SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gürcistan

QHA - Kırım Haber Ajansı - Gürcistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gürcistan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ukrayna Ahıska Türkleri Vatan Cemiyeti Avrupa Temsilcisi Aslanov'dan QHA'ya özel açıklamalar Haber

Ukrayna Ahıska Türkleri Vatan Cemiyeti Avrupa Temsilcisi Aslanov'dan QHA'ya özel açıklamalar

Ukrayna Ahıska Türkleri Vatan Cemiyeti Avrupa Temsilcisi Ahmet Aslanov, cemiyetin çalışmaları, Ahıska Türklerinin 1944 yılında yaşadığı sürgünün bugüne yansımaları ve Ahıska Türklerinin ana vatanları olan Ahıska bölgesine dönüşü üzerine Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirmelerde bulundu. “HER AHISKA TÜRKÜNÜN KALBİNDE GÜÇLÜ BİR VATAN SEVGİSİ VARDIR” Aslanov, “Her Ahıska Türkünün kalbinde güçlü bir vatan sevgisi vardır, bu sevgi toplumumuzu ister bireysel ister bir kurum içinde, vatan davasına az ya da çok sahip çıkması neticesine getiriyor.” ifadelerine yer vererek söz konusu anlayış ve adalet arayışı sonucunda 2025 yılından itibaren Avrupa’da faaliyet gösteren Ukrayna Ahıska Türkleri Vatan Cemiyeti temsilciliğinin bir yıl boyunca Avrupa’nın farklı ülkelerinde, Ahıska Türklerinin sorununu konu edinen çeşitli programlara katılma ve program düzenleme fırsatı bulduğunu kaydetti. Söz konusu programların hem Ahıska Türklerinin tarihinin ve kültürünün tanıtılması hem de Ahıska Türkleri meselesinin uluslararası platformlarda dile getirilmesi açısından önemini dile getiren Aslanov, Ukrayna Ahıska Türkleri Vatan Cemiyetinin söz konusu çalışmaların verimli olması açısından her daim Avrupa’daki siyasi ortamı göz önünde bulundurduğunu belirterek “Avrupa Birliği ülkeleri, genel olarak insan hakları, azınlık hakları ve kültürel çeşitliliğin korunması konusunda güçlü hukuki mekanizmalara sahiptir. Bu durum, biz Ahıska Türklerinin tarihî mağduriyetlerini anlatması ve kültürel kimliğinin tanıtılması için önemli bir zemin oluşturuyor.“ dedi. Ancak bu sürecin Avrupa ile Gürcistan arasındaki siyasi ilişkileri ve bölgesel dengeleri de etkilemekte olduğunu kaydeden Aslanov, Gürcistan’ın Avrupa Birliği (AB) ile entegrasyon süreci ve Rusya ile yaşadığı siyasi gerilimler nedeniyle azınlık meselelerinin bazen siyasi gündemin arka planında kalabildiğini, buna rağmen uluslararası platformlarda bu konunun dile getirilmesinin en azından dünya kamuoyu için bir hatırlatma işlevi gördüğünü bildirdi. ANATAVANA DÖNÜŞ MESELESİ, 81 YILDIR HÂLÂ BİR ÇÖZÜME ULAŞTIRILAMADI Ukrayna Ahıska Türkleri Vatan Cemiyeti Avrupa Temsilcisi olarak gerçekleştirdiği en dikkat çekici çalışmadan bahseden Aslanov, “Bu bağlamda, 5-6 Mayıs 2025 tarihlerinde Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ek insani boyut toplantılarında Ukrayna Ahıska Türkleri Vatan Cemiyeti adına yaptığım konuşma, benim için çok anlamlı bir deneyimdi. İki dakikalık bir konuşmaya Ahıska Türklerinin tüm acılarını ve sorunlarını sığdırmak elbette kolay olmadı.” ifadelerini kullandı. Aslanov, bununla birlikte üç temel meseleye dikkat çekme fırsatı bulduğunu, bunlardan ilkinin Ahıska Türklerinin ana vatanlarına dönüş meselesi olduğunu ve bu meselenin 81 yıldır hâlâ bir çözüme ulaştırılamadığını dile getirdi. İkinci meselenin ise Ahıska Türklerinin sivil toplum temsilcilerine uygulanan ve hâlâ kaldırılmamış olan Gürcistan’a giriş yasakları olduğunu kaydeden Aslanov, üçüncü meselenin ise Ukrayna’da yaşayan Ahıska Türklerinin durumu olduğunu belirtti. AGİT TOPLANTISINDA AHISKA TÜRKLERİNİN KİMLİK HAKKININ İHLALİ “Bildiğiniz gibi, Ukrayna’da savaştan önce sayıları yaklaşık on bine ulaşan Ahıska Türklerinin büyük bir bölümü, savaşın yaşandığı işgal edilmiş Herson (Kherson), Donetsk ve diğer bölgelerde yaşamaktaydılar. Ocaklarına yine bir göç düşen Ahıska Türkleri, tekrardan farklı ülkelere göç etmek zorunda kaldı. Bu sebeple konuşmamda yine mülteci durumuna düşen çileli halkımıza, ana vatanları Ahıska’ya geri dönüş meselesinde kolaylık sağlanması gerektiğine dikkat çektim. Ahıska Türklerinin meselesini dile getirdiğim bu konuşma, AGİT'in insani boyut toplantısında ilk olmadı. Genelde Ahıska Türkü aktivist ve Vatan Cemiyeti temsilcisi olan Ensar Usmanov, tüm toplantılarda Ahıska Türklerinin meselesini dile getirir. Her zaman olmasa da AGİT'in insani boyut toplantılarında Gürcistan delegasyonu da Ahıska Türklerinin vatana geri dönüş meselesiyle ilgili cevap niteliğinde konuşmalar yapar. Bu sefer Gürcistan delegasyonundan konuşma yapan L. Somova, Gürcistan makamlarının sıklıkla verdiği yanıtı tekrarladı: ‘Sözümüzü yerine getirdik.’. Bunun yanı sıra her fırsatta bize Türk demekten kaçınarak ‘Müslüman Meshiler’ ifadesini kullandı.” şeklinde konuşan Aslanov, söz konusu duruma tepkisini dile getirerek AGİT’in insani boyut toplantısında Ahıska Türklerinin kimlik hakkının ihlal edilmesine dikkat çekti. “Nitekim bir halkın kendi kimliğini nasıl tanımladığı, uluslararası hukukta korunan temel haklardan biridir. Özellikle AGİT belgelerinde ve azınlık hakları standartlarında, bir kişinin veya topluluğun hangi etnik veya ulusal kimliğe ait olduğunu kendisinin belirlemesi gerektiği vurgulanır.” diye konuşan Aslanov, bir topluluğun kendini Ahıska Türkü olarak tanımladığı takdirde, bir devletin ya da bir kurumun o topluluğu zorla başka bir kimlikle tanımlayamayacağını belirtti. “Dünya üzerine bunun başka bir örneği var mıdır, bilmiyorum. İşte o gün şu gerçeği anladım, biz Ahıska Türkleri olarak uluslararası arenada hakkımızı aramanın yanı sıra Avrupa’da kültürümüzü ve kimliğimizi korumamız ve doğru bir şekilde tanıtmamız gerekiyor. Takdir edersiniz ki halkımızın sürgün yıl dönümü anısına düzenlenen programlar, bu hedefe ulaşmak için önemli bir fırsattır.” değerlendirmesini yapan Aslanov, Ahıska Türkleri Vatan Cemiyetinin Belçika’da yaşayan Ahıska Türklerinin bulunmasına rağmen Belçika’daki Uluslararası Demokratlar Birliği (UİD) ve Yunus Emre Enstitüsü ile iş birliği içinde, ilk kez Ahıska Türkleri Sürgünü’nü anma programını gerçekleştirdiğini belirtti. ASLANOV, AHISKA TÜRKLERİ VATAN CEMİYETİNİN STRATEJİK ROLÜNÜ VURDULADI Bugün Ahıska Türkleri Vatan Cemiyetinin Avrupa kurumları ile diyalog geliştirmesini ve Gürcistan’ın üstlendiği uluslararası yükümlülükleri hatırlatmasını, meselenin barışçıl ve hukuki yollarla çözülmesine katkı sağlayabilecek önemli bir strateji olarak yorumlayan Aslanov, “Burada özellikle ‘barışçıl’ kelimesinin altını çizmek isterim çünkü ben, aynı zamanda bir sosyal medya içerik üreticisi olarak sosyal medya ve kamuoyu tartışmalarını da takip ediyorum. Bu tartışmalara bakıldığında Ahıska Türklerinin vatana geri dönüşü, bazen Gürcü toplumu içinde bir egemenlik kaybı ya da bir tür tehdit gibi algılanabiliyor. Bunu belirli ölçüde anlaşılabilir bir duygu olarak da görmek gerekir çünkü bugün, Ahıska bölgesinin nüfusu yaklaşık 150 bin civarındadır. Buna karşılık dedeleri 1944 Sürgünü'nü yaşamış Ahıska Türklerinin dünya genelindeki sayısı, 600 bini aşmaktadır. Bu durum, ister istemez toplum içinde bazı kaygılar ve tartışmalar doğurabilmektedir ancak tarihî gerçeklik, çok farklıdır. Yüzyıllar boyunca Türkler, Gürcüler, Ermeniler, Kürtler, Müslümanlar ve Hıristiyanlar, aynı topraklarda Ahıska’da birlikte yaşamıştır. Bu gerçeği, özellikle yaşlı nesil hâlâ hatırlamaktadır. Bu ortak yaşam tecrübesi, özellikle yaşlı insanların hafızasında hâlâ canlıdır. Ne yazık ki her geçen yıl bu dönemi hatırlayan ve bunu anlatan insanlar azalıyor ve yerine, bizleri Ahıska’da görmek istemeyen bir nesil geliyor. Bu durum da Ahıska Türklerinin vatana geri dönüş meselesini her geçen gün daha zor hâle getirmektedir.” değerlendirmesinde bulundu. “ASIL MESELE, ORADA HUZURLU BİR HAYAT KURABİLMELERİDİR.” Sovyetler Birliği döneminde Josef Stalin ve Lavrentiy Beria tarafından hazırlanan raporlarda Ahıska Türklerinin haksız yere ihanetle suçlandığını, bu suçlamaların ise zamanla Sovyet toplumu içerisinde Ahıska Türklerine yönelik olumsuz bir algının oluşmasına da yol açtığını dile getiren Aslanov, “Oysa tarih bunun tam tersini göstermektedir. Ahıska Türkleri, tüm zorluklara rağmen Sovyet yönetimine karşı ihanet etmemiş, hatta 40 bine kadar yiğidini 2. Dünya Savaşı’nda Sovyet ordusu saflarında savaşmak üzere göndermiştir. (Ahıska Türkleri) Sürgünden sonra yaşadıkları her yere, her ülkeye aynı sadakati gösteren bir toplumdur. Bu nedenle insan ister istemez şu soruyu soruyor: ‘Dede ve ninelerinin ata topraklarına dönmek isteyen insanlar, neden o toprakları korumak istemesin? Sovyet döneminde Rus dilini öğrenmek zorunda kalan bir halk, kendisini saygı ile kabul eden Gürcü diline ve kültürüne neden saygı duymasın?’” ifadelerini kullandı. Aslanov, öte yandan bir gün Gürcistan’da da bu gerçeği daha iyi anlayan insanların çıkacağına ve o zaman da Ahıska Türklerinin ana vatana geri dönüş meselesinin daha sağduyulu bir şekilde çözülebileceğine dair inancını dile getirdi. Bununla birlikte söz konusu meselenin zorla çözülebilecek bir konu olmadığına dikkat çeken Aslanov, “Avrupa ya da Türkiye’nin baskısıyla Ahıska Türkleri dönebilir ancak asıl mesele, orada huzurlu bir hayat kurabilmeleridir.” dedi. Nitekim bugün kendi imkânları ile Ahıska’ya gidip yaşamaya çalışan Ahıska Türklerinin de olduğunu kaydeden Aslanov, buna rağmen bazı Ahıska Türklerinin yıllarca ana vatanlarında yabancı gibi yaşamak zorunda kaldığını, yıl içerisinde defalarca giriş çıkış yaptığını ve birçok temel haktan mahrum kaldığını da belirtti. “KIRIM TATARLARININ KIRIMOĞLU GİBİ GÜÇLÜ BİR LİDERİ VAR” Ayrıca Aslanov, “Ahıska Türklerinin bu konuda çok anlamlı bir deyimi vardır: ‘Davetsiz giden, mindersiz oturur.’ Bu nedenle biz, vatana dönüşü her zaman onurlu, güvenli ve planlı bir program çerçevesinde düşünürüz.” şeklinde konuşarak Ahıska Türklerinin ana vatanlarına geri dönüşünün ancak karşılıklı anlayış ve mutedil bir ortam içinde gerçekleşebileceğini vurguladı. Ahıska Türklerinin ana vatana geri dönüşünün gerçekleşebilmesi için toplum olarak katedilmesi gereken çok yol olduğunu ancak zamanın da az olduğuna dikkat çeken Aslanov, “Bu yüzden bazen yürümek değil, koşmak gerektiğini düşünüyorum.” dedi. Son olarak Ahıska Türklerinin en büyük ihtiyaçlarından birinin toplum içinde birlik ve beraberliğinin sağlanması olduğunu vurgulayan Aslanov, şu ifadelere yer verdi: Ben sık sık ‘Biz, Kırım Tatarları kadar şanslı değiliz.’ diyorum ve bazen söylediğim bu söz, yanlış anlaşılabiliyor. Bununla kastettiğim şey şudur: Kırım Tatarlarının Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu gibi güçlü bir lideri vardır; bu durum, o halk için önemli bir avantajdır. Ahıska Türkleri için ise bugün en büyük ihtiyaçlardan biri birliktir. Ne yazık ki henüz tüm toplumu bir araya getiren güçlü bir birlikten söz etmek mümkün değil. Bu nedenle farklı kurumların ve toplulukların bir araya gelmesi, iç meseleleri bir kenara bırakarak ortak kimlik ve ortak hedef etrafında birleşmesi çok önemlidir. Eğer bunu başarabilirsek Ahıska Türklerinin vatana dönüş meselesi için çok daha güçlü bir zemin oluşacağına inanıyorum.”

AİHM, Rusya’yı Gürcistan’a karşı insan hakları ihlalleri nedeniyle tazminata mahkûm etti Haber

AİHM, Rusya’yı Gürcistan’a karşı insan hakları ihlalleri nedeniyle tazminata mahkûm etti

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Rusya'nın 2008'deki savaş sırasında ve sonrasında Gürcistan'a karşı işlediği ihlaller nedeniyle 253 milyon avronun üzerinde tazminat ödemesine hükmetti. AİHM, Rusya'nın Gürcistan'ın Abhazya ve Güney Osetya bölgelerinde yaşayan insanların serbest dolaşımını engellediğini, aşırı güç kullanımı, kötü muamele, hukuka aykırı gözaltı ve hareket özgürlüğüne yönelik yasa dışı kısıtlamalar gibi ciddi ihlallerde bulunduğunu belirtti. Kararda, 29 binden fazla mağdurun uğradığı zararlar için Rusya'nın toplam 253 milyon avronun üzerinde tazminat ödemesi gerektiği bildirildi. Kremlin rejiminin, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın ardından 2022'de AİHM'den ayrılmış olsa da mahkeme Rusya'nın bu tarihten önce işlediği ihlallerden sorumlu olmaya devam ettiğini vurguladı. RUSYA GÜRCİSTAN’DA NE YAPTI? Gürcistan ordusu ile Rusya'nın desteklediği Abhazyalı ayrılıkçılar arasında 1992-1993'te 13 ay boyunca savaş yaşanmıştı. 8 Ağustos 2008 tarihinde Rusya, uzun süredir devam eden Abhaz-Gürcü ve Oset-Gürcü çatışmalarını saldırı için bahane olarak kullanarak Gürcistan’a saldırdı. "Barışçıl nüfusu" koruma söylemi altında Rus birlikleri, egemen Gürcistan sınırını geçti ve İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra inşa edilen uluslararası hukuk ve güvenlik sistemini acımasızca ihlal etti. 2008 Rus-Gürcü Savaşı sonucunda Gürcistan, topraklarının yüzde 20’si üzerindeki kontrolünü kaybetti; bu topraklar Abhazya ve Güney Osetya arasında bölündü. Rusya, bu bölgeleri bağımsız devletler olarak tanıdı.

Rusya’dan Gürcistan sınırında yeni insani kriz: 96 Ukraynalı günlerdir bekletiliyor Haber

Rusya’dan Gürcistan sınırında yeni insani kriz: 96 Ukraynalı günlerdir bekletiliyor

Rusya, sınır dışı ettiği Ukraynalıları doğrudan ülkelerine göndermek yerine Gürcistan sınırında bekleterek yeni bir insani krize yol açıyor. Dariali Sınır Kapısı'nın tampon bölgesinde Rusya’nın sınır dışı ettiği 96 Ukrayna vatandaşı günlerdir zor koşullarda bekletiliyor. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı konu ile ilgili yaptığı açıklamada, Haziran 2025’ten bu yana Rusya’nın Ukrayna vatandaşlarını Gürcistan üzerinden sınır dışı etme uygulamalarını yoğunlaştırdığını bildirdi. Kıyiv yönetimi, Moskova’ya bu kişilerin doğrudan Ukrayna sınırına gönderilmesi çağrısı yaptı ancak Rusya bu talebi reddederek Gürcistan-Rusya sınırında insani krize yol açtı. Çoğu daha önce işgal altındaki bölgelerde veya Rusya’da cezaevinde bulunan Ukraynalılar, Gürcistan üzerinden ancak Moldova’nın transit geçiş izni vermesi halinde Tiflis’e taşınabiliyor. Gürcü makamları, bu iznin ardından toplu nakil yapabileceklerini belirtiyor. Bakanlık yaptığı açıklamada, “Dariali Kontrol Noktası, önceki yıllarda sınır dışı edilen Ukrayna vatandaşlarının geri gönderilmesi için kullanılıyordu. Rusya'nın bu kontrol noktasından Ukrayna vatandaşlarını sınır dışı etme uygulamasının Haziran ayında önemli ölçüde yoğunlaşması ve Moldova’nın belirtilen kategorideki kişilerin geçişini askıya alması nedeniyle, sorun Temmuz ayında özellikle ciddileşti.” denildi. Açıklamada, Ukrayna’nın Tiflis Büyükelçiliğinin Uluslararası Kızılhaç, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ve Uluslararası Göç Örgütü ile birlikte krizin çözümü için çalıştığı bildirildi. 5 KİŞİ AÇLIK GREVİ BAŞLATTI Dariali Kontrol Noktasında tutulan 5 Ukrayna vatandaşı, 5 Ağustos'ta, Gürcistan'a girişlerine izin verilmesi talebiyle süresiz açlık grevine başladı. Eyleme diğer Ukraynalılar da katılmaya başladı. Açlık grevlerinin başlaması üzerine Ukraynalı konsoloslar bölgeye giderek vatandaşlarla görüştü ve Gürcistan’dan acil erişim talebinde bulundu. Ukrayna Dışişleri, sorunu çözmek için hem Gürcistan hem de Moldova ile görüşmelerin sürdüğünü, en kısa sürede yeni grupların Dariali’den çıkarılarak Ukrayna’ya gönderilmesinin hedeflendiğini duyurdu.

Gürcistan'dan Rusya'nın Abhazya'daki yasa dışı faaliyetlerine sert tepki! Haber

Gürcistan'dan Rusya'nın Abhazya'daki yasa dışı faaliyetlerine sert tepki!

Gürcistan Dışişleri Bakanlığı, işgalci Rusya'nın Sohum Havalimanı'nı yasa dışı olarak işletmesi ve işgal altındaki Abhazya kentine yönelik hava trafiğini yeniden başlatması konusundaki endişelerini içeren 1 Mayıs 2025 tarihli yazılı bir açıklama yayımladı.  RUSYA ULUSLARARASI SİVİL HAVACILIK ÖRGÜTÜ SÖZLEŞMESİNİ İHLAL EDİYOR Rusya'ya ait bir uçağın yasa dışı olarak Abhazya'ya gitmesinden derin bir endişe duyduğunu belirten Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "1 Mayıs 2025 tarihinde Rus hava yoluna ait bir uçağın işgal altındaki Abhazya bölgesine yasa dışı bir şekilde uçuş gerçekleştirmesi ve işgal rejimiyle imzalanan sözde Sohum Havalimanı'nın Rusya'ya devredilmesi ve işletilmesine ilişkin anlaşma, Gürcistan'ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün, işgal altındaki topraklara ilişkin Gürcistan yasalarının, BM Şartı ve Gürcistan ile Rusya Federasyonu'nun da üyesi olduğu Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) Sözleşmesi de dahil olmak üzere uluslararası hukukun temel ilke ve normlarının ağır bir ihlalidir.  1 Mayıs'ta demir yolu ulaşımının başlaması ve 2015 yılında Rusya tarafından işgal edilen Abhazya'daki durum da endişe vericidir.   Dışişleri Bakanlığı, Rusya'nın Gürcistan'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal etmeyi amaçlayan eylemlerinin doğru şekilde değerlendirilmesi ve uygun şekilde yanıt verilmesi için ilgili uluslararası mekanizmaları harekete geçirmeye devam ediyor ve uluslararası topluma çağrıda bulunuyor.   Gürcistan Dışişleri Bakanlığı, Rusya Federasyonu'nu, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü Sözleşmesi ve Avrupa Birliği'nin arabuluculuğunda 12 Ağustos 2008 tarihli ateşkes anlaşması kapsamındakiler de dahil olmak üzere uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırmaktadır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.