SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çekya

QHA - Kırım Haber Ajansı - Çekya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çekya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çekya Parlamentosu, Cumhurbaşkanının bazı dış politika yetkilerini sınırlandırdı Haber

Çekya Parlamentosu, Cumhurbaşkanının bazı dış politika yetkilerini sınırlandırdı

Çekya Parlamentosunun alt kanadı Temsilciler Meclisi, Cumhurbaşkanı Petr Pavel'in dış politikaya ilişkin bazı yetkilerini sınırlandıran yasa değişikliğini kabul etti. Cumhurbaşkanlığı ise karara karşı gerekli adımların değerlendirileceğini açıkladı. Temsilciler Meclisinde iktidar koalisyonunun oylarıyla kabul edilen düzenleme, Çekya'nın uluslararası kuruluşlar nezdindeki daimî temsilciliklerine atanacak büyükelçilerin atanması ve görevden alınması yetkisini cumhurbaşkanından alarak Dışişleri Bakanına devrediyor. Öte yandan, Dış Hizmet Yasası'nda değişiklik öngören düzenlemenin yürürlüğe girebilmesi için Senato tarafından da kabul edilmesi gerekiyor. CUMHURBAŞKANLIĞI: YETKİLER DARALTILIYOR Prag Kalesi Sözcüsü Vit Kolar, parlamentoda kabul edilen düzenlemenin Cumhurbaşkanının anayasal yetkilerini sınırlandırmaya yönelik yeni bir girişim olduğunu belirtti. Kolar, söz konusu değişikliğin Cumhurbaşkanının dış politika alanındaki görev ve yetkilerini daralttığını ifade ederek, Cumhurbaşkanı Pavel'in atılabilecek hukuki ve siyasi adımları değerlendireceğini söyledi. NATO ZİRVESİ TARTIŞMASI HATIRLATILDI Kolar, iktidar çoğunluğunun daha önce de anayasal yetki tartışmalarına yol açan adımlar attığını belirterek, hükûmetin Cumhurbaşkanı Pavel'in Ankara'da 7-8 Temmuz 2026 tarihinde düzenlenecek NATO Zirvesi'ne katılımını engelleme girişimi nedeniyle konunun Anayasa Mahkemesine taşındığını hatırlattı. Çekya Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanı Pavel'in başvurusunu kabul ederek hükûmetin kendisini ülkenin resmî NATO Zirvesi heyetine dâhil etmesi gerektiğine hükmetmişti. Çek hükûmeti ise daha önce temmuz ayında Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'nde ülke heyetine Başbakan Andrej Babis'in başkanlık etmesine karar vermiş, heyette savunma ve dışişleri bakanlarının da yer alacağını açıklamıştı. Cumhurbaşkanı Pavel ise zirve kapsamında düzenlenecek devlet başkanları akşam yemeğine katılmayı, resmî müzakereleri ise hükûmet üyelerinin yürütmesini önermişti.

Almanya'dan Ukrayna'ya mühimmat desteği için 300 milyon avro Haber

Almanya'dan Ukrayna'ya mühimmat desteği için 300 milyon avro

Almanya, Ukrayna'ya topçu mühimmatı tedarikini amaçlayan Çekya öncülüğündeki uluslararası girişime 300 milyon avroluk ek katkı sağlayacağını açıkladı. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Berlin'de Çekya Savunma Bakanı Jaromir Zuna ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, yeni finansmanın yaklaşık 50 bin adet uzun menzilli mühimmatın temin edilmesini sağlayacağını belirtti. Pistorius, Çekya'nın öncülük ettiği girişimin Ukrayna'nın acil mühimmat ihtiyacının karşılanmasında kritik öneme sahip olduğunu vurgulayarak Berlin'in desteğini sürdüreceğini ifade etti. 3 MİLYONDAN FAZLA TOP MERMİSİ TEDARİK EDİLDİ 2024 yılının başında Ukrayna'nın yaşadığı ciddi mühimmat sıkıntısını gidermek amacıyla başlatılan girişim kapsamında bugüne kadar 3 milyondan fazla topçu mühimmatı Ukrayna'ya ulaştırıldı. Çekya Savunma Bakanlığı verilerine göre, 2024 yılında 1,5 milyon, 2025 yılında ise 1,8 milyon top mermisi sevk edilirken, 2026 yılı için yaklaşık 1 milyon ilave mühimmat tedarikine yönelik sözleşmeler de imzalandı. Berlin'deki görüşmede Ukrayna'ya desteğin yanı sıra Almanya-Çekya savunma iş birliği, Orta Doğu'daki gelişmeler ve 2026 yılında Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi hazırlıkları da ele alındı. Öte yandan Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel, geçen ay yaptığı açıklamada girişime katılan ülke sayısının Aralık 2025'ten bu yana 18'den 9'a düştüğünü açıklamıştı.

Çekya Cumhurbaşkanı Pavel’den NATO’ya çağrı: "Rusya’ya karşı diş gösterin!" Haber

Çekya Cumhurbaşkanı Pavel’den NATO’ya çağrı: "Rusya’ya karşı diş gösterin!"

Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel, Rusya’nın NATO’nun doğu kanadında yürüttüğü provokasyonlara karşı İttifak’ın daha kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini söyledi. Pavel, NATO’nun bu tür adımlara “diş göstermesi” gerektiğini vurguladı. The Guardian’a verdiği röportajda konuşan Pavel, Moskova’nın tutumuna karşı sadece diplomatik değil, gerektiğinde “yeterince kararlı ve hatta asimetrik” önlemler alınması gerektiğini ifade etti. Pavel, aksi halde Rusya’nın provokasyonlarını artıracağını belirtti. ABD’YE DOLAYLI ELEŞTİRİ Çekya lideri, NATO içinde Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Rusya’ya yönelik baskıyı artırma konusunda yeterince kararlı davranmadığına dair hayal kırıklığını da dile getirdi. Ancak ABD Başkanı Donald Trump’ı doğrudan eleştirmekten kaçındı. Pavel, Rus askeri yetkililerle yaptığı görüşmelere atıfta bulunarak, Moskova’nın NATO hava sahasına yönelik ihlalleri “güç testi” olarak gördüğünü aktardı. Cumhurbaşkanı, “Onlara neden bu tür provokasyonlar yaptıklarını sorduğumda, ‘çünkü yapabiliyoruz’ yanıtını verdiler.” dedi. ASİMETRİK ÖNLEMLER GÜNDEMDE Cumhurbaşkanı Pavel, NATO’nun olası karşı adımları arasında insan kaybına yol açmayan ancak etkili olacak seçeneklerin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bunlar arasında: Siber ve internet altyapısına müdahale,Uydu sistemlerine erişimin sınırlandırılması,Rus bankalarının finansal sistemden kısmen çıkarılması gibi seçenekleri örnek gösterdi. KIRIM SONRASI STRATEJİ DEĞİŞTİ Pavel, Rusya'nın 2014’te Kırım’ın işgalinin ardından NATO’nun çalışma prensiplerini analiz ederek “eşik altı provokasyon” stratejisi geliştirdiğini kaydetti. Bu stratejiyle Rusya’nın, NATO’nun 5. madde sınırının hemen altında kalan eylemlerle ittifakı zorlamaya çalıştığını söyledi. Çekya Cumhurbaşkanı, NATO’nun yeterince karşılık vermemesi halinde Rusya’nın daha da cesaretleneceğini ifade ederek, “Ukrayna’daki savaşın sonucu Avrupa güvenliğini doğrudan belirleyecek.” değerlendirmesinde bulundu.

Çekya Cumhurbaşkanı Pavel: Kuralları yok sayarak Ukrayna'yı AB'ye almak Kıyiv'e zarar verir Haber

Çekya Cumhurbaşkanı Pavel: Kuralları yok sayarak Ukrayna'yı AB'ye almak Kıyiv'e zarar verir

Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in Ukrayna için önerdiği "Ortak/Geçici AB Üyeliği" formülünün ardından, Avrupa kanadından ilk kritik ve mesafeli değerlendirme Prag'dan geldi. Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel, Ukrayna'nın Avrupa Birliği (AB) entegrasyonunu desteklemekle birlikte, üyelik kurallarının ve yasal prosedürlerin Kıyiv için esnetilmesine kesin bir dille karşı çıkarak, "Kuralları yok saymak Ukrayna’ya zarar verir." dedi. Prag’da düzenlenen GLOBSEC Uluslararası Güvenlik Forumu’nda katılan Cumhurbaşkanı Petr Pavel, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Ukrayna'nın resmî haber ajansı Ukrinform tarafından gündeme taşınan habere göre Pavel, Ukrayna’nın AB’ye dahil edilme aşamasının yasal süreçlere uygun koşullarda yürütülmesi gerektiğini belirtti. “AKSİ BİR DURUM UKRAYNA’NIN KENDİ ÇIKARINA OLMAZ” Kuralların esnetilmesinin uzun vadede Ukrayna’nın kendi kurumsal yapısına zarar vereceğini belirten Çekya Cumhurbaşkanı, şu ifadeleri kullandı: AB'ye katılım sürecinin, kuralların dışına çıkılmadan tamamlanması gerektiği görüşündeyim. Tüm gereklilikler eksiksiz şekilde yerine getirilmelidir; aksi bir durum Ukrayna'nın kendi çıkarına olmayacaktır. MERZ'İN ARA FORMÜLÜ Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Ukrayna'nın AB’ye katılımını hızlandırmak adına ara bir formül ortaya koymuştu. Merz, tam üyelik şartları tamamen karşılanana kadar Ukrayna’ya "ortak/geçici üyelik" statüsü verilmesini teklif etmişti. Formül, Ukrayna’yı siyasi ve ekonomik olarak Avrupa’ya bağlarken, yapısal reformların tamamlanması için zaman kazandırmayı amaçlıyor.

16 yıllık iktidar riskte: Rus yanlısı Orban için tehlike çanları Haber

16 yıllık iktidar riskte: Rus yanlısı Orban için tehlike çanları

Macaristan Başbakanı Viktor Orban, 12 Nisan’da yapılacak genel seçimlerde 16 yıllık iktidarının en zorlu sınavıyla karşı karşıya. Anketler, Orban’ın ilk kez ciddi bir yenilgi riskiyle karşı karşıya olduğunu gösterirken, seçim sürecinde dış politika belirleyici başlık haline geldi. Özellikle Orban’ın Rusya’ya yakın tutumu ve Avrupa Birliği (AB) ile yaşadığı gerilimler, seçimin yönünü belirleyebilecek temel faktörler arasında görülüyor. 2010’dan bu yana iktidarda olan ve ülkesini "illiberal demokrasi" rotasına sokan Orban için bu seçim, sadece bir hükûmet değişimi değil, kurduğu rejimin ve Moskova ile ördüğü stratejik bağların geleceği açısından kritik bir dönemeç. MUHALEFET ANKETLERDE ÖNDE Muhalefetin önde götürdüğü çoğu anket, AB üyeleri içinde iktidarını en uzun süre koruyan lider olan Orban'ın ilk kez bu ölçekte bir yenilgi riskiyle karşı karşıya bulunduğu değerlendirmeleri yapılmasına neden oluyor. 21 Research Center tarafından 23-28 Mart'ta yapılan ankete göre, Peter Magyar liderliğindeki Tisza Partisi kararlı seçmenler arasında yüzde 56 destek alırken, Orban'ın Fidesz Partisi yüzde 37'de kaldı. Zavecz Research'in aynı dönemde yayımladığı bir başka ankette ise Tisza'nın yüzde 51, Fidesz'in yüzde 38 seviyesinde olduğu görüldü. Nezopont Enstitüsünün şubat ayında yaptığı ankete göre de Fidesz yüzde 46, Tisza yüzde 40 oy alıyor. Ülkede yapılan anketlerin ortalamasına bakıldığında ise, Magyar liderliğindeki Tisza'nın, Fidesz'i geçmesi öngörülüyor. DIŞ POLİTİKA SEÇİMİN ANA GÜNDEMİNİ OLUŞTURUYOR Orban, Avrupa'nın Rus enerjisine olan ihtiyacının göz ardı edilemeyeceğini savunurken, AB'yi Ukrayna'daki savaşı sürdürmeye çalışmakla suçluyor. Macaristan, özellikle Ukrayna-Rusya Savaşı konusunda izlediği politika nedeniyle AB içinde en fazla eleştirilen ülkelerden biri haline geldi. Budapeşte yönetimi, AB'den Ukrayna'ya sağlanan mali ve askeri destek ile Rus enerjisine yönelik yaptırımları bloke ederek Brüksel'e sık sık cephe alıyor. Orban hükûmeti, son olarak AB'nin Ukrayna'ya yönelik 90 milyar avroluk kredisini veto etti. Budapeşte yönetimi bu kararına gerekçe olarak, Drujba boru hattı üzerinden Macaristan'a gelen petrol akışına yönelik kısıtlamayı gösterdi. Birçok AB ülkesinin lideri, Orban'ı "Rusya yanlısı" bir politika izlemekle eleştirirken, Macaristan'ın AB'de karar alma süreçlerini zorlaştıran bir aktör haline geldiğini söylüyor. MAGYAR: MACAR HALKI ÜLKENİN BİR RUS UYDUSU OLMASINI İSTEMİYOR Muhalefetin lideri Peter Magyar, seçimleri yalnızca bir iktidar yarışı değil, aynı zamanda Macaristan’ın yönünü belirleyecek bir “referandum” olarak nitelendiriyor. Orban'ın karşısındaki en güçlü aday olan Magyar, AB ile ilişkilerin güçlendirilmesini, Macaristan'ın "Batı ile daha uyumlu" ve Rusya ile "daha pragmatik" bir dış politikaya dönmesi gerektiğini savunuyor. Uzun yıllar Fidesz içinde yer alan Magyar, 2024'te yaşanan siyasi kriz sonrası partiden ayrılarak kısa sürede muhalefetin en önemli figürü haline geldi. Magyar, Macar halkının büyük bölümünün AB ve NATO üyeliğini ülkenin güvenliği ve refahı açısından temel gördüğünü belirterek, "Macar halkı ülkenin bir Rus uydusu olmasını istemiyor." dedi. Orban'ın yeniden kazanması halinde AB ile gerilimin devam etmesi beklenirken, seçimin muhalefetin zaferiyle sonuçlanması durumunda ise Macaristan'ın AB ile ilişkilerinde normalleşme sürecine girilebileceği öngörülüyor. SEÇİMİN SONUCU AVRUPA SİYASETİ İÇİN KRİTİK Orban, yalnızca Macaristan'da değil, "Avrupa'yı Yeniden Büyük Yap" (Make Europe Great Again) sloganıyla Avrupa'da da sağın öne çıkan isimlerinden biri. ABD Başkanı Donald Trump'ın, seçimde destek verdiğini duyurduğu Orban'a, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in de 7-8 Nisan'da Budapeşte'yi ziyaret ederek destek vermesi bekleniyor. Öte yandan Ukrayna'daki savaşın başlamasından bu yana Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile birçok kez bir araya gelen Orban'ın liderliğindeki Macaristan, Moskova yönetimiyle de arası en iyi olan AB ülkesi konumunda bulunuyor. Budapeşte'de düzenlenen Muhafazakar Siyasi Eylem Konferansı'na (CPAC) video mesajla katılan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Orban'ın "güvenlik, emniyet ve istikrarı" temsil ettiğini belirterek, seçimlerde ona destek verdiğini açıkladı. Avrupa'nın farklı ülkelerinden sağ ve aşırı sağ partilerin liderleri de Budapeşte'deki konferansta Orban'a destek mesajları verdi. Macaristan seçimlerinde olası iktidar değişimi, özellikle AB içerisinde kırılma yaşanabileceğine işaret ediyor. Ukrayna'ya mali ve askeri destek fonları ile Rusya'ya yönelik yaptırımları veto eden Orban yönetiminin değişmesi, AB içerisinde Brüksel'in politikalarına karşı çıkan cephenin zayıflayabileceği ve Ukrayna'ya yönelik 90 milyar avroluk AB kredisinin onaylanması ihtimalini ortaya çıkarıyor. İktidar değişimi ayrıca, göç, millî egemenlik, Ukrayna'ya sağlanan destek, Rusya'ya yönelik yaptırımlar, enerji ve iklim politikaları gibi başlıklarda AB yönetimine eleştirel yaklaşımı da etkileyebilir. Bu başlıklarda Slovakya Başbakanı Robert Fico ve Çekya Başbakanı Andrej Babis ile benzer görüşlere sahip Orban'ın iktidardan uzaklaşması, AB'ye eleştirel yaklaşan bu çizgiyi zayıflatabileceği yorumlarının yapılmasına neden oluyor.

Çekya’dan Slovakya’ya Druzhba üzerinden ters akışla sınırlı petrol teklifi Haber

Çekya’dan Slovakya’ya Druzhba üzerinden ters akışla sınırlı petrol teklifi

Çekya, Ukrayna’daki saldırı nedeniyle batı yönlü akışın kesildiği Druzhba petrol boru hattı üzerinden Slovakya’ya doğu yönlü ters akışla sınırlı miktarda petrol tedarik etmeyi teklif etti. Çekya Ekonomi Bakanı Karel Havlicek, Reuters’a yaptığı açıklamada Slovakya’ya “belirli küçük bir miktarın” derhâl sağlanabileceğini, ancak daha yüksek hacimler için teknik düzenlemeler gerektiğini belirtti. Havlicek, bu konuyu Slovakya Başbakanı Robert Fico ile görüştüğünü ifade etti. Bakan Havlicek, “Teknik ve yatırım hazırlıklarına hemen başlamaya hazırız. Daha büyük hacimli tedarik bir yıl içinde mümkün olabilir.” dedi. Çekya, alternatif bir güzergâhı genişlettikten sonra geçen yıl Druzhba üzerinden Rus petrolü alımını durdurmuştu. Prag yönetimi daha önce hattın Çekya bölümünde ters akışın teorik olarak mümkün olduğunu dile getirmişti. HIRVATİSTAN RUS PETROLÜNÜ İSTEMEDİ Slovakya ve Macaristan ise Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından da Rus enerji alımlarını sürdürdü. Ancak Ukrayna’nın 27 Ocak’ta Rus saldırısının boru hattı altyapısını hedef aldığını açıklamasının ardından Ukrayna üzerinden geçen Druzhba hattındaki petrol akışı durdu. Macaristan ve Slovakya, alternatif olarak Rus deniz yoluyla taşınan petrolün Hırvatistan limanları ve boru hattı üzerinden sevk edilmesine izin verilmesini talep etti. Hırvatistan ise salı günü yaptığı açıklamada sevkiyat kapasitesini artırabileceğini, ancak bunun Rus petrolü olmaması gerektiğini bildirdi. BORU HATTINI RUSYA VURDU Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, 27 Ocak’tan bu yana Doğu Avrupa’ya petrol akışının durmasının, Rusya’nın Ukrayna’daki bir boru hattına düzenlediği saldırıdan kaynaklandığını açıkladı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha yaptığı açıklamada, yanan Druzhba Boru Hattı altyapısına ait olduğunu belirttiği bir fotoğrafı yayımladı. Sıbiha, Macaristan’ın olayla ilgili iki hafta boyunca kamuoyu önünde açıklama yapmamasını eleştirerek sorumluluğun Rusya’da olduğunu söyledi. RUS YANLISI YÖNETİMLER YAPTIRIMLARA KARŞI ÇIKIYOR Macaristan ve Slovakya, Rus boru hattı petrolüne yönelik AB yaptırımlarından muafiyet kapsamında bulunuyor. Her iki ülke de Rus petrol ve gazına bağımlı yapıları nedeniyle, Moskova’nın Ukrayna’daki savaşını finanse eden enerji gelirlerini kesmeyi amaçlayan AB girişimlerine karşı çıkıyor. Avrupa Komisyonu Sözcüsü, Brüksel’in Macaristan, Slovakya ve Hırvatistan ile yakın temas hâlinde olduğunu ve Druzhba hattındaki akışın 27 Ocak’tan bu yana durduğunu teyit etti.

Çek girişimiyle Ukrayna’ya 4,4 milyon mühimmat Haber

Çek girişimiyle Ukrayna’ya 4,4 milyon mühimmat

Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel, Çek girişimi kapsamında Ukrayna’ya bugüne kadar 4,4 milyon adet büyük kalibreli mühimmat sevk edildiğini açıkladı. Pavel, odkryto.cz internet sayfasına verdiği röportajda, Çek savunma yetkilileri ve silah şirketlerinin dünya genelinde 155 mm ve diğer büyük kalibreli mühimmatları tedarik ederek, Almanya, Danimarka ve Hollanda başta olmak üzere bağışçı ülkelerin finansmanıyla Ukrayna’ya ulaştırdığını belirtti. Eski bir üst düzey NATO yetkilisi olan Pavel, “Girişimin başlatılmasından bu yana Ukrayna’ya yaklaşık 4,4 milyon adet büyük kalibreli mühimmat ulaştırıldı. Bu mühimmat rezervi olmadan Ukrayna Silahlı Kuvvetleri savunmayı etkin şekilde sürdüremezdi.” ifadelerini kullandı. 2 MİLYONU 2025 YILINDA GÖNDERİLDİ Pavel, teslim edilen mühimmatın yaklaşık 2 milyonunun geçen yıl gönderildiğini söyledi. Söz konusu rakam, NATO’nun aralık ayında yaptığı 1,8 milyonluk tahminin biraz üzerinde bulunuyor. Çek yetkililer, son iki yılda bağışçı ülkelerin söz konusu girişim için milyarlarca avro kaynak sağladığını açıklamıştı. Öte yandan, Başbakan Andrej Babiš liderliğindeki yeni Çek hükûmeti, aralarında Rusya’ya yakın söylemleriyle bilinen aşırı sağcı SPD’nin de bulunduğu koalisyon ortaklarıyla birlikte girişimi sonlandırmayı değerlendirmişti. Ancak Pavel ve müttefiklerinin baskısı üzerine planın sürdürülmesine karar verildi. Hükûmet, buna karşın mühimmat alımları için ulusal bütçeden kaynak aktarılmayacağını duyurdu. Geçen hafta bir NATO yetkilisi, girişim kapsamında daha fazla kaynağa ihtiyaç duyulduğunu belirterek, taahhüt edilen finansmanın 1,4 milyar avro seviyesinde kaldığını, hedefin ise 5 milyar avro olduğunu ifade etmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.