SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İskeçe

QHA - Kırım Haber Ajansı - İskeçe haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İskeçe haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Batı Trakya’da müftülük krizi yeniden gündemde: Mahkeme süreci başladı Haber

Batı Trakya’da müftülük krizi yeniden gündemde: Mahkeme süreci başladı

Batı Trakya müftülük sorunu, İskeçe’de 11 Ekim 2024’te yaşanan olayın ardından açılan davanın mahkeme tarihinin gelmesiyle yeniden gündeme taşındı. Çınar Camisi’nde yaşanan gelişmeler, uzun süredir devam eden tartışmaları bir kez daha görünür hale getirdi. Dava kapsamında 4 azınlık mensubu yargılanırken, sürecin yalnızca bir olayla sınırlı olmadığı, geçmişten bugüne uzanan yapısal bir sorunun yansıması olduğu vurgulanıyor. "MAHKEMEDE BÜTÜN BİR AZINLIĞIN VARLIĞI YARGILANIYOR" Dava kapsamında yargılananlardan eski İskeçe Türk Birliği Başkanı ve gazeteci Ozan Ahmetoğlu, Batı Trakya'da 1985'ten bu yana süregelen müftülük sorununun çözümsüz bırakıldığını belirterek, azınlığın kendi iradesiyle seçtiği müftülerin tanınmadığını, devletin ise atama yoluyla müftü belirlediğini ifade etti. Ahmetoğlu, Ekim 2024'te atanmış müftülerin İskeçe'de Çınar Camisi'nde cuma namazına katılmak istemesi üzerine cemaatin tepki gösterdiğini, müftülerin camiye alınmadığını ve olayların büyümeden sonlandırıldığını söyledi. Yaşananların münferit bir olay olmadığını kaydeden Ahmetoğlu, Batı Trakya Türk Azınlığı'nın dini temsil hakkına yönelik uzun yıllardır devam eden sorunun bir yansıması olduğunu dile getirdi. Eski Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği Başkanı Hüseyin Baltacı da müftülük meselesinin, 1980'li yıllardan sonra değişen uygulamalarla ortaya çıktığına işaret ederek, geçmişte azınlığın kendi müftüsünü seçtiğini ancak daha sonra atama sistemine geçildiğini anlattı. Baltacı, yaşanan olayda azınlığın Lozan Antlaşması ve uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan haklarını savunduğunu vurgulayarak, müftülük sorununun kronikleştiğini ve toplumun iradesinin yok sayıldığını belirtti. Ayrıca Batı Trakya Türk Azınlığı'nın yalnızca müftülük değil, dernek isimlerinin tanınmaması, eğitim altyapısındaki eksiklikler ve vakıf yönetimi gibi alanlarda da sorunlar yaşadığının altını çizen Baltacı, azınlığın kimliğine ve haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini kaydetti. İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa da davanın yalnızca hukuki bir süreç olmadığını belirterek "Bizler mahkeme önünde tek yürek olarak varlığımızı gösterdik. Bu tablo, haklılığımızın ve gücümüzün en büyük kanıtıdır. Mahkemede sadece dört arkadaşımız değil, bütün bir azınlığın varlığı ve uluslararası hukukla güvence altına alınmış temel haklar yargılanıyor." ifadelerini kullandı. Azınlığın dini özgürlükler, vakıflar ve eğitim alanındaki haklarının uluslararası anlaşmalarla koruma altında olduğunu anımsatan Trampa, son dönemde yürürlüğe giren bazı düzenlemelerin vakıfların işleyişini ve mülkiyet haklarını olumsuz etkilediğini, bu tür müdahalelerin toplumsal huzuru zedelediğini sözlerine ekledi.

Batı Trakya'da müftülük krizi: Yunanistan'ın atama kararına Türk azınlıktan tepki Haber

Batı Trakya'da müftülük krizi: Yunanistan'ın atama kararına Türk azınlıktan tepki

Batı Trakya Türk azınlığının iradesini ve dini özerkliğini hiçe sayan bir adım atan Yunanistan hükûmeti, Dimetoka’ya kendi kararıyla bir müftü atadı. Yunanistan Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığının kararıyla müftü olarak atanan Emin Şerif, 9 Ocak 2026 tarihinde Atina’da düzenlenen törenle yemin ederek görevine başladı. Bakanlık, bu atamayı "tarihî bir adım" ve müftülük kurumuna yönelik "modern ve şeffaf" bir uygulama olarak nitelendirirken atama töreninde konuşan Yunanistan Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanı Sofia Zaharaki, sürecin anayasa, Lozan Antlaşması ve Avrupa hukuku ile uyumlu olduğunu ileri sürdü ve müftülük kurumunun devlet güvencesi altında güçlendirildiğini de iddia etti. MÜFTÜLER TOPLUMUN HÜR İRADESİYLE SEÇİLMELİDİR Batı Trakya Türk azınlığı, müftülerin devlet tarafından atanmasını sert bir dille reddederek müftülerin toplumun hür iradesiyle seçilmesi gerektiğini bir kez daha vurguladı. Azınlık temsilcileri, tek taraflı bu atamaların dini özgürlükler ve demokratik temsil ilkeleriyle bağdaşmadığını, azınlık toplumunun beklentilerinin yok sayıldığını belirtti. Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu (BTTADK) müftünün devlet eliyle atanması ve atanmış müftünün Atina’da yemin ederek göreve başlamasına tepki gösterdi. Danışma Kurulunca yapılan açıklamada, mevcut atamanın azınlık iradesini yansıtmadığı ve meşruiyet taşımadığı ifade edildi. Ayrıca Batı Trakya Türk Azınlığının en temel sorunlarından biri olan müftülük meselesinin Yunanistan tarafından bugüne kadar azınlığın talep ve beklentileri doğrultusunda çözüme kavuşturulmadığını hatırlatan Danışma Kurulu azınlık iradesi, seçimi ve gerçek temsilcilerin bir defa daha yok sayıldığını vurguladı. Açıklamada, bir süre önce Dimetoka’da gerçekleştirilen cami açılışı töreninde tayinli müftünün Yunanca dua etmesinin, azınlığın dini ve kültürel hassasiyetlerinden uzak durduğunu gösterdiği kaydedildi. Dimetoka’da hayata geçirilen uygulamanın benzerinin İskeçe ve Gümülcine’de de uygulanacağına dair açıklama ve basına yansıyan haberlerin azınlık açısından endişelere yol açtığı belirtildi. Batı Trakya Trük Azınlığı Danışma Kurulu, Yunanistan’a çağrıda da bulunarak, müftülük sorununun samimi, gerçek ve yapıcı bir diyalog zemini üzerinden ele alınmasını, azınlığın iradesine saygı gösterilmesini ve beklentilerinin karşılanmasını talep etti. Açıklamanın sonunda müftü tayini ve azınlığın hür iradesiyle seçtiği Müftülüklerin tanınmaması kınanırken, gayri meşru olan bu adımın demokrasi ve insan hakları açısından kabul edilemez olduğu ifade edildi. Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığından (YTB) destek açıklaması Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar (YTB) Başkanı Abdulhadi Turus, Yunanistan’ın Dimetoka’da müftü atamasının ardından BTTADK'nın yayınladığı; sürecin azınlığa danışılmadan, dayatmacı bir anlayışla yürütüldüğünü vurgulayan açıklamasına destek veren yazılı bir açıklama yaptı. Hukuk ve demokrasinin hiçe sayan uygulamaların karşısında olduklarını ifade eden Turus, “Batı Trakya Türk Azınlığı’nın uluslararası hukuk temelindeki haklı taleplerinin ve kendi iradesiyle seçtiği müftülerin yanında olduğumuzu bir kez daha kararlılıkla vurguluyoruz” dedi. ABTTF BAŞKANI: TOPLUMUN HÜR İRADESİYLE SEÇTİĞİ MÜFTÜLER TANINMALIDIR! Konuyla ilgili Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habip Oğlu ise yaptığı açıklamada Yunanistan’ın tek taraflı kararıyla müftü atadığını ve Türk toplumunun 1913 Atina Antlaşması ile belirlenen ve 1923 Lozan Antlaşması ile garanti altına alınan dini özerkliğini ve iradesini yok saydığını söyledi. Habip Oğlu, 29 Temmuz 2022’de ulusal mecliste kabul edilen “Trakya’daki Müftülüklerin Modernleştirilmesi” başlıklı yasa ile özerk yapıda bulunan müftülüklerinin açıkça devlet dairelerine dönüştürüldüğünü ve tümüyle devletin kontrol ve denetimine tâbi tutulduğunu da belirtti. "Yunanistan aldığı kararla, Türk azınlığının kabul etmediği birini atayarak asıl niyetinin, dini özerkliği tamamen ortaya kaldırmak amacında olduğunu göstermiştir" diyen Habip Oğlu, bu kararın kabul edilemeyeceği ve yok sayılacağını da ifade etti. Buna ilave olarak ülkeleri Yunanistan’ı müftülük meselesini toplumumuzla birebir diyalog içinde ele almaya, toplumun hür iradesiyle seçtiği müftüleri tanımaya ve dini özerkliği ihlal eden tek taraflı uygulamaya son vermeye çağırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.