SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırım Tatar Siyasi Tutsaklar

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kırım Tatar Siyasi Tutsaklar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırım Tatar Siyasi Tutsaklar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırım Tatar siyasi tutsaklar için tarihî adım: Azerbaycanlı aydınlar imza topluyor! Haber

Kırım Tatar siyasi tutsaklar için tarihî adım: Azerbaycanlı aydınlar imza topluyor!

Kırım Tatar siyasi tutsaklar meselesi, Azerbaycan basınının gündemine taşınmaya hazırlanıyor. Azerbaycan Dergisi ve Azerbaycan medyasında faaliyet gösteren Turkuaz TV, Kırım Tatar siyasi tutsaklar adına önemli bir adım attı. YETERİ KADAR İMZA TOPLANINCA YAZI, İLHAM ALİYEV’E ULAŞTIRILACAK! Azerbaycan Dergisi ve Turkuaz TV Genel Yayın Yönetmeni Aynur İmran, Kırım Haber Ajansına (QHA) verdiği demeçte, Kırım Tatar siyasi tutsaklar adına Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e ulaştırılmak üzere hazırlanan müracaat yazısı için Azerbaycanlı aydınların imzalarının toplanma aşamasında olunduğunu kaydetti. En az 30 ilâ 40 arasında imza toplandığında müracaat yazısının kamuoyuna açılıp Cumhurbaşkanı Aliyev’e ulaştırılacağını dile getiren İmran, “Maalesef bugüne kadar Kırım Tatar siyasi tutsaklar üzerine Azerbaycan medyasında çok az haber yapıldı ve ilk defa böyle bir müracaat imzalanıyor. Azerbaycan kamuoyunda konunun tartışılması adına haber sayfalarına bilgilendirme yaptık, şu anda da komuoyu oluşturmak için çabalıyoruz. Tabii ki kamuoyunun bilgisi arttıktan sonra Azerbaycan, her zaman Kırım ile ilgili çok hassas davrandı. Kırım Türklerini çok severiz, bizden biliriz, Türk boylarının arasında kendimize en yakın biliriz." ifadelerini kullandı. “KIRIM TATARLARINI KENDİMİZDEN BİR PARÇA OLARAK GÖRÜYORUZ” İsmail Bey Gaspıralı ile Hasanbey Melikzâde Zerdâbî ve Ali Merdan Topçubaşı’nın birbiriyle kurduğu yakın bağları hatırlatan İmran, “Çok güzel çalışmalar ortaya koydular, güçlerini birleştirdiler, ailelerini birleştirdiler, akraba oldular. O yüzden biz, Kırım Tatarlarını çok seviyoruz ve kendimizden bir parça olarak görüyoruz.” değerlendirmesini yaptı. Cumhurbaşkanı Aliyev’in, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski) ile 25 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirdiği görüşmede de bu fikrin gündeme getirildiğini dile getiren İmran; Aliyev’in, Karabağ kurtarıldıktan sonra Zelenskıy’a yönelik “İşgal altındaki topraklarınız mutlaka geri alınacak. Biz de elimizden geldiği kadar size yardım edeceğiz.” ifadelerine yer verdiğinin altını çizdi. İMZAYA AÇILAN METİN NELERİ KAPSIYOR? Azerbaycanlı aydınların imzasına açılan yazıda babası Azerbaycanlı olan Kırım Tatar siyasi tutsak Tofik Abdülgaziyev’in sağlık durumunun hayati risk taşıdığı vurgulandı. Abdülgaziyev’in yalnızca eşini son bir kez görebilmek için "hastane" adı altındaki tecrit merkezinden vazgeçerek hapishaneye geri dönme kararı alması ise “insanlık adına büyük bir facianın göstergesi” olarak değerlendirildi. Bununla birlikte, yazı çerçevesinde Abdülgaziyev’in içinde bulunduğu ağır şartlar ise yalnız bireysel bir facia değil, aynı zamanda Türk kimliğinin, insan haklarının ve adalet ilkesinin hedef alınması olarak vurgulandı. Uluslararası hukuka göre sağlık durumu ağır olan mahkûmların serbest bırakılmasının zaruri olduğu hatırlatılırken Abdülgaziyev’in hâlâ esaret altında tutulmasının ve serbest bırakılması yönündeki taleplerin reddedilmesinin ise hem hukuki hem de insanı açıdan kabul edilemez bir durum olduğunun altı çizildi. Öte yandan, Abdülgaziyev’in serbest bırakılması hususunda Aliyev’in siyasi nüfuzu ve uluslararası ölçekteki etki alanının belirleyici olacağı ifade edildi. Ayrıca, mevcut diplomatik ve insani imkânlardan istifade edilerek atılması arzu edilen bu adımın Türk dünyasının birlik ve beraberliği ile birlikte adalet ilkesinin de güçlendirilmesine hizmet edeceği vurgulandı.

Tuğrul Türkeş: Kırım’ı Ukrayna’nın bir parçası olarak görüyoruz Haber

Tuğrul Türkeş: Kırım’ı Ukrayna’nın bir parçası olarak görüyoruz

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Türkiye-Ukrayna Dostluk Grubu Başkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Ankara Milletvekili Yıldırım Tuğrul Türkeş; Kırım Haber Ajansına (QHA) verdiği özel röportajda parlamenter diplomasinin tıkandığı noktaları ve Türkiye’nin Ukrayna'ya yönelik kararlı desteğini anlattı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Kırım’a yönelik ifadelerini "skandal bir taviz" olarak nitelendiren Türkeş, Kırım Tatar siyasi tutsakların durumu ve savaş sonrası yeniden yapılanma süreci hakkında kritik değerlendirmelerde bulundu. TÜRKEŞ, TÜRKİYE-UKRAYNA İLİŞKİLERİNİN GEÇMİŞİNE VURGU YAPTI Türkiye ve Ukrayna parlamentolarının mevcut iş birliği seviyesi ve bu iş birliğinden elde edilen somut çıktılar hususunda Türkeş, iki ülke arasındaki ilişkilerin onlarca yıllık geçmişi olduğunu dile getirerek bu ilişkilerin Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgal girişimiyle beraber inkıtaya uğradığını belirtti. TBMM heyeti olarak Ukrayna-Rusya Savaşı’nın yıl dönümü için Kıyiv'e planlanan son ziyaretin çatışmalar sebebiyle ertelendiğini kaydeden Tuğrul Türkeş, “Ukrayna’dan sağ olsun arkadaşlarımız bu parlamentolar arası dostluk grubundan geliyorlar fakat bizim son bir iki senedir ziyaretimiz mümkün olmadı. Onun da sebebi, uçuşların olmayışı. Moldova veyahut Polonya üzerinden gidilip gelinmesi lazım. En son, savaşın yıl dönümü için gidilecekti fakat o zaman da tekrar çatışmalar vardı, onun için ileriye bıraktık ama bu, irtibatımız olmadığı veyahut beraber çalışmalara katılmadığımız anlamında değil. Hem Ukrayna’dan hem Kırım Tatarlarından dostlarımız, kardeşlerimiz bizi ziyarete geliyorlar. Bizim son bir iki senedir eksiğimiz, biz gidemedik. Onu da ilk fırsatta yapacağız, bunu telafi edeceğiz.” şeklinde konuştu. “ARABULUCULUK İÇİN HER İKİ TARAFLA DA TEMASIN OLMASI LAZIM” Parlamenter diplomasi alanında Rusya ile ortak bir platform bulunmadığını söyleyen Türkeş, “Ben aynı zamanda Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Türk Grubu'nun da heyet başkanıyım. Eskiden Rusya, Avrupa Konseyinde de vardı. Birçok değişik platformda onlarla temas ediyorduk fakat Kırım’ın işgaliyle birlikte bu, Avrupa Konseyinin temel prensiplerine aykırı bir davranış olduğu için Rusya’yı çıkartma kararı aldılar. Rusya da kendisi çıktı, çıkartılmadan ama netice olarak Rusya, Avrupa Konseyinde de temsil edilmiyor.” değerlendirmesinde bulundu. Buna karşın Türkiye’nin hem Kırım Tatar hem de Ukrayna milletvekilleriyle temaslarının sürdüğünü beyan eden Türkeş, “Arabuluculuk için her iki tarafla da temasın olması lazım ama Rusya ile yok.” dedi. ABD DIŞİŞLERİ BAKANI RUBIO’DAN KIRIM’A YÖNELİK SKANDAL İFADE! Birden fazla arabulucunun olup olmayacağı konusunda ise “Bu bölge dışındaki ülkeler, güçlü ülkeler veyahut Birleşmiş Milletlerde (BM) daha fazla söz sahibi olan ülkeler diyelim, Bunların yaklaşımları mühim. Şimdi Amerika'da bir seçim oldu. Seçimden sonra Trump yönetimi iktidara geldi. Trump yönetimi iktidara geldiğinde Trump'ın atadığı yeni Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Rusya ile Ukrayna konusu konuşulurken Kırım'ın işgalinden sonraki tarihleri vererek 'bundan öncesine gitmek mümkün değil' dedi. Şimdi bu büyük bir eksiklik, büyük bir taviz.” ifadelerini kullandı. “KIRIM’I UKRAYNA’NIN PARÇASI OLARAK GÖRÜYORUZ” Batı’yı, Avrupa’yı ve NATO’yu temsil eden ülkelerin Rusya ile birlikte ABD'yi “söz sahibi” olarak gördüğünü belirten Türkeş, “Marco Rubio çıkıp 2014'ten öncesine gitmek mümkün değil, dediğinde o ne demek? Rusya Kırım'ı işgal ettikten sonra geriye kalanını konuşalım, demek. Yani bizim sıkıntılarımız bunlar, yoksa biz hala Türkiye olarak Kırım'ın ilhakını kabul etmiyoruz ve Kırım'ı Ukrayna'nın parçası olarak görüyoruz.” dedi. Türkeş; TBMM'deki genel konsolidasyon üzerine ise AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İYİ Parti başta olmak üzere iktidar ve muhalefet partilerinin çoğunluğunun bu hususta mutabık bir tavır sergilediğini kaydetti. KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLAR MESELESİNİN ULUSLARARASI PLATFORMA TAŞINMASI Kırım Tatar siyasi tutsaklar üzerine ise müzakere ekibinde olmadığını fakat takip ettiği kadarını naklettiğini belirten Türkeş, “Bundan kısa bir süre önce, Kırım Tatar Millî Meclisi Başkanı Refat Çubarov Bey, sağ olsunlar buraya da teşrif ettiler, burada da konuştuk. Oradaki sorun, Kırım'daki insanlara Rusya, ‘Bu benim vatandaşımdır.’ diyor ve ayrı bir muameleye tâbi tutmuyor. Yani Ukraynalı tutsağın durumu ayrı çünkü o Ukraynalı olduğu için onu konuşabiliyoruz ama Kırım'daki, Kırım Tatarlarından tutsak olan, hapiste olan, gözaltında bulunanlarla ilgili bir müzakere mümkün olmuyor. Onun da uluslararası platformda adının konulup tanımının doğru dürüst yapılması lazım ki, onların da haklarını savunalım veyahut salıverilmeleri için çalışma yapalım.” dedi. “KIRIM TATARLARI UKRAYNA HALKININ BİR PARÇASI” Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) Kırım Tatar halkının tek resmî temsil organı olarak hukuki statü kazanması hususunda ise Türkiye’nin Ukrayna’yı desteklediğini dile getiren Türkeş, “Bizim burada ayrı bir politika üretmemiz teknik olarak mümkün değil. Ukrayna egemen bir ülke, Kırım Tatarları da bu Ukrayna'nın bir parçası, başka birçok grupların olduğu gibi. Onlara şöyle yap, böyle yap demek bizim haddimiz değil. Türkiye'de hiçbir zaman böyle bir fikir vermeye yönelmez ama oradaki onların aldığı kararların tatbikinde, uluslararası arenada duyulmasına, tanıtımına biz gayret sarf ederiz.” dedi. “(KIRIM TATARLARININ) MAĞDURİYETLERİ BİZİ DAHA FAZLA ÜZÜYOR, İLGİLENDİRİYOR” Ukrayna-Türkiye ilişkilerinin gelişmesinde Kırım Tatarlarının rolüne vurgu yapan Türkeş, “Başka birçok ülkeden farklı olarak tabii ki onlar (Kırım Tatarları) bizim soydaşlarımız. Kırım Tatarları, ulu Türk çınarının bir parçasıdır. Onların orada olması, daha da önemlisi onların mağduriyetleri bizi daha fazla üzüyor, daha fazla ilgilendiriyor. Dünyanın başka bir yerindeki bir ülkedeki yaşayanlara göre bu bizim daha fazla dikkatimizi çekiyor. Bir de akrabalıklar var. Yani o ailelerin bir kısmı Türkiye'de; yani ailenin bir kısmı burada, bir kısmı orada. Onun için tabii ki bizim öncelikle ilgi alanımız içinde.” dedi. Türkeş, KTMM Başkanı Refat Çubarov’un Türkiye ziyareti ve kendisiyle gerçekleştirdiği görüşmede ise son gelişmelerin değerlendirildiğini, Kırım Tatar siyasi tutsaklar meselesinin ve güncel konuların masaya yatırıldığını kaydetti. “MUSTAFA AGA HEPİMİZİN BÜYÜĞÜ, SAYGI DUYDUĞU BİR İNSAN” KTMM Başkan Yardımcısı, Ukrayna Milletvekili ve Ukrayna-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Eş Başkanı Ahtem Çiygöz’ün de Türkiye’ye birçok kez ziyarette bulunduğunu kaydeden Türkeş, Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu hakkında ise “Mustafa Aga (Kırımoğlu) zaten hepimizin büyüğü, hepimizin saygı duyduğu bir insan; zaman zaman onunla da görüşüyoruz. Fırsat buldukça geliyorlar. Onların gelmesi bizi mutlu ediyor. Biz sahadan sıcak haber alıyoruz onlar sayesinde ve doğru haberi alıyoruz, filtresiz alıyoruz. Bu da konuları değerlendirmekte daha objektif davranmamızı sağlıyor. Yanlış bilgi ile hareket etmiyoruz burada.” şeklinde konuştu. “ARADA BİR TEK KARADENİZ VAR” Bununla birlikte Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin bugünkü seyri hakkında her zaman potansiyel gelişme alanlarının bulunduğunu dile getiren Türkeş, Ukrayna ile savunma sanayinden gıdaya kadar birçok alanda çalışmaların yapıldığını kaydederek Ukrayna’da Türk menşeli şirketlerin, Türkiye ile iş yapan Ukrayna menşeli şirketlerin olduğunu belirtti. Öte yandan Türkeş, Ukrayna-Rusya Savaşı’nın iş birliklerinde sorunlar yarattığını ve hacimlerde ufalmaya sebep olduğunu ifade ederek savaş sona erdiğinde hem iş birliklerinin hem de çeşitli sektörlerin canlanabileceğini dile getirdi. Ayrıca Türkiye ile Ukrayna’nın coğrafi yakınlığına dikkat çeken Türkeş, “Bir kere arada bir tek Karadeniz var. Coğrafi olarak Ankara'dan uçağa bindiğinizde bir buçuk saati geçmiyor, Kıyiv’e iniyorsunuz veya diğer taraflara da. Türk Havayollarının da Ukrayna Havayollarının da seferleri vardı. Bir günde Ankara'dan 2-3 sefer gidip geliyordu. Bu büyük bir avantaj. Ondan sonra gemi seferleri var, Karadeniz'de kolay hareket ediliyordu ama savaş, şu anda birçok şeyi engelliyor.” dedi. “TÜRKİYE UKRAYNA'NIN İHTİYACI OLAN HER ŞEYİ SAĞLAR” Son olarak Türkeş, Ukrayna’nın yeniden yapılandırılması alanında Türkiye’nin fonksiyonu açısından şu ifadelere yer verdi: Türkiye Ukrayna'nın ihtiyacı olan her şeyi sağlar, yani onların tercihlerine bağlıdır. Tabii ki bütün dünya Ukrayna'nın tekrar toparlanmasını, kalkınmasını arzu eder; onların da yardımları olacaktır ama onun haricinde Türkiye de gereken her şeyde Ukrayna'nın yanında olur.

Kırım Platformu'nun mart 2026 raporu yayımlandı: Kırım’daki baskı ve zulümler ele alındı Haber

Kırım Platformu'nun mart 2026 raporu yayımlandı: Kırım’daki baskı ve zulümler ele alındı

Kırım Platformu, Mart 2026 raporunu yayımladı. Raporda; 2014 yılından beri Rus işgali altında olan Kırım’da Rusya tarafından günlük bazda yaşatılan insan hakları ihlalleri ve zulümler, çocukların ve gençlerin Ruslaştırılması ve askerîleştirilmesi, Kırım’ın askerî bir üs hâline getirilmesi, Kırım’ın çevresel tahribata uğratılması ve kültürel mirasının yıkıma uğratılması, Kırımlıların özel mülklerinin haczedilmesi ve millîleştirilmesi, Kırım’a yabancıların getirilerek işgalin meşrulaştırılması ve diğer konular ele alındı. KIRIM’DA İŞGALCİ RUSYA’NIN BASKI VE ZULÜM ORTAMI HÜKÜM SÜRÜYOR Mart ayı içerisinde Yarımada’nın altyapısında ciddi bir istikrarsızlık görüldü. Kırım sakinleri, sıklıkla elektrik kesintileri yaşarken Akmescit (Simferopol) ve Akyar (Sivastopol) noktalarında ise benzin kıtlığı yaşandı. Bununla birlikte Kırım’da benzin için şubat ayında litre başında 75,99 ruble ödenirken mart ayında 77,47 ruble şeklinde zam görüldü. Sivillere ve özel sektöre uygulanan baskılar ise artış gösterdi. Akmescit’te Rus ordusuna alınmaktan “kaçtığı” öne sürülen sivillerin evlerine baskınlar düzenlendi. Rusya’nın Kırım’daki telefon tamircilerinden kullanıcı bilgileri aldığı ve kullanıcıların rehberlerinde Ukrayna hattı kullanan numaraları da aradığı tespit edildi. Yarımada’daki yaşam standartları gitgide zorlaşırken işgalci Rusya’nın Kırım’a yıllık olarak yerleştirdiği 5 bin ile 7 bin arasında aile, yerli halkı Kırım Tatarları ve diğer etnik gruplardan oluşan Kırım’ın demografik yapısının ciddi bir tehditle karşı karşıya kaldığını gözler önüne seriyor. KIRIM’DA RUSYA KAYNAKLI İNSAN HAKLARI İHLALLERİ YAŞANIYOR Raporda, “Aşırı faaliyette bulunma” ve “terörün meşrulaştımak” iddialarıyla tutuklamaların yaşandığı Kırım’da son derece ağır bir baskı ortamının mevcut olduğu aktarılıyor. Rapora göre; Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Kırım’daki 300 siyasi tutsağın onlarcasının kadın olduğunu belirterek Rusya’nın, toplum içinde korkuya sebep olmak için kadınlara yaşattığı zulmü bir nevi araç olarak kullandığını ifade etti. Sosyal medyada Ukrayna’yı destekleyen herhangi bir duruşun veya bilgi paylaşımının ise hukuki yaptırımlara tabi tutulduğu dile getirilirken sosyal medyada yapılan yorumların çeşitli asılsız iddialarla Kırım sakinlerinin aleyhine kullanıldığı aktarıldı. Öte yandan, siyasi tutsakların ve gözaltında tutulanların sağlık durumlarıyla ilgili sorunların yaşandığı da belirtilirken siyasi tutsakların akrabaları tarafından ziyaret edilmesine engel olunduğu ve yargı boyutunda da usulsüzlüklerin yapıldığı kaydedildi. RUSYA’DAN KIRIM’A EKONOMİK KUŞATMA VE İŞGALİ MEŞRULAŞTIRMA GİRİŞİMİ Sanayi, inşaat, lojistik ve tarım gibi sektörler içerisinde, Ukrayna’nın Rus işgali altındaki Donetsk, Luhansk, Zaporijjya (Zaporizhzhia) ve Herson (Kherson) bölgelerindeki Rus kontrolündeki şirketler ile Kırım’da Rus kontrolü altında olan şirketler arasında yaklaşık 90 anlaşmanın yapıldığı belirtildi. Bu şekilde Kırım’ı ekonomik kıskaca alma girişiminde bulunan Rusya’nın, ayrıca Kırım’ın işgalini meşrulaştırmak ve Kırım’daki sözde Rus yönetiminin uluslararası ölçekte tanınması adına uluslararası platformlar, eğitim programları ve kültürel etkinlikleri kullandığı bildirildi.

KTMM Başkanı Çubarov: Ukrayna, topraklarından taviz vermesini gerektirecek bir barışı kabul edemez Haber

KTMM Başkanı Çubarov: Ukrayna, topraklarından taviz vermesini gerektirecek bir barışı kabul edemez

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, “Türkiye Today” haber sitesine verdiği röportajda Kırım Tatarlarının karşılaştığı insan hakları ihlalleri, Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesi, Ukrayna-Rusya Savaşı ile Türkiye’nin politikası ve Rusya’nın propaganda faaliyetleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. KTMM BAŞKANI, TÜRKİYE’DEKİ RUS PROPAGANDASINA DİKKAT ÇEKTİ Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın Kırım’ın Şubat 2014’te işgal ve yasa dışı şekilde ilhak edilmesiyle başladığını ve 12. yılını doldurduğunu kaydeden Refat Çubarov, Türkiye’nin sürecin en başından itibaren bu yasa dışı ilhakı tanımadığının ve tanımayacağının altını çizdi. Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ile birlikte Kırım Tatarlarına ve Ukrayna’ya tam destek sağladığını da dile getiren Çubarov, bununla birlikte Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının (STK) çoğunun Ukrayna-Rusya Savaşı üzerindeki tutumunun Rus propagandası tarafından etkilendiğinin altını çizdi. Çubarov, Türkiye’de en çok ön plana çıkan STK’ların Rus propagandasından etkilenmiş olduğunu ifade ederek “Savaşın başından bu yana Türkiye Cumhuriyeti’nin sahip olduğu tutum, kanaatimce kamuoyuna etkin bir şekilde yansıtılmamıştır. Sonuç olarak sivil toplum ve STK’ların görüşü, ‘Ukrayna yalnız bırakıldı; Ukrayna, barış önünde bir engeldir; Ukrayna, Rusya’nın egemenliğini yok saymaktadır ve Batı’yı temsilen hareket etmektedir.’ düşüncesi etrafında şekillenmiştir. Bu algının geniş bir kesimde karşılık bulduğunu görüyorum ve bu durumun Rus propagandasının bir sonucu olduğuna inanıyorum.” değerlendirmesini yaptı. “BARIŞ, ADİL OLMALIDIR” “Ukrayna, topraklarından taviz vermesini gerektirecek bir barışı kabul edemez.” şeklinde konuşan Çubarov, dünya siyasetinde güce, uluslararası hukuka göre gitgide daha fazla öncelik verildiğini ifade ederek “Buna karşın güç, hukuka üstün geldiğinde sorunlar ortadan kaybolmayacak, aksine derinleşecektir. Bu nedenle barış, adil olmalıdır.” dedi. Türk kamuoyunda güçlü bir Amerikan karşıtlığı olduğunu fakat bu durumun Rusya’ya karşı sempati geliştirilmesini meşru kılamayacağını dile getiren Çubarov, STK’ların kamuoyunun duygu ve düşüncelerini şekillendirdiğini belirterek Türkiye’nin “komşularla sıfır sorun” politikasının ise son derece başarılı ve yapıcı olduğunu kaydetti. ÇUBAROV, KIRIM TATARLARINA UYGULANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİNİ DİLE GETİRDİ Propaganda ve ifade özgürlüğü kavramları arasında oldukça ince bir çizginin olduğunu dile getiren Çubarov, “Sputnik” kanalının Rusya’ya ait bir propaganda aracı olduğunu kaydederek Rusya’nın Kırım’da gerçekleştirdiği propaganda faaliyetlerinin ciddiyetine ve Kırım Tatarlarının maruz bırakıldığı insan hakları ihlallerine ve kanun dışı muamelelere dikkat çekti. Kırım’daki siyasi mahkûmların 351’inden 181’inin Kırım Tatarı olduğunun altını çizen Çubarov, Kırım Tatarlarının Kırım’ın nüfusunun yüzde 12’sini oluşturmasına karşın Kırım’daki siyasi mahkûmların ise yaklaşık yüzde 50’sinin Kırım Tatarı olduğunu vurguladı. “Tarihî emellerini gerçekleştirmekte kararlı olan Rusya, ağır hukuki yollara başvurarak yerli halka ana vatanlarını terk etmesi yönünde baskı uygulamaktadır. 10 ilâ 30 yıla kadar verilen hapis cezaları yaygın olarak uygulanmaktadır. Siyasi mahkûmların hâlihazırda 60’ı kadınlardan oluşmaktadır. Çoğu, asılsız terörizm suçlamalarıyla karşılaşmaktadır. Yüzlerce Kırım Tatarının ise Kırım Yarımadası’nda ikamet etmelerinin önü resmen kapatılmıştır.” “(KIZIL ORDU KOROSU) YALNIZCA KÜLTÜREL BİR AKTİVİTEYİ TEMSİL ETMEMEKTEDİR” Rusya’nın propaganda aleti olan Kızıl Ordu Korosu’nun her yıl Türkiye’de konser verdiğine dikkat çeken KTMM Başkanı, bu konserlerin tarihlerinin kasten Kırım Tatar ve Çerkes sürgün ile soykırım yıl dönümleri ile çakışacak şekilde ayarlandığının altını çizdi. Çubarov, bununla birlikte Ankara’da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde tertip edilecek olan NATO Zirvesi’nin tarihinin bile Kızıl Ordu Korosu’nun konser takvimi dâhilinde duyurulduğunu belirtti. “Bu koro, yalnızca kültürel bir aktiviteyi temsil etmemektedir; bir propaganda aracı olarak kullanılmaktadır. Örnek vermek gerekirse, eğer İsrail ordusunun korosu Türkiye’de konser verecek olsaydı kamuoyunun tepkisi bu noktada hızlı ve net olurdu. Buna rağmen Kızıl Ordu Korosu için benzer bir tepki verilmemiştir.” şeklinde konuşan Çubarov, Türkiye’deki Kırım Tatar diasporasının rolünün önemini dile getirerek daha yüksek bir toplumsal farkındalık ve desteğin de gerekli olduğunu ifade etti. Bununla birlikte Çubarov, bu noktada önceliğin Kırım Tatar siyasi tutsakların serbest bırakılmasının atılacak ilk ve en acil adım olduğunu kaydetti. NATO, RUSYA’NIN KARADENİZ’DEKİ GENİŞLEMESİ KONUSUNDA UYARIDA BULUNMUŞTU Kırım’ın Rusya için yalnızca ekonomik açıdan önemli olmadığını ve Rusya’nın doğu bölgelerindeki ekonomik kapasitesinin zaten yeterli olduğunu belirten Çubarov, Kırım’ın bu noktada Rusya için “askerî üs” olduğuna ve Yarımada’da yaklaşık 225 askerî yerleşim olduğuna dikkat çekti. KTMM Başkanı, NATO’nun 2000’li yılların başında Rusya’nın Karadeniz’deki genişleme girişimleri hususunda uyarıda bulunduğunu hatırlatarak Rusya’nın Karadeniz’deki kontrolünün Ukrayna dâhil, Karadeniz’e kıyısı olan bütün ülkeler için olumsuz sonuçlara yol açtığını belirtti. Çubarov, bu noktada Kırım’ın Rusya için bir “anahtar görevi” gördüğünü ve “sıcak denizlere inme” politikasının en önemli aşaması olduğunu dile getirdi. “UKRAYNA’YA DESTEĞİN SÜREKLİ OLARAK SAĞLANMASI GEREKMEKTEDİR” Ukrayna-Rusya Savaşı’nın ne zaman sona ereceği hususundaki belirsizliği dile getiren Çubarov, bu savaşın ölçeğinin artabileceğini bir ihtimal olarak değerlendirerek Baltık ülkelerinin ise bu ihtimal için hazırlandığını kaydetti. “Ancak Rusya, bu savaşı kazanamayacaktır; yapısal olarak başarısızlığa mahkûmdur. Ukrayna, tek başına Rusya’ya direnecek konumda değildir ve Ukrayna’ya desteğin sürekli olarak sağlanması gerekmektedir. Rusya, işgal ettiği diğer bölgelerden çekilse de Kırım’dan çekilmesi oldukça düşük bir olasılıktır.” şeklinde konuşan Çubarov, Rus kamuoyunun fikrinin propaganda ve algı yönetimi tarafından şekillendiğini dile getirerek bu durumun, Rusya’nın Kırım’da meşru menfaatlerinin bulunduğu yönünde bir inanca sebebiyet verdiğine dikkat çekti. “YAKIN ZAMANDA PARÇALANMIŞ BİR RUSYA GÖRMEK, UZAK BİR İHTİMAL DEĞİLDİR” “Buna karşın Kırım, hiçbir zaman Rusya’nın olmamıştır ve olmayacaktır. Kırım’dan çekilmek, Putin adına siyasi bir intihar olacaktır. (Rusya’nın) Birçok başarısız devlet yetkilisinde de görüldüğü gibi bu durum, fizikî sonuçlara da yol açabilecektir.” diyen Çubarov, Ukrayna’nın işgal altındaki bölgelerinin azat edilmesi durumunda Rusya’nın artık Kırım’ın kontrolünü elinde tutamayacağını kaydederek Rusya’nın bu noktada nükleer eskalasyona başvurabileceğini belirtti. Çubarov, bununla birlikte “Rusya’nın Kırım’dan çekilmesi için Rusya’da büyük bir iç krizin meydana gelmesi gerekir fakat aslında Rusya zaten böyle bir krize yol açmaktadır. Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki dönemde olduğu gibi, yakın zamanda parçalanmış bir Rusya görmek, uzak bir ihtimal değildir.” şeklinde konuştu. Kırım’daki ifade özgürlüğü ile insan hakları ihlalleriyle beraber Kırım Tatarlarının maruz kaldığı sistemik baskıyı da dile getiren Çubarov, Kırım Tatarlarının gördüğü baskı ve zulümler neticesinde ana vatanları olan Kırım’ı terk etmek zorunda bırakıldıklarının altını çizdi. RUSYA, KIRIM TATARCA EĞİTİMİNİ BİR PROPAGANDA ARACI OLARAK KULLANIYOR Öte yandan Kırım’ın Rusya tarafından işgal edildiği 2014 yılından beri yaklaşık 1 milyon Rus’un Kırım’a yerleştirildiğini ve bu durumun etnik ve demografik bir dönüşümün bariz göstergesi olduğunu beyan eden Çubarov, Kırım’ın “Ruslaştırılma” sürecinden geçtiğine vurgu yaptı. Ayrıca büyük emekler verilerek kurulan 14 Kırım Tatar okulunun, 2014 yılından sonra Rus okullarına çevrildiğini dile getiren Çubarov; Kırım Tatar dilinde verilen eğitimin yürürlükten kaldırıldığını ve eğitimin zorunlu olarak Rusçaya dönüştürüldüğünü belirtti. Son olarak Çubarov, Kırım Tatarca eğitiminin haftada yalnızca bir saate düşürülmesine dikkat çekerek Rusya’nın, kısıtlı olarak verilen Kırım Tatarca eğitimini bile bir propaganda aracı olarak kullandığının altını çizdi.

Rusya'dan bir Kırım Tatar kadın hakkında daha yasa dışı mahkûmiyet kararı! Haber

Rusya'dan bir Kırım Tatar kadın hakkında daha yasa dışı mahkûmiyet kararı!

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva, resmî sosyal medya hesabı üzerinden 31 Mart 2026 tarihinde yaptığı paylaşımda Kırım Tatar kadınlara Rusya tarafından yaşatılan ağır insan hakları ihlallerini gündeme getirerek bir Kırım Tatar kadının daha alıkonulduğuna dikkat çekti. BARİYEVA, KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAK SEVİL ÇAKAL’IN SESİNİ DUYURDU Bariyeva; Kırım’dan Sevil Çakal’a Rusya Federasyonu Ceza Kanunu’nun 280. Maddesi uyarınca sözde “aşırıcı faaliyetlerde bulunma” iddiasıyla, Aralık 2025’te dava açıldığını belirtti. Kırım’daki “Akmescit SIZO” tutukevinde tutulan 35 yaşındaki Kırım Tatar kadının 19 Aralık 2025 tarihinde Rusya’nın sözde terörist listesine alındığını bildiren Bariyeva, Çakal’ın aynı zamanda 3 Şubat 2026 tarihinde, Akmescit’te bulunan sözde Zeleznodorojnıy Bölge Mahkemesi Hakimi Sinçenko (Snetkova) tarafından suçlu bulunduğunu aktardı. “BİLMEDİĞİMİZ DAHA KAÇ VAKA VAR?” Hâlihazırda söz konusu vakalara benzer daha bilinmeyen pek çok insan hakları ihlalinin yaşanıyor olabileceğini vurgulayan Bariyeva, Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgal girişiminin her geçen gün Ukrayna ve Ukrayna vatandaşlarının aleyhine işlediğini kaydetti. Öte yandan Bariyeva; Rusya’nın, Rusya Federasyonu Ceza Kanunu’nu kullanarak Kırım’da gitgide daha fazla kadına zulmettiğine, yüzlerce erkeği ise hapse attığına dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: Bilmediğimiz daha kaç vaka var acaba? Ama şunu biliyorum ki işgal, her gün Ukrayna ve vatandaşlarına karşı çalışıyor. Kırım'da işgalciler tarafından cezai maddeler uyarınca yargılanan kadınların sayısı, yüzlerce erkek siyasi mahkûmla birlikte her geçen gün artıyor. Ne yazık ki kadınların tutuklanması da sistematik hale gelmeye başladı. Tutuklu kadınlar, çoğu uzun süre tecrit altında tutuluyor ve akrabaları, arkadaşları, avukatları ve insan hakları aktivistleri mağdurlara ulaşamıyor. Kadınlar korunma haklarından mahrum bırakılıyor, dış dünyadan izole ediliyor ve hem psikolojik hem de fiziksel baskıya maruz kalıyor." RUSYA, KIRIM TATAR KADINLARI ASILSIZ İDDİALARLA TUTUKLUYOR Bununla birlikte Bariyeva; Hatice Büyükçan’ın Eski Kırım’dan Akmescit’e (Simferopol) gitmek üzere otobüse bindiği ve bu sırada suça teşebbüs etme, terörle ilişkili suçlar, silah bulundurma ve üretme ile vatana ihanet suçlarını içeren; Rusya Federasyonu Ceza Kanunu’nun 30, 20, 222.1, 223.1 ve 275. maddeleri uyarınca Rusya tarafından suçlu bulunduğunu hatırlattı. Bariyeva, Büyükçan’ın alıkonulduğunun 6 Mayıs 2025 tarihinde öğrenildiğini belirtti. Öte yandan Bariyeva; 24 yaşındaki Kırım Tatar kadının Kırım’da bulunan gözaltı merkezinde 69 günü aşkın bir süre boyunca alıkonulduğunu, bu bilginin ailesinden özellikle saklandığını ve Büyükçan’ın ilgili maddeler uyarınca herhangi bir yargılamaya tabi tutulmaksızın tutukluluk hâlinin devam ettiğini aktardı. Büyükçan, hâlihazırda Rusya’nın Rostov bölgesindeki Novoçerkassk kentindeki 3 no’lu “SIZO” tutukevinde “vatana ihanet” ve “terör saldırısı hazırlığı” şeklindeki asılsız iddialarla tutuklu bulunuyor. HATİCE BÜYÜKÇAN AĞIR BASKI, TEHDİT VE PSİKOLOJİK ŞİDDETE MARUZ BIRAKILDI Büyükçan’ın 7 Mayıs 2025 tarihinde Rus güvenlik güçleri (FSB) tarafından alıkonulduğu öğrenilse de gözaltı gerekçesi ve nerede tutulduğuna ilişkin resmî bir açıklama yapılmamıştı. Bununla birlikte iki aydan uzun süren sessizliğin ardından Rus propaganda haber ajansları, FSB’ye atıfta bulunarak Büyükçan’ın bulanıklaştırılmış yüzüyle yer aldığı bir “itiraf videosu” yayımlamıştı. Kırım Tatar Kaynak Merkezi ise kaçırıldıktan 69 gün sonra ortaya çıkan bu videonun, genç kadının uzun süredir FSB tarafından alıkonulduğu ve bu süreçte baskı, tehdit ve psikolojik şiddete maruz bırakıldığını kanıtladığını belirtmişti. Ayrıca videoda yer alan sözde “itirafların”, Rus işgal güçlerinin dava uydurma amacıyla sıkça başvurduğu yöntemlerden biri olarak bilindiği vurgulanmıştı. ONLARCA KIRIM TATAR VE UKRAİN KADIN, RUSYA TARAFINDAN ALIKONULDU Ayrıca Kırım Tatar Kaynak Merkezinin Mart 2026’da paylaştığı verilere göre, Rus işgali altındaki Kırım’da yaklaşık 52 kadının siyasi baskı ve zulme maruz kaldığı belirtilmişti. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Kırım Daimî Temsilciliğinin yayımladığı raporda ise Kırım’daki kadınların haklarını savunurken ciddi baskı, tehdit ve haksız tutuklamalarla karşı karşıya kaldığı ortaya konulmuştu. Rapora göre, Kremlin’in çoğu zaman kadın siyasi tutukluları “casusluk”, “terörizm”, “vatana ihanet”, “aşırıcılık” veya “Rus ordusunu itibarsızlaştırma” gibi suçlamalarla yargıladığı tespit edilmişti. Buna rağmen birçok kadın, tehdit ve baskılara rağmen haklarını savunmaya devam ediyor ve onlarca Kırım Tatar ve Ukrain kadın, hâlâ işgalci Rusya’nın cezaevlerinde ve gözaltı merkezlerinde yasa dışı şekilde tutuluyor.

Rus işgalcilerinden Kırım Tatar siyasi tutsaklara Özbekistan'a sürgün tehdidi Haber

Rus işgalcilerinden Kırım Tatar siyasi tutsaklara Özbekistan'a sürgün tehdidi

Rus işgalcilerin Kırım’da Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurguladığı düzmece davalar çerçevesinde alıkonulan 2 Kırım Tatar siyasi tutsak, Rusya'nın psikolojik baskı ve hukuksuz sınır dışı etme tehditleriyle karşı karşıya. Rus yetkililerin, Sovyet döneminde gerçekleşen 18 Mayıs Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı sonucu Özbekistan’da doğan ancak uzun süredir Ukrayna'da yaşayan Nasrulla Seydaliyev ve Lenur Seydametov’u Özbekistan’a sınır dışı etmekle tehdit ettiği bildirildi. Seydaliev, sözde Numan Çelebicihan Taburu Davası; Seydametov ise sözde Hizb-ut Tahrir Davası çerçevesinde mahkûm edildi. Siyasi tutsak Seydametov’un eşi Acire Seydaliyeva, eşinin 2012’de Kırım’a yerleştiğini ve yasal oturma izni aldığını aktardı. 2014’te ise Ukrayna vatandaşlığına geçecekken, Rus işgali nedeniyle bunun mümkün olmadığını belirtti. Ukrayna Geçici İşgal Altındaki Topraklardan Sorumlu eski Bakan Yardımcısı, Ukrayna’nın Taşkent Büyükelçiliği Birinci Sekreteri Yusuf Kurkçi, Seydametov'un oturma iznine sahip olması ve Ukrayna vatandaşı biriyle evli olmasına rağmen, bunların onun Rusya'dan Ukrayna'ya iade edilmesi için yeterli olmadığını ifade etti. Bununla birlikte Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva, Nusrulla Seydaliyev'in de cezaevinden serbest bırakılmasının ardından Özbekistan'a iade edilmesinin planlandığını duyurdu. Kurkçi, Seydaliyev'in Ukrayna vatandaşı olması nedeniyle onun Özbekistan’a sınır dışı edilmesinin hukuka aykırı olduğuna dikkat çekti. Kırım SOS Sivil Toplum Teşkilatı Başkanı Oleksiy Tilnenko, siyasi tutsakların Özbekistan’a gönderilme tehditlerinin arkasında psikolojik baskı olduğunu belirtti. İşgal altındaki bölgelerde yaşayan insanların yerinden edilmesinin bir savaş suçu olduğunu hatırlatan Tilnenko, işgalcilerin bu yöntemlerini Kırım Tatarlarını sindirmek için kullandığını kaydetti. LENUR SEYDAMETOV Lenur Seydametov, diğer altı Kırım sakini ile birlikte, 17 Şubat 2021 tarihinde işgalcilerin Karasubazar (Belogorsk), Bahçesaray, Akmescit (Simferopol), Akyar (Sivastopol) ve İçki (Sovyetskoye) bölgesinde düzenlediği toplu baskınlardan sonra alıkonuldu. Alıkonulanlardan biri olan Abdulboriy Mahamadaminov aynı gün serbest bırakıldı. Öte yandan; Lenur Seydametov, Timur Yalkabov, Azamat Eyupov, Yaşar Şihametov, Ernest İbragimov ve Oleg Fedorov hakkında tutuklama kararı alındı. Rusya’nın Rostov-na-Donu şehrindeki Güney Askeri Bölge Mahkemesi, 2022 yılında, Kırım Tatar siyasi tutsakları; Azamat Eyupov’u 17 yıl, Timur Yalkabov’u 17 yıl, Lenur Seydametov’u 13 yıl, Ernest İbragimov’u 13 yıl, Oleg Fedorov’u 13 yıl ve Yaşar Şihametov’u 11 yıl hapis cezasına mahkûm etti. SİYASİ TUTSAK NASRULLA SEYDAMETOV Rus işgal güçleri, Kırım’da 4 Mart 2022 tarihinde Kırım Tatar Nasrulla Seydaliyev’i alıkoydu. Ardından Seydaliyev sözde Numan Çelebicihan Taburu üye olma iddiasıyla tutuklandı. 30 Kasım 2022’de işgalci mahkeme haksız yere alıkonulan Kırım Tatarı hakkında 9 yıl hapis cezası kararı aldı. Seydaliyev’in Rusya’nın Krasnoyarsk bölgesindeki Minusinsk Cezaevinde zor gözaltı koşulları altında tutuluyor. 65 yaşındaki Kırım Tatar siyasî tutsak Nasrulla Seydaliyev’in sağlık durumunun önemli ölçüde kötüleşti. Ayrıca cezaevlerindeki kötü şartlar ve yetersiz beslenme nedeniyle siyasi tutsağın çok zayıfladı.

KTMM: Kırım Tatarlarına yönelik baskılar etnik ve siyasi zulüm boyutunda Haber

KTMM: Kırım Tatarlarına yönelik baskılar etnik ve siyasi zulüm boyutunda

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM), Rus mahkemesinin 6 Kırım Tatarını daha ağır hapis cezasına çarptırdığına dikkat çekerek; işgalcilerin Kırım'daki muhalefeti susturmak için etnik ve siyasi zulüm uyguladığını kaydetti. İşgalcilerin Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurguladığı sözde “Hizb-ut Tahrir Davası” çerçevesinde; Halil Mambetov, Refat Seydametov, Osman Abdurazakov, Leman Zekiryayev, Enver Kroş ve Ayder Asanov olmak üzere 6 Kırım Tatarının hapis cezası alması hakkında açıklama yapan KTMM, “Yöneltilen suçlamalar arasında sözde ‘terör örgütüne üye olmak’ ve ‘şiddet yoluyla iktidarı ele geçirmeye hazırlanmak’ yer aldı. Altı kişinin tamamı, dini inançları ve sivil toplumsal faaliyetleri nedeniyle hedef alındı.” denildi. 134 KIRIM TATARI YASA DIŞI ŞEKİLDE ALIKONULUYOR Halihazırda Rusya’nın, işgal altındaki Kırım’da 224 Ukrayna vatandaşını yasa dışı şekilde alıkoyduğunu hatırlatan KTMM, “Bunlardan 134'ü Kırım Tatarı. Çoğu, ‘terörizm’ veya ‘vatana ihanet’ gibi muhalefeti susturmak için uydurulmuş suçlamalarla karşı karşıya. Bu etnik ve siyasi zulümdür” değerlendirmesinde bulundu. 6 KIRIM TATARINA TOPLAM 71 YIL HAPİS Rusya’nın Rostov-na-Donu kentindeki Güney Bölge Askeri Mahkemesi, 29 Nisan 2025 tarihinde 69 yaşındaki Halil Mambetov ve 55 yaşındaki Refat Seydametov, 41 yaşındaki Osman Abdurazakov, 51 yaşındaki Leman Zekiryayev ve 39 yaşındaki Enver Kroş hakkında 14 yıl hapis cezası, 31 yaşındaki Ayder Asanov hakkında ise 11 yıl hapis cezası kararı aldı. 6 KIRIM TATARI 2 YIL ÖNCE ALIKONULDU İşgal güçleri, 2023 yılının ocak ayında, Kırım’ın Canköy bölgesinde bir dizi Kırım Tatarının evine baskın düzenlemişti. Baskın sonucunda 6 Kırım Tatarı alıkonulmuştu. Rus işgal güçleri, Kırım’ın Canköy bölgesindeki; Nemse Canköy (Blijnegorodskoye) köyünde yaşayan Ekrem Kroş, Timofeyevka köyünde yaşayan Ayder Asanov ve Refat Seydametov, Çokraklı Şeyh Eli (Dneprovka) köyünde yaşayan Osman Abdurazakov, Canköy kentinde yaşayan Leman Zekiryayev ve Halil Mambetov’un evlerinde aramalar yapmıştı. İKİ KIRIM TATARI İŞKENCE GÖRDÜ  Kırım Tatar siyasi tutsaklar Ekrem Kroş ve Leman Zekiryayev, çıktıkları duruşmada Akmescit 2 No'lu Gözaltı Merkezinde işkence gördüklerini açıkladı. Kroş, Ocak 2024’te yapılan duruşmasında, şok tabancasıyla saldırıya uğradığını ve dövüldüğünü anlattı. Leman Zekiryayev de Rus işgal güçlerinin kendisine karşı güç kullandığını, dövüldüğünü ve psikolojik baskıya maruz kaldığını aktarmıştı.

Ukrayna, Rus mahkemesinin 6 Kırım Tatarına verdiği cezayı kınadı Haber

Ukrayna, Rus mahkemesinin 6 Kırım Tatarına verdiği cezayı kınadı

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilciliği, işgalcilerin Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurguladığı sözde “Hizb-ut Tahrir Davası” çerçevesinde yargılanan Kırım Tatarları; Halil Mambetov, Refat Seydametov, Osman Abdurazakov, Leman Zekiryayev, Enver Kroş ve Ayder Asanov’un, Rus mahkemesi tarafından ağır hapis cezalarına çarptırılmasını“uluslararası insancıl hukukun sistematik ihlallerine bir örnek” olarak nitelendirdi.  Kırım Temsilciliği, 29 Nisan 2025 tarihinde sosyal medya üzerinden yayımladığı açıklamada; mahkeme süreci sırasında siyasi tutsakların avukatlarının çok sayıda usule aykırılık tespit ettiğini duyurdu. Bunların arasında; yasa dışı aramalar, kanıt eksikliği, düzgün biçimde belgelenmemiş gizli izleme materyallerinin kullanımı, savunma hakkı ihlalleri ve avukat erişiminin engellenmesi gibi ciddi hukuki sorunların yer aldığı vurgulandı. Ayrıca sanıkların, yalnızca dini inançları ve aktif sivil tutumları nedeniyle yargılandıkları ifade edildi. Açıklamada, "Halil Mambetov, Refat Seydametov, Osman Abdurazakov, Leman Zekiryayev, Ayder Asanov ve Ekrem Kroş'un 'yargılanması', işgal yönetiminin Kırım'daki uluslararası insancıl hukuku sistematik olarak ihlal etmesinin bir başka örneğidir. Hukuka aykırı aramalar, gözaltılar, uydurma suçlamalar, dini inançlar nedeniyle mahkûmiyetler ve adil yargılanma hakkının reddedilmesi, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Sözleşme'nin, Dördüncü Cenevre Sözleşmesi'nin ve uluslararası hukukun temel ilkelerinin ağır ihlalleridir" denildi. Kırım Temsilciliği, verilen cezaları kınayarak uluslararası toplumu, geçici Rus işgali altında bulunan Kırım’da insan haklarını ihlal eden bu ve benzeri uygulamalara karşı kararlı bir tepki gösterme ve Moskova üzerindeki siyasi ve yaptırım baskısını artırma çağrısında bulundu. 6 KIRIM TATARINA TOPLAM 81 YIL HAPİS Rusya’nın Rostov-na-Donu kentindeki Güney Bölge Askeri Mahkemesi, 29 Nisan 2025 tarihinde 69 yaşındaki Halil Mambetov ve 55 yaşındaki Refat Seydametov, 41 yaşındaki Osman Abdurazakov, 51 yaşındaki Leman Zekiryayev ve 39 yaşındaki Enver Kroş hakkında 14 yıl hapis cezası, 31 yaşındaki Ayder Asanov hakkında ise 11 yıl hapis cezası kararı aldı. 6 KIRIM TATARI 2 YIL ÖNCE ALIKONULDU İşgal güçleri, 2023 yılının ocak ayında, Kırım’ın Canköy bölgesinde bir dizi Kırım Tatarının evine baskın düzenlemişti. Baskın sonucunda 6 Kırım Tatarı alıkonulmuştu. Rus işgal güçleri, Kırım’ın Canköy bölgesindeki; Nemse Canköy (Blijnegorodskoye) köyünde yaşayan Ekrem Kroş, Timofeyevka köyünde yaşayan Ayder Asanov ve Refat Seydametov, Çokraklı Şeyh Eli (Dneprovka) köyünde yaşayan Osman Abdurazakov, Canköy kentinde yaşayan Leman Zekiryayev ve Halil Mambetov’un evlerinde aramalar yapmıştı. İKİ KIRIM TATARI İŞKENCE GÖRDÜ  Kırım Tatar siyasi tutsaklar Ekrem Kroş ve Leman Zekiryayev, çıktıkları duruşmada Akmescit 2 No'lu Gözaltı Merkezinde işkence gördüklerini açıkladı. Kroş, Ocak 2024’te yapılan duruşmasında, şok tabancasıyla saldırıya uğradığını ve dövüldüğünü anlattı. Leman Zekiryayev de Rus işgal güçlerinin kendisine karşı güç kullandığını, dövüldüğünü ve psikolojik baskıya maruz kaldığını aktarmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.