SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Tatar Dili

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Tatar Dili haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Tatar Dili haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Tatarcaya katkı sağlayan isimlere Kıyiv’de prestijli ödül Haber

Kırım Tatarcaya katkı sağlayan isimlere Kıyiv’de prestijli ödül

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ve Ukrayna Enstitüsü tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen uluslararası "Hvılya/Dalga" Ödülü, Ukraince ve Kırım Tatarcanın küresel ölçekte tanıtımına ve yaşatılmasına öncülük eden isimlere takdim edildi. 6 Ekim 2026 tarihinde Kıyiv’de gerçekleştirilen 7. Uluslararası Kültürel Diplomasi Forumu kapsamında düzenlenen törende, Kırım Tatar dili alanındaki başarılarıyla öne çıkan Gülnaz Adcıgeldiyeva ve Fatima Osman prestijli ödüle layık görüldü. EĞİTİM KATKISI ÖDÜLÜ: GÜLNAZ ACIGELDİYEVA Filolog, Türkolog ve Ukrayna Onur Öğretmeni ünvanına sahip Gülnaz Adcıgeldiyeva, “Ukrayna'da veya Yurt Dışında Eğitim Kurumlarında Kırım Tatar Dili Öğretmenliği Kategorisi”nde ödüle lâyık görüldü. Yirmi yılı aşkın süredir Kırım Tatar dili ve edebiyatı alanında sürdürdüğü nitelikli çalışmalarla öne çıkan Acıgeldiyeva, günümüzde Kyiv bölgesindeki Birlik Kırım Tatar Lisesi’nde öğretmenlik yapıyor. Gülnaz Adcıgeldiyeva, ilk ve ortaokul kademelerine yönelik yeni nesil müfredat ve ders kitaplarının hazırlanmasında aktif rol oynadı. Ayrıca Ukrayna Ulusal Çevrim İçi Okulu projesi kapsamında 140 video dersin hazırlanmasına ve sunulmasına katkı sağlayan tecrübeli eğitimci, eğitime sunduğu bu uzun soluklu katkılar dolayısıyla geçtiğimiz aylarda Ukrayna Cumhurbaşkanlığı tarafından "Ukrayna Onur Öğretmeni" ünvanıyla onurlandırılmıştı. KÜLTÜREL DİPLOMASİ VE TOPLUMSAL KATKI ÖDÜLÜ: FATİMA OSMAN “Dünyada Kırım Tatar Dilinin Yaygınlaştırılmasına Yönelik Faaliyet Gösteren Kamu, Devlet ve Kültür İnsanları Kategorisi”nde ödüllendirilen Fatima Osman ise dijital medyanın imkânlarını kullanarak Kırım Tatar dilini yeni nesillere sevdiren projelere imza atıyor. Yöneticisi olduğu BÜLBÜL isimli çocuk multimedya platformu sayesinde animasyon, müzik ve masalları bir araya getirerek çocukların erken yaşta anadilleriyle doğal bir bağ kurmasını sağlayan Osman, bu platformun UNESCO desteğiyle hazırlanan ikinci aşamasını da yakın zamanda hayata geçirdi. Elifbe video ders serisinin yönetmenliğini ve sürgün trajedisini işleyen "1944. Kırım. Sürgün" belgeselinin eş yönetmenliğini de üstlenen Fatima Osman, Kırım Tatar kültürünün ve dilinin dünyada görünür olmasına önemli katkılar sunuyor. UKRAYNA DİLİNİ YAYGINLAŞTIRMA ÖDÜLÜ Törende ayrıca Ukraincenin küresel ölçekte yaygınlaştırılmasına öncülük eden isimler de onurlandırıldı. Alberta Üniversitesinden Prof. Dr. Alla Nedaşkivska ile Londra’da eğitim faaliyetlerini sürdüren öğretmen Olga Polisvyat, Ukraincenin tanıtımına sundukları katkılardan dolayı Dalga Ödülü'nün sahibi oldu. HVILA / DALGA ÖDÜLÜ Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna Enstitüsü ile iş birliği yaparak geçen sene, Ukraince ve Kırım Tatarcanın dünya genelinde yaygınlaşmasına katkıda bulunan kişi ve kurumlara verilecek "Hvılya / Dalga" adlı yeni bir ödül programı başlatmıştı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, yeni ödül programının başlatıldığını duyurarak ödülün dilbilimcilere, akademisyenlere ve kültürel figürlere verileceğini belirtmiş ve "Bu ödül bizim için Ukraince ve Kırım Tatarcanın Ukrayna'nın kültürel diplomasisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulama fırsatıdır." ifadelerini kullanmıştı.

Kıyiv’de Kırım Tatar dilinin geleceği masaya yatırıldı: Eğitimcilerden asimilasyon risklerine karşı eylem planı Haber

Kıyiv’de Kırım Tatar dilinin geleceği masaya yatırıldı: Eğitimcilerden asimilasyon risklerine karşı eylem planı

Kırım Tatarları, asırlık köklerinden aldığı güçle ana diline ve kültürel mirasına sahip çıkmayı sürdürüyor. Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) başlattığı girişim doğrultusunda bu yıl, Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı Günü ikinci kez kutlandı. Ukrayna hükûmetinin Şubat 2022'de kabul ettiği “2022-2032 Kırım Tatar Dilinin Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması Stratejisi” çerçevesinde; bilim insanları, dil bilimciler ve tarihçilerin ortak değerlendirmeleri sonucunda bu özel günün 10 Eylül tarihi olarak belirlenmesi teklif edilmişti. 10 EYLÜL 1927 BİRİNCİ KIRIM İMLA KONFERANSI 10 Eylül 1927 tarihinde Kırım'ın başkenti Akmescit'te yapılan Birinci Kırım İmla Konferansı, Kırım Tatar dilinin modernleşmesi, imla standartlarının oluşturulması ve milli kimliğin geleceğe taşınmasında tarihi bir milat kabul ediliyor. Kabul edilen kararnamenin bürokratik parçaları henüz tamamlanmadı; ancak Kırım Tatarları, ana dili bilincini ve kültür varlıklarını koruma isteğini şart altında sürdürüyor. Kırım Tatar dili ve edebiyatı, toplumun sarsılmaz gücü ve ana diline olan bağlılığı sayesinde bağlılık ve sürdürülmeye devam ediyor. KIRIM TATAR DİLİNİN DURUMU ELE ELINDI 2025 yılında Kırım Tatar kurumları, sivil toplum kuruluşları, eğitim kurumları ve devlet organlarının katılımıyla kutlanan Kırım Tatar Dil ve Edebiyatı Günü etkinlikleri, bu yıl güvenlik gerekçesiyle farklı bir formatta icra edildi. Ukrayna şehirlerinin ve özellikle başkent Kıyiv'in Rusya'nın füze ve SİHA saldırısı tehdidi altında bulunması sebebiyle, çocukların ve sivillerin katıldığı kitlesel açık hava etkinlikleri askıya alındı. Bunun yerine başkent Kıyiv’de Kırım Tatar dil ve edebiyatının mevcut durumu ile geleceğine odaklanan geniş katılımlı bir eğitimciler toplantısı düzenlendi. Oturumda, işgal altındaki Kırım'da Rus yönetiminin Kırım Tatar dilini eğitimden ve kamusal alandan tamamen silme politikaları ile Ukrayna'nın özgür topraklarında ve yurt dışında dilin korunması için atılması gereken somut adımlar ele alındı. Toplantıda konuşan gazeteci Muslim Umerov, Kırım Tatar dilinin Ukrayna'nın yerli halklarından birinin dili olarak resmî statüye sahip olmasına rağmen son derece hassas bir konumda bulunduğunu ve UNESCO verilerine göre yok olma tehlikesi altındaki diller arasında yer aldığını hatırlattı. EĞİTİMDE VE MEDYADA YENİ STRATEJİLER Ukrayna Müslümanları Birliği Başkanı Süleyman Hayrullayev, dili sonradan öğrenmek isteyen yetişkinler ve çocuklar için kaliteli eğitim materyallerinin eksikliğine dikkat çekerek şunları kaydetti: Çocuklar bugün kendi ana dillerini ne yazık ki yabancı bir dil gibi öğrenmek zorunda kalıyor. Tek bir ders kitabı değil, çok sayıda ve nitelikli kaynak üretmek zorundayız. Bu tür istişare toplantıları kalıcı hale gelmelidir. Ukrayna Enstitüsü Genel Müdür Yardımcısı ve insan hakları savunucusu Alim Aliyev ise dilin yaşatılması için altyapı ve yasal kotaların şart olduğunu belirtti. Aliyev, Ukrayna'da radyo ve televizyon yayıncılığında Kırım Tatarca için en az yüzde 5'lik bir yayın kotası getirilmesini önererek şu değerlendirmede bulundu: Zamanında uygulanan kotalar Ukrayna müziğini ve kültürünü total ruslaştırmadan kurtardı. Bugün benzer bir yüzde 5'lik kotayı Kırım Tatar dili için konuşmalıyız. Ayrıca Polonya (Varşova), Almanya ve Türkiye'deki üniversitelerde Kırım Tatar kürsülerinin açılması için çalışıyoruz. Bunun için de eğitimcilere ihtiyacımız var. Dolayısıyla eğitim altyapısının genişletilmesi çok önemlidir. Çevirmen Mamure Çabanova da okul müfredatlarının güncel ihtiyaçları karşılamadığına işaret ederek, asimilasyon riski nedeniyle eğitim süreçlerine ebeveynlerin de dahil edilmesi gerektiğini vurguladı. Çabanova, “Ne yazık ki, bugün öyle bir durumdayız ki, artık çocuklara değil, ebeveynlere eğitim vermeye başlamamız gerekiyor. Ben kendim de ana dilimde konuşmaya büyük bir ihtiyaç ve gereklilik hissediyorum ve ev dışında ya da birkaç kişi dışında konuşacak kimseyi bulamıyorum. Yani, burada ele almamız gereken şey, küçükten büyüğe eğitime tamamen dahil olmamız gerektiğidir.” dedi. Çabanova ayrıca işgal altındaki Kırım'da yaşayan soydaşların da erişebileceği açık kaynaklı çevrim içi kursların ve dijital kitapların acilen hazırlanması gerektiğini ifade etti. İŞGAL ALTINDAKİ KIRIM'DA SİSTEMATİK BASKI VE FELAKET Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, 2014 işgalinden bu yana Kırım'daki okullarda ana dil derslerinin haftada sadece bir saate düşürüldüğünü ve tam anlamıyla bir Ruslaştırma politikası uygulandığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: Kırım'da sözde resmî olarak üç devlet dili kabul edilmiştir: Rusça, Ukraince, Kırım Tatarca. Fakat Kırım'ın genelinde ister sözde devlet kurumu olsun ister farklı bir mülkiyet yapısındaki kurum olsun, Kırım Tatarca veya Ukraince tek bir kelimenin dahi duyulduğu tek bir yer bulamazsınız. Her şey istisnasız Rusçadır. Dolayısıyla beyan edilen başka, yaşanan bambaşkadır. İnsanları saran korku öyle bir boyuttadır ki; işgalciler çocuklarının Kırım Tatarca eğitim almasını isteyen herkesi adeta avlamakta, izlemekte ve kaydetmektedir. Yani Kırım'da Kırım Tatar dili ve Ukraynaca konusunda tam anlamıyla bir felaket tablosu yaşanmaktadır. Rus işgali nedeniyle Kırım Tatarlarının dünyanın farklı ülkelerine dağıldığını belirten Çubarov, işgal altındaki halkla diyalog kurulması, suçlayıcı değil yol gösterici olunması ve üçüncü ülkeler üzerinden çevrim için okul modellerinin geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Taras Şevçenko Kıyiv Milli Üniversitesi Türkoloji Kürsüsü Kıdemli Öğretim Görevlisi Abibulla Seyitcelil de işgal altındaki Kırım üniversitelerinde Kırım Tatar edebiyatı ve dil bilimi bölümlerinin kapatıldığını, eğitim yetersizliğine rağmen halkın ana dilinden vazgeçmediğini ancak sürecin büyük bir varoluşsal tehdit barındırdığını teyit etti.

Kırım Millî Varlık Vakfından 10 Eylül mesajı: "Kırım Tatar dili milletin sesidir" Haber

Kırım Millî Varlık Vakfından 10 Eylül mesajı: "Kırım Tatar dili milletin sesidir"

Kırım Milli Varlık Vakfı, 10 Eylül Kırım Tatar Dil ve Edebiyatı Günü vesilesiyle yayımladığı mesajda, ana dilin Ukrayna’nın yerli halkı Kırım Tatarlarının kimliğinin, hafızasının ve nesiller arası bağının en temel yapı taşı olduğunu vurguladı. Geçen yıl kutlanmaya başlanan bu özel günün, Ukrayna Bakanlar Kurulu tarafınca 23 Şubat 2022 tarihinde kabul edilen “2022-2032 Kırım Tatar Dilinin Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması Stratejisi” kapsamında resmî politika hedefleri arasında yer aldığı hatırlatıldı. "SÜRGÜNDEN İŞGALE UZANAN ASİMİLASYON VE DİRENİŞ HİKAYESİ" Kırım Tatar dilinin tarihinin bir varoluş ve duyulma mücadelesi olduğu belirtilen açıklamada, Sovyet rejiminin 18 Mayıs 1944 Sürgünü’nün ardından Kırım Tatarcayı eğitim, kültür ve kamusal alandan sistemli olarak sildiği, bugün ise işgal şartlarında Rusya’nın Ruslaştırma ve ana dili kısıtlama politikalarını sürdürdüğü kaydedildi. İşgal ve baskı koşullarına rağmen dilin yaşamaya devam ettiği vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: Dil yaşıyor... Anne babalar çocuklarıyla bu dili konuşuyor. Kitaplar ve şarkılar bu dilde yazılıyor. Bu dilde öğretiyorlar ve öğreniyorlar. Bu dilde Kırım'ın tarihini anlatıyorlar ve geleceği hakkında hayaller kuruyorlar. Dili korumak, bir halkın hafızasını ve geleceğini korumak demektir. Kırım Tatar dilinin yalnızca Kırım Tatarlarının değil, Ukrayna’nın da ayrılmaz bir kültürel mirası olduğuna dikkat çekilen açıklama, "Kırım Tatar dili özgürce çınlasın; Kırım'da, Ukrayna'da ve tüm dünyada. Kırım Tatar dili milletin sesidir." vurgusuyla tamamlandı. 10 EYLÜL KIRIM TATAR DİLİ VE EDEBİYATI GÜNÜ Kırım Tatarları, asırlık köklerinden aldığı güçle ana diline ve kültürel mirasına sahip çıkmayı sürdürüyor. Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) başlattığı girişim doğrultusunda bu yıl, Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı Günü ikinci kez kutlanıyor. Ukrayna hükûmetinin Şubat 2022'de kabul ettiği “2022-2032 Kırım Tatar Dilinin Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması Stratejisi” çerçevesinde; bilim insanları, dil bilimciler ve tarihçilerin ortak değerlendirmeleri sonucunda bu özel günün 10 Eylül tarihi olarak belirlenmesi teklif edilmişti. 10 EYLÜL 1927 BİRİNCİ KIRIM İMLA KONFERANSI 10 Eylül 1927 tarihinde Kırım'ın başkenti Akmescit'te yapılan Birinci Kırım İmla Konferansı, Kırım Tatar dilinin modernleşmesi, imla standartlarının oluşturulması ve milli kimliğin geleceğe taşınmasında tarihi bir milat kabul ediliyor. Kabul edilen kararnamenin bürokratik parçaları henüz tamamlanmamış olabilir; ancak Kırım Tatarları, ana dili bilincini ve kültür varlıklarını koruma isteğini şart altında sürdürüyor. Kırım Tatar dili ve edebiyatı, toplumun sarsılmaz gücü ve ana diline olan bağlılığı sayesinde bağlılık ve sürdürülmeye devam ediyor.

İşgal altındaki Kırım’da Kırım Tatar dili sistematik baskı altında Haber

İşgal altındaki Kırım’da Kırım Tatar dili sistematik baskı altında

10 Eylül Kırım Tatar Dil ve Edebiyatı Günü vesilesiyle bir açıklama yayımlayan Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Ukrayna ana karasında Kırım Tatar dilinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için adımlar atılırken, Rus işgal altındaki Kırım'da yerli halkın dilinin varoluşsal bir tehdit ve ağır baskılar altında olduğunu vurguladı. Kırım Tatar Kaynak Merkezi tarafından yapılan açıklamada, işgalci Rus yönetiminin Kırım Tatar dilini sözde "resmi dil" olarak tanımasına rağmen, resmi kurum internet sayfalarında Kırım Tatarca sürümlere yer verilmediği, resmî yazışmaların yalnızca Rusça yürütüldüğü ve Kırım Tatarca konuşan çalışanların işten çıkarılmayla tehdit edildiği belirtilerek, “Bu uygulamalar, Birleşmiş Milletler Yerli Halkların Hakları Sözleşmesi’nin 2, 8, 15 ve 17. maddelerinin açık ihlalidir.” denildi. MAHKEMELERDE ANA DİL YASAĞI VE EĞİTİMDE SİSTEMATİK ERİME İşgalci yargı organlarının, Kırım Tatar siyasi tutsakların "duruşmaları" sırasında ana dillerinde konuşmalarını en az 16 kez yasakladığına dikkat çekilen açıklamada, “Remzi Bekirov, Riza İzetov, Raim Ayvazov, Şaban Umerov, Farhod Bazarov, Ruslan Süleymanov, Osman Arifmemetov, Rüstem Şeyhaliyev, Yaşar Muyedinov, Servet Gaziyev, Erfan Osmanov, Lenur Halilov ve Raif Fevziyev gibi siyasi tutsaklar, mahkeme salonunda Kırım Tatarca konuştukları için hakim kararıyla salondan çıkarıldı veya engellendi.” şeklinde kaydedildi. İşgal öncesinde Kırım’da Kırım Tatar dilinde eğitim veren 15 okul ve 384 sınıf bulunurken, işgal yönetimi okulların statüsünü değiştirerek bu sayıyı düşürdü. İşgalci yönetiminin verilerine göre, Kırım Tatarca eğitim veren okul sayısı 7’ye düşürüldü, 3 okul karma statüye geçirildi, 6 okulun ise özel statüsü kaldırılarak genel eğitim okuluna dönüştürüldü. Anadilde eğitim veren sınıf sayısı 384'ten 119'a geriledi. Kırım Tatarca eğitim yalnızca 9. sınıfa kadar ve velilerin yazılı başvurusu şartıyla sınırlandırıldığına dikkat çekilen açıklamada, “Okul yönetimlerinin velilere ‘Kırım'da tek bir anadil vardır, o da Rusçadır’, ‘Sınıf ve öğretmen yok’ veya ‘Ders kitabı yetersiz’ gibi gerekçelerle baskı yapıyor. Ayrıca velileri dilekçelerini geri çekmeye zorlandığı ve Kırım Tatar dili ve edebiyatı ders saatlerinin kısıtlandığı tespit edildi.” ifadeleri kullanıldı. KIRIM TATAR KAYNAK MERKEZİ'NDEN MÜCADELE VURGUSU Kırım Tatar Kaynak Merkezi, ana dilin korunmasının ancak devlet desteği, etnik medyanın (radyo, gazete, dijital içerik) güçlendirilmesi ve nitelikli eğitim kadrolarının yetiştirilmesiyle mümkün olabileceğini vurguladı. Merkez, Kırım Tatar dil ve edebiyatının toplumsal, eğitsel ve kültürel alanda hak ettiği yeri alması için uluslararası alandaki hukuki ve kamuoyu çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini bildirdi. 10 EYLÜL KIRIM TATAR DİLİ VE EDEBİYATI GÜNÜ Kırım Tatarları, asırlık köklerinden aldığı güçle ana diline ve kültürel mirasına sahip çıkmayı sürdürüyor. Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) başlattığı girişim doğrultusunda bu yıl, Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı Günü ikinci kez kutlanıyor. Ukrayna hükûmetinin Şubat 2022'de kabul ettiği “2022-2032 Kırım Tatar Dilinin Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması Stratejisi” çerçevesinde; bilim insanları, dil bilimciler ve tarihçilerin ortak değerlendirmeleri sonucunda bu özel günün 10 Eylül tarihi olarak belirlenmesi teklif edilmişti. 10 EYLÜL 1927 BİRİNCİ KIRIM İMLA KONFERANSI 10 Eylül 1927 tarihinde Kırım'ın başkenti Akmescit'te yapılan Birinci Kırım İmla Konferansı, Kırım Tatar dilinin modernleşmesi, imla standartlarının oluşturulması ve milli kimliğin geleceğe taşınmasında tarihi bir milat kabul ediliyor. Kabul edilen kararnamenin bürokratik parçaları henüz tamamlanmamış olabilir; ancak Kırım Tatarları, ana dili bilincini ve kültür varlıklarını koruma isteğini şart altında sürdürüyor. Kırım Tatar dili ve edebiyatı, toplumun sarsılmaz gücü ve ana diline olan bağlılığı sayesinde bağlılık ve sürdürülmeye devam ediyor.

Genç öğretmenden Kırım Tatarca öğrenimini kolaylaştıran yaratıcı proje: İnteraktif çalışma kitabı Haber

Genç öğretmenden Kırım Tatarca öğrenimini kolaylaştıran yaratıcı proje: İnteraktif çalışma kitabı

Lina Timoşına-Anife Bilal /QHA Ankara Taras Şevçenko Kıyiv Milli Üniversitesi Filoloji Fakültesi Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı Bölümü son sınıf öğrencisi Ruslan Matuşevskıy, Kırım Tatarca öğrenmek isteyenler için geleneksel ve sıkıcı metotları yıkan interaktif bir çalışma kitabı hazırladı. "Beşsalqım Bey" (Beş Salkım Bey) adını taşıyan dijital kitap, öğrencilere salt dil bilgisi kuralları ezberletmek yerine, bir Kırım Tatar halk masalını adeta bir "halk gerilim hikâyesi" havasında sunarak kendi kendine öğrenme imkanı tanıyor. AKADEMİK SIKICILIĞINA KARŞI İNTERAKTİF YAKLAŞIM Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Ruslan Matuşevskıy, Kırım Tatar dili alanında çok sayıda akademik kaynağın bulunduğunu ancak bunların terminolojiye hakim olmayan sıradan bir dil öğrenicisi için oldukça ağır ve sıkıcı kaldığını belirtti. İnsanların akademik metinleri okurken heveslerinin kaçtığını gözlemleyen genç eğitmen, “Bu nedenle, dili öğreten materyalleri daha erişilebilir ve anlaşılabilir hale getirmem gerektiğini düşündüm.” dedi. Bir ay önce masal tabanlı ilk çalışmasını yayımlayan Matuşevskıy, gördüğü ilginin ardından şimdi de A1-A2 seviyesindeki öğrencilere hitap eden daha kapsamlı ikinci dijital çalışma kitabı "Beşsalqım Bey"i okurlarla buluşturdu. QR KODLU OYUNLAR VE “HALK GERİLİM HİKAYESİ” Projenin metodolojisini anlatan Matuşevskıy, orijinal bir Kırım Tatar halk masalını ele alarak hedef dil seviyesine göre adapte ettiğini vurguladı. Klasik bir masalın kitapta sürükleyici bir gerilim kurgusuna dönüştüğünü belirten yazar, çalışma kitabının işleyiş sürecini şu sözlerle açıkladı: Çalışma kitabı, gelecek zaman konusunun işlenmesiyle başlıyor. Ardından kullanıcı doğrudan masalı okumaya geçiyor. Ayrıca masalı okumak için gerekli kelimelerin yer aldığı bir sözlük sunuluyor. Ardından, bu kelimeleri öğrenmek için bir oyuna yönlendiren bir QR kodu veriliyor. Ve ancak bundan sonra, bu aşamayı olabildiğince kolay geçmek için masalın kendisini okumaya geçiliyor. Masalın ilgili bölümü okunduktan sonra, içeriğin ne kadar anlaşıldığını ölçen testler, cümle kurma egzersizleri ve yaratıcı sorular devreye giriyor. Materyallerimin olmazsa olmaz "özelliği" oyunlardır. Bunları QR kodları kullanarak yerleştiriyorum. Yani bunlar daha modern metodolojik yaklaşımlar. Kitabın sonunda yer alan cevap anahtarları, bir eğitmene ihtiyaç duymadan bireysel çalışmayı mümkün kılıyor. HALK TÜRKÜLERİNE DUYULAN MERAKTAN EĞİTMENLİĞİNE Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı Bölümü 4. sınıf öğrencisi olan Matuşevskıy, aynı zamanda bir okulda Kırım Tatarca dersleri veriyor. Bu materyali ilk etapta kendi öğrencilerinin dili daha kolay ve severek öğrenmesi için tasarladığını ifade eden genç dilbilimcisi, Kırım Tatar kültürüne olan bağını şu sözlerle aktardı: Kırım Tatar diline ve kültürüne olan ilgim çok uzun zaman öncesine dayanıyor. Her şey Kırım Tatar halk türkülerini dinlememle ve o şarkılarda ne anlatıldığını anlama merakımla başladı. Bu dili öğrenmeye böyle karar verdim. Yani bu benim hayatımda anlık ya da tesadüfi bir gelişme değildi, bilinçli olarak yürüdüğüm bir yoldu. Bugün ise Kırım Tatarca benim için sadece bir tutku değil, aynı zamanda profesyonel mesleğim.

Ukrayna'da Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı Olimpiyatları: Genç nesil kimliğini koruyor Haber

Ukrayna'da Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı Olimpiyatları: Genç nesil kimliğini koruyor

Ukrayna'nın başkenti Kıyiv’de, 2025 yılında ulusal statü kazanan "Ukrayna Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı Öğrenci Olimpiyatı" ödül töreni gerçekleştirildi. Kırım Tatar eğitim sistemi için tarihi bir adım olarak görülen söz konusu organizasyon, dilin kurumsallaşması ve eğitim müfredatındaki yerinin sağlamlaşması açısından kritik bir dönüm noktasını temsil ediyor. OLİMPİYATLARA KATILAN ÖĞRENCİ SAYISI ARTIYOR Birlik Kırım Tatar Okulu ve Ukrayna Küçük Bilimler Akademisi (MAN) iş birliğiyle hayata geçirilen proje, kısa sürede büyük ilgi gördü. 2025 yılında 11 öğrenciyle başlayan serüven, 2026 yılında 25 katılımcıya ulaştı. Final aşamasına gelmeyi başaran 8 finalist arasından en yüksek başarıyı gösteren isimler ödüllerine kavuştu. Olimpiyatın final etabında üstün başarı göstererek I. Derece Diploma almaya hak kazanan öğrenciler; Beyan Madgaziyeva, Asiye Hayrullayeva, Meryem Mambetova oldu. KTMM’DEN TAM DESTEK Ödül törenine katılan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov ve KTMM Üyesi Gülnara Bekirova, kazananlara diplomalarını ve özel hediyelerini takdim etti. Çubarov, törende yaptığı konuşmada bu tür girişimlerin hayata geçirilmesinin Kırım Tatar dilinin korunması ve geliştirilmesi, genç neslin desteklenmesi ve Ukrayna'da yeni bir eğitim geleneğinin oluşturulması açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.

İşgal altındaki Kırım’da “Latin alfabesi” baskısı: "Yasak, asimilasyon politikasının parçası" Haber

İşgal altındaki Kırım’da “Latin alfabesi” baskısı: "Yasak, asimilasyon politikasının parçası"

İşgal altındaki Kırım’ın Kremlin kontrolündeki sözde yönetimi, kültürel alan üzerindeki kontrolünü artırmaya yönelik yeni bir adım attı. Sözde Kırım Parlamentosu Başkan Yardımcısı Sergey Tsekov, tüm resmî belgelerde ve kamusal alanlardaki yazılarda yalnızca Kiril alfabesinin kullanılmasını savunarak Latin alfabesini “vatansever olmayan” olarak nitelendirdi. Kırım Tatarları açısından bu çağrı, teknik bir düzenlemeden çok daha fazlası olarak değerlendiriliyor. Yarımadanın yerli halkı olan Kırım Tatarları için Latin alfabesinin yasaklanması, dilsel kimliğe yeni bir darbe, Ukrayna ve Türk dünyasıyla bağların koparılması anlamına geliyor. Uzmanlar, bu yaklaşımın modern eğitim, medya ve dijital alanda Kırım Tatar dilinin kullanımını da ciddi biçimde kısıtlayacağına dikkat çekiyor. “BU SADECE BİR ALFABE MESELESİ DEĞİL…” İşgalcilerin söz konusu politikasını Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendiren Kırım Tatar tarihçi Gül­nara Abdullayeva, Latin alfabesine yönelik baskının dilbilimsel değil, tamamen siyasî bir karar olduğunu vurgulayarak, “Latin alfabesinin yasaklanması sadece alfabe meselesi değil. Bu, Kırım Tatar halkının kültür politikasını kontrol etme ve onları Ukrayna ve Türk dünyasından ayırma girişimidir.” diyerek Latin alfabesinin Kırım Tatar dili için tarihsel ve doğal bir zemin olduğunu hatırlattı. Tarihçiye göre 1920’li yıllarda Kırım Tatar aydınlar, dili halka daha erişilebilir kılmak ve Türk dünyasıyla ilişkileri güçlendirmek amacıyla Latin alfabesine geçmişti. Bu süreç, eğitimden basına, tiyatrodan bilime kadar geniş bir kültürel canlanma dönemini de beraberinde getirmişti. RUSLAŞTIRMA POLİTİKASI 1930’lu yıllarda Sovyet yönetiminin dayattığı Kiril alfabesinin ise tarafsız bir tercih olmadığını vurgulayan Abdullayeva’ya göre bu adım, Kırım Tatarlarını dünya Türk kültüründen izole etmeyi ve Ruslaştırma politikasını derinleştirmeyi amaçlıyordu. “Kiril alfabesine geçiş, dili siyasi merkeze tâbi kılmanın ve Türk dünyasıyla bağları koparmanın bir yoluydu” diyen Abdullayeva, günümüzdeki uygulamaların Sovyet dönemindeki yöntemlerin yeni koşullarda tekrarı olduğunu vurguladı. GENÇ KUŞAK İÇİN YENİ ENGELLER Uzmanlara göre Latin alfabesinin kamusal alandan dışlanması, özellikle genç kuşaklar için ciddi sonuçlar doğuracak. Eğitim, internet ve çağdaş kültürel üretimde Latin harflerinin yaygın kullanımı dikkate alındığında, bu yasak Kırım Tatar gençlerin ana dillerine erişimini daha da zorlaştıracak. Abdullayeva, “Latin alfabesinin yasaklanması, gençlerin ana dillerini modern dünyada öğrenme ve kullanma imkanlarını fiilen ortadan kaldırıyor.” şeklinde vurguladı. Kırım Tatarları için dilin kimliklerinin ve kendi topraklarında var olma hakkı mücadelesinin en önemli sembollerinden biri olduğunu belirten Abdullayeva, “Kırım Tatarları için dil sadece bir iletişim aracı değil. Hafıza, tarih ve geleceğe sahip olma hakkıdır. Latin alfabesinin yasaklanması, onları bu gelecekten mahrum etme girişimidir.” dedi. Tarihçi, Rusya’nın işgal altındaki Kırım’da izlediği dil politikasının, Kırım Tatarlarını Ukrayna’dan ve Türk dünyasından izole etmeyi amaçlayan daha geniş bir asimilasyon stratejisinin parçası olduğuna dikkat çekti. UKRAYNA'DAN KIRIM TATARCA İÇİN LATİN ALFABESİ ADIMI Ukrayna Bakanlar Kurulu, 3 Nisan 2025’te aldığı kararla Kırım Tatarca İmla (Yazım) Kılavuzu önerisini kabul etmişti. Kılavuz, 2021’de onaylanan Latin alfabesine dayalı Kırım Tatar dili alfabesi temel alınarak hazırlandı. Böylece, Ukrayna Bakanlar Kurulu tarafından 23 Şubat 2022 tarihinde onaylanan 2022-2032 Kırım Tatar Dilinin Geliştirilmesi Stratejisi ve Ukrayna Bakanlar Kurulunun 28 Temmuz 2023 tarihli “Kırım Tatar Dilinin Yazımının Geliştirilmesi Sorunları” başlıklı kararnamesi ile öngörülen önemli görevlerden biri, Ukrayna'nın yerli halkı olan Kırım Tatar halkının dilini ve kimliğini koruma-geliştirme hakkının gerçekleşmesini sağlamak amacıyla yerine getirilmiş oldu.

Ukrayna Yerli Halklar Kongresi’nde “Yerli Halklar Yasası” masaya yatırıldı Haber

Ukrayna Yerli Halklar Kongresi’nde “Yerli Halklar Yasası” masaya yatırıldı

Ukrayna’da bu sene ilk kez düzenlenen Yerli Halklar Kongresi 2 Aralık’ta Kıyiv’de gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında "Yerli Halklar Yasası: Yerli Halkların Haklarının Gerçekleştirilmesinin Garantisi" başlıklı panel düzenlendi. Panelde Ukrayna’daki yerli halkların statüsü, yasal çerçevenin güçlendirilmesi ve yerli halkların işgal koşullarında korunmasına yönelik mekanizmalar ele alındı. Panele; Ukrayna Milletvekili Tamila Taşeva, Avrupa Konseyi Ukrayna Ofisi Başkan Yardımcısı Hilde Haug, Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özel Temsilcisi Olha Kurışko, BM Yerli Halklar Hakları Uzman Mekanizması Üyesi ve İnuit Kutup Çevresi Konseyi Başkanı Dalee Sambo Dorough, Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı ve Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Eskender Bariyev, Ukrayna Uluslararası Hukuk Derneği Başkanı Olga Butkevıç ve Kırım Yerli Halklarını Destekleme Vakfı Başkan Yardımcısı Vyaçeslav Lombrozo katıldı. Oturum, Ukrayna Enstitüsü Başkan Yardımcısı ve insan hakları savunucusu Alim Aliyev tarafından yönetildi. “KIRIM TATARLARININ STATÜSÜNE DAİR AYRI YASA GEREKLİ” Ukrayna Milletvekili Tamila Taşeva, genel bir çerçeve sağlayan Yerli Halklar Yasası'nın yanı sıra, Kırım Tatar halkının statüsünü ayrıntılı biçimde düzenleyecek özel bir yasanın hazırlanmasının zorunlu olduğunu belirtti. 2022’de hazırlanan ve ilgili kurumlarla uyumlandırılan taslağın AGİT’ten olumlu görüş aldığını, şimdi ise Avrupa Konseyi’nden değerlendirme beklediklerini açıkladı. Aynı zamanda Taşeva uluslararası ortaklarla etkileşim sürecinin daha karmaşık olduğunu, çünkü birçok kuruluşun ağırlıklı olarak ulusal azınlıklarla çalıştığını ifade etti. KIRIM TATAR DİLİ KONUSUNDA ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR Cumhurbaşkanının Kırım Daimî Temsilcisi Olha Kurışko, temsilcilik için en önemli önceliklerden birinin Kırım Tatar dili ve edebiyatının geliştirilmesi olduğunu söyledi. Yerli Halklar Yasası sonrası kabul edilen Kırım Tatar Dilini Geliştirme Stratejisi ve kurulan ulusal komisyonun, bakanlıklar arasındaki yetki devri sorunları nedeniyle yaklaşık bir yıldır tam kapasiteyle çalışamadığını aktardı. Kurışko, “Kırım Temsilcisi olarak işgal meselesi benim için de önemli, çünkü yasa ve devlet politikasının varlığı Ukrayna'ya yerli halkları korumak için ek argümanlar ve fırsatlar sağlıyor. Bugün Kırım işgal altındayken ve siyasi tutsakların çoğu Kırım Tatarı iken Ukrayna ek koruma mekanizmaları uygulamalıdır." dedi. “DİL POLİTİKASI: AVRUPA STANDARTLARIYLA UYUMLU VE KAPSAYICI OLMALI” Avrupa Konseyi Ukrayna Ofisi Başkan Yardımcısı Hilde Haug, dil politikasının Avrupa standartları ile Ukrayna siyasi ulusunun güçlendirilmesini ve yerli halkların kimliklerinin korunmasını birleştirmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca Ukrayna ile uzman iş birliğinin önemine dikkat çeken Haug, bu sayede 2023 İnsan Hakları Komiseri raporundaki bulgular aracılığıyla Kırım'daki insan hakları savunucularına yönelik zulme dikkat çekildiğini hatırlattı. “ASIL ZORLUK, YASAYI HAYATA GEÇİRMEK” BM Yerli Hakları Uzman Mekanizması Üyesi Dalee Sambo Dorough, yerli halklara ilişkin yasal düzenlemelerin en büyük zorluğun uygulama aşaması olduğunu belirtti. Kanada’nın 2021 sonrası ilerlemelerinden örnek veren Dorough, kültürel ve siyasi hakların hâlâ tam güvence altında olmadığını söyledi. Dorough, Ukrayna yasasının en önemli avantajının “yerli halk” tanımının net bir biçimde yapılmış olması olduğunu kaydetti ve yasanın etkin uygulanması için uluslararası mekanizmaların ve yeterli mali kaynakların gerekli olduğunu ifade etti. “KTMM’İN STATÜSÜ NETLEŞMELİ, İŞGALDEN KURTARILMASI SONRASI DÖNEM İÇİN HAZIRLIK YAPILMALI” Uluslararası hukuk uzmanı Olga Butkevıç, yasanın uygulanmasının iki yönde ilerlemesi gerektiğini belirtti. Birinci hemen alınabilecek kararlar örneğin KTMM’nin temsilci organ olarak yasal tescilinin tamamlanması; ikinci ise işgalden kurtarılması sonrası dönem için hazırlık kapsamında yerli halkların mülkiyeti, iş birlikçilerin sorumluluğu ve anayasal değişiklikler dahil, Kırım'ın işgalden kurtarılması sonrası döneme yönelik normatif çözümlerin hazırlanması. Butkevıç, bu konuların uluslararası alanda her zaman popüler olmayabileceğini ancak savunulması gerektiğini vurguladı. “YERLİ HALKLARIN KORUNMASI İÇİN GERÇEK ARAÇ YASA VE ALT DÜZENLEMELER” KTMM Üyesi Eskender Bariyev, yerli halk kavramının kökenden değil; dil, kültür, gelenek, kimlik ve inançların korunması ile öz yönetim hakkından kaynaklandığını ifade etti. Bariyev bu sorunların bir bildirgeyle değil, ancak gerçek hakların korunmasının bir aracı olarak yasayla çözülebileceğini belirterek, yerli halklara ilişkin yasanın tam anlamıyla yürürlüğe girmesi için 17 alt yasal düzenlemenin kabul edilmesi gerektiğini hatırlattı. “TOPLUMUN BİLGİ EKSİKLİĞİ UYGULAMAYI YAVAŞLATIYOR” Kırım Yerli Halklarını Destekleme Vakfı Başkan Yardımcısı Vyaçeslav Lombrozo, Ukrayna toplumunun yerli halklarla ilgili temel kavramları yeterince bilmediğini, bu nedenle yasayı destekleyen kamu talebinin oluşmadığını kaydederek halkın bilinçlendirilmesinin hem siyasi iradeyi hem de reform sürecini güçlendireceğini söyledi.

Kıyiv’de Yerli Halklar Kongresi: Rusya’nın politikaları Kırım’ın yerli halklarını yok olma tehlikesiyle yüz yüze bırakıyor Haber

Kıyiv’de Yerli Halklar Kongresi: Rusya’nın politikaları Kırım’ın yerli halklarını yok olma tehlikesiyle yüz yüze bırakıyor

Ukrayna’da bu sene ilk kez düzenlenen Yerli Halklar Kongresi bugün Kıyiv’de gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında “Rus Silahlı Saldırganlığı Bağlamında Ukrayna’nın Yerli Halklarına Yönelik Tehditler” başlıklı panel düzenlendi. Panelde konuşmacı olarak Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Kırımçak halkı temsilcisi Tetyana Kosetska, Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Kamu Diplomasisi ve İletişim Dairesi İnsani Girişimler Bürosu Başkanı Bohdan Movçan, Ukrayna Eğitim ve Bilim Bakanlığı Temsilcisi Dmıtro Çuprına ve Rusya’nın Yerli Halkları Uluslararası Komitesi Üyesi Yana Tannagaşeva yer aldı. Panelin moderatörlüğünü ise Ukrayna Enstitüsü Başkan Yardımcısı Alim Aliyev üstlendi. “RUSYA’NIN POLİTİKASI YERLİ HALKLARI YOK ETMEYE ODAKLI” KTMM Başkanı Refat Çubarov, 2014’ten bu yana Rus işgalinin, yerli halklar için ölümcül sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Rusya'nın politikasının, işgal yönetimine itaat etmeyen herkesi yerinden etmeyi amaçladığını belirten Çubarov, “Rusya bugün yerli halkları çok yönlü yöntemlerle yok ediyor; siyasi baskılar, dil yasakları, Kırım'a Rus vatandaşlarının yerleştirilmesi, keyfi tutuklamalar ve işkenceler bunun bir parçası.” dedi. KREMLİN’DEN BASKI GÖREN YERLİ HALKLARDAN DAYANIŞMA MESAJI Panele çevrim içi olarak katılan Rusya’nın Yerli Halkları Uluslararası Komitesi Üyesi Yana Tannagaşeva, Ukrayna’nın yerli halklarına destek vererek dayanışma mesajı iletti. Tannagaşeva, “Biz de Rusya’da ağır baskılar altında yaşayan topluluklarız ve Kırım Tatarlarının acısını iyi anlıyoruz. Bir gün Ukrayna ve Rusya yerli halkları olarak özgürlük ve onur içinde buluşacağımıza inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Ayrıca Tannagaşeava panelde, Rusya’daki baskı altındaki halkların Ukrayna’ya yönelik ortak destek mektubunu okudu. Mektupta, Rus imparatorluğun baskı ve zulmünden kurtulma yönündeki ortak arzuya kararlılıkla desteklendiği vurgulandı. Tannagaşeava, "Yerli halkların haklarını, Ukrayna'nın bağımsızlığını destekliyor ve Rus imparatorluğuna karşı zafere inanıyoruz." dedi. KIRIMÇAKLAR YOK OLMA SINIRINDA: KIRIM’DA 200 KİŞİ KALDI Kırımçak halkı temsilcisi Tetyana Kosetska, Kırımçakların nüfusunun kritik seviyeye düştüğüne dikkat çekerek, “Bugün Kırım’da yalnızca 200 civarında Kırımçak kaldı; bu, bir 13 katlı apartmanda yaşayan kişi sayısıyla kıyaslanabilir. Gençler işgalden kaçıyor, yaşlılar ise geride kalıyor. Bu durum kuşaklar arası bağların kopmasına neden oluyor.” şeklinde konuştu. “UKRAYNA YERLİ HALKLARIN MARUZ KALDIĞI HAK İHLALLERİNİ ULUSLARARASI GÜNDEMDE TUTUYOR” Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Temsilcisi Bohdan Movçan, Ukrayna’nın Avrupa Konseyi, AGİT ve BM gibi kuruluşlarla iş birliğini artırarak yerli halkların Rus işgali altındaki Kırım’da 2014’den bu yana maruz kaldığı hak ihlallerinin uluslararası gündemde tutulduğunu belirterek, “Kırım Platformu ortakların çabalarını koordine etmeye, işgal bölgelerinde yaşanan hak ihlallerini belgelemeye ve Rusya tarafından yasa dışı olarak alıkonulan Ukrayna vatandaşı siyasi tutsakların serbest bırakılması için çalışmaya devam ediyor.” açıklamasında bulundu. EĞİTİM ALANINDA YENİ ADIMLAR: KIRIM TATAR DİLİ İÇİN MÜFREDAT GENİŞLETİLİYOR Eğitim ve Bilim Bakanlığı Temsilcisi Dmytro Çuprına ise Kırım Tatar dili ve kültürünün korunması için eğitim müfredatında kapsamlı değişiklikler yapıldığına dikkat çekerek, “Okullarda Kırım Tatar dili için daha fazla ders, yeni edebiyat eserleri ve modern eğitim materyalleri ekleniyor.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.