SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Geri Dönüş

QHA - Kırım Haber Ajansı - Geri Dönüş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Geri Dönüş haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ADF2026’da mülteci krizi alarmı tartışıldı: 117 milyon kişi yerinden edildi Haber

ADF2026’da mülteci krizi alarmı tartışıldı: 117 milyon kişi yerinden edildi

5. Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında düzenlenen “Yerinden Edilme Krizi Karşısında Küresel Mülteci Koruma Sistemi” panelinde dünya genelinde rekor düzeye ulaşan zorla yerinden edilme vakaları karşısında derinleşen belirsizlik iklimi tartışıldı. Antalya Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2026’da icra edilen panelin moderatörlüğünü TRT World sunucusu Jaffar Hasnain üstlenirken; Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiseri Barham Salih, Bangladeş Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Khalilur Rahman, Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi (ICMPD) Genel Direktörü Susanne Raab, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty konuşmacı olarak katıldı. DÜNYA GENELİNDE 117 MİLYON İNSAN YERİNDEN EDİLDİ BM Mülteciler Yüksek Komiseri Salih, insanlığın tarih boyunca gördüğü en yüksek yerinden edilme rakamlarıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, yerinden edilmenin göz ardı edilebilecek bir sorun olmadığını aksine uluslararası toplumun tam bir dayanışma içerisinde sorunu çözmesi gerektiğini ifade etti. Bu yıl, küresel mülteci koruma sistemi, 1951 Cenevre Sözleşmesi'nin 75. yıl dönümünü olduğunu hatırlatan ancak sistemsel bir tıkanıklıkla karşı karşıya olduklarını söyleyen Salih, “Bugün 117 milyon insanın yerin edildiği oldukça yıkıcı bir durumla karşı karşıyayız. Örneğin Lübnan’da nüfusun beşte biri yerinden edildi. Burada bahsettiğimiz her bir istatistik, her bir rakam bir insan demek. Uluslararası toplum göçmen sorununun çözümü için daha fazla sorumluluk almalı.” dedi. Suriye iç savaşı süresince yaşanan göç krizini hatırlatan Salih, Türkiye’nin daha önce görülmemiş rakamlardaki mülteciye ev sahipliği yaptığını hatırlatarak, “Türkiye, Suriye, Irak, Afganistan başta olmak üzere çeşitli ülkelerden gelen milyonlarca göçmene ev sahipliği yaptı, ki bunu yapması gerçekten hiç kolay olmadı. Ancak burada insani bir sorumluluktan bahsediyoruz ve Türkiye bunu gerçekleştirdi.” diye konuştu. Şuan fon dinamiklerinin yeterli olmadığını, daha fazla kaynağa gereksinim duyulduğunu kaydeden Salih, mevcut kaynaklar yerinden edilen insanların insani ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzak olduğunu ve acıların en büyüğünü masum kadın ve çocukların çektiğini kaydetti. “BANGALADEŞ 1 MİLYON MÜLTECİYE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR” Bangladeş Dış İşleri Bakanı Rahman, Arakan’daki Müslüman azınlığa yönelik terör eylemleri nedeniyle ülkesinin 1 milyondan fazla mülteciye ev sahipliği yaptığını, Bangaladeş’in Myanmar hükûmetiyle iletişim hâlinde olduğunu ve uluslararası toplumun desteğiyle sorunun kalıcı çözümü için çaba sarf ettiklerini söyledi. Rahman, mültecilerin gittikleri yerlerde kalmak istemediklerini aksine ülkelerine, evlerine dönmek istediklerini vurguladı. “GÖÇMEN SAYILARI İKİ KATINA ÇIKTI” ICMPD Genel Direktörü Raab, göç meselesinin diplomasinin dikkatine ve ilgisine ihtiyacı olduğunu belirterek, hâlihazırda göçmenlere ev sahipliği yapan ülkelere bakıldığında göçmen sayısının iki katına çıktığını ve bu yüksek rakamların belli başlı ülkelerin omuzları üzerinde kaldığını anlattı. Türkiye’nin göç konusunda iyi iş çıkardığını söyleyen Raab, “Avrupa açısından baktığımda, göç sorununu daha iyi yönetecek bir iltica sistemine ihtiyacımız var. Geri dönüş konusunda yeniden bir yapılandırma gerekli. Ukraynalı göçmenlerin geçici koruma altında olduğunu görüyoruz. Burada bahsetmemiz gerek bir değer mesele ise mültecilerin geldikleri topluma katkı sağlayabilecekleri bir entegrasyon sistemi.” diye konuştu. “UKRAYNA’DA BOSNA-HERSEK’TEKİ GİBİ BİR DURUMLA KARŞILAMAK İSTEMİYORUM” Avrupa’da sorunun çözümü için sistemsel bir sorun olmasının yanında isteksizlik de olduğunu söyleyen Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri O’Flaherty ise, Rusya’nın, Kırım başta olmak üzere Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırılarına atıfta bulunarak, “Ukrayna’dan Polonya ve diğer Avrupa ülkelerine gelen insanlara ne olacak? Ben 1990’larda Bosna-Hersek’teki gibi bir durumla karşılaşmak istemiyorum. Bu insanları düşünerek ilerlenmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı. Göçmenleri suç unsuruymuş gibi gösterildiğini ancak bunun bir yalan olduğuna işaret eden O’Flaherty, göçmenlere söz hakkı tanınması gerektiğini, dinlenmeye ve empatiye ihtiyaç duyduklarını ifade etti.

Azerbaycanlılar, Ermeni işgalinden kurtarılan Laçın'a geri dönmeye başladı Haber

Azerbaycanlılar, Ermeni işgalinden kurtarılan Laçın'a geri dönmeye başladı

Azerbaycan vatandaşları, İkinci Karabağ Savaşı'ndan sonra işgalden kurtarılan Laçın'a geri dönmeye başladı. 44 gün süren savaşın ardından yeniden restore edilen Laçın'a 20 aile dönüş yaptı.  Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Laçın kentini ziyaret ederek 20 aileyi karşıladı. Aliyev'in "Büyük dönüş" olarak nitelendirdiği program çerçevesinde 20 aileye anahtar teslimi yapıldı. Geri dönüşün Azerbaycan Bağımsızlık Günü'nde yapıldığnı vurgulayan Aliyev, Azerbaycan halkını ve Laçınlıları kutladı.  İLK ETAPTA 8 BİN KİŞİ LAÇIN'DA YAŞAYABİLECEK Cumhurbaşkanı Aliyev, Laçın'ın 8 ayda yeniden kurulduğunu ve haziran ayına kadar pek çok vatandaşın geri dönüş sağlayacağını, 700 bina inşa ettiklerini ve ilk etapta 8 bin kişinin Laçın'da yaşayacağını söyledi. Ayrıca şehirde bin 100 kişinin istihdamı için iş yeri kurulduğunu da sözlerine ekledi.  Aliyev konuşmasında, "Burada hem yaşamak hem de çalışmak için tüm koşullar yaratılmıştır ve gördüğünüz gibi bugün Laçın şehri dünyanın en güzel şehirlerinden biri haline gelmiştir" ifadelerini kullandı.  "ERMENİSTAN, AZERBAYCAN'IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ TANIDI" Ermnenistan ile yapılan barış müzakereleri ve Erivan yönetiminin Karabağ'ı Azerbaycan'ın toprağı olduğu gerçeği kabul etmesini vurgulayan Aliyev, "Ermenistan toprak bütünlüğümüzü tanıdı ve barış anlaşmasının önünde neredeyse hiçbir ciddi engel kalmadı. Eminim ki yakın gelecekte, Ermenistan bir daha hile yapmaz ve tutumunu değiştirmezse bir barış antlaşması imzalanabilir. İmzalanırsa çok iyi. İmzalanmasa da zaten Azerbaycan devleti bundan dolayı bir sorunla karşılaşmaz. Çünkü güçlü taraf biziz, müzakere masasında güçlü olan biziz, sınırda güçlü olan biziz. Barış anlaşması imzalanmasa bile biz rahat ve güvenli bir şekilde yaşayacağız" dedi. ALİYEV ERMENİLERİN KARABAĞ'DAKİ SÖZDE YÖNETİCİLERİNE SESLENDİ Öte yandan Karabağ'daki Ermenilerin sözde yöneticilerine işaret ederek, "Geriye tek bir yol kalıyor. Azerbaycan yasalarına uymak, Azerbaycan'ın sadık normal vatandaşı olmak, sahte devlet sembollerini çöpe atmak" ifadelerine vurgu yaptı. "Sanki orada bir parlamento, bir cumhurbaşkanı ve bakan varmış gibi tavırlarının komik olduğunu" dile getiren Aliyev şunları aktardı: "Biz şimdilik tahammül ediyoruz. Ancak herkes çok iyi biliyor ki, bugün o bölgede her türlü operasyonu yapma imkanımız var. Bu nedenle 'parlamento feshedilmeli' veya kendisine 'cumhurbaşkanı' diyen kişi teslim olmalı. Tüm 'bakanlar, vekiller ve diğerleri' görevlerinden ayrılmalıdır. Ancak bu durumda muaf tutulabilirler ve herhangi bir affı tartışabiliriz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.