SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kıbrıs

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kıbrıs haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kıbrıs haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Erhürman ve Hristodulidis, temasları sürdürme konusunda anlaştı Haber

Erhürman ve Hristodulidis, temasları sürdürme konusunda anlaştı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis, Birleşmiş Milletler (BM) İyi Niyet Misyon Ofisi’nde bir araya geldi. BM himayesinde gerçekleştirilen görüşmenin ardından iki liderin, temaslarını sürdürmek ve gelecek dönemde yeniden görüşmek üzere anlaşmaya vardığı bildirildi. BM tarafından yapılan açıklamada, liderlerin ara bölgede olumlu bir atmosferde görüştüğü belirtildi. Açıklamada ayrıca, Erhürman ve Hristodulidis'in BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Angela Holguín’in yaklaşan ziyaretini beklediklerini ifade ettikleri kaydedildi. PİLE’DEKİ FESTİVALE BİRLİKTE KATILACAKLAR Erhürman ve Hristodulidis, 17 Ekim Cumartesi günü Pile köyünde düzenlenecek festivale birlikte katılma konusunda anlaşmaya vardı. Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarının bir arada yaşadığı Pile köyünde düzenlenecek festivalin yanı sıra Erhürman ve Hristodulidis, iki toplum arasındaki iş birliğini ilgilendiren çeşitli mekanizmaların toplantılarına da birlikte katılmayı kararlaştırdı. TEKNİK KOMİTELERİN TOPLANTILARINA KATILACAKLAR BM açıklamasına göre Erhürman ve Hristodulidis, Kültürel Miras Teknik Komitesi ile Gençlik Teknik Komitesi ve Sivil Toplum Danışma Organı Yönlendirme Komitesi’nin yaklaşan toplantılarına birlikte katılma kararı aldı. Söz konusu komiteler, kültürel mirasın korunması, gençler arasındaki temasların geliştirilmesi ve sivil toplum düzeyindeki iş birliğinin desteklenmesi gibi alanlarda faaliyet gösteriyor. BM tarafından yapılan açıklamada, Erhürman ve Hristodulidis’in görüşmeleri sürdürmek amacıyla gelecek hafta yeniden bir araya gelme konusunda anlaştığı bildirildi.

Kırım Tatar yazar Serra Menekay’ın “Köklerden Dallara” romanı Ankara'da tanıtıldı Haber

Kırım Tatar yazar Serra Menekay’ın “Köklerden Dallara” romanı Ankara'da tanıtıldı

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Kırım Tatar yazar Serra Menekay’ın Kırım’dan Balkanlar’a ve Kıbrıs’a uzanan göç ile Kıbrıs’ın yakın geçmişini konu alan “Köklerden Dallara” adlı tarihî romanının tanıtım toplantısına ev sahipliği yaptı. Konferans, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın teşrifleriyle 4 Ekim 2026 tarihinde Dr. Ahmet İhsan Kırımlı Sosyal Tesisindeki Bekir Sıtkı Çobanzade Kütüphanesinde gerçekleştirildi. Program, Kırım Derneği Genel Merkezi Kırım Tatar Halk Oyunları ve Müzik Topluluğu Cıyın Ansambli'nin geleneksel dansları "Ağır ava ve Qaytarma" ile başladı. Programın açış konuşmasını yapan Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, böylesi bir programa ev sahipliği yaptıklarından ötürü duyduğu memnuniyeti dile getirdi ayrıca Ersin Tatar'ın aralarında olmasından onur duyduğunu belirtti. Kırım Hanlığı’nın 1783 yılında yıkılmasının ardından Kırım’dan, Romanya ve Moldova’dan İdil (Volga) Nehri’ne kadar uzanan Kıpçak coğrafyasından Osmanlı topraklarına göçlerin başladığını vurgulayan Şahin, bu göçlerin Kırım Harbi’nden sonra kitlesel hâle geldiğini ifade etti. Şahin, “Bu göçler münferit olarak Kırım’da devletimizin yıkılmasından hemen sonra başlamış, Kırım Harbi’nden sonra da kitlesel göçlere dönüşmüştür. 1920-23’lere kadar devam eden bu göçlerdeki sayı, kendileri de Kırım Tatarı olan Prof. Dr. Halil İnalcık, Prof. Dr. Kemal Karpat gibi merhum hocalarımızın tespitlerine göre 2 milyon civarındadır. Bu nüfusun tamamı Osmanlı coğrafyasına dağılmıştır.” dedi. Ayrıca, Ersin Tatar’ın aile tarihinin de bu sürece dâhil olduğunu aktaran Şahin, “Sayın Cumhurbaşkanım, sizlerin aile tarihinin de bu sürece dâhil olması bizlerin size bakışını daha anlamlı hâle getirmektedir.” ifadesini kullandı. Başkan Şahin, bugün vatanları Kırım’da yaşayan Kırım Tatarlarının sayısının net bir sayım olmamasına rağmen tahminlere göre 400 bin civarında olduğunu belirterek, Kırım dışında ise bu nüfusun en az 20 katı insanın yaklaşık 20 ülkeye dağılmış şekilde yaşadığını söyledi. Kırım Tatarlarının en kalabalık yaşadığı ülkenin Türkiye olduğunu kaydeden Şahin, “Biz de burada Genel Merkez olarak 23 şube ve 12 temsilcilikle çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Buradaki teşkilât sayımız, bize bağlı olmayan bağımsız derneklerle birlikte 45 civarındadır ve bizler Kırım Tatar Teşkilâtları Platformu adı altında ortak hareket kabiliyetine sahibiz.” şeklinde konuştu. Bunun yanı sıra, Kırım Tatarlarının yakın tarihinde İsmail Bey Gaspıralı, Bekir Sıtkı Çobanzade ve Mustafa Cemiloğlu gibi isimleri yetiştirdiğini belirten Şahin, halkın ilim, sanat, kültür ve iş dünyasında da çok yönlü pek çok insanı Türk Dünyasının hizmetine sunduğunu şu ifadelerle söyledi: Dünyadaki Kırım Tatar diasporası aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de doğal diasporasıdır. Bugün yalnızca bölge siyasetinin değil, dünya siyasetinin de Karadeniz’de Kırım’a, Akdeniz’de ise Kıbrıs’a kilitlendiğini vurgulayan Şahin, “Önümüzdeki süreçte bu iki adanın önemi daha da artacaktır. Biz Kırım Tatarları Kıbrıs’ımıza ve orada yaşayan kardeşlerimize sizin şahsınızda en güçlü muhabbetimizi, sevgimizi, saygımızı ve desteğimizi iletiyoruz.” ifadelerini kullandı. Kırım Derneği Genel Merkezi’nde bir gün önce Batı Trakya Türklüğünün ve bütün Türk dünyasının en yiğit evlatlarından biri olan Dr. Sadık Ahmet’i andıklarını hatırlatan Şahin, eşi Işık Sadık Ahmet’i konuk ettiklerini belirterek, “Onun aziz hatırası önünde de bir kez daha saygıyla eğiliyoruz.” dedi. Bununla birlikte Başkan Şahin, Ersin Tatar’a Kırım Tatar kalpağı ile Genel Merkezin 70 yıllık tarihini anlatan “70 Yaşında Bir Çınar” adlı kitabı da hediye etti. TATAR: KIRIM TATARLARI DEĞERLERİNİ KORUYARAK BUGÜNLERE GELDİ KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da Kırım Tatarlarının Osmanlı coğrafyasından Kıbrıs’a, Özbekistan’dan Amerika’ya kadar dünyanın farklı bölgelerine dağıldığını belirterek, yaşadıkları cefalara rağmen değerlerini koruduklarını vurguladı. Tatar, Kırım Tatarlarının “hiçbir zaman yılmadan, hiçbir zaman pes etmeden o değerlerini koruyarak” bugünlere geldiğini aktararak, “Esaslı böyle bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin de çok önemli değerlerinin içerisine bağlı olan bir millet, bir cefa ve dolayısıyla bunu gururla birlikte yaşıyoruz.” dedi. Bu yollarda hayatlarını kaybedenlere, Gaspıralı’ya ve benzeri kahramanlara minnet, saygı ve şükranlarını sunan Tatar, “Onlara bir kez daha teşekkür ediyorum. Ve tabii ki Türkiye’nin büyük önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e rahmet ve minnet diliyorum.” ifadelerini kullandı. MENEKAY: ROMANIN ÇİMENTOSUNU ERSİN TATAR’IN AİLE HİKÂYESİ OLUŞTURDU Kırım Tatarı yazar Serra Menekay da Kıbrıs’la ilgili bir roman yazmak istediğini belirterek, “Ben bunu hep yazmak istiyordum. Hani böyle bana çok güçlü bir çimento lazımdı. İşte romanın çimentosu Sayın Cumhurbaşkanımın ailesinin hikâyesi oldu.” dedi. Menekay, kitabı sekiz ayda yazdığı için övüldüğünü ancak bunun övülecek bir tarafı olmadığını ifade ederek, “O kadar kolaydı ki, ilk defa bu kadar kolay yazdım.” şeklinde konuştu. Romanı evde bir sohbet yazar gibi kaleme aldığını açıklayan Menekay, Ersin Tatar’ın dedesi Cemal Müftüzade’nin Dr. Fazıl Küçük’ün müsteşarı olduğunu, Tatar’ın babası Hüsrev Tatar’ın ise Rauf Denktaş’ın yıllarca yanında bulunduğunu ifade etti. Menekay, “Dolayısıyla ben ikisini konuşturuyorum, Kıbrıs’ın yakın tarihi yazılmış oluyor. O kadar kolaydı işte.” dedi. Romanın ortaya çıkmasını sağlayan Ersin Tatar’a teşekkür eden Menekay, “İlle de beni bir Kırımlı yazsın diyen, beni buldurtan Sayın Cumhurbaşkanımın bu romanı mümkün kıldığı için ve bana, ‘Ben biyografi yazmıyorum efendim, ben gazeteci değilim, biyografi istiyorsanız başkası yazması lazım ama ne olur ben bunu roman yazayım’ dediğimde, ‘Köklerimi vurgula benim, benim Kırımlı olduğumu vurgula’ dediği için ve bütün bu sekiz aylık süreçte, benim abim olduğum için, beni ailesinin bir ferdi gibi kucaklayıp bütün olanakları açıp benim herkesin hikâyesini diline kadar öğrenmemi sağladığı için sayın Cumhurbaşkanım Ersin Tatar Bey’e şükranlarımla bu kitabın özel baskısını armağan etmek istiyorum.” ifadelerine yer verdi. Ayrıca Menekay, kitabın ilk baskısını kendisine destek olan ve bu hikâyenin ortaya çıkması için zorluklara aldırmadan başvuran kişilere minnetlerini ifade ederek hediye etti. Program, yazarın kitap imzalamasıyla sona erdi.

KKTC Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu Vaşington’da konuştu: "Rumlarla yeni bir ortaklık seçeneği yoktur" Haber

KKTC Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu Vaşington’da konuştu: "Rumlarla yeni bir ortaklık seçeneği yoktur"

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurul çalışmaları kapsamında bulunduğu New York’taki temaslarını tamamlayarak geçtiği Vaşington’da Türk basın mensuplarıyla bir araya geldi. Gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunan Ertuğruloğlu, Kıbrıs meselesinde de facto bir çözümün zaten mevcut olduğunu vurguladı. ERTUĞRULOĞLU'NDAN BM GÜVENLİK KONSEYİ İLE AB ELEŞTİRİSİ Bakan Ertuğruloğlu, KKTC ile ilgili uluslararası gündeme dair esasa ilişkin bir değişim olmadığını ve statükonun devam ettiğini belirtti. Ertuğruloğlu, Kıbrıs sorununun özünde, "Rumların hak etmedikleri bir devlet statüsünde, KKTC'deki Türklerin ise hak etmedikleri bir şekilde toplum statüsünde" görülmeleri olduğunu vurguladı. Bu sorunu yaratan unsurların da esasen 1964 yılında Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinin verdiği kararlar ve daha sonra da 2004'te Avrupa Birliği'nin (AB) Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni (GKRY) AB'ye alması olduğunun altını çizen Ertuğruloğlu, bu uluslararası yaklaşımla sorunun çözülmesinin zaten mümkün olmadığını ifade etti. Ada'daki Rumlarla mevcut koşullarda müzakere etmenin herhangi bir anlamının bulunmadığına işaret eden Bakan Ertuğruloğlu, "Bu, uzun soluklu bir mücadeledir. Çok şanslıyız ki arkamızda ana vatan Türkiye gibi çok güçlü bir ülke var." dedi. Türkiye'nin KKTC ile ilgili kararlı duruşu olmasa Ada'da Kıbrıs Türkü olarak kimsenin bırakılmayacağını ve Ada'nın Girit'e dönüştürüleceğini belirten Ertuğruloğlu, Ankara'nın gücü ve etkisi sayesinde bugün KKTC'nin birçok uluslararası aktörle doğrudan görüşebildiğini dile getirdi. MEVCUT DURUM, DE FACTO ÇÖZÜMDÜR Ertuğruloğlu, şöyle konuştu: Dış politikada artık gelinen nokta sondur; iki egemen eşit devlet, eşit uluslararası statü politikası. Rumlarla yeni bir ortaklık kurma diye bir seçenek yoktur. Bitti. Ortak olmayı denedik, sonra başımıza geleni yaşıyoruz. Karşımızdaki Rumların mantalitesi değişmemiştir ve bunu şımartan bir uluslararası camia var. O yüzden mevcut durum, de facto çözümdür diyoruz: İki komşu egemen eşit devlet. Uluslararası aktörlerin yaklaşımlarının değişmediğini vurgulayan Ertuğruloğlu, "O yüzden mevcut durum çözümdür, bundan geri atma lüksümüz yoktur, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni daha iyi yönetme görevimiz vardır ve ana vatanımız ile adım adım beraber hareket etme... Başka bir yol yok." ifadelerini kullandı. Mevcut durumda KKTC'nin dış politikası açısından bu statükonun korunacağını belirten Ertuğruloğlu, bu konuda Türkiye ile tamamen koordinasyon içinde adımlarını atmaya devam edeceklerinin altını çizdi. GKRY İLE İSRAİL ARASINDAKİ İLİŞKİLERE VURGU GKRY'de bugün düzenlenecek geçit törenine Amerikan, İngiliz ve Fransız askerlerinin de katılacağını anlatan Ertuğruloğlu, Kıbrıs Rumlarının son dönemde İsrail ile ilişkilerine dikkati çekti. GKRY ile İsrail arasındaki yakın ilişkilere de atıf yapan Bakan Ertuğruloğlu, bu ilişkiden çok rahatsız olduklarının altını çizdi. "İsrail, kriz yaratmaktan medet uman bir devlet, barış değil düşman yaratan ve ondan beslenen bir devlet." şeklinde konuşan Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, özellikle İsrail'in Gazze'deki soykırımından sonra Ankara'nın Tel Aviv'e çok net tepki gösterip insani duruş sergilediğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu noktadaki kararlı duruşunun çok önemli olduğunu vurgulayan Ertuğruloğlu, İsrail'in bölgede istikrarsızlık yayan bir ülke olmaya devam ettiğini söyledi. ABD'NİN GKRY'YE SİLAH SATIŞINA GÖNDERME Ertuğruloğlu, ABD'nin GKRY'ye silah satmasını ve burada askerî eğitim vermesini eleştirerek, "Bunu burada Amerikalı muhataplarımıza sorduğumuzda doğru düzgün bir cevap veremiyorlar." dedi. ABD ya da başka bir ülkeye "düşman" olmadıklarını belirten Ertuğruloğlu, bununla beraber "kimseye teslim bayrağı çekmeyeceklerini" ve Türkiye'nin desteğiyle "Ada'daki varlıklarını korumaya devam edeceklerini" vurguladı.

Kıbrıslı Rum siyasetçilerden Kıbrıs Türklerine yönelik katliamlarla yüzleşme çağrısı Haber

Kıbrıslı Rum siyasetçilerden Kıbrıs Türklerine yönelik katliamlarla yüzleşme çağrısı

Kıbrıslı Rum siyasetçiler, Kıbrıs Adası'nda geçmişte Kıbrıs Türklerine yönelik gerçekleştirilen saldırı ve katliamlarla yüzleşilmesi, faillerin cezalandırılması ve tarafların karşılıklı özür dilemesi çağrısında bulundu. Eski Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Dışişleri Bakanı Erato Kozaku Markulli, sosyal medya hesabından 2016 yılında yaptığı ve toplu mezarlara ait fotoğrafların yer aldığı paylaşımını yeniden yayımlayarak, 14 Ağustos 1974'te Rum çetelerince Atlılar, Muratağa, Sandallar ve Taşkent'te öldürülen Kıbrıs Türklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Markulli, Kıbrıs Türklerinin öldürülmesi nedeniyle hiçbir Rum'un cezalandırılmadığını belirterek, "Gerçekleri kabul edelim, karşılıklı özür dileyelim." çağrısında bulundu. Ada'da aşırı sağın bugün de tehdit oluşturduğuna dikkati çeken Markulli, Atlılar, Muratağa, Sandallar ve Taşkent'te yaşananları "cezalandırılmayan suçlar, söylenmeyen gerçekler, iyileşmeyen yaralar ve dinmeyen acılar" olarak nitelendirdi. Gerçeklerin kabul edilmemesi hâlinde Kıbrıs'ta barışın inşa edilemeyeceğini belirten Markulli, tarafların birbirlerinin acılarını anlaması gerektiğini vurguladı. "GÖRMEZDEN GELİNEMEZ" GKRY Milletvekili Yorgos Kukumas da yazılı açıklamasında, Kıbrıs Türklerine yönelik saldırıların Kıbrıs tarihinin yeterince bilinmeyen sayfalarından biri olduğunu belirterek, bu olayların Rum toplumunda "görmezden gelinemeyeceğini" ifade etti. Kukumas, Ağustos 1974'te Gazimağusa bölgesindeki Muratağa, Sandallar ve Atlılar köylerinde 126 Kıbrıs Türkü kadın, çocuk ve yaşlının Rum çeteleri tarafından öldürülmesini, ayrıca Toçni'de çok sayıda Kıbrıs Türkü erkeğin katledilmesini "tarihin kara sayfalarından biri" olarak nitelendirdi. Saldırıların Rum aşırı sağ unsurlar tarafından gerçekleştirildiğini belirten Kukumas, faillerin büyük bölümünün bugüne kadar cezalandırılmadığına dikkati çekti. Kukumas, Kıbrıs meselesindeki siyasi görüşü ne olursa olsun hiçbir insanın Kıbrıs Türkü çocukların toplu hâlde kuyularda bulunması ve kalıntılarının yıllar sonra ortaya çıkarılması gibi gerçekleri görmezden gelemeyeceğini ifade etti. MURATAĞA-SANDALLAR VE ATLILAR KATLİAMI 1974 yılında Rum askeri, polisi ve Rum çeteleri tarafından Muratağa, Sandallar ve Atlılar köylerinde gerçekleştirilen saldırılarda, çoğunluğu kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan 126 Kıbrıs Türkü hayatını kaybetti. Öldürülen Kıbrıs Türklerinin naaşları toplu mezarlara konuldu. Atlılar köyündeki toplu mezar 20 Ağustos 1974'te, Muratağa-Sandallar'daki toplu mezar ise bir çobanın toprağın üzerinde insan eli fark etmesinin ardından 2 Eylül 1974'te ortaya çıkarıldı. Kıbrıs Türklerine yönelik bu saldırılar, Kıbrıs Barış Harekatı'nın ikinci aşamasının gerekçeleri arasında gösterildi.

BM Genel Sekreteri Guterres, Kıbrıs'ta Erhürman ve Hristodulidis ile görüştü Haber

BM Genel Sekreteri Guterres, Kıbrıs'ta Erhürman ve Hristodulidis ile görüştü

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in öncülüğünde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis arasında Lefkoşa'daki BM Ara Bölgesi'nde üçlü görüşme gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a görüşmede Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ ile Diplomasi ve Dış İlişkiler Danışmanı İpek Borman eşlik etti. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e ise, BM Siyasi İşler ve Barış İnşasından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary A. DiCarlo, BM Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguín Cuellar, Özel Asistan Tiyanjana Mphepo ve BM Siyasi İşler Görevlisi Ruth Sigalus eşlik etti. BM Merkezi'nde sabah saatlerinde başlayan görüşme yaklaşık bir saatin ardından sona erdi. Görüşmenin ardından KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ile GKRY lideri Hristodulidis bölgeden ayrılırken, BM Genel Sekreteri Guterres basın toplantısı düzenledi. Guterres, taraflar ve garantör ülkelerden "Beş Artı Bir" formatındaki toplantıya geçilmesi konusunda onay aldığını belirterek, bu sürecin başlaması için güven artırıcı adımların, metodolojik hazırlıkların ve içerik çalışmalarının tamamlanması gerektiğini söyledi. "BM BARIŞI ZORLA DAYATAMAZ" Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık'ın sürece desteğinin önemine dikkat çeken Guterres, garantör ülkelerin yapıcı katkılarının devam edeceğine inandığını ifade etti. BM'nin çözümü taraflara dayatamayacağını vurgulayan Guterres, "BM barışı zorla dayatamaz ancak Kıbrıs halkına destek verme kararlılığını sürdürmektedir." dedi. Guterres, Kıbrıs'ta kalıcı bir çözüme ulaşılmasının yalnızca ada halkının barış ve refahı açısından değil, aynı zamanda giderek daha istikrarsız hâle gelen Doğu Akdeniz ve çevre bölge için de önemli bir istikrar unsuru olacağını belirtti. Guterres ayrıca, sürecin ilerleyebilmesi için taraflar arasında güvenin artırılmasının ve gerekli hazırlıkların tamamlanmasının kritik öneme sahip olduğunu kaydetti.

MSB'den Avrupa Parlamentosuna "Kıbrıs" tepkisi: "Türk askeri barışın teminatıdır" Haber

MSB'den Avrupa Parlamentosuna "Kıbrıs" tepkisi: "Türk askeri barışın teminatıdır"

Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Avrupa Parlamentosunun Kıbrıs'a ilişkin kararına sert tepki göstererek, Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan iddiaların "mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça" olduğunu belirtti. Bakanlığın HAVELSAN'da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından basın mensuplarının sorularına yönelik yapılan açıklamada, Avrupa Parlamentosunun Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı sistematik saldırıları, katliamları ve zorla göç ettirmeleri görmezden geldiği ifade edildi. Avrupa Parlamentosunda Kıbrıs konusunda alınan karara ilişkin Bakanlık tarafından, "Kıbrıs Türk halkının Ada'da maruz kaldığı sistematik saldırıların, katliam ve zorla göç ettirmelerin üzerine Kıbrıs Türk halkını yok olmaktan kurtaran 1974 Barış Harekatı hakkında, Avrupa Parlamentosu tarafından kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça iddiaları ve alınan kararı şiddetle reddediyoruz." denildi. "KATLİAMLARI GÖRMEZDEN GELENLERİN BUGÜN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİ SUÇLAMAYA KALKMASI TRAJİKOMİKTİR" Kararın, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı katliamları, toplu mezarları ve yıllarca süren insanlık dışı saldırıları görmezden geldiği, bu durumun Avrupa Parlamentosundaki akıl tutulmasının ve Rum propagandasını esas alan tek taraflı yaklaşımın açık bir göstergesi olduğu aktarıldı. Bakanlık, Enosis hedefi doğrultusunda 1963'ten itibaren EOKA tarafından 103 Türk köyünün yakılıp yıkıldığını, yaklaşık 30 bin Kıbrıs Türkünün yerinden edildiğini ve çok sayıda kadın, çocuk ile yaşlının hayatını kaybettiğini hatırlatıldı. Açıklamada, "Kanlı Noel'de, Ayvasıl'da, Muratağa, Sandallar ve Atlılar'da işlenen katliamları görmezden gelenlerin bugün Türk Silahlı Kuvvetlerini suçlamaya kalkması trajikomiktir." ifadelerine yer verildi. MSB tarafından yapılan açıklamada, Türkiye'nin garantör devlet olarak uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yetkileri çerçevesinde Kıbrıs Türk halkının güvenliğini sağlamayı sürdüreceğini ve Ada'da kalıcı barış ile istikrarın korunmasına katkı vermeye devam edeceğini belirterek şu ifadeler kullanıldı: Türk askerinin Ada'daki varlığı, yarım asrı aşkın süredir barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti, garantör devlet olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni, Kıbrıs Türk halkının hak, menfaat ve güvenliğini bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sağlamaya devam edecektir. Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün, her zamankinden daha fazla kararlıdır.

Türkiye ve KKTC'den AB'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi kararına sert tepki! Haber

Türkiye ve KKTC'den AB'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi kararına sert tepki!

Avrupa Komisyonu, Başkan Yardımcısı Raffaele Fitto'yu Avrupa Birliği'nin (AB) Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak atadı. Türkiye ise atamayı AB'nin iç meselesi olarak değerlendirdiğini belirterek, AB'nin Kıbrıs konusunda tarafsızlığını yitirdiğini vurguladı. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli yaptığı açıklamada, Avrupa Komisyonu tarafından yeniden bir "Kıbrıs Özel Temsilcisi" atanmasını geçmişteki benzer örneklerde olduğu gibi AB'nin iç meselesi olarak değerlendirdiklerini belirtti. Keçeli, AB'nin 2004 yılında BM Kapsamlı Çözüm Planı'nı reddetmesine rağmen Kıbrıs Rum tarafını Birliğe üye kabul ederek Kıbrıs meselesindeki tarafsızlığını kaybettiğini ifade etti. AB kurumlarının, özellikle Avrupa Parlamentosunun Kıbrıs konusundaki yanlı tutumunu sürdürdüğünü belirten Keçeli, yeni temsilcinin bu yaklaşımın değişmesine katkı sunmasını beklediklerini kaydetti. Keçeli ayrıca, Kıbrıs meselesinin çözümünün ancak adadaki mevcut gerçekler temelinde, egemen eşitliğe sahip iki devlet arasında yürütülecek müzakerelerle mümkün olabileceğini vurguladı. KKTC: KABUL EDİLEMEZ BİR ADIM Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı da Avrupa Komisyonunun Komisyon Başkan Yardımcısı Fitto'yu "Kıbrıs Özel Temsilcisi" olarak atamasına sert tepki gösterdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, söz konusu atamanın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) tavsiyesiyle, tek taraflı ve "gayrıyasal" şekilde gerçekleştirildiği belirtilerek, Kıbrıs Türk halkının iradesi ve rızası yok sayılarak yapılan bu adımın kabul edilemez olduğu belirtildi. Açıklamada, atamanın provokatif bir girişim olduğu ifade edilerek, AB'nin Kıbrıs meselesindeki taraflı tutumunu bir kez daha ortaya koyduğu vurgulandı. KKTC Dışişleri Bakanlığı, AB'nin 2004 yılında Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını göz ardı ederek GKRY'yi tek taraflı şekilde üyeliğe kabul etmesiyle Kıbrıs konusundaki tarafsızlığını ve güvenilirliğini kaybettiğini belirtti. Bakanlık açıklamasında, taraflar arasında ortak bir zemin bulunmadığına dikkat çekilerek, planlanan gayriresmî toplantı öncesinde AB'nin GKRY ile birlikte hareket ederek Kıbrıs Türk tarafı üzerinde baskı kurmaya ve "oldubitti" yaratmaya yönelik girişimlerinin sonuçsuz kalacağı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Kıbrıs'ta kalıcı ve gerçekçi bir çözümün ancak adadaki iki tarafın egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü temelinde kurulacak iş birliğiyle mümkün olacağı kaydedildi. KKTC Dışişleri Bakanlığı, AB'nin Kıbrıs sorununda samimiyetini gösterebilmesi için öncelikle Kıbrıs Türk halkına yönelik siyasi, ekonomik ve kültürel kısıtlamaları kaldırması gerektiğini belirterek, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü tanınmadığı sürece AB'nin tek taraflı adımlarının Kıbrıs Türk halkı açısından "yok hükmünde" sayılacağını ve hükümet tarafından muhatap alınmayacağını bildirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.