SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gürcistan

QHA - Kırım Haber Ajansı - Gürcistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gürcistan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rusya’da seferberlik korkusu: Binlerce erkek sınırlara akın etti Haber

Rusya’da seferberlik korkusu: Binlerce erkek sınırlara akın etti

Rusya’da eylül ayında yapılacak Devlet Duması seçimlerinin ardından ilan edilebileceği iddia edilen yeni seferberlik dalgası ve sıkıyönetim söylentileri, ülkeden kaçışları yeniden tırmandırdı. Ukrayna Savaşı'na gönderilme korkusu yaşayan binlerce Rus vatandaşı Gürcistan ve Ermenistan sınırlarına akın ederken, sınır kapılarında ve konut piyasasında 2022 yılındakine benzer görüntüler yaşanmaya başladı. GÜRCİSTAN SINIRINDA REKOR YOĞUNLUK VE KİLOMETRELERCE KUYRUK Rusya Federal Gümrük Servisi verilerine ve görgü tanıklarının aktardıklarına göre, Rusya ile Gürcistan arasındaki tek kara sınır kapısı olan Yukarı Lars geçiş noktasında rekor seviyede yolcu ve araç trafiği kaydedildi. Rus yetkililer de mevcut geçiş oranlarının önceki yılların çok üzerinde olduğunu kabul etti. Ağustos ortası itibarıyla Gürcistan yönüne günlük çıkış yapan kişi sayısı 20 bini aşarken, Rus tarafında kilometrelerce uzayan araç kuyrukları oluştu. Sınırı geçmek isteyen sürücüler, araçların saatte ortalama ancak 50 metre ilerleyebildiğini aktarıyor. Benzer bir insan akını ve günlerce süren kuyruklar, en son Vladimir Putin’in 2022 yılının Eylül ayında kısmi seferberlik ilan etmesinin ardından yaşanmıştı. ERİVAN’DA KİRALAR YÜZDE 30 SIÇRADI Rus vatandaşlarının ülkeden ayrılma hazırlıkları Ermenistan’da da hissediliyor. Başkent Erivan’da Ruslar tarafından kiralanmak istenen dairelere talep patlaması yaşanırken, bölgedeki gayrimenkul uzmanları durumun 2022 yılındaki ilk kaçış dalgasıyla birebir örtüştüğünü belirtiyor. Artan talep ve konut eksikliği nedeniyle kira fiyatları ortalama yüzde 30 artarken, pek çok Rus vatandaşı yüksek maliyetler nedeniyle tanımadıkları kişilerle ev paylaşımı yoluna gidiyor. RUSYA’DA YENİ SEFERBERLİK KORKUSU Son dönemde hız kazanan kaçış dalgasının arkasında, eylül ayındaki seçimlerin hemen ardından Kremlin’in sıkıyönetim ilan edebileceği ve yeni bir seferberlik kararı alabileceği yönündeki iddialar yatıyor. Uluslararası analistler ve Avrupalı yetkililer de Rus ordusunun cephedeki yüksek kayıplarını telafi etmek adına Moskova’nın böyle bir adımı değerlendirebileceğini öne sürerken, Rus makamları resmî olarak henüz yeni bir seferberlik kararı alındığını doğrulamadı.

Ukrayna: Rusya'nın Gürcistan topraklarını işgalini asla tanımayacağız! Haber

Ukrayna: Rusya'nın Gürcistan topraklarını işgalini asla tanımayacağız!

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Rusya'nın 7 Ağustos 2008'de Gürcistan'a yönelik başlattığı işgalin yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, Ukrayna'nın Gürcistan'ın uluslararası alanda tanınan sınırları içindeki egemenliğini ve toprak bütünlüğünü kararlılıkla desteklediğini, Rusya'nın Gürcü topraklarını işgalini ise hiçbir zaman tanımayacağını vurguladı. Bakanlık açıklamasında, Rusya Federasyonu'na Gürcistan ve Ukrayna'nın geçici olarak işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi ve uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmesi çağrısı yapıldı. Açıklamada, Ağustos 2008'de Rusya'nın Gürcistan'a yönelik saldırısının Avrupa'nın güvenlik mimarisinde bir dönüm noktası olduğu belirtilerek, uluslararası toplumun o dönemde yeterince sert ve birlik içinde tepki göstermemesinin Kremlin'i daha da cesaretlendirdiği ifade edildi. Bunun, 2014'te Kırım ile Donetsk ve Luhansk bölgelerin işgaline ve ardından Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı işgale giden yolu açtığı kaydedildi. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ayrıca, 9 Mayıs 2026'da Kremlin ile işgal altındaki Tskhinvali'deki (sözde Osetya Cumhuriyeti'nin Başkenti) kukla yönetim arasında imzalanan "ittifak iş birliğinin derinleştirilmesine ilişkin anlaşma"nın, Rusya'nın Gürcistan'ın egemen topraklarını aşamalı şekilde ilhak etme politikasının açık bir göstergesi olduğunu belirtti. Bunun yanında Bakanlık, Avrupa'da kalıcı barışın ancak Rusya tarafından işgal edilen tüm toprakların kurtarılması ve uluslararası hukukun yeniden üstün kılınmasıyla mümkün olacağını vurgulayarak, uluslararası toplumu Rusya üzerindeki baskıyı artırmaya çağırdı. Rusya, 7 Ağustos 2008'de Gürcistan'a karşı silahlı saldırı başlatmış, yüzlerce kişinin ölümüne yol açan savaşın ardından Abhazya ile Osetya'yı işgal etmişti.

Ahıska’da Türkçe konuşan Ahıska Türklerine saldırı! Haber

Ahıska’da Türkçe konuşan Ahıska Türklerine saldırı!

Gürcistan'ın Ahıska bölgesinde, yıllar süren vatan hasretinin ardından ata topraklarına dönen Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) Üyesi ve eski Ahıska Müftüsü Şevket Dualı ile kardeşi Prof. Dr. Şir Muhammed Dualı, kimliği belirsiz kişilerin saldırısına uğradı. Edinilen bilgilere göre olay, Ahıska şehir merkezindeki Tovarnıy semtinde meydana geldi. Şevket Dualı'nın çocuklarıyla Türkçe konuşmasından rahatsız olan bazı kişiler, "Tatarca konuşmayın" diyerek sözlü hakaretlerde bulundu. Kısa sürede büyüyen tartışma fiziksel saldırıya dönüştü. Saldırıda Şevket Dualı ile kardeşi Şir Muhammed Dualı darbedilerek yaralandı. Olayın ardından saldırganların kimliklerinin belirlenmesi ve haklarında gerekli işlemlerin başlatılması için yetkili makamların inceleme başlattığı öğrenildi. Saldırıya uğrayan Şevket Dualı, Ahıska Türk toplumunun yakından tanıdığı isimlerden biri olarak biliniyor. DATÜB üyesi olan Dualı, uzun yıllar Ahıska Müftüsü olarak görev yaptı ve bölgedeki Ahıska Türklerinin dinî ve toplumsal hayatında önemli rol üstlendi. ARDAHAN MİLLETVEKİLİ KOÇ'TAN KINAMA Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Ardahan Milletvekili Kaan Koç, TBMM'de yaptığı açıklamayla olayı en sert biçimde kınadı. Koç şu ifadeleri kullandı: Gürcistan'da Ahıska'nın Vale ilçesinde Ahıska Türklerini evlerinde hedef alan menfur saldırıyı en güçlü şekilde kınıyor, Vale Cami imamımız ve yaralanan diğer soydaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu azınlık grup hakkında gerekli hukuki süreci süratle başlatan Gürcistan makamlarına da teşekkür ediyorum. Bugün ne 93 Harbi'nin ne de 1944 Sürgünü'nün yaşandığı şartlar vardır. Herkes bu bilinçle hareket etmeli, Ahıska Türklerini hedef alan provokasyonlara asla cesaret etmemelidir. Ahıska'da huzuru, kardeşliği ve birlikte yaşama kültürünün korunmasını son derece önemsiyoruz. Dost ve komşu Gürcistan'ın da bu hassasiyetle hareket etmeye devam edeceğine inanıyoruz. Bilinmelidir ki Ahıska Türkleri vatansız ve kimsesiz değildir. Onların yanında her zaman Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan vardır. Gürcistan’ın Ahıska’ya bağlı Vale ilçesinde sapkın,azınlık bir grup tarafından Ahıska Türklerine evlerinde gerçekleştirilen menfur saldırıyı TBMM’de kınadım..#Ahıska #AhıskaTürkleri #TBMM pic.twitter.com/5qEtnadYst — Kaan Koç (@kaankoc75) July 21, 2026

Zelenskıy: Avrupa’nın ortak görevi her ülkeye destek yolları bulmaktır Haber

Zelenskıy: Avrupa’nın ortak görevi her ülkeye destek yolları bulmaktır

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Avrupa ülkelerinin ortak görevinin her ülkeye ve her halka destek yolları geliştirmek olduğunu belirterek, Rusya’nın komşu ülkelere yönelik baskı politikalarına karşı ortak hareket edilmesi çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Zelenskıy; Rusya’nın yalnızca Ukrayna’ya değil, çevresindeki diğer ülkelere yönelik tehditlerini de artırdığını ifade etti. “RUSYA’NIN SÖZLERİ YALNIZCA ERMENİSTAN’I HEDEF ALMIYOR” Rusya’nın Ermenistan’a yönelik açıklamalarına değinen Zelenskıy, her halkın kendi geleceğini belirleme hakkına sahip olduğunu vurgulayarak, “Rusya artık komşu ülkelere daha açık şekilde tehditler yöneltiyor. Ermenistan hakkında söylenenler aslında yalnızca Ermenistan’la ilgili değil.” dedi. “KİMSE RUSYA’YA BAĞIMLI OLMAMALI” Avrupa’nın güvenlik alanında daha fazla ortak adım atması gerektiğini kaydeden Zelenskıy, siyasi ortaklıkların güçlendirilmesi, modern savunma sanayisinin geliştirilmesi ve ekonomik ilişkilerin çeşitlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, “Hiç kimse Rusya’ya bağımlı olmamalı ve Moskova’ya halkları şantajla baskı altına alabilecek araçlar verilmemeli.” ifadelerini kullandı. “ERMENİSTAN DA MOLDOVA DA DESTEKLENMELİ” Zelenskıy, Avrupa Birliği (AB) başta olmak üzere Avrupa ülkelerinin bu konuda ilkeli ve güçlü bir tutum sergilemesi gerektiğini söyledi. “Kimse desteksiz bırakılmamalı. Avrupa hiçbir halkı kaybetme lüksüne sahip değil.” diyen Zelenskıy, Ermenistan, Moldova, Baltık ülkeleri ve Azerbaycan’ın desteklenmesi gerektiğini belirtti. Ukrayna Cumhurbaşkanı ayrıca Gürcistan halkına destek yollarının da bulunmasının ortak Avrupa görevi olduğunu ifade etti.

Moskova’da ipler koptu: Ermenistan için rotada Türkiye mi var? Haber

Moskova’da ipler koptu: Ermenistan için rotada Türkiye mi var?

Güney Kafkasya’da jeopolitik fay hatları Nisan 2026 itibarıyla yeniden hareketlendi. 1 Nisan’da Moskova’da gerçekleşen Vladimir Putin ile Nikol Paşinyan arasındaki zirvenin herhangi bir anlaşma sağlanamadan sona ermesi, iki ülke arasındaki güvenlik ve enerji temelli derin görüş ayrılıklarını tescilledi. Rusya’nın güvenilir bir garantör olma vasfını yitirmesiyle oluşan boşlukta Türkiye, bölgesel istikrarın anahtarı ve yapıcı bir arabulucu olarak öne çıkıyor. ENERJİ BAĞIMLILIĞI TARTIŞMASI DERİNLEŞİYOR Ermenistan Parlamentosu Başkanı Alen Simonyan’ın zirvenin hemen ardından 4 Nisan 2026’da yaptığı açıklama, sürecin seyrini etkileyen önemli gelişmelerden biri oldu. Simonyan, Rus gaz fiyatlarında artış olması hâlinde ülkesinin Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) ve Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) üyeliğini gözden geçirebileceğini belirtti. Bu açıklama, Erivan’ın Moskova’ya yönelik artan enerji bağımlılığını ve buna bağlı siyasi hassasiyetlerini gündeme taşıdı. Analistlere göre bu durum, Ermenistan’ın alternatif enerji projelerine yönelme ihtimalini artırırken, Türkiye’yi potansiyel bir ortak olarak öne çıkarıyor. RUSYA’DAN EKONOMİK ABLUKA: "KONYAK VE TARIM" DARBESİ Moskova yönetimi, diplomatik tıkanıklığı ekonomik baskı araçlarıyla derinleştiriyor. 7 Nisan 2026’da Rusya’nın alkol regülatörü, Ermenistan’ın en büyük ihracat kalemlerinden olan "Proşyan Konyak Fabrikası"nın lisansını iptal etti. "Teknik" gerekçelerle sunulan bu kısıtlamalar, tarım ve gıda ürünlerine yönelik sertifikasyon engelleriyle birleşince, Ermeni üreticiler için yeni ticaret koridorları bulmak bir zorunluluk haline geldi. Bu senaryoda Türk lojistik ve transit rotaları, Ermenistan ekonomisi için hayati bir "can damarı" olma özelliği taşıyor. KAFKASYA’DA YENİ DENKLEM: ANKARA’NIN STRATEJİK KAZANIMI Erivan’ın Rus yörüngesinden çıkış süreci, Ankara’nın diplomatik ve ekonomik nüfuzunu pekiştirmesi için geniş bir fırsat penceresi açıyor. Türkiye; Gürcistan, Ermenistan ve İran arasındaki ulaşım sisteminde eksik olan halkayı tamamlayarak bölgesel bir ticaret merkezi olma yolunda ilerliyor. Enerji fiyatlarına ilişkin belirsizlikler ve ticari kısıtlamalar, Ermenistan açısından alternatif iş birliği arayışlarını hızlandırırken, Türkiye’nin enerji ve ticaret koridorlarında sunduğu çeşitlendirme seçenekleri dikkat çekiyor. Uzmanlar, Rusya’nın sistemli baskılarının aksine Türkiye’nin sunduğu öngörülebilir ve karşılıklı kazanca dayalı iş birliği modelinin Erivan’da karşılık bulmaya başladığını belirtiyor. Nisan 2026’da yaşanan bu olaylar dizisi, Rusya’nın bölgedeki etkisinin zayıfladığı ve Türkiye’nin Kafkasya’nın ana aktörü olarak perçinlendiği uzun vadeli bir eğilimi temsil ediyor.

ADF2026’da Güney Kafkasya mesajı: Barış, iş birliği ve yeni bölgesel dönem Haber

ADF2026’da Güney Kafkasya mesajı: Barış, iş birliği ve yeni bölgesel dönem

5. Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) kapsamında düzenlenen “Güney Kafkasya: Stratejik Merkez Olma Yolunda” başlıklı panelde, bölgenin artan jeopolitik ve ekonomik önemi ele alındı. Panele Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Dış Politika Dairesi Başkanı Hikmet Hacıyev, Gürcistan Hükûmet İdaresi Başkanı Levan Zhorzholiani, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve Ermenistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Vahan Kostanyan konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü ise, TRT World sunucusu Enda Brady üstlendi. “GÜNEY KAFKASYA’DA YENİ BİR DÖNEME GİRİLDİ” Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Dış Politika Dairesi Başkanı Hikmet Hacıyev, Güney Kafkasya’da barış sürecine ilişkin önemli mesajlar verdi. Hacıyev, geçmişte bölge ülkelerinin uluslararası platformlara savaş ve çatışma gündemiyle katıldığını ancak artık barış gündemiyle bir araya geldiklerini belirterek, Güney Kafkasya’da savaşın sona erdiğini ve yeni bir döneme girildiğini ifade etti. Azerbaycan’ın barış sürecine güçlü şekilde bağlı olduğunu vurgulayan Hacıyev, ABD Başkanı Donald Trump’ın da yer aldığı Washington Zirvesi’nde ortaya konan ilkeler doğrultusunda Ermenistan ile normalleşme sürecinin ilerlediğini ve iki ülke arasında anlaşmanın parafe edildiğini söyledi. Barış sürecinin yalnızca belgelerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Hacıyev, sahada somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Azerbaycan’ın bu doğrultuda Ermenistan ile pragmatik iş birliği geliştirdiğini, güven artırıcı adımların atıldığını ve sivil toplum düzeyinde temasların başladığını ifade etti. İki ülke arasında ticari ilişkilerin de başladığını belirten Hacıyev, Azerbaycan’dan Ermenistan’a petrol ürünleri ihracatının gerçekleştiğini, karşılıklı ticaretin geliştirilmesinin gündemde olduğunu söyledi. Bu gelişmelerin birkaç yıl öncesine kadar mümkün görülmediğini dile getirdi. Bölgede yeni bir statükonun oluştuğunu ifade eden Hacıyev, bu yapının hukuka ve meşruiyete dayandığını ve her iki ülkenin çıkarlarına hizmet ettiğini belirtti. Ayrıca uzun vadede bölgesel barış ve güvenliği sağlayacak yeni bir güvenlik mimarisi inşa edildiğini kaydetti. Güney Kafkasya’nın çevresinde devam eden çatışmalara da dikkat çeken Hacıyev, kuzeyde Ukrayna-Rusya Savaşı, güneyde ise İran merkezli gerilimlere rağmen bölgede sağlanan barış ortamının önemli bir güvenlik alanı oluşturduğunu ifade etti. Hacıyev, Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan’ı kapsayan kapsayıcı bir bölgesel iş birliği modelinin hedeflendiğini belirterek, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan üçlü iş birliğinin de bu sürece katkı sunduğunu vurguladı. “KALICI BARIŞ ORTAK VİZYONDAN GEÇİYOR” Gürcistan Hükûmet İdaresi Başkanı Levan Zhorzholiani, Güney Kafkasya’da barış, istikrar ve ekonomik iş birliğinin önemine dikkat çekti. Gürcistan’ın yaklaşık üç bin yıldır imparatorlukların kesişim noktasında yer aldığını hatırlatan Zhorzholiani, bu zorlu coğrafyada ayakta kalabilmenin en önemli aracının diplomasi olduğunu vurguladı. Tarih boyunca birçok büyük gücün ortadan kalktığını ancak Gürcistan’ın varlığını sürdürdüğünü belirten Zhorzholiani, bu durumun diplomasiye verilen önemin bir sonucu olduğunu ifade etti. Gürcistan’ın dış politika anlayışının merkezinde barış, istikrar ve diyalogun yer aldığını dile getiren Zhorzholiani, bu yaklaşımı yalnızca bölgesel düzeyde değil, küresel ölçekte de sürdürme kararlılığında olduklarını söyledi. Azerbaycan ile Ermenistan arasında barış sürecinde kaydedilen ilerlemeleri memnuniyetle karşıladıklarını belirten Zhorzholiani, iki ülke arasında ticari ilişkilerin başlamasının bölge açısından tarihî bir gelişme olduğunu ifade etti. Gürcistan’ın bu süreçte kolaylaştırıcı ve destekleyici bir rol üstlendiğini vurgulayan Zhorzholiani, birkaç ay önce Tiflis’te Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan dışişleri bakan yardımcılarının bir araya gelerek ikili ve üçlü iş birliği başlıklarını ele aldığını hatırlattı. Güney Kafkasya’da kalıcı barışın sağlanmasının, bölge ülkelerinin ortak bir vizyon etrafında buluşmasına bağlı olduğunu belirten Zhorzholiani, komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasının birbirlerini doğrudan etkilediğini ifade etti. Bu nedenle bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesinin tüm ülkeler için kazanım sağlayacağını dile getirdi. Barış ile ekonomik kalkınma arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çeken Zhorzholiani, Gürcistan’ın son yıllarda Avrupa’nın en yüksek büyüme oranlarından birine ulaştığını ve son dört yılda ortalama yüzde 9,3 büyüme kaydettiğini söyledi. 2026 yılının ilk iki ayında da yüzde 8,4 büyüme sağlandığını belirten Zhorzholiani, bu ekonomik performansın sürdürülebilir kalkınma politikalarının bir sonucu olduğunu ifade etti. Zhorzholiani, bölgesel ekonomik iş birliğinin ve bağlantısallığın artırılmasının yalnızca refahı değil, aynı zamanda barışı da güçlendireceğini vurgulayarak, Güney Kafkasya’da siyasi ve ekonomik entegrasyonun geliştirilmesinin uzun vadeli istikrar açısından kritik önem taşıdığını söyledi. Konuşmasını, Gürcistan’ın barış odaklı politikalarını sürdürmeye ve bölgesel iş birliğini derinleştirmeye devam edeceğini belirterek tamamlayan Zhorzholiani, Güney Kafkasya’nın ortak vizyon ve iş birliği temelinde daha güçlü bir geleceğe ilerleyebileceğini ifade etti. “GÜNEY KAFKASYA’NIN BİR KÖPRÜ HÂLİNE GELMESİ HEDEFLENİYOR” Ermenistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Vahan Kostanyan, bölgedeki yeni dinamiklere ve barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kostanyan, Güney Kafkasya’da artık tamamen farklı bir döneme girildiğini belirterek, geçmişte Ermenistan ve Azerbaycan temsilcilerinin aynı platformda yer almasının gerilim beklentisi yarattığını, bugün ise ortak gelecek, iş birliği ve diyalog imkanlarının konuşulduğunu ifade etti. Panelde aynı bölgeden dört temsilcinin bir araya gelerek geleceğe dair ortak perspektifleri tartışmasının sembolik değerine dikkat çeken Kostanyan, Vaşington’da (Washington) gerçekleşen zirvenin bu dönüşümde önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Söz konusu gelişmenin yalnızca Ermenistan ve Azerbaycan ilişkilerini değil, Gürcistan ve Türkiye’yi de kapsayan daha geniş bir bölgesel iş birliği sürecini tetiklediğini dile getirdi. Küresel ölçekte artan belirsizlikler, savaşlar ve tedarik zincirlerindeki kırılmaların yaşandığı bir dönemde Güney Kafkasya’nın istikrarlı bir bölge olarak öne çıktığını belirten Kostanyan, bu durumun bölge ülkeleri için önemli bir rekabet avantajı sunduğunu ifade etti. Ancak bu avantajın kalıcı olmayabileceğine dikkat çeken Kostanyan, bölge ülkelerinin hızlı ve akılcı adımlar atarak mevcut fırsatları değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Barış sürecinin sağlanmasının ciddi bir siyasi irade ve cesaret gerektirdiğini vurgulayan Kostanyan, bundan sonraki aşamada da aynı kararlılıkla ilerlenmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle bölgedeki ulaşım ve iletişim hatlarının açılması, ülkeler arasındaki ekonomik ve lojistik bağlantıların güçlendirilmesi ve Güney Kafkasya’nın Avrupa, Türkistan ve Uzak Doğu arasında kesintisiz bir köprü hâline getirilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını dile getirdi. Kostanyan ayrıca, Ermenistan ile Azerbaycan arasında sağlanacak kalıcı barışın yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri normalleştirmekle kalmayacağını, aynı zamanda her iki ülkenin bağımsızlığı ve egemenliğinin de en güçlü teminatı olacağını belirtti. Bölgesel iş birliğinin kapsayıcı bir anlayışla geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Kostanyan, Güney Kafkasya’da uzun vadeli barış ve istikrarın bu yaklaşım sayesinde mümkün olacağını söyledi. “İSTİKRARLI, GÜVENLİ VE REFAH İÇİNDE BİR BÖLGE ORTAK BİR SORUMLULUK” Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Türkiye’nin bölgesel barış, istikrar ve diyalog konusundaki rolüne dikkat çekti. Kılıç, Türkiye’nin her zaman istikrar, refah, barış ve iş birliğinden yana bir politika izlediğini belirterek, bölgesel gelişmeler karşısında sorumluluk bilinciyle hareket ettiklerini vurguladı. Türkiye’nin kendisini bölgenin dışında bir güç olarak değil, doğrudan bir parçası olarak gördüğünü ifade eden Kılıç, bu nedenle bölgesel sorunların çözümünde aktif katkı sunmayı görev olarak değerlendirdiklerini söyledi. Geçmişte yaşanan sorunların yalnızca analiz edilmesinin yeterli olmadığını belirten Kılıç, asıl önemli olanın bu deneyimlerden ders çıkararak geleceğe yönelik somut adımlar atmak olduğunu dile getirdi. Bölge ülkelerinin ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, farklılıkların bulunmasının doğal olduğunu ancak önemli olanın ortak noktalar etrafında buluşabilmek olduğunu ifade etti. Bölgesel sorunların çözümünde diyalogun vazgeçilmez bir araç olduğuna dikkat çeken Kılıç, Türkiye’nin bu süreçte kolaylaştırıcı bir rol üstlenmeye hazır olduğunu ifade etti. Taraflar arasında zaman zaman sert tartışmaların yaşanabileceğini ancak iletişim kanallarının açık tutulmasının çözümün ön koşulu olduğunu vurguladı. Türkiye’nin yaklaşımının doğrudan müdahaleden ziyade, taraflar arasında güven inşa edilmesini destekleyen bir kolaylaştırıcılık olduğunu belirten Kılıç, ülkelerin kendi sorunlarını kendilerinin çözmesi gerektiğini söyledi. Bölgesel meselelerin dış aktörler tarafından dayatılan çözümlerle kalıcı şekilde çözülemeyeceğini ifade eden Kılıç, bu tür yaklaşımların ancak geçici sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi. Güney Kafkasya’da Azerbaycan ve Ermenistan temsilcilerinin aynı platformda bir araya gelmesinin önemine işaret eden Kılıç, bunun bölge adına umut verici bir gelişme olduğunu belirtti. Farklılıkların uzun süre devam edebileceğini ancak ortak çıkarların ön plana çıkarılması gerektiğini ifade etti. Küresel ölçekte artan krizlere de değinen Kılıç, dünyanın zorlu bir dönemden geçtiğini ve birçok bölgede çatışmaların devam ettiğini belirterek, bu ortamda bölgesel iş birliğinin ve dayanışmanın daha da önemli hâle geldiğini söyledi. Kılıç, Türkiye’nin bölgesel barış ve istikrarın sağlanması için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğini vurgulayarak, diyalog, iş birliği ve karşılıklı anlayış temelinde daha güçlü bir bölgesel yapı inşa edilebileceğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.