Türkiye-Ukrayna ekonomik iş birliği Ankara’da ele alındı
Türkiye-Ukrayna ekonomik iş birliği Ankara’da ele alındı
Türkiye ile Ukrayna arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği olanakları, 2 Nisan 2026 tarihinde Ankara Ticaret Odası’nda (ATO) gerçekleşen “Türkiye-Ukrayna Ekonomik ve Ticari İşbirliği İmkânları” başlıklı programda masaya yatırıldı.
Haber Giriş Tarihi: 03.04.2026 00:34
Haber Güncellenme Tarihi: 03.04.2026 00:50
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Türkiye ile Ukrayna arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği olanakları, 2 Nisan 2026 tarihinde Ankara’da düzenlenen toplantıda ele alındı. Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği, EkoAvrasya Vakfı ve Türk Dünyası Sivil Toplum İşbirliği Derneği (TÜRKSİT) iş birliğinde gerçekleştirilen “Türkiye-Ukrayna Ekonomik ve Ticari İşbirliği İmkânları” başlıklı toplantı, Ankara Ticaret Odası (ATO) Duatepe VIP Salonu’nda düzenlendi.
Program, Ukrayna’nın ekonomik iş gücünü ve potansiyelini vurgulayan bir kısa film gösterimi ile başladı.
TÜRK FİRMALARDAN 3 MİLYAR DOLAR YATIRIM
EkoAvrasya Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hikmet Eren konuşmasında, Türkiye’nin Ukrayna’ya olan desteğinin köklü ve ilkeli bir temele dayandığını belirtti ve iki ülke arasındaki sarsılmaz bağı vurguladı. Türkiye’nin Ukrayna’nın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Eren, iki ülke arasındaki ilişkilerin yıllar içinde stratejik ortaklık seviyesine ulaştığını ifade etti.
Türkiye’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü her platformda savunduğunu belirten Eren, savaş sürecinde Türkiye’nin diplomatik girişimlerle barışın sağlanması için önemli rol üstlendiğini dile getirdi.
Eren, “Türkiye ile Ukrayna arasındaki ilişkiler sadece ticaretle sınırlı değildir. Türkiye; Kırım’ın yasa dışı ilhakını tanımayan, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü her platformda savunan en güçlü sestir. Özellikle 2022’de başlayan savaş sürecinde ülkemiz; Antalya Diplomasi Forumu’ndan (ADF) İstanbul müzakerelerine, Karadeniz Tahıl Girişimi’nden esir takaslarına kadar barışın yegâne adresi olmuştur. 2025 yılında, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Dolmabahçe’de gerçekleştirilen tarihî müzakereler, Türkiye’nin arabuluculuktaki küresel gücünü bir kez daha kanıtlamıştır.” dedi.
Siyasi ve insani alandaki güçlü iş birliğinin ekonomik başarılarla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Eren, Ukrayna’da faaliyet gösteren 600’ü aşkın Türk firmasının yaklaşık 3 milyar dolarlık yatırımıyla bu güveni ortaya koyduğunu söyledi.
Türk müteahhitlik sektörünün Ukrayna’da üstlendiği projelerle yeniden inşa sürecinde öncü rol oynadığını ifade eden Eren, Serbest Ticaret Anlaşması ile birlikte iki ülke arasındaki ticaret hacminin 10 milyar dolar hedefine daha da yaklaştığını belirtti.
EkoAvrasya Vakfı olarak Ukrayna’nın sahip olduğu nitelikli insan kaynağı ve stratejik potansiyelin Avrupa’nın geleceğinde önemli rol oynayacağına inandıklarını dile getiren Eren, Türk yatırımcıların Ukrayna’daki fırsatları daha yakından tanımasının önemine dikkat çekti.
Toplantının somut iş birliklerine zemin hazırlamasını temenni eden Eren, “Yaşasın Türkiye-Ukrayna dostluğu! Yaşasın bağımsız Ukrayna!” diyerek konuşmalarını sonlandırdı.
“HEDEF 10 MİLYAR DOLAR”
ATO Yönetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Güçlü, konuşmasında, Türkiye ile Ukrayna arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe dayandığını belirterek iki ülkenin Karadeniz’in iki önemli komşusu olarak ekonomik açıdan birbirini tamamlayan bir yapıya sahip olduğunu ifade etti.
Güçlü, Türkiye’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini desteklediğini vurgulayarak, savaşta hayatını kaybedenler için üzüntülerini dile getirdi ve çatışmaların bir an önce sona ermesi temennisinde bulundu.
İki ülke arasındaki ticaret hacminin son yıllarda istikrarlı şekilde arttığını belirten Güçlü, mevcut rakamların potansiyelin altında kaldığını ifade etti. Öte yandan Güçlü, Serbest Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte ticaret hacminin 10 milyar dolar seviyesine ulaşabileceğini kaydetti.
Ukrayna’nın yeniden imar sürecinin Türk iş dünyası açısından önemli fırsatlar sunduğunu dile getiren Güçlü, inşaat, enerji, lojistik, tarım ve altyapı gibi alanlarda Türk firmalarının güçlü bir kapasiteye sahip olduğunu söyledi.
Ankara’nın üretim gücü, sanayi altyapısı ve nitelikli insan kaynağıyla öne çıktığını belirten Güçlü, özellikle savunma sanayii, makine, tarım teknolojileri, sağlık ve bilişim sektörlerinde iki ülke arasında önemli iş birliği potansiyeli bulunduğunu ifade etti.
Ticari ilişkilerin geliştirilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Güçlü, karşılıklı iş heyetlerinin artırılması, lojistik hatların güçlendirilmesi ve gümrük süreçlerinin kolaylaştırılmasının önemine dikkat çekti.
Güçlü konuşmasını, “Sadece ticaret yapmak değil; birlikte üretmek, birlikte yatırım yapmak ve üçüncü ülkelere ürünleri birlikte pazarlamak gibi projeler ve stratejiler geliştirilerek ikili ilişkiler güçlendirilmelidir. Ankara Ticaret Odası olarak, üyelerimizin Ukrayna pazarına erişimini kolaylaştırmak ve her türlü iş birliğini desteklemek için hazırız. Karşılıklı temasları artırarak, bu potansiyeli somut projelerle hayata geçirmek en büyük hedefimizdir. Bugünkü toplantının, iş dünyalarımız arasında yeni ortaklıkların kurulmasına ve somut iş birliklerinin gelişmesine vesile olmasını temenni ediyorum.” ifadeleriyle sonlandırdı.
UKRAYNA, TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK ÜRETİM VE YATIRIM ÜSSÜ
TÜRKSİT Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Kurnaz ise, konuşmasında somut ekonomik verilere dikkat çekti. Ukrayna’nın yalnızca bir pazar olmadığını belirten Kurnaz, ülkenin aynı zamanda Türkiye için önemli bir üretim ve yatırım üssü olduğunu ifade etti. Ukrayna’da faaliyet gösteren 600’ün üzerindeki Türk firmasının yaklaşık 3 milyar dolarlık yatırımı bulunduğunu kaydeden Kurnaz, bunun iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin somut göstergesi olduğunu dile getirdi.
Kurnaz, "2019 yılında yaklaşık 5 milyar dolar olan ticaret hacmimiz, son yıllardaki stratejik hamlelerimiz ve yürürlüğe giren Serbest Ticaret Anlaşması (STA) ile birlikte 10 milyar dolarlık nihai hedefine her zamankinden daha yakındır." dedi.
Ukrayna’nın savaş koşullarına rağmen güçlü ekonomik potansiyelini koruduğunu ifade eden Kurnaz, nitelikli iş gücü, tarım kapasitesi ve sanayi altyapısıyla ülkenin Avrupa’nın önemli cazibe merkezlerinden biri olmaya devam ettiğini vurguladı. Türkiye’nin ise hem insani yardımları hem de diplomatik girişimleriyle Ukrayna’ya destek verdiğini hatırlattı.
Kurnaz, artık bu siyasi ve güvenlik alanındaki iş birliğinin ekonomik kalkınmaya dönüştürülmesi gerektiğini belirterek, Türk müteahhitlik sektörünün Ukrayna’da bugüne kadar üstlendiği 184 projeyle önemli katkılar sunduğunu ifade etti.
Ukrayna’nın istikrarının Karadeniz’in istikrarı anlamına geldiğini dile getiren Kurnaz, iki ülke arasında ortak üretim, teknoloji transferi ve sürdürülebilir projelerin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “TÜRKSİT olarak hedefimiz sadece mal satmak değil, Ukrayna'daki ortak üretim üslerini kurmak, teknolojileri transfer etmek ve her iki ülke halkının defahını arttıracak sürdürüleceği projeler değiştirmektir. Bu toplantının yeni ticari hedeflerin köprüleri kurulmasına ve mevcut iş birliklerin derinleşmesine sağlayacağı katkı kesinlikle göz ardı edemeyiz.” cümlelerini sarf etti.
Konuşmasını Yunus Emre’nin dizeleriyle tamamlayan Kurnaz, “Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım. Sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz.” ifadelerini kullandı.
Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Türkiye ile Ukrayna arasındaki dostluk ilişkilerinin ekonomik boyutta derinleşmesinin önemine değindi. Büyükelçi Celal, konuşmasında, savaş koşullarına rağmen Ukrayna’da faaliyetlerini sürdüren Türk iş dünyasına teşekkür ederek, bunun iki ülke arasındaki güvenin ve stratejik iş birliğinin güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Celâl, Rusya’nın 2022 yılında başlattığı saldırıların ardından Ukrayna’da en fazla yeni yabancı şirket kuran yatırımcılar arasında Türk girişimcilerin öne çıktığını belirterek, bu durumun iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin derinliğini ortaya koyduğunu söyledi.
Savaşın yol açtığı yıkıma dikkat çeken Celâl, özellikle enerji altyapısının yoğun saldırılara maruz kaldığını, milyonlarca insanın kış şartlarında temel hizmetlerden mahrum kaldığını dile getirdi. Dünya Bankası verilerine göre Ukrayna’nın yeniden inşa maliyetinin 500 milyar doları aştığını aktardı.
Bununla birlikte savaşın aynı zamanda yeni ekonomik fırsatlar da doğurduğunu belirten Celâl, Ukrayna’nın daha modern, yenilenmiş ve küresel ekonomiye entegre bir ülke olarak yeniden inşa edileceğini vurguladı.
Türk iş dünyasını yeniden inşa sürecine aktif katılmaya davet eden Celâl, Türkiye’nin sanayi, lojistik ve inşaat alanındaki tecrübesi ile Ukrayna’nın kaynak ve üretim potansiyelinin birleşmesiyle güçlü bir sinerji ortaya çıkacağını ifade etti. Özellikle üçüncü ülkelere yönelik ortak üretim ve lojistik modellerinin geliştirilebileceğini kaydeden Celâl, Orta Doğu, Afrika ve Türkistan pazarlarına birlikte açılma fırsatlarının bulunduğunu söyledi.
Enerji, tarım ve altyapı alanlarında da geniş iş birliği fırsatları bulunduğunu dile getiren Celâl, Türk şirketlerini yol, köprü, liman ve enerji altyapısı projelerinde aktif rol almaya davet etti. Ayrıca Serbest Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle ekonomik ilişkilerin yeni bir ivme kazanacağını ifade eden Celâl, iki ülke arasında 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşılabileceğini belirtti.
Celâl, Türkiye ile Ukrayna’nın yalnızca yeniden inşa sürecinde değil, aynı zamanda yeni bir küresel ekonomik iş birliği modelinin inşasında da stratejik ortaklar olduğunu vurguladı ve “Sayın katılımcılar bugün sadece Ukrayna'nın yeniden inşasını konuşmuyoruz. Aynı zamanda Ukrayna ve Türkiye'nin stratejik ortaklar olarak yer aldığı yeni bir politiksel ve küresel ekonomik ekosisteminin inşasını konuşuyoruz. Sizleri de bu sürecin bir parçası olmaya bugün de davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE’Yİ KİLİT ORTAKLARIMIZDAN BİRİ OLARAK GÖRÜYORUZ”
Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Artem Rojdestvenskıy, Ukrayna’nın savaş koşullarına rağmen ekonomik istikrarını koruduğunu ve yatırımcılar için önemli fırsatlar sunduğunu belirtti.
Rojdestvenskıy, Rusya’nın başlattığı topyekûn işgalin Ukrayna için eşi benzeri görülmemiş bir sınama olduğunu vurgulayarak, buna rağmen hükümetin ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilirliğini sağlamak için çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.
Ukrayna ekonomisinin dayanıklılığına dikkat çeken Rojdestvenskıy, iş dünyasının ve toplumun uyum kabiliyeti sayesinde ekonominin 2023 itibarıyla toparlanma sürecine girdiğini söyledi. Rojdestvenskıy, uluslararası finans kuruluşlarının değerlendirmelerine göre Ukrayna ekonomisinin 2026 yılında yaklaşık yüzde 2 büyümesinin, 2027’de ise yüzde 3 ile 4 seviyelerine ulaşmasının beklendiğini aktardı.
Makroekonomik göstergelere de değinen Rojdestvenskıy, Ukrayna Merkez Bankası’nın politika faizinin yaklaşık yüzde 15 seviyesinde olduğunu, uluslararası destek sayesinde döviz piyasasının istikrarını koruduğunu ve rezervlerin 54 milyar doların üzerine çıktığını kaydetti.
Türkiye ile ekonomik ilişkilerin önemine dikkat çeken Rojdestvenskıy, Türkiye’nin Ukrayna’nın kilit ticaret ortaklarından biri olduğunu belirterek, 2025 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacminin 7,9 milyar dolara ulaştığını ve bu rakamın bir önceki yıla göre yüzde 23 artış gösterdiğini ifade etti.
Ukrayna’nın Türkiye’ye ihracatının ağırlıklı olarak mısır, buğday ve ayçiçek yağı gibi tarım ürünlerinden oluştuğunu, Türkiye’den yapılan ithalatın ise enerji, metal ve makine sanayi ürünlerini kapsadığını dile getiren Rojdestvenskıy, serbest ticaret anlaşmasının onay sürecinin tamamlanmasıyla ticaretin daha da artmasını beklediklerini söyledi.
Ukrayna’nın yalnızca yeniden inşa edilmediğini vurgulayan Rojdestvenskıy, “Biz yalnızca ülkemizi yeniden inşa etmiyoruz, aynı zamanda daha modern ve rekabetçi bir ekonomi inşa ediyoruz. Türkiye'yi kilit ortaklarımızdan biri olarak görmekteyiz. Potansiyelimizi birleştirerek, karşılıklı fayda sağlayacak, ekonomik büyümeyi destekleyecek ve bölgede istikrarı güçlendirecek büyük ölçekli ortak projeleri hayata geçirebileceğimize inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Toplantı sonunda gerçekleşen soru-cevap etkinliğinde, Türkiye ve Ukrayna arasındaki ticaret hacminin artırılmasına yönelik somut adımlar tartışıldı. Katılımcılar, Türkiye ve Ukrayna arasındaki ekonomik entegrasyonun bölge barışına ve refahına doğrudan katkı sağlayacağı konusunda fikir birliğine vardı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Türkiye-Ukrayna ekonomik iş birliği Ankara’da ele alındı
Türkiye ile Ukrayna arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği olanakları, 2 Nisan 2026 tarihinde Ankara Ticaret Odası’nda (ATO) gerçekleşen “Türkiye-Ukrayna Ekonomik ve Ticari İşbirliği İmkânları” başlıklı programda masaya yatırıldı.
Türkiye ile Ukrayna arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği olanakları, 2 Nisan 2026 tarihinde Ankara’da düzenlenen toplantıda ele alındı. Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği, EkoAvrasya Vakfı ve Türk Dünyası Sivil Toplum İşbirliği Derneği (TÜRKSİT) iş birliğinde gerçekleştirilen “Türkiye-Ukrayna Ekonomik ve Ticari İşbirliği İmkânları” başlıklı toplantı, Ankara Ticaret Odası (ATO) Duatepe VIP Salonu’nda düzenlendi.
Program, Ukrayna’nın ekonomik iş gücünü ve potansiyelini vurgulayan bir kısa film gösterimi ile başladı.
TÜRK FİRMALARDAN 3 MİLYAR DOLAR YATIRIM
EkoAvrasya Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hikmet Eren konuşmasında, Türkiye’nin Ukrayna’ya olan desteğinin köklü ve ilkeli bir temele dayandığını belirtti ve iki ülke arasındaki sarsılmaz bağı vurguladı. Türkiye’nin Ukrayna’nın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Eren, iki ülke arasındaki ilişkilerin yıllar içinde stratejik ortaklık seviyesine ulaştığını ifade etti.
Türkiye’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü her platformda savunduğunu belirten Eren, savaş sürecinde Türkiye’nin diplomatik girişimlerle barışın sağlanması için önemli rol üstlendiğini dile getirdi.
Eren, “Türkiye ile Ukrayna arasındaki ilişkiler sadece ticaretle sınırlı değildir. Türkiye; Kırım’ın yasa dışı ilhakını tanımayan, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü her platformda savunan en güçlü sestir. Özellikle 2022’de başlayan savaş sürecinde ülkemiz; Antalya Diplomasi Forumu’ndan (ADF) İstanbul müzakerelerine, Karadeniz Tahıl Girişimi’nden esir takaslarına kadar barışın yegâne adresi olmuştur. 2025 yılında, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Dolmabahçe’de gerçekleştirilen tarihî müzakereler, Türkiye’nin arabuluculuktaki küresel gücünü bir kez daha kanıtlamıştır.” dedi.
Siyasi ve insani alandaki güçlü iş birliğinin ekonomik başarılarla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Eren, Ukrayna’da faaliyet gösteren 600’ü aşkın Türk firmasının yaklaşık 3 milyar dolarlık yatırımıyla bu güveni ortaya koyduğunu söyledi.
Türk müteahhitlik sektörünün Ukrayna’da üstlendiği projelerle yeniden inşa sürecinde öncü rol oynadığını ifade eden Eren, Serbest Ticaret Anlaşması ile birlikte iki ülke arasındaki ticaret hacminin 10 milyar dolar hedefine daha da yaklaştığını belirtti.
EkoAvrasya Vakfı olarak Ukrayna’nın sahip olduğu nitelikli insan kaynağı ve stratejik potansiyelin Avrupa’nın geleceğinde önemli rol oynayacağına inandıklarını dile getiren Eren, Türk yatırımcıların Ukrayna’daki fırsatları daha yakından tanımasının önemine dikkat çekti.
Toplantının somut iş birliklerine zemin hazırlamasını temenni eden Eren, “Yaşasın Türkiye-Ukrayna dostluğu! Yaşasın bağımsız Ukrayna!” diyerek konuşmalarını sonlandırdı.
“HEDEF 10 MİLYAR DOLAR”
ATO Yönetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Güçlü, konuşmasında, Türkiye ile Ukrayna arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe dayandığını belirterek iki ülkenin Karadeniz’in iki önemli komşusu olarak ekonomik açıdan birbirini tamamlayan bir yapıya sahip olduğunu ifade etti.
Güçlü, Türkiye’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini desteklediğini vurgulayarak, savaşta hayatını kaybedenler için üzüntülerini dile getirdi ve çatışmaların bir an önce sona ermesi temennisinde bulundu.
İki ülke arasındaki ticaret hacminin son yıllarda istikrarlı şekilde arttığını belirten Güçlü, mevcut rakamların potansiyelin altında kaldığını ifade etti. Öte yandan Güçlü, Serbest Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte ticaret hacminin 10 milyar dolar seviyesine ulaşabileceğini kaydetti.
Ukrayna’nın yeniden imar sürecinin Türk iş dünyası açısından önemli fırsatlar sunduğunu dile getiren Güçlü, inşaat, enerji, lojistik, tarım ve altyapı gibi alanlarda Türk firmalarının güçlü bir kapasiteye sahip olduğunu söyledi.
Ankara’nın üretim gücü, sanayi altyapısı ve nitelikli insan kaynağıyla öne çıktığını belirten Güçlü, özellikle savunma sanayii, makine, tarım teknolojileri, sağlık ve bilişim sektörlerinde iki ülke arasında önemli iş birliği potansiyeli bulunduğunu ifade etti.
Ticari ilişkilerin geliştirilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Güçlü, karşılıklı iş heyetlerinin artırılması, lojistik hatların güçlendirilmesi ve gümrük süreçlerinin kolaylaştırılmasının önemine dikkat çekti.
Güçlü konuşmasını, “Sadece ticaret yapmak değil; birlikte üretmek, birlikte yatırım yapmak ve üçüncü ülkelere ürünleri birlikte pazarlamak gibi projeler ve stratejiler geliştirilerek ikili ilişkiler güçlendirilmelidir. Ankara Ticaret Odası olarak, üyelerimizin Ukrayna pazarına erişimini kolaylaştırmak ve her türlü iş birliğini desteklemek için hazırız. Karşılıklı temasları artırarak, bu potansiyeli somut projelerle hayata geçirmek en büyük hedefimizdir. Bugünkü toplantının, iş dünyalarımız arasında yeni ortaklıkların kurulmasına ve somut iş birliklerinin gelişmesine vesile olmasını temenni ediyorum.” ifadeleriyle sonlandırdı.
UKRAYNA, TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK ÜRETİM VE YATIRIM ÜSSÜ
TÜRKSİT Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Kurnaz ise, konuşmasında somut ekonomik verilere dikkat çekti. Ukrayna’nın yalnızca bir pazar olmadığını belirten Kurnaz, ülkenin aynı zamanda Türkiye için önemli bir üretim ve yatırım üssü olduğunu ifade etti. Ukrayna’da faaliyet gösteren 600’ün üzerindeki Türk firmasının yaklaşık 3 milyar dolarlık yatırımı bulunduğunu kaydeden Kurnaz, bunun iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin somut göstergesi olduğunu dile getirdi.
Kurnaz, "2019 yılında yaklaşık 5 milyar dolar olan ticaret hacmimiz, son yıllardaki stratejik hamlelerimiz ve yürürlüğe giren Serbest Ticaret Anlaşması (STA) ile birlikte 10 milyar dolarlık nihai hedefine her zamankinden daha yakındır." dedi.
Ukrayna’nın savaş koşullarına rağmen güçlü ekonomik potansiyelini koruduğunu ifade eden Kurnaz, nitelikli iş gücü, tarım kapasitesi ve sanayi altyapısıyla ülkenin Avrupa’nın önemli cazibe merkezlerinden biri olmaya devam ettiğini vurguladı. Türkiye’nin ise hem insani yardımları hem de diplomatik girişimleriyle Ukrayna’ya destek verdiğini hatırlattı.
Kurnaz, artık bu siyasi ve güvenlik alanındaki iş birliğinin ekonomik kalkınmaya dönüştürülmesi gerektiğini belirterek, Türk müteahhitlik sektörünün Ukrayna’da bugüne kadar üstlendiği 184 projeyle önemli katkılar sunduğunu ifade etti.
Ukrayna’nın istikrarının Karadeniz’in istikrarı anlamına geldiğini dile getiren Kurnaz, iki ülke arasında ortak üretim, teknoloji transferi ve sürdürülebilir projelerin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “TÜRKSİT olarak hedefimiz sadece mal satmak değil, Ukrayna'daki ortak üretim üslerini kurmak, teknolojileri transfer etmek ve her iki ülke halkının defahını arttıracak sürdürüleceği projeler değiştirmektir. Bu toplantının yeni ticari hedeflerin köprüleri kurulmasına ve mevcut iş birliklerin derinleşmesine sağlayacağı katkı kesinlikle göz ardı edemeyiz.” cümlelerini sarf etti.
Konuşmasını Yunus Emre’nin dizeleriyle tamamlayan Kurnaz, “Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım. Sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz.” ifadelerini kullandı.
“SADECE UKRAYNA’NIN YENİDEN İNŞASINI KONUŞMUYORUZ”
Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Türkiye ile Ukrayna arasındaki dostluk ilişkilerinin ekonomik boyutta derinleşmesinin önemine değindi. Büyükelçi Celal, konuşmasında, savaş koşullarına rağmen Ukrayna’da faaliyetlerini sürdüren Türk iş dünyasına teşekkür ederek, bunun iki ülke arasındaki güvenin ve stratejik iş birliğinin güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Celâl, Rusya’nın 2022 yılında başlattığı saldırıların ardından Ukrayna’da en fazla yeni yabancı şirket kuran yatırımcılar arasında Türk girişimcilerin öne çıktığını belirterek, bu durumun iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin derinliğini ortaya koyduğunu söyledi.
Savaşın yol açtığı yıkıma dikkat çeken Celâl, özellikle enerji altyapısının yoğun saldırılara maruz kaldığını, milyonlarca insanın kış şartlarında temel hizmetlerden mahrum kaldığını dile getirdi. Dünya Bankası verilerine göre Ukrayna’nın yeniden inşa maliyetinin 500 milyar doları aştığını aktardı.
Bununla birlikte savaşın aynı zamanda yeni ekonomik fırsatlar da doğurduğunu belirten Celâl, Ukrayna’nın daha modern, yenilenmiş ve küresel ekonomiye entegre bir ülke olarak yeniden inşa edileceğini vurguladı.
Türk iş dünyasını yeniden inşa sürecine aktif katılmaya davet eden Celâl, Türkiye’nin sanayi, lojistik ve inşaat alanındaki tecrübesi ile Ukrayna’nın kaynak ve üretim potansiyelinin birleşmesiyle güçlü bir sinerji ortaya çıkacağını ifade etti. Özellikle üçüncü ülkelere yönelik ortak üretim ve lojistik modellerinin geliştirilebileceğini kaydeden Celâl, Orta Doğu, Afrika ve Türkistan pazarlarına birlikte açılma fırsatlarının bulunduğunu söyledi.
Enerji, tarım ve altyapı alanlarında da geniş iş birliği fırsatları bulunduğunu dile getiren Celâl, Türk şirketlerini yol, köprü, liman ve enerji altyapısı projelerinde aktif rol almaya davet etti. Ayrıca Serbest Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle ekonomik ilişkilerin yeni bir ivme kazanacağını ifade eden Celâl, iki ülke arasında 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşılabileceğini belirtti.
Celâl, Türkiye ile Ukrayna’nın yalnızca yeniden inşa sürecinde değil, aynı zamanda yeni bir küresel ekonomik iş birliği modelinin inşasında da stratejik ortaklar olduğunu vurguladı ve “Sayın katılımcılar bugün sadece Ukrayna'nın yeniden inşasını konuşmuyoruz. Aynı zamanda Ukrayna ve Türkiye'nin stratejik ortaklar olarak yer aldığı yeni bir politiksel ve küresel ekonomik ekosisteminin inşasını konuşuyoruz. Sizleri de bu sürecin bir parçası olmaya bugün de davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE’Yİ KİLİT ORTAKLARIMIZDAN BİRİ OLARAK GÖRÜYORUZ”
Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Artem Rojdestvenskıy, Ukrayna’nın savaş koşullarına rağmen ekonomik istikrarını koruduğunu ve yatırımcılar için önemli fırsatlar sunduğunu belirtti.
Rojdestvenskıy, Rusya’nın başlattığı topyekûn işgalin Ukrayna için eşi benzeri görülmemiş bir sınama olduğunu vurgulayarak, buna rağmen hükümetin ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilirliğini sağlamak için çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.
Ukrayna ekonomisinin dayanıklılığına dikkat çeken Rojdestvenskıy, iş dünyasının ve toplumun uyum kabiliyeti sayesinde ekonominin 2023 itibarıyla toparlanma sürecine girdiğini söyledi. Rojdestvenskıy, uluslararası finans kuruluşlarının değerlendirmelerine göre Ukrayna ekonomisinin 2026 yılında yaklaşık yüzde 2 büyümesinin, 2027’de ise yüzde 3 ile 4 seviyelerine ulaşmasının beklendiğini aktardı.
Makroekonomik göstergelere de değinen Rojdestvenskıy, Ukrayna Merkez Bankası’nın politika faizinin yaklaşık yüzde 15 seviyesinde olduğunu, uluslararası destek sayesinde döviz piyasasının istikrarını koruduğunu ve rezervlerin 54 milyar doların üzerine çıktığını kaydetti.
Türkiye ile ekonomik ilişkilerin önemine dikkat çeken Rojdestvenskıy, Türkiye’nin Ukrayna’nın kilit ticaret ortaklarından biri olduğunu belirterek, 2025 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacminin 7,9 milyar dolara ulaştığını ve bu rakamın bir önceki yıla göre yüzde 23 artış gösterdiğini ifade etti.
Ukrayna’nın Türkiye’ye ihracatının ağırlıklı olarak mısır, buğday ve ayçiçek yağı gibi tarım ürünlerinden oluştuğunu, Türkiye’den yapılan ithalatın ise enerji, metal ve makine sanayi ürünlerini kapsadığını dile getiren Rojdestvenskıy, serbest ticaret anlaşmasının onay sürecinin tamamlanmasıyla ticaretin daha da artmasını beklediklerini söyledi.
Ukrayna’nın yalnızca yeniden inşa edilmediğini vurgulayan Rojdestvenskıy, “Biz yalnızca ülkemizi yeniden inşa etmiyoruz, aynı zamanda daha modern ve rekabetçi bir ekonomi inşa ediyoruz. Türkiye'yi kilit ortaklarımızdan biri olarak görmekteyiz. Potansiyelimizi birleştirerek, karşılıklı fayda sağlayacak, ekonomik büyümeyi destekleyecek ve bölgede istikrarı güçlendirecek büyük ölçekli ortak projeleri hayata geçirebileceğimize inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Toplantı sonunda gerçekleşen soru-cevap etkinliğinde, Türkiye ve Ukrayna arasındaki ticaret hacminin artırılmasına yönelik somut adımlar tartışıldı. Katılımcılar, Türkiye ve Ukrayna arasındaki ekonomik entegrasyonun bölge barışına ve refahına doğrudan katkı sağlayacağı konusunda fikir birliğine vardı.
Son Haberler