SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kadınlar

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kadınlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadınlar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İşgalcilerin 5 çocuklu bir annenin hayatını çalan hukuksuzluğu: “Eşi zindandaydı, şimdi Esma’yı da alıp çocuklarını yetim bıraktılar” Haber

İşgalcilerin 5 çocuklu bir annenin hayatını çalan hukuksuzluğu: “Eşi zindandaydı, şimdi Esma’yı da alıp çocuklarını yetim bıraktılar”

Rusya’nın Kırım’ı uluslararası hukuku çiğneyerek işgal etmesinin ardından yarımadada başlatılan sistematik baskı, tecrit ve yıldırma politikaları her geçen gün boyut değiştiriyor. Kremlin rejimi, ilk yıllarda daha çok erkek aktivistleri, gazetecileri ve Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) üyelerini hedef alırken; son dönemde baskı dalgasını Kırımlı kadınlara, annelere ve genç kızlara kadar genişletti. Kırım Haber Ajansı (QHA) olarak hazırladığımız "İşgal Altında Çalınan Hayatlar: Kırım’ın Siyasi Tutsak Kadınları" özel dosya serimizin bu bölümünde; 15 Ekim 2025 tarihinde Bahçesaray’da düzenlenen baskında haksız yere alıkonulan siyasî tutsak Remzi Nimetulayev'in eşi, 5 çocuk annesi, ev hanımı Esma Nimetulayeva'nın hikâyesini sayfalarımıza taşıyoruz. Kırım Tatar siyasi tutsak Esma Nimetulayeva’nın abisi Asan Bekirov, ailesinin ve kız kardeşinin esaret altında yaşadığı insani dramı QHA’ya aktardı. Eşi Remzi Nimetulayev’in 24 Ağustos 2024’te tutuklanmasının ardından 5 çocuğunun tüm sorumluluğunu tek başına üstlenen Esma Nimetulayeva’nın alıkonulması, Rusya'nın Kırım'da kadınları da hedef alan yeni baskı dalgasının en somut göstergelerinden biri oldu. ÇOCUKLARINA VE EVİNE ADANMIŞ BİR ÖMÜR Kız kardeşinin hayat hikayesini ve karakterini anlatan Asan Bekirov, Esma’nın hayatı boyunca sadece ailesi ve çocuklarıyla ilgilenen kendi halinde bir ev hanımı olduğunu vurguladı: Kız kardeşim Esma Nimetulayeva (Bekirova), 1986 yılında Tacikistan’da, sürgünde dünyaya geldi. 1991 yılında ailemizle birlikte vatanımız Kırım’a döndük. Mamut Sultan (Dobrovskoye) köyünde büyüdü, oradaki okulda okudu. 2008 yılında Remzi Nimetulayev ile evlenip Bahçesaray'ın Eski Şehir bölgesine yerleşti ve eşinin soyadını aldı. Esma tamamen kendini ailesine ve 5 kız çocuğuna adamış bir ev hanımıydı. En büyüğü şu an 17 yaşına basacak, en küçüğü ise henüz 5 yaşında. Çocuklarını okula, kreşe götürür; evinde butik pastacılık ve tatlılar yaparak ailesine katkı sağlardı. Eşi Remzi ise alıkonulmadan önce inşaat işleriyle uğraşırdı. ESİ ZİNDANDAYKEN AİLEYİ AYAKTA TUTTU Eşi Remzi Nimetulayev’in 24 Ağustos 2023’te gözaltına alınıp Rostov-na-Donu’daki cezaevine gönderilmesinin ardından Esma’nın sergilediği metaneti anlatan Bekirov, kız kardeşinin tek başına büyük bir mücadele verdiğini ifade etti: Eşi tutuklandıktan sonra Esma pes etmedi. Ehliyeti ve arabası vardı; 5 çocuğun bakımını, okulunu, kreşini tek başına üstlendi. Bununla da kalmadı; Rostov’daki tutukevinde tutulan eşine koli gönderebilmek için postahanelerde, cezaevi yollarında mekik dokudu. Biz 'Sana yardım edelim' dediğimizde her defasında 'Ben hallederim' derdi. Güçlü ve içine kapanık bir karakteri vardı. Rostov’a kadar gitti, prosedürleri çözdü, eşini yalnız bırakmadı. 15 EKİM BASKINI: “EVİ PROFESYONELCE DİNLEMİŞLER, KADINLARI HEDEF ALACAKLARINI DÜŞÜNMÜYORDUK” 15 Ekim 2025 sabahı düzenlenen şafak baskınını anlatan Asan Bekirov, işgalci güçlerin kadınlara yönelik bu hamlesinin Kırım’da herkes için büyük bir şok olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: O sabah saatlerinde yeğenim mesaj attı. Hemen Bahçesaray’a, evlerine gittim. İki minibüs, trafik polisi ve silahlı özel kuvvet (OMON) ekipleri evi kuşatmıştı. Yaklaşmamıza izin vermediler. Esma sanki hissetmiş gibi baskından birkaç dakika önce uyanmış; camdan avluya atlayan maskelileri görünce kapıyı kırmasınlar diye 'Kapıyı kırmayın, açıyorum' diye bağırmış. Baskın sırasında annem Esma’nın evindeydi. Arama sırasında çocukları annemle birlikte bir arka adada kapatmışlar. Evde arama yaptılar. Meğer evi ve kapı girişlerini uzun süredir dinliyorlarmış. Kırım Tatarları olarak kadınların hedef alınacağını hiç tahmin etmiyorduk; Kırım'da kadınlara dokunulmaz gözüyle bakılırdı. Annem o esnada baskını yapanlara 'Anne babaları hayattayken çocuklar yetim mi kalacak, bizden ne istiyorsunuz?' diye feryat etti ama adamlar tepkisiz kaldı. Çok şükür annem o gün tesadüfen kızımın yanında misafirlikteydi de çocuklar tek kalmadı. İşgalciler bana 'Çocuklar için geçici vasilik belgesi çıkar' dediler. İşlemleri tamamladım; şu an 5 yeğenim de benim evimde, bizimle birlikte yaşıyor. TUTUKEVİNDE KATİLLERLE AYNI HÜCREDE Kız kardeşinin tutulduğu 1 Numaralı Akmescit Tutukevi'ndeki insani koşulların felaket olduğunu vurgulayan Asan Bekirov, Esma Nimetulayeva’nın karşı karşıya kaldığı hak ihlallerini şöyle aktardı: Kadın bloğu olmadığı için 2 Numaralı tutukevine gönderilemedi. Çarlık döneminden kalma, havalandırması olmayan, nemli ve küflü 1 Numaralı tutukevine yerleştirildi. İlk zamanlar aramalarda erkek görevlilerin varlığında Kırım Tatar kadınların başörtülerini zorla çıkartmaya çalıştılar. Bu aşağılamaya karşı Moskova’ya, Savcılığa ve İnsan Hakları birimlerine şikayetler yazıldı; Kırım'da 6 binden fazla imza toplandı. Şikayetler ve kamuoyu baskısı sonrası bu uygulamayı biraz gevşetmek zorunda kaldılar. Esma ilk gittiğinde hücresinde cinayetten yargılanan 3 kadın katille birlikte tutuluyordu. Sonradan hücreleri değiştirdiler. Tıbbi yardım neredeyse hiç yok. Kız kardeşimin cildi için istediği basit bir merhemi bile 'Bizde var' diyerek içeri almadılar. Ama revire şikayetle başvurduğu zaman ona merhem verilmiyor. İki haftada bir yemek ve ihtiyaç kolisi göndermeye çalışıyoruz. 7 ay boyunca sadece bir kez, o da cam arkasından telefonla görüşme izni alabildik. En büyük kızıyla birlikte gittik. Bunun dışında mektuplaşarak iletişim kuruyoruz. Esma çocuklara mektuplar yazarak onlara moral vermeye çalışıyor. Kardeşim ve yeğenlerim babalarının tutuklanmasıyla zaten çelikleşmişti. Şu an çocuklar metanetlerini koruyorlar. 5 çocuk kenetlenmiş durumda, büyük kızlar küçük kardeşlerine ebeveynlik yapıyor. “UMUDUMUZ VAR AMA RUSYA’DAN NE GELECEĞİNİ BİLMİYORUZ” İşgalci Rusya'nın Kırım Tatarlarına yönelik baskı politikasını sürdürdüğünü ifade eden Asan Bekirov, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: Rusya'nın ne olduğunu, adalet sisteminin nasıl çalıştığını çok iyi biliyoruz. İyimser olmak için elimizde pek gerekçe olmasa da umudumuzu asla kaybetmiyoruz. En büyük temennimiz Esma’nın bir an önce özgürlüğüne kavuşup 5 çocuğunun yanına dönmesidir.

Rus işgali altındaki Kırım'da kadınlara yönelik baskı artıyor: En az 84 kadın siyasi davaların hedefinde Haber

Rus işgali altındaki Kırım'da kadınlara yönelik baskı artıyor: En az 84 kadın siyasi davaların hedefinde

Kıyiv’de düzenlenen "İşgal Koşullarında Kırımlı Kadınlar: Baskılar ve Mücadele" başlıklı basın toplantısında konuşan Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva, Rus işgal yönetiminin Kırım'da kadınlara yönelik başlattığı siyasi içerikli ceza davaları ve baskılarının korkunç bilançosunu açıkladı. Bariyeva, yarımadanın işgalinden bu yana en az 84 kadının siyasi gerekçelerle ceza davalarına maruz kaldığını ve bu baskıların özellikle 2022 yılındaki topyekûn işgal girişiminin ardından dramatik bir şekilde arttığını belirtti. EN AZ 60 KADIN RUS ZİNDANLARINDA Haziran 2026 itibarıyla elde edilen ve doğruluğu kesinleşen verilere göre, siyasi nedenlerle zulüm gören en az 60 kadın şu an Rusya ve işgal altında bulunan Kırım'daki cezaevlerinde tutuluyor. Bu kadınların 29'u Rusya Federasyonu'ndaki cezaevlerinde hükümlü olarak bulunurken, 31'i ise henüz sözde mahkeme süreci devam eden tutuklular olarak tutukevlerinde alıkonuluyor. 13 kadına yönelik adli kontrol ve denetimli serbestlik uygulanırken, 11 kadın ise işgal yönetimi tarafından gıyaben yargılanıyor. Hak savunucusu Bariyeva, Rus makamlarının birçok kadını Kırım Yarımadası dışına, Rusya’nın iç bölgelerine kaçırdığını ve bu kişilerin tam olarak hangi cezaevinde tutulduklarını (inkomünikado statüsü) tespit etmenin her geçen gün zorlaştığını vurguladı. Ayrıca Rusya'nın zulüm taktiklerini sürekli değiştirerek kadınları Interpol mekanizmaları üzerinden hem Rusya hem de Avrupa Birliği (AB) topraklarında durdurup gözaltına almaya çalıştığı ifade edildi. EN YAYGIN SUÇLAMA “VATANA İHANET” Kırım’da kadınların gözaltına alınması ve tutuklanması için Rus mahkemelerinin en sık başvurduğu uydurma suçlamalar ve sayısal dağılımı hakkında Bariyeva şu açıklamada bulundu: "İşgal altındaki Kırım’da kadınların gözaltına alınmasına gerekçe gösterilen en yaygın suçlamalar arasında şunlar yer alıyor: 'Vatana ihanet' en az 38 vaka, 'Casusluk' en az 5 vaka, 'Hizb-ut Tahrir davası' 4 vaka, 'Numan Çelebicihan Taburu davası' 6 vaka ve 'Yehova Şahitleri davası' 7 vaka." Bariyeva, Kırım Tatar Kaynak Merkezinin raporuna göre, sadece 2024-2026 yılları arasında Kırım'da kadınlara yönelik 57 yeni tutuklama vakasının kayıtlara geçtiğini hatırlattı. 71 YAŞINDAKİ NİNELERDEN 19 YAŞINDAKİ KIZLARA KADAR HERKES HEDEFTE Rusya'nın acımasız ceza mekanizması yaşlı, genç veya hasta gözetmeksizin işletiliyor. Rus zindanlarında tutulan kadınlar arasında 11 yaşlı kadın bulunuyor. Bunların arasında 71 yaşındaki Akyar (Sivastopol) sakini Galina Dovgopola ve 70 yaşındaki Anna Sotsenko yer alıyor. Buna karşın, işgalcilerin hedefinde 13 genç kız da bulunuyor. Bu gruptaki en genç siyasi tutsaklar ise aylardır Kırım’daki tutukevinde tutulan 19 yaşındaki Nasibe Saidova ile 20 yaşındaki Yuliya Sokolova. 400’DEN FAZLA ÇOCUK ANNE BABASIZ KALDI Zarema Bariyeva, Rusya’nın Kırım halkına yönelik yürüttüğü bu sistematik yıldırma ve hapis politikasının çok ağır bir toplumsal faturasının olduğunu hatırlattı. Yarımadada anne veya babası (bazen her ikisi de) siyasi davalar nedeniyle hapse atılan 400’den fazla çocuk, ebeveyn sevgisinden ve bakımından mahrum bırakılmış durumda. Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Bariyeva, acı gerçeklere şu şekilde dikkat çekti: "Şu ana kadar belgeleyebildiğimiz ve doğrulayabildiğimiz her şey, buz dağının sadece görünen kısmı. Rusya'nın Kırım'da kadınlara ve ailelere çektirdiği acıların tam ve gerçekçi tablosuna ancak Kırım işgalden kurtarıldıktan sonra ulaşabileceğiz."

Kırım'da kadınlara yönelik baskı hızla artıyor Haber

Kırım'da kadınlara yönelik baskı hızla artıyor

İşgal altındaki Kırım’da, özellikle Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’ya karşı başlattığı geniş çaplı işgal girişiminin ardından, kadınlara yönelik siyasi baskılar belirgin bir şekilde arttı. İnsan hakları savunucuları, Eylül 2025 itibarıyla 28 yeni vakayı kayıt altına aldıklarını duyurdu. Kırım Süreci insan hakları girişimi işgalci mahkemelerin kararlarına dayanarak hazırladığı raporuna göre, Kırım’ın işgalin ilk yıllarında yalnızca bir kadına uzun süreli hapis cezası verildiğini kaydetti. Bu dava, Akyar (Sivastopol) sakini Halına Dovhopola’ya yönelikti. Ancak Nisan 2022’den itibaren tablo dramatik biçimde değişti. MÜCADELE EDEN KADINLAR HEDEFTE Eylül 2025 itibarıyla, doğrudan işgal altındaki Kırım'da gözaltına alınan ve siyasi saik taşıyan cezai takibata uğrayan kadınlara yönelik 28 yeni vaka kaydedildi. Kırım Süreci temsilcileri, "Rus işgali altındaki Kırım topraklarındaki siyasi amaçlı baskıların kurbanları arasında kadınların sayısı çok dikkat çekici bir şekilde arttı. Mağdurlar; zorla kaybetme, işkence, iletişimden mahrum bırakılma gibi muamelelere maruz kalıyor ve ardından kapalı mahkeme süreçlerinde Ukrayna özel servisleriyle iş birliği yapmakla suçlanarak uzun hapis cezalarına çarptırılıyor.” ifadelerine yer verdi. ÇOCUKLAR VEYA ENGELLİ EBEVEYNLER DİKKATE ALINMIYOR Analize göre, bu kovuşturmalarda Rus mahkemeleri, küçük yaşta çocuk sahibi olma, ileri yaş veya engelli ebeveynlere bakma gibi hiçbir ahlaki ve etik argümanı hafifletici neden olarak kabul etmiyor. Kadınlara yönelik siyasi amaçlı kovuşturmaların büyük çoğunluğu (28 vakadan 23'ü), Ukrayna güvenlik yapılarıyla etkileşim veya Ukrayna yanlısı duruşlarını ifade etme gibi işgale karşı direniş ile ilişkilendiriliyor. İnsan hakları savunucuları, bazı vakalarda zorla kaybetme ve işkence unsurlarının bulunduğunu, bazılarında ise suçlamaların sahte deliller taşıdığına dair işaretler olduğunu aktardı. İŞGALCİLER TOPLUMU KORKUTMAYI HEDEFLİYOR Çalışma, siyasi amaçlı davaların çoğunda Rusya Ceza Kanunu'nun esnek maddelerinin (çoğu zaman ciddi bir kanıt tabanı gerektirmeyen, evrensel yoruma açık maddeler) kullanıldığını belirtiyor. Kırım Süreci, kadınlara karşı açılan davalarda aleni yargılama ilkesinin ihlali, masumiyet karinesinin sistematik olarak göz ardı edilmesi ve yargıçların bağımsızlığına yönelik şüpheler olduğunu kaydetti. Raporu hazırlayanlar, geniş çaplı işgal girişimi başladıktan sonra mevcut yaklaşımların ve cinsiyet "tabularının" tamamen kaldırılmasının, "işgale karşı yerel nüfusu daha da sindirmeyi ve işgale yönelik her türlü direnişi bastırmayı" amaçladığını vurguladı. İşgalci mahkeme organlarının, “yargılamaların” şeffaflığını zorlaştırmak amacıyla sanıkların kişisel bilgilerini resmi sitelerinde gizleme politikası izlediği de belirtildi.

Kırım'da kadınlara yönelik baskılar artıyor: Siyasi tutsaklardan en az 20'si kadın Haber

Kırım'da kadınlara yönelik baskılar artıyor: Siyasi tutsaklardan en az 20'si kadın

Son bir yıl içerisinde, Rus işgali altındaki Kırım'da kadınlara yönelik baskılar giderek artış gösterdi. Kırım İnsan Hakları Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Olha Skrıpnık, işgal altındaki bölgede gazeteci, aktivist ve işgal karşıtı protestolara katılan kadınların hedef alındığını belirtti. Skrıpnık, Kırımlı siyasi tutsakların arasında bulunan kadınların sayısının 20’ye ulaştığını açıkladı. Kırım İnsan Hakları Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Olha Skrypnyk, AGİT'te 6 Mayıs’ta düzenlenen "Rus Esaretindeki Sivil Toplum" etkinliğinde Kırım dahil Rus işgali altında bulunan Ukrayna topraklarında kadınlara karşı uygulanan baskıyı gündeme taşıdı. Skrıpnık, kadınların FSB tarafından suçlu bulunarak hapsedildiğini, fiziksel ve psikolojik şiddete uğradığını ve sağlık hizmetlerinden mahrum bırakıldığını ifade etti. Ayrıca, kadınlara yönelik baskının bir parçası olarak çocuklarının devlet tarafından alınarak Rusya’daki yetimhanelere gönderilmesi tehdidinin de kullanıldığını söyledi. 2014'TE KIRIM'IN İŞGALİNE KARŞI ÇIKAN KADINLAR HEDEF ALINIYOR İnsan hakları savunucusu Kırım'da düzmece davalar çerçevesinde alıkonulan 69 yaşındaki Galina Dovgopola ile 45 yaşındaki yurttaş gazeteci ve hemşire İrina Danılovıç başta olmak üzere kadınların durumunu anlattı. Kırım'da son bir yılda kadınlara yönelik zulmün arttığına dikkat çeken Skrıpnık, geçtiğimiz sonbaharda sadece Akyar’da (Sivastopol) üç kadının gözaltına alındığını belirterek, “Hepsi 2014 yılında Kırım'ın işgaline karşı düzenlenen protesto gösterilerine aktif olarak katılmış ve Ukrayna'yı desteklemişlerdi.” dedi. Skrıpnık, geniş çaplı işgalin başlamasının ardından Herson ve Zaporijjya bölgelerinden kaçırılan kadın aktivistlerin de Kırım'daki tutukevlerinde tutulduğunu kaydederek, “Kırım'da yaşanan aktivist zulmü deneyimi, 2022'den sonra işgal edilen topraklarda aktif olarak yaygınlaşıyor.” ifadelerinin kullandı. SON YILDA SAYI ÖNEMLİ ÖLÇÜDE ARTTI Geniş çaplı işgal başlamadan önce Kırımlı siyasi tutsaklar arasında 3-5 kadının bulunduğunu anımsatan Skrıpnık, “Ancak halihazırda Kırım İnsan Hakları Grubu, Kırım, Herson ve Zaporijjya bölgelerinden en az 20 sivil kadının siyasi nedenlerle Kırım ve Rusya Federasyonu'ndaki hapishanelerde tutulduğunu belgeledi.” dedi. “Rusya ile yapılacak herhangi bir müzakere, Rusya'nın alıkoyduğu tüm siviller hakkında tam bilgi vermesi, kadınlar da dahil olmak üzere sivillerin serbest bırakılması ve işgal altındaki topraklardan veya Rusya'dan herhangi bir engel olmadan ayrılmalarına izin verilmesi talebini içermelidir.” şeklinde konuşan Skrıpnık, AGİT üye ülkelerinden bu konuda daha fazla dikkat göstermelerini ve esir tutulan sivil kadınların serbest bırakılmasına yönelik çabaları desteklemelerini istedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.