SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dünya Kırım Tatar Kongresi

QHA - Kırım Haber Ajansı - Dünya Kırım Tatar Kongresi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Kırım Tatar Kongresi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Tatar kamuoyundaki "göç" krizinde flaş gelişme: Grup hatayı kabul etti! Haber

Kırım Tatar kamuoyundaki "göç" krizinde flaş gelişme: Grup hatayı kabul etti!

Kırım Tatarlarının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı almasını hedefleyen oluşum, Kırım Tatar millî kurumlardan gelen sert eleştirilerin ardından geri adım attı. Kamuoyunda "Kremlin'in Kırım'ı Tatarsızlaştırma operasyonuna hizmet etmekle" suçlanan ve kendilerini “Vatancı” İnisiyatif Grubu olarak tanımlayan girişim bir bildiri yayımlayarak halktan özür diledi. Açıklamada, girişimin hiçbir zaman Kırım Tatarlarının Kırım’dan veya Ukrayna’dan kitlesel şekilde göç ettirilmesini hedeflemediği vurgulandı. Grup, kamuoyuna yansıyan bazı ifadeler ve tartışmaların, göçü teşvik eden ya da Kırım’a alternatif bir gelecek arayışını destekleyen bir girişim izlenimi oluşturmuş olabileceğini kabul ederek, bu algıyı ciddiyetle değerlendirdiklerini belirtti. "KIRIM, KIRIM TATAR HALKININ TARİHİ ANA VATANIYDI, HÂLÂ ÖYLEDİR VE ÖYLE KALACAKTIR" "Her şeyden önce, girişimimizin Kırım Tatarlarının Kırım veya Ukrayna'dan kitlesel olarak yeniden yerleştirilmesini organize etmeyi amaçlamadığını ve amaçlamadığını vurgulamak istiyoruz." ifadelerine yer verilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: Bazı açıklamaların, dilin ve kamuoyu tartışmalarının endişeye yol açmış ve göçü teşvik ettiğimiz veya Kırım Tatar halkının ana vatanı olarak Kırım'a alternatif aradığımız izlenimini yaratmış olabileceğini kabul ediyoruz. Eğer böyle bir izlenim oluştuysa, bunu çok ciddiye alıyor ve sorumluluk bilinciyle karşılıyoruz. Kırım, Kırım Tatar halkının tarihi ana vatanıydı, hâlâ öyledir ve öyle kalacaktır. Kırım Tatar halkının geleceğinin Kırım ile ayrılmaz bir şekilde bağlantılı olduğuna ve dünyada hiçbir ülkenin Kırım'ın yerini alamayacağına dair inancı paylaştıklarını kaydeden grup, ilk amaçlarının Rus işgali, Ukrayna’ya karşı yürütülen savaş, siyasi baskılar ve diğer zorlayıcı koşullar nedeniyle farklı ülkelere dağılmış Kırım Tatarlarına destek yolları aramak olduğunu ifade etti. Açıklamada, hedefin insanlara yardım etmek olduğu, halkın göçünü teşvik edecek bir politika oluşturmak olmadığı kaydedildi. "Vatancı" İnisiyatif Grubu, Kırım Tatar Millî Meclisi ve Dünya Kırım Tatar Kongresi tarafından dile getirilen görüşlere saygı duyduklarını açıkça ifade etti. Girişim üyeleri, bazı durumlarda niyetlerini doğru şekilde anlatmak konusunda yeterli tecrübe ve siyasi olgunluk gösteremediklerini kabul ederek, yaşanan süreci önemli bir ders olarak değerlendirdiklerini ifade etti. “KİTLESEL GÖÇÜ SAVUNMUYORUZ” Grup açıklamasında şu hususların altını çizdi: "- Kırım Tatarlarının kitlesel olarak göç etmesini savunmuyoruz. - Göçü, Kırım Tatar halkının geleceğine yönelik bir strateji olarak görmüyoruz. - Alternatif bir siyasi merkez oluşturmuyoruz. - Tüm halk adına temsil iddiasında bulunmuyoruz. - Kırım Tatar halkının millî temsil kurumları olarak yalnızca Kırım Tatar Millî Kurultayı ve Kırım Tatar Millî Meclisini tanıyoruz. - Yapılan eleştirileri dikkate alıyor ve açık diyaloğa hazır olduğumuzu beyan ediyoruz." PROGRAMIN YENİ ODAĞI NE OLACAK? Grup, “Vatancı” programının yeniden şekillendirildiğini ve bundan sonraki süreçte odağın göç değil, zorunlu olarak farklı ülkelere dağılmış Kırım Tatarlarına destek verilmesi olacağını açıkladı. Yeni yaklaşım kapsamında Kırım ile bağların korunması, Kırım Tatar dilinin ve kültürünün yaşatılması, eğitim faaliyetlerinin desteklenmesi, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi ve karşılıklı yardımlaşma mekanizmalarının geliştirilmesi hedefleniyor. Açıklamanın sonunda, farklı görüşlere rağmen tüm tarafları birleştiren temel unsurun Kırım Tatar halkının geleceğine duyulan sorumluluk ve vatan Kırım’a bağlılık olduğu vurgulanarak, millî kurumlarla yapıcı diyalog ve ortak çözüm arayışlarına açık olunduğu ifade edildi.

DQTK Genel Sekreteri Bayar: Vatandaşlık, Kırım’daki Türk-Tatar izini siler! Haber

DQTK Genel Sekreteri Bayar: Vatandaşlık, Kırım’daki Türk-Tatar izini siler!

Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar, Kırım Tatarları için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı talep eden ve sosyal medya üzerinden örgütlenen oluşuma ilişkin bir açıklama yaptı. Kişisel sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bayar, Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesi sonrasında Türkiye’ye sığınan ya da ileride sığınması muhtemel Kırım Tatarları için Türk vatandaşlığının gerekli olup olmadığını değerlendirdi. “KIRIM TATARLARI, GENİŞ HAKLARA SAHİP” Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırıları sonrasında Türkiye’ye sığınan Kırım Tatarları için Kırım Derneği olarak çalışma başlattıklarını anımsatan Bayar, “Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı nezdinde bir dizi çalışma yaptık. Yapılan çalışmalar neticesinde Ukrayna ve Kırım'dan Türkiye'ye sığınan ya da sığınacak Kırım Tatarları için özel bir mevzuat oluşturulması sağlandı. Bu kapsamdaki Kırım Tatarlarına Türkiye Cumhuriyeti tarafından ‘uzun süreli ikamet hakkı’ tanındı. Ki bu hak daha önce sadece Ahıska Türklerine tanınan bir haktı.” ifadelerini kaydetti. Bayar, söz konusu hak sayesinde Kırım Tatarlarının; çalışma iznine gerek olmaksızın iş kurabildiği ve sigortalı bir şekilde çalışabildiği, çalışmayanların genel sağlık sigortası kapsamında Türk sağlık sistemine dahil edildiği ve mevzuatın gereklerini karşıladıkları müddetçe Türkiye’de ikamet edebildiklerini belirtti. Bayar, Kırım Tatarları arasındaki Türkiye’ye göç etme ve Türk vatandaşı olma meselesi hakkında tartışmanın yeni olmadığını 18. ve 19. yüzyılların başlarında da bu tartışmaların yaşandığına işaret etti. “TÜRK VATANDAŞLIĞI BÜYÜK GÖÇE YOL AÇAR” Uzun süreli ikamet hakkını alan Kırım Tatarlarının, seçme ve seçilme hakkı dışındaki tüm haklara sahip olduğunu kaydeden Bayar, şu ifadeleri kaydetti: Bir gerçek var ki Kırım'da yaşayan Kırım Tatarları için Türk vatandaşlığı hakkı tanınırsa 5 ile 10 yıl içinde 19. asırda yaşadığımız büyük göç tarihte son defa olarak tekrar edecektir. Ve Kırım'da Türk-Tatar izi Rusların arzusuna hizmet edecek şekilde silinecektir.

DQTK Genel Sekreteri Bayar: Kırım Tatarları insanlığa iki büyük hediye verdi Haber

DQTK Genel Sekreteri Bayar: Kırım Tatarları insanlığa iki büyük hediye verdi

Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri Namık Kemal Bayar, Kırım Tatarlarının unutulmaz lideri Numan Çelebicihan'ın, 13 Aralık 1917 tarihinde Kırım Tatar Milli Kurultayına Kanun-ı Esasi'yi sunmasının 108. yılında bir mesaj yayımladı. Mesajında, Kırım Tatar halkının 1917 yılında insanlık tarihine iki büyük değer kazandırdığını kaydeden Namık Kemal Bayar, şu ifadelere yer verdi: "Biz Kırım Tatarları, 1917 yılının aralık ayında dünyaya ve insanlığa iki büyük hediye verdik. İlki Türk ve İslam aleminde ilk, dünya tarihinde ikinci olmak üzere kadınların seçme ve seçilme hakkını almaları. Millî parlamentomuz Kurultayımızda 5 kadın vekilimiz vardı ve Şefika Gaspıralı da bu parlamentonun başkan vekili idi. İkincisi ise Kurultayımızın kabul ettiği Anayasamızdır. Birleşmiş Milletlerin 1948'de kabul ettiği İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde yer alan hakların tamamının 1917 Anayasamızda yer almış olması Kırım Tatar halkının haklı bir gururu olduğu kadar temel insan haklarına ve köklü demokratik geleneklere bağlılığının bir ispatıdır. Hak, hukuk, adalet, demokrasi ve insan hakları konusunda Kırım Tatarlarından çok sonra tecrübe sahibi olabilmiş ve bugün dahi bunlardan nasibini almamış ulusların ve devletlerin Kırım'ı Rusya'ya terk etme niyetleri, bu köklü gelenek ve örfe sahip Kırım Tatar halkını yok oluşa sürüklemeleri affedilemez. 'Kırım'ı Rusya'ya terk edelim' teklifinde bulunan herkesin ancak ve ancak Kırım Tatar halkının katilleri muamelesi ve iddianamesi ile başbaşa kalacakları not edilmelidir. Bu vesile ile dünyaya ve insanlığa iki güzide ve eşsiz emsal hediye ettiğimiz 1. Kırım Tatar Millî Kurultayı günlerimiz ve bayramımız kutlu olsun. Kırım Tatar halkı sonsuza dek var olsun!"

Namık Kemal Bayar’dan Kızıl Ordu provokasyonuna tepki ve iptal çağrısı! Haber

Namık Kemal Bayar’dan Kızıl Ordu provokasyonuna tepki ve iptal çağrısı!

Temel hedefi provokasyondan ibaret olan Rusya Savunma Bakanlığına bağlı Rus Kızıl Ordu Korosu ve Dans Topluluğu, geçen sene Kırım Haber Ajansının (QHA) girişimleri ve Türk kamuoyu ile Kırım Tatarlarının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nun tepkileri üzerine, SSCB'nin Kırım Tatar ve Çerkesleri sürgün ettiği tarihlerde iptal edilen konser adı altındaki çalışmalarını bu sene de gerçekleştirmeyi hedefliyor. Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar, QHA aracılığıyla gerçekleşmesi planlanan konserler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Rus Kızıl Ordu Korosu’nun Türkiye’de konser vermesine tepki gösteren Bayar şu cümleleri kullandı: ''Rus Kızılı Ordu Korosu 90'lı yıllardan bu yana olduğu gibi yine bir kez daha konser vermek için Türkiye'ye geliyor. Geçmişinde büyük soykırımlar, büyük katliamlar, büyük insanlık suçları olan bir ordunun; Rus ordusunun, bandosu diyeceğimiz nitelikteki bir tanıtım aparatının, aletinin yıllarca Türkiye'ye gelip konser vermesi aslında Rusya'nın Türkiye'de yürütmekte olduğu beşinci kol faaliyetlerinden birisi. Maalesef ki, son yıllarda özellikle 2014'te Kırım'ın işgalinden sonra bu konser tarihlerini de hem bizlerin hem Kafkas halklarının acı dolu günleri olan mayıs ayına denk getirerek provokatif bir eylem gerçekleştiriyorlar. Bizler Türkiye'de yaşayan Kırım Tatarları olarak Rus Kızıl Ordu Korosu'nun Türkiye'de bu şekilde konserler vermesi ve Rus ordusunu şirin gösteren faaliyetlerde bulunması noktasında ciddi bir acı, derin bir üzüntü hissediyoruz. Bu faaliyeti yürüten kurum ve kuruluşlara da tekrar etmemesi noktasında çağrıda bulunuyoruz. Soykırım bir insanlık suçu ve maalesef eski Sovyetler Birliği'yle Rus Çarlığı'nda yaşayan Türk ve Müslüman halklara yönelik soykırımlar yapan bir ordunun sözde korosunun, Türkiye'de gelip bu tip etkinlikler yapması o topraklardan Türkiye'ye göç eden bütün insanların, ataları oralardan gelen bütün insanların yüreğinde acı bırakıyor.” KONSERLERİ İPTAL EDİLMİŞTİ 2024 yılında, Kırım Tatarlarının ana yurtlarından koparıldığı 18 Mayıs ve Çerkes halkın sürgün edildiği 21 Mayıs tarihlerinde Bursa ve Antalya'da provokasyon girişiminde bulunan Rus Kızıl Ordu Korosu, gelen sert tepkiler üzerine konser tarihini "erteleme" kararı almıştı. Yaşayan efsanevî lider Kırımoğlu'nun Türkiye Dışişleri Bakanlığına yazdığı mektup ve bizzat Türk yetkililer ile yaptığı görüşmeler sonucunda, Türkiye savaş suçlusu ülkenin bu sinsi oyununa "dur" demişti. QHA'nın gündeme taşıdığı bu çirkin saldırının kamuoyu üzerinde tepki çekmesinin ardından koro; 18, 20 ve 21 Mayıs tarihlerindeki konserlerini iptal etmek zorunda kalmıştı. BU YILKİ SİNSİ HEDEFİ UKRAYNA'NIN ANKARA BÜYÜKELÇİLİĞİ Rus Kızıl Ordu Korosu bu sene bir kez daha provokasyon amacı gütmeyi hedefliyor. Koro, 27 Mayıs'ta İstanbul'da, 28 Mayıs'ta ise başkent Ankara'da konser vermeyi planlıyor. Türkiye turnesine çıkan Rus Kızıl Ordu Korosu'nun bu seferki planı ise Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliğine yakın bir bölgede konser verecek olması. Türk aydınlarını şehit eden Sovyet Rusya'sının marşlarını ve şarkılarını söyleyen sözde koro ekibi Oran Açık Hava Sahnesi'nde izleyicilere propaganda çalışması yapacak. KIRIMOĞLU TÜRK YETKİLİLER İLE GÖRÜŞMÜŞTÜ Rusya Savunma Bakanlığına bağlı Rus Kızıl Ordu Korosu'nun, provakasyon amacı taşıyan 2024 senesindeki Türkiye turnesinin tarihleri dikkatlerden kaçmadı. Çarlık Rusya tarafından 21 Mayıs 1864'te vatanlarından sürülen Çerkes halkı ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) döneminde eli kanlı Josef Stalin'in emriyle 18 Mayıs 1944'te yurtlarından koparılan Kırım Tatarlarının acı günlerinin yıl dönümlerinde yapılması planlanan konserlerin iptal edilmesi için çağrılar yapılmıştı. Türkiye'ye resmî ziyaretlerde bulunan Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, konuyla ilgili tepkisini Türkiye tarafına iletmişti. Kırımoğlu, konserlerin tarihinden duyduğu rahatsızlığı Türkiye Dışişleri Bakanlığına yazdığı mektupla dile getirirken; 24 Nisan 2024 tarihinde başkent Ankara'da Türkiye Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu ile bir araya gelerek, konserin Kırım Tatar Sürgünü'nün 80. yıl dönümü ile Büyük Kafkasya Sürgünü'nün 160. yıl dönümünde yapılmaması için görüşmede bulunmuş, konuyu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile yaptığı görüşmeye de taşımıştı.

KTMM Başkanı Refat Çubarov'dan QHA'ya özel açıklamalar Haber

KTMM Başkanı Refat Çubarov'dan QHA'ya özel açıklamalar

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) ve Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Başkanı Refat Çubarov, katıldığı III. Antalya Diplomasi Forumu'nda Kırım Haber Ajansının (QHA) sorularına yanıt verdi. Çubarov, Antalya Diplomasi Forumu'nun önemine işaret ettiği konuşmasında, Ukrayna'daki Rus saldırılarına ve KTMM'nin yürütmekte olduğu faaliyetlerine de değindi. ANTALYA DİPLOMASİ FORUMU'NUN ÖNEMİNE İŞARET ETTİ Rusya’nın savaşı 10 yıl önce başlattığını vurgulayan Çubarov, 24 Şubat 2022’den bu yana başkent Kıyiv dahil olmak Ukrayna’nın topraklarına topyekûn olarak saldırdığını anımsattı. Çubarov, II. Antalya Diplomasi Forumu ile 1-3 Mart 2024 tarihinde gerçekleşen III. Antalya Diplomasi Forumu’nun arasındaki farka dikkat çekerek, küresel anlamdaki saldırganlıkların arttığını söyledi. Çubarov, “Böyle toplantılarda dünya ülkelerinin çeşitli temsilcileri, Başbakanlar ve Cumhurbaşkanları bir araya gelerek barışa gidecek yollar arıyor. Bu çerçevede savaşa sebep olan saldırgan tutumları doğru anlamak lazım. Bu saldırgan devletler uluslararası hukukun sınırından nasıl çıktı? Buna cevap vermek için yapılan görüşmeler kısa zamanda çözüm üretmese de bu tür görüşmeler olmadan herhangi bir netice gerçekleşmeyecek. O yüzden bu zirve çok önemli” ifadelerini kullandı. KTMM, FAALİYETLERİNİ YÜRÜTEBİLİYOR MU? Ayrıca Çubarov, Kırım işgal edilmeden birkaç ay önce 2013 yılının son aylarında KTMM’de seçim yapıldığını ve Rusya’nın sözde “terör örgütü” bahanesiyle KTMM’nin faaliyetlerini yasakladığını dile getirdi. 33 kişilik Meclis üyesinin tam olarak gerekli faaliyetleri yürütemediğini ifade eden Çubarov, 5 kişinin haksız yere alıkonulduğunu belirtti. Çubarov, “KTMM Başkanı Birinci Yardımcısı Nariman Celal 17 sene hapis cezasına çarptırıldı. Kırım’daki faaliyetlerimiz Kıyiv’e geçirildi. Ama meclis üyelerinin çoğunluğu Kırım’da yaşıyor ve vatan topraklarında vazifelerini yerine getiriyor” bilgisini verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.