SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iklim Değişikliği

QHA - Kırım Haber Ajansı - Iklim Değişikliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iklim Değişikliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkistan'da su sorunu derinleşiyor: Azalan kaynaklar ve artan talep iş birliğini zorunlu kılıyor Haber

Türkistan'da su sorunu derinleşiyor: Azalan kaynaklar ve artan talep iş birliğini zorunlu kılıyor

Dünyanın en kurak bölgelerinden biri olan Türkistan'ın temel su kaynaklarını oluşturan Amuderya ve Siriderya havzalarındaki su miktarının azalması bölgedeki tarımsal üretim, içme suyu arzı, enerji güvenliği ve gıda fiyatları üzerinde ciddi baskı oluştururken bölge ülkeleri ise bu soruna suyun daha verimli kullanılması, dijital teknolojilerin yaygınlaştırılması ve bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi yoluyla çözüm bulmayı amaçlıyor. Anadolu Ajansından (AA) Eski Sovyetler Birliği döneminde Siriderya Nehri'nin doğduğu Kırgızistan ile Amuderya Nehri'nin doğduğu Tacikistan, bu nehirler üzerine kurdukları hidroelektrik santraller aracılığıyla bölgenin enerji ihtiyacını karşılarken Özbekistan, Kazakistan ve Türkmenistan ise bu nehirlerin sularını tarımsal sulamada kullanıyordu. Sovyetlerin dağılmasının ardından ortak enerji sisteminin sona ermesi ve kuraklık nedeniyle su kaynakları üzerindeki baskının artması, zaman zaman bölge ülkeleri arasında anlaşmazlıklara neden oldu. Ancak son yıllarda gelişen iyi komşuluk ilişkileri ve siyasi diyalog sayesinde bölge ülkeleri arasında su kaynaklarının ortak kullanımı konusunda önemli ilerleme kaydedildi. Buna karşın iklim değişikliği, buzulların hızla küçülmesi, nüfus artışı ve ekonomik büyüme, bölge ülkelerini daha karmaşık bir su yönetimi sorunuyla karşı karşıya bıraktı. SU KAYNAKLARI AZALIRKEN SU TALEBİ HIZLA ARTIYOR Türkistan'ın en büyük tatlı su rezervlerini oluşturan Tacikistan ve Kırgızistan'daki dağ buzulları iklim değişikliğinin en belirgin etkilerinin görüldüğü alanlar arasında yer alıyor. Yaklaşık 14 bin buzulun bulunduğu Tacikistan'da son 50 yılda bin 300'den fazla buzul tamamen erirken bugün ülkedeki toplam buzul alanının yaklaşık yüzde 30'u kaybolmuş durumda. 8 binden fazla buzulun bulunduğu Kırgızistan'da ise son yarım yüzyılda yaklaşık 2 bin buzul eriyerek yok olurken mevcut eğilimin devam etmesi halinde 2040 yılına kadar ülkedeki buzulların üçte birinin daha eriyebileceği öngörülüyor. Bunun sonucunda bölgedeki su miktarının gelecek yıllarda yüzde 15'e kadar azalabileceği ve bunun Türkistan ekonomisinin küçülmesine yol açabileceği öngörülürken, buna karşılık bölgedeki nüfus artışı ve ekonomik büyümeye bağlı olarak Türkistan'da su talebinin 2040 yılına kadar yüzde 25 artması bekleniyor. EN FAZLA TARIM SEKTÖRÜ ETKİLENECEK Bölgede kullanılan suyun büyük bölümü tarımsal sulamaya ayrılırken, uzmanlar su kıtlığından en fazla etkilenecek alanın tarım olacağını belirtiyor. Su kıtlığıyla ilgili eğilimin sürmesi halinde 2050 yılına kadar tarımsal üretimde yaklaşık yüzde 20 düşüş yaşanabileceği öngörülüyor. Uzmanlar ayrıca su sorunu nedeniyle bölge ekonomisinin her yıl yaklaşık 2 milyar dolarlık kayba uğradığını belirtiyor. Uzmanlar damla sulama, yağmurlama sistemleri, dijital tarım uygulamaları, akıllı su yönetimi, yer altı suyu izleme sistemleri ve arıtılmış atık suyun yeniden kullanımı gibi yöntemlerin öncelik kazanması gerektiğini ifade ederken, bölge ülkeleri de artan riskler karşısında son yıllarda su tasarrufu sağlayan teknolojilere yatırımlarını hızlandırdı. Bu çerçevede kullandığı suyun yüzde 80'inden fazlası sınır aşan kaynaklardan sağlanan Özbekistan'da son beş yılda su tasarrufu alanında hayata geçirilen projeler sayesinde yıllık su tüketimi yaklaşık 10 milyar metreküp (yüzde 25) azalmış durumda. Ülkede 4,3 milyon hektarlık sulanabilir arazinin yarısına yakınında su tasarrufu sağlayan teknolojiler kullanılırken bu uygulamaların ileriki yıllarda tüm sulanabilir alanlara yaygınlaştırılması hedefleniyor. BÖLGESEL İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENİYOR Son dönemde bölge ülkeleri arasında sınır aşan su kaynaklarının ortak kullanımı konusunda bölgesel iş birliği giderek gelişiyor. Bölgedeki su kaynaklarının büyük bölümü sınır aşan nehirlerden sağlanırken uzmanlar, su sorunu ile ilgili kalıcı çözümün ülkeler arasında ortak yönetim mekanizmalarının güçlendirilmesinden geçtiğine dikkati çekiyor. Bu kapsamda bölge ülkeleri arasında su kaynaklarının ortak kullanımına ilişkin bir dizi anlaşma bulunurken, bu anlaşmalar Amuderya ve Siriderya sularında elektrik üreten Tacikistan ve Kırgızistan ile bu nehir sularını tarımsal üretimde kullanan Özbekistan, Kazakistan ve Türkmenistan arasında kış ve yaz mevsimlerinde su kaynaklarının ortak ve koordineli kullanımını içeriyor. Amuderya ve Siriderya havzalarının entegre yönetimi, yer altı sularının dijital olarak izlenmesi ve ortak veri tabanlarının oluşturulmasının bölgesel su güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan uzmanlar, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek belirginleştiği Türkistan'da sürdürülebilir kalkınmanın yolunun suyun ortak, verimli ve bilimsel esaslara dayalı biçimde yönetilmesinden geçtiğini belirtiyor. SU ARTIK TÜRKİSTAN'IN GELECEĞİNİ BELİRLEYEN STRATEJİK UNSUR Özbek Türkü su yönetimi uzmanı Bahadir Kamilov, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkistan'ın geleceğinin su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimine bağlı olduğunu kaydetti. Bölgede geçmişte su paylaşımı konusunda yaşanan sorunların büyük ölçüde siyasi diyalog yoluyla aşıldığını belirten Kamilov, buna karşın iklim değişikliğinin yeni ve daha karmaşık bir sorunu ortaya koyduğunu dile getirdi. Kamilov, "Eskiden sorun daha çok suyun paylaşılmasıydı. Bugün ise paylaşılacak su miktarı giderek azalıyor. Bu nedenle mesele yalnızca ülkeler arasındaki koordinasyon değil, aynı zamanda mevcut suyun çok daha verimli kullanılmasıdır." dedi. Su tasarrufu sağlayan teknolojilerin yaygınlaştırılması, dijital su yönetimi sistemlerinin kurulması ve hidrolojik verilerin ortak paylaşımının artık tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Kamilov, hiçbir Türkistan ülkesinin bu sorunu tek başına çözemeyeceğini vurgulayarak şunları kaydetti: Su artık yalnızca doğal bir kaynak değil, bölgenin ekonomik istikrarını ve geleceğini belirleyecek stratejik bir unsur haline geldi.

BM Genel Sekreteri Guterres: Bakü'de başarılı olmalıyız Haber

BM Genel Sekreteri Guterres: Bakü'de başarılı olmalıyız

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres; 19 Kasım 2024 tarihinde gerçekleşen G20 Zirvesinde yaptığı konuşmada, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de gerçekleşmekte olan  BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 29. Taraflar Konferansına (COP29) atıfta bulundu. Genel Sekreter, "Bakü'de başarılı olmalı, güven oluşturmalı ve gelecek yıl yüksek iddialı ulusal iklim planlarının hazırlanmasını teşvik etmeliyiz." ifadelerini kullandı. Konuşmasında küresel sıcaklık artışının 1,5 santigrat derecede sınırlanmaması durumunda artan felaketlerin ekonomileri mahvedeceğini belirten Guterres, mevcut politikalar izlenmeye devam edilirse derecenin üç derece üzerine çıkılacağına dikkat çekti. Sekreter, fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye adil geçişin hızlandırılması yönünde de çağrıda bulundu.  "BAŞARISIZLIK BİR SEÇENEK DEĞİL" Guterres, yeni ulusal iklim eylem planlarının hazırlanmasıyla ilgili çağrısını yineledi. Konuşmasında “COP29 ile ilgili olarak, bakanlarınıza ve müzakerecilerinize bu yıl yeni ve iddialı bir iklim finansmanı hedefi üzerinde anlaşmalarını sağlamaları talimatını vermenizi rica ediyorum. Başarısızlık bir seçenek değil. Geri dönüşü olmayan dönüm noktaları yaklaştıkça potansiyel olarak yıkıcı etkilerle yeni ulusal iklim eylem planlarının hazırlanmasındaki hırsı tehlikeye atabilir.” ifadelerini kullandı.  "BAKÜ'DE BAŞARILI OLMALIYIZ" Bakü'de gerçekleşmekte olan COP29'da başarılı olunması gerektiğini vurgulayan Guterres, ülkeleri sorumluluk üstlenmeye çağırdı. Sekreter, “Bakü'de başarılı olmalı, güven oluşturmalı ve gelecek yıl yüksek iddialı ulusal iklim planlarının hazırlanmasını teşvik etmeliyiz. Bu hedef, finansal hedef, farklı katmanlarıyla, imtiyazlı kamu fonlarında önemli bir artışla başlayarak gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaçlarını karşılamalıdır.   Çok Taraflı Kalkınma Bankaları'nın son duyurusunu memnuniyetle karşılıyorum. COP29'un başarısı büyük ölçüde sizin elinizde. Bu masanın etrafındaki tüm ülkelerin COP29'un başarılı olmasını sağlamak için sorumluluk duygusuna sesleniyorum.” açıklamasını yaptı. COP 29’UN TEMEL GÜNDEM MADDELERİ COP 29, iklim değişikliği ile mücadelede ulusal, bölgesel ve küresel düzeyde birçok konuyu masaya yatıracak. Azerbaycan Enerji Bakan Yardımcısı ve COP 29 Genel Müdürü (CEO) Elnur Soltanov, konferansın en önemli gündem maddelerinin iklim finansmanı olacağını açıkladı. Gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelere sağladığı yardımların artırılması, iklim finansmanının 100 milyar dolar civarına çıkarılması için müzakereler yapılacak. Ana maddenin iklim krizi olduğu konferansta; karbon emisyonları, iklim anlaşmaları, yenilenebilir enerji hedefleri gibi temel başlıklar üzerine görüşmeler yapılacak. Konferanst, küresel iklim gündemini şekillendirecek birçok çeşitli etkinlik, tartışma ve sergiler gerçekleşecek. AZERBAYCAN'IN  "YEŞİL" HEDEFLERİ Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in 25 Aralık 2023 tarihli emrine göre 2024 yılı, Azerbaycan'da “Yeşil Dünya Dayanışma Yılı” olarak belirlendi. Aynı zamanda Azerbaycan, sera gazı emisyonlarını 1990 temel yılına göre 2030 yılına kadar yüzde 35 ve 2050 yılına kadar yüzde 40 oranında azaltmayı hedefliyor. Aynı zamanda Azerbaycan, Ermeni işgalinden kurtardığı bölgelerdeki enerji ihtiyacını yenilenebilir enerjiden sağlamayı düşünüyor. Azerbaycan'ın bu yıl düzenlenen COP29'a ev sahipliği yapması, ülkenin fosil yakıtlara dayalı ekonomisini dönüştürme konusunda attığı adımlar konusunda da öncü rol oynuyor. Azerbaycan; hedeflediği enerji geçişleri, yenilenebilir enerji yatırımları ve çevresel sürdürülebilirlik konularıyla bölgedeki diğer ülkelere de örnek teşkil ediyor.

COP29 toplantısında Türkiye İklim Yol Haritası açıklandı Haber

COP29 toplantısında Türkiye İklim Yol Haritası açıklandı

Dünyanın en prestijli toplantılarından biri olan Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 29. Taraflar Konferansı (COP29); dünyanın dört bir yanından liderlerin, bilim insanlarının ve aktivistlerin katılımıyla Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de 11 Kasım 2024 tarihinde başladı. Katılımcılar, Azerbaycan'ın belirlediği "Yeşil bir dünya için birlikte duralım!" sloganıyla iklim krizine karşı bir araya geliyor. Bu slogan ile Azerbaycan; tarafları yeşil, adil ve sürdürülebilir bir dünya için dayanışmayı güçlendirmeye çağırıyor. TÜRKİYE'NİN İKLİM YOL HARİTASI Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 13 Kasım 2024 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği 29. Taraflar Konferansı'nda (COP29) Türkiye'nin İklim Yol Haritası'nı açıkladı. Kurum, COP29'un küresel bazda somut adımlar atılma beklentisinin yüksek olduğu bir konferans olduğunu belirtti. Anadolu Ajansının Yeşil Hat Çevre Haberleri Editörlüğü birimininin aktardığı habere göre; Bakan Kurum, bu yılki gündemin doğrudan doğruya finans kaynaklarına erişim olmasının, finansa erişemeyen ülkeler için çok kritik önemde olduğunu dile getirdi. "İKLİM FİNANSMANINA ERİŞİMİN KOLAYLAŞTIRILMASI DAHA ADİL BİR DÜNYA İÇİN ŞARTTIR" COP29’un gündeminde olan iklim finansmanının önemine dikkat çeken Kurum, konuşmasında, "İklim finansmanı kesintisiz bir şekilde sunulduğunda, sera gazı emisyonlarımızı azaltmamıza ve iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamamıza yardımcı olmaktadır. Bu nedenle İklim finansmanına erişimin kolaylaştırılması ‘daha adil bir dünya için’ şarttır. Türkiye olarak her platformda COP29’u, iklim finansmanında bir dönüm noktası olarak gördüğümüzü ifade ediyoruz. Önümüzdeki 10 gün boyunca da burada, iklim finansmanının yeni hedeflerini belirlemeye çalışacağız”  ifadelerini kullandı. TÜRKİYE'NİN 2053 NET SIFIR EMİSYON HEDEFİ Bakan, Türkiye’nin Uzun Dönemli Yol Haritası'nın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın COP29’da bir kez daha ilan ettiği 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi'ne ilişkin üst düzey bir taahhüt olduğunu kaydetti. Kurum, 18 sektörde 89 stratejinin yer aldığı ve iki yıllık bir sürede hazırlanan yol haritasının "azaltım", "uyum" ve bu iki konunun ortak noktalarının yer aldığı "yatay kesen konular" başlığı altında toplandığını da dile getirdi. Türkiye’nin bu yılki emisyon miktarlarının analizi sonucunda en yüksek emisyon oranının yüzde 72 ile enerji sektöründe olduğuna vurgu yapan Bakan Kurum, konuyla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:  Uzun Dönemli İklim Stratejisi Azaltım Hedeflerimiz kapsamında emisyonların çoğunun kaynaklandığı enerji sektöründe iddialı hedefler ortaya koyduk. Bugün, toplam kurulu güç içerisinde yenilenebilir enerjinin payını yüzde 59'a yükseltmiş olan bir ülkeyiz. Bu alanda; Avrupa'da 5'inci, dünyada 11'inci sırada yer alıyoruz. 2053 yılına kadar, enerji sektöründe; yenilenebilir enerji kaynaklarını olabildiğince arttırmayı hedefliyoruz. Birincil enerjide yenilenebilir enerjinin payını yüzde 50’ye, nükleer enerjinin payını ise yüzde 30’a çıkarmayı planlıyoruz. Böylece; ulusal çapta kullanacağımız enerjinin yaklaşık yüksek 80’inini karbonsuz hale getireceğiz. SIFIR ATIK PRENSİBİ YAYGINLAŞACAK Atık sektörüne de değinen Kurum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık prensibinin yaygınlaştırılacağını dile getirdi. Bakan, atıkların düzenli depolama sahalarına gönderilmesine son verileceğini kaydetti. TÜRKİYE'DE İKLİM KANUNU'NUN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİ BEKLENİYOR Kurum, ayrıca Türkiye’nin İklim Kanunu hazırlıkları yaptığına da dikkat çekti. Konuyla ilgili olarak "İklim Kanunumuzun bu yıl içerisinde, TBMM’de kanunlaşarak yürürlüğe girmesini bekliyoruz. Bu kanunla birlikte yeşil dönüşümü hızlandıracağız. 2026 yılında Avrupa Birliği’nde yürürlüğe girecek olan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasına karşın, dış ticarette rekabet gücümüzü artırmak için karbon fiyatlandırma ve Emisyon Ticaret Sistemimizi süratle hayata geçireceğiz. Yeşil yatırımlar için finansman mekanizmalarını geliştirecek, 'Ulusal Yeşil Taksonomi Yönetmeliği’ni de 2025 yılında çıkaracağız" ifadelerini kullandı.  TÜRKİYE, COP31 BAŞKANLIĞINI ÖNEMSİYOR Bakan, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın COP29 konuşmasında ifade ettiği Türkiye'nin COP31 adaylığına dikkat çekti. Kurum, konuşmasında, "Biz, iklim değişikliğinden olumsuz etkilenmekle birlikte, bu krizi fırsata dönüştürme becerisine de sahip olan bir ülkeyiz. Bu tecrübelerimizi aktarmak, her ülkenin tecrübesini de doğrudan kendilerinden almak, iklim değişikliği ile küresel mücadeleye en yüksek katkıyı sunmak için COP31 başkanlığını çok önemsiyoruz. Türkiye, başkanlığı süresince gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında iklim eylemini güçlendiren bir köprü olacaktır. İstisnasız tüm ülkeler için iklim adaletine uygun bir teknoloji akışını ve finans paylaşımını sonuna kadar destekleyecektir. İklim dirençli ve uyumlu kent modelini geliştirme noktasında; en kararlı adımları atacaktır. Akdeniz-Afrika-Pasifik başta olmak üzere tüm dünyadaki kırılgan bölgelerin direncini artırma konusuna, tüm gücüyle odaklanacaktır. Bu kapsamda Türkiye'nin COP31 başkanlığında adil, sürdürülebilir, kapsayıcı ve şeffaf bir yaklaşımla hareket edeceğini ifade ediyor, tüm dostlarımızdan da desteklerini bekliyoruz." ifadelerine yer verdi.

BM Genel Sekreteri Guterres: İklim eylemi isteğe bağlı değil zorunludur Haber

BM Genel Sekreteri Guterres: İklim eylemi isteğe bağlı değil zorunludur

Dünyanın en prestijli etkinliklerinden biri olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 29. Taraflar Konferansı (COP29); dünyanın dört bir yanından liderlerin, bilim insanlarının ve aktivistlerin katılımıyla Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de 11 Kasım 2024 tarihinde başladı. Katılımcılar, Azerbaycan'ın belirlediği  “Yeşil bir dünya için birlikte duralım!” sloganıyla iklim krizine karşı bir araya geliyor. Bu slogan ile Azerbaycan; tarafları yeşil, adil ve sürdürülebilir bir dünya için dayanışmayı güçlendirmeye çağırıyor. COP29’un en üst düzey etkinliği olan "Dünya Liderleri İklim Eylem Zirvesi" ise bugün başladı. 12-13 Kasım 2024 tarihleri arasında devam edecek zirvenin ilk gününde Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, katılımcı olan devlet ve hükûmet başkanları ile delegasyon başkanlarını karşıladı. Genel Sekreter Guterres, bugün yapılan zirve açılışında iklim eyleminin aciliyeti konusunda güçlü bir mesaj verdi. DÜNYA BİRLİK İÇERİSİNDE HAREKET ETMELİ Guterres, konuşmasında artan sıcaklıklarla birlikte dünyanın karşı karşıya kaldığı zorluklara ve risklere değindi. 2024 yılında rekor kıran sıcaklıkların bir uyarı işareti olduğunu vurgulayan Sekreter; yakın zamanda yaşanan kasırgalar, denizlerde biyolojik çeşitliliğin kaybı, aşırı sıcaklık dalgaları ve sellere değindi. Felaketlerin insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle daha da güçlendiğini belirten Guterres, tüm ülkelerin bu konuda birlik içerisinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Dünya liderlerine bir önceki zirvede verilen taahhütleri hatırlatan Guterres, taahhütlerin fosil yakıtlardan geçiş, iklim adaptasyonunun arttırılması ve ulusal iklim planlarının küresel ısınmanın 1.5°C ile sınırlandırılması hedefiyle uyumlu hale getirilmesi gerektiğini kaydetti. Fosil yakıtların kullanımının devam etmesinin "saçma" olduğunu vurgulayan Guterres, güneş ve rüzgar enerjisinin mevcut en ucuz güç kaynakları olduğuna dikkat çekti. ÜÇ TEMEL ÖNCELİK Genel Sekreter eylem için üç temel önceliğin ana hatlarını çizdi:  1.5°C hedefine ulaşılabilmesi için 2030 yılına kadar 2019 seviyelerinden yüzde 43'lük bir düşüş sağlanması gerektiğine işaret ederek emisyonların derhal azaltılması. Dünyanın en savunmasız topluluklarının aşırı iklim koşullarıyla başa çıkmakta zorlanırken adaptasyon ihtiyacı. Genel sekreter, gelişmiş ülkeleri 2025 yılına kadar adaptasyon finansmanlarını iki katına çıkarma ve iklim değişikliğinden etkilenen ülkeleri desteklemek için Kayıp ve Zarar Fonuna güçlü bir taahhütte bulunulması çağrısında bulundu. Gelişmekte olan ülkeleri desteklemek için erişilebilir iklim finansmanı. Guterres; kamu finansmanının arttırılması, özel yatırımların harekete geçirilmesi, şeffaf finansal çerçevelerin oluşturulması ve çok taraflı bankaların kapasitelerinin arttırılması da dahil olmak üzere beş eylemin ana hatlarını açıkladı. Guterres, konuşmasının sonunda  “iklim eyleminin isteğe bağlı değil zorunlu olduğunu” vurgulayarak; dünya liderlerine çağrıda bulundu. İklim finansmanının bir sadaka değil herkes için gerekli bir yatırım olduğunu kaydetti. COP 29’UN TEMEL GÜNDEM MADDELERİ COP 29, iklim değişikliği ile mücadelede ulusal, bölgesel ve küresel düzeyde birçok konuyu masaya yatıracak. Azerbaycan Enerji Bakan Yardımcısı ve COP 29 Genel Müdürü (CEO) Elnur Soltanov, konferansın en önemli gündem maddelerinin iklim finansmanı olacağını açıkladı. Gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelere sağladığı yardımların artırılması, iklim finansmanının 100 milyar dolar civarına çıkarılması için müzakereler yapılacak. Ana maddenin iklim krizi olduğu konferansta; karbon emisyonları, iklim anlaşmaları, yenilenebilir enerji hedefleri gibi temel başlıklar üzerine görüşmeler yapılacak. Konferanst, küresel iklim gündemini şekillendirecek birçok çeşitli etkinlik, tartışma ve sergiler gerçekleşecek.

COP29 Dünya Liderleri İklim Eylem Zirvesi Bakü'de başladı Haber

COP29 Dünya Liderleri İklim Eylem Zirvesi Bakü'de başladı

Dünyanın en prestijli toplantılarından biri olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 29. Taraflar Konferansı (COP29); dünyanın dört bir yanından liderlerin, bilim insanlarının ve aktivistlerin katılımıyla Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de 11 Kasım 2024 tarihinde başladı. Katılımcılar, Azerbaycan'ın belirlediği  “Yeşil bir dünya için birlikte duralım!” sloganıyla iklim krizine karşı bir araya geliyor. Bu slogan ile Azerbaycan; tarafları yeşil, adil ve sürdürülebilir bir dünya için dayanışmayı güçlendirmeye çağırıyor. COP29’un en üst düzey etkinliği olan "Dünya Liderleri İklim Eylem Zirvesi" ise bugün başladı. 12-13 Kasım 2024 tarihleri arasında devam edecek zirvenin ilk gününde Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, katılımcı olan devlet ve hükûmet başkanları ile delegasyon başkanlarını karşıladı. Zirveye, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katılıyor. Zirvede; BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine taraf olan ülkelerden 50 cumhurbaşkanı, 10 başkan yardımcısı, 20 hükümet başkanı ve iki veliahtı resmi açıklamalarda bulunacak. Standing together, in solidarity for a green world. Let’s get to work.#COP29 #COP29Azerbaijan pic.twitter.com/TIZwMpKRrs — COP29 Azerbaijan (@COP29_AZ) November 12, 2024 COP 29’UN TEMEL GÜNDEM MADDELERİ COP 29, iklim değişikliği ile mücadelede ulusal, bölgesel ve küresel düzeyde birçok konuyu masaya yatıracak. Azerbaycan Enerji Bakan Yardımcısı ve COP 29 Genel Müdürü (CEO) Elnur Soltanov, konferansın en önemli gündem maddelerinin iklim finansmanı olacağını açıkladı. Gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelere sağladığı yardımların artırılması, iklim finansmanının 100 milyar dolar civarına çıkarılması için müzakereler yapılacak. Ana maddenin iklim krizi olduğu konferansta; karbon emisyonları, iklim anlaşmaları, yenilenebilir enerji hedefleri gibi temel başlıklar üzerine görüşmeler yapılacak. Konferanst, küresel iklim gündemini şekillendirecek birçok çeşitli etkinlik, tartışma ve sergiler gerçekleşecek. AZERBAYCAN, TARİHİNDEKİ EN BÜYÜK ULUSLARARASI ORGANİZASYONA EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR Azerbaycan, ülke tarihinde bir ilke imza atarak Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 29. Taraflar Konferansı'na (COP 29) ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 11-22 Kasım 2024 tarihleri ​​arasında Bakü Olimpiyat Stadyumunda tertip edilecek olan konferans, Azerbaycan'ın bugüne kadar düzenlediği en büyük etkinlik olma niteliği taşıyor. AZERBAYCAN'IN  "YEŞİL" HEDEFLERİ Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in 25 Aralık 2023 tarihli emrine göre 2024 yılı, Azerbaycan'da “Yeşil Dünya Dayanışma Yılı” olarak belirlendi. Aynı zamanda Azerbaycan, sera gazı emisyonlarını 1990 temel yılına göre 2030 yılına kadar yüzde 35 ve 2050 yılına kadar yüzde 40 oranında azaltmayı hedefliyor. Aynı zamanda Azerbaycan, Ermeni işgalinden kurtardığı bölgelerdeki enerji ihtiyacını yenilenebilir enerjiden sağlamayı düşünüyor. Azerbaycan'ın bu yıl düzenlenen COP29'a ev sahipliği yapması, ülkenin fosil yakıtlara dayalı ekonomisini dönüştürme konusunda attığı adımlar konusunda da öncü rol oynuyor. Azerbaycan; hedeflediği enerji geçişleri, yenilenebilir enerji yatırımları ve çevresel sürdürülebilirlik konularıyla bölgedeki diğer ülkelere de örnek teşkil ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.