SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekonomi

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kıyiv Teknoloji ve Tasarım Üniversitesi Rektörlüğüne vekâleten Kırım Tatarı Prof. Dr. Talât Belâlov atandı Haber

Kıyiv Teknoloji ve Tasarım Üniversitesi Rektörlüğüne vekâleten Kırım Tatarı Prof. Dr. Talât Belâlov atandı

Kıyiv Teknoloji ve Tasarım Üniversitesi (KNUTD) Rektör Vekilliği görevine, 2007 yılından bu yana üniversite bünyesinde çeşitli kademelerde görev yapan Kırım Tatar bilim insanı Prof. Dr. Talât Belâlov getirildi. Üniversite basın servisi tarafından yapılan açıklamaya göre, Prof. Dr. Talyat Belyalov'un temel önceliği, kurumun yeni rektörünü belirleyecek seçim sürecini yönetmek olacak. Ukrayna mevzuatına uygun olarak açık, şeffaf ve demokratik bir seçim atmosferi oluşturmayı hedefleyen Belâlov, süreçteki tarafsızlığını korumak adına önemli bir karar aldığını duyurdu. Belâlov, yapılacak rektörlük seçimlerinde aday olmayacağını ve tek amacının tüm adaylar için eşit ve adil bir yarış ortamı sağlamak olduğunu vurguladı. AKADEMİDE BAŞARILARLA DOLU BİR KARİYER 1980 Tacikistan doğumlu olan Belyalov, yükseköğrenimini Kırım'daki Vernadskiy Tavriya Üniversitesi Finans Bölümünde birincilikle tamamladı. 2006 yılında ekonomi alanında doktorasını veren Belyalov, 2011'de doçent, 2021'de ise işletme yönetimi alanındaki çalışmalarıyla profesör ünvanını aldı. Kariyerine 2007 yılında asistan olarak başladığı KNUTD bünyesinde bölüm başkanlığı ve rektör yardımcılığı gibi kritik idari görevlerde bulundu. BİLİMSEL ÇALIŞMALARIYLA TANINIYOR Akademik girişimcilik ve altyapı modernizasyonu konularında 100’den fazla bilimsel yayına imza atan Prof. Dr. Belâlov, aynı zamanda birçok uluslararası bilimsel derginin yayın kurulunda yer alıyor. "Smart-Ekonomi, Girişimcilik ve Güvenlik" dergisinin genel yayın yönetmenliğini de yürüten Belâlov, Ukrayna bilim dünyasında stratejik ekonomik araştırmalarıyla tanınan bir isim olarak öne çıkıyor.

Türkiye-Ukrayna ekonomik iş birliği Ankara’da ele alındı Haber

Türkiye-Ukrayna ekonomik iş birliği Ankara’da ele alındı

Türkiye ile Ukrayna arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği olanakları, 2 Nisan 2026 tarihinde Ankara’da düzenlenen toplantıda ele alındı. Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği, EkoAvrasya Vakfı ve Türk Dünyası Sivil Toplum İşbirliği Derneği (TÜRKSİT) iş birliğinde gerçekleştirilen “Türkiye-Ukrayna Ekonomik ve Ticari İşbirliği İmkânları” başlıklı toplantı, Ankara Ticaret Odası (ATO) Duatepe VIP Salonu’nda düzenlendi. Program, Ukrayna’nın ekonomik iş gücünü ve potansiyelini vurgulayan bir kısa film gösterimi ile başladı. TÜRK FİRMALARDAN 3 MİLYAR DOLAR YATIRIM EkoAvrasya Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hikmet Eren konuşmasında, Türkiye’nin Ukrayna’ya olan desteğinin köklü ve ilkeli bir temele dayandığını belirtti ve iki ülke arasındaki sarsılmaz bağı vurguladı. Türkiye’nin Ukrayna’nın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Eren, iki ülke arasındaki ilişkilerin yıllar içinde stratejik ortaklık seviyesine ulaştığını ifade etti. Türkiye’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü her platformda savunduğunu belirten Eren, savaş sürecinde Türkiye’nin diplomatik girişimlerle barışın sağlanması için önemli rol üstlendiğini dile getirdi. Eren, “Türkiye ile Ukrayna arasındaki ilişkiler sadece ticaretle sınırlı değildir. Türkiye; Kırım’ın yasa dışı ilhakını tanımayan, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü her platformda savunan en güçlü sestir. Özellikle 2022’de başlayan savaş sürecinde ülkemiz; Antalya Diplomasi Forumu’ndan (ADF) İstanbul müzakerelerine, Karadeniz Tahıl Girişimi’nden esir takaslarına kadar barışın yegâne adresi olmuştur. 2025 yılında, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Dolmabahçe’de gerçekleştirilen tarihî müzakereler, Türkiye’nin arabuluculuktaki küresel gücünü bir kez daha kanıtlamıştır.” dedi. Siyasi ve insani alandaki güçlü iş birliğinin ekonomik başarılarla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Eren, Ukrayna’da faaliyet gösteren 600’ü aşkın Türk firmasının yaklaşık 3 milyar dolarlık yatırımıyla bu güveni ortaya koyduğunu söyledi. Türk müteahhitlik sektörünün Ukrayna’da üstlendiği projelerle yeniden inşa sürecinde öncü rol oynadığını ifade eden Eren, Serbest Ticaret Anlaşması ile birlikte iki ülke arasındaki ticaret hacminin 10 milyar dolar hedefine daha da yaklaştığını belirtti. EkoAvrasya Vakfı olarak Ukrayna’nın sahip olduğu nitelikli insan kaynağı ve stratejik potansiyelin Avrupa’nın geleceğinde önemli rol oynayacağına inandıklarını dile getiren Eren, Türk yatırımcıların Ukrayna’daki fırsatları daha yakından tanımasının önemine dikkat çekti. Toplantının somut iş birliklerine zemin hazırlamasını temenni eden Eren, “Yaşasın Türkiye-Ukrayna dostluğu! Yaşasın bağımsız Ukrayna!” diyerek konuşmalarını sonlandırdı. “HEDEF 10 MİLYAR DOLAR” ATO Yönetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Güçlü, konuşmasında, Türkiye ile Ukrayna arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe dayandığını belirterek iki ülkenin Karadeniz’in iki önemli komşusu olarak ekonomik açıdan birbirini tamamlayan bir yapıya sahip olduğunu ifade etti. Güçlü, Türkiye’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini desteklediğini vurgulayarak, savaşta hayatını kaybedenler için üzüntülerini dile getirdi ve çatışmaların bir an önce sona ermesi temennisinde bulundu. İki ülke arasındaki ticaret hacminin son yıllarda istikrarlı şekilde arttığını belirten Güçlü, mevcut rakamların potansiyelin altında kaldığını ifade etti. Öte yandan Güçlü, Serbest Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte ticaret hacminin 10 milyar dolar seviyesine ulaşabileceğini kaydetti. Ukrayna’nın yeniden imar sürecinin Türk iş dünyası açısından önemli fırsatlar sunduğunu dile getiren Güçlü, inşaat, enerji, lojistik, tarım ve altyapı gibi alanlarda Türk firmalarının güçlü bir kapasiteye sahip olduğunu söyledi. Ankara’nın üretim gücü, sanayi altyapısı ve nitelikli insan kaynağıyla öne çıktığını belirten Güçlü, özellikle savunma sanayii, makine, tarım teknolojileri, sağlık ve bilişim sektörlerinde iki ülke arasında önemli iş birliği potansiyeli bulunduğunu ifade etti. Ticari ilişkilerin geliştirilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Güçlü, karşılıklı iş heyetlerinin artırılması, lojistik hatların güçlendirilmesi ve gümrük süreçlerinin kolaylaştırılmasının önemine dikkat çekti. Güçlü konuşmasını, “Sadece ticaret yapmak değil; birlikte üretmek, birlikte yatırım yapmak ve üçüncü ülkelere ürünleri birlikte pazarlamak gibi projeler ve stratejiler geliştirilerek ikili ilişkiler güçlendirilmelidir. Ankara Ticaret Odası olarak, üyelerimizin Ukrayna pazarına erişimini kolaylaştırmak ve her türlü iş birliğini desteklemek için hazırız. Karşılıklı temasları artırarak, bu potansiyeli somut projelerle hayata geçirmek en büyük hedefimizdir. Bugünkü toplantının, iş dünyalarımız arasında yeni ortaklıkların kurulmasına ve somut iş birliklerinin gelişmesine vesile olmasını temenni ediyorum.” ifadeleriyle sonlandırdı. UKRAYNA, TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK ÜRETİM VE YATIRIM ÜSSÜ TÜRKSİT Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Kurnaz ise, konuşmasında somut ekonomik verilere dikkat çekti. Ukrayna’nın yalnızca bir pazar olmadığını belirten Kurnaz, ülkenin aynı zamanda Türkiye için önemli bir üretim ve yatırım üssü olduğunu ifade etti. Ukrayna’da faaliyet gösteren 600’ün üzerindeki Türk firmasının yaklaşık 3 milyar dolarlık yatırımı bulunduğunu kaydeden Kurnaz, bunun iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin somut göstergesi olduğunu dile getirdi. Kurnaz, "2019 yılında yaklaşık 5 milyar dolar olan ticaret hacmimiz, son yıllardaki stratejik hamlelerimiz ve yürürlüğe giren Serbest Ticaret Anlaşması (STA) ile birlikte 10 milyar dolarlık nihai hedefine her zamankinden daha yakındır." dedi. Ukrayna’nın savaş koşullarına rağmen güçlü ekonomik potansiyelini koruduğunu ifade eden Kurnaz, nitelikli iş gücü, tarım kapasitesi ve sanayi altyapısıyla ülkenin Avrupa’nın önemli cazibe merkezlerinden biri olmaya devam ettiğini vurguladı. Türkiye’nin ise hem insani yardımları hem de diplomatik girişimleriyle Ukrayna’ya destek verdiğini hatırlattı. Kurnaz, artık bu siyasi ve güvenlik alanındaki iş birliğinin ekonomik kalkınmaya dönüştürülmesi gerektiğini belirterek, Türk müteahhitlik sektörünün Ukrayna’da bugüne kadar üstlendiği 184 projeyle önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Ukrayna’nın istikrarının Karadeniz’in istikrarı anlamına geldiğini dile getiren Kurnaz, iki ülke arasında ortak üretim, teknoloji transferi ve sürdürülebilir projelerin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “TÜRKSİT olarak hedefimiz sadece mal satmak değil, Ukrayna'daki ortak üretim üslerini kurmak, teknolojileri transfer etmek ve her iki ülke halkının defahını arttıracak sürdürüleceği projeler değiştirmektir. Bu toplantının yeni ticari hedeflerin köprüleri kurulmasına ve mevcut iş birliklerin derinleşmesine sağlayacağı katkı kesinlikle göz ardı edemeyiz.” cümlelerini sarf etti. Konuşmasını Yunus Emre’nin dizeleriyle tamamlayan Kurnaz, “Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım. Sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz.” ifadelerini kullandı. “SADECE UKRAYNA’NIN YENİDEN İNŞASINI KONUŞMUYORUZ” Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Türkiye ile Ukrayna arasındaki dostluk ilişkilerinin ekonomik boyutta derinleşmesinin önemine değindi. Büyükelçi Celal, konuşmasında, savaş koşullarına rağmen Ukrayna’da faaliyetlerini sürdüren Türk iş dünyasına teşekkür ederek, bunun iki ülke arasındaki güvenin ve stratejik iş birliğinin güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti. Celâl, Rusya’nın 2022 yılında başlattığı saldırıların ardından Ukrayna’da en fazla yeni yabancı şirket kuran yatırımcılar arasında Türk girişimcilerin öne çıktığını belirterek, bu durumun iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin derinliğini ortaya koyduğunu söyledi. Savaşın yol açtığı yıkıma dikkat çeken Celâl, özellikle enerji altyapısının yoğun saldırılara maruz kaldığını, milyonlarca insanın kış şartlarında temel hizmetlerden mahrum kaldığını dile getirdi. Dünya Bankası verilerine göre Ukrayna’nın yeniden inşa maliyetinin 500 milyar doları aştığını aktardı. Bununla birlikte savaşın aynı zamanda yeni ekonomik fırsatlar da doğurduğunu belirten Celâl, Ukrayna’nın daha modern, yenilenmiş ve küresel ekonomiye entegre bir ülke olarak yeniden inşa edileceğini vurguladı. Türk iş dünyasını yeniden inşa sürecine aktif katılmaya davet eden Celâl, Türkiye’nin sanayi, lojistik ve inşaat alanındaki tecrübesi ile Ukrayna’nın kaynak ve üretim potansiyelinin birleşmesiyle güçlü bir sinerji ortaya çıkacağını ifade etti. Özellikle üçüncü ülkelere yönelik ortak üretim ve lojistik modellerinin geliştirilebileceğini kaydeden Celâl, Orta Doğu, Afrika ve Türkistan pazarlarına birlikte açılma fırsatlarının bulunduğunu söyledi. Enerji, tarım ve altyapı alanlarında da geniş iş birliği fırsatları bulunduğunu dile getiren Celâl, Türk şirketlerini yol, köprü, liman ve enerji altyapısı projelerinde aktif rol almaya davet etti. Ayrıca Serbest Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle ekonomik ilişkilerin yeni bir ivme kazanacağını ifade eden Celâl, iki ülke arasında 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşılabileceğini belirtti. Celâl, Türkiye ile Ukrayna’nın yalnızca yeniden inşa sürecinde değil, aynı zamanda yeni bir küresel ekonomik iş birliği modelinin inşasında da stratejik ortaklar olduğunu vurguladı ve “Sayın katılımcılar bugün sadece Ukrayna'nın yeniden inşasını konuşmuyoruz. Aynı zamanda Ukrayna ve Türkiye'nin stratejik ortaklar olarak yer aldığı yeni bir politiksel ve küresel ekonomik ekosisteminin inşasını konuşuyoruz. Sizleri de bu sürecin bir parçası olmaya bugün de davet ediyorum.” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE’Yİ KİLİT ORTAKLARIMIZDAN BİRİ OLARAK GÖRÜYORUZ” Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Artem Rojdestvenskıy, Ukrayna’nın savaş koşullarına rağmen ekonomik istikrarını koruduğunu ve yatırımcılar için önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Rojdestvenskıy, Rusya’nın başlattığı topyekûn işgalin Ukrayna için eşi benzeri görülmemiş bir sınama olduğunu vurgulayarak, buna rağmen hükümetin ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilirliğini sağlamak için çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Ukrayna ekonomisinin dayanıklılığına dikkat çeken Rojdestvenskıy, iş dünyasının ve toplumun uyum kabiliyeti sayesinde ekonominin 2023 itibarıyla toparlanma sürecine girdiğini söyledi. Rojdestvenskıy, uluslararası finans kuruluşlarının değerlendirmelerine göre Ukrayna ekonomisinin 2026 yılında yaklaşık yüzde 2 büyümesinin, 2027’de ise yüzde 3 ile 4 seviyelerine ulaşmasının beklendiğini aktardı. Makroekonomik göstergelere de değinen Rojdestvenskıy, Ukrayna Merkez Bankası’nın politika faizinin yaklaşık yüzde 15 seviyesinde olduğunu, uluslararası destek sayesinde döviz piyasasının istikrarını koruduğunu ve rezervlerin 54 milyar doların üzerine çıktığını kaydetti. Türkiye ile ekonomik ilişkilerin önemine dikkat çeken Rojdestvenskıy, Türkiye’nin Ukrayna’nın kilit ticaret ortaklarından biri olduğunu belirterek, 2025 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacminin 7,9 milyar dolara ulaştığını ve bu rakamın bir önceki yıla göre yüzde 23 artış gösterdiğini ifade etti. Ukrayna’nın Türkiye’ye ihracatının ağırlıklı olarak mısır, buğday ve ayçiçek yağı gibi tarım ürünlerinden oluştuğunu, Türkiye’den yapılan ithalatın ise enerji, metal ve makine sanayi ürünlerini kapsadığını dile getiren Rojdestvenskıy, serbest ticaret anlaşmasının onay sürecinin tamamlanmasıyla ticaretin daha da artmasını beklediklerini söyledi. Ukrayna’nın yalnızca yeniden inşa edilmediğini vurgulayan Rojdestvenskıy, “Biz yalnızca ülkemizi yeniden inşa etmiyoruz, aynı zamanda daha modern ve rekabetçi bir ekonomi inşa ediyoruz. Türkiye'yi kilit ortaklarımızdan biri olarak görmekteyiz. Potansiyelimizi birleştirerek, karşılıklı fayda sağlayacak, ekonomik büyümeyi destekleyecek ve bölgede istikrarı güçlendirecek büyük ölçekli ortak projeleri hayata geçirebileceğimize inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. Toplantı sonunda gerçekleşen soru-cevap etkinliğinde, Türkiye ve Ukrayna arasındaki ticaret hacminin artırılmasına yönelik somut adımlar tartışıldı. Katılımcılar, Türkiye ve Ukrayna arasındaki ekonomik entegrasyonun bölge barışına ve refahına doğrudan katkı sağlayacağı konusunda fikir birliğine vardı.

Rus saldırganlığın bedeli: Ukrayna'nın yeniden inşası için 588 milyar dolar gerekiyor Haber

Rus saldırganlığın bedeli: Ukrayna'nın yeniden inşası için 588 milyar dolar gerekiyor

Dünya Bankası, Ukrayna hükûmeti, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından ortaklaşa hazırlanan RDNA5 raporu, Rus işgalinin yarattığı yıkımın mali boyutunu gözler önüne serdi. 2025 yıl sonu verilerine göre hazırlanan rapor, Ukrayna'nın toparlanması için toplamda 588 milyar dolarlık bir kaynağa ihtiyaç duyulduğunu ortaya koyarken, sadece 2025 yılındaki hasarın 64 milyar dolara ulaştığını belgeledi. Ukrayna Başbakanı Yuliya Svırıdenko tarafından paylaşılan verilere göre, 588 milyar dolarlık devasa ihtiyaç tahmini 2025 yılının sonuna kadarki süreci kapsıyor. Bu rakama, Ocak ve Şubat 2026’da meydana gelen yeni yıkımların henüz dâhil edilmediği belirtilirken, özellikle konut sektörü, ulaşım, lojistik ve enerji altyapısının Rus saldırılarından en ağır darbeyi alan alanlar olduğu vurgulanıyor. Bununla birlikte raporun sunduğu bu veriler, hem uluslararası yardım planlarının temelini oluşturacak hem de saldırgan devlet Rusya’dan talep edilecek hukuki tazminat süreçlerinde resmi kanıt olarak kullanılacak. "YENİDEN İNŞA DEMOKRATİK DÜNYANIN ORTAK SORUNUDUR" Finansman stratejisi açısından rapor, toplam ihtiyacın yaklaşık yüzde 40’ının özel sektör yatırımları aracılığıyla karşılanabileceğini öngörüyor. Ukrayna hükûmeti ve Dünya Bankası, mevcut yıkımı onarmanın ötesinde "Geleceğin Ekonomisi" modelini geliştirerek devletin uzun vadeli kalkınma yol haritasını belirlemeye odaklanıyor. Başbakan Svırıdenko, “Ukrayna'nın yeniden inşası, demokratik dünyanın ortak sorumluluğudur. Görevimiz sadece yıkılanı yeniden inşa etmek değil, aynı zamanda daha sürdürülebilir bir ekonomi yaratmak ve devletin uzun vadeli varlığını sağlamaktır. Ukrayna'yı destekleyen tüm ortaklara teşekkür ederim.” ifadelerini kullandı.

Rus sanayisi son 16 yılın en derin krizinde! Haber

Rus sanayisi son 16 yılın en derin krizinde!

Yaptırımların ağırlaşması, kredi faiz oranlarındaki artış ve ekonomideki sert yavaşlama, Rusya sanayisini son yılların en derin krizinin eşiğine sürükledi. The Moscow Times’ın, Rusya Bilimler Akademisine bağlı Ulusal Ekonomik Tahmin Enstitüsü (İNP) tarafından yapılan bir ankete dayandırdığı haberine göre, Rusya’nın en büyük sanayi şirketlerinin üst düzey yöneticileri, bu yıl ürün satışlarındaki durumun 1998’deki Rusya temerrüdünden bu yana en kötü seviyede olduğunu belirtti. Araştırmada, büyük şirket temsilcilerinin talebe ilişkin değerlendirmelerinin, 2009 küresel finans krizi ve Kırım’ın işgali sonrası 2015’te uygulanan ilk yaptırımlar dönemlerinin dahi altına düştüğü vurgulandı. SON 16 YILIN EN DÜŞÜK SEVİYESİ Ülke genelindeki fabrika ve tesislerin üretim planlarının ise, bu yıl son 16 yılın en düşük seviyesine gerilediği kaydedildi. Sanayiye ilişkin genel iyimserlik endeksi de 2009’dan bu yana görülen en düşük seviyeye indi. İki yıl boyunca bütçeden mega projelere ve savunma sanayisine onlarca trilyon ruble aktarılmasına rağmen, Rusya’da ekonomik büyüme neredeyse durma noktasına geldi. Gayrisafi millî hasıla (GSYH) artışı sıfıra yaklaşırken, sanayi sektörü yeniden resesyona girdi. ÜRETİMDE DİKKAT ÇEKEN AZALMA Rus Federal Devlet İstatistik Servisi Rosstat’ın verilerine göre, 2025 yılı kasım ayında Rusya’da sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 0,7 geriledi. Aynı dönemde metalürji sektörü yüzde 4,1, kimya sanayisi yüzde 1,7, makine imalatı ise yüzde 5,4 daraldı. Gıda üretimi de 15 yıl aradan sonra ilk kez düşüş kaydederek yüzde 0,8 azaldı. Bazı sektörlerde ise tablo daha da ağırlaştı. Traktör üretimi yüzde 61,6, buldozer üretimi yüzde 53,7, asansör üretimi yüzde 37,2 gerilerken, yolcu vagonu üretimi yarı yarıya düştü. Otomotiv sektöründe üretim, 2022’nin en kötü seviyelerine gerileyerek yüzde 34,1 oranında azaldı.

Kırgızistan, ekonomisi ile Türkistan coğrafyasında lider konumda Haber

Kırgızistan, ekonomisi ile Türkistan coğrafyasında lider konumda

Kırgızistan Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı Endüstriyel Analiz Dairesi Başuzmanı Talantbek Karasartov, Kırgızistan ekonomisinde 2024 ve 2025 yıllarında bir sıçrama gerçekleştiğini bildirdi. Karasartov, Kırgızistan’da ekonomik büyümeyi sağlayan başlıca sektörlerin; petrol, ilaç, gıda, hafif sanayi ve inşaat malzemeleri olduğunu ve bu yılın ocak-temmuz döneminde 375 milyar som değerinde üretim yapıldığını kaydetti. KIRGIZİSTAN’DA SANAYİ ÜRETİMİ İLE HEM İÇ HEM DE DIŞ PİYASADA ARTIŞ GERÇEKLEŞTİ Kırgızistan’da üretim hacminde ciddi oranda büyüme gerçekleştiğini dile getiren Karasartov, “2019'dan bu yana sanayi üretimi hacmi neredeyse iki katına çıktı. 2019'da 284 milyar som değerinde sanayi ürünü üretilirken, 2024'te 585 milyar som değerinde sanayi ürünü üretildi.” bilgisini verdi. Karasartov sanayi üretiminin GSYİH’nin büyümesine önemli ölçüde katkı sağladığını belirterek, üretimin iç piyasa ile sınırlı kalmayıp dış piyasaya da sunularak ihracatı ciddi oranda artırdığını aktardı. KIRGIZİSTAN EKONOMİSİNDE 2025 YILINDA DİKKATE DEĞER BÜYÜME KAYDEDİLDİ Ayrıca 2024 yılı ile 2025 yılında kaydedilen büyüme oranları arasındaki farka değinen Karasartov, 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 11,5 daha fazla büyüme kaydedildiğini ifade etti. Bu bağlamda Kırgızistan genelinde 128 sanayi tesisinin faaliyete geçmesini ve yaklaşık 15 bin yeni istihdam yaratılmasının beklendiğini ifade eden Karasartov, 2024 yılında 100’den fazla tesis açıldığını ve 8 bin personel istihdam edildiğini aktararak 2025 yılında dikkate değer bir artış gerçekleştiğinin altını çizdi.

IMF Özbekistan’ın ekonomik reformlarını takdir etti Haber

IMF Özbekistan’ın ekonomik reformlarını takdir etti

Uluslararası Para Fonu (IMF) 15 Temmuz 2025 tarihinde yayınladığı raporda Özbekistan’da uygulanan ekonomik reformların önemli birtakım olumlu gelişmeleri harekete geçirdiğini bildirdi. Ancak Özbekistan’ın Dünya Ticaret Örgütü (WTO) üyeliğine kabul edilmesi için daha fazla reform yapması gerektiğini bildiren IMF, Özbekistan’ın liberalleşme hamlesinden umutlu olduğunu belirtti. Öte yandan IMF, Özbekistan’da devletin ekonomi üzerindeki denetimlerini azaltması gerektiğini vurguladı. ÖZBEKİSTAN’DA EKONOMİK BÜYÜME IMF’in yayınladığı rapora göre, Özbekistan’da 2016 yılında Şevket Mirziyoyev’in Cumhurbaşkanlığı görevine gelmesinden sonra, ülkede yıllık GSYİH yüzde 5,7 ve yıllık istihdam büyümesi ise yüzde 3,6 oranında büyüdü. Ayrıca IMF’in raporunda, Özbekistan’ın piyasa ekonomisine geçişte önemli ilerleme kaydettiği yer aldı. Bu bağlamda ekonomik reformlar, daha yüksek yatırım, büyüme ve yoksulluğun azaltılması gibi olumlu gelişmeleri harekete geçirdi. Sürdürülebilir reform uygulamaları ile Özbekistan’da güçlü ekonomik performansın devam ettiğini belirten IMF, 2017’den bu yana döviz kurunun birleştirilmesi, döviz kısıtlarının kaldırılması ve ticaretin serbestleştirilmesi ile ekonominin önemli ölçüde dönüştüğünü ve sermaye girişinin sağlandığını aktardı. ÖZBEKİSTAN’DA EKONOMİK REFORMLAR İLE YOKSULLUK AZALDI IMF’in yayınladığı raporda Özbekistan’da yoksullukta önemli oranda düşüş kaydedildi. Rapora göre 2024 yılında yoksulluk oranı yüzde 8,9’a geriledi. Aynı şekilde işsizlik oranı da yüzde 5,5’e geriledi. Raporda 24 yaşın altındaki genç işsizlik oranının ise yüzde 11 seviyesi ile sürekli yüksek kaldığı kaydedildi. Öte yandan IMF raporda, Özbekistan'ın ekonomik reformlarla önemli büyümeler kaydederken, ekonomik kazanımların pekiştirilmesi için hükûmetin ekonomi üzerindeki kontrolü önemli ölçüde bırakması gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda IMF raporda, kurumsal yönetimde iyileştirmeler de dahil olmak üzere, özel sektör gelişiminin teşvik edilmesinin devletin öncelikli ekonomi politikalarından biri olması gerektiğini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.