SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Esir

QHA - Kırım Haber Ajansı - Esir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Esir haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rus mahkemesinden Kırım Tatarı Seyran Asanov’a 20 yıl hapis cezası Haber

Rus mahkemesinden Kırım Tatarı Seyran Asanov’a 20 yıl hapis cezası

Rusya’nın, Kırım başta olmak üzere işgal altındaki Ukrayna topraklarında; Kırım Tatar ve Ukraynalı aktivistlere baskı uygulamak için kurguladığı sözde "Numan Çelebicihan Taburu Davası" çerçevesinde bir kişiyi daha mahkûm ettiği öğrenildi. Rusya’nın Rostov-na-Donu kentindeki Güney Bölge Askeri Mahkemesi, 2 Nisan 2026 tarihinde, cephede esir alınan Ukrayna ordusu askeri Kırım Tatarı Seyran Asanov'u 20 yıl hapis cezasına mahkûm etti. Rus mahkemesinden yapılan açıklamada Asanov'un Numan Çelebicihan Taburu mensubu olduğu ileri sürerek, onun "vatana ihanet", "terör faaliyetleri için eğitim almak" ve "terör örgütünün faaliyetlerine katılmaktan" suçlu bulunduğu aktarıldı. Rus iddia makamının mahkemeye sunduğu verilere göre Seyran Asanov, Ağustos 2024’te Ukrayna Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösteren Numan Çelebicihan Taburu’na katıldı. Askeri eğitimini tamamladıktan sonra cephe hattında muharip görevler üstlendiği ileri sürülen Asanov’un, 18 Ekim 2024 tarihinde Donetsk bölgesindeki Volnovaha ilçesine bağlı Zolota Nıva yerleşimi yakınlarında Rus güçleri tarafından esir alındığı bildirildi. NUMAN ÇELEBİCİHAN TABURU NEDİR? Numan Çelebicihan Taburu fikri Ukrayna’da 2016 yılından beri tartışılıyordu. Bununla birlikte tabur resmî olarak, Rusya’nın, Ukrayna’ya karşı geniş çaplı işgal girişimi ve saldırısını başlattığı 24 Şubat 2022 tarihinden sonra kuruldu. Rusya Yüksek Mahkemesi, siyasi bir şekilde 1 Haziran 2022'de Numan Çelebicihan Taburu’nu sözde “terör örgütü” olarak tanıdı. Rus özel servisleri bu bahaneyi öne sürerek, Kırım Tatar halkına ve Ukraynalı aktivistlere karşı baskı uygulamaya başladı. EN AZ 66 KİŞİ ALIKONULUYOR Kırım Tatar Kaynak Merkezinin verilerine göre; işgalciler, 2014 yılından bu yana sözde Numan Çelebicihan Taburu Davası çerçevesinde; 19’u işgal altındaki Kırım’dan, 47'si işgal altındaki Herson bölgesinden olmak üzere toplamda en az 55 kişiyi alıkoydu. KIRIM TATARI RÜSTEM VİRATİ RUS ESARETİNDE CAN VERDİ 12 Mart 2025 tarihinde Rus işgal güçleri tarafından Herson bölgesinde sözde Numan Çelebicihan Taburu Üyesi olma iddiasıyla alıkonulan Kırım Tatarı Rüstem Virati'nin, esaret altındayken hayatını kaybettiği öğrenildi. İŞGALCİLER, NUMAN ÇELEBİCİHAN DAVASINI KIRIM TATARLARINDAN İNTİKAM ALMAK İÇİN KULLANIYOR KrımSOS İnsan Hakları Örgütü Uzmanı Yevgeniy Yaroşenko, bu hususta, “İşgalci Rus yönetimi, Numan Çelebicihan Taburu Davası'nı, Herson bölgesinde yaşayan Kırım Tatarlarından ‘Kırım’ın ablukası’ için intikam almak için kullanıyor” ifadelerini kullanmıştı.

Lubinets: Rusya 26 Ukraynalı gazeteciyi yasa dışı şekilde alıkoyuyor Haber

Lubinets: Rusya 26 Ukraynalı gazeteciyi yasa dışı şekilde alıkoyuyor

Ukrayna Parlamentosu İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Dmıtro Lubinets, Rusya’nın halen 26 Ukraynalı gazeteci ve medya çalışanını esir tutulduğunu açıkladı. Lubinets, uluslararası mekanizmaların yetersizliğine dikkat çekerek, Uluslararası Kızılhaç Komitesinin (ICRC) bu kişilerden sadece birinin tutukluluğunu resmi olarak teyit ettiğini, geri kalanların ise hukuken "görünmez" sayıldığını vurguladı. Kıyiv’de bugün düzenlenen "Savaş Zamanında Ukraynalı Medya Uzmanlarının Dayanıklılığı ve Refahı" konulu yuvarlak masa toplantısında konuşan İnsan Hakları Yetkilisi Lubinets, Rusya tarafından haksız yere alıkonulan sivil rehinelerin ve gazetecilerin iadesi sürecindeki zorlukları dile getirdi. 2025 yılı boyunca yürütülen yoğun diplomatik çabalar sonucunda; Dmıtro Hılyuk, Marko Kaliuş ve Vladıslav Yesıpenko olmak üzere sadece üç gazetecinin evine dönebildiğini belirten Lubinets, Rusya’nın elindeki diğer medya çalışanlarının akıbetinin belirsizliğini koruduğunu ifade etti. KIZILHAÇ VERİLERİNDEKİ BÜYÜK EKSİK Lubinets, Rusya tarafından kaçırılan veya işgal altındaki bölgelerde alıkonulan 26 basın mensubundan 25’inin Uluslararası Kızılhaç Komitesi tarafından hukuki olarak tanınmadığını belirtti. Bu durumun müzakere süreçlerini ve esir takaslarını doğrudan engellediğini vurgulayan Ombudsman, şu ifadeleri kullandı: Kızılhaç aracılığıyla resmî olarak sadece bir gazetecinin alıkonulması onaylandı. Geri kalan esir medya çalışanları Kızılhaç tarafından hukuken 'görülmüyor'. Bu şeffaflık eksikliği, hem onların güvenliğini tehlikeye atıyor hem de geri dönüşleri için yürüttüğümüz görüşmelerde ek engeller yaratıyor. MEDYA ÇALIŞANLARI DOĞRUDAN HEDEF ALINIYOR Gazetecilerin sadece cephe hattında değil, güvenli kabul edilen şehirlerde bile SİHA ve füze saldırılarının kurbanı olduklarını hatırlatan Lubinets, uluslararası raporlardaki çarpıcı rakamları paylaştı. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) verilerine göre savaşın başlangıcından bu yana 175 yerli ve yabancı gazeteci Rus saldırılarından zarar gördü. Ukrayna Ulusal Gazeteciler Birliğinin (NUJU) kayıtlarına göre ise geniş çaplı işgalin başından bu yana 21 medya çalışanı doğrudan mesleki görevlerini yerine getirirken hayatını kaybetti.

Kırım Millî Varlık Vakfı ve Ukrayna Savaş Esirlerine Muamele Koordinasyon Merkezi arasında stratejik iş birliği Haber

Kırım Millî Varlık Vakfı ve Ukrayna Savaş Esirlerine Muamele Koordinasyon Merkezi arasında stratejik iş birliği

Kırım Millî Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov ve Ukrayna Savaş Esirlerine Muamele Koordinasyon Merkezi Sekreteri Dmıtro Usov, esir düşen veya cephede kaybolan askerler ile sivillerin ailelerine destek sağlamak amacıyla bir iş birliği memorandumu imzaladı. Bu kritik adım, hem cephede esir düşen hem de işgal altındaki bölgelerde alıkonulan sivillerin haklarını korumak ve ailelerine yönelik yardımları sistemli hale getirmek amacıyla atıldı. İmzalanan belge, devlet kurumları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki eşgüdümü güçlendirerek insani krizlere daha hızlı müdahale edilmesini hedefliyor. Memorandum kapsamında yürütülecek faaliyetler, esaret altında bulunanların ve kayıp ilan edilenlerin ailelerine yönelik destek mekanizmalarını genişletmeyi amaçlıyor. Koordinasyon Merkezi Sekreteri Dmıtro Usov, “Sivil toplum sektörüyle güçlerimizi birleştirmek, ailelerin ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt vermemizi ve Savunma Kuvvetlerimizin ailelerine yönelik desteği güçlendirmemizi sağlıyor.” dedi. Kırım Milli Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov ise Koordinasyon Merkezi ile yürütülen sistemli çalışmalara dahil olmanın kendileri için büyük önem taşıdığını vurguladı. Mambetov, bu iş birliği sayesinde en çok yardıma ihtiyaç duyan kesimlere ulaşmak için ortak projelerin hayata geçirileceğini ve eylemlerin koordine edileceğini ifade etti.

İstanbul’da Ukrayna için anlamlı etkinlik: Esaretin gerçekleri kitap ve filmle anlatıldı Haber

İstanbul’da Ukrayna için anlamlı etkinlik: Esaretin gerçekleri kitap ve filmle anlatıldı

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik tam ölçekli işgal girişiminin dördüncü yıl dönümünde İstanbul, savaşın görünmeyen kahramanlarına ve esaret altındaki askerlerin durumuna dikkat çeken bir programa ev sahipliği yaptı. Beyoğlu Atlas Sineması’nda düzenlenen etkinlikte, esaretten dönen bir askerin kaleminden çıkan "Jingle Bellz" kitabı tanıtılırken, esirlerin yaşadığı dramı anlatan "Sessizlik Suçun Ortağıdır" filminin gösterimi gerçekleştirildi. Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosluğunun desteği ve Ukrayna Kültür Derneğinin organizasyonuyla düzenlenen etkinlik, Ukrayna millî marşının okunması ve saygı duruşuyla başladı. Ukrayna ve Kırım Tatar diasporası ile esir asker ailelerinin katılımıyla gerçekleşen programda, savaşın sadece cephede değil, zindanlarda da sürdüğü vurgulandı. Etkinlikte konuşan Ukrayna Kültür Derneği Başkan Yardımcısı Aliya Usenova, topyekûn savaşın dördüncü yılında olduklarını hatırlatarak, "Topraklarımızı geri alabiliriz ama maalesef kaybettiğimiz tüm insanlarımızı evine geri getiremeyiz. Çünkü insanlarımız sadece Ukraynalı oldukları için öldürülüyorlar." diyerek yaşanan can kayıplarının telafisi imkansız acısına dikkat çekti. Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy, Türkiye’nin esir takası konusundaki kritik desteğine teşekkür ederek, İstanbul’da düzenlenen üçlü müzakerelerin ardından yüzlerce Ukraynalı esirin evine döndüğünü hatırlattı. Başkonsolosun eşi Lyudmıla Nedilska ise Ukrayna’nın "üç günde teslim olur" diyenlere karşı savunucuları sayesinde dört yıldır dimdik ayakta olduğunu vurguladı. Program kapsamında gösterilen "Sessizlik Suçun Ortağıdır" filmi, Rus işgal güçlerinin insanlık dışı davranışlarını, Ukraynalı asker ve sivillere uyguladığı işkenceleri ve infaz edilen esirlerin hikâyelerini gözler önüne serdi. Etkinliğin en çarpıcı bölümü ise Çernihiv savunmasında esir düşen ve özgürlüğüne kavuşan gazi Oleksiy Anulya’nın "Jingle Bellz" adlı kitabının tanıtımı oldu. Anulya, kitabında esaret altında maruz kaldığı işkenceleri ve aşağılanmaları kurguya yer vermeden tüm çıplaklığıyla kaleme aldı. Kitabı tanıtan 115. Tugay Yakınları Birliği Temsilcisi Yuliya Şarapanyuk, uluslararası toplumun ve Türkiye'nin yardımına ihtiyaç duyduklarını belirterek şu çağrıda bulundu: "Elimizde Rus işkencelerine maruz kalan tanıkların belgelenmiş, kan donduran ifadeleri var. Bu kitaplar 'evrensel kötülüğü' anlatıyor. 21. yüzyılda, sadece evini savunan insanlar açlık, uykusuzluk ve akıl almaz işkencelere maruz kalıyor. Rusya gerçekleri gizleyerek yakınlarımızı yavaş yavaş öldürüyor. Türkiye’den yardım istiyoruz. Sevdiklerimizi bu adaletsizlik cehenneminden kurtarmamıza yardım edin. Bir savaşçının onuru saygıyı hak eder, işkenceyi değil." Etkinlik, 2014’ten bu yana süren işgalin yarattığı tahribatın ancak gerçeklerin dünyaya haykırılmasıyla aşılabileceği vurgusuyla sona erdi.

İstanbul’un kalbinde Ukrayna dayanışması: Esir aileleri dünyaya seslendi Haber

İstanbul’un kalbinde Ukrayna dayanışması: Esir aileleri dünyaya seslendi

Ukrayna’nın İstanbul Başkonsolosluğu ve Ukrayna Kültür Derneğinin organizasyonuyla İstanbul’un merkezinde (Şişhane) düzenlenen mitingde, 200’den fazla esir ve kayıp asker ailesi bir araya geldi. Ukrayna ve Kırım Tatar bayraklarının dalgalandığı eylemde, Rusya’nın uluslararası hukuku hiçe sayan "esir politikası" ve ailelerin yıllardır süren dinmeyen acısı dile getirildi. BAŞKONSOLOS NEDİLSKIY: “MÜCADELEMİZ CESUR İNSANLAR SAYESİNDE SÜRÜYOR” Ukrayna'nın İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskıy, savaşın dördüncü yılında Ukrayna'nın hâlâ dimdik ayakta olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: Kimse Ukrayna’nın Rusya’ya karşı koyabileceğine inanmıyordu ama biz hâlâ ayaktayız. Ukrayna yönetimi, sevdiklerinizin evlerine dönmesi için esir takasları üzerinde çalışmaya devam ediyor. Zafer kazanacağımız gün mutlaka gelecektir. Türkiye’ye ve Türk halkına insani destekleri için, Kırım Tatar diasporasına ise sarsılmaz duruşu için teşekkür ediyoruz.” ÇEÇEN HALKINDAN TAM DESTEK: “ÖZGÜRLÜK İNANCI TESLİM ALINAMAZ” Sürgündeki İçkerya Çeçen Cumhuriyeti Hükûmeti Temsilcisi Abdulhakim Şaptukayev, 23 Şubat Çeçen Sürgünü’nü hatırlatarak Ukrayna halkıyla kader birliği içinde olduklarını belirtti. Şaptukayev, “Toprak işgal edilebilir, şehirler yıkılabilir ama özgürlük inancı teslim alınamaz. Çeçen halkı Ukrayna’nın yanındadır.” diyerek esir ailelerine dayanışma mesajı verdi. ESİR YAKINLARININ FERYADI: “ESARETTE GEÇEN HER GÜN BİR İŞKENCE” Mitingin en sarsıcı anları, Rus hapishanelerinde yıllardır haber bekleyen asker yakınlarının konuşmaları oldu. Eylemde söz alan aileler, Rusya’nın esir tuttuğu kişilerin isimlerini gizleyerek ailelere psikolojik işkence yaptığını belirtti. Ukraynalı savaş esirlerin yıllardır esaretten kurtarılmasını beklediğini vurgulayan konuşmacılar, “Esir yakını olarak şunu biliyoruz; Rus esaretinde bir gün demek, elektroşok, açlık ve acı demektir. Yakınlarımız sadece birer istatistik değil, evlerine dönmeyi bekleyen insanlardır.” ifadelerini kullandı. Savaş esirinin annesi, “Bizim çocuklarımız savaş istemiyorlardı. Yaşamak istiyorlardı. Planları, umutları, geleceğe dair beklentileri vardı. Ama Rusya topraklarımıza savaşla geldi ve öldürmeye başladı. Sadece füzelerle değil, esaretle de öldürüyor, esarette tuttuğu insanlar hakkında bilgi vermeyerek ailelere işkence ediyor.” şeklinde konuştu. Katılımcılar, Rusya’nın savaş esirlerine erişim sağlamadığını ve uluslararası örgütlerin bu konuda yetersiz kaldığını vurguladı. Ukrayna Kültür Derneği Başkan Yardımcısı Aliya Usenova, “Kahramanlarımız esarette ölmesin! Dünya artık bu konuyu konuşmalı ve onları kurtarmak için harekete geçmeli.” çağrısında bulundu. Miting sonunda, Türkiye’nin esir takası süreçlerindeki arabuluculuk rolüne teşekkür edilirken, uluslararası kuruluşlara "terörist devlet Rusya'nın gizlediği gerçekleri gün yüzüne çıkarın" çağrısı yinelendi. EYLEMDE KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLARA DİKKAT ÇEKİLDİ Eylemde, Emel Kırım Vakfı da yer aldı. İşgalci Rus yönetiminin Vatan Kırım’dan alıp Rusya’nın içlerinde binlerce kilometre öteye götürüp hapsettiği Kırım Tatarı esirler, Emel Kırım Vakfı tarafından eylemde tekrardan hatırlatıldı. Şişhane Meydanı’nda düzenlenen eylemin ikincisi yarın 22 Şubat’ta saat 15.00’da yapılacak.

Rusya, işgal altındaki bölgelerde 46 binden fazla Ukrayna vatandaşını zorla cepheye sürdü Haber

Rusya, işgal altındaki bölgelerde 46 binden fazla Ukrayna vatandaşını zorla cepheye sürdü

Rusya, Kırım baştan olmak üzere işgal altında tuttuğu Ukrayna topraklarında yaşayan toplam 46 bin 327 kişiyi zorla seferber ederek Ukrayna’ya karşı savaşa sürükledi. Kıyiv’de, 17-18 Kasım tarihleri arasında düzenlenen "Küresel Kırım: Ukrayna'yı Güney Üzerinden Anlamak" (Crimea Global. Understanding Ukraine through the South) başlıklı uluslararası konferansta konuşan Ukrayna Savaş Esirlerine Muamele Koordinasyon Merkezi Sekreteri Dmıtro Usov, Rus işgali altındaki bölgelerde yaşayan toplam 46 bin 327 Ukrayna vatandaşının zorla Rus ordusuna alınarak Ukrayna’ya karşı savaşmaya zorlandığını ifade etti. Usov’un aktardığı verilere göre bunlardan 35 bin 271’i Kırım Özerk Cumhuriyeti, 5 bin 368’i ise Akyar (Sivastopol) sakini. Usov, Ukrayna’nın elindeki Rus savaş esirlerinin yüzde 16’sının işgal altındaki bölgelerden zorla silah altına alınmış Ukrayna vatandaşları olduğunu bildirdi. Bu grubun yüzde 6’sı ise Kırım sakini. RUS ORDUSUNDAKİ YABANCILARIN ORTALAMA “YAŞAM SÜRESİ” 150 GÜN Ukrayna Savaş Esirlerine Muamele Koordinasyon Merkezinin verilerine göre Ukrayna’nın elindeki Rus savaş esirlerinin önemli bir kısmı da paralı asker olarak Rusya’ya gelip Rus ordusuyla sözleşme imzalayan yabancı uyruklu kişiler oluşturuyor. Usov, Rus ordusunda sözleşmeli askerlik yapan savaşçıların ortalama “hayatta kalma süresinin” 150 gün, kaydedilen en kısa sürenin ise yalnızca 7 gün olduğunu belirtti. Bu durumun, hem hazırlık eksikliğini hem de Rus ordusunun askerleri nasıl hiçbir güvenlik gözetmeden cepheye sürdüğünü gösterdiğine dikkat çeken Usov, “Birçok yabancı dil bilmiyor ve gerçek riskleri anlamıyor. Çoğu maddi nedenlerle, 40 bin dolara varan sözleşme ücretleri için askerlik sözleşmesi imzalıyor.” dedi Usov ayrıca, Rusya’nın yabancı paralı askerlerin takası için neredeyse hiç başvuru yapmadığını, yalnızca Kuzey Kore vatandaşları için bir kez talepte bulunduğunu aktararak, diğer tüm ülkelerden gelen paralı askerler için hiçbir girişimde bulunulmamasının, Rusya’nın bu kişilere karşı “tam bir kayıtsızlık” sergilediğini gösterdiğini kaydetti.

Avrupa Parlamentosundan Rusya’ya "serbest bırakın" çağrısı Haber

Avrupa Parlamentosundan Rusya’ya "serbest bırakın" çağrısı

Avrupa Birliği’nin (AB) yasama organı olan Avrupa Parlamentosu (AP), kabul ettiği yeni bir kararla, Rusya'nın Ukraynalı savaş esirlerine ve sivillere yönelik işlediği suçları bir kez daha kınadı. Kararda, Rusya’dan tüm savaş esirlerini ve yasa dışı şekilde alıkonulan sivilleri derhal serbest bırakması talep edildi. Ukrayna Savaş Esirlerine Muamele Koordinasyon Merkezi tarafından bugün yapılan açıklamada, AP'nin kabul ettiği yeni kararda, Ukraynalı savaş esirlerine yönelik işkence, tecavüz, yargısız infazlar, tıbbi yardımın sağlanmaması gibi ağır ihlallere ve sivillere karşı zorla kaybetmeler, uzun süreli tecrit ve dış dünyayla temasın tamamen kesilmesi gibi yürütülen sistematik baskılara detaylı biçimde dikkat çekildiği belirtildi. Kararda, bu ihlallerin derhal sona erdirilmesi ve tüm esirlerin serbest bırakılması talep edildi. Bununla birlikte kararda, Rusya ve işgal altındaki Ukrayna bölgelerinde hâlen en az 16 bin Ukraynalı sivilin yasa dışı şekilde alıkonulduğu belirtildi. Ayrıca Rusya’nın savaş esirlerinin sayısını açıklamayı da reddederek Cenevre Sözleşmeleri'ni ihlal ettiği vurgulandı. Şubat 2022’den bu yana Rus esaretinde en az 268 Ukraynalı askerin infaz edildiğini belgeleyen kararda, işkence ve kötü muamele vakalarının ise her geçen gün arttığına dikkat çekildi. Belgede AP, Rusya’ya Kızılhaç’ın savaş esirlerinin tutulduğu tüm tesislere erişim sağlaması, “herkese karşılık herkes esir takası” formülüne razı olması ve esirlere yönelik kötü muameleye son vermesi yönünde çağrıda bulundu. Ayrıca, Ukrayna’ya karşı işlenen saldırı suçlarını yargılamak üzere özel bir uluslararası mahkeme kurulması yönündeki desteğini yineledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.