SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İlmi Ümerov

QHA - Kırım Haber Ajansı - İlmi Ümerov haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İlmi Ümerov haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

II. Kırım Tatar Millî Kurultayı’nın 35 yıllık mirası: "Bizzat halk tarafından seçilen bir yönetim kurduk" Haber

II. Kırım Tatar Millî Kurultayı’nın 35 yıllık mirası: "Bizzat halk tarafından seçilen bir yönetim kurduk"

1991 yılının ilk ayları, Kırım için yarımadanın geleceğini belirleyen siyasi değişimlerin yaşandığı bir dönem oldu. 20 Ocak’ta özerkliğin yeniden tesisi için bir referandum gerçekleştirildi ve ardından 12 Şubat’ta Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Yüksek Şurası, Kırım Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin kurulmasına ilişkin kanunu kabul etti. Ancak tüm yasaklara rağmen kitlesel olarak vatanlarına dönmeye başlayan ve büyük bir kısmı hala sürgün yerlerinde bulunan Kırım Tatarları için bu karar, adaletin tecelli etmesi anlamına gelmiyordu. Özerklik, coğrafi ilkeye göre kurulmuştu; oysa Kırım Tatar halkı, sürgündeki onlarca yıl boyunca ana vatanlarına dönmek ve tam olarak Kırım'ın yerli halkının millî devlet yapısını yeniden tesis etmek için mücadele etmiş ancak bunu elde edememişti. Millî hareket, ana hedefinden vazgeçmedi. Aksine, daha birleşik bir şekilde hareket etme ihtiyacının bilincine varılması, Kırım Tatar halkının sonraki tarihini belirleyen bir olayın fitilini ateşledi. 26-30 Haziran 1991 tarihleri arasında Akmescit'te (Simferopol), Sovyet rejiminin uyguladığı soykırım politikası sonucu verilen 74 yıllık zorunlu aranın ardından, II. Kırım Tatar Millî Kurultayı gerçekleştirildi. 1917’deki I. Kurultaydan onlarca yıl sonra Kırım Tatarları, halkın geleceğini belirlemek, Kırım Tatar Millî Meclisini seçmek ve ana vatanlarında kendi kaderini tayın etme haklarını ilan etmek üzere kendi seçtikleri temsilcilerini yeniden bir araya getirdi. Dönemin Kırım yönetiminin direnişine, kurultayı sabote etme girişimlerine, organizatörlere yönelik baskılara ve yurt dışından gelen misafirlere uygulanan kısıtlamalara rağmen; delegelerin seçimi Kırım ve Özbekistan'dan Baltık ülkelerine kadar Kırım Tatarlarının yaşadığı tüm bölgelerde yapıldı. Akmescit'e, halkını temsil eden ve Kırım Tatarlarının en yüksek temsil organının kurulmasına ilişkin tarihî kararın ortağı olan 262 delege geldi. II. Kurultay, onlarca yıllık sürgünün ardından Kırım Tatar halkının yeniden doğuşunun sembolü oldu. O günlerin atmosferini, kurultay hazırlıklarını, tarihî önemini ve millî hareketin sonraki on yıllarını belirleyen kararları, o olayların katılımcıları ve tanıkları Kırım Haber Ajansına (QHA) anlattı. KIRIMOĞLU: BU, TAMAMEN FARKLI SEVİYEYE GEÇİŞ ANLAMINA GELİYORDU Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, II. Kurultayın bir başlangıç değil, Kırım Tatar millî hareketinin uzun yıllara dayanan mücadelesinin bir devamı olduğuna dikkat çekti. Kurultay çağrısı yapılmadan önce halkın, Kırım’a geri dönme hakkı için yürütülen mücadeleyi, onlarca yıldır koordine eden girişim grupları ağına zaten sahip olduklarını belirten Kırımoğlu, “1989 yılına gelindiğinde, sadece millî hareket aktivistleri tarafından değil, doğrudan halkın kendisi tarafından seçilecek bir organa ihtiyaç duyulduğu anlaşıldı. Bu, tamamen farklı bir seviyeye geçiş demekti. Böyle bir organ artık münferit kişileri değil, tüm Kırım Tatar halkını temsil ediyordu." dedi. Kurultay hazırlıkları yaklaşık iki yıl sürdü. Sovyet sisteminin hala var olduğu koşullarda organizatörler, Kırım Tatarlarının toplu olarak yaşadığı tüm yerleri kapsayan seçim sürecini fiilen sıfırdan inşa etmek zorunda kaldı. İlk olarak topluluklar seçmenleri seçti, onlar da Kurultay delegelerini belirledi. Ardından delegeler, doğrudan Kurultay oturumunda gizli oylama yoluyla, Kurultay oturumları arasındaki dönemde en yüksek tek temsil organı statüsüne sahip olan temsil organını, yani Kırım Tatar Millî Meclisini oluşturdular. Yapılan çalışmaları değerlendiren Kırımoğlu, “Çok titiz ve yorucu bir çalışma yürüttük. Faaliyet göstermenin biraz daha kolaylaştığı Perestroyka dönemi olmasına rağmen, Sovyet yönetimi hâlâ engeller çıkarıyordu. İki yıl boyunca, delegelerinin halk tarafından seçileceği bir Kurultay oluşturmak için çalıştık. Ardından Kurultay, gizli oylamayla Kırım Tatar Millî Meclisini seçti." şeklinde konuştu. Kırım Tatarları için kurultayın yeni bir kurum oluşturulması anlamına gelmediğini, birinci Kurultayın Bolşevikler tarafından tasfiye edilmesinin ardından kesintiye uğrayan tarihî sürekliliğin yeniden tesisi anlamına geldiğini belirten Kırımoğlu, “Buna İkinci Kurultay adını verdik, çünkü Birincisi Sovyet yönetimi tarafından dağıtılmıştı. Bunun muazzam bir anlamı vardı. Bildiğim kadarıyla, o dönemki Sovyetler Birliği'nde hiçbir halk, bu derece demokratik bir yöntemle oluşturulmuş bir temsil organına sahip değildi." ifadelerini kullandı. Kurultayın varlığının, Kırım Tatar millî hareketinin sonraki on yıllarda iç bölünmeler yaşamasının önüne geçtiğini vurgulayan Kırım Tatar halkının lideri, “Kurultay sayesinde millî hareketin bölünmesini önlemeyi başardık. Farklı fikirlerimiz, farklı tartışmalarımız vardı; ancak kritik durumlar ortaya çıktığında nihai kararı her zaman Kurultay verdi. Böylece halkın birliğini koruduk ve bu, muhtemelen Kırım Tatar millî hareketinin en önemli başarılarından biri oldu." dedi. SİNAVER KADIROV: DEVLET, HAKLARIMIZI İADE ETMEK İSTEMİYORDU Kırım Tatar millî hareketinin iştirakçılarından ve son Sovyet siyasi tutsaklarından olan Sinaver Kadırov, II. Kurultaya katılım göstermenin, her şeyden önce bir tarihî sorumluluk meselesi olduğunu belirterek, “Bizim için temel gaye, tarihî bir siyasi kurum olan Kurultayı yeniden canlandırmaktı. Bu olgunun kendisi bile tarihî bir adımdı ve dünyaya millî ile siyasi kurumlarımızı yeniden canlandırdığımıza dair bir ilandı. Devlet o dönem hazır değildi, daha doğrusu 1944 Sürgünü'nden sonra ihlâl edilen hakları Kırım Tatarlarına iade etmek istemiyordu." şeklinde konuştu. 1991 yılında kurulan sistemin azami düzeyde demokratik olduğunu vurgulayan Kadırov, “İnsanlar ilk önce seçmenleri seçti, onlar da Kurultay delegelerini belirledi. Sonrasında Kurultayın kendisi, Meclis’in 33 üyesini seçti. Bu, temsil organının yukarıdan aşağıya değil, Kırım Tatar halkının kendi iradesiyle şekillenmesini sağlayan demokratik bir sistemdi." diyerek temsil organının meşruiyetinin tam olarak bunun sağladığını kaydetti. RIZA ŞEVKİYEV: HER BİR BAŞARI, HALKIN KENDİ AKTİVİTESİ SAYESİNDE MÜMKÜN OLDU Kırım Tatar Millî Meclisi Üyesi Rıza Şevkiyev, en zor koşullarda bile Kırım Tatarlarının kendi azimleriyle hayatlarını yeniden inşa etmeye devam ettiklerine dikkat çekti. Ana vatana dönüş, yerleşme, eğitim, toprak ve haklar uğruna verilen mücadele devlet desteğiyle değil, sayısız engele rağmen gerçekleştiğini söyleyen Şevkiyev şu ifadeleri kullandı: Biz buraya bir şeylerin sayesinde değil, her şeye rağmen döndük. İnsanlar birikimlerini kaybetmişti; evleri, işleri yoktu, muazzam zorluklardan geçtiler ama mücadeleyi bırakmadılar. Ve Kırım Tatar halkının elde ettiği en ufak bir başarı bile, sadece halkın kendi aktivitesi ve haklarını savunma kararlılığı sayesinde mümkün oldu. REFAT ÇUBAROV: KIRIM’IN GELECEĞİ, TÜM SAKİNLERİNİN REFAHI ÜZERİNE İNŞA EDİLMELİDİR Kırım Tatar Millî Meclisi Başkanı Refat Çubarov, II. Kurultayın sadece Kırım Tatar öz yönetiminin yeniden canlandırılmasının sembolü olmakla kalmayıp, aynı zamanda halkın geleceğine dair siyasi vizyonun şekillendirildiği bir platform olduğunu vurguladı. Delegelerin II. Kurultayda Kırım Tatar millî hareketi için yol haritası niteliği taşıyan belgeleri kabul ettiğini aktaran KTMM Başkanı, “Kırım Tatar Halkının Millî Egemenlik Deklarasyonu, II. Kurultayın temel belgesiydi. Bu deklarasyonda, Kırım’ın, Kırım Tatar halkının millî toprakları olduğunu ve halkın burada uluslararası hukuka uygun olarak kendi kaderini tayin etme hakkına sahip olduğunu ilan ettik. Aynı zamanda Kırım’ın geleceğinin, orada yaşayan tüm sakinlerin refahı üzerine inşa edilmesi gerektiğini vurguladık. Daha o zaman, Kırım Tatarlarının haklarının iade edilmesinin Kırım’daki hiçbir sakinin haklarıyla çelişmediği ilkesini ortaya koyduk." dedi. II. Kurultay belgelerinin 1991 yılının siyasi konjonktürü bağlamında değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Çubarov, Kırım Tatarlarının katılımı olmadan gerçekleştirilen Kırım Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin yeniden kurulmasına ilişkin referandumun ardından Kurultay; yerli halkın kendi kaderini tayin etme hakkı dikkate alınmadan kurulduğu için, bu özerkliğin fiilen 1944 Sürgünü'nün sonuçlarını meşrulaştırdığını açıkça ilan etti. KTMM Başkanı, "Yeniden kurulan özerkliği, oluşturulduğu şekliyle tanımadık. O, Kırım Tatar halkının millî bölgesel özerkliği değildi ve tarihî adaleti tesis etmiyordu. Tam da bu yüzden Kurultay; Birleşmiş Milletlere, dünya parlamentolarına ve hükûmetlerine, Kırım Tatar halkının kendi ana vatanında kendi kaderini tayin etme hakkını destekleme çağrısıyla başvurdu." şeklinde konuştu. Bununla birlikte Çubarov, Kurultayın en başından itibaren millî canlanma ilkelerini, Kırım’ın tüm sakinlerinin birlikte yaşaması fikriyle harmanlamaya çalıştığına dikkat çekerek şunları kaydetti: Kırım’ın tüm sakinlerine yönelik özel bir bildiri kabul ettik. Orada, Kırım Tatarlarının ana vatanlarına çatışma çıkarmak için değil, yarımadanın geleceğini birlikte inşa etmek için döndüklerini söyledik. Karşılıklı saygı çağrısında bulunduk ve Kırım’ın, tüm sakinlerinin haklarının güvence altına alınacağı bir barış yurdu olması gerektiğini vurguladı. Siyasi kararların yanı sıra II. Kurultay, çağdaş Kırım Tatar millî yaşamının sembolik temellerini de attı. Delegeler, gök mavisi zemin üzerine altın rengi tarak tamgalı bayrağı ve sözleri Numan Çelebicihan’a ait olan "Ant Etkenmen" marşını onayladı. Kırım Tatar dilinin Latin alfabesine geçmesi yönünde karar alındı ve yeni seçilen Meclise millî öz yönetim sistemini geliştirme görevi verildi. İLMİ ÜMEROV: 2014 YILI TÜM BUNLARIN ÜZERİNİ ÇİZDİ KTMM Başkan Yardımcısı ve eski siyasi tutsak İlmi Umerov, II. Kurultayın tarihinin, sürgünden sonra Kırım Tatar millî hareketinin katettiği tüm yolla koparılamaz bir bağa sahip olduğunu belirterek, “Kırım Tatarları, 1956’da katı denetim rejiminin kaldırılmasından 1980’lerin sonundaki kitlesel dönüşe kadar, onlarca yıl boyunca kendi topraklarında yaşama hakkını savundular. Kırım’a dönüş, devlet yönetiminin kararları sayesinde değil, sürgün edilen halkın haklarını iade etmeye yönelik isteksizliğine rağmen mümkün oldu. Dönüş, sadece ilk aşamaydı. Bir sonraki adım, yetkisini devletten değil, halkın kendisinden alan meşru bir temsil organının kurulmasıydı.” dedi. Bu demokratik modelin II. Kurultayın en büyük başarısı olduğunu vurgulayan Ümerov, “Girişim grupları aktivistlerden oluşuyordu, KTMM ise Kurultay aracılığıyla halkın kendisi seçti. Temel fark buydu. İnsanların güvenini kazanan ve onlar tarafından seçilen bir temsil organı kurduk. Tam da bu yüzden bu organ, kendi halkı için bir yönetim mekanizması olarak algılandı." ifadelerini kullandı. Kırım Tatar halkının 2014 yılına kadar kademeli olarak geri dönüş mücadelesinden millî yaşamın geliştirilmesi aşamasına geçtiğini savunan Ümerov şu ifadelerine yer verdi: 2013 yılına gelindiğinde, ana görevi neredeyse tamamladığımızı, yani halkı eve döndürdüğümüzü hissediyorduk. Eğitim ve kültür aktif bir şekilde gelişmeye başlamıştı; birçok yeni yazar, sanatçı ve yaratıcı topluluk ortaya çıkmıştı. Gelişimin yeni bir aşamasına geçtiğimize dair bir his vardı. Ancak 2014 yılı tüm bunların üzerini çizdi. II. KURULTAY'IN ÜZERİNDEN 35 YIL GEÇTİ II. Kurultay'ın üzerinden 35 yıl geçti ancak aldığı kararlar bugün de Kırım Tatar halkının siyasi yaşamının temel taşı olmayı sürdürüyor. Kırım Tatar devlet geleneğinin sürekliliğinin sembolü ve halkın temsil mekanizması olan bu kurum, o dönem yeniden canlandırıldı. Kırım’ın işgaline, KTMM’ye yönelik zulme ve Rusya’nın millî öz yönetim sistemini yok etme girişimlerine rağmen Kurultay, Kırım Tatar halkının meşru sesi olmaya devam ediyor. Bu tarihî olayların katılımcılarının da tanıklık ettiği üzere, II. Kurultayın asıl anlamı sadece bir temsil organının seçilmesinden ibaret değildi. Bu kurultay; soykırımı, onlarca yıllık sürgünü ve siyasi baskıları atlatarak ana vatanına geri dönmeyi ve millî kurumlarını yeniden inşa etmeye başlamayı başaran bir halkın en büyük canlı kanıtı oldu.

Kırım Tatar tarihi, Zafer Karatay’ın anlatımıyla ekranlara taşındı Haber

Kırım Tatar tarihi, Zafer Karatay’ın anlatımıyla ekranlara taşındı

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, A Star DTV’de yayınlanan “Yener Saban ile Fikirhane” programında Rusya’nın işgali altında bulunan Kırım’da yaşanan gelişmeleri, Kırım Tatar halkının güncel durumunu ve Rusya’nın yaşattığı insan hakları ihlallerini konuştu. Gazeteci Yener Saban ve Aypars Taras’ın yer aldığı program, 29 Ocak 2026 tarihinde saat 20.30’da izleyiciyle buluştu. “KIRIM TATARLARI, OLAĞANÜSTÜ BİR MÜCADELE VEREREK VATANLARINA DÖNDÜLER” Kırım Hanlığı’nın 1783 yılında Çarlık Rusyası tarafından ilk defa işgal edilmesinden sonra Kırım Tatarlarına yönelik baskıların, zulümlerin ve sürgünlerin gerçekleştiğini dile getiren Karatay, “Daha sonra, İsmail Bey Gaspıralı gibi, Türk dünyası aydınlanmasında muhteşem bir öncü ortaya çıktı. Sadece Kırım Tatarlarına değil bütün Türk dünyasına ışık tutan bu insanın çabalarıyla, Kırım Tatarlarında bir uyanış başladı.” dedi. Karatay, Kırım Tatarlarının 18 Mayıs 1944 tarihinde Josef Stalin tarafından topyekûn sürgün edilmesinin Kırım Tatarları için en büyük facia olduğunu kaydederek “Bu sürgün sonrasında Kırım Tatarları, baş eğmediler, direndiler. Olağanüstü bir mücadele vererek vatanlarına döndüler. 1991’de Sovyetler dağılmadan önce biz, Kırım’da seçimlerle kurultayımızı topladık, kurultayımızda Kırım Tatar Millî Meclisi seçildi. Bu Meclisin Başkanlığına Sovyetler Birliği’nde 15 yıldan fazla hapis yatmış, ünlü insan hakları savunucumuz ve liderimiz Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu seçildi. Kırım Tatarları sürgünden dönerken bir taraftan da haklarını elde etmeye çalıştılar.” ifadelerini kullandı. “KIRIM, KIRIM TATARLARI İÇİN ÂDETA BİR YARI AÇIK CEZAEVİNE ÇEVRİLDİ” Kırım Tatarlarının yok edilen medeniyetlerini, millî ve dinî kültürlerini sürgün sonrasında Kırım’da yeniden canlandırmaya çalıştığını belirten Karatay, Kırım Tatarlarına Kırım’ın 2014 yılındaki işgalinden sonra da baskıların ve zulümlerin yaşatıldığını dile getirerek, “Yeniden vatan yapmaya çalıştıkları Kırım, Kırım Tatarları için âdeta bir yarı açık cezaevine çevrildi.” dedi. Aynı zamanda Karatay, Kırım Tatarlarının temsilî ve yetkili en üst organı olan KTMM ile hiçbir zaman teröre veya şiddete başvurmayan Kırım Tatarlarının Rusya tarafından “terörist” ilan edildiğini ifade ederek, söz konusu dönemde KTMM Başkan Yardımcıları İlmi Umerov ve Ahtem Çiygöz’ün hapse atıldığını ve Kırım Tatarlarının Rusya tarafından hâlen hukuksuzca yargılandığını hatırlattı. “KIRIM, RUSYA İÇİN BİR ATLAMA EŞİĞİDİR” Rusların, İstanbulu ele geçirerek Ayasofya’yı Ortodoksluğun merkezi, Moskova’yı Kuzey Ortodoksluğunun, Kudüs’ü ise güney ortodoksluğunun merkezi hâline getirme yönünde planları olduğunu belirten Karatay, Kırım Hanlığı’nın ise tarih boyunca Rusya’nın yolundaki en engel olduğunu vurguladı. Öte yandan, ünlü Kırım Tatar tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık’ın, “Kırım, Rusya için Anadolu’yu, Boğazları, İstanbul’u tehdit etme noktasında bir atlama eşiğidir. Kırım, Türkiye’yi tehdit etmek için bir merkezdir.” sözlerini hatırlatan Karatay, Rus donanmalarının Karadeniz’de sığınabileceği en güvenli limanların Kırım’da bulunduğunu vurguladı. Karatay, Kırım’ın sahip olduğu deniz, hava ve demiryolu imkânları sayesinde Rusya açısından stratejik bir askerî ve lojistik merkez konumunda olduğunu ifade etti. GÖNDERİLEN HER BİR MEKTUP, KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLARA UMUT OLUYOR Karatay, ayrıca, Rusya’nın hukuka aykırı bir şekilde hapis cezasına çarptırdığı ve Rusya’nın ücra köşelerindeki hapishanelere gönderilen 200 Kırım Tatarının bulunmasına da dikkat çekerek Kırım Tatar siyasi tutsakların Rusya’da tutulduğu hapishanelerin adreslerinin, Emel Kırım Vakfının internet sayfasında yazılı olduğunu ifade etti. “Oradaki insanlara, özellikle Kırım’da, onların hasretini çeken annelerine, babalarına, eşlerine ve çocuklarına bu mektuplar çok büyük moral, ümit ışığı ve yaşama sevinci veriyor.” şeklinde konuşan Karatay, Kırım Tatar siyasi tutsaklar adına söz konusu adreslere mektup gönderilmesi çağrısında bulundu.

İlmi Ümerov: Kırım'ın bir köyünden gelen bir grup Müslüman, Rusya’da iktidarı nasıl ele geçirebilir? Haber

İlmi Ümerov: Kırım'ın bir köyünden gelen bir grup Müslüman, Rusya’da iktidarı nasıl ele geçirebilir?

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov, işgalcilerin Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurguladığı sözde “Hizb-ut Tahrir Davası” çerçevesinde yargılanan Kırım Tatarları; Halil Mambetov, Refat Seydametov, Osman Abdurazakov, Leman Zekiryayev, Enver Kroş ve Ayder Asanov’un, Rus mahkemesi tarafından ağır hapis cezalarına çarptırılmasını Rusya’nın sistematik baskı planının bir uzantısı olarak değerlendirdi. İlmi Ümerov, bu kararların 2014'te başlayan işgalden bu yana devam eden baskıların durmaksızın sürdüğünü ortaya koyduğunu belirtti. 6 KIRIM TATARINA TOPLAM 81 YIL HAPİS Rusya’nın Rostov-na-Donu kentindeki Güney Bölge Askeri Mahkemesi, 29 Nisan 2025 tarihinde, işgalcilerin Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurguladığı sözde “Hizb-ut Tahrir Davası” çerçevesinde yargılanan 69 yaşındaki Halil Mambetov, 55 yaşındaki Refat Seydametov, 41 yaşındaki Osman Abdurazakov, 51 yaşındaki Leman Zekiryayev ve 39 yaşındaki Enver Kroş hakkında 14 yıl hapis cezası, 31 yaşındaki Ayder Asanov hakkında ise 11 yıl hapis cezası kararı aldı. Rus mahkemesi; 6 Kırım Tatarını, güya “terör örgütü üyesi olmak” ve “şiddet yoluyla iktidarı ele geçirmeye hazırlık” çerçevesinde hukuksuz bir şekilde suçlu buldu. Rus mahkemesinin kararını Kırım Haber Ajansına değerlendiren KTMM Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov, “Aslında suçu olmayan ve yaşları 60’ın üstünde neredeyse 70’i bulan insanlara 11-14 yıl gibi ağır cezalar verilmesi çok acımasızca. Herkes, böyle bir örgütün olmadığını biliyor... Kimse iktidarı ele geçirmeye çalışmamış, ortada kanıtlanmış bir suç yok. Ancak Rusya’nın baskı planını sürdürmesi gerekiyor...” dedi. GÜNDELİK SOHBETLER, BASKI GEREKÇESİ OLUYOR! Ümerov’a göre; bu kişilere yöneltilen suçlamalar genellikle kaynağı belirsiz ve dolaylı kanıtlara dayanıyor. Örneğin, camide cuma namazından sonra yapılan gündelik sohbetler, ibadetle ilgili kararlar veya imam seçimi gibi meseleler bile baskı nedeni olarak kullanılıyor. KTMM Başkan Yardımcısı, “Bu kişiler sadece cami cemaatiyle ilgili konuşmalar yapıyor. Ama Putin yanlısı provokatörler sayesinde FSB’nin hedefi hâline geliyorlar.” şeklinde konuştu. “RUSYA DURDURULMADIKÇA ZULÜMLER DEVAM EDECEK” Ümerov, bu tür keyfi baskıların sadece Kırım’ın işgalden kurtarılmasıyla sona ermeyeceğini vurgulayarak, “Rusya durdurulmadıkça bu tür zulümler sona ermeyecek. Tüm dünya, Ukrayna’nın etrafında birleşmeli” dedi. KTMM Başkan Yardımcısı; Rus mahkemelerinin, genelde sözde "terör örgütü üyesi olma" suçlaması çerçevesinde 4 yıl hapis cezası verdiğine ama “şiddet yoluyla iktidarı ele geçirmeye hazırlık” suçlamasından ise 14-17 yıl hapis cezası verdiğine dikkat çekti. Ümerov, “Önce onlara ‘Hizb-ut Tahrir üyesi’ denildi, sonra ‘Hizb-ut Tahrir organizatörleri’ denildi, sonra aşırılıkçı ve terörist olduklarını söylediler, en sonunda da ‘iktidarı ele geçirmek istediklerini’ ileri sürdüler. Kırım'ın herhangi bir köyünden veya şehrinden gelen bir grup Müslüman, iktidarı nasıl ele geçirebilir?" ifadelerini kullandı. 6 KIRIM TATARI 2 YIL ÖNCE ALIKONULDU İşgal güçleri, 2023 yılının ocak ayında, Kırım’ın Canköy bölgesinde bir dizi Kırım Tatarının evine baskın düzenlemişti. Baskın sonucunda 6 Kırım Tatarı alıkonulmuştu. Rus işgal güçleri, Kırım’ın Canköy bölgesindeki Nemse Canköy (Blijnegorodskoye) köyünde yaşayan Ekrem Kroş, Timofeyevka köyünde yaşayan Ayder Asanov ve Refat Seydametov, Çokraklı Şeyh Eli (Dneprovka) köyünde yaşayan Osman Abdurazakov, Canköy kentinde yaşayan Leman Zekiryayev ve Halil Mambetov’un evlerinde aramalar yapmıştı. İKİ KIRIM TATARI İŞKENCE GÖRDÜ  Kırım Tatar siyasi tutsaklar Ekrem Kroş ve Leman Zekiryayev, çıktıkları duruşmada Akmescit 2 No'lu Gözaltı Merkezinde işkence gördüklerini açıkladı. Kroş, Ocak 2024’te yapılan duruşmasında, şok tabancasıyla saldırıya uğradığını ve dövüldüğünü anlattı. Leman Zekiryayev de Rus işgal güçlerinin kendisine karşı güç kullandığını, dövüldüğünü ve psikolojik baskıya maruz kaldığını aktarmıştı.

TURKSİD heyeti, KTMM Başkanı Çubarov ile görüştü Haber

TURKSİD heyeti, KTMM Başkanı Çubarov ile görüştü

Türkiye Ukrayna Romanya Kırım Sanayici İş İnsanları Derneği (TURKSİD) heyeti, Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’i ziyaret etti. Ziyarete ilişkin, derneğin resmî sayfasından 17 Ocak 2025 tarihinde açıklama yapıldı.  TURKSİD Uluslararası İş İnsanları Derneği heyeti, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov ile bir araya geldi. Görüşmelere ayrıca KTMM Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov da katıldı.  TÜRKİYE UKRAYNA ROMANYA KIRIM SANAYİCİ İŞ İNSANLARI DERNEĞİ (TURKSİD) TURKSİD, Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan ve dünya üzerinde pek çok ülkeye göç ederek yerleşmiş bulunan Kırım Tatarlarının başta Türkiye olmak üzere yaşadıkları diğer ülkeler ve bu ülkelerin halkları arasında ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel bir köprü işlevini yaygınlaştırmak ve bu alanlardaki dostluk ve iş birliğini geliştirmek maksadıyla kuruldu. Bununla birlikte TURKSİD; Türkiye, Ukrayna, Romanya, Kırım ve Bulgaristan, Polonya, Litvanya, Letonya, Estonya olmak üzere diğer doğu Avrupa ülkeleri ve Kırım Tatarlarının göçlerle yerleştiği dünyanın diğer ülkelerinde yerleşik sanayici ve iş insanları ile akademik alanda ve kariyer mesleklerinde çalışan gerçek ve tüzel kişiler arasında ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel alanlarda ilişkileri ve iş birliğini sağlamayı, yaygınlaştırmayı ve geliştirmeyi hedefliyor. 

İlmi Umerov: Rusya'da SSCB'dekinden daha fazla siyasi mahkum var Haber

İlmi Umerov: Rusya'da SSCB'dekinden daha fazla siyasi mahkum var

İşgalci Rusya'da siyasi mahkum sayısı gün geçtikçe artmaya devam ediyor. Kırım Tatar Milli Meclis (KTMM) Başkan Yardımcısı İlmi Umerov, Rusya'da siyasi mahkumların sayılarının Putin'in 2012 yılında başkanlık görevine gelmesiyle arttığını ve 2022'de Ukrayna'ya yönelik olarak başlatılan işgal girişimiyle bu sayısının zulüm dalgası olarak büyüdüğünü ifade etti. RUSYA'DA SİYASİ MAHKUM SAYISI 3.500'E ULAŞTI Sosyal medya hesabından konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Umerov, "Son 10 yılda siyasi nedenlerle mahkum edilen Rus vatandaşlarının sayısı 3 bin 500'e ulaştı. Bu tür ceza davalarının sayısındaki artış, 2012 yılında Vladimir Putin'in yeniden Rusya Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra başladı ve 2022 yılında Ukrayna'ya karşı savaş başlatmasıyla şiddetli bir zulüm dalgası meydana geldi" ifadesini kullandı.  "RUSYA'DA SSCB'DEKİNDEN DAHA FAZLA SİYASİ MAHKUM VAR" Rusya'da Soruşturma Komitesi, Savcılık ve Mahkemelerin her hafta listeyi güncellediğini ifade eden Umerov, şunları dile getirdi: "2022 yılında 700 kişi bu tür davaların partizanı oldu. Sayıları 2021 yılına kıyasla yaklaşık 1,5 kat arttı. 2023 yılından daha kısa bir süre içinde 440'tan fazla insan siyasi zulüm gördü. 2021'in tamamından daha fazla. Şu anda soruşturma altında olan veya ceza alan Rusların toplam sayısı 2 bin civarında. Rusya'da SSCB'dekinden daha fazla siyasi mahkum var. İnsan Hakları Kuruluşu Memorial'a göre bunlardan 700 kadar vardı. Meğer son 10 yılda 3 bin 500 siyasi mahkum varmış. 140 milyon nüfus için 40 bin başına ortalama 1 kişi. Basit bir çözüm, 300 bin nüfuslu 200 Kırım Tatarı politikacısının bin 500 kişiden 1 kişiyi oluşturduğunu hesaplıyor, bu da genel olarak Rusya Federasyonu'nun neredeyse 30 katı. Basit gerçeklik. Kırım Tatarları boyun eğmedi"

"İlmi Ümerov: Dönüm Noktaları ve Düşünceler" adlı kitap Türkiye'de basıldı Haber

"İlmi Ümerov: Dönüm Noktaları ve Düşünceler" adlı kitap Türkiye'de basıldı

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezinin desteğiyle Türkiye’de "İlmi Ümerov: Dönüm Noktaları ve Düşünceler" adlı kitap basıldı. Krım.Realii haber ajansı muhabiri Pavel Krivoşeyev’in hazırladığı kitap, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov’un 2014’ten sonra Kırım’daki durumla ilgili verdiği röportajlar, yorumlar ve değerlendirmelerden oluşuyor. Muhabir Pavel Krivoşeyev, KTMM Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov’un, Rusya'nın Kırım’ı işgal ettiği 2014’ten bu yana Krım.Realii haber ajansına verdiği röportajları, yorumları ve değerlendirmeleri bir kitapta topladı. Eser, haber ajansında yayımlanan 291 makaleden alınan kesitlerden oluşuyor. Kitap, Rusça olarak 300 adet basıldı. Kırım Haber Ajansına konuşan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov, “İlmi Ümerov: Dönüm Noktaları ve Düşünceler” kitabı hakkında bilgi vererek; yakın zamanda eserin Kırım Tatar dilinde de basılacağını kaydetti. Derleme eserin fikrinin muhabir Pavel Krivoşeyev'den çıktığını belirten Ümerov, "Bu gazeteci her seferinde her olay hakkında benden yorum istiyor veya röportaj yapıyor. Ve, 2014’ten itibaren onunla yaptığımız röportajlardan, ona verdiğim yorumlardan oluşan bir kitap çıkarmayı teklif etti" dedi. ESERDE KIRIM'DA İŞGALİN BAŞINDAN BERİ GELİŞEN OLAYLAR ANLATILIYOR Kitapta toplanan röportaj ve yorumlarda, Kırım’ın işgalinin ilk günlerinden itibaren gelişen olayların yansıtıldığını belirten Ümerov, “Kitapta, röportajlar yayımlandığı gün çıktıkları gibi verildi. Kırım'da kalarak işgalci yönetime muhalefet etmeyi düşünmüştük. Ama Rusya, muhalefete izin vermediği için bu çabalarımız başarısız oldu. Ve biz kesin olarak Rusya karşıtı ve Ukrayna yanlısı tutum alınca KTMM üyelerine karşı baskılar başladı. Kırımoğlu ve Refat Çubarov’un Kırım’a girişi yasaklandı. Ardından birçok kişinin daha Kırım’a girişi yasaklandı. Ahtem Çiygöz dahil bir dizi kişi hakkında davalar açıldı… Ben Ağustos 2014’e kadar çalıştım. Çalışmaya devam ettim çünkü yönetimde çalışarak daha çok yararlı olabiliyorsun. Ama gördüm ki, Rus yönetimiyle böyle olmuyor... Onlar kesin şartlar koyuyor; susup onlara destek verirsen çalışmaya devam edersin. İşgal gerçekleştikten 4 ay sonra görevimden istifa ettim. Çalıştığım süre boyunca birçok röportaj verdim ve her zaman Kırım’daki Rus yönetimini tanımadığımı söyledim" dedi. İşgalcilerin Ahtem Çiygöz’ü alıkoyduğunu daha sonra kendisine karşı dava açtığını hatırlatan Ümerov, “Tüm bu olaylar kitapta yer alıyor. Krivoşeyev her olay hakkında benden yorum alıyordu ve röportaj yapıyordu” ifadelerini kullandı. Röportajların Krım.Realii’de yayımlandığı dilde (Rusça) bir araya getirilerek Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneğinin desteğiyle basıldığını kaydeden KTMM Başkan Yardımcısı, "Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, kitabı Kırım Tatar dilinde de basma sözü verdi. Diaspora için Latin alfabesinde hazırlanacak" dedi. KİTABIN, KIRIM TATAR DİLİNE TERCÜME EDİLMESİ ÖNEMLİ Kitabın kronolojik bir şekilde Kırım’ın 2014'te Rus işgali sırasında yaşanan olayları ele aldığını belirten Ümerov, "Mükremin Bey'den kitabın olabildiğince kısa sürede Kırım Tatar diline tercüme edilmesini rica ediyorum. Çünkü, Türkiye, Romanya, Almanya’da yaşayan ve Kırım Tatar milli hareketi ile ilgilenen insanlar için bu kitap ilgi çekici olacak. Bu eser, 2014’te ve sonraki yıllarda kaydedilen röportajlardan oluşuyor" değerlendirmesini yaptı.

KTMM Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov: Bizim amacımız vatanımız Kırım’da  yaşamaktır! Haber

KTMM Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov: Bizim amacımız vatanımız Kırım’da yaşamaktır!

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 79. yıl dönümü dolayısıyla Kırım Haber Ajansına özel mesaj yayımladı. Kırım Tatar Sürgünü sonucu Kırım Tatar halkının yarısının hayatını kaybettiğini, halkın sürgün yerlerinde çok büyük zorluklar altında yaşadığını, şimdi de Anavatan Kırım’da Kırım Tatarlarına yönelik baskıların devam ettiğine dikkat çeken Ümerov, şu ifadelere dikkat çekti: "Yine binlerce Kırım Tatarı vatanını terk ederek dünyanın farklı yerlerine yerleşmek zorunda kaldı. Birçok devlet bize destek sağlasada bizim amacımız vatanımız Kırım’da yaşamaktır. Ve bütün milli hareketimizin buna göre hareket ediyor." 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI Sovyet hükûmeti, Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944’te Kırım’daki tüm Kırım Tatarlarını sürgün etti. Sürgün sırasında Kırım Tatar erkeklerin büyük bir çoğunluğu Kızılordu’da Alman Nazi ordusuna karşı savaşıyordu. Çoğunlukla kadınlar, çocuklar, yaşlılar olmak üzere hayvan vagonlarına doldurulan Kırım Tatarları; Orta Asya, Urallar ve Sibirya’ya sürgün edildi. Kırım’dan sürgün edilen 420 bini aşkın Kırım Tatarının yüzde 46’sı sürgün yolunda veya gittikleri yerlerde açlık, susuzluk ve hastalık gibi çeşitli sebeplerden dolayı hayatını kaybetti. Kırım Tatarları, 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuluyordu. Anavatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırılıyordu. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte Kırım Tatarları vatana dönmeye başladı. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Orta Asya’da kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya, 2022’de ise Kanada 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdılar.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.