SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hatay

QHA - Kırım Haber Ajansı - Hatay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hatay haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hatay'da Özbekistan Mahallesi açıldı Haber

Hatay'da Özbekistan Mahallesi açıldı

6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli 7,8 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerde büyük yıkıma uğrayan Türkiye Cumhuriyeti’nin Hatay şehrinin Arsuz ilçesinde, 13 Haziran'da Özbekistan Mahallesi’nin açılış töreni gerçekleştirildi. Törenle yerleşim alanı "Özbekistan Mahallesi" adını aldı. Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in ismi bulvara verilirken, ülkenin başkenti olan Taşkent ile kültürel şehri Semerkant'ın ismi de caddelerde yaşatılacak. Camiye "Buhara" ismi verilirken, park ise "Özbekistan Cumhuriyeti Kardeşlik Parkı" olarak hizmet verecek. “KALICI DOSTLUĞUN, KALICI ESERLERİ” Açılış töreninde konuşan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Özbekistan Mahallesi’nin, Özbekistan ile Türkiye arasındaki köprülerin sağlamlığını, kardeşliğin, dostluğun kalıcı ve baki olduğunu göstermesi bakımından fevkalade önemli olduğunu belirtti. Kurtulmuş, 6 Şubat 2023'te yaşanan asrın felaketinin hemen ardından ilk imdada yetişenlerden, yardım elini uzatanlardan birisinin de Özbekistan olduğunu kaydederek, "İki ülke arasındaki kalıcı dostluğun kalıcı eseri olması bakımından Arsuz'daki Özbekistan Mahallesi'nin fevkalade önemli olduğunu ifade etmek isterim." dedi. "ÖZBEKİSTAN BİZİM ATA YURDUMUZ" Türkiye ile Özbekistan arasında depremden sonra Hatay'da inşa edilen bu kalıcı dostluk ve kardeşliğin yanında hiç şüphesiz tarihî ve kültürel büyük bağların bulunduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Özbekistan bizim ata yurdumuzdur. Özbekistan bizim kültürümüzün bugün de en canlı yaşandığı ülkelerin başında gelmektedir." ifadesini kullandı. “YAŞASIN TÜRKİYE-ÖZBEKİSTAN KARDEŞLİĞİ” Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev başta olmak üzere Özbekistan Mahallesi'nin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür eden Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı: Arsuz'daki Özbekistan Mahallesi, açılışını yapacağımız Şevket Mirziyoyev Bulvarı, Buhara Cami ve diğer müştemilatın sadece bir açılış değil, iki ülke arasındaki dostluğun, kardeşliğin ve ortak geleceğin manevi köprülerinden birisi olduğunu açıkça ifade etmek istiyorum. Yaşasın Türkiye-Özbekistan kardeşliği. “SEVGİNİN VE SADAKATİN SEMBOLÜ” Özbekistan Ali Meclisi Yasama Meclisi Başkanı Nuriddin İsmailov da törende yaptığı konuşmada, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in adının verildiği bulvarın yalnızca güzel bir mesire alanı olmayacağını, aynı zamanda burada yürüyen herkesi Türk halklarının ortak tarihi, kaderi ve geleceği üzerine düşünmeye teşvik eden bir mekân haline geleceğine inandığını ifade etti. İnşa edilen her ev ve caddenin sevginin ve sadakatin sembolü olarak hizmet edeceğini söyleyen İsmailov, “Taşkent Caddesi, Özbekistan-Türkiye ilişkilerinin günümüzdeki yüksek neticelerini, Semerkant Caddesi ise kardeş ülkelerimiz arasındaki tarihsel güçlü bağları göstermektedir. Özbekistan Cumhuriyeti Kardeşlik Parkı'nın kardeşliğimizin ve samimi dostluğumuzun somut bir sonucu olduğundan hiç şüphem yoktur. Hatay'da inşa edilen camiye, Buhara adının verilmesi tüm Özbekistan Müslümanlarını sevindirmiştir.” şeklinde konuştu. “306 MODERN DAİRE İNŞA EDİLDİ” İsmailov, 6 Şubat depremlerinin herkesi derinden yaraladığını, Cumhurbaşkanı Mirziyoyev'in talimatıyla Arsuz ilçesinde 306 modern ve konforlu daireden oluşan binaların inşa edildiğini aktararak, depremden etkilenen Hataylı 160 kişinin de Özbekistan'a davet edilerek misafir edildiğini hatırlattı. Konuşmaların ardından Özbekistan Mahallesi, Şevket Mirziyoyev Bulvarı ve beraberindeki kamusal alanların isimlerinin bulunduğu beratlar takdim edildi, kurdele kesildi.

Gönül coğrafyasında kardeşlik buluşması: Hataylı depremzedeler Özbekistan’da Nevruz coşkusuna katıldı Haber

Gönül coğrafyasında kardeşlik buluşması: Hataylı depremzedeler Özbekistan’da Nevruz coşkusuna katıldı

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in davetlisi olarak ülkeye gelen Hataylı depremzedeler, baharın gelişini müjdeleyen Nevruz Bayramı'nı binlerce Özbekistanlının katılımıyla düzenlenen etkinlikte kutladı. Anadolu Ajansı (AA) tarafından gündeme taşınan habere göre, özel uçakla 5 gün sürecek ziyaretler kapsamında Özbekistan'a gelen 160 depremzede, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Daimi Konseyince "2026 Türk Dünyası Kültür Başkenti" ilan edilen Andican ile Semerkant'ta Nevruz Bayramı etkinliklerine katıldı. Hatay Vali Yardımcısı Mehmet Miraç Topaloğlu ile Arsuz Kaymakamı Fatih Eroğlu'nun da eşlik ettiği kafile, Andican'daki kutlama alanında Vali Şuratbek Kuşakbayeviç Abdurahmanov, Semerkant'ta ise Türkiye'nin Taşkent Büyükelçisi Ufuk Ulutaş ve Semerkant Valisi Adiz Muzaffaroviç Babayev tarafından karşılandı. Gün boyu süren kutlamalarda geleneksel oyunların yanı sıra konserler ve çeşitli etkinlikler düzenlendi. İki ülkenin vatandaşlarını buluşturan kutlamalar, renkli görüntülere sahne oldu. Kafile, Nevruz Bayramı'nı binlerce Özbekistanlıyla birlikte kutladı. Özbekistanlılar, Türkiye'den gelen misafirlere geleneksel yemeklerinden ikram edip, renkli yöresel elbiselerinden hediye etti. "MÜZİKLERİ, MİSAFİRPERVERLİKLERİ, YAKINLIKLARI ÇOK GÜZELDİ" Hataylı depremzede Nilüfer Erol, Özbekistan'daki kardeşleriyle birlikte olmanın müthiş bir durum olduğunu söyledi. Erol, "Aslında aynı kandanız. Dilimiz, birliğimiz, sözümüz aynı. Çok mutlu oldum ve bizi çok güzel karşıladılar. Misafirperverlikleri için teşekkür ederim." dedi. İlk defa böyle bir festival gördüğünü dile getiren Erol, buradaki yemekleri tattıklarını, kıyafetleri giydiklerini anlattı. Erol, nevruz etkinliklerini de gözlemleme fırsatı yaşadıklarını belirterek, "Müzikleri, misafirperverlikleri, yakınlıkları çok güzeldi. Özellikle kafile olarak Hatay'dan gelmiş olmamız, bunu daha güzel yaptı. Böyle bir milli birlik ruhu var, kardeş ruhu diyelim. Öyle bir şey oldu. O duygu tarif edilemez ancak yaşanır." şeklinde konuştu. "İYİ Kİ GELMİŞİZ" Derya Tahış da nevruz kutlamalarının çok güzel geçtiğini anlattı. Burada çok güzel karşılandıklarını dile getiren Tahış, "Hepsi cana yakın. Bol bol yemek yedik, her şeyi ikram ettiler. Oyun oynadık, konser dinledik. Çok iyi insanlar, iyi ki gelmişiz." ifadelerini kullandı. "TÜRK KARDEŞLERİMİZ GELDİ" Özbekistanlı Barçınoy Abduraimova ise Türkiye'den gelen misafirleri ağırlamaktan çok memnun olduklarını söyledi. Tarihi bir gün yaşadıklarını anlatan Abduraimova, "Türk kardeşlerimiz, arkadaşlarımız buraya geldi. Birbirimizi çok seviyoruz. Onlar bugün geldi, ulusal yemeklerimizi gösterdik. Ramazan Bayramı'nı ve nevruzu Türk halkıyla birlikte kutlamaktan çok memnunuz. Türkiye'ye çok selam söylüyoruz." dedi. Azize Şahıbıddınova da "Bugün Türkiye Cumhuriyeti'nden kardeşlerimiz teşrif buyurdu, çok mutlu olduk ve sevindik. İlkbahar mevsiminde olan Nevruz Bayramı'mızda görüşmekten çok mutlu olduk. Bizim için çok heyecanlı oldu. Burada ulusal yemeklerimizi, elbiselerimizi onlara anlattık." diye konuştu.

Erdoğan–Mirziyoyev Zirvesi: Kardeşlik, stratejik iş birliği ve ortak gelecek vurgusu Haber

Erdoğan–Mirziyoyev Zirvesi: Kardeşlik, stratejik iş birliği ve ortak gelecek vurgusu

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev 29 Ocak 2026 tarihinde Türkiye’ye resmî ziyarette bulundu. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Mirziyoyev ile bir araya gelerek Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin (YDSK) dördüncü toplantısına başkanlık etti. Görüşmelerin ardından iki ülke arasında çeşitli alanları kapsayan anlaşmalar imzalanırken, liderler ortak basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev ve beraberindeki heyeti “ikinci vatanlarında” ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bu yıl 1996’da imzalanan Ebedi Dostluk ve İşbirliği Anlaşması’nın 30. yıl dönümünün idrak edildiğini hatırlattı. Erdoğan, Özbekistan’ın Mirziyoyev’in güçlü liderliği ve köklü devlet geleneğiyle Orta Asya’da bölgesel entegrasyon açısından öncü bir rol üstlendiğini vurguladı. “TÜRKİYE, TÜRKİSTAN’IN REFAHINA KATKI SUNMAYA DEVAM EDECEK” Türkiye ile Özbekistan arasındaki ilişkilerin kapsamlı stratejik ortaklık seviyesine yükseltildiğini belirten Erdoğan, imzalanan anlaşmalarla gelecek döneme ilişkin yol haritasının belirlendiğini söyledi. Erdoğan, siyasi, ekonomik, kültürel, beşerî ve bölgesel tüm alanlarda ortak hedeflerin hayata geçirilmesi için iki ülke kurumlarının yakın iş birliği içinde çalıştığını ifade etti. Ticaret ve yatırım alanına da değinen Erdoğan, son 10 yılda iki ülke arasındaki ticaret hacminin üç kat arttığını belirterek, 5 milyar dolarlık yeni hedefe kısa sürede ulaşılacağına inandığını söyledi. Türk şirketlerinin Özbekistan’da 5 milyar doları aşan yatırımlarla ilk üç yatırımcı arasında yer aldığını vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin Türkistan’ın refahına katkı sunma konusundaki kararlılığını yineledi. “EDEBİ KARDEŞLİĞİN KALICI SİMGESİ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesindeki iş birliğinin güçlendiğine dikkat çekerek, 15 Aralık’ın Dünya Türk Dili Ailesi Günü ilan edilmesinde Mirziyoyev’in önemli katkıları olduğunu kaydetti. Ayrıca Özbekistan’ın, 6 Şubat depremleri sonrası Türkiye’ye verdiği destekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, Hatay’ın Arsuz ilçesinde TOKİ tarafından inşa edilen konutlardan 308’inin Özbekistan tarafından üstlenilmesini “ebedi kardeşliğin kalıcı bir simgesi” olarak nitelendirdi. “DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK” Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük Özbek şairi merhum Abdülhamid Süleyman Çolpan'ın "Ey bizi uyandıran üstadımız" diyerek selamladığı Kırım Tatar aydını, büyük fikir insanı, Tercüman gazetesinin kurucusu İsmail Gaspıralı'nın işaret ettiği "dilde, fikirde, işte birlik" hedefine doğru emin adımlarla ilerleyeceklerini kaydetti. "Yürek yüreğe verdiğimiz müddetçe Allah'ın izniyle içinde bulunduğumuz asra Türk dünyasının mührünü vuracağımızdan eminiz." diyen Erdoğan, Özbekistan'ın, İsrail'in Gazze ve Filistin'in işgal altındaki diğer bölgelerine yönelik saldırılarında da ilkeli bir tutum sergilediğini vurguladı. “HİÇBİR MESAFE KARDEŞLİĞİMİZİ ZEDELEYEMEZ” Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev ise ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin sadece bölgesel değil küresel ölçekte de etkisini artırdığını belirterek, “Ülkeniz kelimenin tam anlamıyla dünyanın yeni jeopolitik güç merkezlerinden biri haline geliyor.” dedi. Mirziyoyev, “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun kararlılıkla hayata geçirildiğini ve Ankara’nın uluslararası arenada daha güçlü bir ses haline geldiğini vurguladı. Türkiye ile Özbekistan arasındaki ilişkilerin ortak dil, ortak kültür ve ortak değerler temelinde yükseldiğini ifade eden Mirziyoyev, iki ülke arasında hiçbir mesafenin kardeşliği zedeleyemeyeceğini söyledi. Ziyaretin, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın daha da derinleşmesine katkı sağlayacağını belirten Mirziyoyev, 2026 yılında ikili ilişkilerin tüm alanlarda daha hızlı gelişmesi konusunda mutabık kalındığını açıkladı. ÖZBEKİSTAN’IN HATAY’DA İNŞA ETTİĞİ DEPREM KONUTLARININ ANAHTARLARI TESLİM EDİLDİ Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, Hatay’da Özbekistan tarafından inşa edilen deprem konutlarının anahtarlarını hak sahiplerine teslim etti. Tören kapsamında bazı ailelere yeni evlerinin anahtarları bizzat iki lider tarafından verildi. Ortak basın toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, kültürel ve beşerî alanlardaki ilişkilerin daha da geliştirilmesi konusunda mutabık kaldıklarını belirterek; tiyatro, sinema haftaları, sergiler ve inanç turizmi gibi alanlarda ortak çalışmalar yürütüleceğini söyledi. Mirziyoyev, müzakereler sonucunda varılan tüm mutabakatların zamanında hayata geçirilmesi için kapsamlı bir yol haritasının onaylanacağını ifade etti. Mirziyoyev, İstanbul’da Özbekistan Devlet Okulu’nun temel atma törenine tanıklık ettiklerini hatırlatarak, Türkiye’de ilk kez bir Özbek okulunun inşa edilmesinin iki ülke arasındaki eğitim iş birliğinin yeni bir aşamaya ulaştığını gösterdiğini dile getirdi. Taşkent’te Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesi’nin açıldığını, Ali Şir Nevai Üniversitesi bünyesinde Yunus Emre Enstitüsü faaliyetlerinin başlatıldığını aktaran Mirziyoyev, Taşkent’teki Türk okulunun genişletilmesi için ek arsa tahsis edilmesi konusunda da anlaşmaya varıldığını söyledi. “DOST KARA GÜNDE BELLİ OLUR” İstanbul’da inşa edilecek 600 kişilik Özbek okulunun, Türkiye’de yaşayan Özbek vatandaşların çocuklarının ana dillerinde eğitim görmeleri açısından önemli bir imkân sunacağını belirten Mirziyoyev, “Bu, atalarımızın ‘okul dünyanın en yüce yapısıdır’ anlayışıyla örtüşmektedir.” dedi. Hatay’daki Özbekistan Mahallesi’nin açılışına katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Mirziyoyev, 6 Şubat depremlerinin Türk halkı için büyük bir sınav olduğunu vurgulayarak, “Dost kara günde belli olur” atasözünü hatırlattı. Depremlerin ardından Özbekistan’dan çok sayıda arama kurtarma ekibinin Türkiye’ye geldiğini belirten Mirziyoyev, bu desteğin “kardeşlik görevi”nin bir gereği olduğunu söyledi. Hatay’da inşa edilen deprem konutlarının ebedi dostluğun bir simgesi olacağını ifade eden Mirziyoyev, Hataylı bir heyeti Nevruz Bayramı’nda Özbekistan’a davet etti. Program kapsamında Mehteran Birliği, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ve Türk Dünyası Müzik Topluluğu dinletiler sunarken, Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Ulusal Gösteri Topluluğu da sahne aldı. Programın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev ve eşi Ziroat Mirziyoyeva onuruna yemek verdi. BAKIRKÖY’DE ÖZBEKİSTAN DEVLET OKULU AÇILIYOR Öte yandan İstanbul Bakırköy’de inşa edilmesi planlanan Özbekistan Devlet Okulu için “Taş Koyuş” merasimi düzenlendi. Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Mirziyoyev Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nden video konferans yöntemiyle bağlandı. Protokol üyeleri ile Türk ve Özbek çocukların birlikte temel taşının üzerindeki örtüyü kaldırmasıyla tören alkışlar eşliğinde sona erdi.

Hatay’da 7 bin yıllık insan ayak izleri keşfedildi! Haber

Hatay’da 7 bin yıllık insan ayak izleri keşfedildi!

Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki Karahüyük Tell Kurdu Höyük kazılarında, M.Ö. 5200’e ait olduğu belirlenen Ubeyd Dönemi tabakalarında 5 insan ayağı izi bulundu. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 30 Eylül 2025 tarihinde yaptığı açıklamada Anadolu'da 7 bin yıl önce atılan adımların yeniden gün yüzüne çıkarıldığını belirtti. Bakan Ersoy, “Hatay, Reyhanlı Karahüyük’teki Tell Kurdu Höyük kazılarında çok ender rastlanan bir keşfe imza attık. M.Ö. 5200’e, Ubeyd Dönemi’ne tarihlenen tabakalarda 5 insan ayak izi tespit edildi.” dedi. BİNLERCE YIL ÖNCESİNİN TANIKLARI Ayrıca yağmurla ıslanmış çamurun üzerinde yürüyen insanlara ait bu izlerin, binlerce yıl öncesinden ulaşan "eşsiz bir tanıklık" sunduğuna vurgu yaptı. Ersoy açıklamasında, “Geleceğe Miras Projemiz ile 60 yılda yapılanı 4 yılda başarma kararlılığıyla geçmişin izlerini geleceğe taşımaya, Türkiye’nin tarihî mirasını korumaya, keşfetmeye ve dünyaya tanıtmaya devam ediyoruz.” ifadelerine yer verdi. ???? Anadolu'da 7 bin yıl önce atılan adımlar yeniden gün yüzünde! ???? ???? Hatay, Reyhanlı Karahüyük’teki Tell Kurdu Höyük kazılarında çok ender rastlanan bir keşfe imza attık. ⏳ MÖ 5200’e, Ubeyd Dönemi’ne tarihlenen tabakalarda 5 insan ayak izi tespit edildi. ???? Yağmurla… pic.twitter.com/xNZm13LJRL — Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) September 30, 2025 İZLER DOĞRUDAN GÖZLEMLENEBİLİYOR Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, 21 Ağustos 2025'te 8564 açmasında yapılan çalışmalarda gün ışığına çıkarılan ayak izlerinin, yoğun yağmura veya suya maruz kalmış çamurlu dolgu tabakasında yürüyen bireylere ait olduğu belirlendi. Anadolu arkeolojisinde nadir rastlanan buluntular arasında kabul edilen bu keşif, dönemin sosyal ve kültürel yaşamına dair önemli ipuçları sunuyor.

Suriyelilerin geri dönüşü için Yayladağı Sınır Kapısı açıldı Haber

Suriyelilerin geri dönüşü için Yayladağı Sınır Kapısı açıldı

Suriye'de muhaliflerin operasyonu sonucunda 8 Aralık 2024 tarihi itibarıyla Beşşar Esed rejimi son buldu. 61 yıllık rejimin çökmesi ile birlikte Suriyeli muhalifler, Esed'in zulmüne son verdi. Bu kapsamda 13 yıldır Türkiye'ye sığınan Suriyelilerin ülkelerine dönüşü başladı. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 9 Aralık 2024 tarihinde kabine toplantısı sonrasındaki açıklamalarında; Suriyeli sığınmacıların ülkelerine dönmesi için Yayladağı Sınır Kapısı'nın açılacağını duyurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'ye dönmek isteyen Suriyelilerin kolay ulaşımı için Hatay-Suriye sınırındaki Yayladağı Sınır Kapısı'nın bugün itibarıyla açılacağını bildirdi. Erdoğan, "Muhacirlerin gönüllü geri dönüş sürecini de, yine tarihimize kültürümüze ve 13 yıllık müstesna ev sahipliğimize yaraşır şekilde yöneteceğiz. Hiç kimsenin bu insani sürece leke bulaştırmasına müsaade etmeyeceğiz.” dedi. Böylelikle Suiyeli sığınmacılar, açılan yeni sınır kapısından da ülkelerine geri dönecek.  SURİYE'DE 61 YILLIK BAAS REJİMİ ÇÖKTÜ: ESED KAÇTI! Suriye'de 1963'ten bu yana iktidarda olan Baas Partisi, 8 Aralık 2024 tarihi itibarıyla tarihe karıştı. Suriye devlet televizyonu, Rus yanlısı ve savaş suçlusu Beşşar Esed'in devrildiğini ve hapisteki tüm tutsakların serbest kaldığını ifade etti. Suriye'nin kuzeyindeki Halep ilinin batı kırsalında 27 Kasım'da Esed rejimi güçleriyle rejim karşıtı silahlı gruplar arasında çatışma başlamıştı. 30 Kasım'da Halep'in merkezinin büyük bölümünü rejim güçlerinden alan rejim karşıtı gruplar, aynı gün tüm İdlib genelinde hakimiyet sağlamıştı. Gruplar, şiddetli çatışmaların ardından 5 Aralık'ta Hama kent merkezini rejim güçlerinden almıştı. Muhalif gruplar, başkent Şam'a açılan stratejik önemdeki Humus ilinin bazı yerleşim yerlerini ele geçirerek burada ilerlemeye başlamıştı. Suriye'nin Ürdün sınırındaki Dera ilinde 6 Aralık'ta operasyon başlatan askeri muhalifler, çatışmaların ardından il merkezini rejim güçlerinden geri almıştı. Suriye Milli Ordusu'nun Halep kırsalında 1 Aralık'ta terör örgütü PKK/YPG'ye karşı başlattığı Özgürlük Şafağı Operasyonu'nda ise Tel Rıfat ilçe merkezi kurtarılmıştı. Esed rejimi güçleriyle 27 Kasım'dan bu yana çatışan Heyet Tahrir Şam'ın (HTŞ) başını çektiği rejim karşıtı gruplar, Humus'un dış mahallelerinden Sanayi ve Kusur'a girmelerinin ardından iç kesimlere doğru ilerlemeyi sürdürdü. Gruplar, Humus'taki Meşrefe, Kefernan, Tulul Humur, Zeytune, İzeddin ve Aydun köylerini de rejim güçlerinden aldı. Ardından Şam'a yürüyen muhalifler, başkentte idareyi ele aldı. Esed'in sarayı, Başbakanlık ve bakanlıklar da dahil olmak üzere muhalifler tüm kurumlarda hakimiyet kurdu. Suriye Milli Ordusu ve müşterek gruplar ise Esed rejiminin devrilmesinin ardından Münbiç'e, bölücü terör örgütü PKK/YPG'nin üzerine yürüdü. Suriye Milli Ordusunun buradan sonraki hedefinin ise terör örgütünün kontrolünde olan Türkiye sınırındaki Ayn el Arap olması bekleniyor.

Hatay künefesi ve ipeği coğrafî işaret aldı Haber

Hatay künefesi ve ipeği coğrafî işaret aldı

Hatay denildiğinde akla ilk gelen lezzet olan künefe, aynı zamanda Türkiye'nin meşhur lezzetlerinden birisi. Hatay, ayrıca yumuşak ipek için ilk tercihlerden birisi olarak ön plana çıkıyor. Bu kapsamda çok sayıda insanın tercih ettiği Hatay künefesi ve ipeği bir kez daha ün kazandı.  TÜRK PATENT VE MARKA KURUMUNDAN HATAY KÜNEFESİNE VE İPEĞİNE COĞRAFÎ İŞARET Türk Patent ve Marka Kurumu, Hatay'ın meşhur künefesine ve ipeğine coğrafî işaret kazandırdı. Yunus Emre Enstitüsü (YEE) tarafından paylaşılan bilgiye göre Patent Kurumu, eşsiz lezzet olan Hatay künefesine ve Hatay ipeğine coğrafî işaret verdi. Antakya künefesi ve ipeği Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret olarak belirlenmiştir. ???? pic.twitter.com/mHY8wo0251 — Yunus Emre Enstitüsü (@yeeorgtr) February 8, 2024 HATAY YENİDEN AYAĞA KALKMAYA ÇALIŞIYOR 6 Şubat 2023 tarihinde, merkez üssü Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler, Türkiye'yi derin bir yasa boğdu. 11 ilin etkilendiği çevre illerden biri olan Hatay ise en çok yıkıma uğrayan şehir oldu. Resmi sayılara göre 50 binin üzerinde vatandaşın hayatını kaybettiği depremde Hatay derin bir yara aldı. Kültürel mirasın beşiği Hatay, yeniden ayağa kalkmaya çalışıyor.  Ülke genelinde yapılan nakdi yardımların yanı sıra yeni inşaların başlatıldığı Hatay'da, yeniden turistlerin gözdesi olmak için çalışmalar devam ediyor.

Depremzede anne ve kız enkaz altında yaşadıklarını QHA’ya anlattı Haber

Depremzede anne ve kız enkaz altında yaşadıklarını QHA’ya anlattı

Yağmur Filiz ŞAHİN/QHA Ankara 2023 yılında, 7.4 ve 7.7 büyüklüğündeki şiddetli sarsıntıların yaşandığı Kahramanmaraş merkezli depremlerde Türkiye yasa boğulmuştu. 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin 1. yılı geride kaldı. Yıkımın en yüksek seviyede yaşandığı Hatay'da enkaz altında kalan anne Ayşe Sertel ve kızı Betül Sertel yaşadıklarını Kırım Haber Ajansına (QHA) anlattı.  "TAVANIN ÜZERİMİZE DÜŞTÜĞÜNÜ GÖRDÜK" 20 yaşındaki depremzede Betül Sertel, depremi hissettiği ilk anı şu şekilde dile getirdi: "Depremi hissettiğim ilk an odamdan çıktım, abimi korkutmamak için yanına gidemedim. Annem ve babam salonda uyuyordu, yanlarına gittim. Annem ve babam beni aralarına aldı, Annem, 'Gel yanıma korkma' diyerek eliyle başımı korudu. Tavanın üzerimize düştüğünü gördük, sonra annem ayağını hissetmemeye başladığını söyledi. 2-3 saatin sonunda abimin de sesini duyduk" SERTEL, DEPREMDE YENGESİNİ VE 4 KUZENİNİ KAYBETTİ QHA'nın, "Enkaz altında ne kadar kaldınız? Açlık, susuzluk ve üşüme hali oldu mu?" sorusuna, yalnızca kendi evlerinin yıkıldığını ve saatler sonra kurtarılamayacaklarını düşündüklerini söyledi. Betül Sertel, herhangi bir açlık, susuzluk ve üşüme hissetmediklerini aktardı. Sertel, enkaz altından 2. günün sonunda dayısının yardımıyla pencerenin küçük bir kısmından çıktığını dile getirdi. Ayrıca bu depremde yengesini ve 4 kuzenini kaybettiklerini ifade eden Sertel, konteynerde yaşadıklarını belirterek, "Her şeyin düzelmesini bekliyoruz, umarım düzelir" dedi.  ENKAZ ALTINDA 4 GÜN KALAN ANNE SERTEL, SOL AYAĞINI KAYBETTİ Öte yandan anne Ayşe Sertel de depremde yaşadıklarını aktardı. Enkazda kaldığı 4 gün boyunca yalnızca dua ettiğini ve kelime-i şehadet getirdiğini söyleyen anne Sertel, ayaklarına kiriş düştüğünü ve bu yüzden ayaklarını hissedemediğini dile getirdi. Sertel şunları söyledi: "Hareket edemedim, kolonlar ayağıma düştü. Düştüğünü hissedemedim ama ayağım ağırlaştı. O an kan kokusu aldım. Betül ile babasına 'Ayaklarım koptu' dedim. Onlardan bir süre ses alamadım, sanıyorum bayıldılar. Elime fayans parçası geldi, sesimiz duyulsun diye yere vurmaya başladım. Yalnızca bizim ev yıkıldı zannettim, dışardan sesler geldi, 'Hatay'da yollar kapandı, kimse yok' dediler" "KEŞKE ÖLSEYDİM, BU ACIYI YAŞAMAZDIM" Ayrıca o esnada vefat eden babasından hurma yediğini ve babasının terini sildiğini ifade eden Sertel, 4. günün sonunda enkazdan çıktığını ve Adana'ya gittiğini burada sol ayağının kesildiğini belirtti. Sertel, "Sağ ayağıma da basamıyorum, basamamak çok kötü bir durum. Bazen diyorum ki, keşke ölseydim en azından şehit olurdum, bu acıyı yaşamazdım" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.