SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dini Özgürlük

QHA - Kırım Haber Ajansı - Dini Özgürlük haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dini Özgürlük haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu, Kırım'daki kadın siyasi tutsakları gündeme taşıdı Haber

ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu, Kırım'daki kadın siyasi tutsakları gündeme taşıdı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu (USCIRF), işgal altındaki Kırım’da Rus işgal güçleri tarafından haksız yere tutuklanan ve dini inançları nedeniyle zulme uğrayan dört Kırım Tatarı kadının dosyasını kamuoyuna açıkladı. Yayımlanan rapor, Rusya’nın işgal altındaki Ukrayna topraklarında yürüttüğü dini ve siyasi baskı politikalarının ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne sererken, ABD Dışişleri Bakanlığına da Kremlin yönetimine karşı harekete geçme çağrısında bulundu. DİNİ İNANÇLARI NEDENİYLE HEDEF ALINDILAR USCIRF, Rus makamlarınca sözde "Hizb-ut Tahrir" davası kapsamında suçlanan Esma Nimetulayeva, Nasiba Sayidova, Elviza Aliyeva ve Fevziye Osmanova’nın profillerini yayımladı. Komisyon, Ekim 2025'te evlerine düzenlenen baskınların ardından tutuklanan bu dört kadının, yalnızca dini inançları ve dini kuruluşlarla olan bağlantıları sebebiyle alıkonulduğunu vurguladı. Beş çocuk annesi ve siyasi tutsak Remzi Nimetulayev’in eşi Esma Nimetulayeva, anaokulu çalışanı Nasiba Saidova, fırın çalışanı Elviza Aliyeva ve aile işletmesinde çalışan Fevziye Osmanova’nın evlerinde sabahın erken saatlerinde yapılan aramalarda yasaklı dini yayın arandığı ve ardından tutuklanarak cezaevine gönderildikleri kaydedildi. İŞGAL ALTINDAKİ BÖLGELERDE SİSTEMATİK BASKI Bununla birlikte USCIRF’in yıllık dini özgürlükler raporunda, Rusya’nın işgal ettiği Ukrayna topraklarında uyguladığı baskıcı rejimi genişlettiği tescillendi. İşgalci yönetimin bağımsız dini toplulukları yasakladığı, sözde yasa dışı misyonerlik iddiasıyla para cezaları kestiği, dini liderleri tutuklayarak mülklere el koyduğu ifade edildi. Özellikle Kırım Tatarlarının hedef alındığı belirtilen raporda, yüzlerce Kırım Tatarının 10 ila 24 yıl arasında değişen ağır hapis cezalarına çarptırıldığı hatırlatıldı. Ayrıca tutukluların işkence, tıbbi bakım yetersizliği, dini vecibelerin engellenmesi ve Kuran-ı Kerim gibi dini kitaplara el konulması gibi ciddi hak ihlallerine maruz kaldığı belgelendi. ABD DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINA RUSYA ÇAĞRISI Gerçekleştirilen saha analizleri ve ihlal raporları doğrultusunda USCIRF, ABD Dışişleri Bakanlığına net bir tavsiyede bulundu. Komisyon, sistematik, devam eden ve korkunç boyutlara ulaşan dini özgürlük ihlalleri nedeniyle Rusya’nın "Din özgürlüğünün sistematik ihlalleri nedeniyle özel endişe duyulan ülkeler" listesine yeniden dahil edilmesini talep etti. KADINLAR SİYASİ HEDEF HÂLİNE GELDİ İşgalci Rus güçleri 15 Ekim 2025 tarihinde dört Kırım Tatar kadını haksız gerekçelerle alıkoyarak FSB ofisine götürdü. Ertesi gün sözde mahkemeye çıkarılan Esma Nimetulayeva, Elviza Aliyeva, Nasiba Saidova ve Fevziye Osmanova sözde "terör örgütü faaliyeti yürütmek ve ilgili örgütün faaliyetlerine katılmakla" yasa dışı bir şekilde suçlanarak tutuklandı. İŞGALCİLERDEN BAŞÖRTÜSÜNE FİZİKSEL MÜDAHALE Gözaltı merkezine getirildiği ilk günlerde FSB görevlisi bir kadının Fevziye Osmanova'nın başörtüsü takmasını yasakladığı, hatta erkek görevlilerin yanında başörtüsünü yırttığı bildirildi. Öte yandan kendisiyle birlikte zorla alıkonulan diğer iki siyasî tutsak Esma Nimetulayeva ve Nesibe Saidova'nın da aynı muameleyle karşı karşıya kaldığı öğrenildi. KIRIM’DAN MOSKOVA’YA ADALET YOLCULUĞU Haksız yere alıkonulan dört Kırım Tatar kadının aileleri başta olmak üzere 16 Kırım Tatarından oluşan heyet, Rusya İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Tatyana Moskalkova ile görüşmek amacıyla 29 Ekim’de Kırım’dan Moskova’ya yola çıktı. Hak arayışı yolunda son 36 saat içinde Rus kolluk kuvvetleri tarafından 5 defa alıkonulan Kırım Tatarları, Rusya Ombudsmanlık Ofisine ulaşmayı başardı. Nasibe Saidova, Fevziye Osmanova ve Elvize Aliyeva’nın aileleri ile avukat Nazim Şeyhmambetov, haksız yere alıkonulan Kırım Tatar kadınların serbest bırakılması talebini içeren dilekçeyi Rusya Ombudsman Ofisine sundu. Dilekçeye Kırım’ın farklı şehir ve köylerinden toplanan 6 bin 500 bin imza atıldı. Heyet, aynı dilekçeyi Rusya Başsavcılığına ve Devlet Başkanlığı İdaresine de sundu. Ancak bu çabalar hiçbir sonuç vermedi.

Kırım’daki dini baskılar BM gündeminde Haber

Kırım’daki dini baskılar BM gündeminde

Birleşmiş Milletler’in New York’taki merkezinde, her yıl 22 Ağustos’ta kaydedilen “Din veya İnanç Temelli Şiddet Mağdurlarını Anma Günü” kapsamında bir etkinlik düzenlendi. Toplantıda söz alan Kırım Tatar Kaynak Merkezi Yöneticisi Zarema Bariyeva, işgal altındaki Kırım’da yaşanan dini baskıları gündeme taşıdı. Bariyeva, konuşmasında Rus işgali altındaki Kırım’da sözde “Hizb-ut Tahrir” ve “Yehova Şahitleri” davaları çerçevesinde yargılananların sayısına ilişkin veriler paylaştı. Ayrıca, işgalci yönetimin Ukrayna Ortodoks Kilisesine yönelik baskıları, Kırım’daki camilerde gerçekleştirilen yasa dışı aramalar, din adamlarına açılan düzmece davalar, Müslüman cemaatlere kesilen cezalar, dini okulların kapatılması ve yerli halkların kutsal mekânlarında yürütülen izinsiz inşaat faaliyetlerini örneklerle anlattı. "GERÇEK TABLO ANCAK KIRIM İŞGALDEN KURTARILDIKTAN SONRA ORTAYA ÇIKACAK" Bariyeva, “Kırım’da siyasi, etnik veya dini temelli insan hakları ihlallerinin belgelenmesi, binlerce Ukraynalının bu baskıların kurbanı olduğunu açıkça gösteriyor. Öte yandan gerçek tabloyu ancak Kırım Rus işgalinden kurtarıldıktan sonra tam olarak görebileceğiz, tıpkı Buça’da olduğu gibi...” şeklinde konuştu. Ayrıca işgalin 11 yılı boyunca yarımadada faaliyet gösteren hukukçular, insan hakları savunucuları ve aktivistlerin sistematik olarak baskı altına alındığına dikkat çeken Bariyeva, “Müvekkillerini korumakla görevli avukatlar uyduruk gerekçelerle hapse atılıp lisansları ellerinden alınırsa, işgal altındaki topraklarda nasıl bir hak korumasından bahsedebiliriz?” dedi. Bununla birlikte merkez yöneticisi kurumun yürüttüğü “Atalık” uluslararası savunuculuk kampanyasını tanıtarak destek çağrısı yaptı. Bariyeva, “Cezasızlık her zaman yeni suçlara yol açar. İşgal devam ettikçe dini özgürlüklere yönelik ihlaller artacak. Kırım yalnızca bir bölge değil, küresel düzenin göstergesidir. Ya tamamen yok olmasına izin vereceğiz ya da hep birlikte geleceğimizi koruyacağız, insan ve din haklarının korunmasını garanti altına alacağız.” ifadelerini kullandı.

Çin, ülkedeki camileri yıkmaya ve dönüştürmeye devam ediyor Haber

Çin, ülkedeki camileri yıkmaya ve dönüştürmeye devam ediyor

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Çin'in ülkedeki camileri yıkmaya ve dönüştürmeye devam ettiğine ilişkin yeni bir rapor yayımladı. Örgüt, 22 Kasım 2023 tarihli kapsamlı raporunda İslam'ın "Çinlileştirilmesi" kapsamında camilerin kapatıldığını ve ibadet yerlerinin tahrip edilerek değiştirildiğini bildirdi. DİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN İHLALİ Örgüt, Çin yönetiminin Ningşia ve Gansu bölgelerinde "camilerin birleştirilmesi" politikası çerçevesindeki faaliyetlerinin din özgürlüğünü ihlal ettiğini kaydetti. Raporda “Çinli yetkililer, hükümetin İslam’ın uygulanmasını kısıtlama çabaları kapsamında camileri hizmet dışı bıraktı, kapattı, yıktı ve birçok caminin de kubbe ve minare gibi İslami mimari özelliklerini ortadan kaldırdı” ifadelerine yer verildi. "İSLAM’IN UYGULANMASINI ENGELLEMEYE YÖNELİK SİSTEMATİK BİR ÇABA” “Çin, Müslümanların yaşadığı bölgelerde camileri kapatıyor, yıkıyor ya da şeklini bozuyor” başlıklı HRW raporunda, bu baskıların Çin’de İslam’ın uygulanmasını engellemeye yönelik “sistematik bir çaba” olduğu vurgulandı. Öte yandan örgütün, Çin Direktör Vekili Maya Wang, “Çin hükumeti dini özgürlükleri ihlal ederek birçoğunu kapatıyor. Hükumetin ibadethaneleri kapatması, yıkması veya yerlerini değiştirmesi, İslam’ın uygulanmasını engellemeye yönelik sistematik bir çabadır” değerlendirmesinde bulundu. 16 BİNDEN FAZLA CAMİ YIKILDI Daha önce Avustralya merkezli düşünce kuruluşu Australian Strategic Policy Institute (ASPI), uydu görüntülerini analiz ederek hazırladığı raporda, Doğu Türkistan genelinde 16 bin caminin kısmen yıkıldığını ve ağır hasar gördüğünü bildirmişti.  Doğu Türkistan genelinde dini ve kültürel mekanlarda yürütülen yıkıma yönelik hazırlanan rapor, bölgedeki camilerin yüzde 65'inin tahrip edildiğine ya da yıkıldığına dikkat çekmişti. Çin Komünist Partisi (ÇKP) yönetiminin, 2017 yılından itibaren başlattığı faaliyet kapsamında 8 bin 500 camiyi de tamamıyla ortadan kaldırdığını kaydetmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.