SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gazze

QHA - Kırım Haber Ajansı - Gazze haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazze haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Trump’tan 49 ülkeye “Gazze Barış Konseyi” daveti: Ukrayna değerlendiriyor Haber

Trump’tan 49 ülkeye “Gazze Barış Konseyi” daveti: Ukrayna değerlendiriyor

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın Gazze için kurulması planlanan "Barış Konseyi”ne katılmaları amacıyla 49 ülkenin liderine davet gönderdiği gündeme geldi. Bloomberg’in yayımladığı listede Ukrayna’nın da yer aldığı belirtildi. Davet edilen ülkeler arasında Arnavutluk, Arjantin, Avustralya, Avusturya, Bahreyn, Belarus, Brezilya, Kanada, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Mısır, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, Hindistan, Endonezya, İrlanda, İsrail, İtalya, Japonya, Ürdün, Kazakistan, Fas, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç, Umman, Pakistan, Paraguay, Polonya, Portekiz, Katar, Romanya, Rusya, Suudi Arabistan, Singapur, Slovenya, Güney Kore, İspanya, İsveç, İsviçre, Tayland, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık, Ukrayna, Özbekistan, Vietnam ve Avrupa Birliği (AB) Komisyonu yer alıyor. Bununla birlikte; Trump’ın, Gazze’nin yeniden inşasını denetlemesi öngörülen Barış Konseyi’ne Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko’yu da davet ettiği belirtiliyor. MACRON DAVETİ REDDETTİ Bloomberg’in aktardığına göre Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, söz konusu daveti reddetti. Bunun üzerine Trump, “Zaten kimse onu istemiyor” ifadelerini kullandı ve Fransız şampanyalarına yüzde 200 gümrük vergisi getirmekle tehdit etti. Haberde, Birleşik Krallık, İsveç, Hollanda, Almanya ve Kanada’nın da Fransa’ya katılarak Barış Konseyi’nin tüzüğünün imzalanacağı törene katılmamayı planladığı ifade edildi. ZELENSKIY DAVETİ DEĞERLENDİRİYOR Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski), gazetecilerin sorularını yanıtlarken davetin Ukrayna’ya ulaştığını ve şu anda diplomatlar tarafından incelendiğini söyledi. Zelenskiy, söz konusu konseyde Putin ve Lukaşenko’nun da yer almasının Ukrayna açısından ciddi soru işaretleri yarattığını vurguladı. Zelenskıy, “Rusya bizim düşmanımız, Belarus ise onların müttefiki. Böyle bir yapıda Rusya ile birlikte yer almamızı hayal etmek zor. Rusya ve Lukaşenko rejimi barış değil, savaş konseyi anlamına geliyor.” dedi. Davet edilen ülkeler listesi, konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklar ve sosyal medya paylaşımlarına dayanıyor. Ancak tüm ülkelerin daveti aldığını henüz doğrulamadığı ve listenin nihai olmadığı kaydedildi. BARIŞ KONSEYİ NEDİR? ABD, geçen yıl arabulucu ülkelerle birlikte Gazze’de ateşkese yönelik bir anlaşma imzalamıştı. Bu anlaşmanın ardından Trump’ın 20 maddelik “barış planının” ilk aşaması hayata geçirilmişti. Plan, ateşkesin sağlanması, esir takası, yeniden inşa süreci ve son olarak da kayıp kişilerin kalıntılarının iadesini kapsıyor. ABD şimdi planın ikinci aşamasını duyurdu. Bu çerçevede oluşturulan Barış Konseyi, planın uygulanmasında kilit rol üstlenecek; stratejik denetim sağlayacak, uluslararası kaynakları harekete geçirecek ve Gazze’nin çatışmadan barış ve kalkınma sürecine geçişinde hesap verebilirliği güvence altına alacak. Financial Times’ın haberine göre Vaşington (Washington), Gazze için kurulan bu yapının Ukrayna ve Venezuela’yı da kapsayacak şekilde genişletilmesini önerdi. Ancak Batılı ve Arap diplomatlar bu fikirden endişe duyduklarını dile getirdi. Bir kaynak, Trump yönetiminin Barış Konseyi’ni “BM’ye alternatif, gayriresmî paralel bir yapı” olarak gördüğünü öne sürdü. Bloomberg ise Trump yönetiminin, Barış Konseyi’ne daimî üye olmak isteyen ülkelerden 1 milyar dolarlık katkı talep ettiğini yazdı.

Fidan: Diplomasi Ukrayna'da bir çözüm bulunabilmesinin temelini oluşturmakta Haber

Fidan: Diplomasi Ukrayna'da bir çözüm bulunabilmesinin temelini oluşturmakta

Bu yıl "Küresel Yeniden Kurulum: Eski Düzenden Yeni Gerçeklere" temasıyla İstanbul'da dokuzuncusu düzenlenen TRT World Forum, ikinci gününde devam ediyor. Forumun ikinci gün açılış konuşmacıları içerisinde yer alan Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, önemli açıklamalarda bulundu. "DENGELER DEĞİŞİYOR VE PARAMETRELER BELİRSİZ BİR ŞEKİLDE BÜYÜYOR" Diyalog ve diplomasinin Türk dış politikasının köşe taşlarından biri olarak kalmaya devam edeceğini belirten Bakan Fidan, "Şu anki uluslararası sistemin tanımına bakacak olursak ve tek bir kelimeyle anlatacak olursak bu kelime kesinlikle belirsizlik olur. Halihazırda olan dengeler değişiyor ve parametreler belirsiz bir şekilde büyüyor. Küresel devletler de artık fonksiyonelliğini kaybediyor. Bölgesel stabiliteyi koruyacak olan kurumlar da bu hızla birlikte çalışamıyorlar ve kompleks krizlerle başa çıkamıyorlar." şeklinde konuştu. "Küresel düzende uluslararası kurumlara güven sağlamamız gerekiyor." diyen Hakan Fidan, bu durumun insanları çok kutupluluğa doğru ittiği değerlendirmesinde bulundu. FİDAN: ULUSLARARASI SİSTEMİ TEKRARDAN YAPILANDIRMALIYIZ Bu konuda vizyonlarının net ve kurumlarla birlikte diyalog ve çok yönlülüğe açık olduklarını dile getiren Fidan, "Kolektif aksiyonlarla, paylaşılan sorumluluklarla ve stratejik öngörülerle birlikte ilerleyebiliriz. İlk olarak güçlü bir uluslararası sisteme ihtiyacımız var. Bunu başarmak için de sistemi tekrardan yapılandırmalıyız. Birleşmiş Milletler'in verimliliğini artırmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze'de kalıcı barışın ancak iki devletli çözümle mümkün olacağını belirtti. Fidan, Ukrayna için de İstanbul'da liderleri ağırlamaya hazır olduklarını ve diplomasinin dış politikanın köşe taşı olduğunu vurguladı. "LİDERLERİN İSTANBUL'DA BİR ARAYA GELMESİ NOKTASINDA HAZIRIZ" Türkiye'nin bölgesel ve küresel barışa katkılarına bir başka örnek olarak Ukrayna-Rusya Savaşı'nın çözülmesi için atılan adımları gösteren Fidan, yapıcı diyalog vasıtasıyla Türkiye'nin İstanbul süreci ile tarafları müzakere masasına tekrar getirdiğini kaydetti. Fidan, bu çalışmalar sonucunda esir takası ve doğrudan diyalog tesisi gibi somut sonuçlara ulaşıldığını belirterek, "Diplomasi tüm bu çabalara baktığımız zaman barışçıl bir anlamda Ukrayna'da bir çözüm bulunabilmesinin temelini oluşturmakta. Biz bundan sonrasında da bu görüşmelere ev sahipliği yapmak ve liderlerin İstanbul'da bir araya gelmesi noktasında hazır olduğumuzu bildirmek istiyoruz." şeklinde konuştu. Bölgesel ve uluslararası iş birliğini daha da güçlendirmek istediklerini söyleyen Fidan, "Bu konuda Türkiye diplomasi ve diyaloga açık olmaya devam edecek." ifadelerini kullandı. "DAHA ADİL BİR ULUSLARARASI DÜZEN İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ" Çok taraflılık ve bölgesel sahiplenmenin Türkiye'nin ortak vizyonunu şekillendirmeye devam edeceğini kaydeden Fidan, bu ilkelerin sadece kılavuz olmadığını, aynı zamanda değişen uluslararası tabloda istikrar, adalet ve refahın hüküm sürmesini de sağlayacağını söyledi. Yeni ve samimi ortaklıklar kurmanın tek çıkar yol olduğunu vurgulayan Dışişleri Bakanı Fidan, sözlerini şöyle tamamladı: Bu bağlamda Türkiye diyaloğu ve diplomasiyi dış politikasının köşe taşlarından biri olarak tutmaya devam edecektir. Bu vizyonu paylaştığımız ortaklarla birlikte daha adil ve daha temsiliyetçi bir uluslararası düzen için çalışmaya devam edeceğiz. Bu ortak sorumlulukla birlikte ortak çalışmalar ve çabalarımızla birlikte bölgemizde istikrar, işbirliği için çalışacağız tüm dünyada olduğu gibi.

"Dünya Gıda Günü: Tahılın Yolculuğu" programında Ukrayna'daki gıda güvenliği de ele alındı Haber

"Dünya Gıda Günü: Tahılın Yolculuğu" programında Ukrayna'daki gıda güvenliği de ele alındı

16 Ekim Dünya Gıda Günü kapsamında Slovenya'nın Ankara Büyükelçiliği, Dünya GIda Programı (WFP) Türkiye ve Başkent Üniversitesi iş birliğinde kapsamlı program düzenlendi. Başkent Üniversitesinde düzenlenen etkinliğin açılış konuşmalarını; Başkent Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abdülkadir Varoğlu, Slovenya'nın Ankara Büyükelçisi Gorazd Rencelj, Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Ekonomi Politikaları ve Kuruluşları Genel Müdür Yardımcısı Işıl Cemali Doğan ile WFP Türkiye Ülke Direktörü Stephann Cahill gerçekleştirdi. "Dünya Gıda Günü: Tahılın Yolculuğu" başlıklı etkinliğin önemine dikkat çeken Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Varol, katılmcılara teşekkür etti. Büyükelçi Rencelj ise dünyanın gıda krizi ile karşı karşıya olduğunu belirterek, gıda güvenliğine ışık tutmak istediklerini dile getirdi. Ayrıca Rencelj, Gazze ve Sudan gibi ülkelerdeki açlığa işaret ederek, Türkiye'nin bu noktada küresel bir merkezde ve önemli bir rolde olduğunu belirtti. "TÜRKİYE'NİN GIDA YARDIMLARI SAYESİNDE DÜNYADA ÖNEMLİ BİR NÜFUS ERİŞİM SAĞLAYABİLİYOR" Doğan ise sıfır açlık gündeminin 2030 küresel gündemdeki başlıklarından biri olduğunu ifade ederek, "Türkiye bugün hem Dünya Gıda Programı'nın küresel operasyonları için önemli bir nokta olma niteliğinde hem de önemli bir bağışçı. Ve bu gıda yardımları sayesinde dünyada çok önemli bir nüfus gıdaya erişebiliyor." dedi. Açılış konuşmaları kapsamında Cahill, Gazze'ye giden gıdanın yüzde 70'inin Türkiye'den gittiğini bildirdi. Cahill, "İnsanları gıda aracılığıyla bir araya getirmek istiyoruz. Bugün vermek istediğimiz mesaj bu." ifadesine yer verdi. Programda moderatörlüğünü Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Doç. Dr. Sezgin Mercan'ın yaptığı "Kriz Dönemlerinde Dayanıklı Gıda Sistemleri Oluşturmak" başlıklı panelin ilk oturumuna; Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Senegal'in Ankara Büyükelçisi Moustapa Sokhna Diop ile Tarım ve Orman Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Yener katıldı. RUS SALDIRILARI ALTINDAKİ UKRAYNA'NIN TARIM SEKTÖRÜ ETKİ ALTINDA Ukrayna Büyükelçisi Celâl, gıda güvenliğinin yalnızca akademik bir mesel değil; aynı zamanda insanlık, haysiyet ve barış meselesi olduğunun altını çizdi. Ukrayna'nın Rus saldırısı altında olmaya devam ettiğini anımsatan Büyükelçi Celâl, "Bu saldırı Ukrayna'nın tarım sektörünü de oldukça etkilemekte. Çünkü bu kapasitenin yüzde 30'u yok edildi ve yüzde 20'si de istila altında." bilgisini verdi. Ayrıca küresel gıda güvenliğinin ortak dava olduğuna ve koordineli bir yaklaşım gerektirdiğine işaret eden Celâl, özellikle açlık konusunda kimsenin arkada bırakılmamasını sağlamak gerektiğini ifade etti. "HER BİR MÜDAHELE KRİZLERİ ÖNLEMENİN ANAHTARI" Ukrayna-Rusya Savaşı'nın Senegal'i de etkilediğini belirterek sözlerine başlayan Büyükelçi Diop, "Her bir müdahale aslında gelecekte olacak krizleri de önlemenin anahtarı. Ama bunlar önlenemediği zaman akut gıda güvensizliğiyle milyonlarca insan karşı karşıya kalıyor." cümlelerini sarf etti. Öte yandan Yener ise krizlerin değişim fırsatı olduğunun altını çizerek, "Türkiye'de pek çok bölgesel iş birliği içerisinde sürdürülebilir ve dayanıklı gıda sistemlerini devam ettirmeye ve kimseyi arkada bırakmamaya kararlıyız." dedi.

Ateşkesten sonra ilk esir takası: Hamas, İsrailli esirleri serbest bırakıyor Haber

Ateşkesten sonra ilk esir takası: Hamas, İsrailli esirleri serbest bırakıyor

Mısır, Katar ve Türkiye'nin arabuluculuğunda İsrail ile Hamas arasında gerçekleşen ateşkes ve esir takası anlaşmasının ardından her iki tarafın da 13 Ekim 2025 tarihi itibarıyla esirleri serbest bırakması bekleniyor. ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, ABC'de This Week adlı programda yaptığı açıklamda Gazze'de tutulan 20 İsrailli esirin 24 saat içinde serbest bırakılmasının beklendiğini söylemişti. "Orta Doğu'da gerçek bir barışın eşiğindeyiz" diyen JD Vance, Gazze'de yürürlüğe giren "barış konusundaki çabaları" nedeniyle ABD'nin diplomatlarıyla gurur duyması gereltiğini belirtmişti. YEDİ İSRAİLLİ ULUSLARARASI KIZILHAÇ KOMİTESİNE TESLİM EDİLDİ Bugün itibarıyla Hamas, serbest bırakılacak 20 İsrailli esirden yedisini Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) heyetine teslim etti. İsrail devlet televizyonu KAN'a göre serbest bırakılan 7 esirin ismi ise "Matan Angrest, Alon Ohel, Guy Gilboa-Dalal, Gali Berman, Ziv Berman, Eitan Mor ve Omri Miran" şeklinde açıklandı. İsrail ordusu ve İç İstihbarat Teşkilatı Şin-Bet (Şabak) yetkililerinin Kızılhaç heyeti ile bir araya geldiği ve esirlerin sağlık kontrolünden geçirileceği aktarıldı. Filistin Esirler Medya Ofisi ise İsrail'in ateşkes kapsamında salıvereceği müebbet hapis cezasına çarptırılan 250 Filistinli ile Ekim 2023'ten bu yana Gazze'den alıkoyduğu bin 718 Filistinlinin isim listesini yayınladı. İSRAİL, ESİR AİLELERİNİN ÜRDÜN'E ULAŞMASINI ENGELLİYOR Öte yandan Filistin Esirler Cemiyeti Başkanı Abdullah ez-Zeğari, Anadolu Ajansına (AA) yaptığı açıklamada, esir takası kapsamında serbest bırakılması planlanan Filistinli tutukluların ailelerinin Ürdün'e gitmeye çalıştığını ifade etti. Zeğari İsrail'in ailelerin serbest bırakıldıktan sonra esirlerle görüşeceği Ürdün'e ulaşmasını ve seyahatini engellediğini bildirdi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes plananının ilk aşamasının onaylandığını duyurmuştu. Trump, 8 Ekim 2025 tarihli açıklamasında anlaşma kapsamında esirlerin serbest bırakılacağını belirtmişti.

İsrail ateşkese "evet" dedi: Esirler ne zaman serbest bırakılacak? Haber

İsrail ateşkese "evet" dedi: Esirler ne zaman serbest bırakılacak?

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes plananının ilk aşamasının onaylandığını duyurdu. Trump, 8 Ekim 2025 tarihli açıklamasında anlaşma kapsamında esirlerin serbest bırakılacağını belirtti. Ateşkes sürecine katkıda bulunan ve destek veren ülkelere teşekkür eden Trump, "Bu tarihî ve benzeri görülmemiş olayın gerçekleşmesi için bizimle birlikte çalışan Katar, Mısır ve Türkiye'den arabuluculara teşekkür ediyoruz." dedi. ESİRLER 13 EKİM'DE SERBEST BIRAKILACAK MI? Fox News'e yaptığı açıklamada tüm dünyanın ateşkes için bir araya geldiğini dile getiren Trump, "Bu, Gazze'den daha fazlası. Bu, Orta Doğu'da barış." yorumunda bulundu. Ayrıca Trump esirlerin "muhtemelen" 13 Ekim'de serbest bırakılacağını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump kısa süre önce İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun kendisini arayarak buna inanmadığını söylediğini aktardı. Trump, "(Netanyahu'ya) İsrail'in tüm dünyayla savaşamayacağını söyledim. O da bunu çok iyi biliyor." ifadelerini kullandı. "GAZZE İÇİN BARIŞ KONSEYİ KURULDU" "Bence insanların birbirleriyle iyi geçindiğini ve Gazze'nin yeniden inşa edildiğini göreceksiniz. Çoğunlukla Gazze'nin ele alınması için 'Barış Konseyi' adıyla bir konsey oluşturuldu. İnsanlar gözetilecek, bambaşka bir dünya olacak." diyen Trump, Gazze'nin "çok güvenli" bir ortam olacağını, diğer ülkelerin yeniden inşa sürecine destek olacaklarını söyledi. HAMAS ARABULUCULARA TEŞEKKÜR ETTİ Öte yandan Anadolu Ajansı (AA) Hamas tarafından yapılan açıklamaya yer verdi. Hamas'ın resmî açıklamasında, "Hamas, Gazze'ye yönelik savaşın sona erdirilmesini, işgalcilerin çekilmesini, yardımların girişini ve esir takasını öngören bir anlaşmaya varıldığını duyurur." ifadesi yer aldı. Ayrıca arabuluculuk yapan Katar, Mısır ve Türkiye'ye teşekkür ettiği açıklamasında Hamas, Trump'ın çabalarını da takdir etti. Açıklamada, "Halkımızın fedakarlıklarının boşa gitmeyeceğini, verdiğimiz söze sadık kalacağımızı ve halkımızın özgürlük, bağımsızlık ve kendi kaderini tayin etme hakkı gibi ulusal haklarından vazgeçmeyeceğimizi vurguluyoruz." denildi. GUTERRES ESİRLERİN DERHAL SERBEST BIRAKILMASI GEREKTİĞİNİ VURGULADI Söz konusu ateşkesle ilgili olarak da dünyadan açıklamalar yapıldı. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Genel Sekreter Sözcülüğü üzerinden yaptığı yazılı açıklamada, "Başkan Donald Trump'ın sunduğu öneriye dayanarak Gazze'de ateşkes sağlanması ve rehinelerin serbest bırakılması için varılan anlaşmanın duyurulmasını memnuniyetle karşılıyorum." dedi. Guterres, arabuluculuk yapan Katar, Mısır ve Türkiye'yi takdir ettiği açıklamasında, ilgili herkesi anlaşmanın şartlarına tam olarak uymaya çağırdı. Esirlerin derhal serbest bırakılması ve Gazze'ye insanî yardım gönderilmesi gerektiğinin altını çizen Guterres, "Acılar son bulmalıdır." vurgusu yaptı. Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise bunun çok önemli bir atılımı desteklediğini belirterek, "Bu, önemli bir diplomatik başarı ve yıkıcı bir savaşı sona erdirmek ve tüm esirleri serbest bırakmak için gerçek bir fırsat." ifadesini kullandı. Kallas, anlaşmanın desteklenmesi için elinden geleni yapacağını aktardı.

Kırım Tatar heyeti Antalya Diplomasi Forumu'nda Gazze konulu panele katıldı Haber

Kırım Tatar heyeti Antalya Diplomasi Forumu'nda Gazze konulu panele katıldı

Esma KASAR/QHA Ankara Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde bu yıl dördüncüsü tertip edilen Antalya Diplomasi Forumu (ADF 2025) bünyesinde “Gazze/Filistin'in Geleceğine İlişkin Gazze Temas Grubu Görüşleri" temalı panel 11 Nisan 2025 tarihinde gerçekleşti. Moderatörlüğünü Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yaptığı panele; Mısır Arap Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Bedir Abdüllâti, Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa ve Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi konuşmacı olarak katıldı. Bununla birlikte panele; Kırım Tatarlarının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi olarak atanan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı ve eski siyasî tutsak Nariman Celâl, ile Kırım Millî Varlık Vakfı Başkanı Lenur Mambetov dinleyici olarak katılım sağladı. DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN, KIRIMOĞLU İLE KUCAKLAŞTI Panel öncesinde Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kırım Tatarlarının millî lideri Kırımoğlu ile bir araya gelerek, kendisine samimi bir şekilde sarıldı. “ULUSLARARASI TOPLUMUN FİLİSTİN’E KARŞI SORUMLULUĞU VAR” Bakan Abdüllâti, panelde Mısır’ın "Gazze’nin Erken İyileştirilmesi, Yeniden İnşası ve Kalkınması" başlıklı eylem planı hakkında konuştu. Bakan, bu plan çerçevesinde 57 Arap ve Müslüman ülkenin iş birliği içerisinde olduğunu söyledi. Abdüllâti ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile bazı tutukluların ve rehinelerin serbest bırakılması, insani yardımın ve tıbbi yardımın Gazze’ye tekrar girebilmesi ve sürdürülebilir bir ateşkes sağlanması konusunda görüştüklerini açıkladı. Ateşkesin sağlanmasının ardından iki gün içerisinde Mısır’ın başkenti Kahire’de Birleşmiş Milletlerin (BM) de katılımıyla büyük bir konferans düzenlenmesinin planlandığını ifade eden Abdüllâtif, özel sektörün rolü, yönetim ve güvenlik, toplumsal iyileşme ve yeniden toparlanma, Filistinlilerin kendi topraklarında kalmasını sağlayacak insani çözümler üzerine çalışacaklarını bildirdi. Abdüllâtif, Gazze’nin geçici yönetimi için 15 kişilik bir teknokratlar komitesi kurulacağını ve bu yönetimin 6 ay süreyle Filistin hükûmetiyle koordineli biçimde görev yapacağını da konuşmasına ekledi. Konuşmasının sonunda, “Ateşkes, yeniden inşa, yönetişim… Her konuda çözüm ve iş birliği için hazırız. Diğer taraftan da Filistinli halkı Filistinli olmak istiyor. Ateşkes için, Gazze'nin yönetimi için, yeniden inşası için cevaplar, çözümler, yollar ne olursa olsun.” diyen Abdüllâtif, uluslararası toplumun Filistin halkına karşı sorumluluğu olduğunu belirtti. “DİRENEN HALKLAR ZAFERİ TADACAKTIR” Filistin Başbakanı Mustafa ise sözlerine “Şimdi Filistin'in geleceğini düşünecek olursak, geleceği parlak. Yeter ki orada aynı niyetten insanlar bir araya gelsin. Yeter ki bir niyet ortaya koysun.” diyerek başladı. Mustafa, Gazze’de süregelen yıkım ve insani felaketin yanı sıra Batı Şeria’da da Filistinlilerin ciddi baskılara maruz kaldığını, kamplarda yaşayan insanların yerinden edildiğini ve ekonomik açıdan büyük bir darbe aldıklarını söyledi. Bu bağlamda Mustafa, “Giderek daha fazla insan yerinden ediliyor, şirketler kapanıyor, geçim kaynakları kuruyor. Bu durum halkımızın kendi topraklarında yaşamasını her geçen gün zorlaştırıyor” ifadelerini kullandı. Muhammed Mustafa, Filistin’in uluslararası alanda artan desteğine de dikkat çekerek, “Bugün 149 ülke Filistin’i tanıyor ve bu sayı her geçen gün artıyor. Bu, haklı mücadelemizin dünya çapında karşılık bulduğunun göstergesidir.” dedi. “BU ORTAMDA BARIŞ ÜRETİLEMEZ” Bakan Safadi İsrail’in Gazze’de yürüttüğü saldırıların durmaksızın devam ettiğini vurgulayarak, Gazze’nin en önemli önceliğinin devam eden savaşın sonlanması olduğunu kaydetti. Batı Şeria ve Kudüs’te de benzer baskıların yaşandığını söyleyen Safadi, “İsrail ne yaparsa yapsın, Filistin halkı kendi topraklarında kalmak ve onurlu bir yaşam sürmek istiyor. Her geçen gün bu isteklerini daha da yüksek sesle dile getiriyorlar.” ifadelerini kullandı. İsrail tarafının gerçek bir barış partneri olmadığını kaydeden Safadi, “Radikal politikalar yalnızca bölgeyi değil insanlığın ortak vicdanını da rehin almış durumda. Maalesef böyle bir ideolojiye hizmet ediyorlar. Bu doğru değil, bu barış üretemez, güvenlik üretemez.” dedi.

İsrail ve Hamas, Gazze'de ateşkes için anlaşmaya vardı Haber

İsrail ve Hamas, Gazze'de ateşkes için anlaşmaya vardı

Gazze'de 7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalarda bugün ateşkes kararı alındı. Ateşkesin, 19 Ocak 2025 tarihinde başlayacağı öğrenildi. Taraflar, ateşkes ve esir takası hususunda mutabakata vardı. Ateşkes kararını Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani açıklarken; karar Gazze'de büyük bir sevinçle karşılandı. Bu kapsamda, İsrail ve Hamas elindeki rehineleri serbest bırakacak.  İsrail güçleri, aşamalı bir şekilde Gazze'nin merkezinden çekilecek. İsrail güvenlik kabinesi ise bu anlaşmayı onaylamak için 16 Ocak 2025 tarihinde toplantı yapacak. BİDEN VE TRUMP ATEŞKES KARARINI DOĞRULADI Gazze'deki ateşkes, ABD Başkanı Joe Biden tarafından da doğrulandı. Biden, ateşkes ve esirlerin serbest kalması hususunda anlaşma sağlandığını açıkladı. Öte yandan, ABD'de 20 Ocak 2025 tarihinde Oval Ofis'e girecek olan Donald Trump, Hamas ve İsrail arasındaki ateşkesi duyurdu ve esirlerin serbest kalacağını bildirdi. Ateşkesi açıklayan ilk lider olan Trump, "Orta Doğu'daki rehineler için bir anlaşmamız var. Yakında serbest bırakılacaklar." açıklamasını yaptı. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN "ATEŞKES" YORUMU Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise ateşkes kararı hakkında, "Filistin Direniş Hareketi Hamas ile İsrail arasındaki ateşkes görüşmelerinin anlaşmayla sonuçlanmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Anlaşmanın, Filistinli kardeşlerimiz başta olmak üzere bölgemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını, kalıcı barış ve istikrara kapı aralamasını temenni ediyoruz" açıklamasını yaptı. Diğer yandan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres ise İsrail güçleri ve Hamas arasında sağlanan anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını dile getirdi. Ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından Filistinli sivillerin Gazze'nin kuzeyine dönmeleri ve ablukada yaşayan bölgeye insani yardımın girmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.