SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Derneği

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Derneği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Derneği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Tatar sığınmacılar için önemli adım: KTMM ve Kırım Derneği ortaklığındaki çalışma grubu teşekkül etti Haber

Kırım Tatar sığınmacılar için önemli adım: KTMM ve Kırım Derneği ortaklığındaki çalışma grubu teşekkül etti

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı işgal etmesi ve akabinde 2022 yılında Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırılarını başlatması üzerine Türkiye’ye gelen Kırım Tatarlarının karşılaştıkları sosyoekonomik ve kültürel sorunlarla ilgili çalışma grubu kurduğunu duyurdu. Kırım Derneğinden 21 Temmuz’da yapılan yazılı açıklamada Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov’un koordinasyonunda yapılan toplantılar sonrasında KTMM ile Kırım Derneği ortaklığında “Kırım Tatar Sığınmacılar İçin Sosyo-Ekonomik Sorunlar Çalışma Grubu”nun kurulduğu bildirildi. AMAÇ, SIĞINMACILARIN SORUNLARINA ÇÖZÜM ÜRETMEK Açıklamada, grubun temel görev ve amacı “Kırım Tatar sığınmacıların faydalanabileceği şekilde çalışmalar ve müracaatları yaparak neticelendirmeye gayret etmek” olarak ifade edildi. Grubun faaliyetlerinin Kırım Derneği, KTMM ve Türkiye’de yerleşik Kırım Tatar sığınmacıların temsilcilerinden oluşan bir heyet tarafından icra edileceği bildirildi. Diğer taraftan sosyokültürel konular hakkında yapılabilecek etkinlik, faaliyet ve projeler üretilmesine çalışılacağı kaydedildi. TÜRKİYE'DE BİN 500 KIRIM TATARI SIĞINMACI VAR Ayrıca açıklamada, 2014 yılı sonrası Ukrayna ve Kırım’dan Türkiye’ye sığınmak zorunda kalan Kırım Tatar sığınmacıların sayısının 2022 yılında tam ölçekli işgal nedeniyle önemli ölçüde arttığı, yaklaşık 3 bin 500 civarında sığınmacının Türkiye’ye geldiği bunların tahmini 2 bin 500 kadarının Kırım Tatarı, diğerlerinin Ukrain ve Türk asıllı olduğu belirtildi. Hâlihazırda ise Türkiye’de sığınmacı statüsünde bulunan bin 500 Kırım Tatarının yaşadığına işaret edildi. BAŞLICA SORUNLAR BELİRLENDİ Söz konusu açıklamada başlıca sorunlar ise şu şekilde sıralandı: İstihdam ve çalışma izinleri, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri, sürücü ehliyeti, diğer ehliyetler, ruhsatlar ve benzeri belge denklikleri, diploma, yeterlilik belgeleri ve eğitim dokümanlarının denkliği, sığınmacı çocukların okul kayıtları, Türkiye’de eğitim alan/tamamlayan çocukların eğitim programlarına destek ve sosyal sorunlar. Kırım Tatar sivil toplum kuruluşlarına bir çağrının da yapıldığı açıklamada, sığınmacılar tarafından bildirilen sorun ve taleplerin çalışma grubuna iletilmesinin öneminin altı çizildi. RESMİ BAŞVURULAR VE İLETİŞİM KANALLARI Çalışma Grubu, bu sorunlara ilave olarak konut, bankacılık hizmetleri, vize harçları ve sosyal entegrasyon konularında da incelemeler yapacak. Türkiye’de yerleşik Kırım Tatar sığınmacıların karşılaştıkları yeni sorunları info@kirimdernegi.org.tr mail adresi üzerinden veya bulundukları kentlerdeki Kırım Tatar sivil toplum kuruluşları aracılığıyla iletebilecekleri belirtildi.

Kırım Derneğinde Millî Bayrak Günü şiir ve müzikle kutlandı Haber

Kırım Derneğinde Millî Bayrak Günü şiir ve müzikle kutlandı

26 Haziran Kırım Tatar Millî Bayrak Günü, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezinde Kırım Tatarca şiir ve müzik akşamıyla kutlandı. Programa, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl ve Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Denıs (Denys) Zolotarov ile Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Gayana Yüksel'in yanı sıra Kırım millî davasına gönül veren birçok isim katıldı. Programın moderatörlüğünü yapan dernek gönüllülerinden Zemine Cengiz, şu ifadelere yer verdi: 18 Mayıs 1944’teki büyük sürgünden sonra büyük mücadeleler neticesinde vatan Kırım’a dönen Kırım Tatarları, Akmescit’te 74 yıllık aradan sonra İkinci Kırım Tatar Millî Kurultayı’nı topladı. 26-30 Haziran 1991 tarihleri arasında toplanan kurultayda Gökbayrak, millî bayrak olarak kurultay salonuna asıldı. Böylece Gökbayrak, bir anlamda millî canlanmanın sembolü oldu. Kırım Tatar Millî Kurultayı, 2010 yılında 26 Haziran tarihini Kırım Tatar Millî Bayrak Günü olarak ilan etti. Bununla birlikte bu anlamlı günün fikir babası olan ve Kırım Derneğinin eski Genel Başkanlarından Dr. Ahmed İhsan Kırımlı’yı rahmetle anan Cengiz, Sovyetler Birliği zamanında Kırım Tatar şairlerinin birçok yasağa rağmen şiirlerinde vatanlarına duydukları hasretle birlikte, millî devletlerinin yeniden kurulmasına ve Kırım’da Gökbayrak’ın dalgalanmasına duydukları arzuyu ifade ettiklerini belirtti. KIRIM TATAR ŞİİRİNİN UNUTULMAZ ESERLERİ SESLENDİRİLDİ Kırım Tatar şairlerine özgü nadide şiirler, dernek gönüllüleri tarafından seslendirildi. Tuvgan Til internet sayfası Koordinatörü Oya Deniz Çongar Şahin, Şakir Selim’den “Qırımname (Destan)”; Kırım Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Gençlik Komisyonu Başkanı Samet Cengiz, Mehmet Niyazi’den “Dobruca’dan Sizge Selâm Ketirdim” ve Şakir Selim’den “Çelebicihannıñ Soñki Yırı”; Arslan Bekirov, Emine Üseyin’den “Elden Tüçmez Bayrağım”; Vehbi İldar Şahin, Seyran Süleyman’dan “Bayrağım”; Aziz İlyasov, Şakir Selim’den “Menim Bir Davam-Vatan Davası” ve Yunus Qandım’dan “Milletim”, Ülkücan Sütbaş ve Vehbi İldar Şahin, Yunus Qandım’dan “Bayrağım”, Zemine Cengiz, Yunus Qandım’dan “Ğazeller” ve Ziyadin Cavtöbeli’den “Toprağıñ, Taşıñnen Menimsiñ, Qırım!”; Hanzade Aqtaran, Yunus Qandım’dan “İnşallah” ve Özlem Bahar ise Yunus Qandım’dan “Unutma” şiirlerini okudu. Öte yandan programın müzik koordinatörlüğünü sanatçı Refat Usein gerçekleştirirken hem Usein hem de Kırım’ın bir diğer yetenekli sanatçısı Adile Çerkezova, Kırım’a özgü yırlar seslendirerek katılımcılara Kırım’ın ruhunu hissettirdi. Programın sonunda Çongar Şahin, Kırım Derneği tarafından düzenlenecek olan gelecek şiir ve müzik akşamlarına her yaştan kişinin katılması çağrısını yaptı.

Akademisyenler Kırım ve yerli halklar için buluştu: Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinde uluslararası yaz enstitüsü Haber

Akademisyenler Kırım ve yerli halklar için buluştu: Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinde uluslararası yaz enstitüsü

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinde 9–12 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenlenen "Buluşma Noktası: Kaplumbağa Adası ve Kırım Yerli Bilgi Anlayışları" (The Meeting Point: Turtle Island and Qırım Indigenous Epistemologies) başlıklı uluslararası yaz enstitüsü; 5 ülkeden akademisyenleri, araştırmacıları ve yerli halk temsilcilerini bir araya getirdi. KIRIM TATAR VE TÜRK ARAŞTIRMACILAR ARASINDA DİYALOG VE FİKİR ALIŞVERİŞİ Etkinliğin; MacEwan Üniversitesi Ukrayna Kaynak ve Araştırma Merkezi, MacEwan Üniversitesi "Kihêw Waciston" Yerli Halklar Merkezi (Kihêw Waciston Indigenous Centre), Alberta Üniversitesi Ukrayna Araştırma Merkezi ve Yerli Halklar Fakültesi, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Tekirdağ Şubesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği iş birliğiyle düzenlendiği aktarıldı. Etkinlikte Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Prof. Dr. Gayana Yüksel, akademisyen Prof. Dr. Hakan Kırımlı ve Doç. Dr. Nariye Seydametova'nın yanı sıra Kırım millî davasına gönül vermiş birçok isim yer aldı. Söz konusu girişim kapsamındaki ilk buluşmanın 2025 yılında gerçekleştirildiği ve Türkiye’nin Ankara, Eskişehir ve İstanbul şehirlerinde düzenlenen etkinliklerde Kanada’dan gelen misafirlerin ağırlandığı ifade edildi. Ana akademik etkinliğin ise Orta Doğu Teknik Üniversitesinde (ODTÜ) yapıldığı ve Türkiye’de çalışan Kırım Tatar ve Türk araştırmacılarla diyalog ve fikir alışverişi için önemli bir platform oluşturulduğu kaydedildi. KIRIM TATARLARI ÜZERİNE ODAKLANAN TEMSİLCİ VE AKADEMİSYENLER BİR ARADA Enstitü; bu yıl yerli halklar, Kanada’daki yerli toplulukların tarihleri ve bilgi sistemleri ile Türk halkları, özellikle de Kırım Tatarları üzerine odaklanan beş ülkeden temsilcileri ve akademisyenleri bir araya getiriyor. Katılımcı ülkeler arasında Türkiye, Ukrayna, Almanya, Birleşik Krallık ve Kanada bulunuyor. Yaz enstitüsünün; yerli halklar çalışmaları, bilgi sistemleri, kültürel süreklilik, hafıza, dil, topluluk, toprak ve yer temelli araştırma yaklaşımları üzerine uluslararası bir diyalog ve iş birliği platformu sunduğu belirtildi. “The Meeting Point”; farklı halkların, akademik geleneklerin ve bilgi sistemlerinin karşılıklı saygı, anlayış ve öğrenme temelinde bir araya geldiği önemli bir uluslararası buluşma noktası olarak öne çıkıyor.

DQTK Genel Sekreteri Bayar: Vatandaşlık, Kırım’daki Türk-Tatar izini siler! Haber

DQTK Genel Sekreteri Bayar: Vatandaşlık, Kırım’daki Türk-Tatar izini siler!

Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri ve Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar, Kırım Tatarları için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı talep eden ve sosyal medya üzerinden örgütlenen oluşuma ilişkin bir açıklama yaptı. Kişisel sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bayar, Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesi sonrasında Türkiye’ye sığınan ya da ileride sığınması muhtemel Kırım Tatarları için Türk vatandaşlığının gerekli olup olmadığını değerlendirdi. “KIRIM TATARLARI, GENİŞ HAKLARA SAHİP” Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal saldırıları sonrasında Türkiye’ye sığınan Kırım Tatarları için Kırım Derneği olarak çalışma başlattıklarını anımsatan Bayar, “Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı nezdinde bir dizi çalışma yaptık. Yapılan çalışmalar neticesinde Ukrayna ve Kırım'dan Türkiye'ye sığınan ya da sığınacak Kırım Tatarları için özel bir mevzuat oluşturulması sağlandı. Bu kapsamdaki Kırım Tatarlarına Türkiye Cumhuriyeti tarafından ‘uzun süreli ikamet hakkı’ tanındı. Ki bu hak daha önce sadece Ahıska Türklerine tanınan bir haktı.” ifadelerini kaydetti. Bayar, söz konusu hak sayesinde Kırım Tatarlarının; çalışma iznine gerek olmaksızın iş kurabildiği ve sigortalı bir şekilde çalışabildiği, çalışmayanların genel sağlık sigortası kapsamında Türk sağlık sistemine dahil edildiği ve mevzuatın gereklerini karşıladıkları müddetçe Türkiye’de ikamet edebildiklerini belirtti. Bayar, Kırım Tatarları arasındaki Türkiye’ye göç etme ve Türk vatandaşı olma meselesi hakkında tartışmanın yeni olmadığını 18. ve 19. yüzyılların başlarında da bu tartışmaların yaşandığına işaret etti. “TÜRK VATANDAŞLIĞI BÜYÜK GÖÇE YOL AÇAR” Uzun süreli ikamet hakkını alan Kırım Tatarlarının, seçme ve seçilme hakkı dışındaki tüm haklara sahip olduğunu kaydeden Bayar, şu ifadeleri kaydetti: Bir gerçek var ki Kırım'da yaşayan Kırım Tatarları için Türk vatandaşlığı hakkı tanınırsa 5 ile 10 yıl içinde 19. asırda yaşadığımız büyük göç tarihte son defa olarak tekrar edecektir. Ve Kırım'da Türk-Tatar izi Rusların arzusuna hizmet edecek şekilde silinecektir.

Köklüce’de Hıdırellez Şenliği coşkuyla kutlandı! Haber

Köklüce’de Hıdırellez Şenliği coşkuyla kutlandı!

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Köklüce Şubesi tarafından, 30 Mayıs 2026 tarihinde Konya'nın Tuzlukçu ilçesine bağlı Köklüce köyünde Hıdırellez Şenliği düzenlendi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen etkinlikte Kırım Tatar kültürü, halk oyunları, yırlar ve geleneksel lezzetler ön plana çıktı. Şenliğe Tuzlukçu Kaymakamı Harun Okçin, Tuzlukçu Belediye Başkanı Nurettin Akbuğa, Akşehir Belediye Başkan Yardımcısı Cevat Nuri Bozoğlu, Tuzlukçu İlçe Jandarma Komutanı ve İlçe Emniyet Amiri'nin yanı sıra Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, Konya Şube Başkanı Mustafa Sırrı Demirel, Köklüce Şube Başkanı Şaban Atçı ve Eskişehir Kırım Derneği Başkanı Recep Şen katıldı. Program, saygı duruşu, İstiklal Marşı ve Kırım Tatar millî marşı "Ant Etkenmen"in okunmasıyla başladı. Açılış konuşmalarının ardından Kur'an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi ve dua edildi. Konuşmalarında kültürel mirasın korunmasının önemine vurgu yapan Genel Başkan Mükremin Şahin, Tuzlukçu Kaymakamı Harun Okçin ve Tuzlukçu Belediye Başkanı Nurettin Akbuğa, Kırım Tatar kültürünün yaşatılmasına yönelik çalışmaların önemine dikkat çekti. HALK OYUNLARI BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ Sunuculuğunu Tuvgan Til İnternet Sitesi Koordinatörü Oya Deniz Çongar Şahin'in üstlendiği programda, Kırım Derneği Genel Merkezi müzik ve dans topluluğu Cıyın Ansambli tarafından sahnelenen Kırım Tatar halk oyunları büyük beğeni topladı. Tuğçe Ağıral, Hanzade Aktaran, Yaren Tuta, Samet Cengiz ve Vehbi İldar Şahin'den oluşan ekip, "Ağır Ava Kaytarma", "Tım Tım", "Bahçesaray Kaytarması" ve "Emir Celâl" oyunlarını sergiledi. KIRIM TATAR YIRLARI SESLENDİRİLDİ Etkinlikte ayrıca Eskişehir Kırım Derneğinden Sinem Yurt tarafından seslendirilen "Seydosman", "Oneki Ördek" ve "Boztorgay" yırlarına katılımcılar da eşlik etti. Köklüce köyünden Yavuz Topçular ise "Ey Güzel Kırım", "Aluştadan Esken Yeller" ve "Çırpınırdı Karadeniz" eserlerini seslendirdi. Kırım Tatarca şiirlerin okunduğu şenlikte, çibörek, kaşkaş (kaşık börek), köbete ve kavurma börek gibi geleneksel Kırım Tatar yemekleri misafirlere ikram edildi. Günün anısına, Kırım Tatarlarının millî sembolü Tarak Tamga ile süslenmiş şapkalar da katılımcılara hediye edildi. Programın sonunda Cıyın Ansambli üyeleri, Köklüce köyünün gençleriyle bir araya gelerek kültürel faaliyetler üzerine sohbet etti. Dernek ve vakıf temsilcileri ise "Akyar'dan Akşehir'e Bir Göç Hikâyesi" adlı kitabın yazarı Servet Odaman'ın doğduğu ve köyün kuruluş döneminden günümüze ulaşan tarihî evde konuk oldu. Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi tarafından yapılan açıklamada, şenliğin düzenlenmesinde emeği geçen Köklüce Şube Başkanı Şaban Atçı başta olmak üzere yönetim kurulu üyelerine, tertip komitesine, Köklüce halkına ve tüm katılımcılara teşekkür edildi.

Kırım Tatarları Sergisi'nde tarihî hafıza ve direniş vurgusu Haber

Kırım Tatarları Sergisi'nde tarihî hafıza ve direniş vurgusu

Fatma Nur Sarıcaoğlu QHA/Ankara “Kırım Tatarları Sergisi” 20 Mayıs 2026 tarihinde Ankara Zafer Çarşısı Güzel Sanatlar Galesi’nde ziyaretçilere kapılarını açtı. Kırım Derneği öncülüğünde Kırım Vakfı, Dilde, Fikirde, İşte Birlik Federasyonu (DİLFED), Ankara Ukrayna Derneği, Türkiye-Ukrayna Dostluk Derneği, Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği ve Emel Kırım Vakfı iş birliğinde düzenlenen serginin açılış töreni yoğun ilgi ile gerçekleşti. Serginin açılış konuşmaları, DQTK Genel Sekreteri ve Kırım Derneği Genel Başkanvekili Av. Namık Kemal Bayar tarafından gerçekleştirildi. Bayar, 18 Mayıs 1944’ün Kırım Tatar tarihinin en acı günlerinden biri olduğunu belirterek, yaklaşık 430 bin Kırım Tatarının Sovyet askerleri tarafından gece yarısı evlerinden alınarak hayvan vagonlarıyla Türkistan, Sibirya ve Ural bölgesine sürgün edildiğini söyledi. Sürgün edilenlerin yaklaşık yüzde 46’sının sürgün sürecinde ve takip eden ilk yıl içerisinde hayatını kaybettiğini ifade eden Bayar, erkeklerin büyük bölümünün o dönemde Kızıl Ordu saflarında savaşta bulunduğunu, sürgüne daha sonra ordudan dönen yaklaşık 50 bin Kırım Tatar askerinin de katıldığını kaydetti. Sergide Kırım Hanlığı dönemine ait eserlerden başlayarak Kırım Tatar millî aydınlanma hareketi, demokratikleşme süreci ve sürgün yıllarına ilişkin fotoğraf ve görsellerin yer aldığını belirten Bayar, Sovyet yönetiminin Kırım Tatar halkını yalnızca sürgün etmekle kalmayıp arşivleri ve tarihî hafızayı da yok etmeye çalıştığını vurguladı. Bayar, sergide ayrıca 1980’li yılların sonlarından itibaren Kırım Tatarlarının sürgünden ana yurtlarına dönüş mücadelesi ile kültürel yeniden diriliş sürecini anlatan çalışmaların da bulunduğunu ifade etti. 2014 yılında Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinin ardından Kırım Tatarlarına yönelik baskıların yeniden arttığını dile getiren Bayar, bugün Rus hapishanelerinde tutulan Kırım Tatar siyasi tutsaklara ilişkin fotoğrafların da sergide yer aldığını söyledi. Etkinliğin hazırlanmasında emeği geçen dernek üyeleri ve destekçilere teşekkür eden Bayar, katılımcıları sergiyi gezmeye davet etti. Sergide Kırım Hanlığı dönemine ait tarihî eserler ve geleneksel Kırım Tatar kıyafetleri yer aldı. Kırım Tatar millî aydınlanma hareketine ilişkin fotoğraf ve belgeler sergilendi. 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nı anlatan görseller ziyaretçilerle buluşturuldu. Kırım Tatarlarının sürgünden ana yurda dönüş mücadelesini yansıtan çalışmalar sergide yer aldı. 2014 Rus işgali sonrası baskıya maruz kalan Kırım Tatar siyasi tutsaklara ilişkin fotoğraflar sergilendi. Sergi, 22 Mayıs 2026 tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.

Kırım Derneğinden 82. yılında "18 Mayıs 1944’te Ne Oldu?" belgeseli Haber

Kırım Derneğinden 82. yılında "18 Mayıs 1944’te Ne Oldu?" belgeseli

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği tarafından hazırlanan “Kırım Tatar Sürgünü Belgeseli | 18 Mayıs 1944’te Ne Oldu?” başlıklı belgesel 18 Mayıs 2026 tarihinde yayımlandı. 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın yıl dönümünde yayımlanan belgeselde, Sovyet askerlerinin sabaha karşı Kırım’daki köylere girerek binlerce Kırım Tatarını zorla sürgüne göndermesi anlatıldı. Belgeselde, çoğunluğu kadınlar, yaşlılar ve çocuklardan oluşan Kırım Tatarlarının hayvan taşımak için kullanılan yük vagonlarına doldurularak bilinmez bir yolculuğa çıkarıldığı aktarıldı. Sürgün trenleri ilerledikçe bir halkın nüfusunun da eridiği vurgulanırken, Kırım Tatarlarının Özbekistan, Kazakistan, Sibirya ve Türksitan’ın farklı bölgelerine dağıtıldığı belirtildi. “BİR HALKIN YALNIZCA KENDİSİ DEĞİL, HATIRASI DA SİLİNMEK İSTENDİ” Sürgün edilenleri çamur barakalar, açlık ve ağır çalışma koşullarının beklediği ifade edilen belgeselde, binlerce insanın sürgünün ilk yıllarında hayatını kaybettiği kaydedildi. Sovyet yönetiminin yalnızca insanları sürgün etmekle kalmadığına dikkat çekilen yapımda, Kırım’daki Kırım Tatarca yer isimlerinin değiştirildiği, mezarlıkların yok edildiği ve evlerin başkalarına verildiği belirtilerek “Bir halkın yalnızca kendisi değil, hatırası da silinmek istendi.” ifadelerine yer verildi. Sinematik anlatım ve tarihî atmosferle hazırlanan belgeselde; sürgün trenlerinde yaşananlar, Kırım’da geride bırakılan hayatlar ve Kırım Tatar halkının hafızasını koruma mücadelesi ele alındı. Sürgünde doğan çocukların bile vatanlarının adını ezberleyerek büyüdüğü belirtilen belgeselde, Kırım’ın sofralarda, dualarda ve hatıralarda yaşamaya devam ettiği vurgulandı. “YAŞANAN TÜM GÜÇLÜKLERE RAĞMEN MÜCADELE DEVAM EDİYOR” 1960’lı yıllardan itibaren Kırım Tatar millî hareketinin yeniden güç kazandığı ifade edilen belgeselde, Kırım Tatarlarının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun mücadelenin en önemli isimlerinden biri olduğu belirtildi. Aktivistlerin tutuklandığı, yargılandığı ve sürgün edildiği kaydedilen yapımda, buna rağmen mücadelenin devam ettiği ifade edildi. Belgeselde ayrıca, Stalin’in emriyle gerçekleştirilen sürgünün Kırım tarihine derin izler bıraktığı belirtilirken, “18 Mayıs 1944 yalnızca bir tarih değil, bir halkın hafızasına kazınan sessiz bir çığlık” ifadeleri kullanıldı.

Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı Kocaeli’de anıldı Haber

Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı Kocaeli’de anıldı

18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yılı vesilesiyle 17 Mayıs 2026 tarihinde İzmit Dernekler Yerleşkesi’nde bir anma programı düzenlendi. Yoğun katılımla gerçekleşen programa; İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, Ukrayna'nın İstanbul Konsolosu Oleksandr Dimçev (Dimchev), Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi Süleyman Abmecid, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kocaeli Şube Başkanı Şengül Talgır, Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun eşi Safinar Cemil ile Dr. Öğr. Üy. Sema Orsoy ve davetliler katıldı. Sabah saatlerinde düzenlenen kahvaltı organizasyonu ile başlayan programın ardından sürgünde yaşanan acıları anlatan 10 dakikalık bir belgesel gösterimi gerçekleştirildi. “18 MAYIS; BİR HALKIN TARİHİNİ VE KİMLİĞİNİ YERYÜZÜNDEN TOPYEKÛN SİLME GİRİŞİMİDİR” Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kocaeli Şube Başkanı Şengül Talgır, “18 Mayıs 1944, Kırım Tatar halkı için sadece bir sürgün değil bir halkın kültürünü, tarihini ve kimliğini yeryüzünden topyekûn silme girişimidir. Açıkça ifade etmek gerekir ki bu bir soykırımdır.” ifadelerini kullandı. Bugün 8 ülkenin sürgünü resmen bir soykırım olarak kabul ettiğini hatırlatan Talgır, “Bu soykırımın tüm dünyada tanınması için hukuki mücadelemiz ise halen devam etmektedir.” şeklinde konuşarak Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından tekrar işgal edildiğini dile getirdi. Bununla birlikte Talgır, Rusya’nın yayılmacı ve hukuk tanımaz zihniyetinin yalnızca Kırım’ın işgaliyle sınırlı kalmadığını belirterek Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine de sıçradığını kaydetti. “SESSİZLİK ZULMÜ BÜYÜTÜR” Bugün Kırım’da temel insan hakları ihlallerinin artarak devam ettiğine dikkat çeken Talgır, “Bugün burada yalnızca geçmişin acılarını anmıyor, aynı zamanda Kırım’da yaşanan insan hakları ihlallerine karşı da sesimizi yükseltiyoruz çünkü sessizlik, zulmü büyütür.” dedi. “İNSANLAR YAŞAMA HAKLARINDAN MAHRUM BIRAKILDI” Dimçev ise konuşmasında “1944 yılında yüzbinlerce insan zorla ana vatanlarından sürgün edildi. İnsanlar evlerinden, vatanlarından ve ata topraklarından koparılarak yaşama haklarından mahrum bırakıldı. Aileler parçalandı, binlerce insan sürgün yollarında ya da sürgünün ilk yıllarında hayatını kaybetti.” şeklinde konuştu. “KIRIM TATARLARI, SÜRGÜNDE YAŞARKEN BİLE VATANLARINI HİÇ UNUTMADILAR” Kırım Tatar halkının bütün acılara rağmen kimliğini, dilini, kültürünü, vatan sevgisini ve inancını asla kaybetmediğini belirten Kaplan Hürriyet, “Sürgün, bir halkı toprağından ve sevdiklerinden ayırabilir ama o halkın yüreğinde taşıdığı vatan hasretini, diline sinen duasını, türkülerine işlenen acıyı ve kuşaktan kuşağa büyüttüğü umudu asla silemez. Kırım Tatarları sürgünde yaşarken bile vatanlarını hiç unutmadılar ve geri dönmek için büyük bir mücadele verdiler.” dedi. “BU MÜCADELENİN EN GÜÇLÜ SİMGELERİNDEN BİRİ SAYIN KIRIMOĞLU’DUR” Öte yandan Kaplan Hürriyet, şu değerlendirmelerde bulundu: Ne yazık ki dünyada birçok halk benzer sürgünler ve acılar yaşadı. İnsanlığın hafızasında derin yaralar bırakan bu acılar, bizlere çok önemli sorumluluklar yüklüyor. Bu mücadelenin en güçlü simgelerinden biri de Sayın Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’dur. Henüz 6 aylıkken sürgüne gönderilen Kırımoğlu’nun yaşamı; adalet, özgürlük ve vatan sevgisi uğruna verilmiş eşsiz bir mücadelenin sembolüdür. Ayrıca “Bizlere düşen görev ise bu acıları unutmamak ve unutturmamaktır. Nereden gelirse gelsin, hangi halka ait olursa olsun; insanlığın bir daha böyle karanlık günler yaşamaması için dayanışmayı büyütmek hepimizin vicdani sorumluluğudur.” şeklinde konuşan Hürriyet, Kocaeli’nin farklı kültürlerin, farklı acıların ve farklı umutların aynı gökyüzü altında kardeşçe buluştuğu bir kent olduğuna dikkat çekerek Kırım Tatarlarının da bu kentin kalbinde; emekleriyle, kültürleriyle, hatıralarıyla ve taşıdıkları derin vatan sevgisiyle çok kıymetli bir yere sahip olduğunu ifade etti. SÖYLEŞİDE MİLLÎ LİDER KIRIMOĞLU’NUN EŞİ SAFİNAR CEMİLEVA YER ALDI Anma programında konuşmacıların ardından söyleşiye geçildi. Söyleşinin konuşmacıları ise millî lider Kırımoğlu’nun eşi Safinar Cemileva ile Dr. Öğr. Üy. Sema Orsoy oldu. Konuşmalarda sürgünün Kırım Tatar halkı üzerindeki etkileri, hafızalarda bıraktığı derin izler ve Kırım Tatarlarının kültürel mücadelesinin önemi vurgulandı. Programın sonunda, Talgır tarafından konuşmacılara plaket ve hediyeler takdim edilirken Kaplan Hürriyet ise katkılarından dolayı konuşmacılara teşekkür belgelerini sundu. Toplu fotoğraf çekiminin ardından program sona erdi.

Kırım Derneği Nevşehir Temsilcisi Semih Kırım: Uzun yıllar Kırımlılar için hayatta kalabilmek mutluluk oldu Haber

Kırım Derneği Nevşehir Temsilcisi Semih Kırım: Uzun yıllar Kırımlılar için hayatta kalabilmek mutluluk oldu

18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 82. yıl dönümü adına Kırım Haber Ajansı (QHA) aracılığıyla bir anma mesajı paylaşan Kırım Derneği Nevşehir Temsilcisi Semih Kırım, Nevşehir’de yaşayan Kırım Tatar diasporasının Kırım Tatarlarına yaşatılan zulmü kınadığını ve bugün de Rusya’nın zulmettiği Kırım Tatarlarına maddi ve manevi destek sağlamaya hazır olduklarını belirtti. Kırım Derneği Nevşehir Temsilcisi Semih Kırım: Uzun yıllar Kırımlılar için hayatta kalabilmek mutluluk olduhttps://t.co/V5Rmu1qEO6 — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 18, 2026 “RUSYA BU POLİTİKALARINI FARKLI YÖNTEMLERLE HÂLÂ DEVAM ETTİRMEKTEDİR” “Rus Çariçesi II. Katerina’nın Kırım Tatarlarını yok etme politikası ile başlayan bu sürgünler, bir gelenek hâline gelerek Sovyetler Birliği döneminde de artarak devam etti. Günümüzde ise Rusya, bu politikalarını farklı yöntemlerle hâlâ devam ettirmektedir.” ifadelerini kullanan Kırım, Kırım Tatar halkının acılarının bugün hâlâ artarak devam ettiğini dile getirdi. Öte yandan Kırım, hayvan vagonlarına doldurularak sürgüne gönderilen Kırım Tatarlarının günlerce aç ve susuz bir hâlde yolculuğa maruz bırakıldığını vurguladı. “GÜÇLÜ OLACAKSIN, KARŞI KOYACAKSIN, DAYANACAKSIN, ÖLMEYECEKSİN; 50 YIL, 100 YIL, 150 YIL…” Ayrıca açlık, susuzluk ve ağır şartlar sebebiyle yaklaşık 150 bin Kırım Tatarının hayatını kaybettiğini belirten Kırım, şu değerlendirmelerde bulundu: Nevşehir Kırım Tatarları olarak bu zulmü kınıyoruz. Günümüzde de devam eden Rus zulmüne uğrayan soydaşlarımıza maddi ve manevi her türlü desteğe hazırız. Allah, onların yardımcısı olsun ve her daim yanlarında olsun; bu bizim en büyük duamızdır. Uzun yıllar Kırımlılar için hayatta kalabilmek mutluluk oldu. Tanrım, hayatta kalmanın ve yaşamanın değerini bilmemiz için önce Kırım’da, sonra da Kırım’ın dışına yıkılmış bir durumda yaşamamız gerekiyor. Güçlü olacaksın, karşı koyacaksın, dayanacaksın, ölmeyeceksin; 50 yıl, 100 yıl, 150 yıl… 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI 82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026 Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti. Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü. Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.