SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çin Komünist Partisi

QHA - Kırım Haber Ajansı - Çin Komünist Partisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin Komünist Partisi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çin, Tayvan’ı kuşatan askerî tatbikatını sürdürüyor: Bölgedeki gerilim tırmanıyor Haber

Çin, Tayvan’ı kuşatan askerî tatbikatını sürdürüyor: Bölgedeki gerilim tırmanıyor

Doğu Asya’da hegemonya kurma peşindeki Çin yönetimi, demokratik Tayvan üzerindeki baskı ve sindirme politikalarını tehlikeli bir boyuta taşıdı. Kendi topraklarının bir parçası olduğunu iddia ettiği ancak 1949’dan bu yana fiili bağımsızlığa sahip olan Tayvan Adası'nı kuşatan askerî tatbikat, ikinci gününde tüm hızıyla devam ediyor. Pekin yönetiminin bölgesel güvenliği hiçe sayarak başlattığı "Adalet Görevi 2025" adlı bu gövde gösterisi, işgal simülasyonlarıyla dolu bir provokasyon olarak değerlendiriliyor. bölgesel istikrara çin darbesi: saldırı simülasyonları ve abluka Çin Halk Kurtuluş Ordusu (ÇHKO), sabahın erken saatlerinde Tayvan’ın kuzeyindeki sulara yerleştirilen hedeflere yönelik uzun menzilli atış talimleri yaparak bölgedeki sivil deniz trafiğini tehdit etti. Komünist yönetimin Doğu Cephesi Komutanlığından yapılan açıklamalar, tatbikatın sadece bir savunma eğitimi olmadığını; deniz hedeflerine yönelik saldırı senaryoları ve stratejik limanların bloke edilmesi gibi açık bir işgal hazırlığını kapsadığını ortaya koydu. Bombardıman uçakları, savaş jetleri ve insansız hava araçlarının katıldığı bu geniş kapsamlı taciz, bölge ülkeleri tarafından endişeyle takip ediliyor. TAYVAN’DAN YANIT: 130 HAVA ARACIYLA SINIR İHLALİ TESPİT EDİLDİ Tayvan Savunma Bakanlığı, Çin’in saldırgan tutumuna ilişkin korkutucu veriler paylaştı. Yapılan açıklamada, ada çevresinde son 24 saatte Çin’e ait tam 130 askerî hava aracı ve 22 geminin tespit edildiği bildirildi. Bu uçaklardan 90’ının, tarafların etki alanlarını ayıran "orta çizgiyi" fütursuzca geçerek Tayvan’ın Hava Savunma Tanımlama Bölgesi'ne (ADIZ) girmesi, Pekin’in uluslararası teamülleri hiçe saydığını bir kez daha kanıtladı. Tayvan ordusu, bu sınır ihlallerine karşı "Acil Yanıt Tatbikatı" başlatarak meşru müdafaa hakkını kullanmaya hazır olduğunu duyurdu. ABD İLE GERİLİM VE TRUMP’IN ŞAŞIRTAN YAKLAŞIMI Çin’in bu saldırgan hamlesinin, ABD’nin Tayvan’ın savunma kapasitesini artırmak için onayladığı 11 milyar dolarlık tarihi silah satışının hemen ardından gelmesi dikkat çekti. Vaşington yönetimi bu hamleyle Tayvan’ın yanında durduğunun sinyalini verirken, ABD Başkanı Donald Trump’ın sakin tavrı şaşkınlık yarattı. İsrail Başbakanı Netanyahu ile yaptığı basın toplantısında konuya değinen Trump, Şi Cinping ile "çok iyi bir ilişkisi" olduğunu belirterek, Çin’in ciddi bir çatışma başlatacağına inanmadığını ifade etti. Pekin’in son üç yılda; 2022'de dönemin ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi'nin Tayvan'ı ziyaretinin ardından, 2023'te dönemin Tayvan lideri Tsai Ing-wen'in ABD'ye yaptığı ziyaretlerin sonrasında ve 2024'te Tayvan'ın yeni lideri Lai Ching-te'nin göreve başladığı mayısta ve ilk "Ulusal Gün" konuşmasını yaptığı ekimde askeri tatbikatlar düzenlemişti. Söz konusu tatbikatlara "Müşterek Kılıç" adı verilmişti. ÇHKO, bu yıl da 1-2 Nisan'da "Boğaz Tufanı 2025/A" adıyla, Ada'yı kuşatan kapsamlı askeri tatbikat düzenlemişti. ÇİN-TAYVAN ANLAŞMAZLIĞI Çin'de İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Çan Kay-şek liderliğindeki Çin Milliyetçi Partisi (Koumintag) güçleri ile Mao Zıdong önderliğindeki Çin Komünist Partisi (ÇKP) güçleri arasında yaşanan iç savaşta galip gelen komünistler, 1 Ekim 1949'da Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ilan etmişti. İç savaşı kaybeden Koumintag üyeleri ise Tayvan'a yerleşip 1912'de kurulan "Çin Cumhuriyeti" iktidarının Ada'da devam ettiğini ilan ederej burada geçici hükûmet kurmuştu. Pekin yönetimi Tayvan’ı kendi toprağı olarak görürken, ada yaklaşık 75 yıldır fiilî bağımsızlıkla yönetiliyor. Son yıllarda askerî baskıyı belirgin şekilde artıran Çin yönetimi, Tayvan’ın ana kara ile birleşmesi için gerekirse güç kullanmaktan çekinmeyeceğini açıkça dile getiriyor. Uzmanlara göre, son tatbikatlar Pekin’in bu tehdidi fiilî askerî hazırlıkla desteklediğini gösteriyor.

CNN Türk Ürümçi'yi gezdi: Propaganda mı, gerçekler mi kayda alındı? Haber

CNN Türk Ürümçi'yi gezdi: Propaganda mı, gerçekler mi kayda alındı?

Gazeteci, Yazar Taha Kılınç'ın Doğu Türkistan ziyareti sonrasında kaleme aldığı "Kayıp Coğrafyanın İzinde: Doğu Türkistan Seyahatnamesi" isimli kitabın çıkmasına engel olmaya çalışan Çin'in Ankara Büyükelçiliği soykırım ve asimilasyon politikalarını örtbas etmek amacıyla Çin'in Doğu Türkistan'ı işgalinin 70. yıl dönümünde Ürümçi turu düzenledi. TANRI DAĞLARINDA NİHAL ATSIZ CNN Türk Muhabiri Büşra Arslantaş ve Kameraman Caner Emre Kınacı, Çin'in daveti üzerine Doğu Türkistan'ın Ürümçi kentine ziyarette bulundu. İlk olarak Tanrı Dağları'nın eteklerini gezen Arslantaş, Nihal Atsız'ın "Sen gurbette kalırsan, ben ölürsem ne çıkar? Ruhlarımız buluşur elbet Tanrıdağı'nda" mısralarına yer vererek Türk'ün yüzyıllardan beri var olduğu medeniyet beşiğine işaret etti. Arslantaş, "Bu dağlar Türk'ün yalnızca yurdu değil, kimliğinin, kültürünün ve devlet fikrinin doğduğu kadim merkez. Orhun'dan Altay'a uzanan Türk cihan tasavvurunun stratejik kalbi." ifadelerini kullandı. CNN TÜRK EKİBİ KAMERALARLA TAKİP EDİLDİ Ürümçi turunu tüm detaylarıyla ele alan Arslantaş, kendilerini gezdiren Çinli yetkililerin sorulan sorulara net bir yanıt vermediğini, ziyaret sırasında her an 3 kamera ile takip edildiklerini kaydetti. Kurgulanan tiyatro sahnesinde gezen CNN Türk ekibi bir camiye girdiklerini, boş gördüklerini ve bunu sorguladıklarını vurguladı. Arslantaş, Çinli yetkilinin sorulara kaçamak cevaplar verdiğini belirterek, "Kadınlar ve çocuklar nerede dediğimde 'Pek bilgim yok, genelde evdeler' yanıtını verdiler." dedi. Haberde Doğu Türkistan'dan "Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi" olarak bahsediliyor olsa da kayda alınan görüntülerde baskının birebir kanıtı ele alındı. Kent genelindeki kameraların camiyi dahil kayda aldığı gözlemlendi. SÖZDE ONLARCA İMAM YETİŞTİRİLİYOR ANCAK CAMİLER BOŞ İslam Enstitüsünde imamların yetiştirildiğine dair iddiaların haberde yer almasını isteyen Çinli yetkililer sahte olduğu düşünülen bir sınıfta öğrencilere ders anlattıklarını belirtirken, aynı zamanda "Namaz kılmayan Müslüman değildir" ifadesini aşırıcılık olarak nitelendirdiklerini itiraf etti. Öte yandan Çinli yetkili, öğrencilerin sakal bırakmalarının yasak olduğunu sakalsız halin daha modern görüneceğini savundu. Ardından Hoten'de akşam pazarına uğradıklarını kaydeden CNN Türk ekibi, pazardaki tüm bıçak ve satır gibi kesici aletlerin tezgaha bağlı olduğunu gözden kaçırmadı. Arslantaş, yetkililerin güvenlik gerekçesiyle bıçakları bağladıklarını söylediklerini aktardı. Arslantaş, Uygur Türkleriyle yaşam koşullarına dair soru sorma girişimlerinin olduğunu ancak karşı tarafın yalnızca tebessümle karşılık verdiğini de belirtti. Ayrıca kayda alınan görüntülere göre pazarda Uygur kıyafetlerini tanıtan kadının Çinli olduğu da dikkatlerden kaçmadı. Pazardan sonra medya kuruluşuna giden CNN Türk ekibi, personelin "çok mutlu" ve "rahat çalıştıklarını" söylediklerini kaydetti. Tur kapsamında ekibin yanından ayrılmayan Çinli yetkili, "Amacımız, hükûmetimizin ve partimizin (Çin Komünist Partisi) sesini duyurabilmek." dedi. ÇİN'İN BAKIŞ AÇISIYLA... Gittikleri üniversitede hiçbir öğrenciyle temasa geçemediklerinin altını çizen Arslantaş, "Çin'in bakış açısıyla" vurgusu yaparak tarihçeyi dinlerken kameraların kendilerini yine takip ettiklerini belirtti. Haber, Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Furkan Kaya ve Gazeteci, Yazar Taha Kılınç'ın analizleriyle pekiştirilerek, Uygur Türklerinin büyük bir Çin baskısı ve zulmüyle karşı karşıya kaldıkları bir kez daha teyit edildi. "BM RAPORLARI ÇİN'İN İNSANLIK SUÇU İŞLEDİĞİNİ SÖYLÜYOR" Doç. Dr. Kaya, haber için yaptığı değerlendirmede, "BM İnsan Hakları Konseyinin son raporuna baktığımızda Uygur Türklerinin zorla asimilasyona maruz kaldığını, yeniden eğitim kampı adı altında toplu gözaltına alındığını ve toplu işkencelerin yapıldığını görüyoruz. Raporlar, Çin'in bu politikalarını insanlığa karşı suç olarak değerlendiriyor. Bu bulgular uluslararası hukuk açısından son derece önemli. Çünkü Uygurların durumu Çin'İn bir iç meselesi değil, küresel insan hakları gündeminin çok önemli bir parçası. Çin bu politikalar kapsamında aşırıcılık suçunu öne sürüyor fakat bağımsız gözlemciler güvenlik tedbiri ile sistematik kültürel asimilasyonun birbirinden ayrılması gerektiğini ifade ediyor." dedi. Müze gezilerinde Çinli yetkililerin 2016 yılı itibarıyla "aşırıcılıkla mücadele" sayesinde "Xinjiang halkının refah içinde yaşadığını" iddia etti. Bu tarih Çin'in toplama kamplarını inşa ettiği döneme denk geliyor. 3 Kasım 2025 tarihli haber Kaya'nın, "Eğer Uygur Türklerinin sesi kısılırsa tüm insanlığın vicdanı da susmuş olur." sözleriyle sona erdi. İlgili haberin Türkiye kamuoyunda Çin sempatizanı medya kuruluşlarının yıllarca gündeme getirdiği iddiaları çürütmesiyle birlikte gerçekleri dünya gündemine taşıdığı belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.