SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Derneği

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Derneği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Derneği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

DQTK Genel Sekreteri Bayar: Vatandaşlık, Kırım’daki Türk-Tatar izini siler! Haber

DQTK Genel Sekreteri Bayar: Vatandaşlık, Kırım’daki Türk-Tatar izini siler!

Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar, Kırım Tatarları için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı talep eden ve sosyal medya üzerinden örgütlenen oluşuma ilişkin bir açıklama yaptı. Kişisel sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bayar, Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesi sonrasında Türkiye’ye sığınan ya da ileride sığınması muhtemel Kırım Tatarları için Türk vatandaşlığının gerekli olup olmadığını değerlendirdi. “KIRIM TATARLARI, GENİŞ HAKLARA SAHİP” Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırıları sonrasında Türkiye’ye sığınan Kırım Tatarları için Kırım Derneği olarak çalışma başlattıklarını anımsatan Bayar, “Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı nezdinde bir dizi çalışma yaptık. Yapılan çalışmalar neticesinde Ukrayna ve Kırım'dan Türkiye'ye sığınan ya da sığınacak Kırım Tatarları için özel bir mevzuat oluşturulması sağlandı. Bu kapsamdaki Kırım Tatarlarına Türkiye Cumhuriyeti tarafından ‘uzun süreli ikamet hakkı’ tanındı. Ki bu hak daha önce sadece Ahıska Türklerine tanınan bir haktı.” ifadelerini kaydetti. Bayar, söz konusu hak sayesinde Kırım Tatarlarının; çalışma iznine gerek olmaksızın iş kurabildiği ve sigortalı bir şekilde çalışabildiği, çalışmayanların genel sağlık sigortası kapsamında Türk sağlık sistemine dahil edildiği ve mevzuatın gereklerini karşıladıkları müddetçe Türkiye’de ikamet edebildiklerini belirtti. Bayar, Kırım Tatarları arasındaki Türkiye’ye göç etme ve Türk vatandaşı olma meselesi hakkında tartışmanın yeni olmadığını 18. ve 19. yüzyılların başlarında da bu tartışmaların yaşandığına işaret etti. “TÜRK VATANDAŞLIĞI BÜYÜK GÖÇE YOL AÇAR” Uzun süreli ikamet hakkını alan Kırım Tatarlarının, seçme ve seçilme hakkı dışındaki tüm haklara sahip olduğunu kaydeden Bayar, şu ifadeleri kaydetti: Bir gerçek var ki Kırım'da yaşayan Kırım Tatarları için Türk vatandaşlığı hakkı tanınırsa 5 ile 10 yıl içinde 19. asırda yaşadığımız büyük göç tarihte son defa olarak tekrar edecektir. Ve Kırım'da Türk-Tatar izi Rusların arzusuna hizmet edecek şekilde silinecektir.

Köklüce’de Hıdırellez Şenliği coşkuyla kutlandı! Haber

Köklüce’de Hıdırellez Şenliği coşkuyla kutlandı!

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Köklüce Şubesi tarafından, 30 Mayıs 2026 tarihinde Konya'nın Tuzlukçu ilçesine bağlı Köklüce köyünde Hıdırellez Şenliği düzenlendi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen etkinlikte Kırım Tatar kültürü, halk oyunları, yırlar ve geleneksel lezzetler ön plana çıktı. Şenliğe Tuzlukçu Kaymakamı Harun Okçin, Tuzlukçu Belediye Başkanı Nurettin Akbuğa, Akşehir Belediye Başkan Yardımcısı Cevat Nuri Bozoğlu, Tuzlukçu İlçe Jandarma Komutanı ve İlçe Emniyet Amiri'nin yanı sıra Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, Konya Şube Başkanı Mustafa Sırrı Demirel, Köklüce Şube Başkanı Şaban Atçı ve Eskişehir Kırım Derneği Başkanı Recep Şen katıldı. Program, saygı duruşu, İstiklal Marşı ve Kırım Tatar millî marşı "Ant Etkenmen"in okunmasıyla başladı. Açılış konuşmalarının ardından Kur'an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi ve dua edildi. Konuşmalarında kültürel mirasın korunmasının önemine vurgu yapan Genel Başkan Mükremin Şahin, Tuzlukçu Kaymakamı Harun Okçin ve Tuzlukçu Belediye Başkanı Nurettin Akbuğa, Kırım Tatar kültürünün yaşatılmasına yönelik çalışmaların önemine dikkat çekti. HALK OYUNLARI BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ Sunuculuğunu Tuvgan Til İnternet Sitesi Koordinatörü Oya Deniz Çongar Şahin'in üstlendiği programda, Kırım Derneği Genel Merkezi müzik ve dans topluluğu Cıyın Ansambli tarafından sahnelenen Kırım Tatar halk oyunları büyük beğeni topladı. Tuğçe Ağıral, Hanzade Aktaran, Yaren Tuta, Samet Cengiz ve Vehbi İldar Şahin'den oluşan ekip, "Ağır Ava Kaytarma", "Tım Tım", "Bahçesaray Kaytarması" ve "Emir Celâl" oyunlarını sergiledi. KIRIM TATAR YIRLARI SESLENDİRİLDİ Etkinlikte ayrıca Eskişehir Kırım Derneğinden Sinem Yurt tarafından seslendirilen "Seydosman", "Oneki Ördek" ve "Boztorgay" yırlarına katılımcılar da eşlik etti. Köklüce köyünden Yavuz Topçular ise "Ey Güzel Kırım", "Aluştadan Esken Yeller" ve "Çırpınırdı Karadeniz" eserlerini seslendirdi. Kırım Tatarca şiirlerin okunduğu şenlikte, çibörek, kaşkaş (kaşık börek), köbete ve kavurma börek gibi geleneksel Kırım Tatar yemekleri misafirlere ikram edildi. Günün anısına, Kırım Tatarlarının millî sembolü Tarak Tamga ile süslenmiş şapkalar da katılımcılara hediye edildi. Programın sonunda Cıyın Ansambli üyeleri, Köklüce köyünün gençleriyle bir araya gelerek kültürel faaliyetler üzerine sohbet etti. Dernek ve vakıf temsilcileri ise "Akyar'dan Akşehir'e Bir Göç Hikâyesi" adlı kitabın yazarı Servet Odaman'ın doğduğu ve köyün kuruluş döneminden günümüze ulaşan tarihî evde konuk oldu. Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi tarafından yapılan açıklamada, şenliğin düzenlenmesinde emeği geçen Köklüce Şube Başkanı Şaban Atçı başta olmak üzere yönetim kurulu üyelerine, tertip komitesine, Köklüce halkına ve tüm katılımcılara teşekkür edildi.

Kırım Tatarları Sergisi'nde tarihî hafıza ve direniş vurgusu Haber

Kırım Tatarları Sergisi'nde tarihî hafıza ve direniş vurgusu

Fatma Nur Sarıcaoğlu QHA/Ankara “Kırım Tatarları Sergisi” 20 Mayıs 2026 tarihinde Ankara Zafer Çarşısı Güzel Sanatlar Galesi’nde ziyaretçilere kapılarını açtı. Kırım Derneği öncülüğünde Kırım Vakfı, Dilde, Fikirde, İşte Birlik Federasyonu (DİLFED), Ankara Ukrayna Derneği, Türkiye-Ukrayna Dostluk Derneği, Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği ve Emel Kırım Vakfı iş birliğinde düzenlenen serginin açılış töreni yoğun ilgi ile gerçekleşti. Serginin açılış konuşmaları, DQTK Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkanvekili Av. Namık Kemal Bayar tarafından gerçekleştirildi. Bayar, 18 Mayıs 1944’ün Kırım Tatar tarihinin en acı günlerinden biri olduğunu belirterek, yaklaşık 430 bin Kırım Tatarının Sovyet askerleri tarafından gece yarısı evlerinden alınarak hayvan vagonlarıyla Türkistan, Sibirya ve Ural bölgesine sürgün edildiğini söyledi. Sürgün edilenlerin yaklaşık yüzde 46’sının sürgün sürecinde ve takip eden ilk yıl içerisinde hayatını kaybettiğini ifade eden Bayar, erkeklerin büyük bölümünün o dönemde Kızıl Ordu saflarında savaşta bulunduğunu, sürgüne daha sonra ordudan dönen yaklaşık 50 bin Kırım Tatar askerinin de katıldığını kaydetti. Sergide Kırım Hanlığı dönemine ait eserlerden başlayarak Kırım Tatar millî aydınlanma hareketi, demokratikleşme süreci ve sürgün yıllarına ilişkin fotoğraf ve görsellerin yer aldığını belirten Bayar, Sovyet yönetiminin Kırım Tatar halkını yalnızca sürgün etmekle kalmayıp arşivleri ve tarihî hafızayı da yok etmeye çalıştığını vurguladı. Bayar, sergide ayrıca 1980’li yılların sonlarından itibaren Kırım Tatarlarının sürgünden ana yurtlarına dönüş mücadelesi ile kültürel yeniden diriliş sürecini anlatan çalışmaların da bulunduğunu ifade etti. 2014 yılında Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinin ardından Kırım Tatarlarına yönelik baskıların yeniden arttığını dile getiren Bayar, bugün Rus hapishanelerinde tutulan Kırım Tatar siyasi tutsaklara ilişkin fotoğrafların da sergide yer aldığını söyledi. Etkinliğin hazırlanmasında emeği geçen dernek üyeleri ve destekçilere teşekkür eden Bayar, katılımcıları sergiyi gezmeye davet etti. Sergide Kırım Hanlığı dönemine ait tarihî eserler ve geleneksel Kırım Tatar kıyafetleri yer aldı. Kırım Tatar millî aydınlanma hareketine ilişkin fotoğraf ve belgeler sergilendi. 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nı anlatan görseller ziyaretçilerle buluşturuldu. Kırım Tatarlarının sürgünden ana yurda dönüş mücadelesini yansıtan çalışmalar sergide yer aldı. 2014 Rus işgali sonrası baskıya maruz kalan Kırım Tatar siyasi tutsaklara ilişkin fotoğraflar sergilendi. Sergi, 22 Mayıs 2026 tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.

Kırım Derneğinden 82. yılında "18 Mayıs 1944’te Ne Oldu?" belgeseli Haber

Kırım Derneğinden 82. yılında "18 Mayıs 1944’te Ne Oldu?" belgeseli

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği tarafından hazırlanan “Kırım Tatar Sürgünü Belgeseli | 18 Mayıs 1944’te Ne Oldu?” başlıklı belgesel 18 Mayıs 2026 tarihinde yayımlandı. 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın yıl dönümünde yayımlanan belgeselde, Sovyet askerlerinin sabaha karşı Kırım’daki köylere girerek binlerce Kırım Tatarını zorla sürgüne göndermesi anlatıldı. Belgeselde, çoğunluğu kadınlar, yaşlılar ve çocuklardan oluşan Kırım Tatarlarının hayvan taşımak için kullanılan yük vagonlarına doldurularak bilinmez bir yolculuğa çıkarıldığı aktarıldı. Sürgün trenleri ilerledikçe bir halkın nüfusunun da eridiği vurgulanırken, Kırım Tatarlarının Özbekistan, Kazakistan, Sibirya ve Türksitan’ın farklı bölgelerine dağıtıldığı belirtildi. “BİR HALKIN YALNIZCA KENDİSİ DEĞİL, HATIRASI DA SİLİNMEK İSTENDİ” Sürgün edilenleri çamur barakalar, açlık ve ağır çalışma koşullarının beklediği ifade edilen belgeselde, binlerce insanın sürgünün ilk yıllarında hayatını kaybettiği kaydedildi. Sovyet yönetiminin yalnızca insanları sürgün etmekle kalmadığına dikkat çekilen yapımda, Kırım’daki Kırım Tatarca yer isimlerinin değiştirildiği, mezarlıkların yok edildiği ve evlerin başkalarına verildiği belirtilerek “Bir halkın yalnızca kendisi değil, hatırası da silinmek istendi.” ifadelerine yer verildi. Sinematik anlatım ve tarihî atmosferle hazırlanan belgeselde; sürgün trenlerinde yaşananlar, Kırım’da geride bırakılan hayatlar ve Kırım Tatar halkının hafızasını koruma mücadelesi ele alındı. Sürgünde doğan çocukların bile vatanlarının adını ezberleyerek büyüdüğü belirtilen belgeselde, Kırım’ın sofralarda, dualarda ve hatıralarda yaşamaya devam ettiği vurgulandı. “YAŞANAN TÜM GÜÇLÜKLERE RAĞMEN MÜCADELE DEVAM EDİYOR” 1960’lı yıllardan itibaren Kırım Tatar millî hareketinin yeniden güç kazandığı ifade edilen belgeselde, Kırım Tatarlarının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun mücadelenin en önemli isimlerinden biri olduğu belirtildi. Aktivistlerin tutuklandığı, yargılandığı ve sürgün edildiği kaydedilen yapımda, buna rağmen mücadelenin devam ettiği ifade edildi. Belgeselde ayrıca, Stalin’in emriyle gerçekleştirilen sürgünün Kırım tarihine derin izler bıraktığı belirtilirken, “18 Mayıs 1944 yalnızca bir tarih değil, bir halkın hafızasına kazınan sessiz bir çığlık” ifadeleri kullanıldı.

Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı Kocaeli’de anıldı Haber

Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı Kocaeli’de anıldı

18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yılı vesilesiyle 17 Mayıs 2026 tarihinde İzmit Dernekler Yerleşkesi’nde bir anma programı düzenlendi. Yoğun katılımla gerçekleşen programa; İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, Ukrayna'nın İstanbul Konsolosu Oleksandr Dimçev (Dimchev), Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi Süleyman Abmecid, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kocaeli Şube Başkanı Şengül Talgır, Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun eşi Safinar Cemil ile Dr. Öğr. Üy. Sema Orsoy ve davetliler katıldı. Sabah saatlerinde düzenlenen kahvaltı organizasyonu ile başlayan programın ardından sürgünde yaşanan acıları anlatan 10 dakikalık bir belgesel gösterimi gerçekleştirildi. “18 MAYIS; BİR HALKIN TARİHİNİ VE KİMLİĞİNİ YERYÜZÜNDEN TOPYEKÛN SİLME GİRİŞİMİDİR” Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kocaeli Şube Başkanı Şengül Talgır, “18 Mayıs 1944, Kırım Tatar halkı için sadece bir sürgün değil bir halkın kültürünü, tarihini ve kimliğini yeryüzünden topyekûn silme girişimidir. Açıkça ifade etmek gerekir ki bu bir soykırımdır.” ifadelerini kullandı. Bugün 8 ülkenin sürgünü resmen bir soykırım olarak kabul ettiğini hatırlatan Talgır, “Bu soykırımın tüm dünyada tanınması için hukuki mücadelemiz ise halen devam etmektedir.” şeklinde konuşarak Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından tekrar işgal edildiğini dile getirdi. Bununla birlikte Talgır, Rusya’nın yayılmacı ve hukuk tanımaz zihniyetinin yalnızca Kırım’ın işgaliyle sınırlı kalmadığını belirterek Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine de sıçradığını kaydetti. “SESSİZLİK ZULMÜ BÜYÜTÜR” Bugün Kırım’da temel insan hakları ihlallerinin artarak devam ettiğine dikkat çeken Talgır, “Bugün burada yalnızca geçmişin acılarını anmıyor, aynı zamanda Kırım’da yaşanan insan hakları ihlallerine karşı da sesimizi yükseltiyoruz çünkü sessizlik, zulmü büyütür.” dedi. “İNSANLAR YAŞAMA HAKLARINDAN MAHRUM BIRAKILDI” Dimçev ise konuşmasında “1944 yılında yüzbinlerce insan zorla ana vatanlarından sürgün edildi. İnsanlar evlerinden, vatanlarından ve ata topraklarından koparılarak yaşama haklarından mahrum bırakıldı. Aileler parçalandı, binlerce insan sürgün yollarında ya da sürgünün ilk yıllarında hayatını kaybetti.” şeklinde konuştu. “KIRIM TATARLARI, SÜRGÜNDE YAŞARKEN BİLE VATANLARINI HİÇ UNUTMADILAR” Kırım Tatar halkının bütün acılara rağmen kimliğini, dilini, kültürünü, vatan sevgisini ve inancını asla kaybetmediğini belirten Kaplan Hürriyet, “Sürgün, bir halkı toprağından ve sevdiklerinden ayırabilir ama o halkın yüreğinde taşıdığı vatan hasretini, diline sinen duasını, türkülerine işlenen acıyı ve kuşaktan kuşağa büyüttüğü umudu asla silemez. Kırım Tatarları sürgünde yaşarken bile vatanlarını hiç unutmadılar ve geri dönmek için büyük bir mücadele verdiler.” dedi. “BU MÜCADELENİN EN GÜÇLÜ SİMGELERİNDEN BİRİ SAYIN KIRIMOĞLU’DUR” Öte yandan Kaplan Hürriyet, şu değerlendirmelerde bulundu: Ne yazık ki dünyada birçok halk benzer sürgünler ve acılar yaşadı. İnsanlığın hafızasında derin yaralar bırakan bu acılar, bizlere çok önemli sorumluluklar yüklüyor. Bu mücadelenin en güçlü simgelerinden biri de Sayın Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’dur. Henüz 6 aylıkken sürgüne gönderilen Kırımoğlu’nun yaşamı; adalet, özgürlük ve vatan sevgisi uğruna verilmiş eşsiz bir mücadelenin sembolüdür. Ayrıca “Bizlere düşen görev ise bu acıları unutmamak ve unutturmamaktır. Nereden gelirse gelsin, hangi halka ait olursa olsun; insanlığın bir daha böyle karanlık günler yaşamaması için dayanışmayı büyütmek hepimizin vicdani sorumluluğudur.” şeklinde konuşan Hürriyet, Kocaeli’nin farklı kültürlerin, farklı acıların ve farklı umutların aynı gökyüzü altında kardeşçe buluştuğu bir kent olduğuna dikkat çekerek Kırım Tatarlarının da bu kentin kalbinde; emekleriyle, kültürleriyle, hatıralarıyla ve taşıdıkları derin vatan sevgisiyle çok kıymetli bir yere sahip olduğunu ifade etti. SÖYLEŞİDE MİLLÎ LİDER KIRIMOĞLU’NUN EŞİ SAFİNAR CEMİLEVA YER ALDI Anma programında konuşmacıların ardından söyleşiye geçildi. Söyleşinin konuşmacıları ise millî lider Kırımoğlu’nun eşi Safinar Cemileva ile Dr. Öğr. Üy. Sema Orsoy oldu. Konuşmalarda sürgünün Kırım Tatar halkı üzerindeki etkileri, hafızalarda bıraktığı derin izler ve Kırım Tatarlarının kültürel mücadelesinin önemi vurgulandı. Programın sonunda, Talgır tarafından konuşmacılara plaket ve hediyeler takdim edilirken Kaplan Hürriyet ise katkılarından dolayı konuşmacılara teşekkür belgelerini sundu. Toplu fotoğraf çekiminin ardından program sona erdi.

Kırım Derneği Nevşehir Temsilcisi Semih Kırım: Uzun yıllar Kırımlılar için hayatta kalabilmek mutluluk oldu Haber

Kırım Derneği Nevşehir Temsilcisi Semih Kırım: Uzun yıllar Kırımlılar için hayatta kalabilmek mutluluk oldu

18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 82. yıl dönümü adına Kırım Haber Ajansı (QHA) aracılığıyla bir anma mesajı paylaşan Kırım Derneği Nevşehir Temsilcisi Semih Kırım, Nevşehir’de yaşayan Kırım Tatar diasporasının Kırım Tatarlarına yaşatılan zulmü kınadığını ve bugün de Rusya’nın zulmettiği Kırım Tatarlarına maddi ve manevi destek sağlamaya hazır olduklarını belirtti. Kırım Derneği Nevşehir Temsilcisi Semih Kırım: Uzun yıllar Kırımlılar için hayatta kalabilmek mutluluk olduhttps://t.co/V5Rmu1qEO6 — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 18, 2026 “RUSYA BU POLİTİKALARINI FARKLI YÖNTEMLERLE HÂLÂ DEVAM ETTİRMEKTEDİR” “Rus Çariçesi II. Katerina’nın Kırım Tatarlarını yok etme politikası ile başlayan bu sürgünler, bir gelenek hâline gelerek Sovyetler Birliği döneminde de artarak devam etti. Günümüzde ise Rusya, bu politikalarını farklı yöntemlerle hâlâ devam ettirmektedir.” ifadelerini kullanan Kırım, Kırım Tatar halkının acılarının bugün hâlâ artarak devam ettiğini dile getirdi. Öte yandan Kırım, hayvan vagonlarına doldurularak sürgüne gönderilen Kırım Tatarlarının günlerce aç ve susuz bir hâlde yolculuğa maruz bırakıldığını vurguladı. “GÜÇLÜ OLACAKSIN, KARŞI KOYACAKSIN, DAYANACAKSIN, ÖLMEYECEKSİN; 50 YIL, 100 YIL, 150 YIL…” Ayrıca açlık, susuzluk ve ağır şartlar sebebiyle yaklaşık 150 bin Kırım Tatarının hayatını kaybettiğini belirten Kırım, şu değerlendirmelerde bulundu: Nevşehir Kırım Tatarları olarak bu zulmü kınıyoruz. Günümüzde de devam eden Rus zulmüne uğrayan soydaşlarımıza maddi ve manevi her türlü desteğe hazırız. Allah, onların yardımcısı olsun ve her daim yanlarında olsun; bu bizim en büyük duamızdır. Uzun yıllar Kırımlılar için hayatta kalabilmek mutluluk oldu. Tanrım, hayatta kalmanın ve yaşamanın değerini bilmemiz için önce Kırım’da, sonra da Kırım’ın dışına yıkılmış bir durumda yaşamamız gerekiyor. Güçlü olacaksın, karşı koyacaksın, dayanacaksın, ölmeyeceksin; 50 yıl, 100 yıl, 150 yıl… 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI 82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026 Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti. Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü. Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.

Kırım Derneği Toydemir Şubesi Başkanı Özgey: 18 Mayıs’lar bizim için acıyı ve buruk günleri ifade eder Haber

Kırım Derneği Toydemir Şubesi Başkanı Özgey: 18 Mayıs’lar bizim için acıyı ve buruk günleri ifade eder

18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 82. yıl dönümü adına Kırım Derneği Toydemir Şubesi Başkanı Vecdi Özgey, Kırım Haber Ajansı (QHA) aracılığıyla bir anma mesajı paylaştı. Kırım Derneği Toydemir Şubesi Başkanı Yardımcısı Havva Bozdemir ile birlikte Kırım Hatıra Ormanı’ndan Kırım Tatar halkına seslenen Özgey, Kırım Hatıra Ormanı’nın sürgünde şehit düşen Kırım Tatarlarının hatırasının yaşatılması açısından anlam ve önemine vurgu yaptı. “KIRIM HATIRA ORMANI’NIN ANISI BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ” “Kırım Hatıra Ormanı’nın anısı bizim için çok önemli. 18 Mayıs’lar, bizim için acıyı ve buruk günleri ifade eder. Neden derseniz 18 Mayıs 1944 tarihinde bütün soydaşlarımız bir gecede vatanlarından tren vagonlarına doldurularak sürgüne gönderilmişlerdir. Bu sürgünde açlık, susuzluk ve hastalıktan binlerce vatandaşımız şehit olmuştur.” ifadelerini kullanan Özgey, Kırım Derneği Toydemir Şubesi tarafından oluşturulan Kırım Hatıra Ormanı’nda şehit olan Kırım Tatarlarının anısına bol bol fidan dikerek ruhlarını şâd etmenin mücadelesinin verildiğini belirtti. KIRIM TATAR ŞEHİTLERİN RUHLARIYLA ÖRF VE ANANELERİ YAŞATMANIN MÜCADELESİ Özgey, ayrıca şu ifadelere yer verdi: Bizler, bu konuda hem şâd etmek istediğimiz soydaşlarımızın ruhları ve örf ile ananelerimizi yaşatmanın mücadelesi içindeyiz. Yardımcım ve ekibim ile beraber Kırım Hatıra Ormanı, bizler için 18 Mayıs’larda buruk ve kara günün anısını aydınlatmak için oluşturulmuş olan bir ormandır. Bunu severek ve isteyerek yaptığımız için ekibimle gurur duyuyorum. 18 Mayıs’lar inşallah bitecek, bizler ve soydaşlarımız vatanımıza kavuşacağız. Bunun mücadelesini vermekten de onur duyuyoruz. İnşallah vatanımıza kavuşuruz, vatanımıza kavuştuğumuz zaman da tekrar Kırım Hatıra Ormanı’na kendi vatanımızdan gelmek şansına sahip oluruz. Hepinize saygı, sevgi ve hürmetler sunuyorum. 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI 82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026 Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti. Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü. Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.

Kırım Derneği Genel Başkanı Şahin: Şehitlerimizin aziz hatırası önünde her zaman saygıyla eğileceğiz Haber

Kırım Derneği Genel Başkanı Şahin: Şehitlerimizin aziz hatırası önünde her zaman saygıyla eğileceğiz

18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. Yıl dönümünde Kırım Haber Ajansı (QHA) aracılığıyla bir anma mesajı paylaşan Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, 18 Mayıs'ın Kırım Tatar halkının geleceği, kimliği, millî hareketi ve vatanına olan bağlılığının teyit edildiği bir tarih olduğunun altını çizdi. Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, 18 Mayıs Kırım Tatar Sürgün ve Soykırımı'nın 82. yıl dönümünde QHA aracılığıyla bir anma mesajı paylaştı. Şahin, 18 Mayıs'ın Kırım Tatar halkının geleceği, kimliği, millî hareketi ve vatanına olan bağlılığının teyit edildiği bir tarih… pic.twitter.com/G3eHJzx7Z1 — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026 “KIRIM TATAR HALKININ GELECEĞİ AYDINLIK OLACAKTIR” Şahin, şu ifadelere yer verdi: Bu bizim unutacağımız bir gün değil; bilakis geleceğimize, kimliğimize, millî hareketimize ve Kırımımıza olan bağlılığımızı teyit ettiğimiz bir gün; inancımızı kuvvetlendirdiğimiz, imanımızı kuvvetlendirdiğimiz bir gün. Kırım Tatar halkının geleceği aydınlık olacaktır diye düşünüyoruz. 18 Mayıs 1944 de her zaman bizim hatıramızda canlı olarak yaşayacak. Şehitlerimizin aziz hatırası önünde her zaman saygıyla eğileceğiz. 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI 82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026 Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti. Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü. Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.

1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı şehitleri Kırım Derneğinde dualarla anıldı Haber

1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı şehitleri Kırım Derneğinde dualarla anıldı

18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı sırasında hayatını kaybeden Kırım Tatarları, sürgünün 82. yıl dönümünde Kırım Derneği Genel Merkezinde düzenlenen programda dualarla anıldı. Kırım Tatarlarının hafızasında derin izler bırakan sürgün ve soykırımın unutulmaması gerektiğinin vurgulandığı anma programında, Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı Uzmanı Fuat Gökçebay ile Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi doktora öğrencisi Ali Muradasıl’ın tarafından şehitler için Kur’an-ı Kerim okunup dua edildi. Programa, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Denıs (Denys) Zolotarov da katılım sağladı. "BUNDAN TAM 82 SENE ÖNCE SOYDAŞLARIMIZ UYKULARINA GİTTİLER” Programın açılış konuşmasını yapan Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkanvekili Namık Kemal Bayar, “Bundan tam 82 sene evvel 17 Mayıs’ta yatsı namazından sonra, Kırım’da yaşayan bütün soydaşlarımız, vatandaşlarımız, Kırım Tatarları uykularına gittiler. Gece saat tam 03.00’te hepsinin kapıları kırılırcasına çalındı. Bazı sayılara göre 191 bin, bazı kayıtlara göre 239 bin ama bizim Kırım Tatar millî hareketinin de yaklaşık sayısına göre 423 bin Kırım Tatarı, 17 Mayıs’ı 18 Mayıs’a bağlayan gece evlerinden, yataklarından, uykularından kaldırılarak sürgüne gönderildiler. Bu insanlarımıza, bütün hayatlarını bir araya getirip toparlayıp sürgün yollarında yanlarına almak için verdikleri süre 15 dakikaydı.” ifadelerini kullandı. KIRIM TATAR NÜFUSUNUN YÜZDE 46’SI SÜRGÜNDE ŞEHİT OLDU 18-20 Mayıs 1944 tarihleri arasında Kırım’daki yüzbinlerce Kırım Tatarının hayvan vagonlarına bindirilerek Ural, Sibirya ve Türkistan’ın çöllerine giden bir ölüm yolculuğuna çıkarıldığını belirten Bayar, Kırım Tatarlarının hayvan vagonlarında havasız, aç ve susuz haftalarca yol aldığını ve binlercesinin bu yolculuk sırasında hayattan koparıldığını, hayatta kalanların ise ölen soydaşlarının naaşlarıyla yolculuk yapmak zorunda kaldığını vurguladı. Kırım Tatarlarının sürgün topraklarında açlık, bakımsızlık, hastalık ve başka birçok sebepten dolayı hayatını kaybettiğini ve sürgün boyunca Kırım Tatar nüfusunun yüzde 46’sının şehit olduğunu kaydeden Bayar, bugün dünyada 8 ülkenin sürgünü soykırım olarak tanıdığını ve Türkiye’nin de soykırım olarak tanıması için çalışmaların yoğunlaştırılması gerektiğini vurguladı. “KIRIM TATARLARININ SÜRGÜNÜ BUGÜN DAHİ DEVAM EDİYOR” Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edildiğini hatırlatan Bayar, “Bir Rus işgali daha yaşadık ve şunu gördük: Kırım Tatarlarının Sürgünü, 2026 yılının 17 Mayıs’ına geldiğimiz bugün dahi devam ediyor.” şeklinde konuştu. 2014-2026 yılları arasında 35 ile 40 bine yakın Kırım Tatarının yine Kırım’ı terk etmek zorunda kaldığını belirten Bayar, binlerce Kırım Tatarının Türkiye, Ukrayna ve Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde vatanından, ailelerinden ve evlerinden uzakta yaşamak zorunda olduğunu kaydederek bu durumun da bir sürgün olduğunu dile getirdi. “BUGÜN KIRIM MAALESEF BİR AÇIK HAVA HAPİSHANESİ” Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgalinde galip çıkması hâlinde Kırım Tatar Sürgün ve Soykırımı’nın bir benzerinin farklı metotlarla da olsa yaşanmayacağına garanti verilemeyeceğini vurgulayan Bayar, “Bu nedenle biz, 2014’ten beri Ukrayna devleti ile beraber uluslararası hukukun Ukrayna devletinin resmî sınırlarına tekrar dönmesi için birlikte bir mücadele veriyoruz.” şeklinde konuşarak bu mücadelenin başarıyla sonuçlanması ve Kırım’ın özgürleşmesi temennisinde bulundu. “Bugün Kırım maalesef bir açık hava hapishanesi. Kırım Tatarlarının evlerine yapılan baskınların ve bu baskınlardan sonra gözaltına alınan Kırım Tatarlarının sayısını saymayı bırakalı 5 yıl oldu.” değerlendirmesinde bulunan Bayar, “Gözaltılar, tutuklamalar, Kırım Tatarlarına karşı yapılan baskı, zulüm, ‘repressiya’ uygulamaları her gün, bugün dahi devam ediyor. Daha dün Kırım’daki avukat arkadaşlarımızın bürolarına ve evlerine baskın yapıldı. Rus gizli servisi tarafından kendilerine 18 Mayıs’ta herhangi bir etkinlik yapmamaları yönünde talimat verildi.” dedi. KIRIM TATARLARI, KIRIM NÜFUSUNUN YÜZDE 10’UNU, SİYASİ MAHKÛMLARIN YÜZDE 55’İNİ OLUŞTURUYOR! Kırım’da hâlihazırda sözde Rus mahkemelerinde yargılanıp ceza alan 355 siyasi mahkûmun olduğunu kaydeden Bayar, bu mahkûmların 181’inin Kırım Tatarı ve 60’ının ise kadın olduğuna dikkat çekti. Son olarak Bayar, Kırım Tatarlarının Kırım’ın nüfusunun yüzde 10’unu, siyasi mahkûmların ise yüzde 55’ini oluşturduğunun altını çizerek “Kırım’ı unutmayalım, orası bizim vatanımız. Allah inşallah hepimize bir gün özgür, hür, müreffeh Kırım’a dönüp, yerleşip yaşamayı nasip eder.” dedi. PROF. DR. GAYANA YÜKSEL, AİLESİNİN SÜRGÜN HİKÂYESİNİ ANLATTI Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Prof. Dr. Gayana Yüksel, ailesinin sürgün hatıralarını katılımcılar ile paylaştı. Yüksel, “Ailem, bütün Kırım Tatarları gibi sürgün gören bir aile. İki dedem, anneannem ve babaannem sürgünü gördüler. Her birinin kaderine sanki Kırım Tatar halkının tarihi yansımış gibi.” ifadelerini kullanarak ailesinin hikâyesiyle sürgünün acılarını gözler önüne getirdi. “SOYKIRIMLAR UNUTULDUKÇA TEKRARLANIR” Öte yandan Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, Bosna Hersek eski Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in “Soykırımlar unutuldukça tekrarlanır.” sözüne atıf yaparak “Bizim unutma lüksümüz yok. Belki de bizi güçlü tutan, vatanımıza güçlü bir şekilde bağlayan 18 Mayıs 1944 faciasıydı çünkü ondan önce de benzer sürgünler ve facialar oldu ama bu kadar büyük bir travma değildi. O bakımdan biz 18 Mayıs 1944 Sürgünü’nü unutmayacağız, 1984 yılından beri her yıl biz bunu anıyoruz. Şunu görüyoruz ki artık her Kırım Tatarı, 18 Mayıs 1944’ün ne olduğunu öğrenmiş durumda.” şeklinde konuştu. Programda Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının (YTB) Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesinden önce sürgüne dair gerçekleştirdiği mülakatların bir kısmının bulunduğu “surgun.org” internet sayfasına dikkat çekildi "KALBİNDE ATEŞ YAK" Anma programı, sürgün şehitlerinin aziz hatıralarının yâd edildiği “Kalbinde Ateş Yak” etkinliği ile sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.