SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Boğaziçi Üniversitesi

QHA - Kırım Haber Ajansı - Boğaziçi Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Boğaziçi Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Boğaziçi’nde "Turan" Rüzgârı: Türk Dünyası Zirvesi düzenlendi Haber

Boğaziçi’nde "Turan" Rüzgârı: Türk Dünyası Zirvesi düzenlendi

Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde on yılı aşkın süredir Türkoloji, tarih, kültür ve sosyal bilimler alanlarında millî bir perspektifle akademik ve kültürel faaliyetler yürüten bağımsız bir öğrenci topluluğu olan Türk Araştırmaları Kulübü (BÜTAK), 3 Mayıs 2026 Pazar günü Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’te “Türk Dünyası Zirvesi”ni tertip etti. 3 Mayıs Türkçüler Günü’nde gerçekleştirilen zirve; Türk dünyasının güncel ve stratejik meselelerinin tartışıldığı, Turan coğrafyasından pek çok katılımcının ağırlandığı kapsamlı bir etkinlik olarak kayıtlara geçti. Türk milletinin tarihî, kültürel ve entelektüel birikimini katılımcılarla buluşturarak kalıcı bir farkındalık oluşturmayı amaçlayan zirve, Albert Long Hall ve Güney Meydan’da eş zamanlı programlarla icra edildi. ZİRVEDE ÖNEMLİ İSİMLER BİR ARAYA GELDİ Zirvenin açılış konuşması, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından gerçekleştirildi. Tatar konuşmasında, Türk dünyasının bir arada durmasının stratejik önemine ve bu birliktelikte Kıbrıs Türklerinin üstlendiği kritik role değinerek oturumları başlattı. Ardından söz alan Prof. Dr. Ahat Andican, özerk veya bağımsız devlet organizasyonu olarak faaliyet gösteren tüm Türk devletlerinin günümüz dünyasındaki ilişkilerini analiz ederek, Türk dünyası birlikteliğinin önemini vurguladı. İlk oturum, geçmişte Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreterliği ve çeşitli ülkelerde büyükelçilik görevlerinde bulunan Halil Akıncı’nın sunumuyla tamamlandı. Akıncı, Türk kimliğinin diplomatik temsiline ve Türk dünyasının genel durumuna ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. İkinci oturum, Prof. Dr. Ahmet Taşağıl’ın “Türklerin Tarih Sahnesine Çıkışı” başlıklı konuşmasıyla başladı. Taşağıl, Türklerin tarihteki ilk teşkilatlı yapılarını, bizzat incelediği yazılı Çin kaynaklarından belgeler sunarak katılımcılara aktardı. Dr. Göksel Gökçe ise Türk- İslam sentezi sonrası oluşan Türk kültürünün en önemli eserlerinden biri olan Dede Korkut Hikayeleri üzerinden; göçlerin ve farklı kültürlerle etkileşimlerin Türk dünyasında yarattığı değişimleri ele aldı. Zirvenin son konuşmacısı olan Prof. Dr. Mehmet Akif Okur, “Küresizleşme ve Türk Dünyası: Dünyalar Arasında, Dünyamızın Peşinde” başlıklı sunumunda, ulusların kendi içine kapandığı yeni dünya düzeninde Türk dünyasının izlemesi gereken stratejik politikaları tartışmaya açtı. KÜLTÜREL ETKİNLİKLER VE KONSERLER Zirve sadece akademik tartışmalarla sınırlı kalmadı. Güney Kampüs Meydanı’nda kurulan "Türkistan Coğrafyası Kültür ve Müzik Fuaye Alanı", katılımcılara kültürel bir yolculuk sundu. "Grup Mesa-i" ve "Grup Arkaiym"; dombra, ağız kopuzu ve kam davulu gibi kadim enstrümanlarla Türkistan ezgilerini Boğaziçi semalarına taşıdı. Etkinlik kapsamında katılımcılar ayrıca, alanda sergilenen Türk dünyasına ait kültürel materyalleri inceleme fırsatı buldu.

Boğaziçi Üniversitesi Türk Araştırmaları Kulübünden Kırım Tatar Sürgünü anması Haber

Boğaziçi Üniversitesi Türk Araştırmaları Kulübünden Kırım Tatar Sürgünü anması

18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 80. yıl dönümü münasebetiyle Boğaziçi Üniversitesi Türk Araştırmaları Kulübü, 17 Mayıs 2024 tarihinde resmî sosyal medya sayfaları aracılığıyla bir mesaj yayımladı. Sovyetler Birliği'nin Türklere karşı gerçekleştirdiği sistematik soykırım faaliyetlerinin bir örneği olan Kırım Tatar Sürgünü’nün yıl dönümünde, birkaç gecede yük trenlerine doldurulup zorlu coğrafyalara sürülerek katledilen yüz binlerce Türk'ü rahmetle anıyoruz. Sürgünden sağ… pic.twitter.com/92px4tCYOP — Boğaziçi Üniversitesi Türk Araştırmaları Kulübü (@BogaziciTAK) May 17, 2024 SSCB'nin, Kırım Tatar halkına yönelik olarak gerçekleştirdiği sürgünün, Türklere karşı uyguladığı sistematik soykırım faaliyetlerinin bir örneği olduğu vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Sovyetler Birliği'nin Türklere karşı gerçekleştirdiği sistematik soykırım faaliyetlerinin bir örneği olan Kırım Tatar Sürgünü’nün yıl dönümünde, birkaç gecede yük trenlerine doldurulup zorlu coğrafyalara sürülerek katledilen yüz binlerce Türk'ü rahmetle anıyoruz. Sürgünden sağ kurtulan soydaşlarımızın aramızda yaşamakta olan torunlarını sevgiyle kucaklıyoruz. Unutulmamalıdır ki, Türk milletinin ömrü, Türkleri bu topraklardan silme teşebbüsünde bulunmuş her türlü rejimi ve unsuru tarihe gömmeye yetmiştir." ???? 80 yıldır dinmeyen acı: 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgün ve Soykırımı pic.twitter.com/YcZoYflQPH — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 16, 2024 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI Sovyet hükûmeti, Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944’te Kırım’daki tüm Kırım Tatarlarını sürgün etti. Sürgün sırasında Kırım Tatar erkeklerin büyük bir çoğunluğu Kızılordu’da Alman Nazi ordusuna karşı savaşıyordu. Çoğunlukla kadınlar, çocuklar, yaşlılar olmak üzere hayvan vagonlarına doldurulan Kırım Tatarları; Türkistan, Urallar ve Sibirya’ya sürgün edildi. Kırım’dan sürgün edilen 420 bini aşkın Kırım Tatarının yüzde 46’sı sürgün yolunda veya gittikleri yerlerde açlık, susuzluk ve hastalık gibi çeşitli sebeplerden dolayı hayatını kaybetti. Sovyet yönetimi, sürgünden sonra Kırım’da, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Adeta bir kültürel soykırım dalgası başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere Yarımada'daki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi.  Sovyet yönetimi, Vatan Kırım’ın demografik yapısını değiştirmeyi amaçladı. Ancak Kırım Tatarları, bağrından koparıldıkları o aziz Vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. Nihayet, yıl 1989’u gösterdiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. O tarihten itibaren Kırım Tatarları yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Kırım Tatarları, 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuluyordu. Anavatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırılıyordu. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte Kırım Tatarları vatana dönmeye başladı. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan'da kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de ise Kanada parlamentosunun alt kanadı olan avam kamarası 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.