SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Karadeniz

QHA - Kırım Haber Ajansı - Karadeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karadeniz haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İşgalin acı bilançosu: Kırım'da balıkçılık üç kat azaldı Haber

İşgalin acı bilançosu: Kırım'da balıkçılık üç kat azaldı

İşgal altındaki Kırım’ın sözde "Tarım Bakanlığı" verileri, yarımadadaki balıkçılık sektörünün uğradığı büyük zararı gözler önüne serdi. 2014 yılında 15,5 bin ton olan yıllık av miktarı, son verilere göre 4,7 bin tona kadar düştü. Söz konusu verileri değerlendiren Kırım Tatar Kaynak Merkezi Uzmanı ve hukukçu Borıs Babin, bu düşüşün doğrudan Rus saldırganlığının bir sonucu olduğunu belirtti. “SAVAŞ VE KISITLAMALAR AV ALANLARINI DARALTTI” Balık kaynaklarındaki azalmanın özellikle 2022 yılından itibaren hızlandığına dikkat çeken Babin, "Saldırgan tarafın başlattığı geniş çaplı işgal girişimi sonrası avlanma bölgelerine getirilen ağır kısıtlamalar, Karadeniz’deki balıkçılık faaliyetlerini felç etti." dedi. EKOLOJİK FELAKETLER DENİZ EKOSİSTEMİNİ VURDU Uzman, balık miktarındaki düşüşün sadece askeri yasaklarla ilgili olmadığını, Rusya’nın neden olduğu çevre felaketlerinin deniz yaşamını zehirlediğini belirterek, “Kahovka Barajı'nın Rusya tarafından patlatılması, Kerç Boğazı’nda ‘Volgoneft’ tankerlerinin yaşadığı kazalar sonucu binlerce ton mazotun denize yayılması ve Rusya kuvvetlerinin deniz sahasındaki geniş çaplı askeri deniz hareketliliği tüm bunlar durumu olumsuz etkiliyor.” şeklinde konuştu. “RUS BİLİM İNSANLARI GERÇEK DURUMU GİZLİYOR” Babin, Rusya kontrolündeki araştırmacıların yayınlarında deniz ekosistemine verilen zararı olduğundan az gösterdiklerini ve gerçekleri manipüle ettiklerini savundu. Rusya'nın bu ekolojik yıkımdan dolayı uluslararası düzeyde sorumlu tutulması gerektiğini belirten uzman, zararın kayıt altına alınmasının tazminat süreçleri için kritik olduğunu vurguladı. Babin, "Bu zararın hesaplanması, Rusya'nın saldırganlığının bedelini ödeyeceği uluslararası sorumluluk mekanizmalarının ve yeni oluşturulan hasar kayıt sistemlerinin bir parçası olmalıdır." dedi.

Rusya'dan Ukrayna'ya yoğun hava saldırısı: 226 SİHA ve 18 füze düşürüldü Haber

Rusya'dan Ukrayna'ya yoğun hava saldırısı: 226 SİHA ve 18 füze düşürüldü

İşgalci devlet Rusya, Ukrayna’ya karşı hava saldırılarını tüm şiddetiyle sürdürüyor. Rus ordusu, 8 Ocak’ı 9 Ocak’a bağlayan gece Ukrayna’nın kritik altyapısına yönelik geniş çaplı ve kombine bir hava saldırısı gerçekleştirdi. Saldırıda deniz ve kara konuşlu füzeler ile kamikaze tipi silahlı insansız hava araçları (SİHA) kullanıldı. Ukrayna Hava Kuvvetlerinin sabah saatlerinde yaptığı açıklamaya göre, Rusya Ukrayna'ya karşı Bryansk bölgesinden ateşlenen 13 adet İskender-M/S-400 balistik füzesi, Karadeniz’den fırlatılan 22 adet “Kalibr” seyir füzesi, Astrahan bölgesindeki Kapustin Yar üssünden atılan 1 adet orta menzilli balistik füze ve Kursk, Oryol, Millerovo, Primorsko-Ahtarsk, işgal altındaki Kırım’daki Çauda ve Sarabuz (Gvardeyskoye) ile Donetsk yönlerinden fırlatılan 242 adet kamikaze SİHA ile saldırdı. Saldırının ana hedefinin başkent Kıyiv ve çevresi olduğu belirtildi. Saat 09.00 itibarıyla Ukrayna hava savunmasının 226 SİHA, 8 balistik füze ve 10 seyir füzesini etkisiz hâle getirdiği açıklandı. Buna rağmen 18 füze ve 16 SİHA’nın 19 farklı noktada hedeflere isabet ettiği belirtildi. KIYİV’DE 4 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ Rus ordusunun başkent Kıyiv’e düzenlediği saldırılarda 4 kişi yaşamını yitirdi, 25 kişi yaralandı. Yaralılardan 14’ü hastaneye kaldırılırken, hayatını kaybedenler arasında bir sağlık çalışanının da bulunduğu bildirildi.

MSB'den açıklama: Ukrayna'da Barış Gücü için önce ateşkes ve net görev tanımı şart Haber

MSB'den açıklama: Ukrayna'da Barış Gücü için önce ateşkes ve net görev tanımı şart

Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Açıklamalarda, Ukrayna’ya barış gücü kapsamında asker gönderilmesi ve Karadeniz’in güvenliğine dair değerlendirmelerde bulunuldu. TRT Haber tarafından gündeme taşınan habere göre Bakanlık, Türkiye’nin Ukrayna-Rusya Savaşı'nda kalıcı bir ateşkesin sağlanmasına yönelik yürütülecek her türlü yapıcı girişime katkı sunmaya hazır olduğunu vurguladı. Bu çerçevede Türkiye’nin, ateşkes ve barış sürecine yönelik oluşturulan Gönüllüler Koalisyonu’na aktif şekilde katılım sağladığı belirtildi. Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Ülkemiz, Rusya-Ukrayna savaşında kalıcı bir ateşkesin sağlanması amacıyla yürütülecek her türlü yapıcı girişime katkı sunmaya hazırdır. Bu doğrultuda, Gönüllüler Koalisyonu’na aktif olarak katılım sağlamaktayız. Türkiye’nin Ukrayna’ya Barış Gücü kapsamında asker göndermesi için öncelikle ateşkesin sağlanması ve müteakiben görev tanımı netleştirilmiş bir misyonun belirlenmesi ve hangi ülkenin ne ölçüde katkı sağlayacağının ortaya konulması gerekmektedir. Bunun yanında ülkemiz, sağlanacak bir ateşkes sonrası Karadeniz’de güvenlik ve istikrarın sürdürülmesi ile seyrüsefer emniyetinin sağlanmasına yönelik askerî planlamalara liderlik etmektedir. Türkiye, bölgesel sahiplik ilkesi doğrultusunda Karadeniz’deki dengeyi sağlayan ve bölgenin güvenliği konusunda büyük önem arz eden Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni dikkatle, sorumlu, tarafsız ve tavizsiz bir biçimde uygulamıştır, uygulamaya da devam edecektir."

Rusya, Ukrayna limanlarına saldırıları artırdı: Üç ayda 20 ticari gemi zarar gördü Haber

Rusya, Ukrayna limanlarına saldırıları artırdı: Üç ayda 20 ticari gemi zarar gördü

Rusya’nın 2025 yılının ekim-aralık döneminde Ukrayna’ya yönelik saldırılarında 20 ticari geminin zarar gördüğü bildirildi. 2024’ün aynı dönemine kıyasla sivil gemileri hedef alan Rus saldırıların sayısı 2,5 kat arttı. Ukrayna Toplum ve Bölgeler Kalkınma Bakan Yardımcısı Andriy Kaşuba, Forbes Ukrayna’ya verdiği röportajda, ticari gemilere yönelik saldırıların münferit olmadığını vurgulayarak, “Bu, ekonomiye ve sivil nüfusa yönelik tekrar eden bir baskı taktiğidir. Amaç deniz ulaşımını kesintiye uğratmak, ihracatı zorlaştırmak ve özellikle Odesa bölgesini istikrarsızlaştırmaktır.” dedi. Kaşuba’nın verdiği bilgilere göre, 2025’in son üç ayında Ukrayna’nın liman altyapısına yönelik 35 saldırı kaydedildi. Bu rakam, bir önceki yılın aynı döneminin iki katına ulaştı. Aynı süreçte 47 liman tesisi tamamen tahrip edildi. Özellikle yakıt ve yağ depolama tanklarının büyük bölümünün önümüzdeki aylarda onarılamayacak durumda olduğu belirtildi. 12 Aralık’taki saldırıda CENK T adlı feribotun hasar görmesi nedeniyle feribot seferlerinin geçici olarak durdurulduğunu aktaran Kaşuba, 20-21 Aralık tarihlerinde ise Pivdenniy Limanı’ndaki “Allseeds Black Sea” terminalinde her biri 6 bin ton kapasiteli 12 ayçiçek yağı tankının imha edildiğini söyledi. Bakan Yardımcısı, ekim-aralık 2025 döneminde Odesa ve Tuna limanlarında yük elleçleme miktarının, 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 16,9 azalarak 19,2 milyon tona düştüğünü ifade etti. Savaş öncesi 2021 yılıyla kıyaslandığında düşüşün çok daha belirgin olduğuna dikkat çeken Kaşuba, “O dönemde 13 liman faaliyetteydi ve aynı sürede 47 milyon ton yük elleçlenmişti. Şu anda ise yalnızca altı liman çalışıyor.” diyerek tüm zorluklara rağmen ihracatın sürdüğünü vurguladı. RUSYA, UKRAYNA LİMANLARINA SALDIRIYOR Geçtiğimiz sonbahardan bu yana Rusya, tahıl ihracatının yüzde 90’ının geçtiği denizcilik altyapısını yoğun bir şekilde bombalıyor. Sadece 2025'in son çeyreğinde Rusya, 20 ticaret gemisine hasar verdi ve 47 liman tesisini imha etti. Son olarak aralık ayı sonundaki saldırılarda Pivdennıy Limanı’nda yangın çıktığı, un ve bitkisel yağ bulunan yaklaşık 30 tankın alev aldığı, ayrıca enerji altyapısı ile gübre ve tarım ekipmanı depolarının zarar gördüğü bildirildi. 26 Aralık gecesi ise Rus ordusunun Ukrayna’nın güneyindeki liman ve ulaşım altyapısına yeniden saldırarak Slovakya, Palau ve Liberya bayraklı gemileri hedef aldığı kaydedildi.

Erdoğan: Ukrayna-Rusya Savaşı kontrolden çıkma riski taşıyor Haber

Erdoğan: Ukrayna-Rusya Savaşı kontrolden çıkma riski taşıyor

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3 Ocak 2026 tarihinde İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen "2025 Yılı İhracat Rakamlarının Açıklanması Programı"nda bir konuşma gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Rusya'nın 2022 yılının şubat ayında Ukrayna'ya karşı başlatmış olduğu ve hâlen devam eden topyekûn işgal girişimi ve saldırılarına da dikkat çekti. "SAVAŞIN, BİR AN ÖNCE ADİL VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR BARIŞLA SONA ERMESİ SAMİMİ TEMENNİMİZDİR" Erdoğan geçen seneye damgasını vuran bir diğer çatışma sahasının Karadeniz'in kuzeyi olduğunu, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşın 5'inci yılına girmek üzere bulunduğunu kaydetti. Savaşta yüzbinlerce insanın öldüğünü, şehirlerin yıkıldığını ve milyonlarca kişinin evini terk etmek zorunda kaldığını belirten Erdoğan, "Son aylarda savaşın Karadeniz'deki ticareti ve seyrüsefer güvenliğini tehdit eder boyutlara geldiği görülüyor. Bunun önüne geçilmesi noktasında gerekli temaslarda bulunuyoruz. Karşılıklı saldırılarda giderek kontrolden çıkma riski taşıyan bu savaşın, bir an önce adil ve sürdürülebilir bir barışla sona ermesi samimi temennimizdir." ifadelerini kullandı. "BARIŞ VE GÜVENLİK KUŞAĞI KURMANIN MÜCADELESİNİ VERİYORUZ" Erdoğan, Türkiye'nin her iki tarafla da güvene dayalı ilişkiler tesis etmiş bir ülke olduğunu ve barışa giden yolun açılması için her türlü sorumluluğu almaya hazır bulunduğunu dile getirerek, şöyle konuştu: Tüm samimiyetimizle şu hakikati her fırsatta vurguluyoruz. Biz ne rol kapma, ne şov yapma peşindeyiz ne de kan, gözyaşı, zulüm üzerinden çıkar sağlamanın hesabı içindeyiz. Çatışmalardan menfaat devşirme gibi bir anlayışımız asla olmadı, bugün de yoktur. Bizim dış politikamızın esası düşman üretmek değil dost kazanmaktır. Dostlarımızın sayısını olabildiğince çoğaltmaktır. Kavgayla kaybetmek yerine, dostlukla birlikte kazanalım istiyoruz. Gerilime yatırım yapanlara inat biz herkesin hayırına olacak bir barış ve güvenlik kuşağı kurmanın mücadelesini veriyoruz. "TÜRK DÜNYASIYLA BAĞLARIMIZI DAHA DA GÜÇLENDİRECEĞİZ" Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 senesinde bu yöndeki gayretlerini biraz daha yoğunlaştıracaklarını ifade ederek, şöyle devam etti: Asya'dan Afrika'ya ve Latin Amerika'ya, dost ülkelerle yeni ortaklıklar tesis ederken, Türk dünyasıyla bağlarımızı daha da güçlendireceğiz. Şurası da son derece önemlidir, Türkiye'yi saf dışı bırakma girişimleri şimdiye kadar sonuçsuz kalmıştır. Türkiye'siz denklem kurulamayacağı, kurulmak istense dahi bunun uzun ömürlü olmayacağı herkes tarafından anlaşılmıştır. Fevri çıkışlar, afaki söylemler, kibirli açıklamalar eninde sonunda gerçeğin duvarına toslamış, Türkiye'nin vazgeçilmezliği defalarca kanıtlanmıştır. Türkiye'yi yanına alan kazanacak, karşısına alan kaybedecektir. Yüzünü Ankara'ya dönenler kazanacak, kıblesini şaşıranlar, kısa vadeli düşünenler, emperyalistlere lejyoner yazılanlar ise kaybedecektir. 2026'da bunun teyit ve tescil edildiğini hep beraber göreceğiz.

Rusya’nın Kırım’daki askerî hava gücü zayıflıyor: Ukrayna’nın 2025 operasyonları bilançosu Haber

Rusya’nın Kırım’daki askerî hava gücü zayıflıyor: Ukrayna’nın 2025 operasyonları bilançosu

Ukrayna Savunma Kuvvetleri, 2025 yılı boyunca Rusya’nın işgal altında tuttuğu Kırım Yarımadası’ndaki askeri hedeflere yönelik saldırılarını sürdürdü. Bu operasyonlar özellikle Rus hava gücüne ve silahlı insansız hava aracı (SİHA) altyapısına odaklandı. Kırım Haber Ajansı (QHA) Ukrayna ordusunun son bir yılda Kırım’a düzenlediği en dikkat çekici operasyonları derledi. TARİHTE BİR İLK: İDA İLE SAVAŞ UÇAĞI DÜŞÜRÜLDÜ Mayıs 2025’te Ukrayna, askerî literatüre geçen bir operasyona imza attı. Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Başmüdürlüğü (HUR), 3 Mayıs’ta Karadeniz’de Novorossiysk açıklarında insansız deniz aracıyla (İDA) bir Rus Su-30 savaş uçağının imha edildiği duyurdu. Açıklamada, “Bu, bir savaş uçağının deniz insansız hava aracıyla imha edildiği dünyadaki ilk örnektir. Bu tarihi saldırı, HUR bünyesindeki Group 13 özel birimi askerleri tarafından, Magura insansız deniz aracından fırlatılan bir füzeyle gerçekleştirildi." denildi. Bir gün sonra HUR Başkanı Kırılo Budanov, ikinci Su-30’un da Kırım açıklarında düşürüldüğünü belirtti. Rus uçakları Magura-7 tipi İDA’dan ateşlenen AIM-9 Sidewinder füzeleriyle vurulduğunu aktaran Budanov, “Bu tarihi bir an.” diye kaydetti. Bir Su-30 savaş uçağının maliyetinin 35-50 milyon dolar arasında olduğu belirtiliyor. UÇAKLAR KARADA HEDEF ALINDI 2025 boyunca Rus hava unsurları yalnızca havada değil, üslerinde de hedef oldu. Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU), 4 Ağustos’ta Kırım’daki Sak (Saki) askeri hava üssüne düzenlenen gece saldırısında bir Su-30SM uçağının tamamen imha edildiğini, bir diğerinin hasar gördüğünü ve üç Su-24 uçağının vurulduğunu açıkladı. Eylül ayında iki ayrı saldırıda, Kırım’daki Kaça hava üssünde konuşlu iki Be-12 “Çayka” amfibi uçağının ve bir Mi-8 helikopterinin imha edildiği bildirildi. Bu saldırı, Be-12 uçaklarının ilk kez savaşta vurulması olarak kayda geçti. Aynı ayın ilerleyen günlerinde düzenlenen bir başka operasyonda, Kaça üssünde konuşlu iki An-26 savaş nakliye uçağının vurulduğu duyuruldu. BELBEK’TE PEŞ PEŞE DARBELER Aralık ayında saldırıların odağında Belbek hava üssü vardı. 18 Aralık’ta SBU, tam mühimmat yüklü bir MiG-31 savaş uçağının vurulduğunu açıkladı. Bundan sadece iki gün sonra, 20 Aralık'ta, SBU, Belbek havaalanında iki Su-27 uçağının ve hava trafik kontrol kulesininin imha edildiğini duyurdu. Yetkililere göre bu saldırılar, üssün uçuş organizasyonunu ciddi biçimde aksattı. İki uçağın toplam maliyetinin yaklaşık 70 milyon dolar olduğu kaydedildi. SİHA DEPOLARI VE FIRLATMA NOKTALARI HEDEF ALINDI Kırım’daki hava üsleri, Rus ordusunun Ukrayna’ya yönelik SİHA saldırılarında kilit rol oynuyor. Bu nedenle Ukrayna güçleri, SİHA depolarına yönelik operasyonlara da ağırlık verdi. Ukrayna Deniz Kuvvetleri, ağustos ayında Akyar’daki (Sivastopol) Hersones hava üssüne düzenlenen saldırıda Karadeniz bölgesinde keşif yürütmek amacıyla kullanılan üç adet Mohajer-6 ve iki adet Forpost tipi SİHA’nın imha edildiğini açıkladı. İran yapımı orta menzilli keşif ve saldırı insansız hava aracı Mohajer-6 hassas mühimmat (Almas füzeleri, Qaem bombaları) taşıyabilme potansiyeline sahip. Birim maliyeti 2-4 milyon dolar. Fortpost Rus taktik keşif insansız hava aracı. Modernize edilen "Forpost-R" versiyonu saldırı kapasitesine sahip, maliyeti ise yaklaşık 7 milyon dolar. Ukrayna İnsansız Sistemleri Kuvvetleri, kasım ayında İslam Terek (Kirovske) kasabasındaki hava üssünde “Orion” tipi SİHA’ların bulunduğu hangarları hedef aldı. Saldırı uydu görüntüleriyle doğrulandı. Orta irtifa ve uzun havada kalışlı Rus askeri İHA'sı “Orion”, keşif, gözetleme ve uzun süreli devriye görevleri için tasarlanmış olup 4 adet hava-kara füzesi taşıma kapasitesine sahip. Birim maliyeti ise 5 milyon doların üzerinde. Ukrayna Özel Harekat Kuvvetleri, 28 Kasım’da Çaudа Burnu yakınlarında “Şahit” tipi kamikaze SİHA’ların depolandığı ve fırlatıldığı alanlara saldırı düzenledi. Yapılan açıklamada, “Düşman, Kırım'ın güneyindeki söz konusu bölgeyi Ukrayna’nın sivil altyapısına yönelik çeşitli tiplerde SİHA'ları fırlatmak için düzenli olarak kullanıyor. Özel Harekat Kuvvetleri, Rus ordusunun saldırı kapasitesini zayıflatmak amacıyla asimetrik adımlar atmaya devam ediyor." ifadelerine yer verildi. Ayrıca Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı, 28 Kasım'da Kırım'ın Sak bölgesinde bulunan Novofedorivka yerleşim yerindeki Rus askeri hava üssüne saldırı düzenlendiğini bildirdi. Saldırıda hava üssünde bulunan bir SİHA depolama tesisinin vurulduğu aktarıldı. RUS ORDUSUNUN SALDIRI KAPASİTESİ ZAYIFLATILIYOR Askeri uzmanlara göre, tüm SİHA’ları havada düşürmek zor olsa da, depolama ve fırlatma üslerine yönelik saldırılar Rus ordusunun saldırı kapasitesini ciddi biçimde zayıflatıyor. 2025 boyunca Kırım’da gerçekleştirilen bu operasyonlar, Rusya’nın hava ve SİHA altyapısının savunmasızlığını ortaya koyarken, Ukrayna’nın karşı koyma harp kabiliyetlerinin ulaştığı noktayı da gözler önüne serdi.

Ukraynalı vekil Kostyantın Kasay'dan Türkiye'ye övgü: "Her zaman güvenilir bir ortak oldu" Haber

Ukraynalı vekil Kostyantın Kasay'dan Türkiye'ye övgü: "Her zaman güvenilir bir ortak oldu"

Ukrayna'da Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'ın partisi olan iktidardaki "Halkın Hizmetkârı" Partisi Milletvekili Kostyantın Kasay (Kostiantyn Kasai), Kırım Haber Ajansının (QHA) sorularını yanıtladı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından gündeme taşınan barış planı ve daha sonra ABD-Ukrayna arasında gerçekleşen müzakere sürecini değerlendiren Kasay, Türkiye'nin süreçteki rolünü ve Karadeniz'de artan gerilimi yorumladı. KOSTYANTIN KASAY: SINIRLARIMIZ DOKUNULMAZDIR Müzakere heyetinin üyesi olmadığı için müzakerelerin şu an tam olarak hangi aşamada olduğu hakkında bir yorum yapamayacağını söyleyen Ukraynalı vekil, "Ama açık kaynaklardaki bilgilere dayanarak müzakerelerin henüz başlangıç aşamasında olduğunu söyleyebilirim. ABD’nin öneriler sunduğunu, Rusya’nın kendi fikirlerini söylediğini görüyoruz. Biz ise Ukrayna olarak net tutumuna sahibiz. Bizim tutumumuz uluslararası politikayla örtüşüyor. Özellikle de sınırlarımıza dair tutumumuz. Sınırlarımız dokunulmazdır. Bana göre başlangıç noktası da bu olmalı." dedi. "RUSYA’NIN NE YAPABİLECEĞİNİ ANCAK TANRI BİLEBİLİR" Karadeniz bölgesinde artan saldırılara yönelik olarak ise Kasay, "Türk mevkidaşlarımızda yaptığımız görüşmelerde de bu konu ele alındı. Bence biz bu konuda gerçeklere dayanarak mantıklı bir cevap verdik. Rusya saldırıyor, o saldırgan bir devlettir. Rusya’nın ne yapabileceğini ancak Tanrı bilebilir. Ukrayna’nın tutumuna gelince; Ukrayna kendini savunmak için özel operasyonlar yürütüyor. Bu operasyonlar sadece askerî hedeflere yönelik." ifadelerini kullandı. 2025 yılı içerisinde İstanbul'da gerçekleşen görüşmeleri ve Türkiye'nin tutumunu değerlendiren Kasay, "Müzakereler konusunda Türkiye’nin rolünün çok önemli olduğunu düşünüyoruz ve bunun için Türkiye’ye çok minnettarız. Ukrayna toprak bütünlüğü konusunda da net tutum sergiledikleri için müteşekkiriz. Türkiye yönetimi çok net olarak 'Kırım Ukrayna’dır. Devlet sınırları dokunulamaz.' diyor." şeklinde konuştu. UKRAYNA PARLAMENTOSU SERBEST TİCARET ANTLAŞMASINI ONAYLAYACAK MI? Milletvekili, Ukrayna-Türkiye Serbest Ticaret Antlaşması'nın Ukrayna Parlamentosunun gündemine ne zaman geleceğine ilişkin soruyu ise şu şekilde yanıtladı: Bildiğim kadarıyla Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Kıyiv’i ziyaret ederek Parlamentomuzda konuşma yapmaya davet etti. Eminim ki, Sayın Erdoğan bu daveti kabul ederek Kıyiv’e gelir ve biz de bu antlaşmayı onaylarız. "BARIŞA ULAŞMA NOKTASINDA SİYASİ SLOGANLARI BİR KENARA BIRAKTIK" Öte yandan başkent Ankara ziyaretlerini değerlendiren Kasay, "Belki şunu belirtmekte fayda var; Ben iktidar partisi olan 'Halkın Hizmetkârı' Partisi temsilcisiyim; saygıdeğer Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve Ahtem Çiygöz ise 'Avrupa Dayanışması"'Partisi milletvekilleri. Yani bir muhalefet partisi. Ancak gördüğünüz gibi birlikte çalışıyoruz ve bunun doğru olduğuna inanıyorum. Çünkü bu şekilde tüm topluma, Kırım Tatarlarına ve Türkiye halkına Ukrayna için çalıştığımızı gösteriyoruz. Barışa ulaşma noktasında siyasi sloganları bir kenara bıraktık ve bunun önemli olduğunu düşünüyorum." açıklamasında bulundu. Türkiye'nin kendileri açısından önemli bir ülke olduğunun altını çizen Kasay şöyle konuştu: Türkiye, her zaman önemli ve güvenilir bir ortak olmuştur ve üstlendikleri tüm yükümlülükleri yerine getiriyor. Bunu, İstanbul’da gerçekleşen müzakereler de kanıtladı. Türkiye, bugün de bir müzakere platformu olarak hareket etmeye devam ediyor. Türk tarafına ve şahsen Recep Tayyip Erdoğan’a, savaş esirlerimizin geri dönmesi için gösterdikleri büyük ve samimi çabalardan dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bunun için minnettarım.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.