SON DAKİKA
Hava Durumu

Boğaziçi Üniversitesi Türk Araştırmaları Kulübünden Kırım Tatar Sürgünü anması

Boğaziçi Üniversitesi Türk Araştırmaları Kulübü, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 80. yıl dönümü dolayısıyla bir paylaşımda bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 18.05.2024 01:39
Haber Güncellenme Tarihi: 18.05.2024 04:17
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Boğaziçi Üniversitesi Türk Araştırmaları Kulübünden Kırım Tatar Sürgünü anması

18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 80. yıl dönümü münasebetiyle Boğaziçi Üniversitesi Türk Araştırmaları Kulübü, 17 Mayıs 2024 tarihinde resmî sosyal medya sayfaları aracılığıyla bir mesaj yayımladı.

SSCB'nin, Kırım Tatar halkına yönelik olarak gerçekleştirdiği sürgünün, Türklere karşı uyguladığı sistematik soykırım faaliyetlerinin bir örneği olduğu vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Sovyetler Birliği'nin Türklere karşı gerçekleştirdiği sistematik soykırım faaliyetlerinin bir örneği olan Kırım Tatar Sürgünü’nün yıl dönümünde, birkaç gecede yük trenlerine doldurulup zorlu coğrafyalara sürülerek katledilen yüz binlerce Türk'ü rahmetle anıyoruz.

Sürgünden sağ kurtulan soydaşlarımızın aramızda yaşamakta olan torunlarını sevgiyle kucaklıyoruz.

Unutulmamalıdır ki, Türk milletinin ömrü, Türkleri bu topraklardan silme teşebbüsünde bulunmuş her türlü rejimi ve unsuru tarihe gömmeye yetmiştir."

18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI

Sovyet hükûmeti, Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944’te Kırım’daki tüm Kırım Tatarlarını sürgün etti. Sürgün sırasında Kırım Tatar erkeklerin büyük bir çoğunluğu Kızılordu’da Alman Nazi ordusuna karşı savaşıyordu. Çoğunlukla kadınlar, çocuklar, yaşlılar olmak üzere hayvan vagonlarına doldurulan Kırım Tatarları; Türkistan, Urallar ve Sibirya’ya sürgün edildi. Kırım’dan sürgün edilen 420 bini aşkın Kırım Tatarının yüzde 46’sı sürgün yolunda veya gittikleri yerlerde açlık, susuzluk ve hastalık gibi çeşitli sebeplerden dolayı hayatını kaybetti.

Sovyet yönetimi, sürgünden sonra Kırım’da, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Adeta bir kültürel soykırım dalgası başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere Yarımada'daki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. 

Sovyet yönetimi, Vatan Kırım’ın demografik yapısını değiştirmeyi amaçladı. Ancak Kırım Tatarları, bağrından koparıldıkları o aziz Vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. Nihayet, yıl 1989’u gösterdiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. O tarihten itibaren Kırım Tatarları yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü.

Kırım Tatarları, 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuluyordu. Anavatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırılıyordu. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte Kırım Tatarları vatana dönmeye başladı. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan'da kaldı.

2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti.

2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de ise Kanada parlamentosunun alt kanadı olan avam kamarası 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.