SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kitap

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kitap haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kitap haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rusya’nın Kıyiv katliamında Ukrayna kültürüne de darbe: 800 bin kitap küle döndü Haber

Rusya’nın Kıyiv katliamında Ukrayna kültürüne de darbe: 800 bin kitap küle döndü

Rus ordusunun 1 Temmuz’u 2 Temmuz’a bağlayan gece başkent Kıyiv’e düzenlediği, savaşın en büyük hava saldırılarından birinde sivil can kayıplarının yanı sıra Ukrayna kültür yayıncılığı da çok ağır bir darbe aldı. Kıyiv merkezli ünlü yayınevi BookChef, lojistik ortakları Denka Logistic’e ait ana deponun Rus füzeleriyle tamamen yerle bir edildiğini ve depoda bulunan yaklaşık 800 bin kitabın yanarak yok olduğunu duyurdu. “YILLARIN EMEĞİ YOK OLDU AMA İNSANLARIMIZ HAYATTA” Yayınevi tarafından sosyal medya hesapları üzerinden yapılan açıklamada, yaşanan yıkımın boyutu ve taşıdığı insani emek şu sözlerle ifade edildi: Yok olan bu kitaplar; yazarların, çevirmenlerin, editörlerin, çizerlerin, tasarımcıların, matbaaların, lojistikçilerin ve yöneticilerin üzerinde gece gündüz çalıştığı eserlerdi. Çok büyük bir ekibin yıllarca verdiği emekler küle döndü. Ancak bizim için en önemlisi: Tüm çalışanlarımız hayatta! Şu an tek tesellimiz ve tutunacak dalımız bu. "SİPARİŞLERİ NORMAL DÜZENİMİZDE GÖNDEREMİYORUZ” BookChef CEO’su Oleksandr Kirpiçov, saldırının ardından operasyonel süreçlere dair zorunlu değişikliklere gittiklerini belirterek şu açıklamayı yaptı: Yeni baskıların durumunu istikrara kavuşturana kadar ortak mağazalarımızla yürüttüğümüz tüm kampanyaları geçici olarak askıya aldık. Şu an için siparişleri her zamanki düzenimizde kabul edemiyor, işleyemiyor ve gönderemiyoruz. Bu durum yeni kitap baskılarında da gecikmelere yol açacaktır. Lojistik ağımızı yeniden kurmaya çalışıyoruz, okurlarımızdan sabır ve anlayış rica ediyoruz. Yayınevi yönetimi, Ukrayna kitap yayıncılığını ve ülke ekonomisini desteklemeye inatla devam edeceklerini vurgulayarak okurlara şu çağrıda bulundu: Bize şu an verilebilecek en büyük destek çok basit: Kitaplarımızı satın alın. Web sitemiz üzerinden vereceğiniz her sipariş, bu kitapların yeniden basılması ve inadına raflarda yer alması için gerçek bir katkı olacaktır. KIYİV GENELİNDE BİLANÇO AĞIRLAŞTI: CAN KAYBI 22’YE ÇIKTI İşgalci Rusya, 1 Temmuz’u 2 Temmuz’a bağlayan gece Ukrayna’ya geniş çaplı hava saldırısı gerçekleştirdi. Saldırı sonucu başkent Kıyiv’de en az 22 kişi hayatını kaybetti, yaralı sayısı 90’ı aştı. Başkentin birçok yerinde yıkım tescillenirken; çok sayıda apartman, sağlık kurumları, depolar, bir otel ve hatta Kıyiv Hayvanat Bahçesi bile Rus bombardımanından doğrudan etkilendi.

Özbekistan'da mahkûmlar kitap okuyarak 1 yıl erken tahliye olabilecek Haber

Özbekistan'da mahkûmlar kitap okuyarak 1 yıl erken tahliye olabilecek

Özbekistan Bakanlar Kurulu tarafından alınan karar doğrultusunda mahkûmlar, kitap okumaları ve okudukları kitaplar için yapılacak sınavlarda başarılı olmaları durumunda ceza sürelerinin kısaltılmasına hak kazanacak. CEZA İNFAZ KURUMLARINDA ÖZEL KOMİSYONLAR OLUŞTURULACAK Karara göre, ceza infaz kurumlarında söz konusu sisteme özel komisyonlar oluşturulacağı belirtilirken mahkûmların, kitap okumaları hâlinde daha sonra “E-mahkûm” sistemi üzerinden sınava tabi tutulacağı ifade edildi. Öte yandan her kitabın sınavında 25 sorunun olacağı, her sorunun 4 puan değerinde olacağı ve sınavdan geçebilmek için en az 70 puan alınması gerektiği kaydedilirken her soru başına ise 2 dakika düşeceği bildirildi. Sınav sonuçları ise özel bir komisyon tarafından incelenecek. Komisyon üyeleri tarafından bir kitabın içeriğinin mahkûmlar tarafından yeterince benimsendiğine karar verilmesi hâlinde cezaevi yönetiminin, 5 gün içinde mahkemeye ceza süresinin azaltılması yönünde başvuruda bulunacağı dile getirildi. SINAVINDA BAŞARILI OLUNAN HER KİTAP İÇİN CEZA SÜRESİ 3 GÜN KISALTILACAK "Azattyk" gazetesinin 15 Haziran 2026 tarihinde gündeme taşıdığı habere göre okunan ve başarıyla sınavı verilen her kitap için ceza süresinden 3 gün düşüleceği, bu şekilde elde edilebilecek toplam ceza indiriminin ise en fazla 1 yıl olacağı aktarıldı. Öte yandan kitap listesi, Cumhuriyet Maneviyat ve Aydınlanma Merkezi (Ma'naviyat va Ma'rifat Markazi) uzmanları, Millî Kütüphane temsilcileri ve Özbekistan Yazarlar Birliği üyelerinin katılımıyla hazırlanacak. Ayrıca, Özbekistan parlamentosu tarafından bu uygulamanın yalnızca şartlı tahliye hakkına sahip olan ve müebbet hapis cezasına çarptırılmamış mahkûmlar için geçerli olacağı 4 Eylül 2025 tarihinde açıklanmıştı. Düzenlemenin ise 13 bin 500’den fazla kişiyi kapsayacağı belirtilmişti.

“Doğu ile Batı Arasında Bir Mütefekkir: Ahmet Ağaoğlu” okurla buluştu Haber

“Doğu ile Batı Arasında Bir Mütefekkir: Ahmet Ağaoğlu” okurla buluştu

Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçiliği bünyesinde faaliyet gösteren Azerbaycan Kültür Merkezi tarafından başlatılan “Türkiye’de Tanınmış Azerbaycanlıların İzinde” projesi kapsamında, Azerbaycan Türkü hukukçu, gazeteci ve yazar Ahmet Bey Ağaoğlu’nun hayatını, düşünce dünyasını ve eserlerini ele alan yeni bir kitap yayımlandı. Türkiye Türkçesinde kaleme alınan eser, Azerbaycan Türkü tarihçi ve araştırmacı Dr. Dilgam Ahmet tarafından “Doğu ile Batı Arasında Bir Mütefekkir: Ahmet Ağaoğlu” başlığıyla hazırlandı. Kitapta, Ahmet Bey Ağaoğlu’nun hem Azerbaycan hem de Türkiye entelektüel hayatındaki yeri, bilinmeyen yönleri ve fikirsel mirası kapsamlı biçimde inceleniyor. Eserde, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, Ahmet Bey Ağaoğlu’nun doğumunun 150. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı kararnamedeki değerlendirmelere de yer verilerek şunlar kaydedildi: Ahmet Bey Ağaoğlu, geçen yüzyılın başlarından itibaren Azerbaycan’da ve sınırları dışında cereyan eden karmaşık toplumsal ve siyasal süreçlere aktif olarak katılmış, milli uyanış hareketinin her zaman ön saflarında yer alan vatansever bir şahsiyet olmuş, aynı zamanda Müslüman Doğu’da modernleşme politikasının istikrarlı bir savunucusu olarak tanınmıştır. Ahmet Bey Ağaoğlu’nun toplumsal sorunları ahlaki ve manevi açıdan ele alan, toplumu ilerlemeye yönelten ve ileri dünya kültüründen yararlanarak yenilenmeye çağıran geniş konu yelpazesine sahip, derin içerikli eserleri Azerbaycan aydınlanmacılığına önemli bir katkıdır. Kitabın yazarı Dr. Dilgam Ahmet ise Ağaoğlu’nun düşünce dünyasının temel karakterini şu sözlerle değerlendirdi: Ahmet Bey Ağaoğlu’nun doğu ve batı kültürleri arasında yaptığı karşılaştırmalar, onun hem geleneksel değerlere bağlılığını hem de modern düşünceye açık tutumunu ortaya koymaktadır. Eserin, Ahmet Bey Ağaoğlu’nun çok yönlü entelektüel kişiliğini yeni kuşaklara tanıtmasının yanı sıra, Türk dünyasının ortak düşünce mirasına ışık tutması hedefleniyor.

"Yazılarıyla Müstecip H. Fazıl Ülküsal ve Emel Muhiti" kitabı satışta! Haber

"Yazılarıyla Müstecip H. Fazıl Ülküsal ve Emel Muhiti" kitabı satışta!

Emekli Dr. Öğretim Üyesi Cezmi Karasu'nun derlemiş olduğu ve Selenge Yayınevi tarafından basılan "Yazılarıyla Müstecip H. Fazıl Ülküsal ve Emel Muhiti 1928-1940" isimli kitap raflardaki yerini aldı. 28 Kasım 2025 tarihi itibarıyla satışa sunulan kitapta, Kırım davasının liderlerinden ve önemli isimlerinden Müstecip Ülküsal'ın Emel mecmuasında yürüttüğü çalışmalar, Türkiye'deki faaliyetleri ve kaleme aldığı yazılara yer veriliyor. Kitap hakkında verilen bilgi yazısında, "Müstecip Ülküsal, sadece bir lider değil, aynı zamanda bir dava adamıdır. Hayatını milletine adayan ve halkı için gece gündüz çalışan bu öncü şahsiyetin anıları, yazıları ve fikirleri, Kırım davasını daha derinlemesine anlamamız için paha biçilmezdir." ifadelerine yer verildi. Öte yandan derlemesini yapan Dr. Cezmi Karasu, hazırladığı kitap hakkında Kırım Haber Ajansına (QHA) bilgi verdi. Kitabı Müstecip Ülküsal'ın doğumunun 125. yılına özel olarak 2024 yılında hazırladığını aktaran Karasu, telif hakları için muvafakiyetnameyi beklediklerini dile getirdi. Kitabın, Müstecip Ülküsal'ın Romanya'daki yazılarını ele aldığını aktaran Karasu, Emel Dergisi'nin yanı sıra başka gazetelerdeki yazılarının da bulunduğunu belirtti. Karasu, ayrıca Cafer Seydahmet de dahil 11 yıl boyunca Romanya'da çıkan Emel Dergisi'nin çevresinde bulunan kişilere de yer verildiğini bildirdi. Karasu; yazıların toplanması, transkiripsiyon edilmesi ve derlenmesinin uzun zaman aldığını belirterek, "Kariyerinin başlangıcındaki Müstecip Bey'i anlatmaya çalışan güzel bir eser oldu." dedi. Karasu, Müstecip Ülküsal'ın Emel Dergisi'nden önce çıkarmış olduğu "Halk" ve "Yıldırım" gazetelerindeki yazılarından da örnekler aldıklarını ifade etti. ROMANYA'DAKİ MİLLÎ ŞUURUN UYANDIRILMASINA YARDIMCI OLDU QHA'nın, "Sizi bu kitabı hazırlamaya iten şey neydi?" sorusu üzerine Karasu, "Emel, Kırım davasının çok abidevî bir çevresi. Sadece dergi olarak adlandırmak haksızlık olur. Bu, büyük bir kültür çevresi." yorumunu yaptı. Karasu, Müstecip Ülküsal'ın Emel'de çıkan yazılarında o dönemde Romanya'daki toplumun millî bilinç kazanmasına yardımcı olduğunun altını çizdi. Karasu, "Romanya'da yaşayan Tatar ve Türkler, 'Biz Tatarız, biz Türküz diyorlarsa, bunu Müstecip Ülküsal'a borçludur. O, 'Bir sosyolog gibi önce bir millet nasıl olur?' bunu tanımlıyor ardından teşkilatlanmak için kimler ne yapabilir?' bunlar üzerinde duruyor. 1933'ten itibaren de her köyde kültür cemiyetleri kuruyor. Bu cemiyetleri millî davalarını anlatmak için kültür aracılığıyla kaleme alarak çalışıyor." şeklinde konuştu. Sovyetler Birliği'nin ideolojisini yaymaya çalıştığı dönemde Müstecip Ülküsal'ın Kırım, Azerbaycan, İdil-Ural ve Türkistan Türklerininn davasının hepsini bağımsızlık davası içinde gördüğünü belirten Karasu, "Adına da Büyük Türkçülük ismini vermiş." dedi. Karasu, böylelikle Emel mecmuası çevresinin oluştuğunu da sözlerine ekledi.

Kırım Tatar diline çevrilen “Ukrayina’nın İçinden” kitabı Kıyiv’de tanıtıldı Haber

Kırım Tatar diline çevrilen “Ukrayina’nın İçinden” kitabı Kıyiv’de tanıtıldı

Ukrayna'nın başkenti Kıyiv’de faaliyet gösteren Kırım Evi’nde 15 Kasım’da “Ukraïner. Ukrayina’nın İçinden” isimli kitabın ilk Kırım Tatarca baskısı tanıtıldı. “Ukrayina’nın İçinden” adlı eser, Ukrayna'nın tüm tarihi bölgelerini anlatan kapsamlı bir kitap olma özelliği taşıyor. Etkinlikte konuşan Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilcisi Olha Kurışko, kitabın Kırım Tatar diline çevrilmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Kurışko, Kırım Tatar dilinin UNESCO ve Ukrayna yasalarına göre yok olma tehlikesi altındaki diller arasında olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: Bu yıl, Kırım Tatar Soykırımı ve Sürgünü'nün 81. yıl dönümüne ithaf edilen bir bilgi kampanyası yürüttük. Bu kampanya çerçevesinde Kıyiv ve diğer şehirlerde Kırım Tatarca panolar asıldı. Çünkü bu halkın trajedisi kendi diliyle anlatılmalı. Kurışko, devletin bugün Kırım Tatar dilini koruma konusunda büyük bir sınavla karşı karşıya olduğunu vurgulayarak, Temsilciliğin dili ve kültürü yaşatmak için farkındalık kampanyaları, eğitim girişimleri ve kurumlar arası iş birlikleri yürüttüğünü ifade etti. Etkinlikte söz alan Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı (KTMM) Refat Çubarov, bu tür çevirilerin Kırım ile Kırım Tatarlarının Ukrayna’nın ayrılmaz bir parçası olarak daha güçlü şekilde görünür olmasına katkı sunduğunu belirterek, “Bu yayın, Kırım Tatarlarının da bir parçası olduğu, Ukrayna'nın geleceğini önemseyen herkes için güzel bir örnektir.” dedi. Kitabın çevirisini yapan Mamure Çabanova ise dilin sürgün, Ruslaştırma, asimilasyon ve uzun yıllar süren sessizlikle mücadele ettiğini belirterek, bu tür eserlerin Kırım Tatarcanın yaşamasına destek sağladığını ifade etti. Kitap Avrupa Evi (House of Europe) kuruluşun desteğiyle basıldı. Kuruluşun temsilcisi Olha Mero, kültürün toplumları birbirine bağlayan bir köprü olduğunu söyledi. Etkinlik kapsamında Ukrainer’in “Ev. Minda Arzularımız Yaşay” (Ev. Burada Hayallerimiz Yaşıyor) adlı sergisi de açıldı. Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Camala, Ahtem Seitablayev ve Oleh Sentsov’un Kırım’a dair anıları, “Cesur Şehirler” serisinden Kırım kentlerine adanmış şarkılar ve arşiv fotoğraflarından oluşan sergi 30 Kasım’a kadar ziyaretçilerine açık olacak.

Yazar Canfer Balçık: Ukrayna’daki savaşın gerçek boyutunu Türkiye kamuoyuna anlatmayı görev bildim Haber

Yazar Canfer Balçık: Ukrayna’daki savaşın gerçek boyutunu Türkiye kamuoyuna anlatmayı görev bildim

Araştırmacı yazar ve şair Canfer Balçık, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliğinde "İrpin: Benim Evim" isimli kitabın tanıtım etkinliğinde Kırım Haber Ajansına (QHA) kaleme aldığı "Oynarken Gülemeyen Çocuklar" isimli eserinden bahsetti. YAZAR, SAVAŞ SÜRECİNDE ÇOCUKLARIN ARTIK GÜLMEDİĞİNİ FARK ETTİĞİNİ SÖYLEDİ 2013 yılından bu yana Ukrayna'ya gidip geldiğini, 2019 yılında ise Başkent Üniversitesinde Ukrayna ve Civar Ülkeler Koordinatörü olarak görev yaptığını belirten Balçık, Rus saldırılarının etkisiyle Ukrayna'da yazdığı "Oynarken Gülemeyen Çocuklar" kitabından söz etti. Yeşili, mavisi ve güzelliğiyle tanıdığı Ukrayna'da savaş sürecinde çocukların artık gülmediğini fark ettiğini dile getiren Balçık, "Savaşın farklı boyutlarını ortaya koymaya çalıştım. Ancak ağırlıklı olarak kadınlar, çocuklar ve yaşlıları ele aldım." bilgisini verdi. TÜRKİYE KAMUOYUNU SAVAŞ HAKKINDA AYDINLATMAYI HEDEFLEDİ Aynı zamanda Emekli Albay olduğunu da belirten Balçık, bir asker olarak savaş zamanında Ukrayna'da olmanın büyük bir şans olduğunu ifade etti. Ukrayna'daki savaşın nedenleri ve gerçek boyutları hakkında Türkiye kamuoyunu aydınlatmayı kendine görev saydığını aktaran Balçık, "Çünkü Ukrayna halkını Türkiye halkına çok yakın gördüm." dedi. Eserin 400 sayfadan fazla olduğunu söyleyen Balçık, hiçbir türlü sahteliğe mahal vermemek için fotoğrafları da resmî sayfalardan aldığını kaydetti. Bundan sonraki eserinin Galiçya cephesiyle ilgili olacağını bildiren Balçık ayrıca Kırım'ı ele alacağını belirtti. Balçık, "Kıırım'ı ele almak benim boynumun borcudur. Benim için özel bir anlam taşıyor. Kırım, Ukrayna ile Türkiye arasında bir köprü. Yürekten inanıyorum ki, Kırım bir gün hak ettiği statüyü alacaktır." ifadelerini kullandı.

Kıyiv'de Kırım Tatarlarının işgal altındaki mücadelesi ele alındı Haber

Kıyiv'de Kırım Tatarlarının işgal altındaki mücadelesi ele alındı

Başkent Kıyiv’de gereçekleştirilen "Kitap Ülkesi" Festivali'nde, "Kırım Tatarları İşgal Altında Mücadeleye Nasıl Devam Ediyor?" başlıklı bir panel düzenlendi. Etkinlik, Kırım Tatar yurttaş gazeteci ve siyasi tutsak Osman Arifmemetov'un cezaevinde yazdığı “Benim Sürgünüm: Kırımlı Gazetecinin Tutukevi Röportajları” adlı kitabının tanıtımı bağlamında tertip edildi. Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Özerk Cumhuriyeti Temsilciliği tarafından yapılan açıklamaya göre, Kırımlı siyasi tutsakların durumu, sistematik Rus baskıları ve siyasi tutsaklara verilen desteğin öneminin ele alındığı panele konuşmacı olarak Ukrayna ZMINA İnsan Hakları Merkezi Proje Yöneticisi Viktoriya Nesterenko, Tarihçi Gülnara Abdullayeva katıldı. Etkinliğin moderatörlüğünü ise Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Daimî Temsilciliği Bilgi Dairesi Başkanı Yevhen Bondarenko yaptı. Kırım’daki etnik zulmün sistematik doğasını vurgulayarak, Rusya'nın yerli Kırım Tatar halkı sürgün etmesinin Yarımada'da absürt bir duruma yol açtığını belirten Bondarenko, “Bu saçma bir durum, zira Yarımada'daki toprak, su kaynakları ve doğa hakkında her şeyi en iyi bilen yerli halk Kırım Tatarları Kırım’dan çıkarıldığında, toprak çoraklaşıyor. Kırım yavaş yavaş ölüyor. Bu Rusların suçu." ifadelerini kullandı. RUSYA SİYASİ TUTSAKLARA PSİKOLOJİK BASKI UYGULAYARAK MORALLERİNİ BOZMAYA ÇALIŞIYOR ZMINA İnsan Hakları Merkezi Proje Yöneticisi Viktoriya Nesterenko, "Benim Sürgünüm" kitabının yayınlanma sürecini anlatırken, kitabın Osman Arifmemetov ve ailesi için önemli bir moral destek olduğunu söyledi. Nesterenko, Moskova'nın siyasi tutuklularının moralini kırmak için her şeyi yaptığına dikkat çekti ve Ukraynalı insan hakları savunucuların siyasi tutsaklara destek vermek amacıyla yürüttükleri "Özgür Kırım'a Mektuplar" girişiminin önemini vurgulayarak şunları kaydetti: "Rusya, Kırımlı siyasi tutsakları kimsenin onlara ihtiyacı olmadığını, Ukrayna'da herkesin onları unuttuğuna inandırmak için elinden geleni yapıyor. Bu, bir insanı yıkabilecek son derece güçlü bir psikolojik baskıdır. Onlara unutulmadıklarını göstermeliyiz." Tarihçi Gülnara Abdullayeva ise Kırım Tatar kanaat önderlerinin Rus baskılarının ana hedefi olmaya devam ettiğini kaydederek, "Bütün bu insanlar, özgürce konuşma imkânı için özgürlüklerinden vazgeçtiler; buna saygı duymalıyız." dedi. "BENİM SÜRGÜNÜM" KİTABI Rus işgali altındaki Kırım'da işgalcilerin Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla kurguladığı sözde Hizb-ut Tahrir Davası çerçevesinde 14 yıl hapis cezasına mahkûm edilen Kırım Tatar siyasî tutsak ve yurttaş gazeteci Osman Arifmemetov cezaevinde yazdığı kitabı “Benim Sürgünüm: Kırımlı Gazetecinin Tutukevi Röportajları” Mayıs 2025'te Ukrayna’da basıldı. Eser, Arifmemetov’un Akmescit’ten (Simferopol) Sibirya’daki Minusinsk’e kadar çeşitli Rus gözaltı merkezlerinde ve cezaevlerinde geçirdiği yıllarda kaleme aldığı metinlerden oluşuyor. Yazar, mahkûmların yaşam koşullarını, maruz kaldıkları psikolojik baskıyı, işkenceleri ve Rusya’daki yargı sisteminde yaşanan adaletsizlikleri ayrıntılı bir şekilde aktarıyor. YURTTAŞ GAZETECİ OSMAN ARİFMEMETOV Yazılımcı ve matematik öğretmeni olan Arifmemetov, Kırım’da yasa dışı ev baskınlarını ve uydurma davaları haberleştiren ilk yurttaş gazetecilerden biri olarak biliniyor. Bu faaliyetleri nedeniyle baskı altına alınan Arifmemetov, Rus işgal güçlerinin Kırım’da 27 Mart 2019 tarihinde gerçekleştirdiği toplu baskın sırasında alıkonulan 20’den fazla Kırım Tatarlarından bir oldu. Ardından düzmece bir dava çerçevesinde “yargılanan” Arifmemetov 2022 yılında Rus mahkemesi tarafından 14 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.