SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gkry

QHA - Kırım Haber Ajansı - Gkry haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gkry haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Fransa’nın tehlikeli Kıbrıs oyunu: “Kıbrıs Türküne karşı atılacak her adım karşılık görecek” Haber

Fransa’nın tehlikeli Kıbrıs oyunu: “Kıbrıs Türküne karşı atılacak her adım karşılık görecek”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis'in “Fransız askerlerinin, Güney Kıbrıs’a konuşlandırılacağı” açıklamasını son derece tehlikeli, provokatif ve kabul edilemez olarak niteledi. Hristodulidis’in Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaptığı görüşmenin ardından “Fransız askerlerinin, Güney Kıbrıs’a konuşlandırılacağı” açıklamasına tepki gösteren Üstel, “Bir yandan yeni bir müzakere sürecinden bahseden Hristodulidis ve zihniyeti, diğer yandan Kıbrıs Türk halkını yok saymakta ve görmezden gelmektedir. Bu çelişkili tutum, onun gerçek niyetini açıkça ortaya koymaktadır.” ifadelerini kullandı. “BU TEHLİKELİ ADIMLARDAN BİR AN ÖNCE VAZGEÇİN” Ada'da herhangi bir askerî adım atılabilmesi için öncelikle Kıbrıs Türk halkının rızası ve onayının zorunlu olduğunu vurgulayan Üstel, barış ve huzur ortamına zarar veren tek taraflı adımların yok hükmünde olduğunun altını çizdi. Macron’un açıklamasını “küstahça” bulanan Üstel, “Girdiği hemen her ülkeyi sömürme anlayışıyla bilinen Fransa’nın, Kıbrıs Rumlarına sunabileceği tek şey; uzun vadede büyük bir hayal kırıklığı olacaktır. Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir çözümün önündeki en büyük engellerden biri olan Avrupa Birliği’nin (AB) üyesi Fransa’nın, Ada'ya asker konuşlandırma girişimleri, aynı zamanda AB'nin ikiyüzlü politikasının da açık bir göstergesidir. AB'nin hiçbir üyesi, KKTC’nin egemenlik haklarını ve güvenliğini göz ardı edecek kararlar alamaz ve eylemler içerisinde bulunamaz.” değerlendirmesinde bulundu. Kıbrıs Türkünü yok sayarak atılacak her adımın “karşılık göreceğini” vurgulayan Üstel, “Tavsiyem; bu tehlikeli adımlardan bir an önce vazgeçmenizdir, aksi takdirde kaybeden yine siz olacaksınız." uyarısında bulundu.

Kıbrıs’ta 1 Nisan gerginliği: Sivillere bombalı saldırı! Haber

Kıbrıs’ta 1 Nisan gerginliği: Sivillere bombalı saldırı!

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde (GKRY), terör örgütü EOKA’nın kuruluş yıl dönümü nedeniyle toplanan Rum grupların, Lefkoşa’daki sınır hattından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) tarafında bulunan sivillere saldırı düzenlediği bildirildi. Yetkililerden alınan bilgilere göre, 1 Nisan kapsamında Lefkoşa’nın güneyinde bir araya gelen gruplar, sınırın sıfır noktasına gelerek KKTC topraklarında yer alan Yiğitler Burcu’ndaki parkta bulunan sivillere taş, sopa ve el yapımı patlayıcılar fırlattı. Olay sırasında bölgede bulunan Türk askerinin müdahalesi ve KKTC polisinin güvenlik önlemleri almasının ardından, aralarında maskeli kişilerin de bulunduğu saldırganlar sınır hattından uzaklaşarak kaçtı. KKTC Cumhurbaşkanlığının saldırı sonrası Birleşmiş Milletler (BM) ve GKRY nezdinde diplomatik girişimlerde bulunduğu öğrenildi. ERHÜRMAN SALDIRIYI KINADI KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Lefkoşa’daki Yiğitler Burcu’nda sivillere yönelik gerçekleştirilen saldırıyı kınadı. Erhürman, saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, hem BM Barış Gücü hem de Kıbrıslı Rum liderliğinden en kısa sürede gerekli girişimlerin yapılmasını ve yetkili makamlarla bilgi paylaşılmasını beklediklerini ifade etti. Erhürman, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığından alınan bilgilere göre saat 13.30 sıralarında Yiğitler Burcu’nda bulunan sivillere güney tarafından bir grup tarafından taş ve patlayıcı madde atıldığını belirtti. Saldırının, BM Barış Gücü’nün de kullandığı ve Kıbrıs Rum tarafının sorumluluk alanında bulunan bir bölgede gerçekleştiğine dikkat çeken Erhürman, olayla ilgili hem BM Barış Gücü hem de güneydeki yetkililerle temas kurulduğunu kaydetti. Erhürman, 1 Nisan gibi bu tür olayların yaşanma ihtimalinin yüksek olduğu bir günde bölgede gerekli önlemlerin alınmamış olmasını kabul edilemez olarak nitelendirerek saldırıyı şiddetle kınadı.

KKTC Başbakanı Üstel’den “Kıbrıs Yunandır” sloganına yanıt: Kıbrıs’ta Türk varlığı ebediyen yaşayacaktır Haber

KKTC Başbakanı Üstel’den “Kıbrıs Yunandır” sloganına yanıt: Kıbrıs’ta Türk varlığı ebediyen yaşayacaktır

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Yunanistan'daki bir törende Rum Millî Muhafız Ordusu (RMMO) askerlerinin "Kıbrıs Yunandır" şeklindeki sloganlarına tepki göstererek, "Kıbrıs’ta Türk varlığı ebediyen yaşayacaktır." dedi. Başbakan Üstel, yaptığı yazılı açıklamada, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) son günlerde yaşanan gelişme ve olayları kaygı ile izlediğini belirtti. "KIBRIS ASLA YUNANİSTAN’A AİT OLMADI" Yunanistan'da bir törende Rum askerlerin "Kıbrıs Yunandır" şeklinde slogan attıklarını ve bazı yetkililer ile Yunanistan'ın GKRY'deki büyükelçisinin Rum terör örgütü EOKA'ya özlem duyan ifadeler kullandığını hatırlatan Üstel, "Rum liderliği askerlerine sahip çıkmalı ve şunu net olarak kafasına sokmalıdır; Kıbrıs asla Yunanistan’a ait olmadı, olmayacaktır da! Attıkları veya atacakları sloganlar sadece hayalden ibaret kalacaktır." ifadesini kullandı. Üstel, GKRY Temsilciler Meclisi Başkanı Annita Demetriou'nun partisinin (Demokratik Birlik-DISY) düzenlediği Rum terör örgütü EOKA'yı anma etkinliğinde ortaya çıkan görüntülerin Kıbrıs'ta barış ortamını zedelediğine dikkat çekti. "KIBRIS’TA TÜRK VARLIĞI EBEDİYEN YAŞAYACAKTIR" Yunanistan’ın GKRY'deki Büyükelçisi Konstaninos Kollias’ın "Türk askerinin adadan ayrılması ve garantilerin kaldırılması" yönündeki söylemlerini "hadsizlik" olarak nitelendiren Üstel, Rum askerlerinin "Kıbrıs Yunandır" sloganlarına da tepki göstererek, "Kıbrıs’ta Türk varlığı ebediyen yaşayacaktır. Türkiye’nin ve Türk askerinin adadan ayrılması hayal dahi edilmez." ifadelerini kullandı. "KKTC ARTIK ESKİ KKTC DEĞİLDİR" Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Türkiye artık eski Türkiye değil. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapsın" şeklindeki açıklamasının kendilerine güç verdiğini vurgulayan Başbakan Üstel, "Çünkü anavatanımız sayesinde KKTC artık eski KKTC değildir. Rum liderliği de hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

KKTC’den Rum lider Hristodulidis’in Türkiye açıklamalarına sert tepki Haber

KKTC’den Rum lider Hristodulidis’in Türkiye açıklamalarına sert tepki

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis’in Türkiye ile ilgili açıklamalarını sert ifadelerle kınadı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Hristodulidis’in Türkiye’nin KKTC’ye F-16 savaş uçakları konuşlandırmasının ardından yaptığı değerlendirmelere tepki gösterildi. Açıklamada, 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs’ta yaşanan olayların Kıbrıs Türk halkının hafızasında yerini koruduğu belirtilerek, Rum tarafının geçmişte Kıbrıs Türklerine yönelik uygulamalarının unutulmadığı vurgulandı. “TÜRKİYE’NİN VARLIĞI BARIŞIN TEMİNATIDIR” GKRY’nin son dönemde yürüttüğü askerî iş birlikleri ve silahlanma faaliyetlerinin Kıbrıs’ı yeniden tehlikeli bir sürece sürüklediği ifade edilen açıklamada, Türkiye tarafından KKTC’ye konuşlandırılan 6 adet F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemlerinin Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından memnuniyetle karşılandığı kaydedildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: Kıbrıs Türkü'nün güvenliğinin artırılmasına yönelik 6 adet F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemlerinin, KKTC'ye konuşlandırmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Kıbrıs Türk halkının güvenliği geçmişte olduğu gibi günümüzde de anavatan Türkiye tarafından sağlanmaktadır. Türkiye’nin garantörlüğü ve Ada’daki askerî varlığı, güvenliğin, barış ve istikrarın teminatıdır. RUM LİDERE KINAMA Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi ve Türk askerinin sahadaki caydırıcı varlığının, Kıbrıs Türk halkı için vazgeçilmez hayati bir unsur olduğu vurgulanan KKTC Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, GKRY'nin Nikos Hristodulidis döneminde hızla silahlandığına işaret edildi. Açıklamada, GKRY’nin yürüttüğü yoğun silahlanma faaliyetleri ve dâhil olduğu askerî iş birliklerinin bölgedeki dengeleri değiştirme tehlikesi taşıdığı ve Kıbrıs'ın Doğu Akdeniz'de güvenlik açısından hedef haline gelmesine yol açtığı vurgulandı ve şu ifadeler kaydedildi: GKRY lideri Nikos Hristodulidis'in anavatan Türkiye’nin KKTC'ye konuşlandırdığı, F-16’larla ilgili açıklamasını ve 'Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs’ta işgalci güç olduğu' yönündeki iddiasını şiddetle kınıyoruz.

Hristodulidis’in F-16 yorumuna KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’dan tepki Haber

Hristodulidis’in F-16 yorumuna KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’dan tepki

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Başkanı Hristodulidis, bu sabah Larnaka Kıbrıs Lisesi’nde düzenlenen bir etkinliğe katıldı. Türk F-16’larının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) gelmesi üzerine yorumu sorulan Hristodulidis, “Türk hükûmetinin bu kararının, Avrupa’nın, AB üye devletlerinin gönderdiği mesaja bir tepki olduğu herkesçe açıktır; Kıbrıs’ın güvenliği aynı zamanda AB’nin güvenliğidir, aynı zamanda AB’nin sorumluluğudur.” dedi. Hristodulidis’in "Türkiye’nin ne yaparsa yapsın, adaya ne getirirse getirsin, Kıbrıs’ta işgalci güç olmaktan vazgeçmeyeceği” iddiasını değerlendiren KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman şunları kaydetti: Adanın güneyinde, çok sayıda ülke tarafından, çok sayıda askeri enstrümanın konuşlandırılmasını 'güvenlik ihtiyacı' ile açıklayan Sn. Hristodulidis, Türkiye Cumhuriyeti tarafından altı F-16 savaş uçağının ve hava savunma sistemlerinin Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin artırılması amacıyla konuşlandırılmasını Avrupa’ya karşı bir reaksiyon olarak değerlendirmiş! Daha önce dediğim gibi, dünyanın ve bölgenin son derece gergin olduğu bir dönemde bu konularda polemiğe girmeyi sorumluluk ve ciddiyet çerçevesinde doğru bulmuyorum. Erhürman ayrıca, "Yaşanan savaş dolayısıyla ada ekseninde yaşanan gelişmeleri, yaşananların nedenlerini ve sonuçlarını ayrıntılı biçimde konuşacağımız, bu konularda çok önceden beri yaptığımız açıklama ve uyarıları hatırlatacağımız günler gelecektir elbette. O güne kadar bizim önceliğimiz, adanın tamamının, yalnızca Kıbrıslı Türklerin değil, Kıbrıslı Rumların da güvende olmasıdır.” dedi.

KKTC'den Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu'nun "ulusal ötenazi" yorumuna tepki Haber

KKTC'den Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu'nun "ulusal ötenazi" yorumuna tepki

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Kıbrıs meselesinde farklı çözüm modellerini "ulusal ötenazi" olarak nitelendiren Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Yeorgios'a tepki göstererek, "Dini bir makamdan beklenen, barış, hoşgörü ve uzlaşı çağrısı yapmasıyken; Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğini yok sayan, tek yanlı ve düşmanca bir dili tercih etmesi kabul edilemez." dedi. Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) tarafından gündeme taşınan habere göre Başbakan Üstel, yaptığı açıklamada, Başpiskopos Yeorgios'un Noel dolayısıyla yayımladığı Kıbrıs meselesine ilişkin siyasi içerikli açıklamasına tepki gösterdi. ÜSTEL: RUM TARAFININ YILLARDIR SÜRDÜRDÜĞÜ UZLAŞMAZ VE MAKSİMALİST ZİHNİYETİN AÇIK BİR İTİRAFI Yeorgios'un açıklamalarının, ne adadaki tarihsel gerçeklerle ne de çözüm iradesiyle bağdaştığını kaydeden Üstel, "Dini bir makamdan beklenen, barış, hoşgörü ve uzlaşı çağrısı yapmasıyken; Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğini yok sayan, tek yanlı ve düşmanca bir dili tercih etmesi kabul edilemez." dedi. Üstel, "Başpiskopos'un iki bölgeli, iki toplumlu federasyon dahil farklı çözüm modellerini 'ulusal ötenazi' gibi son derece provokatif ifadelerle mahkum etmesi, Rum tarafının yıllardır sürdürdüğü uzlaşmaz ve maksimalist zihniyetin açık bir itirafı." ifadesini kullandı. Bu yaklaşımın Kıbrıs'ta "çözümsüzlüğün asıl kaynağının kimler olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu" vurgulayan Üstel, bu anlayışın, Kıbrıs Türk halkının eşit siyasi ortaklığını ve egemenliğini kabullenemediğini belirterek, bu durumu "Kıbrıs'ta yaşanan gerçek ulusal dram" olarak niteledi. "TÜRK HALKINI YOK SAYAN DAYATMALAR KABUL EDİLEMEZ" Üstel, Kıbrıs Türk halkının, 1963'ten beri ağır bedeller ödeyerek bugünlere geldiğini kaydederek, "Hiç kimsenin, Kıbrıs Türk halkını yok sayan, güvenliğini ve geleceğini riske atan dayatmaları kabul etmesini beklemesi mümkün değildir." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye Cumhuriyeti'nin adadaki askeri varlığının "uluslararası anlaşmalara ve özellikle Garanti Antlaşması'ndan doğan meşru haklara" dayandığına işaret eden Üstel, 1974 yılından bu yana Kıbrıs'ta barış, huzur ve güven ortamı tesis edildiğini belirtti.​​​​​​​ Üstel, Rum tarafının son yıllarda ittifaklar kurarak, askeri anlaşmalar yaparak ve silahlanmayı artırarak bir sonuca ulaşabileceğini düşünmesinin gerçekçi olmadığını, silahlanma ve tehdit dilinin, Kıbrıs'ta çözüm üretmeyeceğini, aksine gerginliği derinleştireceğini ve halklar arasındaki güveni daha da zedeleyeceğini vurguladı. "KIBRIS TÜRK HALKI KENDİ LİDERLERİNİ KENDİSİ SEÇER VE KENDİ GELECEĞİNE KENDİSİ KARAR VERİR" Kıbrıs'ın ihtiyacının "yeni cepheler ve askerî hesaplar" değil, karşılıklı saygıya dayalı kalıcı bir uzlaşı olduğuna dikkati çeken Üstel, "Sayın Başpiskopos’un Kıbrıslı Türk liderlerin iradesini yok sayarak, onları dış güçlerin gölgesinde göstermeye çalışması da açık bir saygısızlıktır. Kıbrıs Türk halkı kendi liderlerini kendisi seçer ve kendi geleceğine kendisi karar verir. Bu iradeyi küçümseyen her yaklaşım, barışa değil, gerilime hizmet eder." ifadelerini kullandı. Üstel, Kıbrıs Türk tarafının yapıcı ve gerçekçi bir çözümden yana olmaya devam edeceğini vurgulayarak, "Ancak bu çözüm, iki halkın egemen eşitliğine ve eşit uluslararası statüsüne dayanmak zorundadır." dedi. Dini makamların, asli görevlerinin ulvi ve manevi değerlere odaklanmak olduğunu; buna karşın "siyaseti körükleyen ve halklar arasında düşmanlığı derinleştiren açıklamalar yapmasının" Kıbrıs'ta barışa katkı sağlamayacağını kaydeden Üstel, "Kıbrıs'ta çözüm, tehditkar söylemlerle, tek yanlı dayatmalarla değil; karşılıklı saygı, gerçekçilik ve iki halkın iradesini esas alan bir anlayışla mümkündür." değerlendirmesinde bulundu.

KKTC Başbakanı Üstel'den İsrail, Yunanistan, GKRY liderlerine sert tepki Haber

KKTC Başbakanı Üstel'den İsrail, Yunanistan, GKRY liderlerine sert tepki

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanlık Ofisi, Başbakan Üstel’in İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Yunanistan’ın Tel Aviv’de düzenlediği zirveye ilişkin değerlendirmelerine dair açıklama yaptı. Açıklamaya göre KKTC Başbakanı Ünal Üstel, üç ülkenin Doğu Akdeniz’de barış, istikrar ve işbirliği zeminini güçlendirmek yerine gerilimi tırmandırmayı, askerî bloklaşmayı ve dışlayıcı politikaları tercih ettiğini kaydederek, "İsrail, Yunanistan ve GKRY üçlüsünün Tel Aviv’de gerçekleştirdiği zirveyi ve basına yansıyan 'ortak askeri güç' kurma planlarını dikkatle ve ibretle takip ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu. "RUM-YUNAN İKİLİSİNİN BU TEHLİKELİ OYUNDA FİGÜRAN OLMAYI KABUL ETMESİ, TARİHSEL BİR YANILGIDIR" İsrail, Yunanistan ve GKRY’nin toplam 2 bin 500 kişilik bir "Hızlı Müdahale Gücü" oluşturarak bunu Türkiye’ye ve Kıbrıs Türk halkına karşı bir "caydırıcılık ekseni" olarak sunmalarının, yalnızca açık bir düşmanlık göstergesi değil, aynı zamanda Doğu Akdeniz barışına yönelmiş yeni ve tehlikeli bir tehdit olduğunu vurgulayan Üstel, şu ifadeleri kullandı: Orta Doğu’da sürdürdüğü saldırgan politikalarla insani değerleri ayaklar altına alan İsrail yönetimi, bu istikrarsızlığı şimdi de Doğu Akdeniz’e taşımaya çalışmaktadır. Bölgeyi bir 'barış alanı' olmaktan çıkarıp 'çatışma sahasına' dönüştürme çabaları, yalnızca Kıbrıs Adası’nı değil, tüm Akdeniz havzasını tehdit etmektedir. Rum-Yunan ikilisinin bu tehlikeli oyunda figüran olmayı kabul etmesi, tarihsel bir yanılgıdır. Üstel, GKRY liderliğinin bir yandan uluslararası topluma "çözüm" söylemleri sunarken, diğer yandan Türkiye’ye karşı askerî ittifaklar kurma arayışında olduğunun altını çizerek, "Bu ikiyüzlü yaklaşım, Ada'daki gerçeklerden ne denli kopuk olduklarının açık göstergesidir. Silahlanmayı ve askeri paktları çözüm zanneden bu zihniyet, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve iki devletli çözüm vizyonunun neden haklı ve zorunlu olduğunu bir kez daha teyit etmiştir." değerlendirmesini yaptı. KKTC Başbakanı, bu adımların müzakere zeminini ortadan kaldırdığı ve olası bir uzlaşıyı imkansız kıldığı mesajını verdi. Kıbrıs Türk halkına yönelik "soykırım girişiminin miladı olan Kanlı Noel'in" yıl dönümünde, Rum liderliğinin bu mezalimden ders çıkarmak yerine o günkü saldırgan zihniyeti öven ve bugün de askeri planlarla yeniden diriltmeye çalışan tutumunun kabul edilemez olduğuna dikkat çeken Üstel, "1963’te Kıbrıs Cumhuriyeti’ni kana bulayan zihniyet neyse, bugün Doğu Akdeniz'de Türkiye karşıtı askeri güç kurmaya yeltenen zihniyet de aynıdır. Bu anlayışla sağlıklı bir müzakere sürecinin yürütülmesi mümkün değildir." ifadelerini kullandı. "KKTC İLE TÜRKİYE ET VE TIRNAK GİBİ" Üstel, KKTC ile Türkiye'nin "et ve tırnak gibi" olduğunu belirterek, "Doğu Akdeniz’de, 'mavi vatan'da ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenlik alanlarında; Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk halkının meşru haklarını yok sayan, bizi denklem dışına itmeye çalışan her türlü askeri plan, boru hattı projesi ya da siyasi ittifak baştan ölü doğmaya mahkumdur." ifadesine yer verdi. KKTC'nin Türkiye ile birlikte kendisine yönelen "her türlü tehdidi bertaraf edecek güce", hak ve menfaatlerini savunacak diplomatik ve askeri iradeye sahip olduğu mesajını veren Üstel, barışın yolunun askeri maceraperestlikten değil, Ada'daki gerçeklerin, "yani iki ayrı halkın ve iki ayrı devletin varlığının kabul edilmesinden" geçtiğini bildirdi.

KKTC Başbakanı Üstel’den GKRY liderine “Kanlı Noel” tepkisi Haber

KKTC Başbakanı Üstel’den GKRY liderine “Kanlı Noel” tepkisi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Hristodulidis'in "Kanlı Noel" katliamını "kahramanlık" olarak nitelendirmesine tepki gösterdi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis'in "Kanlı Noel" katliamını "kahramanlık" olarak nitelendirmesine tepki göstererek, "Bir yandan EOKA terörünü 'kahraman' olarak alkışlayıp, diğer yandan barıştan söz etmek açık bir ikiyüzlülüktür." ifadesini kullandı. Türk Ajansı Kıbrıs'ın (TAK) haberine göre KKTC Başbakanı Üstel, konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Üstel, Hristodulidis'in Kıbrıs Türk halkına yönelik sistematik katliamların simgesi olan "Kanlı Noel"i "kahramanlık" olarak nitelendirdiğine işaret ederek, bunun yalnızca tarihsel çarpıtma değil, insanlığa karşı işlenmiş suçların açıkça yüceltilmesi olduğunu vurguladı. 21 Aralık 1963'te başlayan, kadın, çocuk ve yaşlı demeden Kıbrıs Türk halkını hedef alan EOKA terörünün "açık bir etnik temizlik" girişimi olduğuna dikkati çeken Üstel, "Bu karanlık dönemi 'Kıbrıs'ın modern tarihinde bir dönüm noktası' olarak tanımlamak, masumların kanı üzerinden siyaset yapmaktır." değerlendirmesinde bulundu. Üstel, Kıbrıs Türk halkının tarihini katliamlarla değil, direnişle, onurla ve devletleşme iradesiyle yazdığına işaret ederek, şunları kaydetti: "Bir yandan EOKA terörünü 'kahraman' olarak alkışlayıp, diğer yandan barıştan söz etmek açık bir ikiyüzlülüktür. Katliamları meşrulaştıran bir zihniyetle ne samimi diyalog kurulabilir ne de adil çözüm mümkündür. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, tarihine, şehitlerine ve halkının onuruna uzanan hiçbir dili kabul etmemiştir, etmeyecektir. Kıbrıs Türk halkı boyun eğmez, diz çökmez ve unutmaz. Bu topraklarda barış ancak gerçeklerle yüzleşildiğinde mümkündür, katliamları yücelterek değil. Nikos Hristodulidis, bu ifadeleriyle Kıbrıs Türk halkının neden ana vatan Türkiye'nin etkin ve fiili garantisine ve Türk askerinin Ada'daki varlığına hayati derecede ihtiyaç duyduğunu, tüm dünyaya kendi beyanlarıyla bir kez daha açıkça göstermiştir." GKRY lideri Hristodulidis, terör örgütü EOKA tarafından Kıbrıs Türklerine yönelik katliamların başlatıldığı 21 Aralık 1963'ün "Kıbrıs'ın modern tarihinde bir dönüm noktası" olduğunu savunmuştu. Hristodulidis, EOKA mensupları ile Rum polislerinin yürüttüğü silahlı faaliyetleri "mücadele", "fedakarlık" ve "kahramanlık" olarak nitelendirmişti. KANLI NOEL Kıbrıs'ta terör örgütü EOKA militanlarınca 21 Aralık 1963'te Kıbrıs Türklerine yönelik başlatılan ve tarihe "Kanlı Noel" olarak geçen katliamın 62. yılı. İki toplumun ortaklığında kurulan "Kıbrıs Cumhuriyeti"nden Türkleri şiddet yoluyla tasfiye etmeyi hedefleyen Akritas Planı'nı uygulamaya koyan EOKA'cı Rum çeteleri, 20 Aralık 1963'ü 21 Aralık'a bağlayan gece Lefkoşa'da saldırıya geçerek onlarca Kıbrıs Türkünü şehit etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.