SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Derneği Bursa Şubesi

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Derneği Bursa Şubesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Derneği Bursa Şubesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Derneği Bursa Şubesi, 18 Mayıs şehitlerini andı Haber

Kırım Derneği Bursa Şubesi, 18 Mayıs şehitlerini andı

Kırım Derneği Bursa Şubesi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yıl dönümü vesilesiyle bir anma programı düzenledi. Sürgün şehitleri için Bursa Merinos Kültür Merkezi Göç Tarihi Müzesi Fuaye Alanı'nda anma programı tertip edildi. ANMA PROGRAMINA BİRÇOK İSİM KATILDI Anma programına; İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Eski Bursa Milletvekili ve Kırım Derneği Bursa Şubesi Üyesi Necati Özensoy, İYİ Parti Bursa Yıldırım İlçe Teşkilatı yöneticileri, Kırım Derneği Bursa Şubesi üyeleri ve çok sayıda misafir katılım gösterdi. Saygı duruşu, Kırım Tatar Millî Marşı Ant Etkenmen ve İstiklal Marşı ile başlayan programa; Bursa Şube Başkanı Yunus Güneri, Milletvekili Selçuk Türkoğlu ve Eski Milletvekili Necati Özensoy’un konuşmaları ile devam edildi. SÜRGÜN ŞEHİTLERİ ADINA KUR’AN’I KERİM OKUNARAK DUALAR EDİLDİ Öte yandan sürgün şehitleri adına Kuran'ı Kerim okunup dualar edildikten sonra, Bursa Şubesinin gençleri, şiir okuyarak sürgün ve göçler ile ilgili anılar ve bilgileri içeren sunumlar yaptı. Ayrıca “TRT Arşiv”in “Kırım Tatar Sürgünü” isimli belgeselinin izlendiği program, "Sürgün'e Ağıt-Port Artur" ağıtı ile sona erdi. GÖÇ TARİHİ MÜZESİNE ZİYARETTE BULUNULDU Anma programının ardından ayrıca, ziyaretçiler tarafından içinde Kırım Tatar Göç Bölümü'nün de olduğu ve Bursa Şubesinin de katkılarının bulunduğu Göç Tarihi Müzesi'ne ziyaret gerçekleştirildi. Son olarak Bursa Şubesinin resmî sosyal medya hesabı üzerinden etkinliğe yönelik yapılan açıklamada “Anma Programımızın gerçekleşmesinde Göç Tarihi Müzesi salon tahsisleri ve tüm destekleri için Bursa Büyükşehir Belediyesi ve her kademe yetkililerine teşekkürlerimizi sunarız.” ifadelerine yer verildi. 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI 82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026 Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti. Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü. Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.

Büyükelçi Celâl, Bursa'da Kırım Tatar diasporası ile buluştu Haber

Büyükelçi Celâl, Bursa'da Kırım Tatar diasporası ile buluştu

Uludağ Üniversitesinin daveti ile Bursa'ya bir ziyaret gerçekleştiren Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Ukrayna'nın Bursa Fahri Konsolosluğunda önemli bir buluşma gerçekleştirdi. Görüşmeye, Kırım Derneği Bursa Şubesi Yönetim Kurulu ve üyeleri ile Kırım Tatar misafirler katıldı. Ukrayna Bursa Fahri Konsolosu Görken Şehsuvar'ın da yer aldığı ziyaret kapsamında Büyükelçi Celâl tarafından açıklamalar yapıldı. Öte yandan, daha önce Ukrayna Diaspora Kimliği için başvuru yapan Bursalı Kırım Tatarlarından Onur Kuyumcu'ya kimliği, Büyükelçi Celâl tarafından takdim edildi. NARİMAN CELÂL’İN BÜYÜKELÇİ OLARAK ATANMASI, BÜTÜN KIRIM TATARLARINI SEVİNDİRDİ Kırım Derneği Bursa Şubesi Başkan Yardımcısı Süleyman Gence, Kırım Haber Ajansına (QHA) verdiği demeçte şu ifadelere yer verdi: Sayın Nariman Celâl, Kırım'da Kırım Tatar Millî Meclis Başkan Yardımcısı iken bildiğimiz, takip ettiğimiz liderlerimizden biri idi. Sonrasında ise hepimizin malumu, uydurma senaryolarla diğer iki Kırımlı soydaşımız ile birlikte Rusya hapishanelerine atıldı. Toplamda 3 yıl gibi bir süre hapishanede kaldı. Sonrasında esir takası ile serbest kalıp nihayetinde de geçtiğimiz haziran ayında Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliğine atandı. Bu atama, tüm Kırımlı soydaşlarımız gibi bizleri de çok memnun eden atanma idi. Bununla birlikte Ukrayna’nın bir Kırım Tatarını Ankara Büyükelçisi olarak atamasını, Kırım Türkleri ve Türkiye'ye verilen önemin bir nişanesi olarak değerlendiren Gence, Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesinden dolayı Ukrayna ve Türkiye'ye göç eden Kırım Tatarlarının bulunduğunu kaydederek “Sayın Nariman Celâl'in hem Ukrayna hem de Türkiye'deki soydaşlarımıza bu görev sebebi ile yakınlığı daha da memnun etmektedir bizleri.” dedi. “DİLEĞİMİZ, ÇOK UZUN SÜRELER BU KONUMDA SAYIN NARİMAN CELÂL'İN BULUNMASIDIR” Öte yandan Gence, Kırım Derneği Bursa Şubesinin Ukrayna-Rusya Savaşı sebebiyle Bursa'ya gelmek zorunda kalan birçok Kırım Tatarına yardım etmek ve onların sorunlarını çözmek için tüm imkânlarını seferber ettiğini ve etmeye devam edeceğini kaydetti. Ayrıca, bugün yaklaşık 40 ailenin savaştan dolayı Bursa’da konaklamak durumunda olduğunu belirten Gence, Bursa Şubesinin söz konusu aileler ile devamlı irtibatının bulunduğunu dile getirdi. Gence, son olarak şu değerlendirmelerde bulundu: Sayın Nariman Celâl'in Bursa Uludağ Üniversitesi ziyaretindeki toplantıda ve sonrasında Bursa Ukrayna Fahri Konsolosluğu ziyaretindeki toplantıda belirttiği konular, mevcut durum ve gelecek ön görüleri ile ilgili yaptığı açıklamalar tüm Kırımlı soydaşlarımız için, bizler için çok umut verici idi. Fahri Konsolosluktaki toplantıda hazır bulunan Kırımlı soydaşlarımızın karşılıklı görüşme imkânı da bulduğu, problemlerin anlatıldığı, çözüm yollarının ortaya konulduğu çok verimli bir toplantı olarak ortaya çıktı. Mevcut şartlar altında Kırımlı soydaşlarımız, kendilerine birkaç saat uzaklıkta Ukrayna Büyükelçisi olarak soydaşlarının bulunması büyük bir güven kaynağı olduğunu sık sık belirtmektedirler. Bizler Kırım Derneği Bursa Şubesi yönetimi olarak ocak ayında Sayın Büyükelçi'ye Ankara'da nezaket ziyaretinde bulunmuştuk. Hem Ankara ziyaretimiz hem de Bursa'daki ziyaretlerinde yaptığımız karşılıklı görüşmelerdeki yaklaşımı, verdiği güven ve kendisinin ifadesi ile ‘her zaman ulaşılabilir’ olması çok büyük bir avantaj Kırımlı soydaşlarımız için, hepimiz için. Dileğimiz, çok uzun süreler bu konumda Sayın Nariman Celâl'in bulunmasıdır.

KTMM Başkanı Çubarov Kırım Derneği Bursa Şubesi'ni ziyaret etti Haber

KTMM Başkanı Çubarov Kırım Derneği Bursa Şubesi'ni ziyaret etti

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Türkiye genelinde sürdürdüğü diaspora temasları kapsamında 12 Mart 2026 tarihinde Kırım Derneği Bursa Şubesi'ni ziyaret etti. Ziyarette; KTMM Herson Temsilcisi Abmecit Süleymanov, Kırım Derneği Bursa Şubesi Başkanı Yunus Güneri, Eskişehir Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Recep Şen, Eskişehir Kırım Derneği Başkan Yardımcısı Abdullah Akkurt, 23. ve 24. Dönem Bursa Milletvekili Necati Özensoy, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği Kültür Temsilcisi Anife Kurtseitova, Bursa Şubesi yönetimi ve diaspora temsilcileri yer aldı. Ziyaret kapsamında programın başında derneğin yürüttüğü faaliyetlere ilişkin slayt gösterisi sunuldu. Sunumun ardından konuşan KTMM Başkanı Refat Çubarov, dernek çalışmalarını takdir ederek, yapılan faaliyetlerin Kırım Tatar halkı açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Başkan Çubarov, dernek yöneticilerine hitaben yaptığı konuşmada, yürütülen çalışmaların uzun vadede daha iyi anlaşılacağını belirterek özellikle gençlere yönelik desteklerin önemine dikkat çekti. 1990’lı yıllarda Türkiye’ye eğitim amacıyla gelen Kırım Tatar gençlerinin zorlu koşullarda yaşam mücadelesi verdiğini hatırlatan Çubarov, Türkiye’deki Kırım derneklerinin bu süreçte önemli bir dayanışma ağı oluşturduğunu ifade etti. ÇUBAROV MERHUM ADNAN SÜYEN'İ ANDI Başkan Çubarov, Kırım davasında sayısız hizmetleri bulunan, Kırım sevdalısı ve Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Bursa Şubesinin eski Başkanı Adnan Süyen'i anarak: "Hepimizin hatırladığı gibi, merhum Başkan Adnan Süyen ile birlikte Kırım’da bir caminin temelini atmıştık. O zaman neler olacağını, ve Kırım'ın geleceği nasıl olacağını hiç hayal edemiyorduk. Allah kendisine rahmet eylesin. Cami inşa edildi ve orada duruyor. İnşallah çevresi de daha da güzelleşir. Bir gün Kırım düşmanlardan temizlenir ve o cami Adnan Süye’nin adıyla yaşamaya devam eder." ifadelerini kullandı. “SİYASİ BASKILAR ARTIYOR” Kırım’daki baskı politikalarına dikkat çeken Çubarov, bölgede yaklaşık 350 siyasi tutsak bulunduğunu, bunların yaklaşık 180’inin Kırım Tatarı olduğunu belirterek, bu tür baskı politikaları sonucu Kırım Tatarlarının bölgeyi terk etmeye zorlandığını, aynı zamanda Kırım’a yüz binlerce kişinin yerleştirildiğini ifade etti. Evlerinden kovulduğunu ve insanların korku yoluyla göçe zorlandığını söyleyen Çubarov, bu sürecin Kırım’ın demografik yapısını değiştirmeye yönelik olduğunu belirtti. Savaş sürecine de değinen Çubarov, Kırım’daki erkeklerin Rus ordusuna zorla askere alındığını ve bunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı. KTMM'NİN YASAL OLARAK KABUL EDİLMESİ Başkan Çubarov ayrıca, KTMM’ye resmî statü verilmesi yönündeki girişimlere ve bunun sağlayacağı avantajlara ilişkin bilgi verdi. Çubarov, Kırım’ın uluslararası platformlarda her gündeme gelişinde Kırım Tatar halkının tek temsil organı olan Kırım Tatar Millî Meclisi’nin çıkarlarının da dikkate alınacağını ve Kırım’ın geleceğine yönelik tüm süreçlerin Meclis ile koordineli şekilde yürütüleceğini ifade etti. Program sırasında katılımcılar tarafından yöneltilen sorular cevaplandırılırken, karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Bunun yanında Çubarov, Kırım’ın tarihi ve kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekerek, gençlerin bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı Bursa'da anıldı Haber

1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı Bursa'da anıldı

Kırım Derneği Bursa Şubesi, 18 Mayıs 1944’te eli kanlı Stalin tarafından gerçekleştirilen Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 81. yıl dönümünü andı. Anma programı, 18 Mayıs Pazar günü saat 14.00’te Bursa Merinos Kültür Merkezi Göç Tarihi Müzesi'nin fuaye alanında başladı. Anma programına; İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Eski Milletvekili ve Dernek Üyesi Necati Özensoy ile dernek kurulları üyeleri ve Kırım Tatar diasporasından isimler katıldı. Anma programı saygı duruşunun akabinde Türkiye ve Kırım Tatar millî marşlarının okunması ile devam etti. Sonrasında anma programının açılış konuşmaları gerçekleşti. Açılış konuşmaları; Kırım Derneği Bursa Şubesi Başkanı Yunus Güneri, Bursa Milletvekili Türkoğlu ve Eski Milletvekili ve Dernek Üyesi Özensoy tarafından yapıldı. Vatanları uğruna can veren Kırım Tatar şehitleri için Kur’an-ı Kerim tilaveti okundu ve dua edildi. Daha sonrasında Kırım Tatar gençleri şiir okudu. Sürgün ile ilgili anılar ve bilgileri içeren sunum gerçekleştirildi. Katılımcılar TRT Avaz tarafından hazırlanan “1944 Sürgün Belgeseli”ni izledi. Anma programı, "Sürgün'e Ağıt-Biz Kırım'dan Çıkkanda" isimli ağıtın okunması ile sona erdi. Programın ardından, derneklerin katkılarıyla oluşturulan ve içerisinde Kırım Tatarlarına ayrılmış özel bir bölümün de bulunduğu Göç Tarihi Müzesi ziyaret edildi. Katılımcılar, bu ziyarette Kırım Tatarlarının sürgünle başlayan göç hikâyesini ve kültürel mirasını yakından görme fırsatına erişti. 18 MAYIS KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI 18 Mayıs 1944 günü bir şafak vaktinde, milletler hapishanesi Sovyetler Birliği’nin diktatörü Josef Stalin’in emriyle Kırım Tatar halkı öz vatanlarından koparıldı. Sovyet yönetimi, sürgünden sonra Kırım’da, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Adeta bir kültürel soykırım dalgası başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Sovyet yönetimi, Vatan Kırım’ın demografik yapısını değiştirmeyi amaçladı. Ancak Kırım Tatarları, bağrından koparıldıkları o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. Nihayet, yıl 1989’u gösterdiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. O tarihten itibaren Kırım Tatarları yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Kırım Tatarları, 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırılıyordu. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte Kırım Tatarları vatana dönmeye başladı. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu) ve 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.

Kırım Derneği Bursa Şubesi Başkanı Güneri: 1944’ü unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız! Haber

Kırım Derneği Bursa Şubesi Başkanı Güneri: 1944’ü unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız!

Bugün, Kırım Tatar halkının katil Josef Stalin rejimi tarafından, vatan Kırım’dan sürgün edilerek soykırıma uğramasının 81. yıl dönümü. 18 Mayıs 1944 günü bir şafak vaktinde, milletler hapishanesi Sovyetler Birliği’nin diktatörü Josef Stalin’in emriyle Kırım Tatar halkı öz vatanlarından koparıldı. Kırım Derneği Bursa Şubesi Başkanı Yunus Güneri 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü anma vesilesiyle Kırım Haber Ajansına (QHA) bir mesaj verdi. Güneri cümlelerine, “18 Mayıs 1944 Sürgünü'nde Kırım'da bir Kırım Türkü kalmayacasına değin bir sürgün ve soykırım gerçekleşmiştir. Daha önceden listeleri hazırlanmış Kırım Türklerin evleri 18 Mayıs sabahı karşı Rus askerince basılmış on beş dakika içinde hazırlanmaları istenmiş orada hazır bekleyen kamyonlara binmeleri istenmiştir.” diyerek başladı. Güneri, sürgüne gönderilen Kırım Tatarlarının yüzde kırk altısının günlerce süren sürgün esnasında hayatını kaybettiğini belirterek, “1990’lı yılların başından itibaren tamamen kendi imkânlarıyla Kırım'a dönmeye ve yeniden kök salmaya başladıkları ata vatanlarında, 2014 yılında bir kez daha Rusya'nın işgaliyle birlikte bütün millî kazanımları ellerinden alınan, millî meclisleri yasaklanan, liderleri Kırım'a sokulmayan Kırım Tatarları bugün vatanlarında hapis hayatı yaşamaktadır.” ifadelerini kullandı. Güneri ifadelerine şu şekilde devam etti: “1944 Sürgünü ve Soykırımı’nı unutmadık. Unutmayacağız. Unutturmayacağız. Her şart altında her koşullara soydaşlarımıza gereken her türlü desteği vermeye devam ettik. Destek vermeye de devam edeceğiz. Soydaşlarımızın bir an önce huzura ermesi tamamının ana vatan Kırım'da yaşamlarını devam ettirmesi için uluslararası toplumda Rusya'ya karşı gereken eylemleri yerine getirmesini bekliyoruz. Muhaceret, sürgün, işgal ve savaş şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Allah milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Allah milletimizin her daim yardımcısı olsun." 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI 81 yıldır dinmeyen, azalmayan ve adalet bekleyen acı: 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı pic.twitter.com/3M7ndq29Vy — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2025 18 Mayıs 1944 günü bir şafak vaktinde, milletler hapishanesi Sovyetler Birliği’nin diktatörü Josef Stalin’in emriyle Kırım Tatar halkı öz vatanlarından koparıldı. Sovyet yönetimi, sürgünden sonra Kırım’da, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Adeta bir kültürel soykırım dalgası başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Sovyet yönetimi, Vatan Kırım’ın demografik yapısını değiştirmeyi amaçladı. Ancak Kırım Tatarları, bağrından koparıldıkları o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. Nihayet, yıl 1989’u gösterdiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. O tarihten itibaren Kırım Tatarları yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Kırım Tatarları, 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırılıyordu. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte Kırım Tatarları vatana dönmeye başladı. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu) ve 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.