SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İsmail Bey Gaspıralı

QHA - Kırım Haber Ajansı - İsmail Bey Gaspıralı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsmail Bey Gaspıralı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Prof. Dr. Zaynabidin Abdiraşidov: Gaspıralı’nın yanında Bahçesaray’ı gezmiş gibi oldum Haber

Prof. Dr. Zaynabidin Abdiraşidov: Gaspıralı’nın yanında Bahçesaray’ı gezmiş gibi oldum

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi (HBVU) Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü Misafir Öğr. Üyesi Prof. Dr. Zaynabidin Abdiraşidov, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Vakfının her ayın ilk cumartesi günü düzenlediği Tarih ve Kültür Konferansları'nın bugünkü konuğu oldu. Abdiraşidov, konferans kapsamında, “İsmail Gaspıralı ve Türkistan” konusunu anlattı. Ankara’nın “2026 Yılı Türk Dünyası Turizm Başkenti” olmasına da ithafen tertip edilen program, 3 Ocak 2026 tarihinde Kırım Derneği Dr. Ahmet İhsan Kırımlı Sosyal Tesisi'ndeki Bekir Sıtkı Çobanzade Kütüphanesi'nde saat 14.00’te başladı. TÜRK DÜNYASININ BABASI İSMAİL BEY GASPIRALI Açılış konuşmasını yapan Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, “Herkesin kendini bilmesi, vicdanıyla düşünesi ve hareket etmesi lazım. Bizim (Kırım Tatarlarının) çok büyük değerlerimiz var. Bundan yüz yıl önce, İsmail Bey Gaspıralı ortaya çıktı ve imkânları da hiçbir şekilde bizimle kıyaslanamayacak kadar azdı” dedi. Türk dünyasının ortak değeri, büyük Kırım Tatar aydın Gaspıralı’nın Tercüman gazetesinin Türk dünyasının her köşesine ulaşmasını ve “Usûl-ü Cedid” mektepleriyle Kırım Tatarlarının kendilerini tanıtarak ne kadar başarılı olabileceğini ortaya çıkarmasına vurgu yapan Kalkay, “Bizim öncelikle kendimize sahip çıkmamız lazım. Tabii ki Gaspıralı; önce kendimizden olması, Kırım’dan gelmesi ve Kırım’da çok büyük hareketlerin önünü açması sebebiyle bizim için çok önemli fakat Türk dünyası da Gaspıralı’yı ‘baba’ olarak biliyor” şeklinde konuştu. ABDİRAŞİDOV, GASPIRALI’NIN TÜRKİSTAN YOLCULUĞUNU ANLATTI “Gaspıralı’nın yürüdüğü yollar, (Kırım’daki) dağların arası, Zincirli Medrese, Giray Türbesi… Okuduklarım, araştırdıklarım, hepsi gözümün önünden geçmeye başladı. Sanki Gaspıralı’nın yanında Bahçesaray’ı gezmiş gibi oldum” şeklinde konuşan Abdiraşidov, konferansta Gaspıralı'nın Türkistan gezisini ele alarak bu gezinin, Gaspıralı’nın Tercüman gazetesi üzerinden yürüttüğü siyasi faaliyetlerini etkileyen unsurlardan biri olduğunu ifade etti. Buhara Emiri Abdulahad Han'ın Gaspıralı’ya sağladığı maddi ve manevi desteğin altını çizen Abdiraşidov, Gaspıralı’nın ilk olarak 1883 yılında Türkistanlı hükümdarlarla tanıştığını ve Türkistan’a olan ilgisinin bu şekilde gitgide arttığını vurguladı. Abdulahad Han’ın daveti üzerine Gaspıralı’nın, 1893 yılının mayıs ayında ilk defa Türkistan’a gittiğini ifade eden Abdiraşidov, Gaspıralı’nın deneyimlerini daha sonrasında “Buhara’da Ne Gördüm?” ismindeki seri makaleler şeklinde, Tercüman gazetesinde yayımladığını kaydetti. Ayrıca Abdiraşidov, Rusların Türkistan’ı “yarı vahşi” olarak tanımlamasının üzerine Gaspıralı’nın, Türkistan gezisine dair yazdığı hatıratlarında Rusların iddialarını yalanladığını belirtti. “İSMAİL BEY GASPIRALI’YI ANLATMAK İÇİN GÜNLER YETMEZ” Konferansın sonunda, Abdiraşidov’a plaket takdim eden Kırım Vakfı Başkanı Kalkay, “İsmail Bey Gaspıralı’yı anlatmak için günler yetmez. Kırım Tatarları, vatana döndükleri zaman yaptıkları işlerden ilki, 1991 yılında bir Gaspıralı sempozyumu düzenlemekti. 2001 yılında da Kırım Derneği olarak biz böyle bir sempozyum düzenledik. 2017’den beri, İsmail Bey Gaspıralı’nın isminin artık bir üniversiteye verilmesi talebimiz var. Bir ışık saçılsın, bu değer ortaya çıksın ki, bizim aydınlığımız daha da erken gelsin.” dedi. Konferansın ardından ise Abdiraşidov, “İsmail Gaspıralı ve XX. Yüzyılın Başlarında Türkistan” adlı kitabını katılımcılar için imzaladı.

Erdoğan: İsmail Bey Gaspıralı'nın şiarıyla Türk dünyası ülkeleriyle ilişkilerimizi güçlendiriyoruz Haber

Erdoğan: İsmail Bey Gaspıralı'nın şiarıyla Türk dünyası ülkeleriyle ilişkilerimizi güçlendiriyoruz

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "AK Parti Türk Dünyası Vizyonu Belgesi Tanıtım Programı"nda Türk dünyasının birlikteliğine dikkat çekti. ERDOĞAN, DÜNYA TÜRK DİLİ AİLESİ GÜNÜ'NÜ KUTLADI AK Parti Türk Devletleri İle İlişkiler Başkanlığı tarafından AK Parti Kongre Merkezinde tertip edilen programda Cumhurbaşkanı Erdoğan 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü'ne işaret ederek, "Türk dünyasının ve yeryüzünün farklı köşelerinde aynı dili konuştuğumuz, aynı hayali kurduğumuz, kalplerimizin beraber çarptığı tüm kardeşlerimizin Türk Dili Ailesi Günü kutlu olsun." dedi. Erdoğan, Özbek Türkü şair ve yazar Süleyman Çolpan'ın kurşuna dizilerek hayatını kaybetmesine neden olan kaleme aldığı şiiri "Güzel Türkistan'ın" satırlarını dile getirdi. Son 200 yılın Türk dünyası için zorluk, işgal, çile ve sıkıntıyla geçtiğini ifade eden Erdoğan, "Kültür coğrafyamızın birçok bölgesine o toprağın kadim kimlikleri, dilleri, inanç değerleri yasaklandı, halklar parçalandı. Kelimenin tam anlamıyla bir hazan mevsimi yaşadık." şeklinde konuştu. "NİCE MÜNEVVER YA HAPSE ATILDI, YA SÜRGÜN EDİLDİ..." Erdoğan, Türklerin tek yürek, tek bilek olmaması için tüm yolların denendiğini vurgulayarak, "Kimliğini savunan, değerlerine sahip çıkan münevverler Turancılıkla suçlanarak ya hapse atıldı ya sürgün edildi ya da kurşuna dizildi." dedi. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) dağıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı, Türk cumhuriyetilerinin bağımsızlığını tanıyan ilk ülkenin Türkiye Cumhuriyeti olduğunun altını çizdi. Erdoğan, akabinde bir sene sonra Türkiye'in girişimleriyle "Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları" adında zirveler düzenlendiğini aktararak, 21. yüzyılın Türk ve Türkiye Asrı olacağını kaydetti. İSMAİL BEY GASPIRALI'NIN ŞİARI TÜRK DEVLETLERİ İLE İLİŞKİLERİ GÜÇLENDİRİYOR Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan; Kırım Tatar aydını, büyük fikir insanı, Tercüman gazetesinin kurucusu İsmaill Bey Gaspıralı'nın "Dilde, fikirde, işte birlik" şiarıyla Türkiye'nin Türk devletleri ile olan ilişkilerini her alanda güçlendiridiğini belirtti. "TÜRK DÜNYASI İLE ARAMIZDA YENİ KÖPRÜLER KURDUK" Türk Konseyi'nin kurucu belgesi Nahçıvan Antlaşması'nın Türk dünyası açısından bir dönüm noktasını teşkil ettiğini belirten Erdoğan, şunları söyledi: 2021 senesinde Türk devletlerinin bağımsızlığının 30. yıl dönümünün kutlandığı İstanbul Zirvesi'nde iş birliğimizi bir üst aşamaya çıkardık ve Türk Devletleri Teşkilatı olarak yola devam etme kararı aldık. Zirvede, ayrıca, Türk Dünyası 2040 Vizyon Belgesi'ni kabul ettik. Teşkilatımızın gözlemci üyelerinden Macaristan'da düzenlenen zirvede ise teklifimiz üzerine 2021 Mart'ın Türk Devletleri Teşkilatı Nevruz Anma ve Kutlama Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdık. Geride bıraktığımız 34 yıllık süreçte, Türk devletleri olarak eğitimden ticarete, güvenlikten enerjiye, kültürden sanata kadar her alanda geçmişle kıyas dahi yapılamayacak sıkı bağlar geliştirdik. TİKA, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Türkiye Maarif Vakfı, Türkiye Diyanet Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlarımız aracılığıyla Türk dünyası ile aramızda yeni köprüler kurduk. Programa; Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi, Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Gayana Yüksel, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay ve Kırım Derneği Genel Başkan Yardımcısı İsmet Yüksel de katıldı.

Hülya Başarangil Demir: Kırım Tatar Sürgünü’nün daha çok anlatılması gerekiyor Haber

Hülya Başarangil Demir: Kırım Tatar Sürgünü’nün daha çok anlatılması gerekiyor

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Vakfının düzenli olarak her ayın ilk cumartesi günü düzenlediği Tarih ve Kültür Konferansları’na bu ay, “Bilinmeze Doğru” adlı eserin yazarı Hülya Başarangil Demir konuk oldu. 6 Aralık 2025 tarihinde, Kırım Derneği Dr. Ahmet İhsan Kırımlı Sosyal Tesisi'ndeki Bekir Sıtkı Çobanzade Kütüphanesi'nde, saat 14.00’te başlayan programda Başarangil Demir, "Bilinmeze Doğru" isimli romanını tanıttı. Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, Kırım Derneği Başkanı Mükremin Şahin ve Tuvgan Til İnternet Sitesi Koordinatörü Oya Deniz Çongar Şahin’in katıldığı programda, Kırım Tatar millî davasına gönül veren pek çok isim yer aldı. “BİLİNMEZE DOĞRU” ESERİ, KIRIM TATARLARININ GURURU OLDU Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, açılış konuşmasında, Kırım üzerine yazılan eserlerin önemine vurgu yaparak, “Biz, Kırım konusunda yazılmış eserleri teşvik etmek amacıyla vakfımızda yazarları misafir ediyoruz fakat bugünkü misafirimiz, sadece yazmakla kalmadı” dedi. 2025 Emine Işınsu Roman Ödülü kapsamında yüzlerce eser arasından Başarangil Demir’in romanının seçilmesine ve takdir edilmesine dikkat çeken Kalkay, “Bu eserler arasında Kırım’a dair bir eserin bulunmasının ayrı bir özelliği vardı. Bizim orada göğsümüz kabardı, çok gururlandık. Dolayısıyla bu kitabın ilk tanıtımını vakfımızda yapalım istedik.” şeklinde konuştu. BAŞARANGİL DEMİR, ESERİNDE 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ’NÜ İŞLEDİ Dr. Ahmet İhsan Kırımlı’yı saygı ve rahmetle anarak ve Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay ile Kırım Derneği Başkanı Mükremin Şahin’e, tertip edilen konferans dolayısıyla teşekkür ederek konuşmasına başlayan Başarangil Demir, söylenmek istenenlerin sanatla ve edebiyatla insanların zihninde daha kolay canlandırılabileceğini belirtti. Bu bağlamda, 2016 Eurovision Şarkı Yarışması’nda Kırım Tatar şarkıcı Camala’nın, “1944” isimli şarkısıyla, 1944 Kırım Tatar Sürgünü’nü bütün dünyaya haykırdığını hatırlatan yazar, “Bu konu çerçevesinde ben de ‘Bilinmeze Doğru’ eserimi kaleme aldım.” dedi. “MİLLETİNE HİZMET ETMEK İSTİYORSAN BİLDİĞİN İŞTEN BAŞLA” İsmail Bey Gaspıralı’nın, “Milletine hizmet etmek istiyorsan bildiğin işten başla” sözüne atıf yapan yazar, “Ben de bu doğrultuda, tarihsel gerçekler ışığında hikâyeler kurguladım. Kırım’dan Türkiye’ye göç eden bir ailenin hikâyesini oluşturdum” ifadelerini kullandı. “İsmail Bey Gaspıralı ve Numan Çelebicihan’ın daha çok anlatılması gerektiğini, en önemlisi de 1944 Kırım Tatar Sürgünü’nün unutulmaması gerektiğini düşündüm. Bu konuda tabii ki, acının tarifi yok. Sürgünün, unutulmaması ve unutturulmaması için daha çok anlatılması gerekiyor.” değerlendirmesini yapan yazar, ayrıca Kırım Haber Ajansının (QHA), 2025 Emine Işınsu Roman Ödülü ve Paneli üzerine hazırladığı ve konferansta da gösterilen video içeriği adına, QHA’ya teşekkürlerini iletti. Programın sonunda Kırım Vakfı Başkanı Kalkay, Başarangil Demir’e plaketini takdim ederken programın ardından yazar, eserini katılımcılar için imzaladı.

TDK Başkanı Mert: Gaspıralı’nın felsefesi bugün Türk dünyasının yolunu aydınlatıyor Haber

TDK Başkanı Mert: Gaspıralı’nın felsefesi bugün Türk dünyasının yolunu aydınlatıyor

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı (TDPV) iş birliğinde 24 Eylül 2025 tarihinde Ankara Ticaret Odası Meclis Salonu’nda “İsmail Bey Gaspıralı Anma ve Belgesel İlk Gösterimi Programı” düzenlendi. Etkinlik sonrasında Kırım Haber Ajansı (QHA) mikrafonlarına konuşan Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Osman Mert, İsmail Bey Gaspıralı'nın fikirlerinin günümüzde de yol gösterici olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Mert, Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” şiarının bugün Türk devletlerinin geliştirdiği politikaların felsefi temelini oluşturduğunu belirterek, "Bugün Türk dünyası adına yapılan devletler düzeyinde yapılan işlere bakarsanız hepsinin arkasındaki felsefe aslında İsmail Bey Gasparalı'nın felsefesi: Dilde, fikirde, işte birlik. Bu çok doğru bir tespit, doğru bir felsefe. Dilde birliği sağlamadan, fikirde, fikirde birliği sağlamadan, işte birliği sağlayabilmemiz mümkün değil." dedi. "ORTAK BİR İLETİŞİM ARACI GEREKİYOR" Ayrıca Prof. Dr. Mert, geçmişte Türk dillerinin büyük ölçüde birbirini anlayabilir durumda olduğunu hatırlatarak, "Lehçe konuşan topluluklar yakın coğrafyalarda yaşıyor, iletişimde zorlanmıyordu. Ancak yaşanan gelişmelerle Türk toplulukları Asya’da dağıldı ve zamanla lehçeler arasındaki anlaşılabilirlik azaldı." ifadelerini kullandı. Mert, günümüzde kendi içlerinde farklılıklar gösterse de bu lehçelerin ortak bir iletişim diline ihtiyacı olduğunu vurguladı. Mert, “Bütün devletlerimizin dilleri korunacak ve gelişecek. Fakat bunun yanında mutlaka ortak bir iletişim dili oluşturmalıyız. Ortak bir dil olmadan herhangi bir alanda iletişim kurmamız, iş birliğini geliştirmemiz ve Türk dünyasında kolektif bir düşünce ortaya koymamız mümkün değildir.” şeklinde vurgu yaptı. 1991’den bu yana Türk dünyasında dil birliği konusunun devletler düzeyinde ele alındığını, 2022 yılında ise ilk kez alfabe birliği konusunda siyasi iradenin ortaya konduğunu hatırlatan Mert, Türk dünyasında alfabe birliği sürecinde bizzat görev aldığını belirtti. GASPIRALI BUGÜN HÂLÂ YOLUMUZU AYDINLATAN BİR IŞIK YAKTI Bununla birlikte bu sürecin akademik tarafını tamamladıklarını bildiren Mert, bugün Türk Devletleri Teşkilatı (TDK) ve teşkilata bağlı kuruluşların, ayrıca TDK, Yunus Emre Enstitüsü (YEE), Maarif Vakfı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ve diğer Türkiye’de Türk dünyasına yönelik faaliyet gösteren kurumların bu vizyonu desteklediğini vurguladı. TDK Başkanı, “Bütün bu çalışmalar, dikkat ederseniz, Gaspıralı’nın felsefesinin bugünkü temsilcileridir. Gaspıralı bir ışık yaktı. Bu ışığın ne kadar süreyle yolumuzu aydınlatacağını kimse bilemezdi ama bugün hâlâ zihin dünyamızı aydınlattığından şüphem yok.” ifadelerini kullandı.

Dilde, fikirde, işte birlik: İsmail Bey Gaspıralı’nın mirası Ankara’da yankılandı Haber

Dilde, fikirde, işte birlik: İsmail Bey Gaspıralı’nın mirası Ankara’da yankılandı

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı (TDPV) iş birliğinde Ankara Ticaret Odası Meclis Salonu’nda düzenlenen “İsmail Bey Gaspıralı Anma ve Belgesel İlk Gösterimi Programı” büyük ilgi uyandırdı. Kırım Tatar aydını, düşünür, yazar ve Tercüman Gazetesi'nin kurucusu İsmail Bey Gaspıralı vefat yıl dönümünde düzenlenen programda, Türk dünyasına öncülük eden fikirleriyle ve çalışmalarıyla anıldı. “İsmail Bey Gaspıralı Anma ve Belgesel İlk Gösterimi Programı” 24 Eylül 2025 tarihinde saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Ardından TDPV Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Abdullah Çalışkan, programın açılış konuşmalarını gerçekleştirdi. Çalışkan konuşmasına, İsmail Bey Gaspıralı’nın sadece bir yazar ya da gazeteci değil aynı zamanda bir dava adamı olduğuna vurgu yaparak başladı. Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” şiarıyla tüm Türk coğrafyasında yankılandığını söyleyen Çalışkan, “Bu çağrı yalnızca bir slogan değil, Türk dünyasının geleceği için bir yol haritası, bir ülküdür.” dedi. Çalışkan, 1883 yılında yayımlanmaya başlayan Tercüman Gazetesi’nin yalnızca Kırım’da değil, Kazan’dan İstanbul’a, Buhara’dan Kahire’ye kadar bütün Türk-İslam coğrafyasında okunan birleştirici bir meşale olduğunu ifade etti. Tercüman’ın milletlerin uyanışında bir okul, bir kürsü ve yol gösterici olduğunun altını çizdi. Gaspıralı’nın eğitimci kimliğiyle ön plana çıktığını belirten Çalışkan, kurduğu Usûl-i Cedîd mekteplerinin Türk çocuklarını modern bilimlerle tanıştırdığını, cehaleti kırarak millî bilinci uyandırdığını söyledi. Çalışkan onun açtığı bu çığırın Türkistan’dan Azerbaycan’a, Kafkasya’dan Anadolu’ya kadar milyonların hayatına dokunduğunu kaydetti. “GASPIRALI İDEALİ HÂLÂ YAŞIYOR” Aynı zamanda bir milletin fikir önderlerini kaybettiğinde yolunu da kaybedeceğini belirten Çalışkan, “Bugün bizlere düşen, Gaspıralı’nın mirasına sahip çıkmak, onun açtığı yolu yeni nesillere aktarmaktır. Çünkü Gaspıralı yalnızca Kırım Türklerinin değil, bütün Türk dünyasının ortak hafızasıdır. Aradan geçen onca yıla rağmen onun dilde, fikirde işte birlik ideali hâlâ güncelliğini korumaktadır. Bugün iki devlet, tek millet şiarıyla Türkiye ve Azerbaycan'ın dostluğu, Türkistan'dan Balkanlara uzanan kardeşlik köprüleri, tüm Türk devletleri arasında yaşanan gelişmeler, ilişkiler bize göstermiştir ki Gaspıralı ideali hâlâ yaşamaktadır.” ifadelerini kullandı. “Bugün bize düşen görev bu birlik idealini daha da güçlendirmek, Türk dünyasının yararını ortak akıl ve ortak iradeyle inşa etmektir.” diyen Çalışkan; dilde, fikirde ve işte birleşildiğinde Türk dünyasının önünde hiçbir engel kalmayacağını belirtti. Açılış konuşmaları sonrasında Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ile hazırlanan “Kırım’dan Doğan Güneş: İsmail Bey Gaspıralı” belgeselinin ilk gösterimi gerçekleşti. GASPIRALI SADECE KIRIM'DA DEĞİL TÜM TÜRK COĞRAFYASINDA ETKİLİ OLDU Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran konuşmasına, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ilham olan İsmail Bey Gaspıralı’nın bir yazar ve bir yayıncı olmanın yanı sıra uykudaki bir milleti uyandıran Türk dünyasının en karanlık zamanlarında bir umut meşalesi yakan bir lider olduğunu vurgulayarak başladı. “Onun dilde, fikirde, işte birlik şiarı sadece bir slogan değil, aynı zamanda Türk milletini birleştiren, ortak bir gelecek inşa etmeyi çağıran da bir vizyondur.” diyen Baran, Gaspıralı’nın yalnızca Kırım’da değil, Kazan’dan Kafkaslar’a, Türkistan’dan Anadolu’ya kadar tüm Türk coğrafyasında modern eğitim kurumlarının kurulmasına öncülük ettiğini belirtti. "BİRLİKTELİĞİMİZ, GASPIRALI'NIN HAYALLERİNİN ADIM ADIM GERÇEKLEŞTİĞİNİ GÖSTERİYOR" Baran, Gaspıralı’nın girişimleriyle kız çocuklarının da eğitim almasının yaygınlaştığını, binlerce gencin onun yaktığı ışıkla aydınlandığını ifade etti. 1883’te kurulan Tercüman Gazetesi’nin Türk aydınlarının sesini halka ulaştıran bir köprü olduğunu vurgulayan Baran, gazetenin sade Türkçe kullanarak dönemin düşük okuryazarlık oranına rağmen geniş kitlelere eriştiğini, fikirlerin serbestçe tartışıldığı bir platform hâline geldiğini söyledi. Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” ilkesinin bugün Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) gibi yapılarla somut bir gerçeğe dönüştüğüne işaret eden Baran, “Kültürel ve ekonomik iş birliğimiz her geçen gün güçleniyor. Bu birliktelik Gaspıralı’nın hayallerinin adım adım gerçekleştiğini gösteriyor. Ancak yolculuk henüz bitmedi. Bize düşen, bilime, teknolojiye, yerli üretime ve eğitime yatırım yapmaktır.” dedi. BAKAN, GASPIRALI'NIN TÜRK DÜNYASI İÇİN YOL GÖSTERİCİ OLDUĞUNU VURGULADI Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy programda yaptığı konuşmada, Gaspıralı’nın hayatı ve mücadelesinin Türk dünyası için yol gösterici olmaya devam ettiğini vurguladı. Ersoy, İsmail Bey Gaspıralı’nın yalnızca bir fikir adamı değil, aynı zamanda mücadele ve eylem insanı olduğuna dikkat çekerek, “Burada İsmail Bey Gaspıralı’yı birkaç sayfalık bir çabayla ya da bir belgeselle anlatmanın mümkün olmadığını elbette hepimiz biliyoruz. Zira egemen bir devletin ilgili birçok kurumunun ortak çalışmasıyla üstesinden gelebileceği faaliyet hizmetleri tek başına yapmış ve en önemlisi mücadelesini verdiği hemen her alanda akıllara durgunluk veren başarılar elde etmiş bir insandan bahsediyoruz.” dedi. “HEDEFİ ATEŞ ÇEMBERİNE ALINMIŞ TÜM TÜRK DÜNYASIYDI” Gaspıralı’nın, baskıcı ve yasaklayıcı Çarlık rejiminde dahi millî ve manevi değerleri dile getirmekten çekinmediğini ifade eden Ersoy, bu fikirleri yalnızca söylemde bırakmayıp eyleme, esere ve hizmete dönüştürdüğünü de vurguladı. Gaspıralı’nın hedefinin yalnızca doğup büyüdüğü Kırım değil, bütün Türk dünyası olduğuna işaret eden Ersoy, “Hedefi ateş çemberine alınmış koca Türk dünyasının tamamıydı. Onun en büyük ve en önemli ve öncelikli mücadele sahası Türk’tü. Türk dünyasının kendisine vurulan fikri zincirlerinden, cahil bırakılma çabalarından ortak bir dil aracılığıyla genel olarak dünyada ve özelde Türk dünyasında olan itemlerden doğru şekilde haberdar olursa kurtulabileceğine inanmıştı.” ifadelerini kullandı. BELGESELE KATKIDA BULUNANLARA TEŞEKKÜR PLAKETİ TAKDİM EDİLDİ Bakan Ersoy tarafından belgeselin hazırlanmasında emeği geçenlere plaket takdim edildi. TDPV Kültür ve Sanat Danışmanı Taha Feyizli, belgeselin danışman hocaları Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi (AHBVÜ) Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ruhi Ersoy, Bilkent Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Hakan Kırımlı, Ankara Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. İbrahim Maraş teşekkür plaketi aldı. "DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK" AMA NASIL? "Dilde, fikirde, işte birlik" konusunda bugüne kadar yapılmış ve yapılması gereken çalışmalar hakkında konuşmalar gerçekleştirildi. Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Osman Mert, Türk dünyasında "Dilde Birliğin" hayata geçirilmesi için neler yapılması gerektiği konusunda bir konuşma yaptı. Mert, Türk dilinin ve lehçelerinin tarih boyunca milletin bağımsızlık mücadelesinde birleştirici bir unsur olduğunu hatırlatarak, dilin sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda kültürel birliğin taşıyıcısı ve toplumsal bütünleşmenin en güçlü bağı olduğunu söyledi. ORTAK DİL MÜMKÜN Mert, Köktürk döneminden bugüne Türk topluluklarının dağılma ve yeniden birleşme süreçlerinden geçtiğini, ancak ortak dil ve değerlerin her zaman bir araya gelme çabalarının temelini oluşturduğunu belirtti. “Dilini ayıran, yolunu ayırır. Bugün Türk dünyasının yüzde 65’i Oğuz grubuna mensup ve bu lehçeler arasında anlaşılabilirlik düzeyi çok yüksek. Bu da ortak bir geleceği inşa etme şansımızın devam ettiğini gösteriyor.” ifadelerini kullandı. Ayrıca Mert, Türkiye Türkçesinin edebiyat, bilim ve felsefe dili olarak en gelişmiş Türk lehçesi olduğuna dikkat çekerek, “Tarih bizi ortak iletişim dilinde Türkiye Türkçesine doğru götürüyor.” dedi. Türk dünyası ortak alfabe çalışmalarına da değinen Mert, sürecin akademik tarafının bittiğini belirterek, “Şu an hangi lehçenin hangi harfleri kullanacağı belli. Bizim yirmi dokuz harf hepsinde olacak. Bizde herhangi bir değişiklik yok. Arada aynı sesi sahip olmadığı için lehçeler iki üç farklı harf olacak. O da okumayı engeller düzeyde olmayacak.” cümlelerini sarf etti. “ORTAK DİL, ORTAK HAREKETTİR” Ayrıca Mert, Türk Dünyası Terim Bankası projesi ve ortak terminoloji oluşturma çalışmalarını hızlandırdıklarını, bu projelerin Türk dünyasının bilimsel ve kültürel iş birliğini güçlendireceğini ifade etti. Son olarak, ortak iletişim dilinin sadece bir eğitim veya kültür konusu değil, Türk dünyasının geleceğini şekillendirecek en önemli stratejik meselelerden biri olduğunun altını çizen Mert, “Çünkü ortak iletişim, ortak dili, ortak düşünmeyi, ortak düşünme ise ortak hareket etmeyi mümkün kılacaktır. Dilimizin gücü aslında kalplerimizi birleştiren bir dua gibidir. Hepimiz biliriz. Aynı kelimeyi söylediğimizde aslında aynı duyguyu paylaşırız. Ana dediğimizde bütün Türk dünyasında aynı sıcaklığı hissederiz. Yurt dediğimizde aynı hasreti duyarız.” şeklinde konuştu. DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK AYDINLANMA VE SİYASİ HAREKETİN BİR PROGRAMI Bilkent Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Hakan Kırımlı ise Türk dünyasının ortak düşünmesi ve ortak hareket etmesi “Fikirde Birlik” sağlanması için neler yapılması gerektiğini ele aldığı bir konuşma gerçekleştirdi. Kırımlı, konuşmasında İsmail Bey Gaspıralı’nın fikirlerinin yalnızca birer slogan değil, bir bütünün ayrılmaz parçaları olduğunu vurguladı. Ayrıca Kırımlı, Gaspıralı’nın “dilde, fikirde, işte birlik” çağrısının basit bir slogan değil, toplumsal aydınlanma ve siyasi hareketin adım adım uygulanan bir programı olduğunu söyledi. KIRIM, GASPIRALI’NIN FİKİRLERİNE ZEMİN OLUŞTURDU Kırımlı, Gaspıralı’nın çocukluğuna dikkat çekerek, Kırım’ın işgalden sonra yaşadığı yıkımı anlattı. Kırımlı, “Onun doğduğu Kırım, doğumundan yaklaşık 70 sene önce Rusya tarafından işgal edilmiş ve oranın yerli halkı olan Kırım Tatarları da fazlalık olarak görülmüş, bir an evvel Ruslaştırılması için, oradan kaçırtılmaları için her şey yapılmıştır. Bu insanlar, sosyal olarak, ekonomik olarak, siyasi, maarif olarak, sürekli olarak Ruslara yerleştirildiği kendi vatanları Kırım'da zayıf ve giderek sefil hâle gelen bir halk durumunu düşünülmüşlerdi. Kırım'da mektepler vardır, medreseler, mektepler vardır ama bu mektepler ve medreseler İsmail Gaspıralı’nın gördüğü gibi kendi dilinde yazıp okumayı bile öğretmekten aciz durumdaydılar.” ifadelerini kullandı. “AYNI DÖNEMDE YAŞASALARDI ATATÜRK VE GASPIRALI YAKIN İLİŞKİLER KURARDI” Bununla birlikte Kırımlı, İsmail Bey Gaspıralı’nın fikirlerinin yalnızca Kırım ve Rusya’daki Türk halklarıyla sınırlı kalmadığını vurguladı. Kırımlı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve etrafındaki aydınların, Gaspıralı’nın talebeleriyle doğrudan veya fikir olarak bağlantılı olduğunu belirtti. Aynı zamanda Kırımlı, Gaspıralı’nın hayatta olsaydı Atatürk ile yakın ilişkiler kuracağına dikkat çekerek, “Ama dediğimiz gibi onun fikirleri sadece Türk dünyasına ait de değildi. Evet Türk dünyası için hayatî önemliydi. Tercüman Gazetesi 1910'larda gerçekten kelimenin gerçek manası, Doğu Türkistan'dan Mısır'a kadar, İran'dan Makedonya'ya kadar her yerde okudu. Böyle bir gazete bir daha da gelmedi.” cümlelerini sarf etti. “TÜRK DÜNYASI KIRIM İÇİN BİRLİK OLMALI” Konuşmasının devamında Kırım’ın 2014 yılından beri Rus işgali altında olduğuna atıf yapan Kırımlı, “Gaspıralı, İslam dünyasının yalnızca belli bir coğrafyayla sınırlı kalmamasını isterdi. Kendi doğup büyüdüğü ve gömüldüğü Kırım’ın 12 yıldır Putin Rusya’sının acımasız işgali altında olmasını ve dünyanın buna kayıtsız kalmasını asla kabul etmezdi.” vurgusu yaptı. Kırımlı, Türk dünyasının, Gaspıralı’nın mirasçısı olduğunu söylüyorsa dilde, fikirde ve işte birlik olarak öncelikle Kırım’daki işgalin en kısa zamanda sona ermesi için dilde, fikirde ve işte birlik olmasını gerektiğini dile getirdi. Kırımlı aksi takdirde, Gaspıralı’nın fikirlerinin etkisiz kalacağına dikkat çekerek konuşmasını sonlandırdı. TÜRK DÜNYASINDA İŞTE BİRLİK NASIL SAĞLANABİLİR? Türk Dünyası İş Konseyi Başkanı Aydın Erkoç ise Türk dünyasında karşılıklı ekonomik ve ticari iş birliğinin artırılması ve “İşte Birlik” sağlanması için atılan ve atılması gereken adımları ele aldığı bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasında Erkoç, yerli ve millî üretim ile Türk devletleri arasındaki ekonomik iş birliğine ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Türk Dünyası İş Konseyi Başkanı Aydın Erkoç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bilgisi dâhilinde, ASELSAN ile iş birliği içinde yerli ve millî haberleşme cihazı üretimi yaptıklarını kaydetti. “ÜRETİMDE NE KADAR GÜÇLÜ OLURSAK TÜRK DEVLETLERİNDE DE O KADAR GÜÇLÜ OLURUZ" Erkoç, Avrupa’daki Türk vatandaşların sermayesini Türkiye’ye kazandırmak için vakıf aracılığıyla çalışmalar yürüttüklerini belirterek, tarım ve hayvancılık alanında da projeler geliştirdiklerini ifade etti. Erkoç, “Biz üretimde, sanayide ve savunma sanayisinde ne kadar güçlü olursak, Türk devletlerinde de o kadar güçlü oluruz.” dedi. Erkoç, Türk devletleri arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, Özbekistan, Azerbaycan, Bosna Hersek başta olmak üzere iş insanları arasındaki iş birliğinin artırılacağını belirtti. Erkoç, “Türkler bir arada olmak zorunda, Türk devletleri bir arada olmak zorunda. Etrafımızdaki ateş çemberini görüyoruz. Gün geçtikçe de sıkıntılarımız çoğalıyor. İnşallah birlik ve beraberlik içinde bunları aşacağımıza daha güzel yarınlara ulaşacağımıza inanıyorum. Diğer bir hayalim de Türk devletleri arasındaki para biriminin ortak bir para birimi olması. İnşallah hep beraber onu da göreceğiz.” cümlelerini sarf etti. GASPIRALI’YI ANLATAN VİDEOLAR DEĞERLENDİRİLDİ Program TDPV tarafından İsmail Bey Gaspıralı'nın hayatının ve fikirlerinin toplum tarafından daha yakından tanınması için Reels (Anlık Gerçek Kısa) Video Yarışması’nın ödül töreni ile devam etti. Program kapsamında TDPV’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ile her yıl düzenlediği Uluslararası Ahilik ve Ahi Evran Yarışması'nda dereceye giren resimler sergilendi. Aynı zamanda Türk Dünyası Gençlik Konseyi Müzik Topluluğu, Türk dünyasından ezgiler çaldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.