SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karabağ

QHA - Kırım Haber Ajansı - Karabağ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karabağ haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Avrupa Parlamentosu önünde, Birinci Karabağ Savaşı’nda kaybolan Azerbaycanlılar için eylem Haber

Avrupa Parlamentosu önünde, Birinci Karabağ Savaşı’nda kaybolan Azerbaycanlılar için eylem

Birinci Karabağ Savaşı’ndan bu yana yaklaşık 30 yıldır kayıp statüsünde bulunan Azerbaycanlı şahısların aileleri, akıbeti hâlâ belirsiz durumdaki binlerce Azerbaycanlıya dikkat çekmek amacıyla, Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu (AP) önünde barışçıl bir eylem düzenledi. Eylem, Kayıp Karabağ Aileleri Derneği (Qarabağ İtkin Ailələri) tarafından düzenlendi. “HER BİR RAKAMIN ARKASINDA, BİR İNSANIN HAYATI VE CEVAPSIZ KALMIŞ BİR SORU VAR” Azerbaycan merkezli Report haber ajansı tarafından 20 Ekim 2026 tarihinde gündeme taşınan habere göre kayıp şahısların fotoğrafları, kendi adlarına yazılan sembolik mektupları ve kişisel eşyalarının da gösterildiği eylemde, Birinci Karabağ Savaşı sırasında 4 bin 10 Azerbaycanlının kaybolduğu vurgulandı. Kayıp şahısların arasında yalnızca askerlerin değil, sivillerin de olduğu ve söz konusu sivillerin arasında 71 çocuk, 288 kadın ve 398 yaşlının da olduğuna dikkat çekilerek “Her bir rakamın arkasında, bir insanın hayatı ve cevapsız kalmış bir soru var.” ifadelerine yer verildi. ERMENİSTAN’A ARŞİV BELGELERİNİ SUNMA ÇAĞRISI YAPILDI Öte yandan, Azerbaycan’ın Ermenistan işgalinden kurtarılan bölgelerinde 32 toplu mezarın bulunduğu ve 328 kayıp şahsın kimliğinin tespit edilebildiği aktarıldı. Söz konusu naaşların 273’ünün ailelerine teslim edildiği kaydedilirken Ermenistan’a, toplu mezarların konumlarını ve kayıp şahısların akıbetlerine dair bilgilerin bulunduğu arşiv belgelerini sunma çağrısı yapıldı. Azerbaycan ile Ermenistan arasında yakın zamanda ivme yakalayan barış sürecine rağmen, Birinci Karabağ Savaşı’ndan bu yana kayıp statüsünde bulunan şahısların büyük bir kısmının akıbeti çözüme ulaştırılamadı.

Azerbaycan’da 300 bin hektardan fazla alan mayınlardan temizlendi Haber

Azerbaycan’da 300 bin hektardan fazla alan mayınlardan temizlendi

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Karabağ ve Doğu Zengezur’da Büyük Dönüş sürecinin güvenli şekilde yürütülmesi amacıyla 300 bin hektardan fazla alanın mayın ve patlamamış mühimmatlardan temizlendiğini açıkladı. İşgalden kurtarılan bölgelerde 47 yerleşim yerine 40 binden fazla kişi geri dönerken, bölgede yaşayan, eğitim gören ve çalışanların toplam sayısı 100 bine yaklaştı. Azerbaycan’ın resmî haber ajansı AZERTAC’ın haberine göre, Cumhurbaşkanı Aliyev, 6. Azerbaycan Uluslararası “Karabağ’ın Restorasyonu, Yeniden İnşası ve Kalkınması” (Rebuild Garabagh) Fuarı’nın katılımcılarına hitaben bir mesaj yayımladı. Aliyev, 44 günlük Vatan Muharebesi’nde elde edilen zaferin Karabağ ve Doğu Zengezur’da yeni bir imar ve kalkınma sürecinin temelini oluşturduğunu belirtti. YENİDEN İMAR ÇALIŞMALARINA 25,5 MİLYAR MANAT AYRILDI Büyük Dönüş I. Devlet Programı kapsamında şehir ve köylerin yeniden inşa edildiğini belirten Aliyev, Azerbaycan vatandaşlarının doğdukları topraklara güvenli şekilde dönüşlerinin sağlandığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Aliyev, bölgelerdeki restorasyon ve yeniden imar çalışmalarının Azerbaycan’ın kendi mali kaynaklarıyla yürütüldüğünü belirterek bugüne kadar devlet bütçesinden bu çalışmalar için 25,5 milyar manat ayrıldığını bildirdi. MAYIN TEMİZLEME ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR Büyük Dönüş sürecinin güvenli biçimde gerçekleştirilmesi amacıyla bugüne kadar 300 bin hektardan fazla alanın mayınlardan ve patlayıcı mühimmatlardan temizlendiğini kaydeden Aliyev, çalışmaların eski yerleşim bölgelerine dönüş açısından önem taşıdığını vurguladı. Açıklamaya göre, işgalden kurtarılan bölgelerde 47 yerleşim yerine 40 binden fazla kişi geri döndü. Bölgelerde yaşayan, eğitim gören ve çalışanların toplam sayısı ise 100 bine yaklaştı. Azerbaycan yönetimi, mayın temizleme faaliyetleri, altyapı yatırımları ve yeniden inşa projeleriyle Karabağ ve Doğu Zengezur’da yerleşimin yeniden canlandırılmasını hedefliyor.

Azerbaycan'ın, 44 günlük “Vatan Muharebesi”nin üzerinden 6 yıl geçti Haber

Azerbaycan'ın, 44 günlük “Vatan Muharebesi”nin üzerinden 6 yıl geçti

Azerbaycan'ın, Ermenistan'ın işgali altındaki topraklarını kurtarmak amacıyla başlattığı ve zaferle sonuçlandırdığı Karabağ Savaşı 6 yıl önce bugün, 27 Eylül 2020 tarihinde başladı. ERMENİSTAN’IN MÜSLÜMAN TÜRK AHALİSİ, BASKI VE ŞİDDETLE VATANLARINDAN KOPARILDI Azerbaycan’ın, Ermenistan ordusunun sivil yerleşimlere yönelik saldırıları üzerine 27 Eylül 2020'de tarihinde başlattığı, kısa sürede “Vatan Muharebesi”ne dönüşen ve zaferle sonuçlanan operasyonun üzerinden 6 yıl geçti. pic.twitter.com/rm59NsD8QO — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) September 27, 2026 1980’lerin ortalarında Sovyetler Birliği’nde başlatılan perestroyka ve glasnost politikalarını fırsat bilen Ermeniler, Azerbaycan’a karşı eski iddialarını öne sürerek Dağlık Karabağ Özerk Vilayeti’nin Ermenistan’a katılması talebini gündeme getirdi. Kısa süre sonra bunun yanlış bir karar olduğunu fark ederek taktik değiştiren Ermeniler, Dağlık Karabağ Ermenilerinin kendi kaderini tayin hakkını gündeme getirerek bağımsızlık talebinde bulundular. Bu gelişmeler sonucunda meydana gelen uyuşmazlıklar zamanla, Moskova yönetiminin doğrudan ve dolaylı desteği ile derinleşti. 1980’lerin sonlarına gelindiğinde Ermenistan Cumhuriyeti’nin Müslüman Türk ahalisi, büyük baskı ve şiddet altında yurtlarından edildi. 1980’Lİ YILLARIN SONUNDA KARABAĞ’DA GERİLİM TIRMANDI Öte yandan 1989’da Sovyetler Birliği, Karabağ yönetiminin, bölgede yaşayan Ermenilerin haklarının korunması mukabilinde Azerbaycan'a verilmesine dair yaklaşımını ortaya koydu. Bu şekilde, Karabağ'ın adeta bir Azerbaycan toprağı oluşunu da onaylanmıştı. Bu gelişme Ermeni çevrelerinin tepkisine yol açarken, süreç 1 Aralık 1989’da Karabağ’ın işgaline yönelik karar alınmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. Bunun üzerine Azerbaycan Sovyet yönetimi, Ermenilerin aldığı bu kararı kınayarak Karabağ’ı yönetmek üzere bir teşkilat komitesi kurdu. SOVYETLERİN DAĞILMA SÜRECİNDE SÖZDE “ARTSAK ERMENİ HALK CUMHURİYETİ” İLAN EDİLDİ Yaşanan gelişmeler sorunu tırmandırmaya devam ederken bölge 2 Ocak 1990'da Ermenilerin saldırısına uğradı. Bunun sonucunda Azerbaycan'da, hem Moskova yönetimine hem de Azerbaycan yönetimine karşı protesto gösterileri arttı. 1991 yılında ise Sovyetlerin dağılma sürecine girmesi ile Karabağ sorunu, yeni bir boyuta ulaştı. Azerbaycan’ın 30 Ağustos 1991 tarihinde bağımsızlığını ilan etmesinin ardından Karabağ Ermenilerinin de sözde “Artsak Ermeni Halk Cumhuriyeti”ni ilan etmeleri ise bölgedeki gerilim tırmandı. ERMENİLERİN AZERBAYCAN ŞEHİRLERİNDEN ÇEKİLMESİ GÖRÜŞÜLÜRKEN ERMENİLERİN ADI ANILMADI Azerbaycan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Ermenistan, Rusya ve diğer devletler, 20 Şubat 1993’te Roma’da Minsk Konferansı Başkanı Mario Rafaelli ile bir araya gelerek görüşmeye başladı. Bu görüşmeler yaşanırken Ermenistan, Kelbecer’e saldırı başlattı. 30 Nisan 1993 tarihinde yaşanan bu olay nedeniyle Birleşmiş Milletler (BM), Kelbecer’in Ermeni işgali altında olduğunu görüşerek Kelbecer ve diğer Azerbaycan şehirlerinden Ermeni işgalci güçlerinin derhâl çekilmesi kararını ilan etti. Buna karşın, işgalci Ermeni güçlerinin adı bu kararda zikredilmedi. ERMENİSTAN, KARABAĞ’I 30 YILDIR İŞGALİ ALTINDA TUTTU VE SALDIRGAN POLİTİKALARINI SÜRDÜRDÜ Ermenistan'ın 1990’lı yılların başında başlattığı işgal, yaklaşık 30 yıl devam etti. Birinci Karabağ Savaşı’nın üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen BM Güvenlik Konseyi ve sorunun çözümü için kurulan Minsk Grubu ise işlevsiz kaldı. Azerbaycan, 2010’da kabul ettiği askerî doktrin çerçevesinde Karabağ sorununun çözüme kavuşması için siyasi, diplomatik ve askerî her türlü seçeneğe başvuracağını ilan etti ve iki ülke arasındaki ufak çaplı çatışmalar hâlâ yaşanmaya devam etti. Rusya karşıtı söylemleri ile bilinen Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın 2018 yılında iktidara gelmesi ile bölgede değişim yaşanabileceği öne sürülmesine rağmen Ermenistan, Azerbaycan’a yönelik provokatif ve saldırgan bir politika takip edildi. Ermenistan’ın, 27 Eylül 2020 tarihinde işgal ettiği toprakları genişletmek için yeni bir saldırı başlatmasının sonucu Azerbaycan, bu saldırıya karşılık verdi. Bunun üzerine 44 gün devam edecek İkinci Karabağ Savaşı yaşandı. AZERBAYCAN, 5 ŞEHİR, 4 KASABA VE 286 KÖYÜ KURTARDI 44 günlük Vatan Muharebesi’nde Azerbaycan güçlerinin Şuşa'yı 8 Kasım’da başarılı bir şekilde ele geçirmesi ise savaşın dönüm noktası oldu. Ertesi gün 70’in üzerinde köy daha işgalden kurtarılırken Ermenistan, bir gün sonra kendi açtığı savaştan yenik çıktı ve Azerbaycan’la barış antlaşması imzalamak zorunda kaldı. Öte yandan 10 Kasım’da Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya, çatışma bölgesinde tüm askerî operasyonların tamamen durdurulmasına ilişkin beyanat imzaladı. Bu beyanat doğrultusunda 20 Kasım’da Ağdam, 25 Kasım’da Kelbecer, 1 Aralık’ta ise Laçin vilayetleri bir tek şehit verilmeden kurtarıldı. Şuşa’da elde edilen zafer, aynı zamanda daha fazla toprak kazanımının yolunu açarak Azerbaycan’ın 5 şehir, 4 kasaba ve 286 köy üzerindeki kontrolü geri almayı başarmasını sağladı. Ermenistan’ın ateşkes ihlalleri nedeniyle 19 Eylül 2023 tarihinde başlatılan ve zaferler sonuçlanan "Antiterör Operasyonu"ndan sonra ise Azerbaycan, bölgenin toprak haritasını yeniden şekillendirerek konumunu sağlamlaştırdı.

Azerbaycan, Türkiye ve Özbekistan ortak askerî tatbikat düzenleyecek Haber

Azerbaycan, Türkiye ve Özbekistan ortak askerî tatbikat düzenleyecek

Azerbaycan, Türkiye ve Özbekistan silahlı kuvvetleri, 21 Eylül-1 Ekim 2026 tarihleri arasında Azerbaycan’da “Birliğin Gücü-2026” ortak askerî tatbikatı gerçekleştirecek. Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre tatbikat, üç aşamalı olarak farklı bölgelerde düzenlenecek. Tatbikatın Karabağ Ekonomik Bölgesi’ndeki Kızılkaya Eğitim Merkezi, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ndeki Karabağlar Eğitim Merkezi ve Azerbaycan’ın Hazar Denizi’ndeki Büyük Zire tatbikat alanında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Tatbikatta askerî personelin yanı sıra savaş araçları, deniz ve hava unsurları ile silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) kullanılması planlanıyor. Bunun yanında, tatbikat kapsamında ortak operasyonlara hazırlık seviyesinin yükseltilmesi, birlikler arasındaki koordinasyonun geliştirilmesi ve eğitim prosedürlerinin standartlaştırılması amaçlanıyor. Ayrıca birliklerin yeni muharebe kabiliyetlerinin geliştirilmesi için çeşitli faaliyetler gerçekleştirilecek. TÜRKİYE’DEN ASKER VE HAVA UNSURLARI AZERBAYCAN’A GELDİ Türkiye Millî Savunma Bakanlığına göre tatbikatta hibrit tehditlere karşı koyma ile ortak operasyonların planlanması ve yürütülmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirilecek. Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı askerî personel ve hava unsurlarının tatbikata katılmak üzere Azerbaycan’a ulaştığı bildirildi. Öte yandan Türkiye, 20-24 Eylül 2026 tarihleri arasında Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz’de “Denizkurdu-I” askerî deniz tatbikatı düzenleyecek.

Azerbaycanlı arkeolog baba ve kızı, Karabağ’ın kültürel mirası üzerine QHA’ya konuştu Haber

Azerbaycanlı arkeolog baba ve kızı, Karabağ’ın kültürel mirası üzerine QHA’ya konuştu

Azerbaycan’ın en önemli arkeologlarından, Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesi Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hidayet Caferov ile hem kızı hem de meslektaşı olan Azerbaycan Millî Bilimler Akademisi Arkeoloji ve Antropoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Diana Caferova, Karabağ’da gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda elde edilen ve tarihi Geç Tunç Çağı ve Erken Demir Çağı’na kadar uzanan buluntular ile Azerbaycan’ın Birinci Karabağ Savaşı’ndan 2020 yılında kadar Rusya destekli Ermeni işgalciler tarafından tahrip ve tahrif edilen kültürel mirası üzerine Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirmelerde bulundu. “KARABAĞ, EN KADİM DEVİRLERDEN BİRİ OLAN TARİHÎ AZERBAYCAN’IN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR” Doç. Dr. Diana Caferova, “Karabağ, en kadim devirlerden biri olan tarihî Azerbaycan’ın ayrılmaz bir parçasıdır. Buna karşı herhangi bir fikir elbette ki öne sürülemez.” şeklinde konuşarak kadim Azerbaycan ile ayrılmaz parçası Karabağ’da toplumsal, iktisadi ve siyasi alanlarda tarih boyunca meydana gelen değişiklikler bağlamında silahların ortaya çıkması, kökeni, türleri ve gelişimi üzerine araştırmaların yapıldığını belirtti. Aynı konu üzerine Türkiye’de Kültür Ajans tarafından İngilizce olarak yayımlanan “Antik Karabağ Kabilelerinde Kullanılan Silahlar ve Askerî İlişkiler” (The Weapons and Military Affairs of the Ancient Karabakh Tribes) isimli kitabında da söz konusu silahlardan bahsettiğini dile getiren Doç. Dr. Caferova, “Silahların ortaya çıkışı, avcılık malzemelerinden başlıyor ve bu silahların geliştirilmesi ihtiyacı hissediliyor. MÖ 2500’lü yıllarda Geç Tunç Çağı ile Demir Çağı arasında bir geçiş dönemi yaşanıyor ve Erken Demir Çağı’nda da bu eşyalar, yeni silah takımlarının ayrılmaz bir parçası hâline geliyor. Yani avcılık malzemeleri sonradan silahlara dönüşüyor.” ifadelerini kullandı. METALURJİ VE METAL İŞLEMEDEKİ GELİŞMELER SAYESİNDE YENİ SANAYİ ALANLARI OLUŞTU Toplumun gelişmesi, demirin elde edilmesi, tabiata ilişkin daha çok bilgi elde edilmesi ve Azerbaycan’da bol olan ve tarihi antik çağlara dayanan madenlerin keşfedilmesi ile metalurji ile metal işlemenin ortaya çıktığını kaydeden Doç. Dr. Caferova, metarlurji ile metal işlemenin kullanılan eşyalar ile birlikte yaşam tarzlarında da değişiklikler yarattığını belirterek yeni sanayi alanlarının oluşmasını da sağladığını beyan etti. Buna karşın o dönemde silahların kullanımı, metal işleme ve metalurjide yaşanan ilerleme ile istenilen toplumsal ve ekonomik seviyeye ulaşılamadığını dile getiren Doç. Dr. Caferova, Karabağ’daki antik kabilelerin baskınlardan korunmak için yaşam alanlarının etrafında duvarlar ördüğünü kaydederek askerî bir iş birliğinin varlığından söz edilebileceğini ifade etti. EKONOMİK GELİŞMELER, YERLİ KABİLELERİN YAŞAMINI KÖKÜNDEN DEĞİŞTİRDİ “Bütün Karabağ bölgesi de dâhil olmakla birlikte Azerbaycan abidelerinde hem Erken hem de Orta Tunç Çağı’na ait çeşit çeşit silahlar defalarca kez bulunmuştu fakat bu bir sonuçtu. Onun öncesindeki gelişmeler, elbette ekonomik hayatta yani tarım, hayvancılık, zanaat ve sanayinin gelişimi, artık Son Tunç Çağı’nda yerli kabilelerin yaşamının her alanında köklü değişikliklere yol açmıştı.” değerlendirmelerini yapan Doç. Dr. Caferova, bununla birlikte metalurji alanında üretici güçlerin gelişmesinin aşırı üretime neden olduğunu kaydetti. Kadim tarihte toplamacılığın tarıma, avcılığın ise hayvancılığa çevrildiğini, sonrasında ise bu alanların birbirinden ayrıldığını beyan eden Doç. Dr. Caferova, ardından zanaatkârlığın geldiğini ve onun da farklı kollara ayrıldığını belirtti. TOPLUMSAL DEĞİŞİKLİKLERE İŞARET EDEN BULGULAR EN ÇOK KARABAĞ’DA YER ALIYOR Azerbaycanlı arkeolog, Son Tunç Çağı’nda toplulukların birleşmesi ve toplumun üretimde gitgide daha fazla rol almasının bireyselleşmeyi de artırdığını kaydederek ekonomik, toplumsal ve siyasi yapıda yaşanan değişimlere işaret etti. Bununla beraber Doç. Dr. Caferova, şu ifadelere yer verdi: Erken Tunç Çağı’nda başlayan, sonra ise Orta Tunç Çağı’nda iş gücü, yerleşim yeri ve toplum temelinde oluşan farklar Geç Tunç Çağı’nda zirveye ulaştı. Mesela defin merasimleri değişti, daha ihtişamlı bir şekilde gerçekleştirildi, bu merasimler için daha çok servet harcandı. Bu da zengin ve yoksul kesimlerin meydana geldiğini ve kölelerin olduğunu gösterir. Bu Azerbaycan’ın her yerinde, Mingeçevir’de (Mingəçevir), Gence Çayı (Gəncəçay) bölgesinde, Nahçıvan’da, Hoşbulak (Xoşbulaq) nekropollerinde yani toplu yerleşim bölgelerinde ve kurgan mezarlarında görülebilir fakat bu bulgulara Hocalı, Ahmahi (Axmaxi), Dovşanlı, Karabulak (Qarabulaq), Beyimsarov (Bəyimsarov), Sarıçoban ve Borsunlu abideleri dâhil olmak üzere en çok Karabağ’da rastlıyoruz. Öte yandan Karabağ’ın Borsunlu bölgesinde 1980’li yıllarda gerçekleştirilen arkeolojik kazılara çocukken kız kardeşiyle birlikte götürüldüğünü dile getiren Doç. Dr. Caferova, “O zaman elbette ki henüz Ermeni işgali başlamamıştı. Borsunlu Kurganı, hatta labirent şeklindeki Hocalı Nekropolü de babamın yürüttüğü kazılarda bulunmuştu.” dedi. KARABAĞ’DAKİ KURGANLAR DOĞU TÜRKİSTAN, MISIR VE GÜNEY AMERİKA’DAKİ PİRAMİTLERLE BENZERLİK TAŞIYOR Prof. Dr. Hidayet Caferov ise Azerbaycan’ın kadim dönemlerinde toplumsal, ekonomik ve siyasi hayat ile askerî yapılanmaya dair elde edilen bilgilerin ortaya çıkarılmasının arkeolojik araştırmalara bağlı olduğunu vurgulayarak “Azerbaycan’da bu araştırmalar uzun bir süre önce başladı ve neredeyse 150 yıldır devam ediyor. Bu araştırmalar 19. yüzyılda başladı, en çarpıcı araştırmalar ise 1970 ve 1980’li yıllar ile birlikte 21. yüzyılda gerçekleştirildi.” şeklinde konuştu. Karabağ’daki kurgan mezarların Doğu Türkistan, Mısır ve Güney Amerika’daki piramitlerle benzerlik taşıdığını belirten Prof. Dr. Ceferov, bu kurgan mezarların meydana gelişinin toplumsal yapıyla ilişkili olduğunu ifade etti. Azerbaycan’daki kabile reislerinin siyasi, askerî ve dinî hâkimiyete sahip olduğunu dile getiren Prof. Dr. Caferov, “Nasıl ki Mısır Firavunları kendileri için piramit ve piramit altında labirentler olacak şekilde mezar inşa edilmesi talimatı veriyordu, Azerbaycan’daki kabile resileri ve kabile dâhil birkaç topluluğun reisleri de kendileri için kabir abideleri yapılması talimatı veriyordu.” dedi. Çapı 150 ila 250 metre, bazen de 400 metreye ulaşan, yüksekliği ise yaklaşık 15, 20 ve 35 metre olan kurganların yalnızca bir iki günde inşa edilemeyeceğine dikkat çeken Azerbaycanlı arkeolog, bu kurganların inşası, mimarisi, defin merasimleri, kabirlerin üstünün örtülmesi ve yükseltilmesi aşamalarının hepsinin iş gücü gerektirdiğini kaydetti. “İşçiler gönüllü olarak ancak 5 veya 10 gün çalışabilirdi. Onları çalışmaya mecbur kılan, kabile reisinin dâhil olduğu silahlı kuvvetler veya kolluk kuvvetleri gibi yapılar olmalıydı.” değerlendirmesini yaptı. Prof. Dr. Caferov, ayrıca Borsunlu Nekropolü’ndeki kurgan altındaki kabrin kapladığı alanın 256 metrekare, kabrin uzunluğunun 32 metre, derinliğinin ise 4 metre olduğunu, Sarıçoban Kurganı’nın ise dünyanın dört bir yanını gösterir şekilde haça benzer, dörtgen bir şekilde sahip olduğunu da belirtti. “BU ABİDELER, ERMENİLER TARAFINDAN KENDİLERİNİN KÜLTÜREL MİRASI GİBİ GÖSTERİLDİ” Doç. Dr. Diana Caferova ise Azerbaycan’da yapılan arkeolojik kazılar sonucunda bölgenin, insanlığın ortaya çıktığı ilk devirlerden Geç Orta Çağ’a kadar olan devri kapsayan abideleri kapsadığını kaydetti. Azerbaycan’da söz konusu devirde meydana gelen kültürlerin en erkeninin Paleolitik döneme ait Kuruçay (Quruçay) kültürü olduğunu belirten Doç. Dr. Caferova, ardından Neolitik döneme ait Şomutepe (Şomutəpə) kültürü, Neolitik ve Eneolitik dönem ve Tunç Çağı’na ait Kür-Araz, Üzerliktepe (Üzərliktəpə) ile son olarak Hocalı-Gedebey (Xocalı- Qədəbəy) kültürlerinin geldiğini dile getirdi. Azerbaycanlı arkeolog, Karabağ ve Doğu Zengezur’daki abidelerin 1992’den 2020’ye kadar süren Ermeni işgalinde saldırılara maruz kaldığını hatırlatarak “Onların arasında tabii ki arkeolojik abideler de vardı. İşgal altında olan arazilerde kadim dönemlerin abideleri daha çok tahrif edildi. Bu abideler, Ermeniler tarafından kendi kültürel mirasları gibi gösterildi. Orta Çağlarda ise bu artık İslam devri abideleriydi ve tahrif edilmeleri çok kolay değildi. Ermeniler onları mahvetti.” şeklinde konuştu. RUSYA DESTEKLİ ERMENİ İŞGALCİLER, CAMİLERİ AHIR OLARAK KULLANDI! Ağdam’ın işgalden kurtarılmasından sonra ilk defa 2022 yılında kente gittiğini belirten Doç. Dr. Caferova, her yıl babasıyla kazılar için Ağdam’a gittiğini ve ekiplerinin Üzerliktepe’de çalıştığını kaydederek “En son Ağdam’dayken çocuktum. 1990 yılından sonra ise bizim oraya ayağımız değmemişti. Ben bir insan olarak dehşete düşmüştüm çünkü o Ağdam’da, çiçeklerin açtığı, benim çocukluk hatıralarımda kalan o güzel Ağdam’da taş üstünde taş kalmamıştı. Bu sadece üzücü bir hadise değil, insanın aklının alamayacağı bir iş. Ben bu durumu yalnızca Hiroşima ve Nagasaki’de olanlarla karşılaştırabiliyorum. Taş üstünde taş kalmamıştı.” ifadelerini kullandı. Üzerliktepe’de mayınları temizleyen ekiple bir arada bulunduklarını beyan eden Doç. Dr. Caferova, “Onlar önde ve arkada mayınları temizliyordu, biz de işimizi yapıyorduk. Bizi niye orada bıraktılar? Çünkü bu tepede Ermenilerin top mermileri kalmıştı, o yüzden orada mayın yoktu. Ağdam’da ise her taraf mayındı, o güne kadar o mayınlar temizlenmemişti ve uzun müddet de temizlenmeyecek. Mayınlar yüzünden boş yer kalmamıştı. Böyle bir vahşetti.” şeklinde konuşarak kentte bulunan 67 camiden 63’ünün Ermeniler tarafından tamamen yıkıldığını, diğerlerinin ise kullanılamaz hâle getirilip inek ve domuzların tutulduğu bir ahır olarak kullanıldığını ve kentin işgalden azat olunmasından 2 yıl sonra bile söz konusu camilerde o ağır kokunun kaldığını vurguladı. ESERLERİ TAHRİF EDEN ERMENİ İŞGALCİLER, YASA DIŞI ARKEOLOJİK KAZILAR YÜRÜTTÜ Rusya destekli Ermeni işgalciler tarafından 1996’da Zengilan ilçesinin Ahkend (Axkənd) şehri yakınlarında Demir Çağı’na ait, 2010 yılında ise Laçın ilçesinin Sonasar şehrinde Antik Çağ’a ait anır mezarların yağmalandığına dikkat çeken Doç. Dr. Caferova, “Kanunsuz bir şekilde ele geçirilen arazilerdeki kültürel miras varlıkları amansızca tahrip ediliyordu. Hatta Ermeniler arasında, ele geçirilen ganimetin paylaşılması üzerine çekişmeler yaşanıyordu. Ermeniler, işgal döneminde Şuşa ve Ağdam ilçesindeki Şahbulak (Şahbulaq) şehri, antik Aguen (Aquen) şehri ile Demir Çağı’na ait Ehmedli (Əhmədli) ve Papravend (Papravənd) kurganlarında uluslararası hukuka aykırı olarak arkeolojik kazılar yürütmüşlerdi.” dedi. Ermeni ordusunun Rusya ve İran’ın müdahalesiyle 20. yüzyılın sonlarında Azerbaycan’ın ezeli topraklarını, Karabağ’ın dağlık kısmını ve Doğu Zengezur’u işgal ettiklerini ve bu bölgelerde yaşayan Azerbaycanlılara soykırım uyguladıklarını hatırlatan ve 1992 yılında bir gecede en az 600 canın katliama kurban gittiği Hocalı Katliamı’na dikkat çeken Doç. Dr. Caferova, “Bu insanlığa sığan bir olay değil. Bunun ardından insanları katlederek onları öz, ezelî topraklarından kovdular. Sonrasında ise kültürel miras varlıklarını hedef alarak onları da tahrip ettiler.” dedi. Azerbaycan’ın medeniyet merkezlerinden olan Şuşa’da 235 abide, 250 kadim bina ve 870 metre uzunluğunda restore edilmiş kale duvarlarının olduğunu kaydeden Doç. Dr. Caferova, işgal edilen ilçelerdeki 20’den fazla müzenin on binlerce eserinin çalındığını, yüzlerce tarihî mimarlık abidesinin tahribe uğradığını veya Ermeni mührü vurularak tahrif edildiğini vurguladı. YASA DIŞI ARKEOLOJİK KAZILAR, SÖZDE “TİGRANAKERT” İÇİN YÜRÜTÜLÜYORDU Doç. Dr. Caferova, Ermeni işgali sırasında vandal saldırılarına maruz kalan abideler arasında Kuruçay kültürünün temelini oluşturan Azıh (Azıx) mağarasının da bulunduğunu kaydederek Ermenilerin Azıh mağarasında 2001, Ağdam ilçesindeki Şahbulak Antik ve Orta Çağ kentinde 2005, Şuşa, Zengilan, Laçın ve Kelbecer’de ise 2004 ile 2005 yıllarında sözde “Tigranakert” kentini araştırmak için yasa dışı arkeolojik kazılar yaptığını dile getirdi. Öte yandan Ermenilerin Karabağ’da 16 yıl boyunca aralıksız olarak yasa dışı kazılar gerçekleştirdiğini ve bu süre boyunca Azerbaycan’a ait tarihî eserleri talan ettiğini belirten Doç. Dr. Caferova, “Ermenistan, bölgeyi fiziki olarak işgal ettikten sonra manevi teröre geçti. Nihayet 2020 yılında 44 Günlük Vatan Muharebesi ve 2023 yılında bir günlük anti-terör operasyonu neticesinde Karabağ’ın ve Doğu Zengezur’un işgaline son verildi ve topraklarımızın yanında abidelerimiz de esaretten kurtarıldı.” dedi. “KÜREKÇAY ANTLAŞMASI'NA GÖRE ORADA HİÇBİR ERMENİ ADI GEÇMİYORDU” Ayrıca Karabağ’da gerçekleştirilen mayın temizliğinin ardından Azerbaycanlı arkeologların bölgede kazılar yürüttüğünü ve söz konusu kazılarda kendisinin de yer aldığını beyan eden Doç. Dr. Ceferova, “Biz öz toprağımıza, öz medeniyetimize kavuştuk, onu yeniden kurduk. Azerbaycan’da henüz keşfedilmemiş o kadar güzel abideler var ki. Arkeologlar aynı zamanda Karabağ’daki mimarlık abidelerinin, özellikle de Alban Hristiyan abidelerinin de kazılarına dâhil oluyor. Örneğin Ağdam’da 2 sene önce buna dair çok büyük bir proje bitti.” ifadelerine yer verdi. Prof. Dr. Caferov ise son olarak şu değerlendirmelerde bulundu: Karabağ Hanlığı Rusya'nın topraklarına katılırken 14 Mayıs 1805 tarihli Kürekçay Antlaşması'na göre orada hiçbir Ermeni adı geçmiyordu. Yani Karabağ’daki Ermeni halkı, Rusya'nın topraklarına bağımsız bir birim olarak dâhil olmadı. Orada yaşayan birkaç Ermeni ailesi de Karabağ'ın diğer halkları gibi Rusya'nın topraklarına dâhil oldu ve antlaşmayı da Karabağ Hanı İbrahim Halil Han imzaladı. Ağdam’da daha eski dönemlere, 12. ve 13. yüzyıllara ait Müslüman mezarlarının varlığı da ortaya çıkarılmıştı. (Ermeniler) Mezarların kenarında domuz beslemek için binalar yapmışlardı. Bütün bu alanlar temizlendi ve burada İtalyan mimarların yönetiminde ve yardımıyla restorasyon çalışmaları yürütüldü. Artık burası bir anıt kompleksi olarak faaliyet gösteriyor ve turistlerin de ilgisini çekiyor. Karabağ'da, özellikle de kültürel abidelerimizin yeniden restore edilerek hizmete sunulması adına büyük bir imar çalışması yürütülüyor.

Paşinyan'dan "Rusya'yı stratejik ortak olarak görmüyoruz" mesajı Haber

Paşinyan'dan "Rusya'yı stratejik ortak olarak görmüyoruz" mesajı

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Erivan'da düzenlediği basın toplantısında ülkesinin Rusya ile ilişkilerindeki değişime ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Paşinyan, Rusya ve Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütünün (KGAÖ), Eylül 2022'de Azerbaycan ile yaşanan sınır çatışmaları sırasında Ermenistan'ın güvenlik beklentilerini karşılamadığını belirterek, Moskova'yı artık stratejik ortak olarak nitelendirmediklerini ifade etti. Paşinyan'a, Ermenistan hükûmetinin 2026-2031 dönemini kapsayan programında Rusya'nın neden "stratejik ortak" olarak tanımlanmadığı soruldu. Ermenistan Başbakanı, bu soruya Eylül 2022'de yaşanan çatışmalara atıfta bulunarak yanıt verdi. Paşinyan, "Eylül 2022'deki olayların ardından, stratejik bir ortaklık olduğunu nasıl söyleyebiliriz?" ifadelerini kullandı. "GÜVENLİK YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ YERİNE GETİRMEDİLER" Rusya'nın yeni hükûmet programında yeniden stratejik ortak olarak tanımlanıp tanımlanmayacağına ilişkin değerlendirmede bulunan Paşinyan, böyle bir tanımlamanın yeni soru işaretleri doğuracağını söyledi. Paşinyan, "Şimdi 'stratejik ortaklık' yazarsak, siz de neden Rusya ve KGAÖ'nün Eylül 2022'de güvenlik yükümlülüklerini yerine getirmediklerini soracaksınız. Size ne cevap vereyim?" dedi. Azerbaycan ve Ermenistan arasında Eylül 2022'de yaşanan çatışmalar sırasında Ermenistan, KGAÖ'den destek talep etmiş, örgüt ise bölgeye bir heyet göndererek durumu incelemiş ancak Erivan'ın beklediği kapsamda askerî müdahalede bulunmamıştı. RUSYA İLE İLİŞKİLER TAMAMEN KOPARILMAYACAK Öte yandan Ermenistan hükûmetinin 2026-2031 programında, Rusya ile ilişkilerin "bölgede barışın tesis edilmesine yönelik yeni koşullar çerçevesinde" yeniden şekillendirileceği belirtiliyor. Programda Moskova ile karşılıklı faydaya dayalı ve çok sektörlü iş birliğine yönelik diyaloğun sürdürüleceği ifade ediliyor. Paşinyan da daha önce hükûmet programını parlamentoya sunduğu sırada Ermenistan-Rusya ilişkilerindeki dönüşümün, Ermenistan ile Azerbaycan arasında barışın sağlanmasının ardından ortaya çıkan doğal bir süreç olduğunu söylemişti. Erivan yönetimi son dönemde dış politika ve güvenlik alanında Rusya'ya olan bağımlılığını azaltmaya yönelik adımlar atarken, Avrupa ülkeleri ve diğer uluslararası aktörlerle ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor. MOSKOVA'NIN KARABAĞ VURGUSU Rusya ise Ermenistan'ın güvenlik beklentilerinin karşılanmadığı yönündeki eleştirilerini kabul etmiyor. Rus yetkililer, Moskova'nın KGAÖ kapsamındaki güvenlik taahhütlerinin Azerbaycan'ın uluslararası alanda tanınan toprağı olan Karabağ'ı kapsamadığını belirtiyor. Rus tarafına göre söz konusu güvenlik yükümlülükleri yalnızca Ermenistan'ın uluslararası alanda tanınan sınırları içerisindeki toprakları için geçerliydi. Bu nedenle Moskova, Eylül 2022'deki çatışmalar sırasında Ermenistan'ın talep ettiği güvenlik desteğinin kapsamının örgütün mevcut yükümlülükleriyle örtüşmediğini savunuyor.

Birinci Karabağ Savaşı’nın 5 şehidi daha son yolculuğuna uğurlanacak Haber

Birinci Karabağ Savaşı’nın 5 şehidi daha son yolculuğuna uğurlanacak

Rusya destekli Ermeni güçlerinin Birinci Karabağ Savaşı'nda işlediği katliamın kanıtları gün yüzüne çıkıyor. Savaş esnasında kaybolan, toplu mezarlara defnedilen veya esir düşen Azerbaycan Türklerinin izi bugün hâlâ aranıyor. Azerbaycan Esirler, Kayıp ve Rehin Alınan Vatandaşlar Devlet Komisyonunun resmî internet sayfasında 19 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan açıklamada, Birinci Karabağ Savaşı esnasında kaybolan ve daha sonra kimliği tespit edilen 5 Azerbaycanlı askerlerin cenaze törenleri hakkındaki detaylar paylaşıldı. KARABAĞ UĞRUNA CAN VEREN AZERBAYCAN TÜRKÜ ŞEHİTLER EBEDİYETE UĞURLANACAK Birinci Karabağ Savaşı’nın 5 şehidi için 28 Ağustos 2026 tarihinde cenaze töreni düzenlenecek. Cümşüd Memmedov’un (Məmmədov Cümşüd Həsənxan oğlu) saat 13.00’te Laçın kentindeki şehitler hiyabanında, Serdar İsmayılov’un (İsmayılov Sərdar Cəfər oğlu) ise saat 12.00’de Neftçala ilçesindeki Astanlı Köy Mezarlığı’ndaki şehitlikte toprağa verileceği aktarıldı. Ayrıca Vagif Meherremov (Məhərrəmov Vaqif Mənsim oğlu) saat 13.30’da Neftçala kentindeki şehitler hiyabanında, Mürşüd Nerimanov (Nərimanov Mürşüd Nadir oğlu) saat 14.00’te İmişli ilçesindeki Mezreli Köy Mezarlığı’nda, Akif Gurbanov (Qurbanov Akif Cəbrayıl oğlu) ise saat 11.00’de Binegedi ilçesine bağlı Sulutepe kasabasındaki şehitler hiyabanında son yolculuğuna uğurlanacak.

Şuşa ve Hankendi’de yeni arkeolojik keşifler heyecan yarattı: Orta Çağ yerleşimi bulundu Haber

Şuşa ve Hankendi’de yeni arkeolojik keşifler heyecan yarattı: Orta Çağ yerleşimi bulundu

Azerbaycan’ın Rusya destekli Ermeni işgalcilerden kurtarılan Şuşa ve Hankendi kentlerinde yapılan yeni arkeolojik keşifler, heyecan yarattı. Azerbaycan Millî İlimler Akademisi (AMEA) Arkeoloji ve Antropoloji Enstitüsü Arkeolojik Saha Çalışmalarını İzleme ve Değerlendirme Birimi Başkanı Tevekkül Aliyev, Azerbaycan merkezli APA Haber Ajansına verdiği demeçte temmuz ayında Şuşa ve Hankendi’de gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalar sırasında ortaya çıkarılan yeni bulgular hakkında değerlendirmelerde bulundu. ŞUŞA’NIN KUZEYDOĞU KESİMİNDE ORTA ÇAĞ YERLEŞİMİ BULUNDU Çalışmalar sırasında Şuşa'da tarihi 19. yüzyılın başlarına dayanan, dörtgen ve sekizgen biçimli iki mezarın bulunduğunu kaydeden Aliyev, bu mezarların ve çevrelerindeki kabirlerin 1820 ve 1830'lu yıllara ait olduğunu dile getirdi. Bu mezarların restore edilerek kısa süre içinde ziyarete açılacağı belirtildi. Şuşa'da gerçekleştirilen keşif çalışmaları sırasında elde edilen en çarpıcı bulgulardan biri ise kentin kuzeydoğu kesiminde, Hacı Kulular'ın mülkü ve ikiz kulelerin aşağısında geniş bir alanı kaplayan bir Orta Çağ yerleşiminin bulunması oldu. AZERBAYCAN’IN TARİHÎ MİRASINA IŞIK TUTACAK BULGULAR Söz konusu yerleşime yakın zamanda özel bir arkeolojik keşif ekibinin gönderilmesinin planlandığını kaydeden Aliyev, “Şuşa çevresinde de birçok anıt tespit edildi. Örneğin, Şuşakend yönünden bakıldığında Gargar Nehri üzerinde tek kemerli bir taş köprü bulundu. Daşaltı köyünde ise köye su sağlayan hattın bir bölümü ortaya çıkarıldı.” dedi. Öte yandan hâlihazırda Şuşa Şehri Devlet Koruma Alanı İdaresi (Şuşa Şəhəri Dövlət Qoruğu İdarəsi) arazisinde kapsamlı imar ve inşaat çalışmalarının yürütüldüğünü belirten Aliyev, “Ayrıca geçen ay gerçekleştirilen keşif gezisi sırasında Hankendi şehri ve çevresinde, özellikle Kerkicahan köyü istikametinde araştırmalar yapıldığını ve birkaç antik kurganın yerlerinin tespit edildiğini belirtmek isterim. Şu anda Ağdam'ın Şahbulak köyünde keşif çalışmaları yürütüyoruz.” ifadelerini kullandı. Arkeolojik kazıların yaz aylarında gerçekleştirildiğini dile getiren Aliyev, 2026 yazında Şuşa ve Hankendi'nin yanı sıra Füzuli ilçesindeki Yeditepe (Yedditəpə) kurganlarında, Zengilan'daki Orta Çağ kenti Şerifan'ın yerleşim alanında ve Azıh ile Tağlar mağaralarında da kazı çalışmaları yürütüldüğünü belirtti.

Karabağ'a "Büyük Dönüş" sürüyor: Hocavend'e 27 aile yerleştirildi! Haber

Karabağ'a "Büyük Dönüş" sürüyor: Hocavend'e 27 aile yerleştirildi!

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in "büyük dönüş" adını verdiği, Karabağ’ın Ermenistan'ın işgalinden kurtarılan bölgelere aileleri yerleştirme projesi devam ediyor. Proje kapsamında Rus destekli Ermeni işgalcilerden büyük oranda kurtarılan Karabağ’ın Hocavend şehrine, toplamda 107 kişi olmak üzere 27 aile daha yerleştirildi. KARABAĞ TOPRAKLARI ASIL SAHİPLERİNE KAVUŞUYOR Azerbaycan merkezli Report haber ajansı tarafından 5 Ağustos 2026 tarihinde gündeme taşınan habere göre Azerbaycanlı aileler, Hocavend ilindeki çeşitli yerleşim yerlerine geri döndü. Hocavend şehrine 81 kişiden oluşan 20 aile, Gırmızı Bazar yerleşim noktasına 9 kişiden oluşan 2 aile, 17 kişiden müteşekkil diğer 5 ailenin ise Hocavend köyüne yerleştirildiği bildirildi. Öte yandan memleketlerine kavuşan ailelerin, önceden yurtlar, senatoryumlar ve idari binalarda geçici olarak ikamet ettiği aktarıldı. 1988 yılının Şubat başlayan Karabağ Savaşı'nda Hocavend ili, 2 Ekim 1992 tarihinde Rus destekli Ermeni güçlerince işgal edilmişti. İşgal sırasında 13’er kadın ve çocuk dâhil 145 şehit veren ilin Hadrut kasabası ve diğer 35 köyü, İkinci Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan ordusu tarafından kurtarılmıştı. İKİNCİ KARABAĞ SAVAŞI’NDA İŞGAL ALTINDAKİ AZERBAYCAN TOPRAKLARI KURTARILMIŞTI Rusya’nın desteğiyle Ermenistan, yıllardır Azerbaycan’ın topraklarını işgal ederek Türkiye ve Türk dünyası ile bağını koparmaya çalışıyordu. Ermeni kuvvetlerinin cephe hattı boyunca geniş kapsamlı provokasyonda bulunarak Azerbaycan topraklarına ateş açmasıyla 27 Eylül 2020 tarihinde başlayan İkinci Karabağ Savaşı, Azerbaycan’ın büyük taarruzuyla devam etmişti. 44 GÜNLÜK VATAN MUHAREBESİ ZAFERLE TAÇLANDIRILMIŞTI Yıllar süren işgale son vermek isteyen Azerbaycan, Ermenistan’a karşı başta "Demir Yumruk" adı verilen bir operasyon başlatmıştı. Söz konusu operasyon, 44 gün sonra Azerbaycan’ın galibiyetiyle sonuçlanacak olan Vatan Muharebesi'ne dönüşmüştü. Azerbaycan’ın toplamda 5 şehir, 4 kasaba ve 286 köyünü işgalden kurtararak ağır yenilgiye uğrattığı Ermenistan, işgal altındaki Ağdam, Laçın ve Kelbecer illerini de boşaltacağını taahhüt eden anlaşmaya 10 Kasım’da imza atmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.