Türkiye ve KKTC'den AB'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi kararına sert tepki!
Türkiye ve KKTC'den AB'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi kararına sert tepki!
Avrupa Komisyonunun Raffaele Fitto'yu AB'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak atamasına Türkiye ve KKTC tepki gösterdi.
Haber Giriş Tarihi: 14.07.2026 10:56
Haber Güncellenme Tarihi: 14.07.2026 10:56
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Avrupa Komisyonu, Başkan Yardımcısı Raffaele Fitto'yu Avrupa Birliği'nin (AB) Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak atadı. Türkiye ise atamayı AB'nin iç meselesi olarak değerlendirdiğini belirterek, AB'nin Kıbrıs konusunda tarafsızlığını yitirdiğini vurguladı.
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli yaptığı açıklamada, Avrupa Komisyonu tarafından yeniden bir "Kıbrıs Özel Temsilcisi" atanmasını geçmişteki benzer örneklerde olduğu gibi AB'nin iç meselesi olarak değerlendirdiklerini belirtti.
Keçeli, AB'nin 2004 yılında BM Kapsamlı Çözüm Planı'nı reddetmesine rağmen Kıbrıs Rum tarafını Birliğe üye kabul ederek Kıbrıs meselesindeki tarafsızlığını kaybettiğini ifade etti.
AB kurumlarının, özellikle Avrupa Parlamentosunun Kıbrıs konusundaki yanlı tutumunu sürdürdüğünü belirten Keçeli, yeni temsilcinin bu yaklaşımın değişmesine katkı sunmasını beklediklerini kaydetti.
Keçeli ayrıca, Kıbrıs meselesinin çözümünün ancak adadaki mevcut gerçekler temelinde, egemen eşitliğe sahip iki devlet arasında yürütülecek müzakerelerle mümkün olabileceğini vurguladı.
KKTC: KABUL EDİLEMEZ BİR ADIM
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı da Avrupa Komisyonunun Komisyon Başkan Yardımcısı Fitto'yu "Kıbrıs Özel Temsilcisi" olarak atamasına sert tepki gösterdi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, söz konusu atamanın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) tavsiyesiyle, tek taraflı ve "gayrıyasal" şekilde gerçekleştirildiği belirtilerek, Kıbrıs Türk halkının iradesi ve rızası yok sayılarak yapılan bu adımın kabul edilemez olduğu belirtildi.
Açıklamada, atamanın provokatif bir girişim olduğu ifade edilerek, AB'nin Kıbrıs meselesindeki taraflı tutumunu bir kez daha ortaya koyduğu vurgulandı.
KKTC Dışişleri Bakanlığı, AB'nin 2004 yılında Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını göz ardı ederek GKRY'yi tek taraflı şekilde üyeliğe kabul etmesiyle Kıbrıs konusundaki tarafsızlığını ve güvenilirliğini kaybettiğini belirtti.
Bakanlık açıklamasında, taraflar arasında ortak bir zemin bulunmadığına dikkat çekilerek, planlanan gayriresmî toplantı öncesinde AB'nin GKRY ile birlikte hareket ederek Kıbrıs Türk tarafı üzerinde baskı kurmaya ve "oldubitti" yaratmaya yönelik girişimlerinin sonuçsuz kalacağı ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, Kıbrıs'ta kalıcı ve gerçekçi bir çözümün ancak adadaki iki tarafın egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü temelinde kurulacak iş birliğiyle mümkün olacağı kaydedildi.
KKTC Dışişleri Bakanlığı, AB'nin Kıbrıs sorununda samimiyetini gösterebilmesi için öncelikle Kıbrıs Türk halkına yönelik siyasi, ekonomik ve kültürel kısıtlamaları kaldırması gerektiğini belirterek, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü tanınmadığı sürece AB'nin tek taraflı adımlarının Kıbrıs Türk halkı açısından "yok hükmünde" sayılacağını ve hükümet tarafından muhatap alınmayacağını bildirdi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Türkiye ve KKTC'den AB'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi kararına sert tepki!
Avrupa Komisyonunun Raffaele Fitto'yu AB'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak atamasına Türkiye ve KKTC tepki gösterdi.
Avrupa Komisyonu, Başkan Yardımcısı Raffaele Fitto'yu Avrupa Birliği'nin (AB) Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak atadı. Türkiye ise atamayı AB'nin iç meselesi olarak değerlendirdiğini belirterek, AB'nin Kıbrıs konusunda tarafsızlığını yitirdiğini vurguladı.
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli yaptığı açıklamada, Avrupa Komisyonu tarafından yeniden bir "Kıbrıs Özel Temsilcisi" atanmasını geçmişteki benzer örneklerde olduğu gibi AB'nin iç meselesi olarak değerlendirdiklerini belirtti.
Keçeli, AB'nin 2004 yılında BM Kapsamlı Çözüm Planı'nı reddetmesine rağmen Kıbrıs Rum tarafını Birliğe üye kabul ederek Kıbrıs meselesindeki tarafsızlığını kaybettiğini ifade etti.
AB kurumlarının, özellikle Avrupa Parlamentosunun Kıbrıs konusundaki yanlı tutumunu sürdürdüğünü belirten Keçeli, yeni temsilcinin bu yaklaşımın değişmesine katkı sunmasını beklediklerini kaydetti.
Keçeli ayrıca, Kıbrıs meselesinin çözümünün ancak adadaki mevcut gerçekler temelinde, egemen eşitliğe sahip iki devlet arasında yürütülecek müzakerelerle mümkün olabileceğini vurguladı.
KKTC: KABUL EDİLEMEZ BİR ADIM
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı da Avrupa Komisyonunun Komisyon Başkan Yardımcısı Fitto'yu "Kıbrıs Özel Temsilcisi" olarak atamasına sert tepki gösterdi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, söz konusu atamanın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) tavsiyesiyle, tek taraflı ve "gayrıyasal" şekilde gerçekleştirildiği belirtilerek, Kıbrıs Türk halkının iradesi ve rızası yok sayılarak yapılan bu adımın kabul edilemez olduğu belirtildi.
Açıklamada, atamanın provokatif bir girişim olduğu ifade edilerek, AB'nin Kıbrıs meselesindeki taraflı tutumunu bir kez daha ortaya koyduğu vurgulandı.
KKTC Dışişleri Bakanlığı, AB'nin 2004 yılında Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını göz ardı ederek GKRY'yi tek taraflı şekilde üyeliğe kabul etmesiyle Kıbrıs konusundaki tarafsızlığını ve güvenilirliğini kaybettiğini belirtti.
Bakanlık açıklamasında, taraflar arasında ortak bir zemin bulunmadığına dikkat çekilerek, planlanan gayriresmî toplantı öncesinde AB'nin GKRY ile birlikte hareket ederek Kıbrıs Türk tarafı üzerinde baskı kurmaya ve "oldubitti" yaratmaya yönelik girişimlerinin sonuçsuz kalacağı ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, Kıbrıs'ta kalıcı ve gerçekçi bir çözümün ancak adadaki iki tarafın egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü temelinde kurulacak iş birliğiyle mümkün olacağı kaydedildi.
KKTC Dışişleri Bakanlığı, AB'nin Kıbrıs sorununda samimiyetini gösterebilmesi için öncelikle Kıbrıs Türk halkına yönelik siyasi, ekonomik ve kültürel kısıtlamaları kaldırması gerektiğini belirterek, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü tanınmadığı sürece AB'nin tek taraflı adımlarının Kıbrıs Türk halkı açısından "yok hükmünde" sayılacağını ve hükümet tarafından muhatap alınmayacağını bildirdi.
Son Haberler