İYİ Parti Genel Sekreteri Özel: 18 Mayıs 1944, tarihlerden bir tarih değil
Kırım Tatar halkının 82 yıl önce maruz kaldığı insanlık dışı sürgün ve soykırımın yıl dönümünde, Türk siyasetinden Kırım davasına sarsılmaz bir destek mesajı geldi. İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, Kırım Haber Ajansı (QHA) aracılığıyla paylaştığı anma mesajında, vatanlarından koparılan ve Sovyet rejimi tarafından türlü zulümlere maruz bırakılan binlerce Kırım Tatarını rahmetle andı.
İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 82. yılında QHA aracılığıyla paylaştığı anma mesajında, Kırım Tatar halkının kimliklerini koruma konusundaki kararlılıklarına dikkat çekerek bu mücadelenin her zaman destekçisi… pic.twitter.com/XzdrrhYnLV
— QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 18, 2026
18 Mayıs 1944’ün yalnızca tarihteki sıradan bir gün olmadığını belirten Özel şu ifadeleri kullandı:
18 Mayıs 1944, tarihlerden bir tarih değil. Kırım Tatar Türklerinin hafızasına kazınmış büyük bir acının günü. Soykırım niteliğinde bir sürgünle vatanlarından koparılan, yurtlarından edilen, türlü zulümlere maruz bırakılan binlerce soydaşımızı rahmetle anıyoruz. Kırım Tatar Türklerinin yaşadığı bu büyük acıyı unutmayacağız. Zamandan ve zeminden bağımsız olarak, her şart ve koşulda varlığını, kimliğini ve tarihini muhafaza etmeye ant içmiş soydaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Sürgünde hayatını kaybeden tüm soydaşlarımızı bir kez daha rahmetle anıyor. Kırım Tatar kardeşlerimize sevgi ve saygılarımızı iletiyorum.
18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI
82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı
İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL
— QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026
Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti.
Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü.
Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı.
2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.