SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İsmail Bey Gaspıralı

QHA - Kırım Haber Ajansı - İsmail Bey Gaspıralı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsmail Bey Gaspıralı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çağını Aşan Bir Bilge: Türk Dünyasının Tercümanı İsmail Bey Gaspıralı Haber

Çağını Aşan Bir Bilge: Türk Dünyasının Tercümanı İsmail Bey Gaspıralı

İsmail Bey Gaspıralı, ünlü “Dilde, Fikirde, İşte Birlik” şiarıyla Türkiye’de ve Türk dünyasında bayraklaşan büyük bir mefkure ve hamle insanıydı. Onun eserleri, Tercüman gazetesiyle yaydığı misyon ve hayata geçirdiği “Usûl-ü Cedîd”okulları, Türk modernleşmesine büyük bir katkı sağladı. Kırım Tatar siyasetçi, düşünür, yazar, eğitimci ve yayıncı İsmail Bey Gaspıralı, 20 Mart 1851’de Bahçesaray yakınlarındaki Avcıköy’de dünyaya geldi. İsmail Bey, eğitimine Bahçesaray, Akmescit, Voronej ve Moskova’da devam etti. Henüz 17 yaşındayken Bahçesaray’da bulunan Zincirli Medrese’de eğitmenlik yaptı. İsmail Gaspıralı, 1874'te bir Osmanlı zabiti olma arzusu ile İstanbul’a geldi burada Osmanlı aydınlarıyla bir araya geldi ve çeşitli dergilerde makaleler yazdı. Çağını aşan bu büyük bilge, milli bir basının oluşturulmasını ve tüm Türk topluluklarının birbirinden haberdar olmasını arzu ediyordu. Öyle ki; İstanbul'daki bir kayıkçıyla Doğu Türkistan'daki koyun çobanının dahi anlayabileceği bir ortak dil hayal etmişti. Bu doğrultuda, ünlü Tercüman gazetesi, 22 Nisan 1883’te yayın hayatına başladı. Türk dil birliğinin öncüsü olan Tercüman gazetesi, 1912 yılına gelindiğinde günlük olarak çıkmaya başlamış ve Türk dünyasında büyük bir etkinlik kazanmıştı. Tercüman gazetesi ve beraberinde Gaspıralı’nın modern eğitim reformu düşüncesinin en güzel örneği olan Usûl-ü Cedîd okulları, Türk modernleşmesine büyük katkı sundu. Çağdaş eğitim gereksinimlerine uygun biçimde donatılan okullarda, Türkçe okuma-yazma, temel aritmetik, hat, Kur’an okuma ve İslam esaslarını öğretmeye yönelik dersler verilmekteydi. Gaspıralı’nın Usûl-ü Cedîd sistemi ve okulları, 1917 yılına kadar "Ceditçiler" olarak adlandırılan millî reformcuları yetiştirmede büyük bir rol oynadı. GASPIRALI İSMAİL BEY VE MİLLÎ UYANIŞ İÇİN YAYINCILIK 1874 yılında eskiden beri istediği gibi bir Osmanlı zabiti olmak için İstanbul’a geçen Gaspıralı, 1 yıllık bekleyişinin ardından müraacatına olumlu yanıt alamadığı için Kırım’a geri döndü. 1878-1884 yılları arasında Bahçesaray Belediye Başkanlığı görevini yürüten İsmail Bey, Kırım ve yurt dışındaki ülkelerde yaptığı gözlemler ve geniş tecrübe birikimiyle birlikte yabancıların hakimiyeti altında yaşayan soydaşlarının seslerini dünya kamuoyuna duyurmak ve millî bir uyanış yaratmak amacıyla yayıncılığa başladı. Rusya Müslümanları hakkında pek çok yazı kaleme alan Gaspıralı, Türk-Müslüman topluluklarının ayağa kalkması için gerekli eğitim ve reformun gerçekleştirebilmesi adına çağa uygun bir maarif sisteminin hayata geçirilmesi konusunda büyük çaba gösterdi. GASPIRALI'NIN TÜRK MODERNLEŞMESİNE KATKISI Milli maarif sistemiyle birlikte Gaspıralı’nın tasavvurunda Türk toplulukları için ortak bir edebi dilin teşekkülü bulunuyordu. Ortak bir edebi dilin katkısıyla birlikte millî bir Türk basını teşkil edilerek tüm Türk topluluklarının birbirinden haberdar olmasını arzu ediyordu. Bu şekilde millî kaynaşma ve bilinç sağlanabilecekti. Yine bu amaç doğrultusunda ilk nüshasını, 22 Nisan 1883’de Türk dilinde gerçekleştirdiği “Tercüman” gazetesini hayata geçirdi. Osmanlı Türkçesi ile hazırlanan gazetede diğer Türk lehçelerinden de takviye kelimeler kullanılmaktaydı. Bahçesaray merkezli gazete önceleri haftada bir gün, 1903’te haftada iki gün, 1912’de günlük hâle geldi. Tercüman gazetesiyle birlikte Gaspıralı’nın maarif reformu düşüncesinin en güzel örneği olan “Usûl-ü Cedîd” ve okulları, Türk modernleşmesine büyük katkı sağlamıştır. Modern eğitimin gereklerine uygun olarak dizayn edilen ve donatılan okullarda, Türkçe okuma-yazma öğretiminin yanısıra, temel aritmetik, hat, Kur’an okuma ve İslâm’ın esaslarını öğretmeye yönelik dersler yer almakta, buna bir üst basamakta genel coğrafya ve tarih, İslâm ve memleket tarihi hakkında giriş bilgileri ve tabiat bilgisi dersleri de ilâve olunmaktaydı. Karşılaştığı büyük engellere rağmen Gaspıralı’nın Usûl-ü Cedîd sistemi ve okulları, 1917 yılına kadar “Ceditçiler” olarak bilinen millî reformcuların yetiştirilmesine büyük katkı sağladı. Türk dünyasındaki millî uyanış hareketlerinin öncülerinden ve en büyük fikir adamlarından olan Kırım Tatarı İsmail Bey Gaspıralı 24 Eylül 1914’de Bahçesaray’da hayata gözlerini yumdu. Ömrü boyunca birlik içinde ve güçlü bir Türk dünyası hayalinin peşinden koşan, fikirleri ve eserleriyle Kırım’dan Türk dünyasına milli aydınlanma hareketlerine ışık tutan Gaspıralı’yı, doğumunun 175. yılında saygı ve özlemle anıyoruz. Türk dünyası, bu büyük fikir adamını asla unutmayacaktır!

Kazak millî edebiyatının büyük şairi Magcan Cumabay, 88 yıl önce vefat etti Haber

Kazak millî edebiyatının büyük şairi Magcan Cumabay, 88 yıl önce vefat etti

Kazak millî edebiyatına eserleriyle iz bırakmış Mağcan Cumabay, vefatının 88. yılında saygıyla anılıyor. “ÜNLÜ OZAN, SÖZÜ ALTIN HAKÎM ABAY’A” 5 Haziran 1893 tarihinde Kuzey Kazakistan vilâyetinde, bugün adını taşıyan Mağcan Cumabay ilçesine bağlı olan Sasıkköl’de doğdu. Eğitimli bir aileye mensup olan Cumabay’ın babası Beken, ticaretle ilgileniyordu ve varlıklı biriydi. Babasının Taşkent ve Kazan kentlerinden getirtmiş olduğu kitap ve dergiler, Cumabay ve kardeşlerinin bilgi birikiminde ve iyi yetişmelerinde önemli rol oynadı. Cumabay, ilk öğrenimini köyünde tamamladı ve 1905-1910 yılları arasında Muhammedcan Begişev’in idaresinde bulunan, Kızılyar kentindeki Çala Kazak Medresesine devam etti. Büyük Türk düşünürü Kırım Tatar aydını, düşünür, yazar ve Tercüman Gazetesi'nin kurucusu İsmail Bey Gaspıralı’nın usûl-i cedîd eğitim modelini temel alan bu medresede, Doğu ve Batı edebiyatlarının örneklerine aşina oldu. Henüz genç bir öğrenciyken “Abay Kunanbayulı’nın Ölenleri” adlı kitabından şiirlerini okudu ve bu heyecanla yazdığı “Ünlü ozan, sözü altın hakîm Abay’a” adlı şiiriyle, edebiyat dünyasına ilk adımını attı. İLK KİTABI “ŞOLPAN”, ALİMCAN İBRAHİMOV’UN YARDIMIYLA ÇIKTI Öğrenimine 1910-1913 yılları arasında Rusya Müslümanlarının önemli merkezlerinden olan Ufa’daki Galiye (Aliye) Medresesi’nde devam etti. Bu medresede ise kısa süre içinde hocası Alimcan (Galimcan) İbrahimov’un dikkatini çekti. İlk kitabı olan “Şolpan”, onun yardımıyla 1912 yılında Kazan’da basıldı. 1913-1916 yılları arasında hem edebiyat çalışmalarını sürdürdü hem de Omsk Öğretmen Okuluna devam etti. Kazak halkının özellikle eğitim sorunlarına çözüm bulmak amacıyla oluşturulan “Birlik” hareketinde etkin rol aldı. Kazak halkını daha çağdaş, daha müreffeh ve huzurlu bir hayata kavuşturmayı hedefleyen “Alaş Hareketi”ne de katıldı. Çevresinde toplandıkları Ahmed Baytursunov’un “Kazak” gazetesinde 1913-1918 yılları arasında şiirlerinin yayımlanmasıyla başlayan ilişkileri ise kuvvetlendi. Rusya’da 1917 yılında meydana gelen Bolşevik İhtilali sırasında özerk bir Kazak hükûmetinin kurulması çalışmalarında ve Akmola ili kurultayını düzenleme kurulunda yer aldı. Rusya Kurucu Meclisinde Kazakları temsil etti. Alaş Partisi Akmola İl Komitesi Üyesi oldu. Daha sonra II. Umumi Kazak Kurultayı'nda bulundu ve Eğitim Komisyonuna başkanlık etti. SOVYET YÖNETİMİ TARAFINDAN ŞEHİT EDİLDİ! "Alaş Hareketi"nin başarısızlığa uğramasından sonra da 1919-1923 yılları arasında yayın faaliyetlerine ağırlık verdi. Akmola’da çıkan "Bostandık Tuvı" gazetesinde, "Şolpan" ve "Sana" dergilerinde, daha sonra da "Ak Jol" gazetesinde çalıştı. Bu yıllarda destan şeklinde yazdığı “Batır Bayan” adlı şiiri yayımlandı. 1925 yılında "Enbekşi Kazak" gazetesinde, yeni Sovyet yönetimi tarafından eserlerinin komünist ideolojisine ters düştüğü iddia edildi ve hakkında büyük bir kampanya başlatıldı. Sovyet yönetimi aleyhinde açıktan herhangi bir şey söylememiş de olsa rejimi destekleyen yazılar yazmadığı gerekçesiyle suçlanmıştı. Moskova’dan döndükten sonra 1927-1929 yılları arasında Burabay ve Kızılyar’da öğretmenlik yaptı. "Alka" adlı Sovyet karşıtı gizli bir örgüt kurduğu iddiasıyla 1929 yılında tutuklandı ve on yıl sürgün cezasına çarptırıldı. 1936 yılında serbest bırakılan Cumabay, Kızılyar’da öğretmenliğe başladı ancak İl Eğitim Müdürü’nün şikâyeti üzerine siyasî sebeplerle işine son verildi ve 1937 yılında Almatı’ya geldi. Çeviri işleriyle geçimini sağlamaya çalışan Cumabay, kısa süre içinde Jozef Stalin’in “büyük terör” politikasındaki aydın katliamı sırasında pantürkizm ve halk düşmanlığıyla suçlanarak tutuklandı ve 19 Mart 1938 tarihinde şehit edildi.

Şefika Gaspıralı, doğumunun 140. yılında saygıyla yâd edildi Haber

Şefika Gaspıralı, doğumunun 140. yılında saygıyla yâd edildi

Türk dünyasındaki millî uyanış hareketlerinin bayraktarı, Kırım Tatarı İsmail Bey Gaspıralı'nın kızı ve Türk kadın hareketinin öncüsü Şefika Gaspıralı’nın doğumunun 140. yılı vesilesiyle Ankara'da “Şefika Gaspıralı: Bir Kadın, Bir Ömür” programı düzenlendi. Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği ve Ankara Kent Konseyi iş birliğinde 4 Şubat 2026 tarihinde tertip edilen program, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve şehitlerin anısına saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunun ardından ise İstiklal Marşı ve Kırım Tatar millî marşı “Ant Etkenmen” okundu. "BİR TOPLUMDA KADINLAR GERİDE KALIRSA O TOPLUM GERİDE KALIR" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aile ve Sosyal Hizmetler Bölge Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka’nın da iştirak ettiği programın açılış konuşmasını; Ankara Kent Konseyi Genel Koordinatörü Ömer Şan, Ankara Kent Konseyi Başkan Yardımcısı Süleyman Basa ve Ankara Kent Konseyi STK Proje Destek Çalışma Grubu Sözcüsü Habib Şeker yaptı. Şefika Gaspıralı'nın babası İsmail Bey Gaspıralı ve gazeteciliği ile birlikte anılması gerektiğini belirten Ömer Şan, "Rusya'daki Türk kadın hareketinin öncülerinden birisi fakat sadece Rusya ile sınırlı kalmamış, Cumhuriyet döneminde büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk kadınına yapmış olduğu öncülüklerin de içerisinde yer alıyor." dedi. Süleyman Basa, Şefika Gapıralı Uluslararası Kadın Birliğinin çalışmalarını övgüyle karşılayarak bu çalışmaların bütün Türk dünyasına örnek olması gerektiğini ifade etti. "Güzel projelere imza atılması için ortak akılla bir araya gelip Kent Konseyi bünyesinde güzel çalışmalara imza atmayı umuyoruz." şeklinde konuşan Habib Şeker ise, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün "Bir toplumda kadınlar geride kalırsa o toplum geride kalır" sözüne atıf yaparak sözlerini "Bir toplumda kadınlar ayağa kalkarsa dünya ayağa kalkar. Biz, kadınların ayağa kalkması için her daim ne yapmamız gerekirse çalışmaya hazırız." ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı. “ŞEFİKA GASPIRALI BUGÜN YAŞASAYDI BU MÜCADELENİN DIŞINDA KALMAZDI” Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Gayana Yüksel, Şefika Gaspıralı’nın 1917 yılında I. Kırım Tatar Milli Kurultayı Başkanlık divanı üyesi ve iki dönem milletvekili olmasını yalnızca Türk kadın hareketi için değil, dünya tarihindeki kadınların mücadelesi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirdi. Kırım’ın Rusya tarafından işgalinin üzerinden 12 yıl, Rusya’nın Ukrayna’yı tokyekûn işgal girişiminin üzerinden ise 4 yıl geçtiğini kaydeden Yüksel, “Şefika Gaspıralı’nın anavatanı Kırım, şu an işgal altında. Eminim ki Şefika Gaspıralı bugün yaşasaydı bu mücadelenin dışında kalmazdı.” dedi. “Şefika Gaspıralı’yı, hatırasını ve yaptıklarını birlikte yaşatalım. Türkiye’ye yakışır, çok büyük bir konferans düzenleyelim, orada hep birlikte toplanalım. O konferansta insan hakları, kadın hakları, eğitim, aile ve çocuk, medya, gazetecilik gibi her türlü konu ortaya koyulur.” şeklinde konuştu. Konuşmasında Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliğinin çalışmalarına da değinen Yüksel, “Birliğimiz, yalnızca Türk dünyasındaki kadın hareketinin bir devamı değildir. Gücümüzü birleştirerek yönetimde, yapılarda, anlayışlarda ve kadınların fırsatlara erişiminde gerçek değişimler yapabileceğimize inanıyoruz.” dedi. TÜRKİYE CUMHURİYETİ’Nİ BİZ, CANIMIZDAN ÇOK SEVİP SAHİP ÇIKACAĞIZ Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Serra Menekay ise konuşmasında, Şefika Gaspıralı’nın hayatından ve İsmail Bey Gaspıralı’nın usûl-ü cedid eğitim hareketinden bahsetti. Menekay, Çarlık Rusyası’nda bütün Türk çocukların eğitimi önünde engeller olduğunu belirterek İsmail Bey Gaspıralı’nın bu hareketinin yalnızca yeni bir eğitim modeli değil, topyekûn bir aydınlanma hareketi olduğunu vurguladı. Öte yandan, Şefika Gaspıralı’nın yalnızca 1917 senesinde, Avrupa içinde parlamentosunda kadın milletvekili olan ilk ülkenin Finlandiya olduğuna, ardından Kırım Halk Cumhuriyeti’nde Şefika Gaspıralı’nın Meclis Başkanı seçilerek dünyada bir ilke imza atmasına değinen Menekay, ayrıca, Kırım bayrağındaki tarak tamgaya dikkat çekerek “Ben bunu (tarak tamgayı) hep kulağımda taşıyorum, kulağıma küpe olsun diye. Neden biliyor musunuz? Biz, bir vatan kaybettik; o kulağımıza küpe olsun, daha da kaybedecek vatanımız yok, diye. Annemler Balkanlar’dan, babam Kırım’dan; ikisi de yok elimizde artık değil mi? Burası var ve burayı, bu laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ni biz, canımızdan çok sevip sahip çıkacağız.” ifadelerine yer verdi. ŞEFİKA GASPIRALI, ÖMRÜ BOYUNCA ÜÇ TÜRK YURDUNDA YAŞADI Şefika Gaspıralı’nın hayatına dair bir filmin de gösterildiği programın sonunda, Şefika Gaspıralı’nın Azerbaycan’da bulunduğu süre içerisindeki faaliyetlerini anlatan Azerbaycan Kültür Derneği Kadın Kolları Başkanı Nesrin Ünal, "Şefika Hanım, 89 yıllık ömrünü, üç ayrı ülkede yaşadı: Doğup büyüdüğü, canından aziz bildiği Kırım, evlilik nedeniyle bulunduğu Azerbaycan ve çocuklarıyla kendisinin canını kurtarmak için kaçıp geldiği, sığındığı Türkiye Cumhuriyeti. Bu üç ülkenin de Türk yurdu olması, Şefika Gaspıralı gibi mensubiyet duygusu Türklük şuuru yüksek bir kadın için tek teselli kaynağıydı." dedi. Programda ayrıca, Kırım Derneğinin müzik ve dans topluluğu Cıyın Ansamblı “Tım Tım” ve “Kırım Eskizleri” danslarını sergiledi.

Prof. Dr. Zaynabidin Abdiraşidov: Gaspıralı’nın yanında Bahçesaray’ı gezmiş gibi oldum Haber

Prof. Dr. Zaynabidin Abdiraşidov: Gaspıralı’nın yanında Bahçesaray’ı gezmiş gibi oldum

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi (HBVU) Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü Misafir Öğr. Üyesi Prof. Dr. Zaynabidin Abdiraşidov, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Vakfının her ayın ilk cumartesi günü düzenlediği Tarih ve Kültür Konferansları'nın bugünkü konuğu oldu. Abdiraşidov, konferans kapsamında, “İsmail Gaspıralı ve Türkistan” konusunu anlattı. Ankara’nın “2026 Yılı Türk Dünyası Turizm Başkenti” olmasına da ithafen tertip edilen program, 3 Ocak 2026 tarihinde Kırım Derneği Dr. Ahmet İhsan Kırımlı Sosyal Tesisi'ndeki Bekir Sıtkı Çobanzade Kütüphanesi'nde saat 14.00’te başladı. TÜRK DÜNYASININ BABASI İSMAİL BEY GASPIRALI Açılış konuşmasını yapan Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, “Herkesin kendini bilmesi, vicdanıyla düşünesi ve hareket etmesi lazım. Bizim (Kırım Tatarlarının) çok büyük değerlerimiz var. Bundan yüz yıl önce, İsmail Bey Gaspıralı ortaya çıktı ve imkânları da hiçbir şekilde bizimle kıyaslanamayacak kadar azdı” dedi. Türk dünyasının ortak değeri, büyük Kırım Tatar aydın Gaspıralı’nın Tercüman gazetesinin Türk dünyasının her köşesine ulaşmasını ve “Usûl-ü Cedid” mektepleriyle Kırım Tatarlarının kendilerini tanıtarak ne kadar başarılı olabileceğini ortaya çıkarmasına vurgu yapan Kalkay, “Bizim öncelikle kendimize sahip çıkmamız lazım. Tabii ki Gaspıralı; önce kendimizden olması, Kırım’dan gelmesi ve Kırım’da çok büyük hareketlerin önünü açması sebebiyle bizim için çok önemli fakat Türk dünyası da Gaspıralı’yı ‘baba’ olarak biliyor” şeklinde konuştu. ABDİRAŞİDOV, GASPIRALI’NIN TÜRKİSTAN YOLCULUĞUNU ANLATTI “Gaspıralı’nın yürüdüğü yollar, (Kırım’daki) dağların arası, Zincirli Medrese, Giray Türbesi… Okuduklarım, araştırdıklarım, hepsi gözümün önünden geçmeye başladı. Sanki Gaspıralı’nın yanında Bahçesaray’ı gezmiş gibi oldum” şeklinde konuşan Abdiraşidov, konferansta Gaspıralı'nın Türkistan gezisini ele alarak bu gezinin, Gaspıralı’nın Tercüman gazetesi üzerinden yürüttüğü siyasi faaliyetlerini etkileyen unsurlardan biri olduğunu ifade etti. Buhara Emiri Abdulahad Han'ın Gaspıralı’ya sağladığı maddi ve manevi desteğin altını çizen Abdiraşidov, Gaspıralı’nın ilk olarak 1883 yılında Türkistanlı hükümdarlarla tanıştığını ve Türkistan’a olan ilgisinin bu şekilde gitgide arttığını vurguladı. Abdulahad Han’ın daveti üzerine Gaspıralı’nın, 1893 yılının mayıs ayında ilk defa Türkistan’a gittiğini ifade eden Abdiraşidov, Gaspıralı’nın deneyimlerini daha sonrasında “Buhara’da Ne Gördüm?” ismindeki seri makaleler şeklinde, Tercüman gazetesinde yayımladığını kaydetti. Ayrıca Abdiraşidov, Rusların Türkistan’ı “yarı vahşi” olarak tanımlamasının üzerine Gaspıralı’nın, Türkistan gezisine dair yazdığı hatıratlarında Rusların iddialarını yalanladığını belirtti. “İSMAİL BEY GASPIRALI’YI ANLATMAK İÇİN GÜNLER YETMEZ” Konferansın sonunda, Abdiraşidov’a plaket takdim eden Kırım Vakfı Başkanı Kalkay, “İsmail Bey Gaspıralı’yı anlatmak için günler yetmez. Kırım Tatarları, vatana döndükleri zaman yaptıkları işlerden ilki, 1991 yılında bir Gaspıralı sempozyumu düzenlemekti. 2001 yılında da Kırım Derneği olarak biz böyle bir sempozyum düzenledik. 2017’den beri, İsmail Bey Gaspıralı’nın isminin artık bir üniversiteye verilmesi talebimiz var. Bir ışık saçılsın, bu değer ortaya çıksın ki, bizim aydınlığımız daha da erken gelsin.” dedi. Konferansın ardından ise Abdiraşidov, “İsmail Gaspıralı ve XX. Yüzyılın Başlarında Türkistan” adlı kitabını katılımcılar için imzaladı.

Erdoğan: İsmail Bey Gaspıralı'nın şiarıyla Türk dünyası ülkeleriyle ilişkilerimizi güçlendiriyoruz Haber

Erdoğan: İsmail Bey Gaspıralı'nın şiarıyla Türk dünyası ülkeleriyle ilişkilerimizi güçlendiriyoruz

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "AK Parti Türk Dünyası Vizyonu Belgesi Tanıtım Programı"nda Türk dünyasının birlikteliğine dikkat çekti. ERDOĞAN, DÜNYA TÜRK DİLİ AİLESİ GÜNÜ'NÜ KUTLADI AK Parti Türk Devletleri İle İlişkiler Başkanlığı tarafından AK Parti Kongre Merkezinde tertip edilen programda Cumhurbaşkanı Erdoğan 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü'ne işaret ederek, "Türk dünyasının ve yeryüzünün farklı köşelerinde aynı dili konuştuğumuz, aynı hayali kurduğumuz, kalplerimizin beraber çarptığı tüm kardeşlerimizin Türk Dili Ailesi Günü kutlu olsun." dedi. Erdoğan, Özbek Türkü şair ve yazar Süleyman Çolpan'ın kurşuna dizilerek hayatını kaybetmesine neden olan kaleme aldığı şiiri "Güzel Türkistan'ın" satırlarını dile getirdi. Son 200 yılın Türk dünyası için zorluk, işgal, çile ve sıkıntıyla geçtiğini ifade eden Erdoğan, "Kültür coğrafyamızın birçok bölgesine o toprağın kadim kimlikleri, dilleri, inanç değerleri yasaklandı, halklar parçalandı. Kelimenin tam anlamıyla bir hazan mevsimi yaşadık." şeklinde konuştu. "NİCE MÜNEVVER YA HAPSE ATILDI, YA SÜRGÜN EDİLDİ..." Erdoğan, Türklerin tek yürek, tek bilek olmaması için tüm yolların denendiğini vurgulayarak, "Kimliğini savunan, değerlerine sahip çıkan münevverler Turancılıkla suçlanarak ya hapse atıldı ya sürgün edildi ya da kurşuna dizildi." dedi. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) dağıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı, Türk cumhuriyetilerinin bağımsızlığını tanıyan ilk ülkenin Türkiye Cumhuriyeti olduğunun altını çizdi. Erdoğan, akabinde bir sene sonra Türkiye'in girişimleriyle "Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları" adında zirveler düzenlendiğini aktararak, 21. yüzyılın Türk ve Türkiye Asrı olacağını kaydetti. İSMAİL BEY GASPIRALI'NIN ŞİARI TÜRK DEVLETLERİ İLE İLİŞKİLERİ GÜÇLENDİRİYOR Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan; Kırım Tatar aydını, büyük fikir insanı, Tercüman gazetesinin kurucusu İsmaill Bey Gaspıralı'nın "Dilde, fikirde, işte birlik" şiarıyla Türkiye'nin Türk devletleri ile olan ilişkilerini her alanda güçlendiridiğini belirtti. "TÜRK DÜNYASI İLE ARAMIZDA YENİ KÖPRÜLER KURDUK" Türk Konseyi'nin kurucu belgesi Nahçıvan Antlaşması'nın Türk dünyası açısından bir dönüm noktasını teşkil ettiğini belirten Erdoğan, şunları söyledi: 2021 senesinde Türk devletlerinin bağımsızlığının 30. yıl dönümünün kutlandığı İstanbul Zirvesi'nde iş birliğimizi bir üst aşamaya çıkardık ve Türk Devletleri Teşkilatı olarak yola devam etme kararı aldık. Zirvede, ayrıca, Türk Dünyası 2040 Vizyon Belgesi'ni kabul ettik. Teşkilatımızın gözlemci üyelerinden Macaristan'da düzenlenen zirvede ise teklifimiz üzerine 2021 Mart'ın Türk Devletleri Teşkilatı Nevruz Anma ve Kutlama Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdık. Geride bıraktığımız 34 yıllık süreçte, Türk devletleri olarak eğitimden ticarete, güvenlikten enerjiye, kültürden sanata kadar her alanda geçmişle kıyas dahi yapılamayacak sıkı bağlar geliştirdik. TİKA, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Türkiye Maarif Vakfı, Türkiye Diyanet Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlarımız aracılığıyla Türk dünyası ile aramızda yeni köprüler kurduk. Programa; Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi, Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Gayana Yüksel, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay ve Kırım Derneği Genel Başkan Yardımcısı İsmet Yüksel de katıldı.

Hülya Başarangil Demir: Kırım Tatar Sürgünü’nün daha çok anlatılması gerekiyor Haber

Hülya Başarangil Demir: Kırım Tatar Sürgünü’nün daha çok anlatılması gerekiyor

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Vakfının düzenli olarak her ayın ilk cumartesi günü düzenlediği Tarih ve Kültür Konferansları’na bu ay, “Bilinmeze Doğru” adlı eserin yazarı Hülya Başarangil Demir konuk oldu. 6 Aralık 2025 tarihinde, Kırım Derneği Dr. Ahmet İhsan Kırımlı Sosyal Tesisi'ndeki Bekir Sıtkı Çobanzade Kütüphanesi'nde, saat 14.00’te başlayan programda Başarangil Demir, "Bilinmeze Doğru" isimli romanını tanıttı. Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, Kırım Derneği Başkanı Mükremin Şahin ve Tuvgan Til İnternet Sitesi Koordinatörü Oya Deniz Çongar Şahin’in katıldığı programda, Kırım Tatar millî davasına gönül veren pek çok isim yer aldı. “BİLİNMEZE DOĞRU” ESERİ, KIRIM TATARLARININ GURURU OLDU Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, açılış konuşmasında, Kırım üzerine yazılan eserlerin önemine vurgu yaparak, “Biz, Kırım konusunda yazılmış eserleri teşvik etmek amacıyla vakfımızda yazarları misafir ediyoruz fakat bugünkü misafirimiz, sadece yazmakla kalmadı” dedi. 2025 Emine Işınsu Roman Ödülü kapsamında yüzlerce eser arasından Başarangil Demir’in romanının seçilmesine ve takdir edilmesine dikkat çeken Kalkay, “Bu eserler arasında Kırım’a dair bir eserin bulunmasının ayrı bir özelliği vardı. Bizim orada göğsümüz kabardı, çok gururlandık. Dolayısıyla bu kitabın ilk tanıtımını vakfımızda yapalım istedik.” şeklinde konuştu. BAŞARANGİL DEMİR, ESERİNDE 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ’NÜ İŞLEDİ Dr. Ahmet İhsan Kırımlı’yı saygı ve rahmetle anarak ve Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay ile Kırım Derneği Başkanı Mükremin Şahin’e, tertip edilen konferans dolayısıyla teşekkür ederek konuşmasına başlayan Başarangil Demir, söylenmek istenenlerin sanatla ve edebiyatla insanların zihninde daha kolay canlandırılabileceğini belirtti. Bu bağlamda, 2016 Eurovision Şarkı Yarışması’nda Kırım Tatar şarkıcı Camala’nın, “1944” isimli şarkısıyla, 1944 Kırım Tatar Sürgünü’nü bütün dünyaya haykırdığını hatırlatan yazar, “Bu konu çerçevesinde ben de ‘Bilinmeze Doğru’ eserimi kaleme aldım.” dedi. “MİLLETİNE HİZMET ETMEK İSTİYORSAN BİLDİĞİN İŞTEN BAŞLA” İsmail Bey Gaspıralı’nın, “Milletine hizmet etmek istiyorsan bildiğin işten başla” sözüne atıf yapan yazar, “Ben de bu doğrultuda, tarihsel gerçekler ışığında hikâyeler kurguladım. Kırım’dan Türkiye’ye göç eden bir ailenin hikâyesini oluşturdum” ifadelerini kullandı. “İsmail Bey Gaspıralı ve Numan Çelebicihan’ın daha çok anlatılması gerektiğini, en önemlisi de 1944 Kırım Tatar Sürgünü’nün unutulmaması gerektiğini düşündüm. Bu konuda tabii ki, acının tarifi yok. Sürgünün, unutulmaması ve unutturulmaması için daha çok anlatılması gerekiyor.” değerlendirmesini yapan yazar, ayrıca Kırım Haber Ajansının (QHA), 2025 Emine Işınsu Roman Ödülü ve Paneli üzerine hazırladığı ve konferansta da gösterilen video içeriği adına, QHA’ya teşekkürlerini iletti. Programın sonunda Kırım Vakfı Başkanı Kalkay, Başarangil Demir’e plaketini takdim ederken programın ardından yazar, eserini katılımcılar için imzaladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.