SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hapishane

QHA - Kırım Haber Ajansı - Hapishane haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hapishane haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rus esaretinden kurtulan Ukraynalı askerlerin tanıklıkları Rusya'nın sistematik işkencelerini gözler önüne serdi Haber

Rus esaretinden kurtulan Ukraynalı askerlerin tanıklıkları Rusya'nın sistematik işkencelerini gözler önüne serdi

Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik topyekûn işgal girişiminde esir düşen Ukraynalı askerlerin tutulduğu hapishaneler, uluslararası hukukun tamamen askıya alındığı birer işkence ve imha merkezine dönüştü. Rusya'nın Volgograd bölgesindeki 2 Nolu Kamışin Tutukevinde (SİZO-2) aylarca esir tutulan ve ardından esir takasıyla özgürlüğüne kavuşan Ukraynalı askerlerin tanıklıkları, Kremlin'in Ukraynalı savaş esirlerine uyguladığı vahşeti, sistematik işkenceleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. HAPİSHANE GİRİŞİNDE KÖPEKLER VE ELEKTROŞOK CİHAZIYLA KARŞILAMA Ukrayna Deniz Piyade Tugayınd subay olarak görev yapan Vladıslav Stryukov, Mariupol savunması sırasında esir düştükten sonra Rusya içlerindeki Kamışin Tutukevi'ne nakledildi. Stryukov ve beraberindeki onlarca Ukraynalı askerin nakil süreci, tüm insani koşulların dışındaydı. Yüzlerine yön bulmalarını engellemek amacıyla kağıtlar yapıştırılan, elleri koli bandıyla bağlanan esirler, saatlerce ayakta, balık istifi şeklinde kamyonlarda taşındı. Hapishaneye varış anını anlatan Stryukov, Rus gardiyanların ve askeri personelin esirlere yönelik muamelesini şu sözlerle aktardı: Araç durduğunda gardiyanların ‘Merdivenleri indirelim mi?’ sorusuna, diğerinin ‘Hayır, onlara merdiven gerekmez’ dediğini duydum. İnsanları kamyonlardan doğrudan beton zemine fırlattılar. Etrafta dehşet verici bir köpek havlamasını duyuyorduk. Kamyondan ilk fırlatılan askere elektroşok uyguladıklarını, onun dövüldüğünü ve çığlıklarını duydum. Daha sonra koşmamızı emrettiler; koşarken arkamızdan sürekli vurdular ve üzerimize eğitimli köpekleri saldılar. Bizi köpeklere ısırttılar." Esirlerin kayıt işlemleri sırasında da işkencenin dozu düşmedi. Çıplak şekilde fotoğrafları çekilen askerler, saç kazıma bahanesiyle saçları kafa derilerinden koparılarak işkenceye maruz kaldı. Temizlenmeleri için verilen iki dakikalık banyo süresinde dahi üzerlerine soğuk su dökülürken coplarla dövüldüler. Vladıslav Stryukov, en temel insani hak olan tıbbi yardım taleplerine verilen tepkiyi ise şu şekilde anlattı: Bir adam koşarak gelirdi ve yardım isteyenlere elektroşok cihazıyla saldırdı. HÜCRELERDE MUTLAK ESARET: HAREKET ETMEK BİLE YASAK Kamişin Tutukevi'ndeki günlük yaşam, psikolojik ve fiziksel imha üzerine kuruluydu. Eski esirlerin anlatımlarına göre, hücrelerin içinde en ufak bir hareket dahi kameralardan izlenerek hücre baskınları ve meydan dayaklarıyla sonuçlanıyordu. Eski esir, “Hücrede dolaşamazdınız. Bütün zamanımızı oturarak geçirirdik. Konuşmak da yasaktı. Başınızı öne eğmek zorundaydınız. Tuvalete gitmek için iki dakikanız vardı, yoksa koşarak gelir ve sizi dövmeye başlarlardı." şeklinde anlattı. İŞKENCE ODASI VE SAHTE İTİRAFLAR Esirlerin "İşkence Odası" olarak adlandırdığı hapishanenin üçüncü katındaki özel oda, sistematik sorguların ve vahşetin merkeziydi. Kafalarına torba geçirilerek bu odaya sokulan Ukraynalı subaylar, günlerce süren ağır işkencelere maruz bırakıldı. Kafasında torbayla günlerce dövüldüğünü belirten Stryukov, Rus sorgucuların taktiklerini şöyle deşifre etti: Sizi yere yatırıp acımasızca dövüyorlar. ‘Kaç kişi öldürdün?’ diye soruyorlar. Yapmadığımı söylediğimde iğneler, elektroşoklar ve coplar devreye giriyor. Orada fantezilerinin sınırı yoktu. Ağır işkenceler altında, hayatta kalabilmek için sivil halkı öldürdüğüme dair sahte belgeleri imzalamak zorunda kaldım. Yetmedi, kendi komutanımın aleyhine de ifade vermemi istediler. Komutanımı da o odaya getirip gözümün önünde işkence ettiler. Eski esir, bu işkence odasında ağır darbeler sonucu çok sayıda Ukraynalı askerin hayatını kaybettiğini, kendisinin ise bu sahte itiraflar neticesinde Rusya güdümündeki sözde mahkemelerce önce 20, ardından 24 yıl hapis cezasına çarptırıldığını belirtti. KÜLTÜREL KIRIM VE AÇLIKLA İMTİHAN Rus yönetimi, fiziki işkencenin yanı sıra Ukraynalı esirlerin millî kimliklerini yok etmek için yoğun bir psikolojik asimilasyon kampanyası yürüttü. Esirlerin Ukraynaca konuşması tamamen yasaklanırken, kendilerine sürekli olarak "Ukrayna diye bir devlet artık yok" propagandası yapıldı. Her gün zorla Rusya millî marşı okutulan ve Rus militarist sloganları attırılan esirlere, hoparlörlerden saatlerce Rus devlet propagandası yapan şarkıcıların şarkıları dinletildi. “Haftada en az bir kez Rus ordusuna katılma ve Ukrayna'ya karşı savaşma sözleşmeleri imzalatma teklifi ediliyordu. Karşılığında Rus vatandaşlığı ve işkencenin sona ermesi vaat ediliyordu.” diyen Vladislav Stryukov, Rus askerî yetkililerin esirlerin açlık ve acı zaafiyetinden faydalanmaya çalıştığını belirtti. Hapishanedeki beslenme koşulları ise esirleri yavaş ve sancılı bir ölüme terk etmek üzere tasarlandı. Yemekler tamamen tuzsuz, şekersiz ve çoğunlukla pişmemiş şekilde, çok küçük porsiyonlarla verildi. Bir somun ekmeğin bazen 18 parçaya bölünerek esirlere dağıtıldığı, çorba olarak verilen gıdanın ise sadece sıcak sudan ibaret olduğu bildirildi. YAKLAŞIK 7 BİN UKARAYNALI ASKER ESİR TUTULUYOR Ukrayna Parlamentosu Başkan Yardımcısı Olena Kondratyuk, mayıs ayında yaptığı açıklamada, Rus esaretindeki Ukraynalı askerlerin yüzde 95'inden fazlasının işkence gördüğünü ve kasıtlı tıbbi ihmalin Rusya tarafından bir savaş suçu ve soykırım politikası olarak sistematik şekilde uygulandığını açıkladı. Geniş çaplı işgalin başlangıcından bu yana 400'den fazlası sivil olmak üzere 9 bini aşkın Ukrayna vatandaşının Rus esaretinden kurtarıldığını belirten Kondratyuk, “Şu anda Rusya'nın elinde yaklaşık 7 bin Ukraynalı savaş esiri bulunuyor. Alıkonulan sivil Ukraynalıların sayısı ise 10 ile 20 bin arasında. Ukraynalı savaş esirlerinin yüzde 95'inden fazlası Rus esaretindeyken işkenceye ve kötü muameleye maruz kalıyor." dedi. İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI RUS VAHŞETİNİ DOĞRULUYOR İnsan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşları, Rusya’nın esir kamplarında nazi kamplarını aratmayan bir strateji izlediğini doğruluyor. Aktivistler, hapishanede yetersiz beslenme, ağır darp ve tıbbi yardımın kasıtlı olarak esirgenmesi nedeniyle çok sayıda ölüm vakası kaydetti. Hak savunucuları, Rusya'nın hapishanelerde katlettiği Ukraynalı askerlerin cenazelerini, vücutlarındaki darp, kırık, sigara yanığı ve elektroşok gibi ağır işkence izlerinin çürümesi ve delillerin yok olması amacıyla ailelerine ancak yıllar sonra teslim ettiğini belirtiyor.

Rus komutanlar birliklerindeki askerleri infaz etmiş Haber

Rus komutanlar birliklerindeki askerleri infaz etmiş

Ukrayna'daki sivil ve kritik altyapı tesislerini hedef alan işgalci Rusya, cepheye zorla asker sürerken, aynı zamanda kendi ordusundan askerleri de itaatsizlik nedeniyle öldürüyor. Bağımsız Rus medyası Vyorstka'nın bir araştırmasına göre 24 Şubat 2022'de tam kapsamlı savaşın başından bu yana en az 100 Rus komutan kendi birliğindeki askere işkence uyguladı veya infaz etti. Raporda Rus askerlerin itaatsizliği, sarhoşluğu veya kişisel sebepler nedeniyle infaz edildiği aktarıldı. Kimliği tespit edilen 100 Rus komutanın çoğunun devlet ödülüne lâyık görüldüğü, beşinin ise "Rusya Kahramanı" ünvanı aldığı bildirildi. Yaşı ortalama 40'ın üzerinde olan Rus komutanların, ceza olarak askerlerini cephenin sıcak noktalarına sürdüğü kaydedildi. Vyorstka'ya konuşan askerler, infaz edilenlerin firari olarak bildirildiğini, ormana gömüldüğünü veya cephede ölmüş izlenimi vermek için cansız bedeninin vurulduğunu belirtti. Rusya Askeri Başsavcılığı bu tür şikayetlerin savaşın başında 12 bin olduğunu ancak 2023'ün yarısından sonra artış gösterdiğini kaydetti. Ayrıca sadece 10 ceza davasının açıldığı, yalnızca 5 subayın yargılandığı aktarıldı. Ajansa konuşan askerlerden biri Rusya'nın adalet sistemine güvenmediğini vurgulayarak, "Adamlar geri dönüp bir daha saldırı mevzilerine gönderilmeyeceklerini anladıklarında, hapishane onları artık korkutmadı. Birçok subay saklanmak zorunda kaldı." dedi.

Uygur Türkü Kanada vatandaşı 18 yıldır Çin zindanlarında! Haber

Uygur Türkü Kanada vatandaşı 18 yıldır Çin zindanlarında!

Doğu Türkistan'ın 1 Ekim 1949 yılında resmen işgal edilmesiyle birlikte, Çin bölgedeki Müslüman Türk topluluklarına karşı baskı ve zulüm politikalarını sürdürüyor. Doğu Türkistan'da imamlık görevini yürüten ve Uygur insan hakları aktivisti Kanada vatandaşı Hüseyin Celil, sözde  "ülkeyi bölmeye yönelik komplo kurma" suçlamalarıyla 18 yıldır Çin hapihanesinde tutuklu bulunuyor.  ÖZBEKİSTAN HÜKUMETİ HÜSEYİN CELİL'İ ÇİN'E İADE ETTİ Celil Mart 2006 yılında eşi Kamila Telendibayeva ve çocuklarıyla birlikte Özbekistan'daki akrabalarını ziyarete gitti. Aynı yılın 27 Mart'ında Özbekistan polisi tarafından tutuklandı. O dönemde Kanadalı yetkililer Celil'i Özbekistan'da tutulduğu sırada ziyaret etmiş ve serbest bırakılmasını istemişti. Ancak Haziran 2006'da Özbekistan hükumeti Hüseyin Celil'i Çin'e iade etti. ÇİN, CELİL'İN KANADA VATANDAŞI OLDUĞUNU REDDEDİYOR Uygur İnsan Hakları Örgütü'nün Celil hakkında topladığı bilgilere göre Celil, 19 Nisan 2007'de Ürümçi Orta Halk Mahkemesi tarafından sözde "ülkeyi bölmeye yönelik komplo kurma" suçlarından ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. 1 Şubat 2016'da mahkeme, kötüleşen sağlık durumu nedeniyle cezasını 19 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasına çevirdi. Yaklaşık 20 yıldır Uygur İnsan Hakları Örgütü, Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü, Dünya Uygur Kurultayı ve hatta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Kongresi gibi uluslararası insan hakları örgütleri bu davayla yakından ilgileniyor. Ancak Çin, Celil'in Kanada vatandaşı olduğunu reddediyor. ÇİN'İN CELİL'E YÖNELİK SİYASİ BASKI DOĞU TÜRKİSTAN'DAKİ VAHŞETİN 20 YILLIK KANITI Uygur İnsan Hakları Vakfı araştırma direktörü Henryk Szadziewski, yakın zamanda Celil'in davasının mevcut durumunu ve insan hakları örgütlerinin onun serbest bırakılmasını sağlamada yeterince aktif olmamalarının nedenlerini özetleyen bir makale yayımladı. Szadziewski makalesinde, Çin'in Celil'e yönelik siyasi baskısının aslında, Uygur Türkleri başta olmak üzere diğer Müslüman Türk topluluklarının maruz kaldığı vahşetin 20 yıllık kanıtı olduğuna ve üzerinde derinlemesine düşünülmesi gereken bir konu olduğuna dikkat çekti. CELİL HALA ÇİN'İN KARANLIK ZİNDANLARINDA TUTSAK 2021 yılında Çin'de casusluk suçlamasıyla gözaltına alınan Kanada vatandaşları Michael Kovrig ve Michael Spavor Kanada'ya iade edildi. Ancak asılsız suçlamalarla ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Celil hala Çin'in karanlık zindanlarında tutsak.

Rus muhalif Navalnıy: Hapishanede her sabah Putin yanlısı Rus şarkıcıyı dinliyoruz! Haber

Rus muhalif Navalnıy: Hapishanede her sabah Putin yanlısı Rus şarkıcıyı dinliyoruz!

Vladimir Putin yönetimindeki Rusya, haksız sebeplerle tutukladığı pek çok insanı uzun süreli cezalarla mahkûm ediyor. Bunlardan biri de Rus muhalif Aleksey Navalnıy. 2021'den bu yana Rus hapishanesinde olan Navalnıy, hücrede yaşadığı zorlukları ve bunlara karşı verdiği mücadeleyi dile getirdi. The Guardian'ın haberine göre, Navalnıy yaşadığı sağlık sorunlarıyla ilgilenilmediğini ifade etti.  HER SABAH "BEN BİR RUSUM" ŞARKISI ÇALIYOR! Navalnıy ayrıca her sabah saat 05.00'te hapishanede Rusya milli marşından sonra, Putin yanlısı şarkıcı Şaman'ın "Ben Bir Rusum" isimli pop şarkısının çaldığını belirtti. 27 yıl hapis cezasına çarptırılan Navalnıy sabah rutinini şu sözlerle anlattı: "Şarkıcı Şaman ben cezaevindeyken ön plana çıktığı için ne onu görebiliyordum ne de müziğini dinleyebiliyordum. Ama onun Putin'in bir numaralı şarkıcısı olduğunu biliyordum. Ve bir numaralı şarkısı Ben Rus'um. Tabii ki duymayı merak ediyordum ama cezaevinde nerede dinleyebilirdim. Daha sonra beni Yamal'a (Kuzey Kutup Dairesi) getirdiler. Ve burada her gün sabah saat 5'te 'Kalk!' komutunu duyuyoruz. Ardından Rusya milli marşı çalınıyor ve hemen ardından ülkenin en önemli ikinci şarkısı Şaman'ın 'Ben Rus'um' şarkısı çalıyor" ŞARKICI KONSERİNDE SAVAŞ PROPAGANDASI YAPTI Asıl ismi Yaroslav Dronov olan 32 yaşındaki Rus şarkıcı Şaman, Kasım 2023'teki bir konserinde havai fişek gösterisine savaş propagandası eklemişti. Şaman, çantanın içindeki kırmızı butona bastıktan sonra aşağıdan fırlatılan havai fişekler patlamıştı. Şaman, füze fırlatma anını canlandırması nedeniyle eleştirilere neden olmuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.