada üzerindeki kontrolünü kalıcı kılmak adına Kırım halkının siyasi ve kültürel kimliğine topyekûn, planlı bir imha saldırısı yürüttüğünü ifade etti.

Jean Reno’dan savaşın en büyük yarasına roman: Kaçırılan Ukraynalı çocukların izinde Haber

Jean Reno’dan savaşın en büyük yarasına roman: Kaçırılan Ukraynalı çocukların izinde

Fransız aktör Jean Reno, Rusya tarafından kaçırılan Ukraynalı çocuklar konusunu ele alan yeni kitabını okurlarıyla buluşturdu. Sibirya’daki gizli kamplarda tutulan çocukların dramını bir casusluk hikayesiyle harmanlayan Reno, yaşananları "beyin yıkama çılgınlığı" olarak nitelendirdi. Fransız basınında yer alan haberlere göre, Jean Reno'nun kaleme aldığı romanın merkezinde, Fransız dış istihbarat servisi DGSE için çalışan eski bir masöz olan Emma karakteri yer alıyor. Emma, gizli bir görevle Sibirya’nın derinliklerine sızarak, kaçırılan Ukraynalı çocukların tutulduğu ve sözde "yeniden eğitim" adı altında asimilasyona tabi tutulduğu kapalı bir merkeze giriyor. Kitap, çocukların maruz kaldığı bu süreci ve alıkonulma koşullarını bir kurgu üzerinden belgeleyerek okura sunuyor. "SİYASET DEĞİL, BİR İNSANLIK TRAJEDİSİ” Eserinin siyasi bir bildiri olmadığını, aksine yaşanan trajediyi sanatsal bir formla anlama çabası olduğunu belirten Jean Reno, kitabın çıkış noktasını şu sözlerle özetledi: Bu çocukların beyinlerinin yıkanması için götürülmelerini tam bir çılgınlık olarak gördüm. Siyaset yapmıyorum, sadece bu durumdan bir roman çıkarmak ve bu acıyı hissettirmek istedim. Jean Reno, yaklaşık 20 bin çocuğun zorla yerinden edildiği bilgisini aldıktan sonra bu konuya odaklandığını belirterek, edebiyatın gücüyle bu insani drama ışık tutmaya çalıştığını vurguladı. EN AZ 20 BİN UKRAYNALI ÇOCUK KAÇIRILDI Ukrayna’nın “Savaşın Çocukları” adlı ulusal veri tabanına göre, Rusya'nın Ukrayna'yı topyekûn işgal girişiminin başlangıcından bu yana Rusya tarafından işgal edilen bölgelerden yaklaşık 20 bin Ukraynalı çocuğun kaçırıldığı belgelendi. Öte yandan Ukraynalı yetkililer, gerçek sayının 200 bin ila 300 bin arasında olabileceğini ifade ediyor. PUTİN HAKKINDA YAKALAMA EMRİ Mart 2023’te Uluslararası Ceza Mahkemesi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rusya Çocuk Hakları Komiseri Maria Lvova-Belova hakkında Ukraynalı çocukların yasa dışı şekilde kaçırılması suçlamasıyla tutuklama kararı çıkarmıştı. Moskova yönetimi ise söz konusu suçlamaları reddediyor

İşgal altındaki bölgelerde yeni propaganda dalgası: Okullar "asker devşirme" merkezine dönüştü Haber

İşgal altındaki bölgelerde yeni propaganda dalgası: Okullar "asker devşirme" merkezine dönüştü

Rus işgal yönetimi, işgal altındaki Ukrayna bölgelerinde çocuklara yönelik yeni bir ideolojik kampanya başlattı. "Vatan Savunucuları Günü Haftası" adı altında yürütülen faaliyetlerle, 10-11 yaşındaki çocuklara işgalci güçlere sadakat ve savaşın bir "erdem" olduğu düşüncesi aşılanıyor. Ukrayna merkezli Doğu İnsan Hakları Grubunun bildirdiğine göre, Rusya işgal altındaki topraklarda eğitimi bir savaş enstrümanı olarak kullanmaya devam ediyor. "Önemli Şeyler Hakkında Konuşmalar" başlığıyla düzenlenen zorunlu derslerde, çocukların zihin yapısını işgalci devletin çıkarlarına göre şekillendirmeyi amaçlayan sistematik bir "beyin yıkama" süreci işletiliyor. BEŞİNCİ SINIF ÇOCUKLARINA “SAVAŞ ERDEMİ” ÖĞRETİLİYOR İnsan hakları savunucuları, özellikle işgal altındaki Svitlodarsk şehrindeki okullarda yürütülen faaliyetlerin çarpıcı detaylarını paylaştı. Henüz beşinci sınıf düzeyindeki öğrencilere, Ukrayna topraklarını işgal eden ve "DNR kahramanları" olarak adlandırılan militanların "kahramanlıkları" ve askerî hizmetin "onuru" üzerine dersler veriliyor. Bu teorik anlatımların ardından çocuklar, "Anavatanımızın Savunucuları" adlı Rusya genelindeki geniş kapsamlı kampanyaya katılmaya zorlanıyor. Süreçte çocukların bizzat propaganda aracına dönüştürüldüğüne dikkat çeken insan hakları savunucuları, okul bünyesinde kurulan "vatanseverlik grupları" ve "sınıf başkanlıkları" aracılığıyla akran baskısının tetiklendiğini ifade ediyor. Bu sisteme katılmayı reddeden veya mesafeli duran çocuklar, okul ortamında tecrit ve psikolojik baskıyla karşı karşıya kalıyor. GELECEK NESİLLER HEDEFTE Okulların birer siyasi seferberlik platformuna dönüştürüldüğünü vurgulayan hukukçular, oluşturulan yeni değerler sisteminde savaşın "normal", işgalciye hizmetin ise "yüce bir görev" olarak pazarlandığını belirtiyor. Tehlikenin boyutu raporda şu şekilde değerlendirildi: Savaş sadece cephede sürmüyor; çocukların zihninde de devam ediyor. İşgalci rejim, bu topraklarda on yıllar boyunca kalıcı olabilmek için asıl tahkimatı çocukların bilincinde yapmaya çalışıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.