SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Haber Ajansı

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Haber Ajansı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Haber Ajansı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Tatarlarının sesi QHA 20 yaşında! Haber

Kırım Tatarlarının sesi QHA 20 yaşında!

Kırım Tatar halkının millî yayın organı Kırım Haber Ajansı (QHA), çeyrek asra yaklaşan yayın hayatında önemli bir dönüm noktasını geride bırakarak 20. yılını doldurdu. Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nun talimatıyla 2006 yılında Kırım’ın Akmescit kentinde yayın hayatına başlayan ajans, bugün sadece bir haber kaynağı olmanın ötesinde, işgal altındaki bir vatanın ve baskı altına alınmak istenen bir halkın uluslararası arenadaki en güçlü sesi konumunda. Kırım Tatar halkının, Sovyetler Birliği döneminde maruz kaldığı 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın ardından, 1980'li yılların sonu ve 1990'lı yılların başında ana vatanlarına geri dönmesiyle yarımadada yeni bir hayat başladı. Kırım'da millî uyanışın bir parçası olarak basın ve medya alanında boşluğun doldurulması fikri ortaya çıktı. Dönemin Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı ve Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun talimat vermesiyle QHA için tarihî ilk adımlar atıldı. Bir yıldan fazla süren başvuru sürecinin ardından ajans, daha sonra Ukrayna Devlet Televizyon ve Radyo Komitesi tarafından 14 Mart 2006 tarih ve 124 numaralı Devlet Tescil Belgesi ile resmen kayıt altına alındı. 18 MAYIS 2006: SÜRGÜNÜN 62. YILINDA TARİHÎ İLK HABER Resmî olarak yayın hayatına başlanması için ise sembolik ve anlamlı bir gün seçildi. QHA, 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı'nın 62. yıl dönümü olan 18 Mayıs 2006 tarihinde Akmescit'te resmen faaliyete başladı. Ajansın dünyaya geçtiği ilk haber, Akmescit'te düzenlenen büyük matem mitingi oldu. QHA, kısa sürede Türk dünyasında da tanınan bir marka haline geldi. 2007 yılında Türkçe Konuşan Ülkeler Haber Ajansları Birliğinin (TKA) Ankara'da gerçekleşen 6'ncı toplantısına devleti olmayan bir Türk topluluğu olarak gözlemci statüsünde katılan QHA, 29 Nisan-3 Mayıs 2008 tarihlerinde Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen 7'nci TKA toplantısında birliğe resmî üye oldu. QHA'NIN ANA VATANDAN SÜRGÜNÜ 25 Şubat 2014 tarihinde başlayan Rusya'nın Kırım'ı işgal etme süreciyle birlikte QHA için karanlık günler başladı. İşgalci Rus makamları ve Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), ajansın kurucuları İsmet Yüksel ve Gayana Yüksel'i iki kez sorguya çekerek baskı uyguladı. Geçmiş yıllardaki haberler gerekçe gösterilerek ihtar cezaları verildi. 2015 yılının nisan ayına gelindiğinde işgalci yönetim, QHA'nın Ukrayna devletinden aldığı yayın lisansının geçersiz olduğunu ilan ederek kendilerinden yeni lisans alınmasını şart koştu. Ajansın faaliyetlerini sürdürebilmek adına yaptığı başvurular ise işgalci makamlarca kasıtlı olarak reddedildi. 9 Mayıs 2016'da ise QHA'nın internet sitesine Kırım genelinde tamamen erişim engeli getirildi. Baskıların dayanılmaz bir boyuta ulaşması ve can güvenliği tehditleri üzerine QHA'nın kurucuları 24 Mayıs 2015'te Kırım'dan ayrılıp Ukrayna'nın başkenti Kıyiv'e gitmek zorunda kaldı. Rus işgalciler, ajans kurucularını "radikal" ilan ederek yarımadaya giriş yasağı koydu ve QHA'nın Kırım'daki fizikî faaliyetlerini geçici olarak durdurdu. Haziran 2015'te Kıyiv'de yeniden yapılanan QHA, yayın dillerine Ukrainceyi de ekleyerek Rusya'nın Kırım konusundaki dezenformasyon faaliyetlerine karşı küresel bir enformasyon kalkanı oluşturdu. Türkiye'deki Kırım Tatar diasporasının güçlü desteğini arkasına alan ajans, küresel ağını genişletmek amacıyla 2016 yılı Ağustos ayında Ankara'da da ofis kurma kararı aldı. 2018 yılının mayıs ayının sonunda QHA, “milli yayın organlarının KTMM'nin kontrolüne” devri iradesi sonucunda bir vakıf bünyesinde yeniden yapılandı. Ajans günümüzde Kıyiv merkez ve Ankara olmak üzere iki ofisle faaliyetlerini sürdürüyor. AJANSIN LÂYIK GÖRÜLDÜĞÜ ÖDÜLLER Rusya'nın Kırım'ı geçici işgali süresince QHA'nın yayınları uluslararası örgütlerin takdirini kazandı ve 24 Ekim 2014 tarihinde, Paris'te 28'ncisi gerçekleşen "World Quality Commitment" ödüllerinde, altın kategoride QHA'ya başarılı çalışma ödülü verildi. 2 Kasım 2014 tarihinde Türkçe Konuşan Ülkeler Uluslararası Gazeteciler Derneği ve Bartın Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen Gaspıralı Ödüllerinde QHA, Türk Dünyası Haber Ajansı ödülüne lâyık görüldü. 6 Haziran 2016 Gazeteciler Günü'nde Ukrayna Cumhurbaşkanlığı tarafından her yıl düzenlenen ödül töreninde QHA'ya “İlkeli medya davranışı, Kırım'ın Ukrayna'ya iadesi için yapılan Enformasyon çalışmaları, Ukrayna ve uluslararası toplumda Kırım Ukrayna'nın bir toprağı imajının oluşturulmasına sağladığı katkılardan” dolayı takdirname verildi. 28 Şubat 2018 tarihinde Türk dünyasından verdiği haberlerden dolayı QHA, EkoAvrasya tarafından Avrasya Hizmet Ödülü aldı. 22 Haziran 2024 tarihinde Ankara'da düzenlenen "Global Avengers Awards" ödüllerinde QHA Yılın Türk Dünyası Ödülü’ne lâyık görüldü. RUS İŞGALİ ALTINDAKİ KIRIM’DA GAZETECİLİĞİN İMKÂNSIZLIĞI QHA’nın 20 yıllık serüveni, aynı zamanda özgür basının baskı ve sürgün karşısındaki direniş hikâyesi anlamına geliyor. 2014 yılında Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesiyle birlikte, yarımadada bağımsız ve tarafsız gazetecilik yapmak tamamen imkânsız hâle geldi. İşgalci yönetimin basını tek tipleştirme politikası, Kırım Tatar medyasını doğrudan hedef aldı. Akmescit’teki ofisleri basılan, internet siteleri engellenen ve yöneticilerine vatanlarına giriş yasağı konulan QHA, fiziki varlığını Kıyiv ve Ankara’ya taşımak zorunda kaldı. Bugün Kırım içerisinde gerçeğin peşinden koşan yurttaş gazeteciler; uydurma suçlamalarla, tutuklamalarla ve ağır hapis cezalarıyla susturulmaya çalışılıyor. Rus işgali, Kırım topraklarında özgür haberciliğin nefes almasını engellerken, QHA bu karanlığı yırtan en önemli meşale olmayı sürdürüyor. RUS DEZENFORMASYONUNA KARŞI HAKİKAT KALKANI Kremlin güdümlü medyanın ürettiği dezenformasyon, kara propaganda ve manipülasyon hatlarına karşı QHA, kurulduğu ilk günden beri bir hakikat kalkanı görevi görüyor. Rusya’nın Kırım’daki insan hakları ihlallerini gizleme, Kırım Tatarlarını kendi topraklarında "marjinalleştirme" ve tarihî gerçekleri çarpıtma çabaları, QHA’nın nesnel ve sahaya dayalı habercilik duvarına çarpıyor. Ajans, dezenformasyonun küresel ölçekte en yoğun yaşandığı savaş ve işgal döneminde, uluslararası kamuoyuna dezenfekte edilmiş, doğru ve güvenilir bilgi akışı sağlayarak kirli propaganda savaşının en ön cephesinde mücadele veriyor. SADECE HABER DEĞİL: YENİ MEDYA VE BELGESEL HABERCİLİĞİNİN ÖNCÜSÜ QHA, yirmi yıllık tecrübesini dijital çağın dinamikleriyle birleştirerek haberciliği yazılı metinlerin ötesine taşıdı. Klasik ajans çizgisini aşan QHA; sosyal medya ağları, video haberciliği, podcast'ler, veri görselleştirmeleri ve etkileşimli içerikler gibi yeni medya araçlarının tamamını etkin bir şekilde kullanıyor. Bilginin anlık tüketildiği dijital dünyada, Kırım davasını ve Türk dünyasındaki gelişmeleri modern medya estetiğiyle harmanlayarak genç kuşaklara aktarıyor. Bunun yanı sıra QHA, Kırım Tatar halkının tarihî hafızasını korumak amacıyla çok yönlü belgesel projelerine imza atıyor. Bu görsel arşiv niteliğindeki yapımlar, Kırım Tatar kültürünü ve tarihini tüm çıplaklığıyla uluslararası kamuoyunun ve akademinin dikkatine sunuyor. KIRIM TATAR PERSPEKTİFİNİ MERKEZE ALAN KÜRESEL BİR PLATFORM QHA’yı çağdaşı olan diğer medya kuruluşlarından ayıran en radikal özellik, Kırım Tatar perspektifini tavizsiz bir şekilde merkeze alması. Dünyada, hakları ve toprakları gasp edilmiş bir halkın millî davasını, kültürünü, dilini ve hafızasını bu denli odak noktası yapan az sayıda uluslararası medya platformu bulunmaktadır. Türkçe, Ukraince ve İngilizce dillerinde gerçekleştirdiği çok dilli yayın ağı sayesinde ajans, Kırım’ın çığlığını sadece Türk dünyasına değil, Batı kamuoyuna ve uluslararası hukuk mekanizmalarına da doğrudan ulaştırıyor. QHA, bugün Kırım Tatar halkının millî kimliğinin korunmasında, sürgün ve soykırım hafızasının canlı tutulmasında stratejik bir fonksiyona sahip. Kırım’da yaşanan yasa dışı tutuklamaları, baskınları, kültürel mirasın tahribatını ve demografik yapıyı değiştirme hamlelerini anbean dünyaya duyuran ajans; diplomatik raporlara, uluslararası insan hakları örgütlerinin dosyalarına kaynaklık teşkil ediyor. 2006’da Kırım’da atılan o ilk tohum, bugün işgale, sansüre ve sürgüne meydan okuyan devasa bir çınara dönüştü. Kırım Haber Ajansı, 20. yılında da Kırım Tatar halkının hürriyet mücadelesinin medyadaki bayraktarı olmaya ve adaletin sesini dünyaya haykırmaya devam ediyor.

21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü'nde Kırım Tatar gazeteci olmak Haber

21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü'nde Kırım Tatar gazeteci olmak

Bugün, bölgesel ve küresel pek çok alanda doğru, güvenilir ve tarafsız bir tutumla kamuoyunu bilgilendiren basın sektörünün 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü. Bu özel gün, 1860'da Agâh Efendi ve Şinasi'nin çıkardığı ilk özel gazete Tercüman-ı Ahval'in yayın hayatına başlamasıyla atılan adım nihayetinde 1960'da PTT tarafından basılan posta puluyla birlikte tarihteki yerini aldı. Böylelikle özgürlüğün sesi olan gazeteciler, doğruyu kamuoyuna sunmaktan hiçbir zaman geri durmadı. RUSYA KIRIM TATAR GAZETECİLERİ SORGUYA ÇEKİYOR Ancak bazı gazeteciler o kadar şanslı değil. Bunlardan biri de işgal altındaki Kırım'da Rus baskısını dünya kamuoyuna duyurmaya çalışan gazeteciler. İşgalci yönetim, 2014 yılında Kırım'da varlığını silmeye çalışarak baskı altına aldığı Kırım Tatarlarının sesini duyurmaya çalışan gazetecileri sorguya çekiyor, gözaltına alıyor veya haksız yere tutukluyor. Yarımadada yalnızca Rus propagandası yapan kişiler ve medya organları faaliyet gösterirken bağımsız gazetecilik tamamen askıya alınmış durumda. Gazetecilik faaliyetlerinin icra edilememesi ve Kırım'da gazetecilerin sesinin kısılması ise yarımadada "yurttaş gazetecilik" oldusunun hızla gelişmesine sebep oldu. Kırım Tatar halkı, özellikle sosyal medya aracılığıyla "yurttaş gazetecilik" yaparak, çevrim içi platformalardan alıkonulan siyasî tutsakları duyurmaya çalışıyor. Ancak yurttaş gazeteciler de her geçen gün işgalci güçlerin baskısına maruz kalıyor. İŞGALCİLER LUTFİYE ZUDİYEVA'YI UYARDI Son olarak Kırım Tatar yurttaş gazeteci ve insan hakları savunucusu Lutfiye Zudiyeva 18 Ekim'de evinde Rus işgal polisi tarafından “yasaları ihlal etmeme” yönünde uyarıldı. İnsan hakları ihlâllerini gündeme taşıyan Zudiyeva, Rus makamları tarafından "yabancı ajan" olarak tanındı. Öte yandan Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) 6 Ekim'de "Gazeteciler Önemlidir: Rusya Federasyonu Tarafından Esir Tutulan Ukraynalı Gazetecilerin Serbest Bırakılması İçin Çabaların Artırılması Gerekiyor” başlıklı kararı kabul etti. Kararda ilk kez "yurttaş gazeteci" terimini kullananan AKPM, yurttaş gazetecilerin işgal altındaki olayları haberleştirmek için her gün risk aldığını vurguladı. RUSYA MEDYA MENSUPLARINA KARŞI 800'DEN FAZLA SUÇ İŞLEDİ: 108 KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ AKPM, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı geniş çaplı işgal girişimi 24 Şubat 2022'den bu yana medya mensuplarına karşı 800'den fazla suç işlediğini ve bu suçlar arasında 108 kişinin öldürüldüğünü resmen kayda geçirdi. ESİR ALINAN 26 UKRAYNALI GAZETECİ İÇİN SERBESTLİK ÇAĞRISI Ayrıca işgalci Rusya'nın Ukrayna'da sürdürdüğü topyekûn saldırıları kapsamında Ukraynalı gazeteciler hayatını kaybederken, onlarcası ise esaret altında. Sivillerin ve kritik altyapı tesislerinin hedef alındığı, insanlık suçlarının bir bir işlendiği savaşı duyurmaya çalışan gazeteciler Rus saldırıları altında dünyayı doğruya yönlendirmeye çalışıyor. Bu kapsamda AKPM 6 Ekim 2025 tarihli açıklamasında esir alınan 26 Ukraynalı gazetecinin serbest bırakılması için çağrıda bulundu. Ukrayna Milletvekili Yevheniya Kravçuk, “AKPM, 26 Ukraynalı gazetecinin Rus esaretinden serbest bırakılması çağrısında bulundu ve Rusya'nın 24 Şubat 2022'den bu yana medya çalışanlarına karşı 800'den fazla suç işlediğini kaydetti!” bilgisini verdi. Gazeteciliği propganda aracı olarak kullanarak dünyayı yanıltmayı ve savaşı meşru göstermeyi amaçlayan işgalci Rusya ayrıca ülkede kendisine yaptırım uygulayan ülkelerin medyasına kısıtlama getirdi. RUSYA, QHA'YI DA YASAKLADI İşgal altındaki Kırım'da mevcut durumu gündeme taşıyan Kırım Haber Ajansı (QHA) da yarımadanın 2014 yılındaki işgali sonrasında Rusya tarafından susturuldu. Gerçeklerin açığa çıkmasından endişe duyan Vladimir Putin idaresindeki Rusya, QHA'yı yasakladı. KIRIM TATAR MEDYA KURULUŞLARI KIRIM'I TERK ETMEK ZORUNDA KALDI Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinin ardından aralarında Kırım Haber Ajansının (QHA) da olduğu birçok medya kuruluşu, yarımadadaki faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı. ATR ve Lâle televizyon kanalları, Meydan ve Lider radyoları, Rusya Telekomünikasyon Kontrol İdaresine (Roskomnadzor) birçok kez başvuruda bulunmalarına rağmen Rusya lisansı verilmemesi nedeniyle 1 Nisan 2015 tarihinden itibaren yayınlarını zorunlu olarak durdurdu. Roskomnadzor’un lisansını alamayan QHA da merkezini Kıyiv’e taşımak zorunda kaldı.

Kırım Vakfının Tarih ve Kültür Konferansları yeni dönemini QHA ile açtı Haber

Kırım Vakfının Tarih ve Kültür Konferansları yeni dönemini QHA ile açtı

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Vakfı tarafından her ay düzenli olarak tertip edilen “Tarih ve Kültür Konferansları’nın” 2025-2026 döneminin ilk programı Kırım Haber Ajansının (QHA) hazırladığı “70 Yaşında Bir Çınar: Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği” belgeselinin tanıtımı ve gösterimi üzerine oldu. 4 Ekim 2025 tarihinde Dr. Ahmet İhasn Kırımlı Sosyal Tesisi’ndeki Bekir Sıtkı Çobanzade Kütüphanesi’nde düzenlenen programa; Belgeselin yönetmenliğini üstlenen QHA Türkiye İrtibat Bürosu Müdürü Esma Kasar ve belgeselin senaristliğini üstlenen QHA Muhabiri Yağmur Filiz Kaşgarlı oldu. Saat 14.00 itibarıyla başlayan konferans yoğun ilgi gördü. Kırım Haber Ajansı (QHA) tarafından hazırlanan "70 Yaşında Bir Çınar: Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği" belgeseli Kırım Vakfının her ay düzenli olarak tertip ettiği Tarih ve Kültür Konferansları'nın yeni sezonunda tanıtıldı. pic.twitter.com/msOdTmlcZE — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) October 4, 2025 Programın açılış konuşmasını Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay ve Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin gerçekleştirdi. Kalkay, Tarih ve Kültür Konferansları’nın bu sezon 3. kez gerçekleştirildiğini belirterek konuşmasına başladı. BİR SONRAKİ PROGRAMDA DERNEĞİN 70. YILINA ÖZEL OLARAK HAZIRLANAN KİTABIN TANITIMI YAPILACAK 2021 yılından bu yana Kırım Derneği üzerine çalışmalar yaparak arşiv topladıklarını kaydeden Kalkay, QHA ile kurulan bağlantı ile ortaya yaklaşık bir saatlik bir belgeselin ortaya çıktığını söyledi. Kalkay, bir sonraki toplantıda ise Kırım Derneğinin 70. yılına özel olarak arşivi toplayarak hazırladıkları kitabın tanıtımının yapılacağını dile getirdi. Kırım Derneği üzerine arşivleri kaydederken tarihî bir tesadüfe rastladıklarını belirten Kalkay, “Kırım Derneğinin, 1991’deki İkinci Kırım Tatar Kurultayı olan 26 Haziran’da kurulduğunu fark ettik. 26 Haziran aynı zaman Kırım Tatar Bayrak Günü.” diyerek tarihin tesadüfî bir şekilde anlamlı olduğunu vurguladı. KIRIM DERNEĞİ BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin ise 70. yılında derneğin faaliyetlerinin bu sene daha da artacağını, birçok etkinliğe hazırlık yaptıklarını kaydetti. Türkiye’de 70. yılını dolduran dernek sayısının parmakla gösterecek kadar az olduğuna işaret eden Şahin, “Bu, gurur duyduğumuz bir şey. 1979’dan bu yana bu dernekte aktif olarak bulunuyorum. Her türlü görevi yaptım.” diyerek o dönem bu imkânların olmadığını ancak diasporada idealist insanların olduğunu vurguladı. Dr. Ahmet İhsan Kırımlı’nın göreve gelmesi için teklifte bulunduklarını ve kendisinin kabul etmesiyle derneğin büyümeye ve güçlenmeye başladığını ifade eden Şahin, “Ahmet Amcamız olmasaydı kamu yararına bir dernek olamazdık.” dedi. "BUNDAN SONRA DAHA BÜYÜK ADIMLAR ATACAĞIZ" Kırım Derneğinin fikrî altyapısına değinen Şahin, sürgün yerleri olan Urallar ve Özbekistan’daki Kırım Tatar diasporasıyla birebir iletişime geçen yapının Kırım Derneği olduğunu ve bu sayede 1980’lerin başında dergileri takip ettiklerini kaydetti. Şahin, “Kırım millî marşını, Tarak Tamgalı Gök Bayrağı öğrettik insanlarımıza. Bugün artık Kırım millî marşı okunduğunda insanlar ayağa kalkıyor. Bir günde olan meseleler değil. Biz bu şekilde buralara geldik. Bundan sonra da daha büyük adımlar atarak, çok daha güçlü olacağız.” cümlelerini sarf etti. "KIRIM DERNEĞİ BENİM İÇİN SICAK BİR YUVA OLDU" “70 Yaşında Bir Çınar: Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği” belgeselinin yönetmenliğini üstlenen, QHA Türkiye İrtibat Bürosu Müdürü Esma Kasar konuşmasına kendisinin diasporanın bir parçası olduğunu belirterek başladı. Eğitim için Kırım’dan Türkiye’ye geldiği dönemde Kırım Derneği ile ilk kez 16 yaşında tanıştığını belirten Kasar, “TÖMER eğitimi için gittiğim Bursa’da o zaman başkanlığını Adnan Süyen’in yaptığı Bursa’daki Kırım Derneği benim için bir ev, sıcak bir yuva olmuştu.” dedi. Daha sonra Ankara Üniversitesindeki eğitimi için başkente geldiğinde Genel Merkezin de aynı şekilde kendisine yuva olduğunu vurgulayan Kasar, belgeselin kendisi için bir vefa borcu olduğunun altını çizdi. "MİLLETİNE HİZMET ETMEK İSTİYORSAN BİLDİĞİN EN İYİ İŞİ YAPMALISIN" Dernek çalışmalarının gönüllülük esasına dayalı yapıldığına dikkat çeken Kasar, “Burada yapılan çalışmalar, gönüllülük esasıyla kalplerinde Kırım sevdası taşıyan insanlarla yapıldı. Millî davamıza gönül veren insanların yürüttükleri bu faaliyetler bu yüzden çok kıymetli.” ifadelerini kullandı. Kasar, “Milletine hizmet etmek istiyorsan bildiğin en iyi işi yapmalısın” sözünden yola çıkarak belgesel hazırlama fikrini Kalkay’a ilettiğini aktardı. 70 yıllık geçmişi olan derneği bir saate sığdırmanın oldukça güç olduğuna işaret eden Kasar, bir gazeteci olarak bu çalışmaları gelecek nesillere belgesel hazırlayarak anlatabileceğini düşündüğünü kaydetti. KIRIM TATAR DİASPORASINI KENDİ GÖZÜNDEN ANLATTI Öte yandan belgeselin senaristliğini üstlenen QHA Muhabiri Yağmur Filiz Kaşgarlı ise sözlerine diaspora kavramının önemini vurgulayarak başladı. Kendisinin diasporanın bir parçası olmadığını ancak diasporanın içinde bulunan bir dış göz olduğunu dile getiren Kaşgarlı, tanıdığı ilk diasporanın Kırım Tatar diasporası olduğunu belirtti. Kaşgarlı, “O tanışmamla Kırım Tatar diasporasının 'birliğin' adı, vücut bulmuş hali olduğunu fark ettim.” dedi. Belgeseli hazırlamanın diasporayı tanımanın en iyi fırsat olduğunu vurgulayan Kaşgarlı, Kalkay ile birlikte derneğin arşivini çalıştıklarını kaydetti. Kaşgarlı bu süreçte en heyecanlı kısmın röportajlar olduğunu belirterek, “Çünkü Tuncer Bey’in anlattığı hikâyelerin başrolleriyle konuşacaktım, benim için puzzle parçaları o zaman tamamlanmıştı.” dedi. KAŞGARLI İMKÂNSIZLIK İÇİNDE İMKÂN YARATMADAN ETKİLENDİĞİNİ SÖYLEDİ Belgeselin hazırlık aşamasında etkilendiği şeylerden birinin, “İmkânsızlık içinde imkân yaratmanın” olduğunu ifade eden Kaşgarlı, 1980’de meydana gelen darbenin dernek faaliyetlerinin yürütülmesine engel olmadığına şaşırdığını da sözlerine ekledi. Kaşgarlı, “Tam da Kırım Tatar diasporasından beklediğimiz şey buydu. Darbe nedeniyle Türkiye genelinde derneklerin faaliyetleri durdurulsa bile Kırım Tatarları Tepreş Şenlikleri’nde bir araya gelmiş, kültürlerini nasıl yaşatacaklarını düşünmüş, bir şekilde faaliyetlerini burada sürdürmüş.” şeklinde konuştu. Sürgüne uğramış bir halk olan Kırım Tatarlarının kültürlerini koruyabilmiş olmasının son derece kıymetli olduğunun altını çizen Kaşgarlı, müziğin ve dansın yalnızca kulağa ve göze hitap eden naif bir görsel ya da işitsel araç olmadığına, her birinin altında farklı hikâyeler bulunduğuna dikkat çekti. Kaşgarlı, “Bugün saygıyla ayağa kalkıp millî marşın okunması veya Kırım Tatar yırlarının dilden dile dolaşması, o günlerde verilen çabanın en büyük örneğidir.” dedi. "KIRIM TATAR DİASPORASININ ÇOCUKLARININ GÖZLERİNİ KIRIM'A AÇMASINI TEMENNİ EDİYORUM" Röportaj esnasında sorduğu “Kırım Derneği ile nasıl tanıştınız?” sorusuna verilen “Gözümü açtığımda” şeklindeki yanıtın kendisini çok etkilediğini belirten Kaşgarlı, “Bu hem gerçek hem de mecazî bir anlam taşıyordu. Dünya üzerindeki Kırım Tatar diasporasının çocuklarının ve torunlarının gözlerini vatan Kırım’a açmasını temenni ediyorum.” diyerek sözlerini sonlandırdı. Sunumun ardından “70 Yaşında Bir Çınar: Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği” belgeselinin kısa versiyonu katılımcılara gösterildi. Belgesel katılımcılar tarafından beğeni topladı. KIRIM TATAR KÜLTÜRÜ ZOR KOŞULLARDA GELECEK NESİLLERE AKTARILDI Konferansın sunuculuğunu yapan Tuvgan Til İnternet Sitesi Koordinatörü Oya Deniz Çongar Şahin belgesel dair izlenimlerini ve duygularını katılımcılarla paylaştı. Şahin, “Bu arşivler, kitaplar ve belgeseller işte bu yüzden çok önemli. İzlerken çok farklı yerlere gittim.” diyerek Tepreş Şenlikleri’nde Kırım Tatar yırlarını elindeki daktilo ile tek tek çoğaltıp kültürlerini gelecek nesillere taşımayı zor koşullarda hedeflediklerini anımsattı. 45 yıl önce halk oyunları çalışmalarıyla Kırım Derneğinde aktif olarak görev aldığını belirten Şahin okul koridorlarında çalıştıklarına dikkat çekerek, “O günlerden bu günlere geldik. Kocaman binalarımız oldu. Bugünkü yerimizi sağlayan herkese teşekkür ederiz, rahmete gidenlerin yeri cennet olsun. Hepimiz dernekle büyüdük.” ifadelerini kullandı. "ASLINDA KIRIM TATARLARININ TEŞKİLATLANMASI BİR GENÇLİK HAREKETİ" Program kapsamında Esma Kasar’ın talebi üzerine gençlik yıllarından bu yana derneğe gönül verenlerden biri olan Kırım Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar, derneğin kronolojik tarihini kendi gözünden anlattı. Derneğin içinde doğduğunu ancak dernek ile resmî olarak 1993 yılında tanıştığını aktaran Bayar, “Aslında Kırım Tatarlarının teşkilatlanması bir gençlik hareketiydi. Numan Çelenbicihan, Cafer Seydahmet’te de bunu görebiliyoruz. 18-20’li yaşlarda millî hareketin kurucuları olarak yola çıkmışlar. Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nda da bunu görebiliyoruz.” cümlelerini sarf etti. Bayar, bundan sonraki neslin de bu hareketi ve mücadeleyi devam ettireceğini temenni etti. Derneğin kendisi için önemli birkaç noktası olduğunu vurgulayarak, bunlardan birini “birlik” olarak nitelendiren Bayar, “Kırım Derneği; 25 şubesi, 5'i Türkiye’de 5'i yurt dışında temsilciliği bulunan yaklaşık 35 teşkilata sahip bir birlik.” diyerek Kırım Tatar Teşkilatları Platformu ve Dünya Kırım Tatar Kongresinin (DQTK) kuruluşundan da söz etti. "BİZ BU BİRLİĞİ SAĞLIYORUZ" Bayar, “2009 yılında kurulan DQTK’ye 11 ülkeden teşkilat katılmıştı. 2015 yılında 16 ülkeden 183 Kırım Tatar sivil toplum kuruluşunun (STK) 400 delegesini burada topladık. Bunu, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) gözetimi, denetimi ve ortaklığıyla bugün çatısı altında bulunduğumuz Kırım Derneği Genel Merkezi yaptı. Bu sene 10. kez düzenlediğimiz Yaşlık Kurultayı'na 13 ülkeden 85 gencimiz katılım sağladı. Dolayısıyla biz bu birliği sağlıyoruz.” şeklinde konuştu. Ayrıca Bayar, 1992 yılından Kırım’ın işgali olan 2014 yılına kadar resmî verilere göre bin 598 Kırım Tatar gencinin Türkiye’ye gelerek eğitim almasını sağlamanın önünü açtıklarını dile getirerek, “Bana göre bu derneğin Kırım Tatar halkının geleceği için yaptığı en gurur duyduğum, en önemli katkılarından birisi budur.” dedi. KASAR'IN OKUDUĞU "KIRIM CENNET DEĞİL DOSTLAR" ŞİİRİ BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI Bayar’a ithafen Türkiye’de eğitim alan öğrencilerden biri olduğunu hatırlatan Kasar, vatan Kırım’a dönerek kendi vatanına hizmet etmeyi amaçladığını kaydetti. Kasar, “İşgal buna mani oldu maalesef vatanımı terk etmek mecburiyetinde kaldım. Hiçbir bahanenin arkasına sığınmadan, halkımızın yaşaması için, yeryüzünden silinmemesi için hepimiz elimizden geleninin fazlasının yapmalıyız. Bunu da görebiliyorum.” dedi. Kasar sözlerini, Kırım Tatar şair Şakir Selim’in “Kırım Cennet Değil Dostlar” şiiriyle sonlandırdı. Programı büyük bir beğeniyle takip eden katılımcılar, şiiri Kırım Tatarca okuyan Kasar’ı uzunca alkışladı. Katılımcılar gözyaşlarına hakim olamadı. PLAKET TAKDİM EDİLDİ Programın sonunda Kırım Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay ve Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin; QHA Türkiye İrtibat Bürosu Müdürü Esma Kasar, QHA Muhabiri Yağmur Filiz Kaşgarlı ve belgeselin çekimleri ile kurgu montajını üstlenen, QHA Video Editörü İrem Kaya’ya plaket takdim etti.

Litvanya’nın Ankara Büyükelçisi: Ukrayna’nın olmadığı masada herhangi bir görüşme yapılamaz Haber

Litvanya’nın Ankara Büyükelçisi: Ukrayna’nın olmadığı masada herhangi bir görüşme yapılamaz

Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliğinde savaşın 3. yıl dönümü münasebetiyle tertip edilen programın ardından Litvanya'nın Ankara Büyükelçisi Ricardas Degutis, Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirme yaptı. "BİZLER UKRAYNA'YA YÖNELİK DESTEĞİMİZİ SÜRDÜRMELİYİZ" Büyükelçi Degutis, geniş kapsamlı Rus saldırılarının başladığı ilk günler savaşın ne zaman biteceğini düşündüklerini fakat bugün dördüncü yılın başlangıcı olduğunu kaydetti. Ukrayna'nın 3 yıl boyunca büyük bir mücadele verdiğini vurgulayan Degutis, "Bizler onlara destek olmak zorundayız, böylece desteklerimize devam etmeliyiz" dedi. "UKRAYNA'NIN OLMADIĞI MASADA GÖRÜŞME YAPILAMAZ" Son dönemde savaşın sona ermesi kapsamındaki muhtelif skandal açıklamalara işaret eden Degutis, Ukrayna olmadan hiçbir anlaşmaya ve karara varılmaması gerektiğinin altını çizdi. Degutis şu ifadeleri kullandı: Ukrayna’nın olmadığı masada herhangi bir görüşme yapılamaz. Ukrayna olmaksızın herhangi bir sonuca varılamaz. Çünkü bu savaşta en büyük bedeli onlar ödüyor. Net bir şekilde kimin saldırgan kimin kurban olduğunu da anlamalıyız. Buradan hareket ettiğimizde adil bir barışa ulaşmak daha kolay olacaktır. Adil bir barışın sürekli ve kalıcı olması için de Ukrayna’nın hak ettiği Avrupa Birliği ve Euro Atlantik ittifakındaki üyeliğini garantilemesini sağlamalıyız.

Kırımoğlu: Ukrayna'nın toprak bütünlüğü sağlanmadan ateşkes olursa barışa değil savaşa hazırlık olur Haber

Kırımoğlu: Ukrayna'nın toprak bütünlüğü sağlanmadan ateşkes olursa barışa değil savaşa hazırlık olur

Yağmur Filiz Şahin/QHA Ankara Kırım Tatar halkının millî lideri, Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, başkent Ankara'daki resmî görüşmeleri ve ziyaretleri hakkında Kırım Haber Ajansının (QHA) sorularına yanıt verdi. "HEM UKRAYNA HEM DE TÜRKİYE İÇİN ÇOK FAYDALI OLDU" Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı Nariman Celal'in Rus esaretinden kurtarıldıktan sonra Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski) tarafından Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi olarak atanmasını değerlendiren Kırımoğlu, bu hususun Kırım Tatarları ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından memnuniyetle karşılandığını dile getirdi. Millî lider, "Nariman çok becerikli ve akıllı bir arkadaşımızdır. Hem Ukrayna hem de Türkiye için çok faydalı oldu" dedi. Kırımoğlu, Ukrayna'da Rüstem Umerov, Emine Ceppar ve Tamila Taşeva gibi pek çok Kırım Tatarının üst düzey görevlerde yer aldığını anımsattı.  KTMM Başkan Yardımcısı Nariman Celal, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi oldu "TOPLUMLARI MİLLET YAPAN İNSANLARDAN BİRİYDİ" Kırım Haber Ajansının sorularını yanıtlayan Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, işgalci Rus askerlerine karşı vatanlarını savunan kahramanları anlattı. Kırımoğlu, “Vatanı için kahramanca şehit düştü” dediği Kırım Tatar asker Dilaver’in mücadelesi hakkında bilgi verdi. Şehit Kırım Tatar askerin, Ukrayna cephesinde Rus saldırılarına karşı zorlu görevleri yerine getirdiğini aktardı. Kahraman askerin, Rus işgali altındaki Kırım'ın kurtuluşu için Ukrayna cephesine gönüllü olarak gittiğini aktardı. Kırımoğlu, "Toplumları millet yapan, insanlara umut veren, gelecek nesillere örnek olan insanlarımızdan biriydi" dedi. Kırımoğlu, şehit askere Allah'tan rahmet diledi. Şehit düşen Kırım Tatar asker Dilaver son yolculuğuna uğurlandı KIRIMOĞLU, TRUMP’IN MUHTEMEL UKRAYNA POLİTİKASI HAKKINDA NELER DÜŞÜNÜYOR? QHA, Kırım Tatarlarının milli liderine, "ABD Başkanı Donald Trump’ın muhtemel Ukrayna politikası hakkında neler düşünüyorsunuz? Trump, bu süreci kısa zamanda noktalayacağını söylüyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusunu yöneltti.  Kırımoğlu, bu soruyu; Trump'ın barış anlaşması önerisine dikkat çekerek yanıtladı. Milli lider, planlanan barış anlaşmasının gerçekleşmesi için öncelikle; Ukrayna'nın toprak bütünlüğünün sağlanması, savaş suçlularının mahkemeye verilmesi ve üçüncü olarak savaş neticesindeki zararların tazmin edilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Kırımoğlu, "Bunlar olmadan ateşkes olursa, barışa değil savaşa hazırlık olur" dedi. Kırım Tatar lider, savaş suçlusu ve terör devleti Rusya'nın lideri Vladimir Putin'in halkını düşünmediğini iktidarda kalmak için savaşı sürdürdüğünü ifade etti. ABD Başkanı Trump'ın Ukrayna tutumu ne olacak? KIRIMOĞLU’NDAN DAİLY SABAH GAZETESİNİN SKANDAL PAYLAŞIMINA NET YANIT! Öte yandan Kırımoğlu, Daily Sabah gazetesinin sözde Kırım Müftüsü, iş birlikçi hain Emirali Ablayev’in Rus propagandası kokan yazısını yayımlamasıyla ilgili olarak QHA'nın sorusuna yanıt verdi. Kırımoğlu, üç beş kuruş para için Türk halkını yanıltmanın doğru olmadığına vurgu yaptı. Kırımoğlu, "Daily Sabah gibi gazeteye bu yakışmıyor. Birkaç kuruş para için Türk kamuoyunu aldatmak çok ahlâksızca bir şey" değerlendirmesini yaptı. Daily Sabah gazetesinde Kırım'daki Rus işgalini meşrulaştıran propaganda yazısı!

Kırım Tatar askerî doktor Asan İsenacıyev Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Günü’nde QHA aracılığıyla çağrıda bulundu Haber

Kırım Tatar askerî doktor Asan İsenacıyev Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Günü’nde QHA aracılığıyla çağrıda bulundu

Kırım Tatar askerî doktor Asan İsenacıyev, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Ankara Büyükelçiliği iş birliği içerisinde ve Ankara Ukrayna Derneği ev sahipliğinde “Azovstal’in Efsanevi Sağlık Görevlisi ile Buluşma” isimli programda katılımcılara hitap etti. Kırım Haber Ajansı (QHA) Editör Mustafa Koçyegit’in moderasyonunda gerçekleşen söyleşide; katılımcıların sorularını yanıtlayan İsenacıyev, program sonrasında Kırım Haber Ajansı (QHA) aracılığıyla Türk kökenli bir Ukraynalı askerin özgürlüğüne kavuşabilmesi için Türkiye ve Türk dünyasına çağrıda bulundu. "BİZİM ONU UNUTMADIĞIMIZ DÜŞÜNCESİ ONA GÜÇ VE UMUT VERİYOR" İsenacıyev, sözlerine “İlk olarak, kahramanca mücadele eden ve sadece ülkemiz değil bütün Avrupa medeniyeti ve dünya medeniyeti için mücadele eden Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin her bir ferdine şükranlarımı, minnettarlığımı sunuyorum.” diyerek başladı. ???? Kırım Tatar askerî doktor Asan İsenacıyev, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Günü vesilesiyle çağrıda bulundu pic.twitter.com/Wxl7T5y7Wt — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) December 5, 2024 Türk toplumunun bu zamana kadar sergilediği dayanışma ve destekleri için minnettar olduğunu vurgulayan İsenacıyev, sözlerine şu şekilde devam etti: Kırım Tatarı olarak büyük Türk ailesinin bir mensubuyum. Maalesef ki, şu anda bir Türk ve bir Azerbaycan kökenli kardeşimiz Rus esaretinde bulunuyor. Dört duvar arasında ışık olmaksızın, bizim onu unutmadığımız düşüncesi ona güç ve umut veriyor. Bu nedenle lütfen unutmayalım ve yardım edelim. Çünkü Türk dünyası olarak, biz her zaman büyük bir aile olduğumuzdan bahsediyoruz. Henüz kendi ailesini kuramamış; kendi çocuğunu eline alamamış bu genç kardeşlerimiz için lütfen birlik olalım. Onların sesi olalım. İsenacıyev, Türkiye Cumhuriyeti’nin esir takası konusunda otoritesini kanıtlamış bir ülke olduğunu kaydetti ve “Ben ise bunun en büyük kanıtıyım. Ben Türkiye Cumhuriyeti'nin katkıları, destekleri sayesinde o cehennemden kurtuldum. Ve bugün de kardeşlerimi kurtarmanızı rica ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Basının en iyileri ödüllendirildi: QHA Editörüne "Yılın Türk Dünyası Editörü" ödülü! Haber

Basının en iyileri ödüllendirildi: QHA Editörüne "Yılın Türk Dünyası Editörü" ödülü!

Türkiye’nin başkenti Ankara’da düzenlenen "Global Avengers Awards 2024" medya ödülleri sahiplerini buldu.  Hilton Garden Inn'de 30 Kasım 2024 tarihinde tertip edilen ödül törenine çok sayıda iş insanı, sanatçı ve basın mensubu katıldı. Uğur Arslan ile Elif Güçkıran'ın sunuculuğunu yaptığı törende, Kırım Haber Ajansı (QHA) Editörü Mustafa Koçyegit'e, "Yılın Türk Dünyası Editörü" ödülü verildi. EN İYİLER ÖDÜLLERİNİ ALDI Farklı kategori ve alanlarda yaklaşık 100 ödülün takdim edildiği törende, "Basın Emek Ödülü" eski Anadolu Ajansı Müdürü İzzet Dağıstanlı'ya verilirken, "Yılın Genel Yayın Yönetmeni" haberler.com Genel Yayın Yönetmeni Av. Bedia Teymur oldu. "Türk Dünyası Vefa Ödülü" Azerbaycan Devlet Kanalı Türkiye Temsilcisi Yalçın Aliyev'e giderken, "Türk Dünyası Basınına Katkı Ödülü" Türkgün Gazetesi Ankara Temsilcisi Kadir Yıldız'a verildi. "En İyi Kadın Muhabir" ödülünü Haber Global'den Merve Pekmez'in aldığı gecede, "Yılın Erkek Muhabiri" ödülü TGRT Haber'den Mevlüt İşli'ye verildi. TV Net'ten Sevban Durmaz "Yılın Savaş Muhabiri", Türkiye Gazetesinden Emrah Özcan "Yılın Cumhurbaşkanlığı Muhabiri", TV 100'den Fatih Poyraz "Yılın Asayiş Muhabiri", DHA'dan Mikail Karasan "Yılın Spor Muhabiri" ödüllerini aldı. Ekol TV "Yılın Çıkış Yapan Haber Kanalı" seçilirken, "Yılın En İyi Müzik Kanalı" Number One TV oldu. Program, basın mensuplarına ödüllerin takdim edilmesi akabinde çeşitli gösterilerin sahnelenmesi ve düzenlenen defile ile sona erdi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.