SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Emel Kırım Vakfı

QHA - Kırım Haber Ajansı - Emel Kırım Vakfı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Emel Kırım Vakfı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım millî davasının emektarı, araştırmacı-yazar İsmail Otar 115 yaşında Haber

Kırım millî davasının emektarı, araştırmacı-yazar İsmail Otar 115 yaşında

Kırım Tatar muhaceretinin önde gelen isimlerinden, araştırmacı, yazar ve şair İsmail Otar, Türk dünyası sevdalıları tarafından anılmaya devam ediyor. Kırım millî davasının muhaceretteki önemli isimlerinden biri olan İsmail Otar, 1 Ekim 1911 tarihinde Bursa'da doğdu. Ailesi Kırım kökenli olan Otar'ın babası Ali Otar, 1880 yılında Bahçesaray'ın Otarköy bölgesinde; annesi Emine Hanım ise 1880'lerin başında Akmescit'e göç eden Bahçesaraylı Mustafa Efendi'nin kızı olarak 1890 yılında Akmescit'te dünyaya gelmişti. İlköğrenimini doğduğu şehir olan Bursa'da tamamlayan İsmail Otar, yükseköğrenimini 1935 yılında İstanbul'daki Yüksek İktisat ve Ticaret Mektebinden mezun olarak bitirdi. Meslek hayatı boyunca muhasebecilik ve muhasebe uzmanlığı yapan Otar, kendi alanı üzerine eserler, sektörel makaleler kaleme aldı ve çeşitli konferanslar verdi. CAFER SEYDAHMET KIRIMER'İN FİKRÎ RAHLESİNDE YETİŞTİ İsmail Otar'ın Kırım Millî Davası saflarına katılması ve bir fikir adamı olarak yetişmesinde Kırım Tatarlarının efsanevi liderlerinden Cafer Seydahmet Kırımer’in büyük etkisi oldu. Kırımer'in rehberliğinde Kırım kültür ve siyaset tarihine yönelen Otar, kısa sürede muhaceretteki millî mücadelenin kilit figürlerinden biri hâline geldi. Emel ve Kırım gibi köklü dergilerde sayısız araştırma ve makalesi yayımlanan Otar, Kırımlı Türk şair ve dil bilimci Prof. Dr. Bekir Sıdkı Çobanzade hakkında kapsamlı bir eser kaleme aldı. Ayrıca Dr. Ahmet Özenbaşlı'nın Çarlık Hakimiyetinde Kırım Faciası ile Kefeli İbrahim Efendi'nin Tevarih-i Tatar Han gibi Kırım tarihinin ana kaynakları arasında sayılan kıymetli yapıtlarını Latin alfabesine ve İstanbul Türkçesine aktararak Türk akademisine kazandırdı. ŞİİRLERİ VE GENİŞ İHTİSAS KÜTÜPHANESİYLE BİR KÜLTÜR HAZİNESİ Edebi yönü de oldukça güçlü olan İsmail Otar'ın kaleme aldığı şiirler arasında, Kırım mutfağı ve kültürünü mizahi bir dille yaşatan "Çibörek" isimli şiiri halk tarafından en çok bilinen ve sevilen eseri oldu. İsmail Otar, ömrü boyunca Kırım tarihi, edebiyatı ve muhaceret hareketlerine ilişkin çok geniş bir arşiv ve kitap koleksiyonu oluşturdu. Büyük bir kısmı Kırım ile ilgili nadir eserlerden ve birinci el arşiv belgelerinden oluşan ihtisas kütüphanesi, araştırmacılar için paha biçilmez bir başvuru kaynağı niteliği taşıdı. Emel Türk Kültürünü Araştırma ve Tanıma Vakfının (Emel Kırım Vakfı) da kurucu üyelerinden biri olan Otar, vakfın 1986-1988 yılları arasında başkanlık görevini üstlendi ve ilerleyen yaşına rağmen kalemini ve Kırım davası uğrundaki mücadelesini aralıksız sürdürdü. Otar ilerlemiş yaşına rağmen, Türk dünyası için eser vermeye ve Kırım davasına sahip çıkmaya devam etti. Kırım davasının önemli isimlerinden olan Otar, 30 Ekim 2005 yılında 94 yaşındayken hayata veda etti.

100 yıllık sinema mirası ödüllerle taçlandı: 1. Uluslararası Kırım Film Festivali sona erdi! Haber

100 yıllık sinema mirası ödüllerle taçlandı: 1. Uluslararası Kırım Film Festivali sona erdi!

Emel Kırım Vakfı tarafından Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ve Sinema Genel Müdürlüğünün destekleriyle düzenlenen 1. Uluslararası Kırım Film Festivali, İstanbul Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleştirilen özel gösterimler, kapanış konuşmaları ve görkemli ödül töreniyle tamamlandı. Üç gün boyunca Kırım Tatar halkının sürgün, vatan özlemi, kimlik ve insan hakları mücadelesini beyaz perdeye taşıyan organizasyon, 100 yıllık Kırım Tatar sinema mirasını geleceğe aktarma vizyonuyla büyük bir başarıya imza attı. Kapanış ve ödül törenine Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve eşi Safinar Cemileva da katılarak sinemaseverlerin ve organizasyon ekibinin heyecanına ortak oldu. Ödül töreninde konuşan Festival Yönetmeni Neşe Sarısoy Karatay, gösterilen filmlerin toplumsal bellek oluşturmadaki kritik rolüne dikkat çekerek şunları kaydetti: Üç gün boyunca izlediğimiz filmler bize bir kez daha gösterdi ki Kırım Tatar sineması yalnızca bir sanat alanı değil, aynı zamanda bir hafıza alanıdır. Bu festival boyunca sürgünü, vatan özlemini, kimliği, dili, inancı, kültürel mirası, dönüş idealini ve bir halkın var olma mücadelesini anlatan eserlerle buluştuk. Yönetmenlerimizin ve sinemacılarımızın ortak kaygısı; kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalan gelenekleri, hatıraları, tanıklıkları ve kültürel değerleri kayıt altına almak, gelecek kuşaklara ulaştırmaktır. Çünkü bir halkın hafızası korunduğu sürece kültürü de yaşamaya devam eder. Bu filmler, yalnızca geçmişin acılarını anlatan eserler değil; aynı zamanda geleceğe bırakılmış güçlü birer kültürel emanettir. Ancak inanıyorum ki Kırım Tatar sinemasının geleceği yalnızca sürgünü, işgali ve mücadeleyi anlatan filmlerden ibaret olmayacaktır. Bir gün Kırım Tatarları kendi vatanlarında özgürce yaşadıklarında, sinemaları da hayatın bütün renklerini anlatacaktır. Aşkları, sevinçleri, çocuklukları, hayalleri, komedileri ve gündelik yaşamları da beyaz perdeye yansıyacaktır. Bu festival boyunca gördüğümüz yoğun ilgi, dolup taşan salonlar ve her yaştan izleyicinin duygusal ve düşünsel katılımı bize büyük bir umut verdi. En önemlisi de farklı ülkelerden, farklı kuşaklardan Kırım Tatarlarını ortak bir kültürel ve sanatsal zeminde buluşturmayı başardık. Eğer bu üç günün sonunda yeni dostluklar kurulmuş, yeni projelerin tohumları atılmış, yeni filmlerin yapılmasını teşvik ettiysek ve Kırım Tatar sinemasının geleceğine dair ortak bir heyecan oluşmuşsa, 1. Uluslararası Kırım Film Günleri amacına ulaşmış demektir. Hepinize teşekkür ediyor, gelecek yıllarda yeniden buluşmayı diliyorum. Sarısoy Karatay ayrıca, organizasyonun mutfağında aylar boyunca büyük bir özveriyle çalışan genç ve gönüllü ekibe özel olarak teşekkür edilerek Elif Bağış Çolpan, Vahide Fidan Doğan, Büşra Kayar, Özge Kandemir Temizel, Melike Kandemir, İrem Duran, Burak Bilgin, Erman Çeliker ve Ömer Tuğrul sahneye davet ederek onlara teşekkür belgeleri takdim etti. "SİNEMA MİRASIMIZ AĞIR BEDELLERLE BUGÜNE ULAŞTI" Festivalin kapanış törenine katılan Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Kırımoğlu, organizasyonun önemine dikkat çekerek işgal ve savaş şartlarına rağmen üretilen eserlerin millî varoluş mücadelesindeki değerini vurguladı. Kırımoğlu, 1926 yapımı Alim filmiyle başlayan Kırım Tatar sinema serüveninin büyük trajedilerle kesintiye uğratıldığını hatırlattı. Hüseyin Badaniski’nin kurşuna dizildiğini, Ömer İpçi’nin hapishanelere atıldığını ve başrol oyuncusu Hayri Emirzade’nin 1958 yılında sefalet içinde hayatını kaybettiğini belirten millî lider, Kırım Tatarlarının sürgün sonrası dağıldığı topraklarda yeniden toparlanarak uzun süren bir aradan sonra sinema üretimine geçtiğini ifade etti. Son yıllarda Haytarma ve Hıdır Dede gibi son derece değerli, anlamlı ve ses getiren filmlerin çekildiğini söyleyen Kırımoğlu, bu festivalin gelecek organizasyonlar için güçlü bir başlangıç teşkil ettiğini dile getirdi. Mevcut işgal ve savaş koşullarında film üretmenin zorluklarına değinen Kırımoğlu, Kırım’ın işgalden kurtarılmasının bölgesel ve küresel dengeler açısından taşıdığı kritik rolü şu sözlerle altını çizdi: Şimdi işgal altındaki Kırım’da ve bombardıman altındaki Kıyiv’de film çekmek elbette kolay değil. Ancak umut ediyoruz ki çok yakın zamanda bu savaş bitecek ve Kırım Tatar halkı kendi öz toprağında yeniden hür iradesiyle yaşayacak. ONUR ÖDÜLLERİ VE EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ SAHİPLERİNİ BULDU Festivalin ödül töreninde ise Kırım millî davasına ve kültürüne katkı sunan isimler ile öne çıkan eserler ödüllendirildi. Kırım Tatar millî mücadelesine sundukları tarihî katkılardan dolayı Kırım Tatar halkının millî lideri Kırımoğlu’nun eşi ve Kırım Tatar millî hareketinin emektarı Safinar Cemileva'ya ve Uluslararası Kırım Komitesi (ICC) Başkanı İnci Bowman’a "Kırım Millî Davası Onur Ödülü" takdim edildi. Jüri Özel Ödülü kategorisindeki "Ervin İbragimov İnsan Hakları Ödülü" yönetmen Elmaz Asan’ın "Yangan Yürek" belgeseline verildi. Jüri değerlendirmesi sonucunda festivalin en prestijli ödülü olan "En İyi Belgesel Film Ödülü" ise Ukrainler ve Kırım Tatarları arasındaki tarihsel bağları ile toplumsal hafızayı ele alan yönetmen Kristina Paşın (Christina Paschyn) imzalı "Belleğe Kazınmış" (Etched in Memory) yapımına gitti. "KIRIM TATARLARININ DİRENİŞİNİ VE İNSANİ MÜCADELESİNİ ANLATIYORUZ" Yönetmen Pasçın, törenin ardından yaptığı açıklamada kazandığı ödülden ve Kırım Tatarlarının mücadelesini beyaz perdeye taşımaktan büyük gurur duyduğunu ifade ederek şu ifadelere yer verdi: Belgeselimiz, Kırım Tatarlarının bu savaşta yalnızca Ukrayna’yı desteklemekle kalmayıp mültecilere nasıl yardım ettiklerini, Kırım’daki Rus hapishanelerinde tutulan siyasi tutsakların serbest bırakılması için verdikleri mücadeleyi ve savaş şartlarında hayatta kalma çabalarını anlatıyor. Bu hikâyeyi dünyaya duyurabildiğim için gerçekten büyük bir onur duyuyorum Festival seçkisinde birbirinden nitelikli ve etkileyici yapımların yer aldığına dikkat çeken ABD'li yönetmen, ödül heyecanını şu sözlerle paylaştı: Bugün Kırım Film Festivali’nde En İyi Belgesel Ödülü’nü kazanmak benim için büyük bir onur oldu. Festivalde o kadar muhteşem filmler vardı ki hepsine hayran kaldım. Bu ödülle takdir edilmek benim için büyük bir sürpriz ve tarifsiz bir gurur kaynağı. Organizasyonda emeği geçen herkese yürekten teşekkür ederim.

QHA yapımı “70 Yaşında Bir Çınar” belgeseli 1. Uluslararası Kırım Film Festivali’nde izleyiciyle buluştu Haber

QHA yapımı “70 Yaşında Bir Çınar” belgeseli 1. Uluslararası Kırım Film Festivali’nde izleyiciyle buluştu

Emel Kırım Vakfı tarafından Türkiye Cumhuriyeti kurumlarının destekleriyle düzenlenen 1. Uluslararası Kırım Film Festivali, “Kırım Tatar Sinemasının 100 Yılı” temasıyla ikinci gününde devam ediyor. İstanbul’daki Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Yeşilçam Sineması'nda gerçekleştirilen uluslararası yarışma seçkisindeki gösterimler, sinemaseverlerin yoğun katılımıyla sürüyor. Festivalin ikinci gününde Kırım Haber Ajansı (QHA) Türkiye İrtibat Bürosu Müdürü Esma Kasar’ın yönettiği “70 Yaşında Bir Çınar: Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği” belgesel filmi izleyiciyle buluştu. “TAKDİRE ŞAYAN BİR BELGESEL” Emel Kırım Vakfı Başkan Vekili Nurten Camcı Bay “70 Yaşında Bir Çınar: Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği” belgesel filmi sonrasında gerçekleştirdiği konuşmada, Esma Kasar’ın hazırladığı çalışmadan duyduğu memnuniyeti dile getirerek QHA’nın çalışmalarını da takdir etti. Camcı Bay, “Esma gerçekten bu belgeselle hepimizi çok duygulandırdın. Tebrik ediyorum bu çalışmanız için ve Kırım Haber Ajansıyla ilgili çalışmalarınız için. Hepsi çok takdir edilecek işler.” ifadelerini kullandı. Kırım’dan gelen bir ailenin çocuğu olduğunu belirten Camcı Bay, çocukluk yıllarında Romanya’da yaşayan ve ulaşamadıkları akrabaları hakkında bilgiler edindiğini söyledi. Lise yıllarına geldiğinde ise Romanya’dan ailelerinin bir bölümünü temsilen misafirlerin gelmeye başladığını aktardı. Camcı Bay, bu kişilerin Kırım ve Kırım Tatarlarının yaşadığı sorunlar konusunda bilinçli olduklarını belirterek, Kırım’ın Romanya’daki durumunu ve Kırım Tatarlarının yaşadığı sıkıntıları kendilerine anlattıklarını ifade etti. Kırım kültürüyle bağının güçlenmesinde eğitim yıllarında yaşadığı bir deneyimin önemli bir yere sahip olduğunu anlatan Camcı Bay, öğretmen okulunda Emel dergisini çıkaran Müstecib Ülküsal’ın arkadaşı Emin Bektöre’nin okullarına gelerek kendilerine Kırım oyunlarını öğrettiğini ve seminerler verdiğini söyledi. Camcı Bay, bu çalışmaların Kırım davasını ve kültürünü tanımasında önemli rol oynadığını dile getirdi. Kırım’ın sesini duyurmak için yıllardır ellerinden geleni yaptıklarını ifade eden Camcı Bay, belgesel gösteriminin kendisi için büyük anlam taşıdığını belirterek, “O anlamda ben çok mutlu oldum, çok duygulandım.” dedi. “TARİHE BİR NOT DÜŞMEK İSTEDİM” QHA Türkiye İrtibat Bürosu Müdürü Kasar ise gerçekleştirdiği konuşmada, Kırım Tatar halkının sürgün ve vatan mücadelesine ilişkin kişisel tanıklıklarını paylaştı. Kendisinin sürgünde doğan bir neslin çocuğu olduğunu belirten Kasar, anneannesi ve dedelerinin sürgün edildiğini, kendisinin ise 1981 yılında Özbekistan’da sürgünde dünyaya geldiğini söyledi. Kasar, Kırım Tatar halkının yaşadığı zorlu süreçlere ve verdiği mücadelelere tanıklık ettiğini ifade ederek, mücadelenin yalnızca vatana dönüş sonrasında değil, sürgün yerlerinde de sürdüğüne dikkat çekti. Kırım Tatarlarının ana topraklarından koparıldıktan sonra yerleştikleri farklı coğrafyalarda da varlıklarını ve kimliklerini korumak için mücadele verdiğini belirten Kasar, halkının hem sürgün yerlerinde hem de vatana döndükten sonra çeşitli mücadelelerden geçtiğini dile getirdi. Kasar, Kırım Tatar halkının kimliğini, kültürünü ve dilini korumak için verdiği mücadeleyi belgeleyerek tarihe aktarmak istediğini belirtti. Kasar, “Kimliğini, kültürünü, dilini korumak için verdiği çabayı, yaptığı mücadeleyi belgelemek istedim. Tarihe aktarmak, tarihe bir not düşmek istedim. Bu insanların kültürünü, kimliğini nesilden nesile aktarmak için verdiği mücadeleyi kaydetmek istedim. Bu niyetle çıktık bu yola.” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından, belgeselin hazırlanmasına katkıları ve çalışmaları dolayısıyla Kasar’a Camcı Bay tarafından sertifika takdim edildi.

Kırım Tatar sinemasının yüz yıllık mirası İstanbul’da perdeye taşındı: 1. Uluslararası Kırım Film Festivali’nin ilk günü sona erdi Haber

Kırım Tatar sinemasının yüz yıllık mirası İstanbul’da perdeye taşındı: 1. Uluslararası Kırım Film Festivali’nin ilk günü sona erdi

Kırım Tatar sanatını, tarihini, kültürel varoluşunu ve güncel meselelerini sinema sanatı üzerinden dünyaya duyurmayı amaçlayan 1. Uluslararası Kırım Film Festivali, İstanbul Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleştirilen açılış töreni ve yoğun katılımlı gösterimlerin ardından ilk gününü geride bıraktı. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün destekleriyle Emel Kırım Vakfı tarafından hayata geçirilen organizasyon, "Kırım Tatar Sinemasının 100 Yılı" ana temasıyla sinemaseverleri ilk gün programında bir araya getirdi. Festivalin tarihi açılışı, 1926 yılında SSCB döneminde çekilen, yönetmenliğini George Tasin’in üstlendiği, başrolünde Hayri Emirzade’nin oynadığı ve sanat yönetmenliğini Hüseyin Badaniski’nin yaptığı sessiz sinema döneminin öncü yapıtı "Alim" (Aydamak) filminin gösterimiyle yapıldı. Açılış programı kapsamında ayrıca, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay’ın yönettiği "Cengiz Dağcı" belgeseli ile Dilaver Dvaciyev'in "Kırım Tatar Doğum Merasimleri" ve Batır Baişev’in “Eza” filmi izleyiciyle buluştu. "KÜLTÜR VE MEDENİYET KURUMLARDA DEĞİL, BELLEKLERDE YAŞAR" Açılış konuşmasını gerçekleştiren Festival Yönetmeni Neşe Sarısoy Karatay, Kırım Tatar sinemasının 100 yıllık geçmişini gün yüzüne çıkarmanın zahmetli ancak tarihi bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Kırım Tatar sinema tarihinin yalnızca filmlerden ibaret olmadığını, aynı zamanda sürgünlerin, kayıpların ve kültürel varoluş mücadelesinin bir özeti olduğunu belirten Karatay, şu ifadeleri kullandı: Bu yolculuk, 1926 yılında George Tasin’in yönettiği, Hayri Emirzade’nin başrolünde oynadığı ve Hüseyin Badaniski’nin sanat yönetmenliğini üstlendiği yoksulların ve mazlumların koruyucusu Kırım Tatar halk kahramanını anlatan “Alim” filmiyle başladı. Sessiz sinema döneminin bu öncü yapıtından bugüne uzanan yüz yıllık süreç, bir halkın tarihini, kültürünü, sürgününü ve mücadelesini beyaz perdeye taşıyan sayısız esere tanıklık etti. Kırım Tatar sineması, 1944 Kırım Tatar Sürgünü ile ağır bir kesintiye uğradı. Bir halk anayurdundan koparılmış, kültürel üretim alanları dağıtılmış, sanatının izleri silinmeye, tarihe gömülmeye çalışılmıştı. Ancak hafıza bütünüyle yok olmadı… Kimi zaman bir şarkıda, bir fotoğrafta, bir film karesinde ya da bir tanığın titrek sesinde yaşamaya devam etti. 1. Uluslararası Kırım Film Günleri'ni hazırlarken bizler de işte bu izlerin peşine düştük. Unutulmuş filmlerin izlerini sürdük, dağılmış parçaları bir araya getirmeye çalıştık. Bu festival, yalnızca filmleri bir araya getiren bir etkinlik değil; aynı zamanda kaybolmaya yüz tutmuş bir sinema mirasını yeniden görünür kılma çabasının ürünüdür. Bu arayışın bizim için ayrı bir anlamı da vardır. 32 yılı aşkın süredir Zafer Karatay ile birlikte ürettiğimiz belgeseller, kayıt altına aldığımız tanıklıklar ve ulaştığımız arşivlerle Kırım Tatar halkının kültürel tarihini ve görsel belleğini korumaya çalıştık. Bugün geriye baktığımızda, yalnızca bu tarihin araştırmacıları değil, aynı zamanda onun tanıkları ve paydaş üreticileri olduğumuzu görüyoruz. Kırım Tatar sinemasının var olduğunu biliyorduk. Bu çalışmalar sırasında onun yüz yıllık bir geçmişe sahip olduğunu tespit ettik, izlerini bir araya getirdik ve adını koyduk. Bir halk anayurdundan sürülebilir, toprağı işgal edilebilir, kurumları dağıtılabilir, okulları ve kültür bakanlıkları olmayabilir. Ancak kültür ve medeniyet kurumlarda değil, belleklerde yaşamaya devam eder. Kırım Tatarlarının da yalnızca edebiyatı, müziği ve folkloru değil; yüz yıllık bir sinema mirası da vardır. Bu festival, o mirasın görünür kılınması ve hak ettiği yerde değerlendirilmesi için atılmış bir adımdır.” "TEMELİNİ İSTANBUL’DA ATTIĞIMIZ BU FESTİVAL BİR GÜN ÖZGÜR KIRIM’DA YAPILACAK" Gösterimler öncesinde söz alan KTMM Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, organizasyonun hayata geçirilmesindeki katkılarından dolayı Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, TİKA Başkanı Abdullah Eren, YTB Başkanı Abdulhadi Turus ve Sinema Genel Müdürlüğü yetkililerine teşekkür etti. Projeyi ilk sunduklarında kurumların büyük bir heyecanla "kültür diplomasisi" vurgusu yaparak destek verdiğini belirten Karatay, konuşmasını şöyle sürdürdü: Gönül isterdi ki Kırım Tatar sinemasının 100. yılında böyle bir etkinlik güzel Kırım’da, o filmlerin çekildiği tarihi mekanlarda yapılsın. Ancak Kırım’ın içinde bulunduğu işgal şartları buna izin vermedi. İnşallah bir gün Kırım’daki Rus işgali bitecek, bu durum ebediyen sürmeyecek. Biz bugün İstanbul'da bu festivalin temelini atıyoruz; yarın yollar açıldığında bu organizasyon uluslararası boyutta özgür Kırım’da gerçekleştirilecek. Bütün zor şartlara rağmen Kırım’da dilimizi, kültürümüzü, medeniyetimizi canlı tutmak için, oradaki çocuklarımızın geleceklerini ve ana dillerini unutmamaları, milli kimliklerini unutmamaları için çok yoğun çaba gösteriyorlar. Ve biz onların bu çabalarını takdirle karşılıyoruz. Karatay, festival davetine 2024-2026 yılları arasında üretilmiş yaklaşık 30 eserin başvurduğunu, yapılan titiz değerlendirmeler sonucunda Kırım Tatar tarihi, kimliği ve toplumsal hafızasıyla doğrudan ilişkili 16 belgesel filmin yarışma seçkisine kabul edildiğini aktardı. Yapay zekâ destekli projelerin ve diğer kategorilerdeki sınırlı sayıdaki yapımların ise özel gösterimlerle izleyiciye sunulacağını belirtti. ÜÇ GÜNLÜK ZENGİN PROGRAM Kırım Tatar halkının sürgün, kimlik, aidiyet ve direniş hafızasını beyaz perdeye taşıyan 1. Uluslararası Kırım Film Festivali, 18 Eylül’de AKM Yeşilçam Sineması’nda ve 19 Eylül’de yeniden Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleştirilecek uluslararası yarışma gösterimleri, jüri değerlendirmeleri ve özel gösterim seçkileriyle devam edecek.

Emel Fikir ve Kültür Konferansları’nda 1. Uluslararası Kırım Film Günleri tanıtıldı Haber

Emel Fikir ve Kültür Konferansları’nda 1. Uluslararası Kırım Film Günleri tanıtıldı

Emel Fikir ve Kültür Konferansları’nda, 17 ve 19 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul'da düzenlenecek olan ve Kırım’ı ve Kırım Tatarlarını konu alan belgesel filmler, kısa filmler, uluslararası yarışma filmleri ve yapay zekâ filmlerinin sergileneceği 1. Uluslararası Kırım Günleri’nin içeriği ve program akışı katılımcılarla paylaşıldı. Çevrim içi olarak tertip edilen ve moderatörlüğünü Emel Kırım Vakfı Genel Sekreteri Melek Maksudoğlu’nun yaptığı program, 14 Eylül 2026 tarihinde saat 19.30’da başlarken, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Türkiye temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Dr. Zafer Karatay ile Emel Kırım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Elif Çolpan, programın içeriği ve akışına dair açıklamalarda bulundu. “BİZE FIRSAT VERİLDİĞİNDE SANAT ALANINDA DA ÇOK ETKİN ROL ALMIŞIZDIR” Programın açılış konuşmasını yapan Maksudoğlu, “Bildiğiniz gibi bizim tarihimiz hep acılarla, üzüntülerle doludur fakat bize fırsat verildiğinde Kırım Tatarları olarak medeniyetimizi göstermek için sadece yazılar ve makaleler değil, sanat alanında da çok etkin rol almışızdır. Bunu 100 yıl önce, 1926 yılında Sovyetler zamanında yapılan ‘Alim’ isimli filmle de gösteriyoruz.” ifadelerini kullanarak İlk defa uluslararası ölçekte bir Kırım film festivalinin yapılacağının altını çizdi. Karatay ise söz konusu film günleri projesi fikrini ortaya atan ve organizasyonu yürüten ismin yönetmen, senarist ve metin Yazarı Neşe Sarısoy Karatay olduğunu vurgulayarak Sarısoy Karatay’ın yıllarca televizyonculuk ile yayıncılık yaptığını kaydederek aynı zamanda birçok film festivalinde de jüri üyesi olduğuna ve organizasyon işlerinde yer aldığına işaret etti. KIRIM TATAR SİNEMASI, FESTİVAL KAPSAMINDA 100. YILINDA DÜNYAYA TANITILACAK Karatay, projeye Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığının da verdiği desteğin altını çizerek, Sarısoy Karatay ve festivalde emeği geçen ekip üyelerinin yanı sıra Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, Türkiye İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Birliği (YTB) Başkanı Abdulhadi Turus‘a ve Türkiye Cumhuriyeti Sinema Genel Müdürlüğüne teşekkürlerini iletti. Bununla beraber “Bu Kırım tarihinde bir ilk. Neşe Hanım bu fikri ortaya atarak bize de Kırım medeniyetinin neredeyse unuttuğumuz, neredeyse çok az insanın bildiği bir konuyu, Kırım Tatar sinemasının 100. yılını dünyaya ve kamuoyuna anlatma, tanıtma fırsatı verdi.” şeklinde konuşan Karatay, “Alim”in, Sovyet diktatörü Josef Stalin’in kurşuna dizdirdiği Kırım Tatar Millî Kurultayı Azası, Millî Fırka Üyesi ve Kırım Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin ilk Başkanı Veli İbrahim’in döneminde çekilen bir film olduğuna dikkat çekti. 1. ULUSLARARASI KIRIM FİLM GÜNLERİ, SİNEMACILARA İLHAM VERECEK Projenin hazırlık sürecinin yaklaşık 10 ay civarında sürdüğünü dile getiren Karatay, dünyanın dört bir tarafına dağılmış olan Kırım Tatarlarını bir araya getirmenin önemini dile getirerek “Günümüzün çok etkili araçları olan belgesel, film, video ve görsellerle kendi durumumuzu, dramımızı ve medeniyetimizi dünyaya tanıtmak için ve yönetmenlere, yapımcılara ve filmcilere de ilham vermesi için de bu etkinlik iyi bir vesile oldu.” dedi. Proje vesilesiyle Kırım Tatar sinemasının ve belgesel tarihinin toplu bir envanterinin çıkarılacağını belirten Karatay, bu birikimlerin ise Emel Kırım Vakfına ait ayrı bir dijital kütüphaneye dönüşeceğini kaydetti. Bununla birlikte Karatay, böylelikle Kırım Tatarlar sineması ile Kırım üzerine çekilen belgesellerin kirimfilm.org isminde bir internet sayfasında toplanarak halka açık bir şekilde sergileneceğini ifade etti. “BU ETKİNLİĞİN BAŞARISI, BUNDAN SONRAKİ ETKİNLİKLERİN DE BAŞARISININ ÖNÜNÜ AÇACAKTIR” Proje kapsamında Kırım Tatar kültürünün, Türkiye’nin kültür ve sanat çevrelerine ulaştırılmasının hedeflendiğini kaydeden Karatay, “Amacımız, derdimizi biz bize değil, kendi camiamız içerisinde daha küçük organizasyonlarla değil, kültür ve sanata ilgili olanlara duyurmaktı.” şeklinde konuşarak etkinlik mekânlarının da bu sebeple İstanbul’daki İstiklâl Caddesi’ndeki tarihî Atlas 1948 Sineması ve Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Yeşilçam Sineması olarak seçildiğini belirtti. Etkinliğin geniş kitlelere ulaşabilmesi amacıyla ücretsiz ve halka açık olarak düzenlendiğini dile getiren Karatay, gösterilen her filmin sonunda o filmin yapımcısı veya yönetmeni ile kısa söyleşilerin yapılacağını ifade etti. 1.Uluslararası Kırım Film Günleri’ne katılımın hem organizasyon ekibi hem de son derece kısıtlı imkânlarla belgesel filmi ve diğer içerikleri çeken yönetmen ve yapımcılar için bir motivasyon kaynağı olacağını belirten Karatay, “Bu etkinliğin başarısı, bundan sonraki etkinliklerin de başarısının önünü açacaktır. Böyle bir etkinliğin kamuoyunda yankı bulması, Kırım konusuna uzak kalmış olan kültür, sanat ve sinema çevrelerini ve diğer insanları Kırım’a ilgi duymaları için teşvik edecektir.” değerlendirmesini yaparak Romanya ve Bulgaristan’daki sinema çevreleri ile de ortak projeler yapılmasının amaçlandığını dile getirdi. 1. ULUSLARARASI KIRIM FİLM GÜNLERİ’NİN ETKİNLİK PROGRAMI NASIL İLERLEYECEK? Öte yandan Çolpan, festivalin ilk ve son gününde Atlas 1948 Sineması’nda film gösterimlerinin ve açılış ile kapanış törenlerinin yapılacağını kaydederek festivalin ikinci gününde ise AKM Yeşilçam Sineması’nda yarışmacı olan filmlerin sırasıyla gösterileceğini belirtti. Çolpan, ilk günkü gösterimlerin “Alim” filmiyle başlayarak “Cengiz Dağcı” belgeseli ile devam edeceğini, ardından açılış programının düzenleneceğini ve sonrasında ise “Kırım Tatar Doğum Merasimleri”nin açılış filmi olarak sunulacağın ifade etti. İlk gün gösterilecek olan son filmin “Eza” olacağını kaydeden Çolpan, son gün ise öncelikle yönetmeninin Kırım Derneği Genel Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Ali Onur Kara’nın olduğu “18 Mayıs 1944’te Ne Oldu?” yapay zekâ filminin gösterileceğini dile getirdi. Çolpan, ardından görsel tasarımında Nurlu Nurlubay ve Aycan Turimova’nın rol aldığı, yapımcısının ise Aycan Pernebekkızı olduğu “Kırım Tatarları: Bir Halkın Hafızası” yapay zekâ filminin gösterileceğini, son olarak da Eren Özkaradeniz’in yönettiği ve Çeçenlerin sürgününü anlatan “Kiki” isimli yapay zekâ filminin seyirciyle buluşacağını kaydetti. Öte yandan yapay zekâ filmlerinden sonra “Esaretin Türküleri” ve “Sürgün” belgesel filmlerinin, günün sonunda ise “Unutulanların Hikâyesi” ve “Son Arif” isimli kısa filmlerin gösterileceğini belirten Çolpan, festivalin kapanış ile ödül törenleriyle sona ereceğini dile getirdi. BU ETKİNLİKLERE GÖSTERİLECEK OLAN İTİBAR, VERİLEN EMEKLERİN KARŞILIĞI OLACAK Ayrıca festival ekibinin verdiği emeklere vurgu yaparak “Bu fedakârlıkların karşılığı, seyircimizin ve halkımızın bu etkinliklere itibar etmesiyle mümkün olacaktır.” şeklinde konuşan Karatay, son olarak şu değerlendirmelere yer verdi: İnşallah burada çok güzel bir geleneğin de temeli atılmış olur. İleride Kırım’da şartlar normale dönerse ve uluslararası uçuşlar açılırsa bu film festivali, gelecekte Kırım’da daha büyük organizasyonlarda, gerçek yerinde yapılır ama Kırım Tatar sinemasının 100. yılı boş geçmemeliydi. Bize bu konuda destek veren herkese teşekkür ederiz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.