SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gkry

QHA - Kırım Haber Ajansı - Gkry haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gkry haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

KKTC’den Rum lider Hristodulidis’in Türkiye açıklamalarına sert tepki Haber

KKTC’den Rum lider Hristodulidis’in Türkiye açıklamalarına sert tepki

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis’in Türkiye ile ilgili açıklamalarını sert ifadelerle kınadı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Hristodulidis’in Türkiye’nin KKTC’ye F-16 savaş uçakları konuşlandırmasının ardından yaptığı değerlendirmelere tepki gösterildi. Açıklamada, 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs’ta yaşanan olayların Kıbrıs Türk halkının hafızasında yerini koruduğu belirtilerek, Rum tarafının geçmişte Kıbrıs Türklerine yönelik uygulamalarının unutulmadığı vurgulandı. “TÜRKİYE’NİN VARLIĞI BARIŞIN TEMİNATIDIR” GKRY’nin son dönemde yürüttüğü askerî iş birlikleri ve silahlanma faaliyetlerinin Kıbrıs’ı yeniden tehlikeli bir sürece sürüklediği ifade edilen açıklamada, Türkiye tarafından KKTC’ye konuşlandırılan 6 adet F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemlerinin Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından memnuniyetle karşılandığı kaydedildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: Kıbrıs Türkü'nün güvenliğinin artırılmasına yönelik 6 adet F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemlerinin, KKTC'ye konuşlandırmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Kıbrıs Türk halkının güvenliği geçmişte olduğu gibi günümüzde de anavatan Türkiye tarafından sağlanmaktadır. Türkiye’nin garantörlüğü ve Ada’daki askerî varlığı, güvenliğin, barış ve istikrarın teminatıdır. RUM LİDERE KINAMA Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi ve Türk askerinin sahadaki caydırıcı varlığının, Kıbrıs Türk halkı için vazgeçilmez hayati bir unsur olduğu vurgulanan KKTC Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, GKRY'nin Nikos Hristodulidis döneminde hızla silahlandığına işaret edildi. Açıklamada, GKRY’nin yürüttüğü yoğun silahlanma faaliyetleri ve dâhil olduğu askerî iş birliklerinin bölgedeki dengeleri değiştirme tehlikesi taşıdığı ve Kıbrıs'ın Doğu Akdeniz'de güvenlik açısından hedef haline gelmesine yol açtığı vurgulandı ve şu ifadeler kaydedildi: GKRY lideri Nikos Hristodulidis'in anavatan Türkiye’nin KKTC'ye konuşlandırdığı, F-16’larla ilgili açıklamasını ve 'Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs’ta işgalci güç olduğu' yönündeki iddiasını şiddetle kınıyoruz.

Hristodulidis’in F-16 yorumuna KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’dan tepki Haber

Hristodulidis’in F-16 yorumuna KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’dan tepki

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Başkanı Hristodulidis, bu sabah Larnaka Kıbrıs Lisesi’nde düzenlenen bir etkinliğe katıldı. Türk F-16’larının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) gelmesi üzerine yorumu sorulan Hristodulidis, “Türk hükûmetinin bu kararının, Avrupa’nın, AB üye devletlerinin gönderdiği mesaja bir tepki olduğu herkesçe açıktır; Kıbrıs’ın güvenliği aynı zamanda AB’nin güvenliğidir, aynı zamanda AB’nin sorumluluğudur.” dedi. Hristodulidis’in "Türkiye’nin ne yaparsa yapsın, adaya ne getirirse getirsin, Kıbrıs’ta işgalci güç olmaktan vazgeçmeyeceği” iddiasını değerlendiren KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman şunları kaydetti: Adanın güneyinde, çok sayıda ülke tarafından, çok sayıda askeri enstrümanın konuşlandırılmasını 'güvenlik ihtiyacı' ile açıklayan Sn. Hristodulidis, Türkiye Cumhuriyeti tarafından altı F-16 savaş uçağının ve hava savunma sistemlerinin Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin artırılması amacıyla konuşlandırılmasını Avrupa’ya karşı bir reaksiyon olarak değerlendirmiş! Daha önce dediğim gibi, dünyanın ve bölgenin son derece gergin olduğu bir dönemde bu konularda polemiğe girmeyi sorumluluk ve ciddiyet çerçevesinde doğru bulmuyorum. Erhürman ayrıca, "Yaşanan savaş dolayısıyla ada ekseninde yaşanan gelişmeleri, yaşananların nedenlerini ve sonuçlarını ayrıntılı biçimde konuşacağımız, bu konularda çok önceden beri yaptığımız açıklama ve uyarıları hatırlatacağımız günler gelecektir elbette. O güne kadar bizim önceliğimiz, adanın tamamının, yalnızca Kıbrıslı Türklerin değil, Kıbrıslı Rumların da güvende olmasıdır.” dedi.

KKTC'den Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu'nun "ulusal ötenazi" yorumuna tepki Haber

KKTC'den Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu'nun "ulusal ötenazi" yorumuna tepki

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Kıbrıs meselesinde farklı çözüm modellerini "ulusal ötenazi" olarak nitelendiren Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Yeorgios'a tepki göstererek, "Dini bir makamdan beklenen, barış, hoşgörü ve uzlaşı çağrısı yapmasıyken; Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğini yok sayan, tek yanlı ve düşmanca bir dili tercih etmesi kabul edilemez." dedi. Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) tarafından gündeme taşınan habere göre Başbakan Üstel, yaptığı açıklamada, Başpiskopos Yeorgios'un Noel dolayısıyla yayımladığı Kıbrıs meselesine ilişkin siyasi içerikli açıklamasına tepki gösterdi. ÜSTEL: RUM TARAFININ YILLARDIR SÜRDÜRDÜĞÜ UZLAŞMAZ VE MAKSİMALİST ZİHNİYETİN AÇIK BİR İTİRAFI Yeorgios'un açıklamalarının, ne adadaki tarihsel gerçeklerle ne de çözüm iradesiyle bağdaştığını kaydeden Üstel, "Dini bir makamdan beklenen, barış, hoşgörü ve uzlaşı çağrısı yapmasıyken; Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğini yok sayan, tek yanlı ve düşmanca bir dili tercih etmesi kabul edilemez." dedi. Üstel, "Başpiskopos'un iki bölgeli, iki toplumlu federasyon dahil farklı çözüm modellerini 'ulusal ötenazi' gibi son derece provokatif ifadelerle mahkum etmesi, Rum tarafının yıllardır sürdürdüğü uzlaşmaz ve maksimalist zihniyetin açık bir itirafı." ifadesini kullandı. Bu yaklaşımın Kıbrıs'ta "çözümsüzlüğün asıl kaynağının kimler olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu" vurgulayan Üstel, bu anlayışın, Kıbrıs Türk halkının eşit siyasi ortaklığını ve egemenliğini kabullenemediğini belirterek, bu durumu "Kıbrıs'ta yaşanan gerçek ulusal dram" olarak niteledi. "TÜRK HALKINI YOK SAYAN DAYATMALAR KABUL EDİLEMEZ" Üstel, Kıbrıs Türk halkının, 1963'ten beri ağır bedeller ödeyerek bugünlere geldiğini kaydederek, "Hiç kimsenin, Kıbrıs Türk halkını yok sayan, güvenliğini ve geleceğini riske atan dayatmaları kabul etmesini beklemesi mümkün değildir." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye Cumhuriyeti'nin adadaki askeri varlığının "uluslararası anlaşmalara ve özellikle Garanti Antlaşması'ndan doğan meşru haklara" dayandığına işaret eden Üstel, 1974 yılından bu yana Kıbrıs'ta barış, huzur ve güven ortamı tesis edildiğini belirtti.​​​​​​​ Üstel, Rum tarafının son yıllarda ittifaklar kurarak, askeri anlaşmalar yaparak ve silahlanmayı artırarak bir sonuca ulaşabileceğini düşünmesinin gerçekçi olmadığını, silahlanma ve tehdit dilinin, Kıbrıs'ta çözüm üretmeyeceğini, aksine gerginliği derinleştireceğini ve halklar arasındaki güveni daha da zedeleyeceğini vurguladı. "KIBRIS TÜRK HALKI KENDİ LİDERLERİNİ KENDİSİ SEÇER VE KENDİ GELECEĞİNE KENDİSİ KARAR VERİR" Kıbrıs'ın ihtiyacının "yeni cepheler ve askerî hesaplar" değil, karşılıklı saygıya dayalı kalıcı bir uzlaşı olduğuna dikkati çeken Üstel, "Sayın Başpiskopos’un Kıbrıslı Türk liderlerin iradesini yok sayarak, onları dış güçlerin gölgesinde göstermeye çalışması da açık bir saygısızlıktır. Kıbrıs Türk halkı kendi liderlerini kendisi seçer ve kendi geleceğine kendisi karar verir. Bu iradeyi küçümseyen her yaklaşım, barışa değil, gerilime hizmet eder." ifadelerini kullandı. Üstel, Kıbrıs Türk tarafının yapıcı ve gerçekçi bir çözümden yana olmaya devam edeceğini vurgulayarak, "Ancak bu çözüm, iki halkın egemen eşitliğine ve eşit uluslararası statüsüne dayanmak zorundadır." dedi. Dini makamların, asli görevlerinin ulvi ve manevi değerlere odaklanmak olduğunu; buna karşın "siyaseti körükleyen ve halklar arasında düşmanlığı derinleştiren açıklamalar yapmasının" Kıbrıs'ta barışa katkı sağlamayacağını kaydeden Üstel, "Kıbrıs'ta çözüm, tehditkar söylemlerle, tek yanlı dayatmalarla değil; karşılıklı saygı, gerçekçilik ve iki halkın iradesini esas alan bir anlayışla mümkündür." değerlendirmesinde bulundu.

KKTC Başbakanı Üstel'den İsrail, Yunanistan, GKRY liderlerine sert tepki Haber

KKTC Başbakanı Üstel'den İsrail, Yunanistan, GKRY liderlerine sert tepki

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanlık Ofisi, Başbakan Üstel’in İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Yunanistan’ın Tel Aviv’de düzenlediği zirveye ilişkin değerlendirmelerine dair açıklama yaptı. Açıklamaya göre KKTC Başbakanı Ünal Üstel, üç ülkenin Doğu Akdeniz’de barış, istikrar ve işbirliği zeminini güçlendirmek yerine gerilimi tırmandırmayı, askerî bloklaşmayı ve dışlayıcı politikaları tercih ettiğini kaydederek, "İsrail, Yunanistan ve GKRY üçlüsünün Tel Aviv’de gerçekleştirdiği zirveyi ve basına yansıyan 'ortak askeri güç' kurma planlarını dikkatle ve ibretle takip ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu. "RUM-YUNAN İKİLİSİNİN BU TEHLİKELİ OYUNDA FİGÜRAN OLMAYI KABUL ETMESİ, TARİHSEL BİR YANILGIDIR" İsrail, Yunanistan ve GKRY’nin toplam 2 bin 500 kişilik bir "Hızlı Müdahale Gücü" oluşturarak bunu Türkiye’ye ve Kıbrıs Türk halkına karşı bir "caydırıcılık ekseni" olarak sunmalarının, yalnızca açık bir düşmanlık göstergesi değil, aynı zamanda Doğu Akdeniz barışına yönelmiş yeni ve tehlikeli bir tehdit olduğunu vurgulayan Üstel, şu ifadeleri kullandı: Orta Doğu’da sürdürdüğü saldırgan politikalarla insani değerleri ayaklar altına alan İsrail yönetimi, bu istikrarsızlığı şimdi de Doğu Akdeniz’e taşımaya çalışmaktadır. Bölgeyi bir 'barış alanı' olmaktan çıkarıp 'çatışma sahasına' dönüştürme çabaları, yalnızca Kıbrıs Adası’nı değil, tüm Akdeniz havzasını tehdit etmektedir. Rum-Yunan ikilisinin bu tehlikeli oyunda figüran olmayı kabul etmesi, tarihsel bir yanılgıdır. Üstel, GKRY liderliğinin bir yandan uluslararası topluma "çözüm" söylemleri sunarken, diğer yandan Türkiye’ye karşı askerî ittifaklar kurma arayışında olduğunun altını çizerek, "Bu ikiyüzlü yaklaşım, Ada'daki gerçeklerden ne denli kopuk olduklarının açık göstergesidir. Silahlanmayı ve askeri paktları çözüm zanneden bu zihniyet, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve iki devletli çözüm vizyonunun neden haklı ve zorunlu olduğunu bir kez daha teyit etmiştir." değerlendirmesini yaptı. KKTC Başbakanı, bu adımların müzakere zeminini ortadan kaldırdığı ve olası bir uzlaşıyı imkansız kıldığı mesajını verdi. Kıbrıs Türk halkına yönelik "soykırım girişiminin miladı olan Kanlı Noel'in" yıl dönümünde, Rum liderliğinin bu mezalimden ders çıkarmak yerine o günkü saldırgan zihniyeti öven ve bugün de askeri planlarla yeniden diriltmeye çalışan tutumunun kabul edilemez olduğuna dikkat çeken Üstel, "1963’te Kıbrıs Cumhuriyeti’ni kana bulayan zihniyet neyse, bugün Doğu Akdeniz'de Türkiye karşıtı askeri güç kurmaya yeltenen zihniyet de aynıdır. Bu anlayışla sağlıklı bir müzakere sürecinin yürütülmesi mümkün değildir." ifadelerini kullandı. "KKTC İLE TÜRKİYE ET VE TIRNAK GİBİ" Üstel, KKTC ile Türkiye'nin "et ve tırnak gibi" olduğunu belirterek, "Doğu Akdeniz’de, 'mavi vatan'da ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenlik alanlarında; Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk halkının meşru haklarını yok sayan, bizi denklem dışına itmeye çalışan her türlü askeri plan, boru hattı projesi ya da siyasi ittifak baştan ölü doğmaya mahkumdur." ifadesine yer verdi. KKTC'nin Türkiye ile birlikte kendisine yönelen "her türlü tehdidi bertaraf edecek güce", hak ve menfaatlerini savunacak diplomatik ve askeri iradeye sahip olduğu mesajını veren Üstel, barışın yolunun askeri maceraperestlikten değil, Ada'daki gerçeklerin, "yani iki ayrı halkın ve iki ayrı devletin varlığının kabul edilmesinden" geçtiğini bildirdi.

KKTC Başbakanı Üstel’den GKRY liderine “Kanlı Noel” tepkisi Haber

KKTC Başbakanı Üstel’den GKRY liderine “Kanlı Noel” tepkisi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Hristodulidis'in "Kanlı Noel" katliamını "kahramanlık" olarak nitelendirmesine tepki gösterdi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis'in "Kanlı Noel" katliamını "kahramanlık" olarak nitelendirmesine tepki göstererek, "Bir yandan EOKA terörünü 'kahraman' olarak alkışlayıp, diğer yandan barıştan söz etmek açık bir ikiyüzlülüktür." ifadesini kullandı. Türk Ajansı Kıbrıs'ın (TAK) haberine göre KKTC Başbakanı Üstel, konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Üstel, Hristodulidis'in Kıbrıs Türk halkına yönelik sistematik katliamların simgesi olan "Kanlı Noel"i "kahramanlık" olarak nitelendirdiğine işaret ederek, bunun yalnızca tarihsel çarpıtma değil, insanlığa karşı işlenmiş suçların açıkça yüceltilmesi olduğunu vurguladı. 21 Aralık 1963'te başlayan, kadın, çocuk ve yaşlı demeden Kıbrıs Türk halkını hedef alan EOKA terörünün "açık bir etnik temizlik" girişimi olduğuna dikkati çeken Üstel, "Bu karanlık dönemi 'Kıbrıs'ın modern tarihinde bir dönüm noktası' olarak tanımlamak, masumların kanı üzerinden siyaset yapmaktır." değerlendirmesinde bulundu. Üstel, Kıbrıs Türk halkının tarihini katliamlarla değil, direnişle, onurla ve devletleşme iradesiyle yazdığına işaret ederek, şunları kaydetti: "Bir yandan EOKA terörünü 'kahraman' olarak alkışlayıp, diğer yandan barıştan söz etmek açık bir ikiyüzlülüktür. Katliamları meşrulaştıran bir zihniyetle ne samimi diyalog kurulabilir ne de adil çözüm mümkündür. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, tarihine, şehitlerine ve halkının onuruna uzanan hiçbir dili kabul etmemiştir, etmeyecektir. Kıbrıs Türk halkı boyun eğmez, diz çökmez ve unutmaz. Bu topraklarda barış ancak gerçeklerle yüzleşildiğinde mümkündür, katliamları yücelterek değil. Nikos Hristodulidis, bu ifadeleriyle Kıbrıs Türk halkının neden ana vatan Türkiye'nin etkin ve fiili garantisine ve Türk askerinin Ada'daki varlığına hayati derecede ihtiyaç duyduğunu, tüm dünyaya kendi beyanlarıyla bir kez daha açıkça göstermiştir." GKRY lideri Hristodulidis, terör örgütü EOKA tarafından Kıbrıs Türklerine yönelik katliamların başlatıldığı 21 Aralık 1963'ün "Kıbrıs'ın modern tarihinde bir dönüm noktası" olduğunu savunmuştu. Hristodulidis, EOKA mensupları ile Rum polislerinin yürüttüğü silahlı faaliyetleri "mücadele", "fedakarlık" ve "kahramanlık" olarak nitelendirmişti. KANLI NOEL Kıbrıs'ta terör örgütü EOKA militanlarınca 21 Aralık 1963'te Kıbrıs Türklerine yönelik başlatılan ve tarihe "Kanlı Noel" olarak geçen katliamın 62. yılı. İki toplumun ortaklığında kurulan "Kıbrıs Cumhuriyeti"nden Türkleri şiddet yoluyla tasfiye etmeyi hedefleyen Akritas Planı'nı uygulamaya koyan EOKA'cı Rum çeteleri, 20 Aralık 1963'ü 21 Aralık'a bağlayan gece Lefkoşa'da saldırıya geçerek onlarca Kıbrıs Türkünü şehit etti.

NATO’dan Yunanistan’a düzeltme: “ORION-25 tatbikatında yer almadık” Haber

NATO’dan Yunanistan’a düzeltme: “ORION-25 tatbikatında yer almadık”

NATO Özel Harekât Kuvvetleri Komutanlığı (SOFCOM), Yunanistan Genelkurmay Başkanlığının sosyal medyada kendilerini etiketlemesinin ardından, Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) ortak tatbikatı olan ORION-25’e katılmadıklarını duyurdu. SOFCOM, Yunanistan Genelkurmay Başkanlığının GKRY ile yürüttüğü ortak tatbikata dair paylaşımında kendilerini etiketlemesine ilişkin Anadolu Ajansına (AA) yazılı açıklama yaptı. NATO TATBİKATA KATILMADI Açıklamada, "SOFCOM, ORION-25 tatbikatına katılmamıştır. Müttefik ülkeler zaman zaman SOFCOM'un ittifak genelindeki faaliyetlerini öne çıkarmak amacıyla sosyal medyada SOFCOM’u etiketleyebilmektedir. Bu tür etiketlemeler SOFCOM'un söz konusu faaliyete katılımı anlamına gelmez." ifadelerine yer verildi. Benzer şekilde SOFCOM'un da görünürlüğü artırmak ve NATO'nun caydırıcılık mesajlarını pekiştirmek amacıyla üye ülkelerin faaliyetlerini paylaşabildiği ya da etiketleyebildiği aktarılan açıklamada, "Bu özel durumda, ORION-25 tatbikatına atıfta bulunan bir paylaşım, SOFCOM'un Facebook sayfasında yanlışlıkla yayımlanmış ve daha sonra kaldırılmıştır." değerlendirmesinde bulunuldu. YUNANİSTAN İDDİA ETMİŞTİ Yunanistan Genelkurmay Başkanlığı, GKRY ile yürüttüğü ortak tatbikat ORION-25'le ilgili yaptığı sosyal medya paylaşımında SOFCOM'u da etiketlemişti. SOFCOM ise tatbikata ilişkin sosyal medya hesabında fotoğraflar paylaşmıştı. Daha sonra sitedeki fotoğraflar kaldırılmıştı.

KKTC’den Norveç’in GKRY’ye silah ambargosunu kaldırma kararına sert tepki! Haber

KKTC’den Norveç’in GKRY’ye silah ambargosunu kaldırma kararına sert tepki!

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı, Norveç hükûmetinin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) uyguladığı 65 yılı aşkın süredir devam eden silah ambargosunu kaldırma kararına tepki gösterdi. Bakanlık, kararın Doğu Akdeniz’de her geçen gün giderek kırılgan hale gelen hassas dengeyi ciddi şekilde zedelediğini ve bölgedeki istikrar ile güvenlik ortamına olumsuz etkilerinin olacağını vurguladı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Norveç Parlamentosu tarafından 1959 yılında kabul edilen bir düzenleme uyarınca, çatışma yaşayan veya iç karışıklık riski bulunan ülkelere silah satışının yasaklandığı hatırlatıldı. Söz konusu ambargonun Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide tarafından 7 Kasım 2025 tarihinde GKRY lideri Nikos Hristodulidis’i arayarak kaldırıldığı belirtildi. “ADA’DAKİ HASSAS DENGEYE BİR MÜDAHALE” Açıklamada, Norveç’in geleneksel barış odaklı dış politikası ile çelişen bu kararın üzüntü ile karşılandığı ifade edildi. Bakanlık, ambargonun kaldırılmasının Ada’daki hassas dengeyi bozduğu ve bölgesel istikrara zarar verdiği görüşünü paylaştı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: Norveç hükûmetinin Kıbrıs Rum tarafının silahlanmasına imkân tanıyan bu kararı, Doğu Akdeniz’de her geçen gün giderek kırılgan bir hal alan mevcut hassas dengeye son derece zarar veren nitelikte olup, bölgedeki istikrar ve güvenlik ortamına katkı sağlamaktan oldukça uzaktır. Şüphesiz, Ada’da kalıcı barış ancak iki halkın eşit haklarının tanınması ve karşılıklı güven ortamının tesisi ile mümkün olabilecektir. Bu türden tek taraflı kararlar bu hedefe ulaştırmayı zorlaştırmakta, mevcut durumu tehlikeye sokmaktadır. “GEREKLİ ADIMLAR TÜRKİYE İLE BİRLİKTE ATILACAKTIR” Açıklamada ayrıca, Norveç hükümeti GKRY’nin provokatif tutumunu cesaretlendirecek ve silahlanma eğilimlerini artıracak girişimlerden vazgeçmeye, Kıbrıs Adası’nın gerçeklerine dayalı, bölgesel istikrar ve barışı destekleyici bir politika benimsemeye davet edildi. KKTC Dışişleri Bakanlığı, bu süreçte gereken adımları Türkiye ile birlikte atmaya devam edeceğini vurguladı. Bakanlık, kararın yalnızca Kıbrıs Türk tarafı için değil, bölgedeki tüm taraflar için olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.