SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Brüksel

QHA - Kırım Haber Ajansı - Brüksel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Brüksel haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bakan Uraloğlu, Brüksel'de konuştu: AB için Orta Koridor stratejik zorunluluk Haber

Bakan Uraloğlu, Brüksel'de konuştu: AB için Orta Koridor stratejik zorunluluk

Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenen Bağlantısallık Gündemi Platformu açılışı kapsamında düzenlenen “Karadeniz ve Güney Kafkasya'da Trans-Hazar Ulaştırma Koridoru'nun (TCTC) Gelecek Perspektifi” panelinde konuştu. “HÜRMÜZ BOĞAZI AÇIK TUTULMALI” Ukrayna-Rusya Savaşı nedeniyle Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin (AB) en önemli kara kapısı haline geldiğine dikkati çeken Bakan Uraloğlu, bu kapının önemli bir bileşeni olan ve Orta Koridor olarak adlandırılan Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru'nun çoğu zaman Türkiye açısından bir bağlantısallık fırsatı olarak değerlendirildiğini anlattı. Uraloğlu, AB'nin son dönemde yayımladığı politika belgeleri ve aldığı yatırım kararlarının farklı bir gerçeğe işaret ettiğini, güvenilir ve etkin işleyen bir Orta Koridor'un asli faydalanıcısının sadece Türkiye değil, Türkistan ve Avrupa olduğunu vurguladı. Son yıllarda Kızıldeniz geçişinde yaşanan güçlüklerin tedarik zincirleri üzerindeki etkisini anımsatan Uraloğlu, "Hürmüz Boğazı etrafında yaşanan gelişmeler küresel tedarik zincirlerinin karşı karşıya olduğu riskleri bir kez daha ortaya koymaktadır. Açıklıkla ifade etmek gerekir ki Hürmüz Boğazı'nın serbest ve kesintisiz geçişe açık tutulması küresel ticaret ve tedarik zincirleri açısından öneme sahiptir." ifadelerini kullandı. “ORTA KORİDOR STRATEJİK BİR BAĞLANTISALLIK EKSENİDİR” Bakan Uraloğlu, "AB'nin küresel rekabetçiliğinin korunması, kritik ham maddelere erişiminin güvence altına alınması, tedarik zincirlerinin dayanıklılığının artırılması ve jeopolitik darboğazlara bağımlılığının azaltılması önemlidir. Bu açıdan AB için Orta Koridor üzerinden istikrarlı ve kesintisiz yük akışının sağlanması artık stratejik bir gereklilik ve zorunluluk haline gelmiş durumda. Bu da gösteriyor ki Orta Koridor, bölgemizi birbirine bağlayan bir ulaştırma güzergahının ötesinde ekonomik güvenliği ve ticaretin sürekliliğini destekleyen stratejik bir bağlantısallık eksenidir." değerlendirmesinde bulundu. Orta Koridor'un geleceğinin kapasitesi artırılmış, dijitalleşmiş, sınır geçişleri kolaylaştırılmış ve yatırım projeleriyle desteklenmiş bütünleşik bir Avrupa bağlantı sistemine dönüşmesinde yattığına işaret eden Uraloğlu, "Türkiye, demir yolları, limanlar, lojistik merkezler ve sınır geçiş altyapılarına önemli yatırımları hayata geçirmiştir. Sadece son 20 yıllık dönemde 355 milyar dolarlık yatırım yaptığımızın altını çizmek isterim. Orta Koridor, Türkiye'nin bu güçlü altyapısı sayesinde Avrupa'nın ihtiyaç duyduğu dayanıklı bağlantısallığın temel unsurlarından biri olarak öne çıkmaktadır." diye konuştu. “VİZELER KALDIRILMALI” Herkes için kazan-kazan politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Uraloğlu, "Biz bir ticaret yapıyoruz. Malı alıyoruz, faturasını kesiyoruz, parasını ödüyoruz. Artık gümrük prosedürlerinde, sınır geçişlerinde asla beklememeliyiz. Gerçekten o süreçleri çok hızlandırmamız lazım. Geçiş prosedürlerinin ücretlerine hep birlikte karar vermemiz lazım. Mutlaka en kısa zamanda yerine ulaştırmamız lazım. Bunun için de özellikle bazı ülkelerin uyguladığı vizelerin mutlaka kaldırılması ya da çok kolaylaştırılması gerekmektedir." dedi.

ABD Savaş Bakanı’ndan NATO'nun güçlendirilmesi çağrısı Haber

ABD Savaş Bakanı’ndan NATO'nun güçlendirilmesi çağrısı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Savaş Bakanı Pete Hegseth, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Brüksel'deki NATO Karargâhında düzenlenecek NATO Savunma Bakanları Toplantısı'nın öncesinde ortak açıklamalarda bulundu. NATO 3.0 İLE CAYDIRICILIK VE KONVANSİYONEL SAVUNMADA YENİ BİR DÖNEM Anadolu Ajansının (AA) 18 Haziran 2026 tarihinde gündeme taşıdığı habere göre Bakan Hegseth, NATO Genel Sekreteri Rutte’nin yaptıklarından övgüyle bahsederek, kendilerinin NATO ile iş birliği içerisinde NATO 3.0 sürecine giden yolda kararlılıkla ilerlediklerini dile getirdi. NATO 3.0 sürecinin "Soğuk Savaş sonrası dönemde, İttifak'ın yeniden gerçek ve güçlü bir askerî ittifak olması gerektiğinin kabul edilmesine" işaret ettiğini belirten Hegseth, söz konusu sürecin aynı zamanda NATO’nun gerçek askerî kabiliyetlere ulaşarak Avrupa kıtasında caydırıcılık sağlanmasında ve Avrupa'nın konvansiyonel savunmasında öncü rol üstlenmesi anlamına geldiğini de ifade etti. "DAHA FAZLASINI YAPMASI GEREKEN ÜLKELER VAR" Bununla birlikte Hegseth, 2025 yılında tertip edilen Lahey Zirvesi'nde birçok taahhütte bulunulduğunu hatırlatarak şu değerlendirmelerde bulundu: Pek çok ülke bu taahhütlerini yerine getiriyor ancak daha fazlasını yapması gereken ülkeler var. Bu konuda hem özel görüşmelerde hem de kamuoyu önünde açık sözlü olacağız. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Dostların, dostlarına karşı dürüst olması ve onların daha fazla katkı sunmasını sağlaması gerekiyor. “BU DÖNEMİN TEHDİTLERİ HAKKINDA SADECE KONUŞMAKLA YETİNEMEYİZ” ABD'nin 2027 mali yılı için savunmaya ayıracağı 1,5 trilyon dolarlık yatırım ile “dünyaya bir mesaj verildiğini" kaydeden Hegseth, bunun önemini Kongre'de de anlatacağını belirtti. Hegseth, öte yandan "Bu yatırımlar, her şeyden önce ABD'yi ve Amerikan çıkarlarını koruyor ancak aynı zamanda NATO'nun ve müttefiklerimizin gücünü de destekliyor. Dolayısıyla tüm bunlar birbiriyle bağlantılıdır ve dünyaya doğru mesajı vermektedir: Bu dönemin tehditlerini anlıyoruz ve bunlar hakkında sadece konuşmakla yetinemeyiz, aynı zamanda güçlü bir şekilde harekete geçmeye de hazır olmalıyız." değerlendirmesini yaptı. AVRUPA ÜLKELERİ VE KANADA SAVUNMA YATIRIMLARINI ARTIRIYOR Basın açıklamasında kamuoyuyla paylaştığı mesajında Genel Sekreter Rutte, Hegseth'in 2025 yılında NATO'ya yaptığı ilk ziyarette savunma harcamalarının artırılması, savunma üretiminin yükseltilmesi ve ABD ile müttefikler arasında daha dengeli bir yük paylaşımının sağlanması gerektiğini vurguladığını hatırlattı. Avrupa ülkeleri ile Kanada'nın bu doğrultuda adımlar attığını kaydeden Genel Sekreter Rutte, Avrupa ve Kanada'nın kendi güvenliklerini sağlamak ve NATO'nun belirlediği kabiliyet hedeflerini karşılamak amacıyla savunma yatırımlarını artırdığını da ayrıca bildirdi. NATO ÜLKELERİNİN SAVUNMA SANAYİSİNİ GÜÇLENDİRMESİ GEREKİYOR Savunma sanayisi altyapısının güçlendirilmesinin öncelikli konular arasında yer aldığını ve hem ABD'de hem de Avrupa'da üretim kapasitesinin artırılması gerektiğini ifade eden Genel Sekreter Rutte, Çin, Rusya ve diğer bazı ülkelerin savunma üretimlerini hızla artırdığına dikkat çekti. Ayrıca NATO müttefiklerinin yalnızca mevcut seviyeyi korumakla yetinmeyerek savunma kapasitesini daha da geliştirmesi gerektiğinin altını çizen Genel Sekreter Rutte, ABD yönetiminin savunma sanayisi altyapısını genişletmeye yönelik çalışmalarının önemini vurgulayarak Avrupa ve Kanada'nın da benzer adımları hızlandırmasının, İttifak'ın caydırıcılığı açısından kritik olduğunu dile getirdi.

Rusya, kaçırdığı Ukraynalı çocukları takas listelerine dâhil etmek istiyor Haber

Rusya, kaçırdığı Ukraynalı çocukları takas listelerine dâhil etmek istiyor

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, Rusya’nın kaçırılan Ukraynalı çocukların esir değişim listelerine dâhil edilmesini önerdiğini açıkladı. Sıbiha, çocukların özgürlüğünün hiçbir koşulda pazarlık konusu yapılamayacağını belirterek, “Bu kabul edilemez.” dedi. Brüksel’de düzenlenen Ukraynalı Çocukların Geri Dönüşü İçin Uluslararası Koalisyon toplantısında konuşan Sıbiha, Ukraynalı çocukların geri dönüşünün barış sürecinin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini ifade etti. Sıbiha, Rusya’nın bu konunun gündemden çıkarılmasını istediğini belirterek, “Ruslar bu konudan korkuyor ve küçümsemeye çalışıyor. Çünkü suç işlediklerini biliyorlar ve adaletten korkuyorlar.” ifadelerini kullandı. "ULUSLARARASI MEKANİZMALAR YETERSİZ KALIYOR" Ukrayna Dışişleri Bakanı, Rusya tarafından yasa dışı şekilde kaçırılan Ukraynalı çocukların geri dönüşü konusunda uluslararası mekanizmaların yetersiz kaldığını da söyledi. Şimdiye kadar 2 binden fazla çocuğun geri getirildiğini kaydeden Sıbiha, bu sürecin büyük ölçüde bazı devletlerin desteğiyle yürütüldüğünü belirtti. Sıbiha; Katar, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Vatikan başta olmak üzere bazı ülkelerin sürece destek verdiğini ifade ederken, Ukrayna özel servisleri ve devlet kurumlarının da aktif rol oynadığını vurguladı. Öte yandan, 11 Mayıs 2026 tarihinde Avrupa Birliği (AB), Kanada ve Birleşik Krallık; Ukraynalı çocukların kaçırılması, Ruslaştırılması ve askerîleştirilmesine karıştığı belirtilen kişi ve kuruluşlara yönelik yeni yaptırımlar açıkladı.

NATO 2025 yılı raporu: Rusya saldırırsa ana hedef enerji altyapısı olacak Haber

NATO 2025 yılı raporu: Rusya saldırırsa ana hedef enerji altyapısı olacak

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 26 Mart 2026 tarihinde Brüksel'de sunduğu 2025 yılı faaliyet raporunda, Rusya'nın ittifak üyelerine saldırması durumunda öncelikli olarak enerji altyapısını hedef alacağını öngördüklerini açıkladı. Ukrayna'daki savaşta elde edilen deneyimlerin ışığında hazırlanan raporda, NATO'nun kritik enerji tesislerini korumak amacıyla eğitim, tatbikat ve koordinasyon faaliyetlerini artırdığı vurgulandı. Brüksel'deki NATO merkezinde sunulan yıllık rapor, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik askerî saldırganlığının enerji sektörünü bir savaş silahı olarak kullandığını açıkça ortaya koydu. Belgede, herhangi bir NATO üyesine yönelik saldırı durumunda enerjinin ana hedeflerden biri hâline geleceği belirtilerek, ittifakın Eylül ayında gerçekleştirdiği askerî eğitimlerin tedarik güvenliğini sağlama konusunda kritik veriler sağladığı ifade edildi. RUSYA EN BÜYÜK TEHDİT Önceki yıllarda olduğu gibi 2025 raporunda da Rusya, "Avrupa-Atlantik bölgesindeki barış, istikrar ve güvenliğe yönelik en önemli ve doğrudan tehdit" olarak tanımlandı. Kremlin'in hava sahası ihlalleri, sabotaj girişimleri ve zararlı siber faaliyetlerle ittifakı test etmeye devam ettiği, bu eylemlerin giderek daha pervasız bir hâl aldığı not edildi. UKRAYNA’NIN NATO ENTEGRASYONU VE SAVUNMA SANAYİSİ Rapor, Ukrayna'nın üyeliği konusunda doğrudan bir tarih vermese de Kıyiv'e yönelik pratik desteğin uzun vadeli ve stratejik boyutuna odaklandı. Müttefiklerin, Ukrayna'nın bugünkü savunmasını sağlarken aynı zamanda gelecekteki olası Rus saldırganlığını caydıracak kapasiteye ulaşmasına yardımcı olduğu vurgulandı. Ukrayna kuvvetlerinin NATO standartlarıyla uyumluluğunun artırılması, lojistik ve askerî yardım koordinasyonunun ittifak yapıları üzerinden yürütülmesi süreci detaylandırıldı. Ayrıca NATO'nun, Ukrayna savunma sanayisini müttefiklerin endüstriyel ekosistemine entegre etme planları üzerinde çalıştığı, bu kapsamda yatırım arayışlarının ve iş birliğinin genişletildiği de raporda geniş yer buldu.

Ukrayna ile İspanya savunma sektöründe iş birliği güçlendiriyor Haber

Ukrayna ile İspanya savunma sektöründe iş birliği güçlendiriyor

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenskiy), Avrupa turu kapsamında 18 Mart’ta Madrid’e gerçekleştirdiği resmî ziyarette İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile bir araya gelerek savunma ve finans alanlarında beş stratejik anlaşmaya imza attı. İspanya, Ukrayna’nın savunma kapasitesini güçlendirmek amacıyla 2026 yılı için 1 milyar avroluk yeni bir askerî yardım paketi taahhüt etti. Cumhurbaşkanı Zelenskıy’ın Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı geniş çaplı işgalin başlangıcından bu yana Madrid’e yaptığı dördüncü ziyaret olan bu görüşmede, özellikle hava savunma sistemleri ve ortak silah üretimi ön plana çıktı. İspanyol savunma devi Sener grubunun Ukraynalı üreticilerle üç ayrı iş birliği anlaşması imzaladığı görüşmelerde; insansız hava araçları (İHA), füzeler ve radar sistemlerinin ortak geliştirilmesi kararlaştırıldı. UKRAYNA CEPHE DENEYİMİNİ PAYLAŞACAK Ukrayna'nın savaş sahasında edindiği teknolojik tecrübeyi bu projelere aktarmaya hazır olduğunu belirten Zelenskıy, “Ukrayna, özellikle insansız hava araçları konusunda savaş sırasında edindiği bilgilerden yararlanarak yardım sağlamaya hazırdır. İspanyol savunma sanayisi ise Ukrayna'ya gerekli mermileri, radarları ve ekipmanları sağlayabilir." dedi. Öte yandan İspanya Başbakanı Sanchez ise Ortadoğu’daki gerilimin Ukrayna’ya olan desteği gölgelemeyeceğini belirterek, bu yılki toplam finansal katkının 4 milyar avroya ulaşacağını duyurdu. Bu fonun büyük bir kısmının, Avrupa genelinde anti-balistik sistem üretimini hedefleyen PURL programı kapsamında Patriot füzeleri ve gelişmiş hava savunma ekipmanlarına ayrılması planlanıyor. AB YOLUNDA TAM DESTEK Zirvede sadece askerî değil, siyasi destek mesajları da ön plandaydı. Sanchez, İspanyol hükûmetinin ve toplumunun Ukrayna’nın Avrupa Birliği (AB) üyeliğine tam destek verdiğini bir kez daha teyit etti. Zelenskıy ise Madrid’den ayrıldıktan sonra Brüksel’deki Avrupa Konseyi toplantısına katılarak, halen Macaristan tarafından bloke edilen 90 milyar avroluk kredi paketinin serbest bırakılması için diplomatik temaslarını sürdürecek.

Fidan: Türkiye, Ukrayna barış görüşmelerinde kilit aktör, sürekli görüşümüz soruluyor Haber

Fidan: Türkiye, Ukrayna barış görüşmelerinde kilit aktör, sürekli görüşümüz soruluyor

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 3 Kasım 2025 tarihinde NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı'na katıldı. Belçika'nın başkenti Brüksel'de düzenlenen toplantı sonrasında Bakan Fidan, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. FİDAN: WİTKOFF'UN ÖNEMLİ BİR ROL OYNAYACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM Fidan, NATO çerçevesinde bir araya geldiği Avrupalı meslektaşlarıyla ağırlıklı olarak Ukrayna'daki muhtemel barış anlaşması ve buna ilişkin gelişmeleri değerlendirdiklerini belirterek, "Türkiye, Ukrayna barış görüşmelerinde kilit aktör olduğu için sürekli bizim görüşümüz de bu konularda soruluyor." diye konuştu. Rusya-Ukrayna barış müzakerelerinin olumlu sonuçlanmasına yönelik umudunun sürüp sürmediği ve NATO toplantılarındaki izlenimi hakkındaki soruyu cevaplayan Fidan, umudunun devam ettiğini belirtti. Bakan Fidan, müzakerenin devam etmesi ve tarafların masadan ayrılmamasının teknik bakımdan önem arz ettiğini dile getirerek, "Benim yıllardır Cumhurbaşkanımız adına özel temsilcilik yaparken veya diğer meselelerde ara buluculuk yaparken gördüğüm en önemli husus masadan ayrılmamak. Şartlar ne kadar kötü olursa olsun, pozisyonlar ne kadar farklı olursa olsun uzlaşma niyetiyle masa etrafındaysanız bir yerde buluşursunuz." dedi. Rusya-Ukrayna özelinde başlangıç pozisyonlarının birbirinden çok farklı olduğuna işaret eden Fidan, tarafların orta noktada buluşturulabileceğini dile getirdi. Fidan, "Burada özellikle ara bulucu rolünü şu anda oynayan, taraflarla görüşen (ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi) Steve Witkoff'un önemli bir rol oynayacağını düşünüyorum. Kendisinin bu noktada yeterince donanımı olduğunu, kabiliyetlerinin olduğunu da açıkçası düşünüyorum." diye konuştu. FİDAN: AVRUPA'DA YAPILACAK BARIŞ, AVRUPA'NIN SAVAŞ SONRASI YENİ SİSTEMİNİ ORTAYA ÇIKARACAK Rusya-Ukrayna meselesinde iç içe geçmiş birkaç husus bulunduğuna dikkati çeken Fidan, "Bu olay tabii, Ukrayna'nın topraklarıyla alakalı bir konu, Rusya'nın stratejik hedefleriyle ve güvenliğiyle alakalı bir konu. Bir bakıma da Avrupa'nın kendi güvenliğiyle alakalı bir konu. Bu kadar iç içe geçmişlik var. Her taraf kendiyle ilgili farklı parametrelerden farklı şeyler istiyor." ifadelerini kullandı. Fidan, NATO toplantılarında dün ve bugün gündeme getirilen "Avrupa'da yapılacak barışın, Avrupa'nın savaş sonrası yeni sistemini ortaya çıkaracağı" başlığından söz ederek, anlaşmanın sadece barışı değil yeni yapıyı da beraberinde getireceğini vurguladı. "Dolayısıyla şimdi herkes var olan potansiyel anlaşmaya gereğinden çok daha fazla ehemmiyet verme gayreti içerisinde. Çünkü bu sadece bugünü değil, savaşı durdurmayı değil, daha sonrasını da ilgilendiriyor." diyen Fidan, Avrupalıların geçmişteki anlaşmalardan sonra yaşananlara dikkat kesildiğini anlattı. Fidan, herkesin anlaşma sonrası Avrupa'nın güvenliğinin yanı sıra risk ve kazanç hesabı yaptığını söyleyerek "Bu kadar fazla ayrı hesabın yapıldığı bir yerde düşünce kargaşası da olur. Bunun net bir zihinle, spesifik hedeflere dönüştürülmesi ve bu hedeflere de tarafların yoğunlaştırılması şu anda giderek artan bir gayret alanı bizim için." diye konuştu. "TÜRKİYE OLARAK DOĞRUDAN GÖRÜŞMELERE EV SAHİPLİĞİ YAPMAK İSTEDİĞİMİZİ TEKRAR HATIRLATTIK" Akıl danışan muhataplarına nelere nasıl yoğunlaşılması gerektiğini söylediklerini aktaran Fidan, taraflar arasında gelinen son noktayı öğrenmek üzere önemli bir toplantıya gireceğini belirtti. Fidan, "Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan) da Avrupalı liderlerle, (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin'le görüşmeleri devam ediyor. Biz Türkiye olarak doğrudan görüşmelere ev sahipliği yapmak istediğimizi tekrar hatırlattık. Bu konuda Rusya'nın olumlu bir tutumu var. Ben yakında Ukrayna'nın da bu konuda olumlu bir pozisyon ortaya koyacağını düşünüyorum." diyerek, kağıt üzerinde bir çerçeve kabulü olursa bunun detaylarını netleştirmek için tarafların bir araya gelip yüz yüze konuşmaları gerektiğini vurguladı. Görüşmeler için Türkiye'den daha uygun bir yer bulunmadığını dile getiren Fidan, "Biz bunu İstanbul'da geçen yaz üç defa yaptığımız toplantıyla, ev sahipliğiyle ve toplantı yönetimiyle de ispat ettik. Her birinde taraflar gerçekten mutlu ayrıldılar." ifadelerini kullandı. Fidan, İstanbul'daki görüşmelerin Rusya ve Ukrayna'nın bütün sorunlarını çözememesine rağmen devam eden mevcut görüşmelere muazzam bir zemin hazırladığının altını çizdi. KARADENİZ'DE TİCARİ GEMİLERİN SALDIRIYA UĞRAMASI Karadeniz'de Türkiye'nin münhasır ekonomik bölgesinde ticari gemilerin saldırıya uğramasının ardından Romanya ve Bulgaristan dışişleri bakanlarıyla gerçekleştirilen toplantıya ilişkin soruya Fidan, Bulgaristan, Romanya ve Türkiye'nin, özellikle savaştaki mayınların yüzerek kıyalara gelmesini ortadan kaldıracak bir çalışma grubu kurduğu yanıtını verdi. Deniz kuvvetlerinin bu konuyla ilgili çalışmaya başladığı bilgisini de paylaşan Bakan Fidan, "Özellikle Karadeniz'e şu anda son yapılan saldırılar aslında bizim Türkiye olarak en baştan itibaren yaptığımız uyarının ne kadar haklı olduğunu gösterdi. Çünkü savaşın coğrafyası giderek yaygınlaşıyor. Bu çok korkutucu bir şey." dedi. "ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPIYORUZ" Bakan Fidan, Türkiye'nin münhasır ekonomik bölgesinde seyretmekte olan bu iki gemiye yapılan saldırının Karadeniz'deki seyrüsefer emniyetini tehlikeye atmasının yanı sıra, Karadeniz'i ticarete ve insan ulaşımına kapalı bir alan haline getirdiğine işaret etti. Türkiye’nin uluslararası sıcak sulara açılacak Ege ve Akdeniz gibi imkanları olduğunu ancak Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelerin denize tek açılımının Karadeniz üzerinden olduğunu belirten Fidan, "Bu mesele onlar için daha büyük bir sorun. Ama Karadeniz'e en uzun sahil olan ülke olarak bizim de büyük bir sorumluluk almamız gerekiyordu. Bu konuda üzerimize düşeni yapıyoruz." şeklinde konuştu. Karadeniz’de, seyrüsefer güvenliği, boru hatları, enerji hatları, fiber hatlar, enerji için yapılan keşif çalışmaları, balıkçılık gibi önemli konular olduğunu aktaran Fidan, "Ama savaş şartlarında etkilendiğiniz zaman bu ekonomik fırsattan istifade edemiyorsunuz. Tersine riske giriyor." ifadelerini kullandı. Fidan, söz konusu toplantıda ne türden tedbirler geliştirilebileceği, bu tedbirlerin hangi kurumlarda ve nasıl bir koordinasyon mekanizmasında bir araya getirileceği gibi konuların konuşulduğunu ve karar alınan çeşitli konularda çalışılmaya devam edileceğini sözlerine ekledi.

Fidan, NATO Toplantısında Türkiye’nin Ukrayna'ya desteğini vurgulayacak Haber

Fidan, NATO Toplantısında Türkiye’nin Ukrayna'ya desteğini vurgulayacak

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 3 Aralık 2025 tarihinde Belçika'nın başkenti Brüksel'de düzenlenecek olan NATO'nun dışişleri bakanları toplantısına katılacak. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, Bakan Fidan'ın, toplantı vesilesiyle NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Kaja Kallas, AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares ve diğer bazı mevkidaşlarıyla ikili görüşmeler yapması planlanıyor. NATO Karargahı'nda düzenlenecek toplantı, haziran ayında yapılan Lahey Zirvesi'nin sonuçlarının gözden geçirilmesi ile Türkiye'nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz 2026'da Ankara'da tertiplenecek NATO Zirvesi'nin hazırlıklarına ilişkin Dışişleri Bakanları arasındaki ilk görüş alışverişine imkân sağlayacak. Bununla birlikte toplantı iki oturum hâlinde düzenlenecek. UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI ELE ALINACAK NATO üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, toplantının ilk oturumunda İttifak gündemindeki öncelikli konuları değerlendirecek. Bu kapsamda özellikle Ukrayna-Rusya Savaşı ve Avrupa-Atlantik güvenliğinde son dönemde yaşanan gelişmeler toplantının ana başlıklarını oluşturacak. Bakanların ayrıca NATO’nun doğu kanadındaki güvenlik durumu, İttifak’ın güney istikametine yönelik politikaları, Balkanlar’daki son gelişmeler ve Asya-Pasifik bölgesinin Avrupa-Atlantik güvenliğine etkileri gibi uluslararası güvenliği yakından ilgilendiren konular üzerinde durması bekleniyor. TÜRKİYE’NİN KATKILARINI VE ANKARA ZİRVESİ HAZIRLIKLARINI VURGULAMASI BEKLENİYOR NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı kapsamında düzenlenecek oturumda Dışişleri Bakanı Fidan’ın, Türkiye’nin güçlü ve modern askeri kabiliyetleri ile gelişmiş savunma sanayisinin İttifak’a ve Avrupa güvenliğine sağladığı önemli katkıları aktaracağı öngörülüyor. Fidan’ın ayrıca yaklaşan NATO Ankara Zirvesi hazırlıkları konusunda müttefik mevkidaşlarına bilgi sunması bekleniyor. Bakanın, NATO’nun Avrupa sütununu güçlendirme çabalarının tekrara düşmeyen, tamamlayıcı nitelikte olması gerektiğinin altını çizeceği kaydediliyor. Türkiye’nin bu çerçevede, savunma alanındaki AB girişimlerinin NATO üyesi olmayan ittifak müttefiklerine de açık olması gerektiğini vurgulaması öngörülüyor. SAVUNMA SANAYİSİ İŞ BİRLİĞİ VE TÜRKİYE’NİN KATKILARI VURGUSU Toplantı kapsamında gerçekleştirilecek oturumda Fidan’ın, savunma sanayisi iş birliğinin önemine dikkat çekerek müttefikler arasındaki tüm kısıtlamaların kaldırılması yönündeki beklentisini yeniden dile getirmesi öngörülüyor. Bakan Fidan’ın ayrıca Türkiye’nin, NATO misyon ve harekâtlarına en fazla katkı sağlayan ikinci müttefik konumunda bulunduğunu hatırlatarak, bu kapsamda NATO liderliğindeki Kosova Barış Gücü (KFOR) Komutanlığı görevini bu yıl ekim ayında ikinci kez üstlenecek olmasına değinmesi bekleniyor. Türkiye’nin İttifak içindeki operasyonel katkılarının altının çizilmesi planlanıyor. NATO-UKRAYNA KONSEYİ’NDE SAVAŞIN SEYRİ VE BARIŞ ÇABALARI GÖRÜŞÜLECEK Toplantının ikinci ve son oturumu olan NATO-Ukrayna Konseyine, Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha’nın yanı sıra AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kallas’ın katılması planlanıyor. Bu oturumda Ukrayna-Rusya Savaşı’nın mevcut durumu, çatışmanın sonlandırılmasına yönelik uluslararası çabalar ve Ukrayna’daki reform süreci ele alınacak. Dışişleri Bakanı Fidan’ın oturumda, Türkiye’nin Ukrayna’nın bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği desteği yinelemesi; Ukrayna’ya sağlanan yardımlar hakkında bilgi paylaşması bekleniyor. Fidan’ın ayrıca, savaşın sonlandırılması için diplomasiye alan açılması gerektiğini vurgulayacağı, Türkiye’nin adil ve kalıcı barışın tesisine yönelik sürece her türlü katkıyı sunmaya hazır olduğunu ifade edeceği öngörülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.