SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gkry

QHA - Kırım Haber Ajansı - Gkry haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gkry haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Erhürman ve Hristodulidis, temasları sürdürme konusunda anlaştı Haber

Erhürman ve Hristodulidis, temasları sürdürme konusunda anlaştı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis, Birleşmiş Milletler (BM) İyi Niyet Misyon Ofisi’nde bir araya geldi. BM himayesinde gerçekleştirilen görüşmenin ardından iki liderin, temaslarını sürdürmek ve gelecek dönemde yeniden görüşmek üzere anlaşmaya vardığı bildirildi. BM tarafından yapılan açıklamada, liderlerin ara bölgede olumlu bir atmosferde görüştüğü belirtildi. Açıklamada ayrıca, Erhürman ve Hristodulidis'in BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Angela Holguín’in yaklaşan ziyaretini beklediklerini ifade ettikleri kaydedildi. PİLE’DEKİ FESTİVALE BİRLİKTE KATILACAKLAR Erhürman ve Hristodulidis, 17 Ekim Cumartesi günü Pile köyünde düzenlenecek festivale birlikte katılma konusunda anlaşmaya vardı. Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarının bir arada yaşadığı Pile köyünde düzenlenecek festivalin yanı sıra Erhürman ve Hristodulidis, iki toplum arasındaki iş birliğini ilgilendiren çeşitli mekanizmaların toplantılarına da birlikte katılmayı kararlaştırdı. TEKNİK KOMİTELERİN TOPLANTILARINA KATILACAKLAR BM açıklamasına göre Erhürman ve Hristodulidis, Kültürel Miras Teknik Komitesi ile Gençlik Teknik Komitesi ve Sivil Toplum Danışma Organı Yönlendirme Komitesi’nin yaklaşan toplantılarına birlikte katılma kararı aldı. Söz konusu komiteler, kültürel mirasın korunması, gençler arasındaki temasların geliştirilmesi ve sivil toplum düzeyindeki iş birliğinin desteklenmesi gibi alanlarda faaliyet gösteriyor. BM tarafından yapılan açıklamada, Erhürman ve Hristodulidis’in görüşmeleri sürdürmek amacıyla gelecek hafta yeniden bir araya gelme konusunda anlaştığı bildirildi.

Barcelona’nın KKTC’de kamp kararı Rum kesimini ayağa kaldırdı! Haber

Barcelona’nın KKTC’de kamp kararı Rum kesimini ayağa kaldırdı!

İspanya’nın dünyaca ünlü futbol kulübü Barcelona'nın futbol akademisinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) kamp düzenleyeceğini duyurması, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde (GKRY) büyük tepkiye yol açtı. Barcelona’nın resmî Barça Academy platformunda Lefkoşa’daki kamp programına yer vermesi üzerine Rum tarafı harekete geçti. Kıbrıs Rum Futbol Federasyonu (KOP), organizasyonun KKTC’de düzenlenmesine karşı UEFA’ya protesto başvurusunda bulunarak kampın engellenmesini istedi. BARCELONA’NIN İNTERNET SİTESİNDEKİ DUYURU TARTIŞMAYI BÜYÜTTÜ Tartışmanın merkezinde, Barcelona’nın resmî platformunda kampın düzenleneceği yerin Lefkoşa olarak belirtilmesi bulunuyor. Rum basını, Barcelona’nın KKTC’de bir kamp düzenleme kararını sert ifadelerle eleştirdi. Rum medyasında yer alan haberlerde, Barcelona’nın sözde “işgal altındaki topraklarda” kamp düzenleyeceği öne sürülürken, kulübün internet sitesinde kamp programına yer verilmesi de “ciddi sorular doğuran bir terminoloji” olarak değerlendirildi. Barcelona’nın akademi programının siyasi bir tartışmaya dönüşmesinin ardından Rum muhalefeti de hükûmete çağrıda bulundu. Muhalefet partileri, Rum Dışişleri Bakanlığının İspanya hükûmetiyle temasa geçerek Barcelona’nın kamp programının iptal edilmesi için girişimde bulunmasını istedi. UEFA’YA ŞİKAYET Kıbrıs Rum Futbol Federasyonu da kamp duyurusunun ardından UEFA nezdinde girişim başlattı. KOP, KKTC’de gerçekleştirilecek bir futbol kampının FIFA ve UEFA kurallarına uygun olmadığını savundu. Rum tarafı, uluslararası futbol faaliyetlerinin GKRY üzerinden yürütülmesi gerektiğini savunurken, Barcelona akademisinin Lefkoşa’daki kampı bu yaklaşımın dışında bir organizasyon olarak değerlendirildi. Rum Dışişleri Bakanlığı da kampın düzenlenmesini önlemek amacıyla yoğun diplomatik girişimlerde bulunulduğunu açıkladı. ÜSTEL’DEN SERT TEPKİ Kamp tartışması KKTC’de de gündeme geldi. KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Barcelona akademisinin organizasyonunun engellenmeye çalışılmasına tepki gösterdi. Üstel, Rum tarafının yaklaşımının Kıbrıs’ta güven ortamının oluşturulmasına zarar verdiğini belirterek, “Böyle bir anlayışla ne güven yaratılır ne de Kıbrıs’ta yeni bir gelecek kurulabilir.” dedi. KKTC Başbakanı, baskılar karşısında geri adım atmayacaklarını vurgulayarak, “Biz bu zihniyete dün de boyun eğmedik, bugün de eğmeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Yunanistan, Ukrayna’ya S-300 füzelerini vermeye sıcak bakmıyor Haber

Yunanistan, Ukrayna’ya S-300 füzelerini vermeye sıcak bakmıyor

Ukrayna, Rusya’nın füze saldırılarına karşı kullandığı Patriot sistemlerinin mühimmatında ciddi sıkıntı yaşarken, Sovyet döneminden kalma S-300 hava savunma sistemlerini modernize ederek yeni önleme füzeleri üretmeye çalışıyor. Bu süreçte NATO üyesi Yunanistan’ın elindeki S-300PMU-1 sistemleri ve 5V55U füzeleri Ukrayna açısından önemli bir seçenek olarak öne çıkıyor. Ancak Forbes'in gündeme getirdiği habere göre; Atina’nın bu sistemleri Kıyiv’e devretmesi kısa vadede düşük ihtimal olarak değerlendiriliyor. Yunanistan, 1990’ların sonunda Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) için satın alınan ancak Türkiye’nin tepkisi üzerine adaya konuşlandırılamayan iki S-300PMU-1 sistemi ile yaklaşık 175 adet 5V55U füzesini devralmıştı. Sistemler daha sonra Girit’e konuşlandırıldı. Yunanistan’ın hâlen kullanılabilir durumda önemli miktarda S-300 mühimmatına sahip olduğu değerlendiriliyor. PATRİOT MÜHİMMATINDAKİ SIKINTI S-300’LERİN ÖNEMİNİ ARTIRIYOR Ukrayna, Rusya’nın balistik füze saldırılarına karşı özellikle Patriot sistemlerine ihtiyaç duyuyor. Ancak mevcut Patriot önleme füzelerinin stoklarının azalması, Kıyiv’in hava savunmasında ciddi bir sorun oluşturuyor. ABD ile Ukrayna, eski Sovyet yapımı S-300 sistemlerini modernize ederek bu sistemler için yeni önleme füzeleri geliştirmek üzere ortak bir çalışma yürütüyor. Emekli ABD Kara Kuvvetleri Albayı Robert Hamilton, söz konusu modernizasyon kapsamında yeni füzelerin yıl sonuna doğru üretime girmesinin beklendiğini, ancak yıllık üretimin yaklaşık 100 ile birkaç yüz füze seviyesinde kalabileceğini belirtiyor. Bu nedenle Ukrayna, kendi üretiminin yeterli seviyeye ulaşmasına kadar müttefik ülkelerin elindeki S-300 mühimmatından yararlanmak istiyor. Daha önce Slovakya Ukrayna’ya S-300 sistemi ve yaklaşık 45 önleme füzesi sağlamış, Norveç de Ukrayna’nın S-300 mühimmatı edinmesine mali destek vermişti. ATİNA'NIN S-300 KARARI Yunanistan ise S-300PMU-1 sistemlerini Ukrayna’ya devretme konusunda uzun süredir temkinli davranıyor. Yunanistan, temmuz ayında başta İsrail yapımı sistemlerden oluşacak çok katmanlı Achilles’ Shield hava savunma projesi için 4 milyar dolara kadar bütçe ayırdı. Ancak yeni sistemlerin devreye alınmasının zaman alacağı ve mevcut S-300’lerin kısa veya orta vadede tamamen gereksiz hâle gelmeyeceği belirtiliyor. Bu nedenle Atina’nın S-300’leri hemen elinden çıkarmaya hazır olmadığı değerlendiriliyor. Yunanistan ayrıca S-300 sistemlerinin üçüncü bir ülkeye devri konusunda Rusya'nın onayının gerektiğini savunan Moskova’nın baskısıyla da karşı karşıya. Rusya’nın Ukrayna’ya stratejik hava savunma sistemleri gönderilmesine izin vermesinin beklenmediği ifade ediliyor. YUNANİSTAN-KIYİV İLİŞKİLERİNDEKİ GERİLİM Yunanistan’ın tutumunda yalnızca Rusya faktörünün değil, Atina ile Kıyiv arasındaki son dönemdeki siyasi gerilimlerin de etkili olduğu belirtiliyor. Dr. George Tzogopoulos, Yunanistan-Ukrayna ilişkilerinin son dönemde “oldukça gergin” olduğunu değerlendiriyor. Bu durumun nedenlerinden biri olarak, mayıs ayında Yunan makamlarının Lefkada Adası yakınlarında Rus petrolü taşıyan tankerleri hedef almak amacıyla Kıyiv tarafından gönderilmiş olabileceği değerlendirilen bir silahlı insansız hava aracı (SİHA) tespit etmesi gösteriliyor. Öte yandan olayın ardından Ukrayna Dışişleri Bakanlığının Yunanistan’dan özür dilediği biliniyor. Atina ayrıca Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin yakınlaşmasından ve bunun Yunanistan ile Ukrayna arasındaki savunma sanayisi iş birliğine etkisinden de rahatsızlık duyuyor. Tzogopoulos’a göre Yunanistan, Ukrayna’ya verdiği desteğin karşılığında Kıyiv’in Yunanistan’ın millî güvenlik önceliklerini yeterince dikkate almadığını düşünüyor. RUSYA İLE İLİŞKİLER DE ETKİLİ Yunanistan, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgaline karşı tutumunu değiştirmiş değil. Ancak Atina’nın S-300’leri Ukrayna’ya göndermesinin Moskova’nın tepkisini daha da artırabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlara göre Yunanistan, özellikle Türkiye ile ilişkilerinde caydırıcılığını korumak amacıyla S-300’leri kısa vadede elinde tutmayı tercih ediyor. Yeni hava savunma sistemleri tamamen devreye girdikten sonra S-300’lerin Ukrayna’ya gönderilmesi ihtimal dışı görülmese de bunun şu aşamada Atina’nın gündeminde olmadığı belirtiliyor. Bu nedenle Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu S-300 mühimmatının Yunanistan’dan kısa vadede temin edilmesi zor görünüyor. Yunanistan’ın ilerleyen dönemde yeni hava savunma kapasitesine kavuşması hâlinde sınırlı bir Yunanistan-Ukrayna iş birliğinin yeniden gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.

Kıbrıslı Rum siyasetçilerden Kıbrıs Türklerine yönelik katliamlarla yüzleşme çağrısı Haber

Kıbrıslı Rum siyasetçilerden Kıbrıs Türklerine yönelik katliamlarla yüzleşme çağrısı

Kıbrıslı Rum siyasetçiler, Kıbrıs Adası'nda geçmişte Kıbrıs Türklerine yönelik gerçekleştirilen saldırı ve katliamlarla yüzleşilmesi, faillerin cezalandırılması ve tarafların karşılıklı özür dilemesi çağrısında bulundu. Eski Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Dışişleri Bakanı Erato Kozaku Markulli, sosyal medya hesabından 2016 yılında yaptığı ve toplu mezarlara ait fotoğrafların yer aldığı paylaşımını yeniden yayımlayarak, 14 Ağustos 1974'te Rum çetelerince Atlılar, Muratağa, Sandallar ve Taşkent'te öldürülen Kıbrıs Türklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Markulli, Kıbrıs Türklerinin öldürülmesi nedeniyle hiçbir Rum'un cezalandırılmadığını belirterek, "Gerçekleri kabul edelim, karşılıklı özür dileyelim." çağrısında bulundu. Ada'da aşırı sağın bugün de tehdit oluşturduğuna dikkati çeken Markulli, Atlılar, Muratağa, Sandallar ve Taşkent'te yaşananları "cezalandırılmayan suçlar, söylenmeyen gerçekler, iyileşmeyen yaralar ve dinmeyen acılar" olarak nitelendirdi. Gerçeklerin kabul edilmemesi hâlinde Kıbrıs'ta barışın inşa edilemeyeceğini belirten Markulli, tarafların birbirlerinin acılarını anlaması gerektiğini vurguladı. "GÖRMEZDEN GELİNEMEZ" GKRY Milletvekili Yorgos Kukumas da yazılı açıklamasında, Kıbrıs Türklerine yönelik saldırıların Kıbrıs tarihinin yeterince bilinmeyen sayfalarından biri olduğunu belirterek, bu olayların Rum toplumunda "görmezden gelinemeyeceğini" ifade etti. Kukumas, Ağustos 1974'te Gazimağusa bölgesindeki Muratağa, Sandallar ve Atlılar köylerinde 126 Kıbrıs Türkü kadın, çocuk ve yaşlının Rum çeteleri tarafından öldürülmesini, ayrıca Toçni'de çok sayıda Kıbrıs Türkü erkeğin katledilmesini "tarihin kara sayfalarından biri" olarak nitelendirdi. Saldırıların Rum aşırı sağ unsurlar tarafından gerçekleştirildiğini belirten Kukumas, faillerin büyük bölümünün bugüne kadar cezalandırılmadığına dikkati çekti. Kukumas, Kıbrıs meselesindeki siyasi görüşü ne olursa olsun hiçbir insanın Kıbrıs Türkü çocukların toplu hâlde kuyularda bulunması ve kalıntılarının yıllar sonra ortaya çıkarılması gibi gerçekleri görmezden gelemeyeceğini ifade etti. MURATAĞA-SANDALLAR VE ATLILAR KATLİAMI 1974 yılında Rum askeri, polisi ve Rum çeteleri tarafından Muratağa, Sandallar ve Atlılar köylerinde gerçekleştirilen saldırılarda, çoğunluğu kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan 126 Kıbrıs Türkü hayatını kaybetti. Öldürülen Kıbrıs Türklerinin naaşları toplu mezarlara konuldu. Atlılar köyündeki toplu mezar 20 Ağustos 1974'te, Muratağa-Sandallar'daki toplu mezar ise bir çobanın toprağın üzerinde insan eli fark etmesinin ardından 2 Eylül 1974'te ortaya çıkarıldı. Kıbrıs Türklerine yönelik bu saldırılar, Kıbrıs Barış Harekatı'nın ikinci aşamasının gerekçeleri arasında gösterildi.

BM Genel Sekreteri Guterres, Kıbrıs'ta Erhürman ve Hristodulidis ile görüştü Haber

BM Genel Sekreteri Guterres, Kıbrıs'ta Erhürman ve Hristodulidis ile görüştü

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in öncülüğünde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis arasında Lefkoşa'daki BM Ara Bölgesi'nde üçlü görüşme gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a görüşmede Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ ile Diplomasi ve Dış İlişkiler Danışmanı İpek Borman eşlik etti. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e ise, BM Siyasi İşler ve Barış İnşasından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary A. DiCarlo, BM Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguín Cuellar, Özel Asistan Tiyanjana Mphepo ve BM Siyasi İşler Görevlisi Ruth Sigalus eşlik etti. BM Merkezi'nde sabah saatlerinde başlayan görüşme yaklaşık bir saatin ardından sona erdi. Görüşmenin ardından KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ile GKRY lideri Hristodulidis bölgeden ayrılırken, BM Genel Sekreteri Guterres basın toplantısı düzenledi. Guterres, taraflar ve garantör ülkelerden "Beş Artı Bir" formatındaki toplantıya geçilmesi konusunda onay aldığını belirterek, bu sürecin başlaması için güven artırıcı adımların, metodolojik hazırlıkların ve içerik çalışmalarının tamamlanması gerektiğini söyledi. "BM BARIŞI ZORLA DAYATAMAZ" Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık'ın sürece desteğinin önemine dikkat çeken Guterres, garantör ülkelerin yapıcı katkılarının devam edeceğine inandığını ifade etti. BM'nin çözümü taraflara dayatamayacağını vurgulayan Guterres, "BM barışı zorla dayatamaz ancak Kıbrıs halkına destek verme kararlılığını sürdürmektedir." dedi. Guterres, Kıbrıs'ta kalıcı bir çözüme ulaşılmasının yalnızca ada halkının barış ve refahı açısından değil, aynı zamanda giderek daha istikrarsız hâle gelen Doğu Akdeniz ve çevre bölge için de önemli bir istikrar unsuru olacağını belirtti. Guterres ayrıca, sürecin ilerleyebilmesi için taraflar arasında güvenin artırılmasının ve gerekli hazırlıkların tamamlanmasının kritik öneme sahip olduğunu kaydetti.

MSB'den Kıbrıs mesajı: İki devletli çözüm dışındaki girişimler kabul edilemez! Haber

MSB'den Kıbrıs mesajı: İki devletli çözüm dışındaki girişimler kabul edilemez!

Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) güvenliğinin Türkiye'nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayarak, Ada'daki mevcut hassas dengeyi bozmayı hedefleyen hiçbir girişimin kabul edilemeyeceğini bildirdi. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Kara Kuvvetlerinin 2235'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Kara Kuvvetleri Komutanlığında düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında açıklamalarda bulundu. Türk Kara Kuvvetlerinin köklü tarihine de değinen Aktürk, Kara Kuvvetlerinin Mete Han tarafından kurulan askerî teşkilattan Sultan Alparslan'ın Malazgirt Zaferi'ne, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'un fethinden Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğinde kazanılan Millî Mücadele'ye uzanan güçlü bir mirasa sahip olduğunu belirtti. Aktürk, Türk Kara Kuvvetlerinin sahip olduğu tarihî birikim ve tecrübeyle Türkiye'nin güvenliği için görev yapmayı sürdürdüğünü ifade etti. "DÜNYANIN EN ETKİN VE CAYDIRICI ASKERÎ GÜÇLERİNDEN BİRİ" Kara Kuvvetleri Komutanlığının, gelişmiş teknolojiye sahip, harekat etkinliği yüksek, her türlü tehdit ve risk karşısında görev yapabilen dünyanın en etkin ve caydırıcı askerî güçlerinden biri olduğunu vurgulayan Aktürk, "Konvansiyonel ve hibrit harbi kapsayacak şekilde harbe hazırlık seviyesini teknolojik gelişmelerle daha ileri taşımaya devam eden Kara Kuvvetleri Komutanlığımız, siber savunma, ağ destekli ve elektronik harp yeteneklerini geliştirmeyi, yapay zekâ destekli karar destek sistemlerini yaygınlaştırmayı, insansız hava araçları (İHA), taarruzi İHA, hava savunma ve uzun menzilli füze sistemlerine yönelik projelere ağırlık vererek, yerli ve milli savunma sanayii ile tam uyum içinde çalışmak suretiyle geleceğin harekat ortamını şekillendirmeyi hedeflemektedir." ifadelerini kullandı. Kara Kuvvetleri Komutanlığının kuruluş yıl dönümü etkinliklerine ilişkin bilgi veren Aktürk, bugün İzmir'deki İstihkam Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında, yarın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki 28'inci Mekanize Piyade Tümen Komutanlığında kutlama yapılacağını kaydetti. Aktürk, 28 Haziran'da ise İstanbul'daki 23'üncü Komando Tugay Komutanlığında, Diyarbakır'daki 7'nci Kolordu Komutanlığında, Gaziantep'teki 5'inci Zırhlı Tugay Komutanlığında, Şanlıurfa'daki 20'nci Zırhlı Tugay Komutanlığında, Kars'taki 14'üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında, İzmir'deki Ege Ordusu Komutanlığı ve Kayseri'deki 1'inci Hava İndirme ve Komando Tugay Komutanlığında kutlama törenleri olacağını, törenlere tüm halkın davetli olduğunu dile getirdi. KIBRIS'TA İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM DIŞINDAKİ GİRİŞİMLER KABUL EDİLEMEZ Aktürk haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Rum basınında yer alan, BM Genel Sekreteri'nin Kişisel Temsilcisi tarafından yeni bir Kıbrıs planı hazırlandığı ve bunun KKTC ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) görüşüne sunulacağı yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine açıklama yapıldı. Ada'da kalıcı, adil ve sürdürülebilir bir çözümün ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün teyit edildiği iki devletli çözüm modeliyle mümkün olacağı vurgulayan Aktürk, "Bu temel gerçek göz ardı edilerek ortaya konulacak hiçbir girişim Kıbrıs Türk halkının iradesini yansıtmayacağı gibi bölgede kalıcı bir istikrar da sağlayamayacaktır." ifadelerini kullandı. Aktürk ayrıca, Türkiye'nin Kıbrıs meselesindeki tutumunun açık, net ve değişmediğini belirterek, "Kıbrıs Türk halkının haklarını yok sayan ve Ada'daki mevcut hassas dengeyi bozmayı amaçlayan hiçbir girişim Türkiye açısından kabul edilemez. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliği Türkiye'nin güvenliğidir." cümlelerini sarf etti. Aktürk, Türkiye'nin garantör devlet olarak uluslararası anlaşmalardan ve uluslararası hukuktan doğan hak ve yetkileri çerçevesinde Kıbrıs'ta barış, güvenlik ve istikrarın teminatı olmayı sürdüreceğini kaydetti.

Erhürman'dan Rum basınındaki iddialara yanıt: Kıbrıs Türk halkı yeni bir hayal kırıklığı yaşamayacak! Haber

Erhürman'dan Rum basınındaki iddialara yanıt: Kıbrıs Türk halkı yeni bir hayal kırıklığı yaşamayacak!

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs meselesine ilişkin son dönemde basında yer alan haber ve yorumlara değinerek, Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesinin net olduğunu ve kamuoyunun doğru şekilde bilgilendirileceğini vurguladı. Yazılı açıklama yayımlayan Erhürman, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) seçimlerin ve Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığının ardından yeni bir girişim başlatmaya hazırlandığını aylardır dile getirdiklerini belirterek, Kıbrıs Türk tarafının çözüm iradesi çerçevesinde bu çabaları desteklediğini ifade etti. Son dönemde Rum basınında konuya ilişkin çok sayıda haber ve değerlendirme yayımlandığına dikkat çeken Erhürman, bu haberlerin bir bölümünün Türkçeye çevrilerek KKTC basınında da yer aldığını hatırlattı. "SONUÇ VERMEYECEK SÜREÇLERE GİRMEYECEĞİZ" Kıbrıs Türk tarafının son üç yıldır benimsediği ilke ve metodolojiyi ilgili tüm taraflarla paylaştığını belirten Erhürman, amaçlarının yalnızca müzakere yapmak değil, somut sonuç üretecek bir çözüm süreci yürütmek olduğunu kaydetti. Erhürman, sonuç alınması mümkün olmayan ve geçmişte yaşanan başarısız süreçleri tekrar edecek müzakerelere girilmeyeceğini vurguladı. "2004 VE 2017'DEKİ HAYAL KIRIKLIKLARI TEKRARLANMAYACAK" Güney Kıbrıs'ta son dönemde yoğunlaşan tartışmaların önemli bölümünün temelsiz olduğunu söyleyen Erhürman, KKTC yönetiminin konuya sakin, kararlı ve tutarlı bir şekilde yaklaştığını ifade etti. Kıbrıs Türk halkının 2004 ve 2017 yıllarında büyük hayal kırıklıkları yaşadığını hatırlatan Erhürman, "2026'da yeni bir hayal kırıklığı yaşanmasına asla izin vermeyiz." dedi. "SON SÖZÜ TARAFLAR VE GARANTÖR ÜLKELER SÖYLER" Kıbrıs sorununa ilişkin çeşitli fikirlerin gündeme getirildiğini ancak henüz kamuoyu önünde kapsamlı şekilde tartışılabilecek olgunluğa ulaşmış somut bir önerinin bulunmadığını belirten Erhürman, uluslararası aktörlerin süreci yakından takip ettiğini söyledi. Erhürman, "5+1 formatında yürütülen süreçlerde son söz hakkı, Kıbrıs'taki iki taraf ile üç garantör ülkeye aittir." değerlendirmesinde bulundu. Kıbrıs Türk halkının çözüm sürecinin asli unsuru olduğunu vurgulayan Erhürman, anlamlı ve somut gelişmeler ortaya çıktığında kamuoyunun zamanında ve doğru şekilde bilgilendirileceğini ifade etti. Açıklamasının sonunda kamuoyuna çağrıda bulunan Erhürman, "Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da konuyu ciddiyetle ele alacağız; ne umutsuzluk satacağız ne de umut tacirliği yapacağız." ifadelerini kullandı.

MSB'den Fransa-GKRY anlaşmasına sert tepki: KKTC'nin hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceğiz Haber

MSB'den Fransa-GKRY anlaşmasına sert tepki: KKTC'nin hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceğiz

Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Fransa ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında imzalanan kuvvetlerin statüsü anlaşmasına sert tepki göstererek, Türkiye'nin garantör ülke sıfatıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) hak ve menfaatlerini korumayı sürdüreceğini vurguladı. Bakanlık ayrıca, Yunan basınında yer alan Türk savaş uçaklarının Yunanistan Savunma Bakanı ve Avrupalı bakanları taşıyan uçakları taciz ettiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. MSB'nin haftalık basın bilgilendirme toplantısında yapılan açıklamada, Doğu Akdeniz'de istikrarı bozabilecek ve gerginliği artırabilecek gelişmelerin yakından takip edildiği belirtildi. "1960 KIBRIS ANTLAŞMALARINA VE ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRI" Açıklamada, Kıbrıs'ta garantörlük sıfatı bulunmayan Fransa ile GKRY arasında imzalanan anlaşmanın, Ada'daki hassas dengeleri tek taraflı olarak değiştirmeyi amaçladığı ifade edilerek, "Kıbrıs Türklerinin iradesini ve egemen eşit haklarını yok sayan söz konusu anlaşma, 1960 Kıbrıs Antlaşmalarına ve uluslararası hukuka aykırıdır." ifadelerine yer verildi. MSB, söz konusu girişimin hiçbir meşruiyet taşımadığını belirterek, sonuçları yeterince hesaplanmadan atılan bu tür adımların Ada'nın güneyi açısından tehlikeli sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. "TÜRKİYE'YE KARŞI BAŞARI ŞANSI YOK" Bakanlık açıklamasında, bölgedeki hassas dengeleri göz ardı eden ve Türkiye ile KKTC'nin hak ve menfaatlerini hedef alan herhangi bir askerî ittifakın başarı şansının bulunmadığı vurgulandı. Türkiye'nin garantör ülke olarak geçmişte olduğu gibi bugün de KKTC'nin güvenliğini sağlamaya ve haklarını korumaya devam edeceğinin altı çizilen açıklamada, "Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden hasmane tutumlara karşı en sert cevabı verme güç ve kararlığındadır." ifadeleri kullanıldı. YUNAN BASININDAKİ "TACİZ" İDDİALARINA YALANLAMA MSB, bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya platformlarında yer alan, "Türk uçaklarının Yunanistan Savunma Bakanı ve Avrupalı bakanları taşıyan uçakları taciz ettiği" yönündeki iddiaların organize ve bilinçli bir provokasyon olduğunu belirterek söz konusu haberleri yalanladı. Açıklamada, Yunanistan ve GKRY'nin zaman zaman KKTC hava sahasını ihlal eden ve bölgedeki hassas dengeleri gözetmeyen faaliyetlerde bulunduğu ifade edildi. "DÖRT HAVA ARACI KKTC HAVA SAHASINI İHLAL ETTİ" MSB'nin verdiği bilgilere göre, 7 Haziran 2026 tarihinde Yunanistan-GKRY rotasında uçuş gerçekleştiren altı hava trafiğinden dördü KKTC hava sahasını ihlal etti. Bunun üzerine KKTC'de Alarm Reaksiyon nöbetinde bulunan iki F-16 savaş uçağının tedbir amacıyla derhal havalandırıldığı belirtilen açıklamada, Türk uçaklarının yalnızca KKTC hava sahasında görev yaptığı ve GKRY hava sahasını ihlal etmediği kaydedildi. Bakanlık, söz konusu hava araçlarına herhangi bir tacizde bulunulmadığını vurgulayarak, bölgede gerginliği artırmaya ve mağduriyet algısı oluşturmaya yönelik provokatif girişimlerin kabul edilemez olduğunu ifade etti. MSB, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de uluslararası hukuktan doğan hak ve menfaatlerini koruma konusundaki kararlılığını sürdüreceğini ve KKTC'nin güvenliğine yönelik tehditlere karşı gerekli tüm tedbirleri almaya devam edeceğini yineledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.