SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kafkas İslam Ordusu

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kafkas İslam Ordusu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kafkas İslam Ordusu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

31 Mart: Azerbaycan 1918 katliamının kurbanlarını anıyor Haber

31 Mart: Azerbaycan 1918 katliamının kurbanlarını anıyor

Azerbaycan’da, 1918 yılında yaşanan ve yaklaşık 50 bin kişinin hayatını kaybettiği katliamın kurbanları, 31 Mart “Azerbaycanlıların Soykırım Günü” kapsamında anılıyor. 20. yüzyılın başlarında Çarlık Rusyası'nın çöküşüyle oluşan otorite boşluğunu fırsat bilen Ermeni çeteler, Bolşevik yönetiminin de desteğini alarak Azerbaycanlılara karşı etnik temizlik harekatı başlattı. Bolşevik lider Stepan Şaumyan’ın siyasi ve maddi desteğiyle güçlenen çeteler; Bakü, Şamahı, Guba ve Zengezur gibi bölgelerde kadın, çocuk ve yaşlı ayrımı gözetmeksizin 50 bin kişiyi vahşice katletti. 31 Mart 1918 tarihinde Ermeniler, Bakü'de ve bir çok şehirde on binlerce Azerbaycan Türkü'nü katletti. Mart ve Nisan ayları boyunca Ermeni çeteleri tarafından soykırıma maruz kalan ve topraklarından sürülen Azerbaycan Türklerinin acısına binaen tarihin kara sayfalarından biri olarak her zaman hatırlanıyor. Sovyetler Birliği döneminde gündeme getirilmesine izin verilmeyen bu olay, Azerbaycan'ın bağımsızlığını kazanmasından sonra tün dünyaya duyuruldu. 26 Mart 1998 tarihinde alınan karar ile her yıl 31 Mart tarihi, “Azerbaycanlıların Soykırımı Günü” olarak anılmaya başlandı. SOYKIRIM NASIL GERÇEKLEŞTİ? Rusya'da 1917 yılında yapılan devrimin ardından Bakü'de yönetimi ele geçiren Bolşeviklerin Ermeni lideri Stepan Şaumyan'ın da desteğini alan Ermeni ve Bolşevik çeteleri, Azerbaycanlılara karşı saldırdı. 1918 yılının 30 Mart ve 3 Nisan tarihleri arasında Bakü, Şamahı, Guba, Haçmaz, Lenkeran, Hacıkabul, Salyan, Zengezur, Karabağ, Nahçıvan ve diğer bölgelerde Ermeni ve Bolşevik çeteler tarafından binlerce Azerbaycanlı öldürüldü. Ermeni Devrimci Federasyonu, Bakü'nün denetimini elinde tutan Bolşeviklerin desteğiyle, Müsavat'a yönelik karşı devrimcileri bastırmak için askerî harekâtı başlatmıştır. Çatışma ve olayın sonucunda 3 bin-12 bin kişi öldürülmüş ve kent içindeki cami, okul ve çeşitli mimari yapılar da büyük hasar görmüştür. Şamahı şehrinde 55 bin ve diğer şehirlerdeyse 35 bin Azerbaycanlı türlü işkencelere maruz kalarak katledilmiştir. Ayrıca ölenlerin yüzde 70'i yaşlılar, kadınlar, ve çocuklar gibi savunmasız bireylerden oluşmaktaydı. Ermenilerin katliamı, Osmanlı Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın talimatıyla Nuri Paşa komutasında kurulan Kafkas İslam Ordusu'nun Azerbaycan'a yardıma gelmesi ve ülkeyi çetelerden temizlemesiyle son buldu. Azerbaycan'da yıllardır dünya kamuoyunun 1918 yılında Ermeniler tarafından uygulanan mezalim ve katliamı "soykırım" olarak kabul ettirilmesi konusunda çeşitli çalışmalar yürütülüyor. Azerbaycan Halk Cumhuriyeti, 31 Mart'ı millî yas günü ilan etti. 15 Temmuz 1918'de, Bakanlar Kurulu kararıyla, trajediyi araştırmak üzere Olağanüstü Soruşturma Komisyonu kuruldu. Komisyon ilk aşamada Şamahı'daki vahşetleri ve İravan vilayeti topraklarında Ermeniler tarafından işlenen ağır suçları araştırdı. Soykırım hakkındaki gerçeği uluslararası topluma iletmek için Dışişleri Bakanlığı bünyesinde özel bir organ da kuruldu. Böylece, tarihte ilk kez, Azerbaycanlılara karşı işlenen soykırıma ve bir asırdan fazla süren toprak işgaline siyasi bir değerlendirme getirme girişiminde bulunuldu. Ancak, Azerbaycan Halk Cumhuriyeti'nin Bolşevikler tarafından yıkılışı bu alanda başlatılan çalışmaları yarım bıraktı. Konuya ilişkin olarak, dönemin Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev tarafından 26 Mart 1998'de çıkartılan kararname ile 31 Mart tarihinin, "Azerbaycanlılar Soykırım Günü" olarak anılmasına karar verildi. TOPLU MEZARLARDAN BİRİ İNŞAAT ÇALIŞMARINDA BULUNDU Azerbaycan'ın kuzeyinde yer alan Guba şehrinde, 2007 yılında stat inşaatı çalışmaları sırasında tesadüfen açığa çıkarılan toplu mezarlıkta, 1918 yılında Ermeni askerî birliklerince işkence yapılarak katledilen Azerbaycanlı, Lezgi, Tat, Avar, Yahudi ve diğer etnik gruplara ait kişilerin cesetleri bulundu.

Bakü Fatihi Nuri Paşa'nın vefatının 77. yıl dönümü Haber

Bakü Fatihi Nuri Paşa'nın vefatının 77. yıl dönümü

Henüz 28 yaşındayken dönemin harbiye nazırı olan ağabeyi Enver Paşa'nın talimatıyla 12 bin kişilik Kafkas İslam Ordusu'nun başına geçerek Azerbaycan'ın başkenti Bakü'yü 15 Eylül 1918'de Ermeni çeteleri ve Bolşevik birliklerinden kurtaran Kafkas İslam Ordusu Komutanı Nuri Paşa'nın vefatının üzerinden 77 yıl geçti. Nuri Killigil Paşa, 1890'da Manastır’da hayata gözlerini açtı. Enver Paşa’nın kardeşi ve Halil Kut Paşa’nın yeğeni olan Nuri Paşa, ilk eğitimini Manastır şehrinde aldı. Manastır Askeri İdadisinde eğitim gören Nuri Paşa, 1909 yılında askeri okuldan üsteğmen olarak mezun oldu. Mezuniyetinden 2 sene sonra başlayan Trablusgarp Savaşı’nda bulunan Nuri Paşa, Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı’na katılmasının ardından padişah yaverliği rütbesi aldı. Nuri Paşa, Birinci Dünya Savaşı sırasında 1917 yılına kadar Trabulsgarp ve Bingazi’de görev yaptı. Bu görevlerde İngiliz, İtalyan ve Fransız kuvvetlerine karşı çarpıştı. KAFKAS İSLAM ORDUSU KOMUTANI NURİ PAŞA 1918 yılında Ermeni güçlerinin Ruslar güçlerle birlik olup, Bakü’deki Türkleri katletmek üzere “Mart Olayları”nı çıkardığında; Osmanlı İmparatorluğu olaya müdahele etmek için harekete geçti. O sırada Harbiye Nazırı olan Enver Paşa, tamamen Müslümanlardan oluşan Kafkas İslam Ordusu’nun kurulması emrini verdi. Kurulan yeni ordunun başına da Nuri Paşa getirildi. Yaklaşık 14 bin kişiden oluşan Kafkas İslam Ordusu, Azerbaycan ve Dağıstan’dan katılan gönüllülerle beraber neredeyse 20 bin kişiye çıkmıştır. Nuri Paşa’nın başarılı askeri stratejisi ve hamleleri sayesinde Bakü şehri, 15 Eylül 1918’de düşman işgalinden kurtarıldı. NURİ PAŞA, TÜRK SAVUNMA SANAYİSİNİN KURUCULARINDANDI Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasının ardından Nuri Paşa, 1921’de Berlin’de çinicilik eğitimi aldı. 1924 yılında İstanbul’a döndüğünde Kütahya Çinicilik Anonim Şirketini kurdu. Ardından bu şirketi devredip, savunma sanayiye yöneldi. Türkiye'nin ilk 9 milimetrelik silahı olan Nuri Tabancası’nın seri üretimine başlayan Nuri Paşa, Türk ordusu için de silah ve cephane üretmeyi ihmal etmedi. Arap-İsrail çatışmasında Filistinlilerin tarafında duran Nuri Paşa, bölgede İsrail’e karşı mücadele eden Arap direnişçiler için de silah üretimini başlattı. 2 Mart 1949’da Sütlüce’de bulunan fabrikasında meydana gelen büyük bir patlamada hayatını kaybetti.

Erdoğan: Allah Azerbaycan'ı ve Türk dünyasını nice zaferlere kavuştursun Haber

Erdoğan: Allah Azerbaycan'ı ve Türk dünyasını nice zaferlere kavuştursun

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bakü'de tertip edilen Azerbaycan'ın Zafer Günü Töreni'nde konuştu. ERDOĞAN'DAN AZERBAYCAN ORDUSUNA TEBRİK Konuşmasına, "Zafer Günü'nüzün 5. yıl dönümünde sizlerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. İlham Aliyev kardeşimin nazik daveti için şükranlarımı sunuyorum. Sizlere Türkiye'deki kardeşlerinizin selamlarını getirdim." sözleriyle başlayan Erdoğan, bu gurur gününde Türk Devletleri Teşkilatının da aynı coşkuyu yaşadığını belirtti. "Zaferiniz kutlu olsun. Cenab-ı Allah Azerbaycan'ı ve Türk dünyasını nice zaferlere kavuştursun." diyen Erdoğan, vatan muharebesinde toprağa düşen tüm şehitleri, Azerbaycan'ın yiğit evlatlarını rahmetle yad etti. Erdoğan, Azerbaycan edebiyatının sembol isimlerinden Mehmet Aras'ın Azerbaycan Türkü'nün vatan aşkını, "Bugün gerek her anımız vatan desin. Kılıcımız, kalkanımız, vatan desin. Ölenlerin yerine kalanımız vatan desin. Vatan desin, kalbimizin her duygusu her vurgusu vatan desin. Farkı yoktur harda olak, zamanımız, mekanımız vatan desin." sözleriyle anlattığını söyledi. Kalpleri her seferinde "vatan" diye çarpan kahraman gazilere minnet duygularını ifade eden Erdoğan, hayatları pahasına verdikleri destansı mücadeleyle 30 yıllık işgali sona erdiren Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin tüm mensuplarını bir kez daha tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'i tebrik etti, başarılarının daim olmasını diledi. "BU BARIŞ VE GÜVEN İKLİMİ DAHA DA GÜÇLENMEYE DEVAM EDECEK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: Karabağ'ın azatlığa kavuşması sadece Azerbaycan için değil, Türk dünyası içinde büyük bir gurur vesilesidir. Azerbaycan Ordusunun Karabağ toprağında attığı her adım, istiklal ve izzet uğruna dökülen her damla kan, Türk dünyasının tarihinde birer şeref nişanesi olarak ortak tarihimize altın harflerle yazılmıştır. Bugün burada Azerbaycan askeri Türkiye'den gelen asker kardeşleriyle omuz omuza yan yanalar. Askerlerimize baktıkça iki devlet tek millet şiarının ne demek olduğunu hepimiz görebiliyoruz. Şehitlerimizin birbirine karışan kanlarının üzerinde yükselen hürriyet sancağı, Karabağ'ın dört bir yanında şanla, şerefle, gururla dalgalanıyor. Bundan 45 gün önce aslen Karabağlı olan büyük bir şairi rahmeti rahmana uğurladıklarını hatırlatan Erdoğan, merhum Yavuz Bülent Bakiler'in Karabağ'a olan hasretini, "Toprağına bayraklarla girebilirim. Kara sevdalılar gibi hasretim Karabağ'a. Uğruna ölebilirim. Bir gün biterse her şey Karabağ'ı görmeden, istemem bandolar büyük çelenkler. Allah'ım, ruhuma biraz sükun ver. Üstüme okunmuş birkaç avuç mübarek Karabağ toprağından serpilse yeter." mısralarıyla dile getirdiğini hatırlattı. Yıllarca şairlerin Karabağ için böyle özlem dolu şiirler yazdığını aktaran Erdoğan, "İlham kardeşimin dirayetli liderliği altında Azerbaycan Ordusu, Karabağ'ı işgalden kurtararak gönüllerdeki 30 yıllık bu yangını da söndürdü. Allah'a hamdolsun bugün Laçin'den Şuşa'ya, Zengilan'dan Hankendi'ne, Hocalı'dan Fuzuli'ye kadar Karabağ'ın her karışında huzur var, kalkınma var, barış, refah ve özgürlük var. İnşallah bu barış ve güven iklimi daha da güçlenmeye devam edecek." diye konuştu. "BU ZAFERİ KAFKASYA'DA KALICI BARIŞA GİDEN YOLUN KİLOMETRE TAŞI OLARAK GÖRÜYORUZ" Karabağ Zaferi'nin vicdanları kanatan büyük bir adaletsizliği sonlandırmakla kalmadığını aynı zamanda bölgede yeni bir dönemin kapılarını araladığını belirten Erdoğan, "Vatan muharebesi, Asya ve Avrupa'daki jeopolitik dengeleri de değiştirdi. Biz ne kin tutarız ne de geçmişteki acıların tekrar yaşanmasına izin veririz. Dolayısıyla bu zaferi bir son olarak değil, Kafkasya'da kalıcı barışa giden yolun kilometre taşı olarak görüyoruz." dedi. Kafkasya'da barışın hakim olmasının Asya'dan Avrupa'ya tüm bölgenin refahına hizmet edeceği kanaatinde olduklarına değinen Erdoğan, şöyle devam etti: Şunu da burada özellikle vurgulamak isterim; biz kalıcı barış noktasında son derece ümit varız, iyimseriz. İlham Aliyev kardeşimin kalıcı barışın tesisi için gösterdiği, samimi çabaları takdirle karşılıyoruz. Ermenistan Başbakanı Sayın (Nikol) Paşinyan'ın da bu yolda attığı cesur adımları memnuniyetle takip ediyoruz. İnşallah bu muhteşem zafer her iki liderin yapıcı tavrıyla bölgede huzuru ve barışı edecek kalıcı bir anlaşmayla neticelenecektir. Türkiye olarak bu konuda üzerimize ne düşüyorsa inşallah bunu yapmaya devam edeceğiz. Gelinen noktada Can Azerbaycan'ın hem bölgesinde hem de ötesinde kaydettiği ilerlemeden büyük bir kıvanç duyuyoruz. İlişkilerin somut ve stratejik projelerle her geçen gün daha da güçlendiğini kaydeden Erdoğan, "Hatırlayacaksınız asrın proje Azeri-Çırak-Güneşli başta olmak üzere Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı, Şahdeniz ve TANAP ile taçlandırdığımız iş birliğimizi son olarak Iğdır-Nahçıvan Doğal Gaz Boru Hattı'nı faaliyete geçmesiyle daha da perçinledik. Şimdi bu iş birliğimizi daha da ileriye götürmenin ve kapsamını geliştirmenin gayreti içindeyiz. Kafkasya'da tesis edilecek yeni rotaların ulaştırma ve enerji iletim imkanlarını arttırmasını temenni ediyoruz. Hazar Geçişli Doğu Batı Orta Koridoru'nun bölgedeki tüm kardeşlerimizin faydasına olacak şekilde yatırımlarla geliştirmemiz gerekiyor." diye konuştu. ⁠"AZERBAYCAN, BÖLGENİN YENİDEN İMAR VE İHYASI İÇİN BÜYÜK BİR GAYRET SARF EDİYOR" Bilhassa Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu Hattı'nı en verimli şekilde kullanmak için Azerbaycan'la beraber çok daha ileri adımlar atacaklarına inandığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Azerbaycan, Karabağ başta olmak üzere bölgenin yeniden imar ve ihyası, halkın güvenli geri dönüşü ve yok edilen kültürel ve dini mirasın restorasyonu için büyük bir gayret sarf ediyor." ifadelerini kullandı. İlham Aliyev ile Karabağ'a yaptıkları ziyaretlerin bir kısmına Şahbaz Şerif'in de iştirak ettiğini hatırlatan Erdoğan, zaferden sonra Karabağ'ın tamamında yaşanan kalkınma ve yatırım seferberliğine bizzat şahitlik ettiğini söyledi. Havalimanlarını, yolları, köprüleri, tünelleri, demir yollarını, evleri, yükselen binaları, tarım ve ulaştırma projelerini yerinde gördüklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: İlham kardaşımın liderliğinde Can Azerbaycan'ın neleri başarabileceğine yakından tanık olduk. Bir kez daha 'maşallah, barekallah' diyorum. Tabii bizim gördüklerimiz sadece bir başlangıç, inşallah bunların devamı da gelecek. Muhteşem güzelliğiyle Karabağ tekrar bölgenin parlayan yıldızı olacak. Bu süreçte biz de Azerbaycan'a gereken her türlü desteği vereceğiz. Can Azerbaycan'la ikili işbirliğimizin yanı sıra Türk Devletleri Teşkilatı bünyesindeki birlik ve dayanışmamızı da sürdürüyoruz. Aile meclisimizin tüm fertlerinin en üst düzey katılımıyla Ekim ayında Gebele'de 12. Zirvemizi gerçekleştirdik. Zirvede çağrısını yaptığım, 15 Aralık Dünya Türk Dili Günü kararının da UNESCO bünyesinde hayata geçmesinden memnuniyet duyuyorum. ERDOĞAN, ENVER PAŞA VE NURİ PAŞA'YI ANDI Azerbaycan'ın sarsılmaz desteğiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Türk dünyası içindeki konumunun güçlenmesini temenni ettiklerini belirten Erdoğan, "Bu düşüncelerle vatan muharebesinde alkanlarıyla toprağa sulayan aziz şehitlerimizi rahmetle yad ediyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Aynı şekilde 1918'de Bakü'yü işgalden kurtarın Kafkas İslam Ordusu'nun bütün şehitlerin, bilhassa Gazi-i Namdar, Şehid-i Ala Enver Paşa'yı ve kardeşi Nuri Killigil Paşa'yı bir kez daha minnetle anıyorum. Bu vesileyle 9 Kasım Devlet Bayrak Günü'nüzü de yürekten kutluyorum." dedi. Töreni, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif birlikte izledi. Üç ülkenin milli marşlarının seslendirilmesiyle başlayan törenin ardından 44 günlük savaşta şehit düşen askerlerin aziz hatırasına bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Erdoğan, Aliyev ve Şahbaz'ın konuşmalarından sonra Türk askerlerinin de yer aldığı geçit töreni gerçekleştirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.