SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekonomi

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türk Devletleri Teşkilatı ülkelerinin toplam ticaret hacmi 1,27 trilyon dolara ulaştı Haber

Türk Devletleri Teşkilatı ülkelerinin toplam ticaret hacmi 1,27 trilyon dolara ulaştı

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi ve gözlemci ülkelerin toplam ticaret hacmi 1,27 trilyon dolara, toplam gayrisafi millî hasılası (GSYH) ise 2,4 trilyon doların üzerine çıktı. TDT tarafından yayımlanan Türk Devletleri dergisinin 7. sayısında yer alan bilgilere göre, Türk dünyasında ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesi, bölge içi ticaretin artırılması ve Türk devletlerinin küresel ticaretteki konumunun güçlendirilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. Dergide, Türk dünyası ekonomilerinin geçen yıl ortalama yüzde 6,86 büyüdüğü ve toplam GSYH’nin 2,4 trilyon doları aştığı belirtildi. Bölge içi ticaretin ise henüz hedeflenen seviyeye ulaşmadığı ifade edilirken, ekonomik entegrasyonu ve ortak rekabet gücünü artıracak yeni mekanizmalar üzerinde çalışıldığı kaydedildi. BÜYÜK ALTYAPI PROJELERİ BÖLGESEL BAĞLANTIYI GÜÇLENDİRİYOR Türk dünyasındaki ekonomik bağlantısallığın geliştirilmesinde büyük ulaştırma projelerine dikkat çekildi. Çin-Kırgızistan-Özbekistan Demiryolu, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu ve Zengezur Koridoru gibi projelerin bölgesel ulaşım ağlarını güçlendirdiği ve Türk devletlerinin küresel ticaret güzergâhlarındaki rolünü artırdığı belirtildi. Dergide ayrıca Orta Koridor’un daha etkin kullanılabilmesi için ulaştırma ve gümrük süreçlerinin dijitalleştirilmesinin önemine vurgu yapıldı. Yapay zekâ teknolojilerinin lojistik ve gümrük sistemlerine entegre edilmesinin sınır geçişlerini hızlandırabileceği ve ticaret süreçlerini kolaylaştırabileceği ifade edildi. DİJİTAL ALTYAPIYA YATIRIM Azerbaycan ile Kazakistan arasında Hazar Denizi’nin altından kurulması planlanan fiber optik hattın, Dijital İpek Yolu’nun önemli unsurlarından biri olacağı kaydedildi. Söz konusu dijital altyapı projelerinin, Türk devletleri arasındaki veri bağlantısını güçlendirmenin yanı sıra bölgenin dijital ekonomisinin gelişmesine katkı sağlaması bekleniyor. TDT’nin değerlendirmesinde, Türk dünyasının yalnızca Doğu ile Batı arasında bir ulaştırma ve ticaret koridoru olarak değil; teknoloji, inovasyon ve dijital dönüşüm alanlarında da güçlü bir ekonomik merkez hâline getirilmesinin hedeflendiği vurgulandı. TDT ülkelerinin ekonomik entegrasyonunun güçlendirilmesiyle birlikte bölge içi ticaretin artırılması, ulaştırma ve lojistik bağlantıların geliştirilmesi ve küresel ticaret ağlarındaki rolün genişletilmesi, teşkilatın öncelikli ekonomik gündemleri arasında yer alıyor.

TDT ülkelerinin toplam ekonomisi 2,11 trilyon dolara ulaştı Haber

TDT ülkelerinin toplam ekonomisi 2,11 trilyon dolara ulaştı

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi (Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan) ve gözlemci ülkelerin (Macaristan, KKTC, Türkmenistan) toplam ekonomik büyüklüğünün 2,11 trilyon dolara ulaştığı bildirildi. Azerbaycan Ekonomik Reformların Analizi ve İletişim Merkezi tarafından hazırlanan raporda, TDT ülkelerinin ekonomik performansı, ticaret potansiyeli, lojistik imkanları ve teknolojik entegrasyonuna ilişkin veriler yer aldı. Anadolu Ajansının (AA) 23 Eylül tarihli haberine göre, TDT bünyesindeki ülkeler toplam 4,82 milyon kilometrekarelik bir coğrafyaya yayılırken, üye ve gözlemci ülkelerin toplam nüfusu 178,8 milyona ulaşıyor. Bu rakam dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 2,8’ine karşılık geliyor. Raporda, TDT ülkelerinin toplam gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) 2,11 trilyon dolar olduğu ve bu ekonomilerin küresel ekonominin yaklaşık yüzde 2’sini oluşturduğu belirtildi. TDT ülkelerinin toplam ticaret hacminin ise 1,13 trilyon dolara ulaştığı, bunun dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 3,6’sına denk geldiği kaydedildi. TİCARETTE TÜRKİYE, YATIRIMDA AZERBAYCAN ÖNE ÇIKIYOR Raporda, TDT ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkilerin geleneksel ticaret yapısından daha kapsamlı bir ekonomik entegrasyon modeline doğru ilerlediği değerlendirildi. Bu süreçte ülkelerin farklı alanlarda öne çıktığı belirtilirken, Türkiye’nin ticaret ilişkilerinde, Azerbaycan’ın ise doğrudan yabancı yatırımlar alanında lider konumda bulunduğu ifade edildi. ORTA KORİDOR'UN STRATEJİK ÖNEMİ ARTIYOR TDT ülkelerinin ekonomik görünümünde lojistik bağlantıların da önemli bir yer tuttuğu belirtildi. Raporda, jeopolitik gelişmelerin Orta Koridor’un stratejik önemini artırdığı ve güzergâhtaki lojistik hareketliliğin güçlendiği kaydedildi. Hazar Denizi üzerinden gerçekleştirilen kuru yük taşımacılığının yüzde 34, Bakü Limanı’ndaki konteyner elleçleme miktarının ise yüzde 15 arttığı bildirildi. Doğu-Batı yönündeki demir yolu transit geçişlerinin yüzde 12 arttığı belirtilen raporda, Orta Koridor’un dayanıklılık endeksinin 1 üzerinden 0,5 olarak ölçüldüğü ifade edildi. Raporda, ticaret, yatırım ve lojistik alanlarındaki gelişmelerin TDT ülkeleri arasındaki ekonomik bağlantıların daha kapsamlı bir yapıya dönüştüğünü gösterdiği belirtildi.

Rusların ekonomiye güveni son 20 yılın en düşük seviyesinde Haber

Rusların ekonomiye güveni son 20 yılın en düşük seviyesinde

Uluslararası araştırma kuruluşu Gallup'un yayımladığı son kamuoyu araştırmasına göre, Rusya'da halkın ekonomiye ilişkin karamsarlığı son 20 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Araştırmaya katılanların çoğunluğu hem ekonomik koşulların hem de yaşam standartlarının kötüleştiğini düşünüyor. Gallup'un 14 Mart-6 Mayıs tarihleri arasında telefonla gerçekleştirdiği ve bin kişinin katıldığı ankete göre, Rusların yüzde 60'ı yaşadıkları şehir veya bölgede ekonomik koşulların kötüye gittiğini ifade etti. Ekonomik şartların iyileştiğini düşünenlerin oranı yüzde 27 olurken, yüzde 9'luk kesim herhangi bir değişiklik olmadığını belirtti. Yaşam standartlarına ilişkin değerlendirmelerde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Katılımcıların yüzde 56'sı yaşam koşullarının kötüleştiğini söylerken, yüzde 29'u iyileştiğini, yüzde 14'ü ise değişmediğini ifade etti. Gallup, araştırmanın bu ay Rusya'da derinleşen akaryakıt krizinden önce tamamlandığına dikkat çekti. Ukrayna'nın Rus petrol rafinerilerine yönelik insansız hava aracı saldırılarını artırmasının ardından ülkenin birçok bölgesinde benzin sıkıntısı yaşanırken, mevsimsel talebin de etkisiyle yakıt arzındaki sorunların büyüdüğü belirtiliyor. ORDU VE HÜKÛMETE GÜVEN DE GERİLEDİ Araştırmaya göre Rus ordusuna duyulan güven de son yıllarda önemli ölçüde azaldı. 2022 yılında, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı geniş çaplı işgalin ilk yılında yüzde 80 olan güven oranı, bu yıl yüzde 66'ya geriledi. Kremlin rejimine duyulan güven de aynı dönemde yüzde 66'dan yüzde 53'e düştü. UKRAYNA VURDU, PETROL DEVİ RUSYA İTHALAT KAPISINI ÇALDI! Öte yandan Rusya, Ukrayna'nın silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) askerî petrol rafinerilerini ve enerji altyapısını hedef almasının ardından akaryakıt krizine girdi. Rusya'nın yaşanan akaryakıt sıkıntısını hafifletmek amacıyla diğer ülkelerden petrol ürünleri ithal etme seçeneğini masaya yatırdığı bildirildi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya'nın olası akaryakıt ithalatı konusunda çeşitli ülkelerle görüşmeler yürüttüğünü açıklamıştı. KREMLİN YENİ ÇÖZÜM YOLLARI ARIYOR Ukrayna'nın gerçekleştirdiği saldırılar sonrasında Kremlin rejimi iç piyasadaki arzı koruyabilmek için daha önce akaryakıt ihracatına çeşitli kısıtlamalar getirmişti. Ayrıca Rusya'da büyüyen yakıt krizi nedeniyle en az 20 bölgede akaryakıt satışına sınırlamalar getirilmişti. Ukrayna'nın enerji altyapısı ve rafinerilere yönelik saldırılarının ardından benzin ve mazot arzında sıkıntılar yaşanırken, Rosneft CEO'su Igor Sechin petrol üretiminin en az yüzde 30'unun ülke içinde işlenmesini önerdi. Ülkenin batısından Sibirya ve Uzak Doğu'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada benzin ve motorin satışına tam veya kısmi sınırlamalar getirildi. Bazı bölgelerde araç başına alınabilecek yakıt miktarı sınırlandırılırken, taşınabilir kaplara satış yasaklandı. Bazı bölgelerde ise akaryakıt öncelikle acil durum hizmetleri, toplu taşıma, belediye araçları ve tarım sektörüne tahsis edildi. Rusya Devlet Duması, iç piyasadaki benzin arzını artırmak amacıyla vergi mevzuatında değişiklik yapan düzenlemeleri kabul etti. Yeni düzenlemeyle düşük kaliteli yakıt bileşenlerinin işlenerek yüksek oktanlı benzine dönüştürülmesi kolaylaştırılırken, rafinerilere sağlanan bazı vergi avantajlarının süresi de uzatıldı.

Kıyiv Teknoloji ve Tasarım Üniversitesi Rektörlüğüne vekâleten Kırım Tatarı Prof. Dr. Talât Belâlov atandı Haber

Kıyiv Teknoloji ve Tasarım Üniversitesi Rektörlüğüne vekâleten Kırım Tatarı Prof. Dr. Talât Belâlov atandı

Kıyiv Teknoloji ve Tasarım Üniversitesi (KNUTD) Rektör Vekilliği görevine, 2007 yılından bu yana üniversite bünyesinde çeşitli kademelerde görev yapan Kırım Tatar bilim insanı Prof. Dr. Talât Belâlov getirildi. Üniversite basın servisi tarafından yapılan açıklamaya göre, Prof. Dr. Talyat Belyalov'un temel önceliği, kurumun yeni rektörünü belirleyecek seçim sürecini yönetmek olacak. Ukrayna mevzuatına uygun olarak açık, şeffaf ve demokratik bir seçim atmosferi oluşturmayı hedefleyen Belâlov, süreçteki tarafsızlığını korumak adına önemli bir karar aldığını duyurdu. Belâlov, yapılacak rektörlük seçimlerinde aday olmayacağını ve tek amacının tüm adaylar için eşit ve adil bir yarış ortamı sağlamak olduğunu vurguladı. AKADEMİDE BAŞARILARLA DOLU BİR KARİYER 1980 Tacikistan doğumlu olan Belyalov, yükseköğrenimini Kırım'daki Vernadskiy Tavriya Üniversitesi Finans Bölümünde birincilikle tamamladı. 2006 yılında ekonomi alanında doktorasını veren Belyalov, 2011'de doçent, 2021'de ise işletme yönetimi alanındaki çalışmalarıyla profesör ünvanını aldı. Kariyerine 2007 yılında asistan olarak başladığı KNUTD bünyesinde bölüm başkanlığı ve rektör yardımcılığı gibi kritik idari görevlerde bulundu. BİLİMSEL ÇALIŞMALARIYLA TANINIYOR Akademik girişimcilik ve altyapı modernizasyonu konularında 100’den fazla bilimsel yayına imza atan Prof. Dr. Belâlov, aynı zamanda birçok uluslararası bilimsel derginin yayın kurulunda yer alıyor. "Smart-Ekonomi, Girişimcilik ve Güvenlik" dergisinin genel yayın yönetmenliğini de yürüten Belâlov, Ukrayna bilim dünyasında stratejik ekonomik araştırmalarıyla tanınan bir isim olarak öne çıkıyor.

Türkiye-Ukrayna ekonomik iş birliği Ankara’da ele alındı Haber

Türkiye-Ukrayna ekonomik iş birliği Ankara’da ele alındı

Türkiye ile Ukrayna arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği olanakları, 2 Nisan 2026 tarihinde Ankara’da düzenlenen toplantıda ele alındı. Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği, EkoAvrasya Vakfı ve Türk Dünyası Sivil Toplum İşbirliği Derneği (TÜRKSİT) iş birliğinde gerçekleştirilen “Türkiye-Ukrayna Ekonomik ve Ticari İşbirliği İmkânları” başlıklı toplantı, Ankara Ticaret Odası (ATO) Duatepe VIP Salonu’nda düzenlendi. Program, Ukrayna’nın ekonomik iş gücünü ve potansiyelini vurgulayan bir kısa film gösterimi ile başladı. TÜRK FİRMALARDAN 3 MİLYAR DOLAR YATIRIM EkoAvrasya Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hikmet Eren konuşmasında, Türkiye’nin Ukrayna’ya olan desteğinin köklü ve ilkeli bir temele dayandığını belirtti ve iki ülke arasındaki sarsılmaz bağı vurguladı. Türkiye’nin Ukrayna’nın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Eren, iki ülke arasındaki ilişkilerin yıllar içinde stratejik ortaklık seviyesine ulaştığını ifade etti. Türkiye’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü her platformda savunduğunu belirten Eren, savaş sürecinde Türkiye’nin diplomatik girişimlerle barışın sağlanması için önemli rol üstlendiğini dile getirdi. Eren, “Türkiye ile Ukrayna arasındaki ilişkiler sadece ticaretle sınırlı değildir. Türkiye; Kırım’ın yasa dışı ilhakını tanımayan, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü her platformda savunan en güçlü sestir. Özellikle 2022’de başlayan savaş sürecinde ülkemiz; Antalya Diplomasi Forumu’ndan (ADF) İstanbul müzakerelerine, Karadeniz Tahıl Girişimi’nden esir takaslarına kadar barışın yegâne adresi olmuştur. 2025 yılında, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Dolmabahçe’de gerçekleştirilen tarihî müzakereler, Türkiye’nin arabuluculuktaki küresel gücünü bir kez daha kanıtlamıştır.” dedi. Siyasi ve insani alandaki güçlü iş birliğinin ekonomik başarılarla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Eren, Ukrayna’da faaliyet gösteren 600’ü aşkın Türk firmasının yaklaşık 3 milyar dolarlık yatırımıyla bu güveni ortaya koyduğunu söyledi. Türk müteahhitlik sektörünün Ukrayna’da üstlendiği projelerle yeniden inşa sürecinde öncü rol oynadığını ifade eden Eren, Serbest Ticaret Anlaşması ile birlikte iki ülke arasındaki ticaret hacminin 10 milyar dolar hedefine daha da yaklaştığını belirtti. EkoAvrasya Vakfı olarak Ukrayna’nın sahip olduğu nitelikli insan kaynağı ve stratejik potansiyelin Avrupa’nın geleceğinde önemli rol oynayacağına inandıklarını dile getiren Eren, Türk yatırımcıların Ukrayna’daki fırsatları daha yakından tanımasının önemine dikkat çekti. Toplantının somut iş birliklerine zemin hazırlamasını temenni eden Eren, “Yaşasın Türkiye-Ukrayna dostluğu! Yaşasın bağımsız Ukrayna!” diyerek konuşmalarını sonlandırdı. “HEDEF 10 MİLYAR DOLAR” ATO Yönetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Güçlü, konuşmasında, Türkiye ile Ukrayna arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe dayandığını belirterek iki ülkenin Karadeniz’in iki önemli komşusu olarak ekonomik açıdan birbirini tamamlayan bir yapıya sahip olduğunu ifade etti. Güçlü, Türkiye’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini desteklediğini vurgulayarak, savaşta hayatını kaybedenler için üzüntülerini dile getirdi ve çatışmaların bir an önce sona ermesi temennisinde bulundu. İki ülke arasındaki ticaret hacminin son yıllarda istikrarlı şekilde arttığını belirten Güçlü, mevcut rakamların potansiyelin altında kaldığını ifade etti. Öte yandan Güçlü, Serbest Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte ticaret hacminin 10 milyar dolar seviyesine ulaşabileceğini kaydetti. Ukrayna’nın yeniden imar sürecinin Türk iş dünyası açısından önemli fırsatlar sunduğunu dile getiren Güçlü, inşaat, enerji, lojistik, tarım ve altyapı gibi alanlarda Türk firmalarının güçlü bir kapasiteye sahip olduğunu söyledi. Ankara’nın üretim gücü, sanayi altyapısı ve nitelikli insan kaynağıyla öne çıktığını belirten Güçlü, özellikle savunma sanayii, makine, tarım teknolojileri, sağlık ve bilişim sektörlerinde iki ülke arasında önemli iş birliği potansiyeli bulunduğunu ifade etti. Ticari ilişkilerin geliştirilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Güçlü, karşılıklı iş heyetlerinin artırılması, lojistik hatların güçlendirilmesi ve gümrük süreçlerinin kolaylaştırılmasının önemine dikkat çekti. Güçlü konuşmasını, “Sadece ticaret yapmak değil; birlikte üretmek, birlikte yatırım yapmak ve üçüncü ülkelere ürünleri birlikte pazarlamak gibi projeler ve stratejiler geliştirilerek ikili ilişkiler güçlendirilmelidir. Ankara Ticaret Odası olarak, üyelerimizin Ukrayna pazarına erişimini kolaylaştırmak ve her türlü iş birliğini desteklemek için hazırız. Karşılıklı temasları artırarak, bu potansiyeli somut projelerle hayata geçirmek en büyük hedefimizdir. Bugünkü toplantının, iş dünyalarımız arasında yeni ortaklıkların kurulmasına ve somut iş birliklerinin gelişmesine vesile olmasını temenni ediyorum.” ifadeleriyle sonlandırdı. UKRAYNA, TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK ÜRETİM VE YATIRIM ÜSSÜ TÜRKSİT Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Kurnaz ise, konuşmasında somut ekonomik verilere dikkat çekti. Ukrayna’nın yalnızca bir pazar olmadığını belirten Kurnaz, ülkenin aynı zamanda Türkiye için önemli bir üretim ve yatırım üssü olduğunu ifade etti. Ukrayna’da faaliyet gösteren 600’ün üzerindeki Türk firmasının yaklaşık 3 milyar dolarlık yatırımı bulunduğunu kaydeden Kurnaz, bunun iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin somut göstergesi olduğunu dile getirdi. Kurnaz, "2019 yılında yaklaşık 5 milyar dolar olan ticaret hacmimiz, son yıllardaki stratejik hamlelerimiz ve yürürlüğe giren Serbest Ticaret Anlaşması (STA) ile birlikte 10 milyar dolarlık nihai hedefine her zamankinden daha yakındır." dedi. Ukrayna’nın savaş koşullarına rağmen güçlü ekonomik potansiyelini koruduğunu ifade eden Kurnaz, nitelikli iş gücü, tarım kapasitesi ve sanayi altyapısıyla ülkenin Avrupa’nın önemli cazibe merkezlerinden biri olmaya devam ettiğini vurguladı. Türkiye’nin ise hem insani yardımları hem de diplomatik girişimleriyle Ukrayna’ya destek verdiğini hatırlattı. Kurnaz, artık bu siyasi ve güvenlik alanındaki iş birliğinin ekonomik kalkınmaya dönüştürülmesi gerektiğini belirterek, Türk müteahhitlik sektörünün Ukrayna’da bugüne kadar üstlendiği 184 projeyle önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Ukrayna’nın istikrarının Karadeniz’in istikrarı anlamına geldiğini dile getiren Kurnaz, iki ülke arasında ortak üretim, teknoloji transferi ve sürdürülebilir projelerin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “TÜRKSİT olarak hedefimiz sadece mal satmak değil, Ukrayna'daki ortak üretim üslerini kurmak, teknolojileri transfer etmek ve her iki ülke halkının defahını arttıracak sürdürüleceği projeler değiştirmektir. Bu toplantının yeni ticari hedeflerin köprüleri kurulmasına ve mevcut iş birliklerin derinleşmesine sağlayacağı katkı kesinlikle göz ardı edemeyiz.” cümlelerini sarf etti. Konuşmasını Yunus Emre’nin dizeleriyle tamamlayan Kurnaz, “Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım. Sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz.” ifadelerini kullandı. “SADECE UKRAYNA’NIN YENİDEN İNŞASINI KONUŞMUYORUZ” Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Türkiye ile Ukrayna arasındaki dostluk ilişkilerinin ekonomik boyutta derinleşmesinin önemine değindi. Büyükelçi Celal, konuşmasında, savaş koşullarına rağmen Ukrayna’da faaliyetlerini sürdüren Türk iş dünyasına teşekkür ederek, bunun iki ülke arasındaki güvenin ve stratejik iş birliğinin güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti. Celâl, Rusya’nın 2022 yılında başlattığı saldırıların ardından Ukrayna’da en fazla yeni yabancı şirket kuran yatırımcılar arasında Türk girişimcilerin öne çıktığını belirterek, bu durumun iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin derinliğini ortaya koyduğunu söyledi. Savaşın yol açtığı yıkıma dikkat çeken Celâl, özellikle enerji altyapısının yoğun saldırılara maruz kaldığını, milyonlarca insanın kış şartlarında temel hizmetlerden mahrum kaldığını dile getirdi. Dünya Bankası verilerine göre Ukrayna’nın yeniden inşa maliyetinin 500 milyar doları aştığını aktardı. Bununla birlikte savaşın aynı zamanda yeni ekonomik fırsatlar da doğurduğunu belirten Celâl, Ukrayna’nın daha modern, yenilenmiş ve küresel ekonomiye entegre bir ülke olarak yeniden inşa edileceğini vurguladı. Türk iş dünyasını yeniden inşa sürecine aktif katılmaya davet eden Celâl, Türkiye’nin sanayi, lojistik ve inşaat alanındaki tecrübesi ile Ukrayna’nın kaynak ve üretim potansiyelinin birleşmesiyle güçlü bir sinerji ortaya çıkacağını ifade etti. Özellikle üçüncü ülkelere yönelik ortak üretim ve lojistik modellerinin geliştirilebileceğini kaydeden Celâl, Orta Doğu, Afrika ve Türkistan pazarlarına birlikte açılma fırsatlarının bulunduğunu söyledi. Enerji, tarım ve altyapı alanlarında da geniş iş birliği fırsatları bulunduğunu dile getiren Celâl, Türk şirketlerini yol, köprü, liman ve enerji altyapısı projelerinde aktif rol almaya davet etti. Ayrıca Serbest Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle ekonomik ilişkilerin yeni bir ivme kazanacağını ifade eden Celâl, iki ülke arasında 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşılabileceğini belirtti. Celâl, Türkiye ile Ukrayna’nın yalnızca yeniden inşa sürecinde değil, aynı zamanda yeni bir küresel ekonomik iş birliği modelinin inşasında da stratejik ortaklar olduğunu vurguladı ve “Sayın katılımcılar bugün sadece Ukrayna'nın yeniden inşasını konuşmuyoruz. Aynı zamanda Ukrayna ve Türkiye'nin stratejik ortaklar olarak yer aldığı yeni bir politiksel ve küresel ekonomik ekosisteminin inşasını konuşuyoruz. Sizleri de bu sürecin bir parçası olmaya bugün de davet ediyorum.” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE’Yİ KİLİT ORTAKLARIMIZDAN BİRİ OLARAK GÖRÜYORUZ” Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Artem Rojdestvenskıy, Ukrayna’nın savaş koşullarına rağmen ekonomik istikrarını koruduğunu ve yatırımcılar için önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Rojdestvenskıy, Rusya’nın başlattığı topyekûn işgalin Ukrayna için eşi benzeri görülmemiş bir sınama olduğunu vurgulayarak, buna rağmen hükümetin ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilirliğini sağlamak için çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Ukrayna ekonomisinin dayanıklılığına dikkat çeken Rojdestvenskıy, iş dünyasının ve toplumun uyum kabiliyeti sayesinde ekonominin 2023 itibarıyla toparlanma sürecine girdiğini söyledi. Rojdestvenskıy, uluslararası finans kuruluşlarının değerlendirmelerine göre Ukrayna ekonomisinin 2026 yılında yaklaşık yüzde 2 büyümesinin, 2027’de ise yüzde 3 ile 4 seviyelerine ulaşmasının beklendiğini aktardı. Makroekonomik göstergelere de değinen Rojdestvenskıy, Ukrayna Merkez Bankası’nın politika faizinin yaklaşık yüzde 15 seviyesinde olduğunu, uluslararası destek sayesinde döviz piyasasının istikrarını koruduğunu ve rezervlerin 54 milyar doların üzerine çıktığını kaydetti. Türkiye ile ekonomik ilişkilerin önemine dikkat çeken Rojdestvenskıy, Türkiye’nin Ukrayna’nın kilit ticaret ortaklarından biri olduğunu belirterek, 2025 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacminin 7,9 milyar dolara ulaştığını ve bu rakamın bir önceki yıla göre yüzde 23 artış gösterdiğini ifade etti. Ukrayna’nın Türkiye’ye ihracatının ağırlıklı olarak mısır, buğday ve ayçiçek yağı gibi tarım ürünlerinden oluştuğunu, Türkiye’den yapılan ithalatın ise enerji, metal ve makine sanayi ürünlerini kapsadığını dile getiren Rojdestvenskıy, serbest ticaret anlaşmasının onay sürecinin tamamlanmasıyla ticaretin daha da artmasını beklediklerini söyledi. Ukrayna’nın yalnızca yeniden inşa edilmediğini vurgulayan Rojdestvenskıy, “Biz yalnızca ülkemizi yeniden inşa etmiyoruz, aynı zamanda daha modern ve rekabetçi bir ekonomi inşa ediyoruz. Türkiye'yi kilit ortaklarımızdan biri olarak görmekteyiz. Potansiyelimizi birleştirerek, karşılıklı fayda sağlayacak, ekonomik büyümeyi destekleyecek ve bölgede istikrarı güçlendirecek büyük ölçekli ortak projeleri hayata geçirebileceğimize inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. Toplantı sonunda gerçekleşen soru-cevap etkinliğinde, Türkiye ve Ukrayna arasındaki ticaret hacminin artırılmasına yönelik somut adımlar tartışıldı. Katılımcılar, Türkiye ve Ukrayna arasındaki ekonomik entegrasyonun bölge barışına ve refahına doğrudan katkı sağlayacağı konusunda fikir birliğine vardı.

Rus saldırganlığın bedeli: Ukrayna'nın yeniden inşası için 588 milyar dolar gerekiyor Haber

Rus saldırganlığın bedeli: Ukrayna'nın yeniden inşası için 588 milyar dolar gerekiyor

Dünya Bankası, Ukrayna hükûmeti, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından ortaklaşa hazırlanan RDNA5 raporu, Rus işgalinin yarattığı yıkımın mali boyutunu gözler önüne serdi. 2025 yıl sonu verilerine göre hazırlanan rapor, Ukrayna'nın toparlanması için toplamda 588 milyar dolarlık bir kaynağa ihtiyaç duyulduğunu ortaya koyarken, sadece 2025 yılındaki hasarın 64 milyar dolara ulaştığını belgeledi. Ukrayna Başbakanı Yuliya Svırıdenko tarafından paylaşılan verilere göre, 588 milyar dolarlık devasa ihtiyaç tahmini 2025 yılının sonuna kadarki süreci kapsıyor. Bu rakama, Ocak ve Şubat 2026’da meydana gelen yeni yıkımların henüz dâhil edilmediği belirtilirken, özellikle konut sektörü, ulaşım, lojistik ve enerji altyapısının Rus saldırılarından en ağır darbeyi alan alanlar olduğu vurgulanıyor. Bununla birlikte raporun sunduğu bu veriler, hem uluslararası yardım planlarının temelini oluşturacak hem de saldırgan devlet Rusya’dan talep edilecek hukuki tazminat süreçlerinde resmi kanıt olarak kullanılacak. "YENİDEN İNŞA DEMOKRATİK DÜNYANIN ORTAK SORUNUDUR" Finansman stratejisi açısından rapor, toplam ihtiyacın yaklaşık yüzde 40’ının özel sektör yatırımları aracılığıyla karşılanabileceğini öngörüyor. Ukrayna hükûmeti ve Dünya Bankası, mevcut yıkımı onarmanın ötesinde "Geleceğin Ekonomisi" modelini geliştirerek devletin uzun vadeli kalkınma yol haritasını belirlemeye odaklanıyor. Başbakan Svırıdenko, “Ukrayna'nın yeniden inşası, demokratik dünyanın ortak sorumluluğudur. Görevimiz sadece yıkılanı yeniden inşa etmek değil, aynı zamanda daha sürdürülebilir bir ekonomi yaratmak ve devletin uzun vadeli varlığını sağlamaktır. Ukrayna'yı destekleyen tüm ortaklara teşekkür ederim.” ifadelerini kullandı.

Rus sanayisi son 16 yılın en derin krizinde! Haber

Rus sanayisi son 16 yılın en derin krizinde!

Yaptırımların ağırlaşması, kredi faiz oranlarındaki artış ve ekonomideki sert yavaşlama, Rusya sanayisini son yılların en derin krizinin eşiğine sürükledi. The Moscow Times’ın, Rusya Bilimler Akademisine bağlı Ulusal Ekonomik Tahmin Enstitüsü (İNP) tarafından yapılan bir ankete dayandırdığı haberine göre, Rusya’nın en büyük sanayi şirketlerinin üst düzey yöneticileri, bu yıl ürün satışlarındaki durumun 1998’deki Rusya temerrüdünden bu yana en kötü seviyede olduğunu belirtti. Araştırmada, büyük şirket temsilcilerinin talebe ilişkin değerlendirmelerinin, 2009 küresel finans krizi ve Kırım’ın işgali sonrası 2015’te uygulanan ilk yaptırımlar dönemlerinin dahi altına düştüğü vurgulandı. SON 16 YILIN EN DÜŞÜK SEVİYESİ Ülke genelindeki fabrika ve tesislerin üretim planlarının ise, bu yıl son 16 yılın en düşük seviyesine gerilediği kaydedildi. Sanayiye ilişkin genel iyimserlik endeksi de 2009’dan bu yana görülen en düşük seviyeye indi. İki yıl boyunca bütçeden mega projelere ve savunma sanayisine onlarca trilyon ruble aktarılmasına rağmen, Rusya’da ekonomik büyüme neredeyse durma noktasına geldi. Gayrisafi millî hasıla (GSYH) artışı sıfıra yaklaşırken, sanayi sektörü yeniden resesyona girdi. ÜRETİMDE DİKKAT ÇEKEN AZALMA Rus Federal Devlet İstatistik Servisi Rosstat’ın verilerine göre, 2025 yılı kasım ayında Rusya’da sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 0,7 geriledi. Aynı dönemde metalürji sektörü yüzde 4,1, kimya sanayisi yüzde 1,7, makine imalatı ise yüzde 5,4 daraldı. Gıda üretimi de 15 yıl aradan sonra ilk kez düşüş kaydederek yüzde 0,8 azaldı. Bazı sektörlerde ise tablo daha da ağırlaştı. Traktör üretimi yüzde 61,6, buldozer üretimi yüzde 53,7, asansör üretimi yüzde 37,2 gerilerken, yolcu vagonu üretimi yarı yarıya düştü. Otomotiv sektöründe üretim, 2022’nin en kötü seviyelerine gerileyerek yüzde 34,1 oranında azaldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.