SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kırım Derneği

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Derneği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Derneği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Tatar diasporası yetkililerinden, Rus işbirlikçisi Sel'in Kırım ziyaretine tepki! Haber

Kırım Tatar diasporası yetkililerinden, Rus işbirlikçisi Sel'in Kırım ziyaretine tepki!

Türkiye'yi hedef alan Rus propagandasını destekleyen söylemlerle gündeme gelen ve üyesiz dernek oluşumlarıyla söz konusu propaganda doğrultusunda göstermelik etkinlikler düzenleyerek kendisini Türkiye'deki Kırım Tatarlarının lideri olarak tanıtmaya çalışan Ünver Sel, beraberindeki birkaç kişi ile birlikte, Rusya'nın 2014 yılından bu yana işgal altında tuttuğu Kırım'a gitti. Sel ve beraberindekilerin sözde ticari ilişkiler kurma adını verdikleri ziyaretin kamuoyuna yansıması sonrasında, Türkiye'de bulunan Kırım Tatar diasporası yetkililerinden; Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri Namık Kemal Bayar ve TURKSİD Ukrayna Başkanı ve Kırım Derneği Genel Başkan Yardımcısı İsmet Yüksel Kırım Haber Ajansına (QHA) özel açıklamada bulundu. "TÜRKİYE'DE YAŞAYAN KIRIM TATARLARI TAMAMEN KONSOLİDE OLDU"  Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım'ın 2014 yılından bu yana Rus işgali altında olduğunu anımsatarak, "Uluslararası camia ve Türkiye bu işgali hiçbir zaman tanımadı. Türkiye'de ve dünyanın diğer ülkelerinde yaşayan Kırım Tatarları da bu işgale hep karşı çıktı. Biz Türkiye'deki Kırım dernekleri olarak; 50'ye yakın dernek ve cemiyetle bu işgale karşı Kırım Tatar Teşkilatları Platformunu kurduk. Burada bütün Türkiye'de yaşayan Kırım Tatarları tamamen bu fikir etrafına konsolide oldu. Orada hiçbir görüş ayrılığımız yok." dedi. Devam eden işgal sürecinde Kırım'a uçak ve gemi seferlerinin yasak olduğunu belirten Mükremin Şahin, "Resmî olarak Kırım'ın bir işgal bölgesi olması dolayısıyla, herhangi bir şirketin -bu Türkiye'den olabilir, Avrupa'dan olabilir veya dünyanın başka yerlerinden olabilir- Kırım'a yatırım ve ticaret yapması da zaten yasak. Yani bunlar aynı zamanda o şirketlere bir takım müeyyidelerin uygulanmasına yol açar. Yani hepinizin bildiği, mesela Siemensin Moskova'daki bayiliğinden alınan bir ürünün Kırım'da kullanıldığının anlaşılması sonrasında Siemens firmasına yaptırım uygulandı." şeklinde konuştu. "BU UZUN VADEDE SİZE ZARAR GETİRECEK BİR HADİSEDİR" Türkiye'de bazı kişilerin, "Kırım'da ticaret yapacağız.", "Kırım'la Türkiye ilişkilerini geliştireceğiz." "Rusya-Türkiye ilişkileri gelişecek" gibi söylemlerle Türkiye'deki iş insanlarına yanlış bilgiler verdiğini ve iş insanlarını Kırım'a götürülüp orada birtakım toplantılar organize ettiğini kaydeden Şahin, "Sonuç olarak kendi şirketleri zarar görecek. Bugün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bir iş adamının Kırım'da yatırım yapması, uluslararası hukuka göre yasak. Dolayısıyla ben Türkiye'deki bütün vatandaşlarımıza, bütün iş adamlarımıza bir çağrı yapıyorum. Bu tür yalan beyan ve ifadelere kanmayın, bu tür şeylere inanmayın. Çünkü bunlar doğru değil ve bunlar uluslararası müeyyidelerde karşılığı olacak olan şeyler. Yani siz Kırım'a giderseniz, pasaportunuza Kırım'da mühür vurursa, diyelim Fransa'ya, Almanya'ya ya da dünyanın başka bir yerine yolculuk dahi yapamazsınız, deport olursunuz. Çünkü Ukrayna'dan izin almadan Kırım'a giriş yapmak bile yasak şu anda. Dolayısıyla ben buradan bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarımıza bilgi olarak söylüyorum, inanmayın. Bu uzun vadede size zarar getirecek bir hadisedir. Uluslararası ticarette firmanızı zor duruma sokar. Bu söylemiş olduğum şeyler tamamen 10 yıldır geçerli gerçeklerdir." ifadelerini kullandı. Şahin, işgal altındaki Kırım'da söz konusu faaliyetleri yürüten Ünver Sel'e de değinerek, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Bu arkadaşımızın Türkiye'de bir karşılığı yok. Bir zamanlar cemiyetler ve federasyonlar şeklinde laflar vardı. Ben daha bu federasyonun herhangi bir derneğine gidip de bir çay içen bir Kırım Tatarı görmedim. Çünkü böyle dernekler yok. Sadece kağıt üzerinde, sanal alemde birtakım dernekler var, federasyonlar var. Yani bu tür federasyonlar olsa; biz herhalde görürüz, biliriz. Şurada binası var, şurada tabelası var, şurada üyeleri var. Böyle bir şey söz konusu değil. Bunlar tamamen hayali şeyler. İnsanlarımızın da bunlara inanmamalarını özellikle rica ediyorum. Yani kendileri açısından, bizim açımızdan değil. Bize bir zararı yok ki, zararı görecek olan kendileri olacaktır. Bunu da ben Kırım Derneği Genel Merkezi ve Genel Başkanı olarak söylüyorum." "RUSYA'NIN EN BÜYÜK AMAÇLARINDAN BİRİSİ DE KIRIM TATARLARINI KENDİ SAFLARINA ÇEKMEKTİ" Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay ise, Türkiye'deki Kırım Tatarlarının konsolide olmuş bir şekilde vatanlarında yapılan haksızlıklara ve işgale karşı sürekli olarak mücadele ettiğini vurgulayarak, "Kırım işgal edildiği zaman, Sovyetler Birliği'nin bir uzantısı olan Rusya'nın en büyük amaçlarından birisi de Kırım Tatarlarını kendi saflarına çekmekti. Bunun için çok büyük vaatlerde bulundu, çok büyük harcamalar yaptı ama Kırım Tatarları onların tarafına geçmeyince Kırım Tatarlarının her türlü birikimlerini ellerinden aldılar. Bunun yanında Rusya'nın ikinci hedefi, diasporadaki Kırım Tatarlarıydı. Diasporadaki Kırım Tatarlarını etkilemek ve kendi işgallerini meşrulaştırmak için her türlü yöntemi denediler. Ancak onların bu çirkin vaatleri, Türkiye'deki ve dünyadaki Kırım Tatar diasporasında hiçbir zaman karşılık bulmadı." dedi. Rusya'nın Kırım'da 10 yıldır sürdürdüğü işgalini meşrulaştırmaya yönelik çalışmalarını sürekli olarak devam ettirdiğini ve Türkiye'deki Kırım Tatarlarından ufak da olsa bir ışık gördüğünde değerlendirmeye çalıştığını belirten Tuncer Kalkay, "Tabii ki, Türkiye'deki Kırım Tatarları güçlü bir şekilde, platformlarla, Dünya Kırım Tatar Kongresinin çalışmalarıyla görüşlerini ve iradelerini net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu işgali kabullenmediklerini açık ve net bir şekilde her zaman ifade ediyor. Hal böyle olunca Rusya başka bir şekilde arayışlarını sürdürüyor. Kendisinin fonladığı ve her şekilde desteklediği yapılara; işte kişilerin çalışmalarından tutun da yerlerine varıncaya kadar, hatta oradaki insanlara kadar güçlü bir şekilde destek vermeye çalışıyor. Biz bu kişileri ve kuruluşları hiçbir zaman sahada göremiyoruz. Ancak Rusya'ya yakın yayın organları tarafından bunların faaliyetlerini yürütmeye çalışıyorlar. Kendi propagandasına da ortak olacak bir şekilde, her şekilde kullanıyorlar." şeklinde konuştu. "BUNLARI GÖRDÜĞÜMÜZ ZAMAN BİRAZ TEBESSÜM EDİYORUZ" Türkiye'den bir heyetin Kırım'a güçlü bir çıkarma yaptığı yönündeki propagandavari haberleri takip ettiklerini söyleyen Kalkay, söz konusu bu ziyaret hakkında, "Gerçek şu ki, yine bu bahsettiğim Rusya'nın kontrolünde olan olay televizyonlarda büyütülerek ortaya konuluyor. Sanki burada gerçek iş adamları, gerçek Kırım Tatar kuruluşları varmış gibi bahsediliyor ve bunlar süslenerek servis ediliyor. Biz tabii ki, bunları gördüğümüz zaman biraz tebessüm ediyoruz. Çünkü Türkiye'de bunların ne bir karşılığı var ne bu insanlar bilinen insanlar. Hatta bu bahsettiğimiz, kendilerini iş adamı olarak tanıtmak isteyen insanların ismini ben ilk defa duydum. Herhalde birçok insan da ilk defa duyacak. Sanırım bu insanlar, kendilerince bir para kazanma kapısı olarak görüp böyle bir şeye balıklamasına atlamışlar. Fakat onlara bunun sonuçları anlatılmamış. Ortada şu var ki, Kırım işgal altında ve Birleşmiş Milletlerden başlayarak dünyanın pek çok ülkesinde bu işgal kabul edilmiyor. Dolayısıyla Rusya'nın işlemiş olduğu uluslararası hukukla alakalı bir suça da bu insanlar ortak edinmeye çalışıyor. Bu insanlar bir taraftan para kazanayım derken, aslında kendilerinin hesap edemedikleri bu fiillerinden dolayı kendilerine bir sorumluluk yüklenecek. Yani uluslararası hukuktan dolayı belki bu suçlarla alakalı olarak birtakım davalarla karşılaşabilecekler. Bunlar kendi kurumlarına da mutlaka yansıyacak. Bu belki de siyasi bir şey olarak anlatılıyor ama bu tamamen suça iştirak etmek gibi bir olay." değerlendirmesinde bulundu. "RUSYA DİASPORADAKİ DESTEK ARAYIŞINA BUGÜNE KADAR KARŞILIK BULAMADI" Söz konusu faaliyetleri yürüten birkaç yapı olduğunu kaydeden Kalkay, bu dernek ve vakıflarda doğrudan Rusya vatandaşı kişilerin bulunduğunu açıkladı. Kalkay, "O kişilerin de Rusya'da nasıl görevler aldıklarını, hangi gizli yerlerle ilişkilerde olduklarını anlayabiliyoruz. O bakımdan Rusya bunu tabii ki yapacaktır. Bununla ilgili olarak bazı insanlar da bulacaktır. Diasporanın temsilcisi olduğunu ileri süren bu insanların ne itibarı yönünden ne kabul edilebilirliği yönünden Türkiye'de bir güvenilirliği veya bir karşılığı olduğunu düşünmüyorum. Bu insanlar sadece Rusya medyası tarafından cilalanarak ve parlatılarak kamuoyuna servis ediliyor. Bu ziyaretin de Türkiye'de de pek bir ses getirdiği düşünülemez. Burada sadece bir suça iştirak var. Bu insanlar, anladığım kadarıyla bilmeden ve nereye gittiklerini anlamadan; sadece para kazanma hırsıyla gitmişler, bunun nerelere gidebileceğini tahmin edemiyorlar. Bunların da öyle bir önemli kişi, iş adamı veya şirket olduklarını düşünmüyorum. Onlar tamamen bir beklenti içerisindeler. Ben bunun büyütülecek bir olay olmadığını düşünüyorum ama bunlar sadece suç işlemekle kalmıyorlar, aynı zamanda Rusya'nın propagandasına alet oluyorlar. Rusya da bu zayıf nüvelerle, propagandasını yürütmeye çalışıyor. 10 yıldan beri Rusya, bıkmadan devam ettiği diasporadaki destek arayışına bugüne kadar karşılık bulamadı. Bundan sonra da bulamayacak. O çabaları da beyhude kalacak. Yaptıkları işgali hiçbir zaman meşrulaştıramayacaklar." ifadelerini kullandı. "BUNUN HESABI MUTLAKA BİR ŞEKİLDE TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARAFINDAN SORULACAKTIR" TURKSİD Ukrayna Başkanı İsmet Yüksel, geçtiğimiz günlerde Türkiye'den Kırım'a sözde bir heyetin gittiği haberleriyle gündem oluşturulmaya çalışıldığının altını çizerek, söz konusu heyetin hiç bir değerinin olmadığını kaydetti. "Ben bir iş adamları grubu da demeyeceğim, esnaflar" diyen İsmet Yüksel, "Şimdi bir defa Kırım Ukrayna toprağı. Ukrayna topraklarına Ukrayna'nın izni olmadan, Ukrayna'dan habersiz bir şekilde gidilmesi; bir kere bu kanunsuzluk. Uluslararası hukuk açısından kesinlikle uygun değil." dedi. Grubu Kırım'a götüren Rus işbirlikçisi Ünver Sel'in önemli olmayan bir şahıs olduğunu vurgulayan  İsmet Yüksel, "Ünver Sel denen şahıs, Türkiye'de hiçbir değeri olmayan bir insan. Burada kendisini temsilcisi olarak tanıtıyor ama diasporadaki temsilciliğinde üyesi olmayan bir şahıs. Şimdi bunun önderliğinde Kırım'a gidiyorlar. Kırım'da birtakım çalışmalar yapıyorlar. Yapmış oldukları çalışmalar tamamen kanunsuzdur. Bunun hesabı mutlaka bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti tarafından sorulacaktır. Türkiye'de ve Kırım'da öyle bir gündem estirdiler ki, sanki Türkiye'den çok büyük iş adamları grupları gitti ve burada büyük işler yapacaklar. Asla öyle bir şey değiller. Bu yüzden dolayı da açıkçası çok gündem olacak insanlar değiller." açıklamasında bulundu. Ayrıca, Kırım'da yapılan görüşmelerde Sel'in, Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov'u kastederek sürekli olarak "Kırım'dan kaçan liderler" ifadesini kullandığına dikkar çeken İsmet Yüksel, "Bir kere onlar oradan kaçmadı. Kıyiv'de yaşayan insanların hiçbirisi vatanından kaçmadı. İşgale gelen insanlar zorla çıkarttılar. Şu anda yüzlerce insan hapislerde yatıyor. Onlar da mı kaçak? Onlarda mı kaçsınlar? Yani böyle bir saçma sapan bir şey. Dediğim gibi fazla gündem olacak bir konu da değil. Gündem olmasını da kendisi özellikle istiyor." şeklinde konuştu. "RUSYA'NIN DESTEKÇİSİ BİR GRUBUN KIRIM TATARLARI YA DA TÜRK KAMUOYUNDA BİR İTİBARI OLMASINI DÜŞÜNMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR" DQTK Genel Sekreteri Namık Kemal Bayar, söz konusu ziyarete ilişkin olarak QHA'ya yaptığı açıklamasında, "Kırım'da yapılan bir etkinliğe Türkiye'de Rusya yanlısı siyaset yapan ve oy oranı binde bire ulaşmayan bir siyasi partinin yan kuruluşlarını temsilen katılan şahısların Türk iş dünyasını temsil kabiliyeti bulunmamaktadır. Keza bu şahısları Kırım'a götürdüğü anlaşılan kuruluşun Türkiye'deki Kırım Tatar diasporası içinde ve kamuoyunda itibarı ve destekçisi de yoktur. Milletimizin tarihinden ve bugün yaşadığı gerçeklerden kopmuş, tarih boyunca halkımızı katletmiş Rusya'nın destekçisi bir grubun Kırım Tatarları ya da Türk kamuoyunda bir itibarı olmasını düşünmek mümkün değildir." ifadelerine yer verdi.

Kurban bağışını Kırım'a gönderebilirsin! Haber

Kurban bağışını Kırım'a gönderebilirsin!

Rus işgali altındaki Kırım'da bu sene de Kurban Bayramı buruk geçiyor. Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği tarafından vatan Kırım topraklarında haksız yere alıkonulan Kırım Tatar siyasi tutsakların aileleri başta olmak üzere; yaşlı, hasta ve ihtiyaç sahibi ailelere kurban bağışı yapılacak. Ayrıca Rusya'nın Ukrayna'da başlattığı topyekûn saldırı ve 2014'teki işgal nedeniyle Türkiye'ye gelmek zorunda olan ihtiyaç sahibi Kırım Tatarları için de bağış yapılacak. KURBANLAR KIRIM'DA VE TÜRKİYE'DE YAŞAYAN KIRIM TATARLARINA BAĞIŞLANACAK Kırım Derneği tarafından Kırım'da kesilmesi için bağış yapılan kurbanın bedeli 200 ABD doları ya da karşılığı olan Türk lirası olarak belirlendi. Öte yandan Türkiye'deki Kırım Tatarlarına yapılacak bağışın bedeli ise 14 bin TL olarak duyuruldu. Kırım Derneği duyurusunda şu ifadelere dikkat çekti: Lütfen bağışlarınızda 'kurbanın kimin adına' ve nerede kesilmesini istediğinizi 'Türkiye’de' ya da 'Kırım’da' şeklinde belirterek havale/eft ediniz. Bağışlarının Kırım’da kesilmesini arzu eden ancak bağışlarını TL hesabına yatırmak isteyenler, yatırdıkları gündeki Ziraat Bankası satış kuru üzerinden hesaplanan 200 ABD Dolarına tekabül eden miktarı aşağıda ilân edilen banka hesap numaralarına gönderebilirler. Avro ödemek isteyenler 200 ABD Doları karşılığındaki tutarı gönderebilirler. Kurbanlarının Türkiye’de kesilmesini isteyenler 'kimin adına' kesilmesini istediklerini belirttikten sonra 'Türkiye’de' yazarak Türk Lirası hesabına sadece 14.000 TL yatıracaklardır. Adak kurbanlarınızı da bu program çerçevesinde kestirebilirsiniz. Kurban kesimi sonrasında artan meblağ olur ise bu miktar ihtiyaç sahibi hastalarımız için kullanılacaktır. Kurban bağışlarınızı yatırırken 'kurbanın kimin adına' kesileceği bilgisi ile beraber iletişim için telefon numarası yazılması halinde kurbanlarınızın kesimi sonrasında şahsınıza kesim fotoğraflarıyla kurbanlarınızın kesim haberi ulaştırılacaktır İletişim numarası için: 0533 472 50 20 Banka Hesap Numaraları: TC Ziraat Bankası Ankara/Yenişehir Şubesi Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Türk Lirası (TL) Hesabı Hesap No: 471-39775088-5002 IBAN: TR020001000471397750885002 ABD Dolar (USD$) Hesabı Hesap No: 471-39775088-5004 IBAN: TR450001000471397750885004 SWIFT kodu (BIC): TCZBTR2A Avro (EUR) Hesabı Hesap No: 471-39775088-5006 IBAN: TR880001000471397750885006 SWIFT kodu (BIC): TCZBTR2A

18 Mayıs Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı şehitleri Ankara'da dualarla anıldı Haber

18 Mayıs Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı şehitleri Ankara'da dualarla anıldı

Kırım Derneği Genel Merkezi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 80. yılı vesilesiyle 17 Mayıs 2024 tarihinde akşam namazına müteakiben, Ankara Hacı Bayram-ı Veli Camisi'nde anma programı ve dua merasimi düzenledi. Dua programı, Kırım Haber Ajansı (QHA) Facebook sayfasından canlı olarak yayımlandı. ELLER, KIRIM TATAR ŞEHİTLER İÇİN DUAYA KALKTI Programa; Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, Sürgündeki Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Türkiye ve Ortadoğu Temsilcisi Abdûlhakim Şaptukayev ve Ankara'daki Kırım Tatar ve Çeçen diasporasından çok sayıda isim ile Hacı Bayram Veli Camisi'ne akşam namazı için gelen vatandaşlar katıldı. SÜRGÜNDE ŞEHİT DÜŞEN KIRIM TATARLARI İÇİN DUA EDİLDİ Akşam namazı sonrası Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nda şehit düşen Kırım Tatarları için Yasin-i Şerif okundu. Edilen dualar, Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı şehitleri ve İsmail Bey Gaspıralı'dan bugüne Kırım Tatar millî hareketi için mücadele eden tüm şahsiyetlerin ruhlarına bağışlandı. 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI KURBANLARI İÇİN OKUNAN DUA Kur'an-ı Kerim tilaveti sonrasında duayı Altındağ Müftülüğü Şube Müdürü Fuat Gökçebay yaptırdı. Program sonunda katılanların hep bir ağızdan "amin" dediği duada şu ifadelere yer verildi: "Kırım'ın 1783 yılında Rus Çarlığı tarafından işgalinden sonra artan zulüm ve baskılardan dolayı; dinini, dilini, can ve namusunu korumak için vatanlarını terk etmek ve Osmanlı topraklarına göç etmek zorunda kalan, bu meşakkatli göç yollarında veya yerleştikleri diyarlarda hayatlarını kaybeden atalarımızın ruhlarına; Kırım'ın millî mücadelesinde müstesna yerleri olan; "Dilde, Fikirde, Işte Birlik" şiarı ile bütün Türk ve İslam âlemini bir araya getirme ideali uğruna ömrünü feda eden İsmail Gaspıralı'nın ruhuna; Bolşevikler tarafından şehit edilerek, naaşı Karadeniz'e atılan, "Ant Etmişim, söz vermişim millet için ölmeye" mısrasının sahibi, Kırım Başmüftüsü, Kırım Tatar Cumhuriyeti Başbakanı Şehit Numan Çelebicihan'ın ruhuna, Yine, Sovyet canileri tarafından şehit edilen Kırım Tatar liderleri, aydınları ve nicelerinin ruhlarına, Hayatlarını, Kırım'ın istiklâl mücadelesine vakfeden Cafer Seydahmet Kırımer, Müstecip Ülküsal, Ahmed İhsan Kırımlı ve daha nice büyüklerimizin ruhlarına; 26 Şubat 2014'te Kırım'ın ve geçen yıl Şubat ayında da Ukrayna'nın Rus ordusu tarafından işgalinden başlayarak bugüne kadar yiğitçe mücadele eden, bu mücadele ve savaşlar sırasında şehit düşen kahraman Kırım Tatar kardeşlerimizin ruhlarına, Ve bilhassa, bundan tam 80 yıl önce, 18 Mayıs 1944 günü tan vaktinde, Kırım'daki evlerinden silah zoruyla çıkartılarak, hayvan vagonlarında Ural Dağlarına, Sibirya'ya ve Orta Asya'ya sürülen; ve birkaç hafta süren bu çileli sürgün yolculuğunda; havasızlıktan, açlıktan, hastalıktan dolayı can veren ve naaşları demiryolu kenarlarına bırakılarak vahşi hayvanlara yem edilen çoğu bebek, çocuk, kadın ve yaşlılardan oluşan onbinlerce sürgün şehidimizin ruhlarina: El Fatiha." Anma merasimi sonrasında şehitlerin hayrına lokma dağıtıldı.

Kırım Derneğinden sürgün şehitleri için dua çağrısı Haber

Kırım Derneğinden sürgün şehitleri için dua çağrısı

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 80. yıl dönümü vesilesiyle bir çağrıda bulundu. Derneğin resmî internet sayfası aracılığıyla paylaşılan çağrıda sürgün şehitlerinin anılması gayesiyle herkes dua etmeye çağrılırken, şu ifadelere yer verildi: "Kırım Tatar Sürgünü’nün 80. yıldönümü vesilesiyle Vatanlarından binlerce km uzaklara topyekün sürgüne gönderilen, açlık ve susuzluğa maruz bırakılarak günlerce süren sürgün yolcuğunda ve devam eden aylardaki sürgün bölgelerinde nüfuslarının  yüzde 46’sını kaybeden sürgün şehitlerimiz ile göç yollarında, muhacerette hayatlarını kaybeden şehitlerimiz için 17 Mayıs 2024 tarihinde akşam namazını müteakip dünyanın her bir köşesinden herkesi dua etmeye çağırıyoruz. Camilerde, derneklerde, evlerde vb yerlerde yapılabilecek her türlü etkinlikte; Kırım'ın 1783 yılında Rus Çarlığı tarafından işgalinden sonra artan zulüm ve baskılardan dolayı; dinini, dilini, can ve namusunu korumak için vatanlarını terk etmek ve Osmanlı topraklarına göç etmek zorunda kalan, bu meşakkatli göç yollarında veya yerleştikleri diyarlarda hayatlarını kaybeden atalarımızın ruhlarına, Kırım'ın milli mücadelesinde müstesna yerleri olan; "Dilde, Fikirde, Işte Birlik" şiarı ile bütün Türk ve Islam âlemini bir araya getirme ideali uğruna ömrünü feda eden İsmail Gaspıralı'nın ruhuna, Bolşevikler tarafından şehit edilerek, naaşı Karadeniz'e atılan, "Ant Etmişim, söz vermişim millet için ölmeye" mısrasının sahibi, Kırım Başmüftüsü, Kırım Tatar Halk Cumhuriyeti Başbakanı Şehit Noman Çelebi Cihan'ın ruhuna, Sovyet canileri tarafından şehit edilen Kırım Tatar liderleri, aydınları ve nicelerinin ruhlarına, 26 Şubat 2014'te Kırım'ın ve iki yıl önce Şubat ayında da Ukrayna'nın Rus ordusu tarafından işgalinden başlayarak bugüne kadar yiğitçe mücadele eden, bu mücadele ve savaşlar sırasında şehit düşen kahraman Kırım Tatar kardeşlerimizin ruhlarına, Ve bilhassa, bundan tam 80 yıl önce, 18 Mayıs 1944 günü tan vaktinde, Kırım'daki evlerinden silah zoruyla çıkartılarak, hayvan vagonlarında Ural Dağlarına, Sibirya'ya ve Orta Asya'ya sürülen; ve birkaç hafta süren bu çileli Sürgün yolculuğunda; havasızlıktan, açlıktan, hastalıktan dolayı can veren ve naaşları demiryolu kenarlarına bırakılarak vahşi hayvanlara yem edilen çoğu bebek, çocuk, kadın ve yaşlılardan oluşan onbinlerce Sürgün şehidimizin ruhlarına, Hep birlikte dua edeceğiz. Ankara’dan da akşam namazına müteakip Hacı Bayram-ı Veli Camii’nde bulunarak yapacağımız dualarımızla şehitlerimizi anacağız."

Ukrayna Parlamentosu Başkanı Stefançuk, Kırım Derneğini ziyaret etti Haber

Ukrayna Parlamentosu Başkanı Stefançuk, Kırım Derneğini ziyaret etti

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş'un daveti üzerine Türkiye'nin başkenti Ankara'da bulunan Ukrayna Parlamentosu (Verkhovna Rada) Başkanı Ruslan Stefançuk (Ruslan Stefanchuk), 15 Mayıs 2024 tarihinde Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezini ziyaret etti. Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin ve dernek yetkilileri tarafından karşılanan Stefançuk, Türkiye'deki Kırım Tatar diasporasının önde gelen isimleriyle bir araya geldi. "SÜRGÜN HÂLÂ DEVAM EDİYOR" Mükremin Şahin, gerçekleştirdiği konuşmasında "18 Mayıs 1944'te Kırım Tatar halkı bir soykırıma uğradı. O sürgün hâlâ devam ediyor." diyerek, günümüzde Kırım Tatar diasporasının 20'e yakın ülkede bulunduğunu anımsattı. Vatanlarına dönebilen Kırım Tatarlarının, 1990 yılından itibaren Ukrayna'yla beraber geleceklerini inşa etmek için büyük bir mücadele içerisinde çalıştıklarını ve Kırım'da kök salmaya millî ve medenî müesseselerini kurma gayreti içerisinde olduklarını belirten Şahin, "Kırım Tatarlarının ve Kırım'ın henüz anayasal olarak daha hakları tam gerçekleşmeden, Kırım maalesef 2014 yılında Rusya tarafından tekrar işgal edildi." şeklinde konuştu. "UKRAYNA'NIN YANINDA TERCİHİMİZİ YAPARKEN HİÇ TEREDDÜT ETMEDİK" Kırım'daki işgal ve savaşın hâlâ devam ettiğini kaydeden Şahin, "Dünyada yaşayan hiçbir Kırım Tatarı bu işgali kabul etmedi. Özellikle Türkiye'de yaşayan milyonlarca Kırım Tatarı, bu savaş ve işgal karşısında Ukrayna devletinin yanında yer aldı. Kırım Tatar halkının ve Kırım'ın statüsü konularında bugünlerde yapılacak olan birtakım çalışmaların bizim mücadelemize büyük bir destek vereceğini düşünüyoruz. Çünkü bu haklarımız bizim elimizden 1944'te alındı. Bu savaş bitmeden bu hakların iade edilmesi, Kırım Tatarların anayasal haklarının ve statüsünün tespit edilmesi, bu mücadelemize destek verecektir ve bütün dünyadaki Kırım Tatarlarını Ukrayna'nın yanında daha güçlü bir şekilde durmasını sağlayacaktır. Biz Ukrayna'nın yanında tercihimizi yaparken hiç tereddüt etmedik. Bu Ukrayna ile Rusya arasında bir tercih değil. Bu demokrasiyle, insan haklarıyla ve hukuk ile diktatörlük arasında bir tercihtir. Bizim bu konuda iyi sonuç alacağımıza ve kazanacağımıza olan inancımız tamdır. Türkiye ve Ukrayna arasında dostluğun gelişmesi bizim temel stratejimizdir. Bu iki halkın gelecekte Karadeniz'de, Balkanlar'da ve doğal geleceğin inşa edilmesinde iki güçlü ülke olarak varlıklarını geleceğe taşıyacaklarından eminiz. Kırım Tatarları, burada da durması gereken yerde duracaktır." ifadelerini kullandı. "UKRAYNA VE KIRIM TATAR HALKLARININ KADERLERİ BİRBİRLERİNE AYRILMAZ BİR ŞEKİLDE BAĞLIDIR" 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı kurbanlarını anarak sözlerine başlayan Ruslan Stefançuk, "Bugün Ukrayna Verkhovna Rada Başkanı olarak sizlerle burada bulunmak ve Kırım Tatar Sürgün ve Soykırımı kurbanlarını birlikte anmak benim için bir şereftir. Bu insanlığa karşı suç, 80 yıl önce Stalin rejimi tarafından işlenmişti ancak bugün de devam ettiğini görüyoruz. Ukrayna'ya karşı yürütülen tam kapsamlı işgal ve savaşla beraber Ukrayna'da barış içinde yaşayan bütün halkları yok etme niyetleri var. Bu bir sessiz sürgün olarak adlandırılıyor ve bildiğiniz üzere Ukrayna'da 18 Mayıs, Kırım Tatar Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü olarak anılacak. 18 Mayıs tarihinde Ukrayna'da Cumhurbaşkanı ve diğer birçok üst düzey yetkilinin katılımıyla Kırım Tatar Sürgün ve Soykırımı'nda sürgüne maruz kalan, hayatını kaybeden kurbanları rahmetle ve saygıyla anacağız. Kırım Tatarlarının anavatanlarına dönmesi ve orada gelişebilmesi için Ukrayna devleti geçmişte olduğu gibi bugün de gelecekte de elinden gelen her türlü çabayı sarf etmeye devam edecektir. Maalesef hepimiz biliyoruz ki, 2014 yılında Rusya'nın Ukrayna işgali Kırım'da başladı. Yaptığı şeylerden ilki orada yaşayan halka, insan hakları ihlalleri uygulamak ve baskı rejimi başlatmak oldu. Hepimiz biliyoruz ki, Ukrayna ve Kırım Tatar halklarının kaderleri birbirlerine ayrılmaz bir şekilde bağlıdır. Her zaman aynı düşmandan aynı baskılara maruz kaldık. Ukrayna'da yaşanan Holodomor, 1944 senesinde Kırım Tatarlarına uygulanan sürgün ve soykırım, 2014'te Kırım'ın işgali, 2022'de Rusya'nın Ukrayna'nın tamamını işgal girişimi; maalesef bütün bu hüzünlü tarihi anlar halklarımızın ortak kaderini oluşturuyor. Bu mücadeleyi ortak düşmana karşı veriyoruz." ifadelerini kullandı. KIRIM PLATFORMUNDA KIRIM TATARLARININ ANA VATANINA DÖNÜŞÜ KONUŞULACAK Kırım Tatarları ile Ukrainlerin ortak geçmişinin ortak bir gelecek de vadettiğini söyleyen Stefançuk, "Ukrayna Parlamentosu olarak bu konuda birçok faaliyet yürütüyoruz. Bunlardan bazılarını örnek olarak vermek istiyorum. Bildiğiniz üzere, Ukrayna'da yerli halklar yasası kabul edildi ve bu yasaya göre Kırım Tatarları Ukrayna'nın yerli halkı statüsüne kavuştu. Yaklaşık bir hafta önce Ukrayna Parlamentosu, dünya parlamentolarına bir çağrı yaptı. Bu çağrıda, Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın yıl dönümünün anılması için diğer ülke parlamentoları davet edildi. Bu fikri ortaya koyan kişi ve Verkhovna Rada Başkanı olarak büyük bir onur duydum. Ama bu kararı kürsüden kahraman Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu okudu. Aynı zamanda uluslararası arenada da çeşitli faaliyetler yürütüyoruz. Bunların en başında gelen, Uluslararası Kırım Platformu faaliyetleri. Uluslararası Kırım Platformu, bildiğiniz üzere Sayın Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy'ın inisiyatifinde faaliyetine başladı ve bu sene 4. Liderler Zirvesi gerçekleşecek. Biz de Ukrayna Parlamentosu olarak, kendi seviyemizde Uluslararası Parlamenterler Zirvesi gerçekleştiriyoruz ve bu sene üçüncüsü düzenlenecek. Bu zirvede, Kırım Tatarlarının ana vatanına dönüşü ve haklarının yeniden tesisi konuşulacak." dedi. "KIRIM'A ZAFERLE DÖNECEĞİZ" İkinci Uluslararası Kırım Platformu Parlamenterler Zirvesi'ne 70 parlamentodan farklı seviyelerde katılım gerçekleştiğini vurgulayan Parlamento Başkanı, "Bu şu demek, 70 tane parlamento Kırım Tatar davasına ilgi gösterdi, Kırım Tatarlarına ve Ukraynalılara destek sergiledi. Kırım'a beraber zaferle döneceğiz ama bu zaferin de bir bedeli olacak. Aktivist Reşat Ametov gibi... Birçok siyasi tutsak gibi... Bunların başında Kırım Tatar Milli Meclisi Birinci Başkan Yardımcısı Nariman Celal geliyor. Hiçbirini unutmadık. Hepsinin özgürlüğe kavuşması için mücadelemizi sürdürüyoruz. Aynı zamanda bizim bu haklı mücadelemizde yanımızda olan Türkiye Cumhuriyeti halkına teşekkür etmek istiyorum. Şahsi çabaları bizim için çok kıymetli olan Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a minnettarlığımızı ifade etmek istiyoruz." şeklinde konuştu. Türkiye'nin vermiş olduğu desteğin en somut örneklerinden birisinin Ukrayna-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Eş Başkanı ve KTMM Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz'ün Rus esaretinden kurtarılması olduğunu belirten Stefançuk, konuşması Türkçe olarak "Yaşasın Kırım Tatar halkı. Kırım serbest olacak. Yaşasın Ukrayna. Yaşasın Türkiye!" diyerek tamamladı. "BİZ BARIŞI TOPRAKLARIMIZLA TAKAS ETMİYORUZ" Konuşmasının ardından Parlamento Başkanı Stefançuk, Verkhovna Rada'nın Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 80. yıl dönümüne özel olarak çıkardığı kararın Ukraince orijinal şekli ve Kırım Tatarcaya çevrilmiş hâlini Derneğe hediye etti. Gerçekleştirdiği konuşma sonrasında Kırım Tatarlarının sorularını da yanıtlayan Stefançuk, Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kırımlı'nın "Bütün dünyadaki Kırım Tatarlarının, bütün Kırım Tatar diasporasının merak ettiği tek bir soru var; ve sizden tek bir cümleyle cevap almak istiyorum. Kırım, zâlim Putin'den; Rusya'dan kurtulmadan hiçbir zaman barış imzalanmayacağını sizin ağzınızdan duymak istiyoruz." sözlerine karşılık olarak; "Tek cümle, Cumhurbaşkanı Zelenskıy'ın Barış Formülü'nün temellerinden biri de bu. Biz barışı topraklarımızla takas etmiyoruz." dedi. Stefançuk, ziyaretinin anısına Dernek Başkanı Şahin'e Kırım Tatar desenleri bulunan amfora hediye etti. Şahin ise günün anısına Stefançuk'a Osmanlı modeli el yapımı bir karaf takdim etti.

18 Mayıs Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı Manavgat'ta konferans ile anıldı Haber

18 Mayıs Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı Manavgat'ta konferans ile anıldı

Kırım Tatar halkının 18 Mayıs 1944'te vatan topraklarından sürgün edilişinin 80. yıl dönümünde acılar yeniden yâd ediliyor. Kırım Tatar diasporası ise Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) eli kanlı lideri Josef Stalin'in emriyle gerçekleştirilen soykırımı Türkiye'de yeniden hatırlatıyor. KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI'NIN 80. YIL DÖNÜMÜ ANILDI Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Manavgat Şubesi Başkanı Didem Başak Başkır Çalışkan, 13 Mayıs 2024 tarihinde Akdeniz Üniversitesi Meslek Yüksekokulu öğrencilerine "18 Mayıs 1944 Kırım Türkleri Sürgünü" başlığıyla konferans verdi. Akdeniz Üniversitesi Manavgat Yükseokulunda tertip edilen etkinlik; saygı duruşu, İstiklâl Marşı ve Kırım Tatar millî marşı Ant Etkenmen'in okunmasıyla saat 14.00'te başladı. Etkinliğe Yüksekokul Müdürü Doç. Dr. Fatih Uslu, Yüksekokul Müdür Yardımcısı Öğretim Görevlisi Dr. Hüseyin Öztürk ve çok sayıda öğrenci katıldı. Programda Şube Başkanı Çalışkan, Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nı anlattı. Programda sürgün sırasında hayatını kaybeden Kırım Tatarları yâd edildi.   Etkinlik, karşılıklı olarak Kırım Derneği Manavgat Şube Başkanı Çalışkan'ın, Akdeniz Üniversitesi Manavgat Yükseokul Müdürü Doç. Dr. Uslu ve Müdür Yardımcısı Dr. Öztürk'e; Üniversite yönetiminin Çalışkan'a teşekkür belgesi takdim etmesiyle sona erdi.

Kırım Derneği Genel Başkanı seni de Eskişehir’de anma mitingine davet ediyor! Haber

Kırım Derneği Genel Başkanı seni de Eskişehir’de anma mitingine davet ediyor!

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin bu sene 80. yıl dönümünde Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı dolayısıyla yapılacak olan anma mitingine herkesi davet etti. Kırım Haber Ajansı (QHA) aracılığıyla seslenen Şahin, Kırım Tatar bayraklarıyla 18 Mayıs 2024 tarihinde Eskişehir meydanlarında toplanılacağını bir kez daha duyurdu.  ???? Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Rus Kızıl Ordu Korosu’nun Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 80. yıl dönümü ile Büyük Kafkasya Sürgünü’nün 160. yıl dönümünde Türkiye’de yapılması planlanan ancak gelen tepkiler üzerine ertelenen konserler hakkında Kırım Haber… pic.twitter.com/lUnlAxitEl — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 1, 2024 MÜKREMİN ŞAHİN, HALKI 18 MAYIS'TA ESKİŞEHİR'E DAVET ETTİ Vatan Kırım topraklarında 2014 yılında gerçekleşen Rus işgalinden önce Akmescit'te çeşitli anma etkinliklerinin yapıldığını anımsatan Şahin, 20'den fazla ülkede yaşayan Kırım Tatarlarının 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nı andıklarını söyledi. Türkiye'de de bu sene Kırım Tatarlarının yoğun olarak yaşadığı Eskişehir'de anma mitingi yapacaklarını duyuran Şahin, "Bu mitinge bütün halkımızı davet ediyoruz. Eskişehir'deki Kırım Tatarları o gün, hem gök bayrakları hem de al bayraklarıyla meydanlara gelirlerse bundan büyük bir sevinç ve kıvanç duyarız. Bu güzel bir başlangıç olsun. O gün tüm dünyaya özellikle Kırım'daki kardeşlerimize birlik ve beraberliğimiz konusunda güçlü bir mesaj verelim" ifadelerini kullandı.  Ayrıca Şahin, 17 Mayıs'ı 18 Mayıs'a bağlayan gecenin dua gecesi olduğunu belirterek herkesi; sürgünde, işgalde, göçlerde ve katliamlarda hayatını kaybeden Kırım Tatarlarının aziz ruhları için dua etmeye davet etti. Şahin sözlerine şu ifadelerle son verdi: "Birlik ve beraberliğimiz bizim için çok önemli. En büyük gücümüz ve sermayemiz bu. İnşallah geleceğimiz aydınlık ve parlak olacak." Kırım Tatar Teşkilatları Platformuna bağlı organların 9 Mart 2024 tarihinde aldığı karar neticesinde bu sene 80. yılı olan 18 Mayıs Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı Eskişehir'de anılacak.

Kırım Derneği Genel Başkanı Şahin: Rusya'nın provokasyon amacı taşıyan faaliyetlerinin Türkiye'de bir karşılığı yok! Haber

Kırım Derneği Genel Başkanı Şahin: Rusya'nın provokasyon amacı taşıyan faaliyetlerinin Türkiye'de bir karşılığı yok!

Yağmur Filiz Şahin/QHA Ankara Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının sürgün edilmesi ile Türkistan coğrafyası ve Kafkasya'da katliamlara imza atan Rus Kızıl Ordusu'nun askerî korosunun Türkiye'de yapacağı turneye ilişkin olarak Kırım Haber Ajansına (QHA) açıklamalarda bulundu. "RUSYA'NIN PROVOKASYON AMACI TAŞIYAN KONSERİ APTALCA BİR EYLEMDİ" Şahin, Rusya'nın vatan Kırım'ı 2014 yılında işgal etmesiyle Türkiye'deki Kırım Tatar diasporasını kendi yanına çekme amacı güttüğünü ve bu çerçevede çok kez Türkiye'de kültür günü düzenlemeye çalıştığını ancak başarısız kaldığını aktardı. Rusya'nın söz konusu faaliyetlerinin Türkiye'de bir karşılığı olmadığını vurgulayan Şahin, konserin akıllıca bir karar olmadığını, "Rusya'nın provokasyon amacı taşıyan konseri aptalca bir eylemdi" ifadeleriyle dile getirdi. ???? Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Rus Kızıl Ordu Korosu’nun Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 80. yıl dönümü ile Büyük Kafkasya Sürgünü’nün 160. yıl dönümünde Türkiye’de yapılması planlanan ancak gelen tepkiler üzerine ertelenen konserler hakkında Kırım Haber… pic.twitter.com/lUnlAxitEl — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 1, 2024 Şahin QHA'ya verdiği demeçte, "Bence Rusya kendi açısından büyük bir hata yaptı. Bu iptal süreci gecikmiş olsaydı bize en büyük hizmeti onlar yapmış olurdu. Türkiye'deki Kırım Tatarlarının daha da güçlenmesini, Kırım Tatar, Çerkes ve Ahıska Türklerinin birlik ve beraberlik duygusunu kenetlendirirdi. Aptalca bir plan olmuş. Kim düzenlediyse Putin'in (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) onu görevden alması gerekir" yorumunda bulundu.  Rusya'nın düzenlediği provokasyonu özellikle Kırım Tatarlarının en çok yaşadığı ikinci büyük şehir olan Bursa'da gerçekleştirmeyi amaçladığını belirten Şahin, söz konusu faaliyetin Rusya tarafından hiçbir faydası olmayacağının altını çizdi.  Şahin, "Eğer konser daha geç ertelenseydi bu sesler daha çok yükselirdi, tepkiler artardı. Hiçbir idareci de buna müsade etmez. Bizimle alay eder gibi halkımızı sürgüne gönderen o ordunun Türkiye'de konser vermesine verilen doğal tepkiler neticesinde konserin iptal edilmesi de doğru bir karardı." dedi. RUS KIZIL ORDU KOROSU KONSERLERİNİ İLERİ BİR TARİHE ERTLEDİ Türk dünyasının yaşayan efsanesi, Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu başta olmak üzere Kırım Tatar ve Çerkes diasporasının tepkisini çeken konserler süresi belirtilmeksizin ileri bir tarihe ertelenmişti. Türkiye turnesinin organizasyonunu üstlenen ISF Sanat şirketi, konuya ilişkin olarak 26 Nisan 2024 tarihinde yaptığı açıklamada, "18 Mayıs Bursa Kültür Park Açık Hava, 20-21 Mayıs Antalya Açıkhava Sahnesi, 22 Mayıs alanya Açıkhava Sahnesi etkinliklerimiz teknik nedenlerden dolayı ileri bir tarihe ertelenmiştir" ifadelerine yer vermişti. Rusya Savunma Bakanlığına bağlı Rus Kızıl Ordu Korosu'nun, provakasyon amacı taşıyan Türkiye turnesinin tarihleri dikkatlerden kaçmadı. Çarlık Rusya tarafından 21 Mayıs 1864'te vatanlarından sürülen Çerkes halkı ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) döneminde eli kanlı Josef Stalin'in emriyle 18 Mayıs 1944'te yurtlarından koparılan Kırım Tatarlarının acı günlerinin yıl dönümlerinde yapılması planlanan konserlerin iptal edilmesi için çağrılar yapıldı.  Türkiye'ye resmî ziyaretlerde bulunan Kırım Tatar halkının millî lideri, Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, konuyla ilgili tepkisini Türkiye tarafına iletti. Kırımoğlu, konserlerin tarihinden duyduğu rahatsızlığı Türkiye Dışişleri Bakanlığına yazdığı mektupla dile getirirken; 24 Nisan 2024 tarihinde başkent Ankara'da Türkiye Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu ile bir araya gelerek, konserin Kırım Tatar Sürgünü'nün 80. yıl dönümü ile Büyük Kafkasya Sürgünü'nün 160. yıl dönümünde yapılmaması için görüşmede bulundu. Kırımoğlu ayrıca, konuyu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile yaptığı görüşmeye de taşıdı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.