SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gkry

QHA - Kırım Haber Ajansı - Gkry haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gkry haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

MSB'den Kıbrıs mesajı: İki devletli çözüm dışındaki girişimler kabul edilemez! Haber

MSB'den Kıbrıs mesajı: İki devletli çözüm dışındaki girişimler kabul edilemez!

Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) güvenliğinin Türkiye'nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayarak, Ada'daki mevcut hassas dengeyi bozmayı hedefleyen hiçbir girişimin kabul edilemeyeceğini bildirdi. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Kara Kuvvetlerinin 2235'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Kara Kuvvetleri Komutanlığında düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında açıklamalarda bulundu. Türk Kara Kuvvetlerinin köklü tarihine de değinen Aktürk, Kara Kuvvetlerinin Mete Han tarafından kurulan askerî teşkilattan Sultan Alparslan'ın Malazgirt Zaferi'ne, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'un fethinden Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğinde kazanılan Millî Mücadele'ye uzanan güçlü bir mirasa sahip olduğunu belirtti. Aktürk, Türk Kara Kuvvetlerinin sahip olduğu tarihî birikim ve tecrübeyle Türkiye'nin güvenliği için görev yapmayı sürdürdüğünü ifade etti. "DÜNYANIN EN ETKİN VE CAYDIRICI ASKERÎ GÜÇLERİNDEN BİRİ" Kara Kuvvetleri Komutanlığının, gelişmiş teknolojiye sahip, harekat etkinliği yüksek, her türlü tehdit ve risk karşısında görev yapabilen dünyanın en etkin ve caydırıcı askerî güçlerinden biri olduğunu vurgulayan Aktürk, "Konvansiyonel ve hibrit harbi kapsayacak şekilde harbe hazırlık seviyesini teknolojik gelişmelerle daha ileri taşımaya devam eden Kara Kuvvetleri Komutanlığımız, siber savunma, ağ destekli ve elektronik harp yeteneklerini geliştirmeyi, yapay zekâ destekli karar destek sistemlerini yaygınlaştırmayı, insansız hava araçları (İHA), taarruzi İHA, hava savunma ve uzun menzilli füze sistemlerine yönelik projelere ağırlık vererek, yerli ve milli savunma sanayii ile tam uyum içinde çalışmak suretiyle geleceğin harekat ortamını şekillendirmeyi hedeflemektedir." ifadelerini kullandı. Kara Kuvvetleri Komutanlığının kuruluş yıl dönümü etkinliklerine ilişkin bilgi veren Aktürk, bugün İzmir'deki İstihkam Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında, yarın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki 28'inci Mekanize Piyade Tümen Komutanlığında kutlama yapılacağını kaydetti. Aktürk, 28 Haziran'da ise İstanbul'daki 23'üncü Komando Tugay Komutanlığında, Diyarbakır'daki 7'nci Kolordu Komutanlığında, Gaziantep'teki 5'inci Zırhlı Tugay Komutanlığında, Şanlıurfa'daki 20'nci Zırhlı Tugay Komutanlığında, Kars'taki 14'üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında, İzmir'deki Ege Ordusu Komutanlığı ve Kayseri'deki 1'inci Hava İndirme ve Komando Tugay Komutanlığında kutlama törenleri olacağını, törenlere tüm halkın davetli olduğunu dile getirdi. KIBRIS'TA İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM DIŞINDAKİ GİRİŞİMLER KABUL EDİLEMEZ Aktürk haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Rum basınında yer alan, BM Genel Sekreteri'nin Kişisel Temsilcisi tarafından yeni bir Kıbrıs planı hazırlandığı ve bunun KKTC ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) görüşüne sunulacağı yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine açıklama yapıldı. Ada'da kalıcı, adil ve sürdürülebilir bir çözümün ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün teyit edildiği iki devletli çözüm modeliyle mümkün olacağı vurgulayan Aktürk, "Bu temel gerçek göz ardı edilerek ortaya konulacak hiçbir girişim Kıbrıs Türk halkının iradesini yansıtmayacağı gibi bölgede kalıcı bir istikrar da sağlayamayacaktır." ifadelerini kullandı. Aktürk ayrıca, Türkiye'nin Kıbrıs meselesindeki tutumunun açık, net ve değişmediğini belirterek, "Kıbrıs Türk halkının haklarını yok sayan ve Ada'daki mevcut hassas dengeyi bozmayı amaçlayan hiçbir girişim Türkiye açısından kabul edilemez. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliği Türkiye'nin güvenliğidir." cümlelerini sarf etti. Aktürk, Türkiye'nin garantör devlet olarak uluslararası anlaşmalardan ve uluslararası hukuktan doğan hak ve yetkileri çerçevesinde Kıbrıs'ta barış, güvenlik ve istikrarın teminatı olmayı sürdüreceğini kaydetti.

Erhürman'dan Rum basınındaki iddialara yanıt: Kıbrıs Türk halkı yeni bir hayal kırıklığı yaşamayacak! Haber

Erhürman'dan Rum basınındaki iddialara yanıt: Kıbrıs Türk halkı yeni bir hayal kırıklığı yaşamayacak!

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs meselesine ilişkin son dönemde basında yer alan haber ve yorumlara değinerek, Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesinin net olduğunu ve kamuoyunun doğru şekilde bilgilendirileceğini vurguladı. Yazılı açıklama yayımlayan Erhürman, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) seçimlerin ve Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığının ardından yeni bir girişim başlatmaya hazırlandığını aylardır dile getirdiklerini belirterek, Kıbrıs Türk tarafının çözüm iradesi çerçevesinde bu çabaları desteklediğini ifade etti. Son dönemde Rum basınında konuya ilişkin çok sayıda haber ve değerlendirme yayımlandığına dikkat çeken Erhürman, bu haberlerin bir bölümünün Türkçeye çevrilerek KKTC basınında da yer aldığını hatırlattı. "SONUÇ VERMEYECEK SÜREÇLERE GİRMEYECEĞİZ" Kıbrıs Türk tarafının son üç yıldır benimsediği ilke ve metodolojiyi ilgili tüm taraflarla paylaştığını belirten Erhürman, amaçlarının yalnızca müzakere yapmak değil, somut sonuç üretecek bir çözüm süreci yürütmek olduğunu kaydetti. Erhürman, sonuç alınması mümkün olmayan ve geçmişte yaşanan başarısız süreçleri tekrar edecek müzakerelere girilmeyeceğini vurguladı. "2004 VE 2017'DEKİ HAYAL KIRIKLIKLARI TEKRARLANMAYACAK" Güney Kıbrıs'ta son dönemde yoğunlaşan tartışmaların önemli bölümünün temelsiz olduğunu söyleyen Erhürman, KKTC yönetiminin konuya sakin, kararlı ve tutarlı bir şekilde yaklaştığını ifade etti. Kıbrıs Türk halkının 2004 ve 2017 yıllarında büyük hayal kırıklıkları yaşadığını hatırlatan Erhürman, "2026'da yeni bir hayal kırıklığı yaşanmasına asla izin vermeyiz." dedi. "SON SÖZÜ TARAFLAR VE GARANTÖR ÜLKELER SÖYLER" Kıbrıs sorununa ilişkin çeşitli fikirlerin gündeme getirildiğini ancak henüz kamuoyu önünde kapsamlı şekilde tartışılabilecek olgunluğa ulaşmış somut bir önerinin bulunmadığını belirten Erhürman, uluslararası aktörlerin süreci yakından takip ettiğini söyledi. Erhürman, "5+1 formatında yürütülen süreçlerde son söz hakkı, Kıbrıs'taki iki taraf ile üç garantör ülkeye aittir." değerlendirmesinde bulundu. Kıbrıs Türk halkının çözüm sürecinin asli unsuru olduğunu vurgulayan Erhürman, anlamlı ve somut gelişmeler ortaya çıktığında kamuoyunun zamanında ve doğru şekilde bilgilendirileceğini ifade etti. Açıklamasının sonunda kamuoyuna çağrıda bulunan Erhürman, "Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da konuyu ciddiyetle ele alacağız; ne umutsuzluk satacağız ne de umut tacirliği yapacağız." ifadelerini kullandı.

MSB'den Fransa-GKRY anlaşmasına sert tepki: KKTC'nin hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceğiz Haber

MSB'den Fransa-GKRY anlaşmasına sert tepki: KKTC'nin hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceğiz

Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Fransa ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında imzalanan kuvvetlerin statüsü anlaşmasına sert tepki göstererek, Türkiye'nin garantör ülke sıfatıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) hak ve menfaatlerini korumayı sürdüreceğini vurguladı. Bakanlık ayrıca, Yunan basınında yer alan Türk savaş uçaklarının Yunanistan Savunma Bakanı ve Avrupalı bakanları taşıyan uçakları taciz ettiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. MSB'nin haftalık basın bilgilendirme toplantısında yapılan açıklamada, Doğu Akdeniz'de istikrarı bozabilecek ve gerginliği artırabilecek gelişmelerin yakından takip edildiği belirtildi. "1960 KIBRIS ANTLAŞMALARINA VE ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRI" Açıklamada, Kıbrıs'ta garantörlük sıfatı bulunmayan Fransa ile GKRY arasında imzalanan anlaşmanın, Ada'daki hassas dengeleri tek taraflı olarak değiştirmeyi amaçladığı ifade edilerek, "Kıbrıs Türklerinin iradesini ve egemen eşit haklarını yok sayan söz konusu anlaşma, 1960 Kıbrıs Antlaşmalarına ve uluslararası hukuka aykırıdır." ifadelerine yer verildi. MSB, söz konusu girişimin hiçbir meşruiyet taşımadığını belirterek, sonuçları yeterince hesaplanmadan atılan bu tür adımların Ada'nın güneyi açısından tehlikeli sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. "TÜRKİYE'YE KARŞI BAŞARI ŞANSI YOK" Bakanlık açıklamasında, bölgedeki hassas dengeleri göz ardı eden ve Türkiye ile KKTC'nin hak ve menfaatlerini hedef alan herhangi bir askerî ittifakın başarı şansının bulunmadığı vurgulandı. Türkiye'nin garantör ülke olarak geçmişte olduğu gibi bugün de KKTC'nin güvenliğini sağlamaya ve haklarını korumaya devam edeceğinin altı çizilen açıklamada, "Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden hasmane tutumlara karşı en sert cevabı verme güç ve kararlığındadır." ifadeleri kullanıldı. YUNAN BASININDAKİ "TACİZ" İDDİALARINA YALANLAMA MSB, bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya platformlarında yer alan, "Türk uçaklarının Yunanistan Savunma Bakanı ve Avrupalı bakanları taşıyan uçakları taciz ettiği" yönündeki iddiaların organize ve bilinçli bir provokasyon olduğunu belirterek söz konusu haberleri yalanladı. Açıklamada, Yunanistan ve GKRY'nin zaman zaman KKTC hava sahasını ihlal eden ve bölgedeki hassas dengeleri gözetmeyen faaliyetlerde bulunduğu ifade edildi. "DÖRT HAVA ARACI KKTC HAVA SAHASINI İHLAL ETTİ" MSB'nin verdiği bilgilere göre, 7 Haziran 2026 tarihinde Yunanistan-GKRY rotasında uçuş gerçekleştiren altı hava trafiğinden dördü KKTC hava sahasını ihlal etti. Bunun üzerine KKTC'de Alarm Reaksiyon nöbetinde bulunan iki F-16 savaş uçağının tedbir amacıyla derhal havalandırıldığı belirtilen açıklamada, Türk uçaklarının yalnızca KKTC hava sahasında görev yaptığı ve GKRY hava sahasını ihlal etmediği kaydedildi. Bakanlık, söz konusu hava araçlarına herhangi bir tacizde bulunulmadığını vurgulayarak, bölgede gerginliği artırmaya ve mağduriyet algısı oluşturmaya yönelik provokatif girişimlerin kabul edilemez olduğunu ifade etti. MSB, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de uluslararası hukuktan doğan hak ve menfaatlerini koruma konusundaki kararlılığını sürdüreceğini ve KKTC'nin güvenliğine yönelik tehditlere karşı gerekli tüm tedbirleri almaya devam edeceğini yineledi.

Fransa'nın GKRY ile askerî iş birliğine KKTC'den tepki! Haber

Fransa'nın GKRY ile askerî iş birliğine KKTC'den tepki!

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı, Fransa ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında 8 Haziran 2026 tarihinde imzalanan Kuvvetlerin Statüsü (SOFA) Anlaşması'na sert tepki gösterdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, söz konusu anlaşmanın Fransız askerî unsurlarının adada konuşlandırılmasının yanı sıra teknoloji paylaşımı, ortak askerî tatbikatlar, eğitim faaliyetleri, askerî tesislere teçhizat desteği ve savunma sanayisi iş birliği gibi unsurları içerdiği belirtildi. KKTC Dışişleri Bakanlığı, anlaşmanın Kıbrıs Türk halkının egemen eşitlik haklarını yok saydığını ve adadaki hassas güvenlik dengelerini bozmayı amaçladığını savunarak, bu tür girişimlerin KKTC ve Kıbrıs Türk halkı açısından "yok hükmünde" olduğunu vurguladı. "TÜRKİYE'NİN GARANTÖRLÜĞÜNÜN ÖNEMİNİ GÖSTERİYOR" Açıklamada, yaşanan gelişmelerin Türkiye'nin etkin ve fiilî garantörlüğünün taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koyduğu ifade edilerek, Türkiye ile savunma ve güvenlik alanındaki iş birliğinin daha da güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi. GKRY'nin bir yandan çeşitli ülkelerle askerî iş birlikleri geliştirirken diğer yandan Kıbrıs müzakerelerinde "sıfır asker, sıfır garanti" tezini savunmasının samimiyetsizlik olduğu belirtildi. FRANSA'YA ÇAĞRI KKTC Dışişleri Bakanlığı, GKRY'nin Kıbrıs Türk halkını ve adanın tamamını temsil etme yetkisine sahip olmadığını belirterek, adanın tamamını ilgilendiren konularda tek taraflı anlaşmalar yapmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Açıklamada ayrıca Fransa'nın GKRY ile attığı adımların adadaki iki devlet arasında iş birliği ve diyalog oluşturulmasına zarar verdiği savunularak, Paris yönetimine Doğu Akdeniz'deki istikrarı olumsuz etkileyen girişimlerine son verme çağrısında bulunuldu. FRANSIZ ASKERLERİNE KIBRIS'TA HUKUKİ STATÜ Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile Fransa arasında, Fransız askerî unsurlarının GKRY'de konuşlandırılmasını ve iki taraf arasındaki savunma iş birliğini düzenleyen Kuvvetler Statüsü Anlaşması (SOFA) imzalandı. GKRY lideri Nikos Hristodulidis, anlaşmanın yürürlüğe girdiğini açıklarken, düzenleme Fransa'ya GKRY'deki askerî üsleri ve altyapıyı kullanma imkânı sağlıyor. Anlaşmanın ayrıca askerî teknoloji paylaşımı, ortak tatbikatlar ve stratejik diyalog mekanizmalarını da kapsadığı belirtiliyor. Fransa'nın Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki faaliyetleri açısından anlaşmanın önemli bir hukuki zemin oluşturduğu değerlendiriliyor.

KKTC'den Rum Lider Hristodulidis'e sert yanıt: Algı operasyonu yapıyor Haber

KKTC'den Rum Lider Hristodulidis'e sert yanıt: Algı operasyonu yapıyor

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis'in Kıbrıs'ta sözde bir "fırsat penceresi" bulunduğuna ilişkin açıklamalarına sert tepki gösterdi. Bakanlık, söz konusu ifadelerin gerçeklerle bağdaşmadığını ve uluslararası kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir algı oluşturma çabası olduğunu belirtti. KKTC Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Kıbrıs Türk tarafının tutumunun net ve değişmez olduğu vurgulanarak, Rum tarafının Kıbrıs Türk halkını siyasi eşitliğe sahip bir ortak olarak görmeyen anlayışını sürdürdüğü ifade edildi. Açıklamada, Rum yönetiminin adanın tek sahibi olduğu yönündeki yaklaşımını devam ettirdiği belirtilerek, bu zihniyetin geçmişteki çözüm girişimlerinin başarısızlığa uğramasının temel nedenlerinden biri olduğu kaydedildi. "FEDERASYON MODELİ TÜKENMİŞTİR" Bakanlık açıklamasında, yarım yüzyılı aşkın süredir denenen federasyon temelli çözüm modelinin artık tükendiği vurgulandı. Rum tarafının uzlaşmaz tutumu, maksimalist talepleri ve Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarını görmezden gelen yaklaşımı nedeniyle geçmiş müzakere süreçlerinin sonuçsuz kaldığı ifade edildi. Açıklamada, aynı yöntemlerin tekrar denenerek farklı sonuçlar beklenmesinin gerçekçi olmadığı belirtilerek, bunun yalnızca zaman kaybına yol açacağı kaydedildi. "YENİ SÜREÇ ANCAK EGEMEN EŞİTLİĞİN KABULÜYLE MÜMKÜN" KKTC Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin taraflara yeni fikirler ortaya koymaları yönündeki çağrısına işaret ederek, KKTC'nin olası bir anlaşmanın ancak egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde mümkün olabileceği görüşünü ilgili taraflarla paylaştığını hatırlattı. Açıklamada, KKTC'nin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi durumunda yeni bir sürecin başlayabileceği belirtilerek, adada kalıcı ve sürdürülebilir bir anlaşmanın ancak iki bağımsız ve egemen devletin varlığının kabul edilmesiyle sağlanabileceği vurgulandı. "MÜZAKERELERE BAŞLANMASI İÇİN ZEMİN YOK" Bakanlık, GKRY'nin BM Genel Sekreteri'nin görev süresini gerekçe göstererek yapay bir zaman baskısı oluşturmaya çalıştığını savundu. Kıbrıs Türk tarafı açısından böyle bir baskının herhangi bir anlam ifade etmediği belirtilen açıklamada, taraflar arasında yeni müzakerelerin başlaması için gerekli zeminin bulunmadığı ifade edildi. Açıklamada, Rum tarafının uluslararası topluma müzakerelerin yeniden başlayabileceği yönünde bir izlenim vermeye çalıştığı, ancak bunun mevcut gerçeklikle örtüşmediği kaydedildi. KIBRIS TÜRKLERİNE YÖNELİK İZOLASYONLARIN KALDIRILMASI ÇAĞRISI KKTC Dışişleri Bakanlığı, uluslararası topluma da çağrıda bulunarak Kıbrıs Türk halkına yönelik uygulandığını belirttiği haksız ve gayri yasal izolasyonların kaldırılması için somut adımlar atılmasını istedi. Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının 60 yılı aşkın süredir çeşitli kısıtlamalara maruz bırakıldığı belirtilerek, uluslararası toplumun bu konuda daha aktif bir tutum sergilemesi gerektiği ifade edildi. "TÜRKİYE'NİN DESTEĞİYLE KARARLILIKLA YOLUMUZA DEVAM EDİYORUZ" Bakanlık açıklamasının sonunda, KKTC'nin Anavatan Türkiye Cumhuriyeti'nin tam desteğiyle adada ve Doğu Akdeniz bölgesinde adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir iş birliği ortamı oluşturma hedefini sürdürdüğü vurgulandı. KKTC'nin, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki iki devletli çözüm vizyonunu kararlılıkla savunmaya devam edeceği belirtilerek, Kıbrıs'ta kalıcı istikrarın ancak mevcut gerçeklerin kabul edilmesiyle mümkün olacağı ifade edildi.

Fransa’nın tehlikeli Kıbrıs oyunu: “Kıbrıs Türküne karşı atılacak her adım karşılık görecek” Haber

Fransa’nın tehlikeli Kıbrıs oyunu: “Kıbrıs Türküne karşı atılacak her adım karşılık görecek”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis'in “Fransız askerlerinin, Güney Kıbrıs’a konuşlandırılacağı” açıklamasını son derece tehlikeli, provokatif ve kabul edilemez olarak niteledi. Hristodulidis’in Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaptığı görüşmenin ardından “Fransız askerlerinin, Güney Kıbrıs’a konuşlandırılacağı” açıklamasına tepki gösteren Üstel, “Bir yandan yeni bir müzakere sürecinden bahseden Hristodulidis ve zihniyeti, diğer yandan Kıbrıs Türk halkını yok saymakta ve görmezden gelmektedir. Bu çelişkili tutum, onun gerçek niyetini açıkça ortaya koymaktadır.” ifadelerini kullandı. “BU TEHLİKELİ ADIMLARDAN BİR AN ÖNCE VAZGEÇİN” Ada'da herhangi bir askerî adım atılabilmesi için öncelikle Kıbrıs Türk halkının rızası ve onayının zorunlu olduğunu vurgulayan Üstel, barış ve huzur ortamına zarar veren tek taraflı adımların yok hükmünde olduğunun altını çizdi. Macron’un açıklamasını “küstahça” bulanan Üstel, “Girdiği hemen her ülkeyi sömürme anlayışıyla bilinen Fransa’nın, Kıbrıs Rumlarına sunabileceği tek şey; uzun vadede büyük bir hayal kırıklığı olacaktır. Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir çözümün önündeki en büyük engellerden biri olan Avrupa Birliği’nin (AB) üyesi Fransa’nın, Ada'ya asker konuşlandırma girişimleri, aynı zamanda AB'nin ikiyüzlü politikasının da açık bir göstergesidir. AB'nin hiçbir üyesi, KKTC’nin egemenlik haklarını ve güvenliğini göz ardı edecek kararlar alamaz ve eylemler içerisinde bulunamaz.” değerlendirmesinde bulundu. Kıbrıs Türkünü yok sayarak atılacak her adımın “karşılık göreceğini” vurgulayan Üstel, “Tavsiyem; bu tehlikeli adımlardan bir an önce vazgeçmenizdir, aksi takdirde kaybeden yine siz olacaksınız." uyarısında bulundu.

Kıbrıs’ta 1 Nisan gerginliği: Sivillere bombalı saldırı! Haber

Kıbrıs’ta 1 Nisan gerginliği: Sivillere bombalı saldırı!

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde (GKRY), terör örgütü EOKA’nın kuruluş yıl dönümü nedeniyle toplanan Rum grupların, Lefkoşa’daki sınır hattından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) tarafında bulunan sivillere saldırı düzenlediği bildirildi. Yetkililerden alınan bilgilere göre, 1 Nisan kapsamında Lefkoşa’nın güneyinde bir araya gelen gruplar, sınırın sıfır noktasına gelerek KKTC topraklarında yer alan Yiğitler Burcu’ndaki parkta bulunan sivillere taş, sopa ve el yapımı patlayıcılar fırlattı. Olay sırasında bölgede bulunan Türk askerinin müdahalesi ve KKTC polisinin güvenlik önlemleri almasının ardından, aralarında maskeli kişilerin de bulunduğu saldırganlar sınır hattından uzaklaşarak kaçtı. KKTC Cumhurbaşkanlığının saldırı sonrası Birleşmiş Milletler (BM) ve GKRY nezdinde diplomatik girişimlerde bulunduğu öğrenildi. ERHÜRMAN SALDIRIYI KINADI KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Lefkoşa’daki Yiğitler Burcu’nda sivillere yönelik gerçekleştirilen saldırıyı kınadı. Erhürman, saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, hem BM Barış Gücü hem de Kıbrıslı Rum liderliğinden en kısa sürede gerekli girişimlerin yapılmasını ve yetkili makamlarla bilgi paylaşılmasını beklediklerini ifade etti. Erhürman, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığından alınan bilgilere göre saat 13.30 sıralarında Yiğitler Burcu’nda bulunan sivillere güney tarafından bir grup tarafından taş ve patlayıcı madde atıldığını belirtti. Saldırının, BM Barış Gücü’nün de kullandığı ve Kıbrıs Rum tarafının sorumluluk alanında bulunan bir bölgede gerçekleştiğine dikkat çeken Erhürman, olayla ilgili hem BM Barış Gücü hem de güneydeki yetkililerle temas kurulduğunu kaydetti. Erhürman, 1 Nisan gibi bu tür olayların yaşanma ihtimalinin yüksek olduğu bir günde bölgede gerekli önlemlerin alınmamış olmasını kabul edilemez olarak nitelendirerek saldırıyı şiddetle kınadı.

KKTC Başbakanı Üstel’den “Kıbrıs Yunandır” sloganına yanıt: Kıbrıs’ta Türk varlığı ebediyen yaşayacaktır Haber

KKTC Başbakanı Üstel’den “Kıbrıs Yunandır” sloganına yanıt: Kıbrıs’ta Türk varlığı ebediyen yaşayacaktır

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Yunanistan'daki bir törende Rum Millî Muhafız Ordusu (RMMO) askerlerinin "Kıbrıs Yunandır" şeklindeki sloganlarına tepki göstererek, "Kıbrıs’ta Türk varlığı ebediyen yaşayacaktır." dedi. Başbakan Üstel, yaptığı yazılı açıklamada, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) son günlerde yaşanan gelişme ve olayları kaygı ile izlediğini belirtti. "KIBRIS ASLA YUNANİSTAN’A AİT OLMADI" Yunanistan'da bir törende Rum askerlerin "Kıbrıs Yunandır" şeklinde slogan attıklarını ve bazı yetkililer ile Yunanistan'ın GKRY'deki büyükelçisinin Rum terör örgütü EOKA'ya özlem duyan ifadeler kullandığını hatırlatan Üstel, "Rum liderliği askerlerine sahip çıkmalı ve şunu net olarak kafasına sokmalıdır; Kıbrıs asla Yunanistan’a ait olmadı, olmayacaktır da! Attıkları veya atacakları sloganlar sadece hayalden ibaret kalacaktır." ifadesini kullandı. Üstel, GKRY Temsilciler Meclisi Başkanı Annita Demetriou'nun partisinin (Demokratik Birlik-DISY) düzenlediği Rum terör örgütü EOKA'yı anma etkinliğinde ortaya çıkan görüntülerin Kıbrıs'ta barış ortamını zedelediğine dikkat çekti. "KIBRIS’TA TÜRK VARLIĞI EBEDİYEN YAŞAYACAKTIR" Yunanistan’ın GKRY'deki Büyükelçisi Konstaninos Kollias’ın "Türk askerinin adadan ayrılması ve garantilerin kaldırılması" yönündeki söylemlerini "hadsizlik" olarak nitelendiren Üstel, Rum askerlerinin "Kıbrıs Yunandır" sloganlarına da tepki göstererek, "Kıbrıs’ta Türk varlığı ebediyen yaşayacaktır. Türkiye’nin ve Türk askerinin adadan ayrılması hayal dahi edilmez." ifadelerini kullandı. "KKTC ARTIK ESKİ KKTC DEĞİLDİR" Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Türkiye artık eski Türkiye değil. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapsın" şeklindeki açıklamasının kendilerine güç verdiğini vurgulayan Başbakan Üstel, "Çünkü anavatanımız sayesinde KKTC artık eski KKTC değildir. Rum liderliği de hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

KKTC’den Rum lider Hristodulidis’in Türkiye açıklamalarına sert tepki Haber

KKTC’den Rum lider Hristodulidis’in Türkiye açıklamalarına sert tepki

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis’in Türkiye ile ilgili açıklamalarını sert ifadelerle kınadı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Hristodulidis’in Türkiye’nin KKTC’ye F-16 savaş uçakları konuşlandırmasının ardından yaptığı değerlendirmelere tepki gösterildi. Açıklamada, 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs’ta yaşanan olayların Kıbrıs Türk halkının hafızasında yerini koruduğu belirtilerek, Rum tarafının geçmişte Kıbrıs Türklerine yönelik uygulamalarının unutulmadığı vurgulandı. “TÜRKİYE’NİN VARLIĞI BARIŞIN TEMİNATIDIR” GKRY’nin son dönemde yürüttüğü askerî iş birlikleri ve silahlanma faaliyetlerinin Kıbrıs’ı yeniden tehlikeli bir sürece sürüklediği ifade edilen açıklamada, Türkiye tarafından KKTC’ye konuşlandırılan 6 adet F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemlerinin Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından memnuniyetle karşılandığı kaydedildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: Kıbrıs Türkü'nün güvenliğinin artırılmasına yönelik 6 adet F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemlerinin, KKTC'ye konuşlandırmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Kıbrıs Türk halkının güvenliği geçmişte olduğu gibi günümüzde de anavatan Türkiye tarafından sağlanmaktadır. Türkiye’nin garantörlüğü ve Ada’daki askerî varlığı, güvenliğin, barış ve istikrarın teminatıdır. RUM LİDERE KINAMA Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi ve Türk askerinin sahadaki caydırıcı varlığının, Kıbrıs Türk halkı için vazgeçilmez hayati bir unsur olduğu vurgulanan KKTC Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, GKRY'nin Nikos Hristodulidis döneminde hızla silahlandığına işaret edildi. Açıklamada, GKRY’nin yürüttüğü yoğun silahlanma faaliyetleri ve dâhil olduğu askerî iş birliklerinin bölgedeki dengeleri değiştirme tehlikesi taşıdığı ve Kıbrıs'ın Doğu Akdeniz'de güvenlik açısından hedef haline gelmesine yol açtığı vurgulandı ve şu ifadeler kaydedildi: GKRY lideri Nikos Hristodulidis'in anavatan Türkiye’nin KKTC'ye konuşlandırdığı, F-16’larla ilgili açıklamasını ve 'Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs’ta işgalci güç olduğu' yönündeki iddiasını şiddetle kınıyoruz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.