SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kızıl Ordu Korosu

QHA - Kırım Haber Ajansı - Kızıl Ordu Korosu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kızıl Ordu Korosu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ankara'da skandal kışkırtma: Katliamın gölgesinde Rus propaganda korosu sahne alıyor! Haber

Ankara'da skandal kışkırtma: Katliamın gölgesinde Rus propaganda korosu sahne alıyor!

Türkiye’nin başkenti Ankara, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde dünya siyasetinin kalbinin atacağı son derece kritik bir NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, Kremlin açık bir psikolojik harp taktiği yürütüyor. Rusya, ittifakın kalbinin Ankara'da atacağı bu kritik askerî zirveden hemen önce, başkentin göbeğinde Rus askerî üniformalı ve apoletli bir topluluğu sahneye çıkararak gövde gösterisi yapacak. Ancak diplomatik skandalın boyutu sadece zamanlamayla sınırlı kalmadı. Rusya Federasyonu Savunma Bakanlığına bağlı söz konusu askerî topluluğunun, 3-4 Temmuz 2026 tarihlerinde, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliğinin yanı başındaki Oran Açıkhava Sahnesi'nde konser verecek olması, tam anlamıyla alaycı, vicdansız ve kışkırtıcı bir adım olarak uluslararası kamuoyunun tepkisini çekiyor. KIYİV KAN AĞLARKEN YANI BAŞINDA SAVAŞ PROPAGANDASI! Konser programına tepki gösteren çevreler, etkinliği yalnızca kültürel bir faaliyet olarak değil, aynı zamanda sembolik ve siyasi mesajlar taşıyan bir adım olarak değerlendiriyor. Bazı yorumcular, zamanlamanın özellikle dikkat çekici olduğunu savunuyor. Tartışmalar, geçen gece Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’e düzenlenen geniş çaplı hava saldırısının ardından daha da yoğunlaştı. Rusya, 1 Temmuz'u 2 Temmuz'a bağlayan gece Ukrayna'ya karşı büyük bir hava saldırısı gerçekleştirerek, Kıyiv'de 30 sivili katletti ve çok sayıda konutu yerle bir etti. Bu katliam nedeniyle 3 Temmuz günü Ukrayna'da millî yas ilan edilirken, hayatını kaybedenlerin anısına ülkenin diplomatik temsilciliklerinde bayraklar yarıya indirildi ve taziye defteri açıldı. Ukrayna halkı bu trajik günlerde sivil kayıplarının yasını tutarken, sivil halka karşı savaş suçları işleyen saldırgan ve işgalci ülkenin ordusunun, Ukrayna Büyükelçiliğinin hemen sınır duvarının ötesinde marşlar çalıp eğlence düzenlemesi, katledilen kurbanların anısına açık bir saygısızlık ve ağır bir tahrik olarak değerlendiriliyor. AMAÇ: MİLİTARİZMİ MEŞRULAŞTIRMAK VE DEZENFORMASYON 2014 yılından bu yana Rus ordusunun uluslararası hukuka aykırı askerî saldırılarına maruz kalan Ukrayna'da, Birleşmiş Milletler verilerine göre bugüne kadar 19 binden fazla sivil hayatını kaybetti; bu kurbanların en az 791'ini ise çocuklar oluşturdu. Yalnızca 24 Şubat 2022'de başlayan Rusya'nın topyekûn işgal girişimi ve saldırılarından bu yana Kıyiv'de evlerinde vurularak ölen sakinlerin sayısı, 25'i çocuk olmak üzere 250'yi aştı. Bunca kan ve gözyaşının müsebbibi olan Moskova, bu adımla Rus militarizmini yaygınlaştırmayı, silahlı saldırganlığı masum göstererek meşrulaştırmayı, savaş propagandasını doğrudan Türk toplumunun gözü önüne taşımayı ve kamuoyunu dezenformasyona maruz bırakmayı hedefliyor. KIYİV GENELİNDE BİLANÇO AĞIRLAŞTI: CAN KAYBI 30’A YÜKSELDİ İşgalci Rusya, 1 Temmuz’u 2 Temmuz’a bağlayan gece Ukrayna’ya geniş çaplı hava saldırısı gerçekleştirdi. Saldırı sonucu başkent Kıyiv’de en az 30 kişi hayatını kaybetti, yaralı sayısı 100'ü aştı. Başkentin birçok yerinde yıkım tescillenirken; çok sayıda apartman, sağlık kurumları, depolar, bir otel ve hatta Kıyiv Hayvanat Bahçesi bile Rus bombardımanından doğrudan etkilendi. Kıyiv’deki arama kurtarma çalışmaları sürüyor; saldırıda yıkılan apartmanda yaşayan 10 kişi hâlâ aranıyor. DAHA ÖNCE KONSERLERİ İPTAL EDİLMİŞTİ! Rus Kızıl Ordu Korosu ve Dans Topluluğu, 2024 yılında tarihî bir skandala imza atarak, Kırım Tatar halkının vatan Kırım'dan sürgün edilmesinin 80. yıl dönümü olan 18 Mayıs'ta Bursa'da, Çerkes halkının büyük bir sürgün ve soykırım uğradığı 21 Mayıs'ta ise Antalya'da konser vereceğini duyurmuştu. Kırım Haber Ajansının (QHA) girişimleri ve Türk kamuoyu ile Kırım Tatarlarının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nun tepkileri üzerine söz konusu konserler ertelenmişti.

Ankara'daki NATO Zirvesi öncesi Moskova'dan provokasyon: Rus askerî korosu Türkiye turnesine çıkıyor! Haber

Ankara'daki NATO Zirvesi öncesi Moskova'dan provokasyon: Rus askerî korosu Türkiye turnesine çıkıyor!

Ukrayna topraklarında yürüttüğü haksız, kanlı ve hukuksuz işgal girişimi nedeniyle uluslararası arenada ağır yaptırımlarla izole edilen Rusya Federasyonu, Batı ittifakının en kritik buluşmalarından birine sahne olacak Türkiye'de sinsi bir provokasyona girişiyor. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) döneminden bu yana totaliter rejimlerin militarizmini sanat kılıfıyla dünyaya pazarlayan Rus Kızılordu Korosu, haziran ve temmuz aylarında Türkiye'de geniş kapsamlı bir turne düzenleyecek. HEDEF NATO'NUN ANKARA ZİRVESİ Turnenin bitiş tarihi ile Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı tarihi NATO Zirvesi arasındaki yakınlık dikkat çekti. NATO devlet ve hükûmet başkanları, Rusya'nın oluşturduğu küresel güvenlik tehditlerini ele almak üzere 7-8 Temmuz 2026 tarihleri arasında Türkiye'nin başkenti Ankara'da bir araya gelecek. Moskova yönetiminin, ittifakın kalbinin Ankara'da atacağı bu kritik askerî zirveden hemen önce, başkentin göbeğinde Rus askerî üniformalı ve apoletli bir topluluğu sahneye çıkaracak olması, açık bir psikolojik harp taktiği olarak yorumlanıyor. Organizasyon, ittifak ortaklarına Türkiye üzerinden asimetrik bir mesaj verme çabası taşıyor. ROCK MÜZİĞİ ALET EDEREK MEŞRUİYET DEVŞİRME ÇABASI Etkinlikte dikkat çeken en çarpıcı detaylardan biri de Türkiye'de geniş bir dinleyici kitlesi bulunan ünlü rock sanatçısı Hayko Cepkin'in de bu militarist propaganda korosuyla aynı sahneyi paylaşacak olması. Maksim Maklakov ve Vadim Ananyev gibi tescilli Rus propaganda solistlerinin öncülük edeceği konserlerde, Kremlin'in katliamcı askerî yapısını yumuşatmak ve Türk gençliği nezdinde sempati kazanmak adına sanatçı paravan olarak kullanılacak. BEŞ ŞEHİRDE SOVYET SEMBOLİZMİ VE KUŞATMA Rusya Silahlı Kuvvetlerinin resmî bir parçası olan Rus Kızılordu Korosu ve Dans Topluluğu, yalnızca bir müzik grubu olarak değil, Rus devletinin kültürel diplomasi ve yumuşak güç araçlarından biri olarak değerlendiriliyor. Kremlin güdümlü topluluk, Batı ve Güney hatlarından başlayarak provokasyonu adım adım başkente tırmandıracak bir rota ile sırasıyla; İstanbul, İzmir, Antalya, Adana ve Ankara'da sahne alacak. Turne, 3-4 Temmuz tarihlerinde, yani NATO liderlerinin Ankara'ya ayak basacağı günlerden hemen önce başkentte noktalanacak. KONSERLERİ İPTAL EDİLMİŞTİ! Rus Kızıl Ordu Korosu ve Dans Topluluğu, 2024 yılında tarihî bir skandala imza atarak, Kırım Tatar halkının vatan Kırım'dan sürgün edilmesinin 80. yıl dönümü olan 18 Mayıs'ta Bursa'da, Çerkes halkının büyük bir sürgün ve soykırım uğradığı 21 Mayıs'ta ise Antalya'da konser vereceğini duyurmuştu. Kırım Haber Ajansının (QHA) girişimleri ve Türk kamuoyu ile Kırım Tatarlarının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nun tepkileri üzerine söz konusu konserler ertelenmişti.

KTMM Başkanı Çubarov: Ukrayna, topraklarından taviz vermesini gerektirecek bir barışı kabul edemez Haber

KTMM Başkanı Çubarov: Ukrayna, topraklarından taviz vermesini gerektirecek bir barışı kabul edemez

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, “Türkiye Today” haber sitesine verdiği röportajda Kırım Tatarlarının karşılaştığı insan hakları ihlalleri, Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesi, Ukrayna-Rusya Savaşı ile Türkiye’nin politikası ve Rusya’nın propaganda faaliyetleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. KTMM BAŞKANI, TÜRKİYE’DEKİ RUS PROPAGANDASINA DİKKAT ÇEKTİ Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın Kırım’ın Şubat 2014’te işgal ve yasa dışı şekilde ilhak edilmesiyle başladığını ve 12. yılını doldurduğunu kaydeden Refat Çubarov, Türkiye’nin sürecin en başından itibaren bu yasa dışı ilhakı tanımadığının ve tanımayacağının altını çizdi. Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ile birlikte Kırım Tatarlarına ve Ukrayna’ya tam destek sağladığını da dile getiren Çubarov, bununla birlikte Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının (STK) çoğunun Ukrayna-Rusya Savaşı üzerindeki tutumunun Rus propagandası tarafından etkilendiğinin altını çizdi. Çubarov, Türkiye’de en çok ön plana çıkan STK’ların Rus propagandasından etkilenmiş olduğunu ifade ederek “Savaşın başından bu yana Türkiye Cumhuriyeti’nin sahip olduğu tutum, kanaatimce kamuoyuna etkin bir şekilde yansıtılmamıştır. Sonuç olarak sivil toplum ve STK’ların görüşü, ‘Ukrayna yalnız bırakıldı; Ukrayna, barış önünde bir engeldir; Ukrayna, Rusya’nın egemenliğini yok saymaktadır ve Batı’yı temsilen hareket etmektedir.’ düşüncesi etrafında şekillenmiştir. Bu algının geniş bir kesimde karşılık bulduğunu görüyorum ve bu durumun Rus propagandasının bir sonucu olduğuna inanıyorum.” değerlendirmesini yaptı. “BARIŞ, ADİL OLMALIDIR” “Ukrayna, topraklarından taviz vermesini gerektirecek bir barışı kabul edemez.” şeklinde konuşan Çubarov, dünya siyasetinde güce, uluslararası hukuka göre gitgide daha fazla öncelik verildiğini ifade ederek “Buna karşın güç, hukuka üstün geldiğinde sorunlar ortadan kaybolmayacak, aksine derinleşecektir. Bu nedenle barış, adil olmalıdır.” dedi. Türk kamuoyunda güçlü bir Amerikan karşıtlığı olduğunu fakat bu durumun Rusya’ya karşı sempati geliştirilmesini meşru kılamayacağını dile getiren Çubarov, STK’ların kamuoyunun duygu ve düşüncelerini şekillendirdiğini belirterek Türkiye’nin “komşularla sıfır sorun” politikasının ise son derece başarılı ve yapıcı olduğunu kaydetti. ÇUBAROV, KIRIM TATARLARINA UYGULANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİNİ DİLE GETİRDİ Propaganda ve ifade özgürlüğü kavramları arasında oldukça ince bir çizginin olduğunu dile getiren Çubarov, “Sputnik” kanalının Rusya’ya ait bir propaganda aracı olduğunu kaydederek Rusya’nın Kırım’da gerçekleştirdiği propaganda faaliyetlerinin ciddiyetine ve Kırım Tatarlarının maruz bırakıldığı insan hakları ihlallerine ve kanun dışı muamelelere dikkat çekti. Kırım’daki siyasi mahkûmların 351’inden 181’inin Kırım Tatarı olduğunun altını çizen Çubarov, Kırım Tatarlarının Kırım’ın nüfusunun yüzde 12’sini oluşturmasına karşın Kırım’daki siyasi mahkûmların ise yaklaşık yüzde 50’sinin Kırım Tatarı olduğunu vurguladı. “Tarihî emellerini gerçekleştirmekte kararlı olan Rusya, ağır hukuki yollara başvurarak yerli halka ana vatanlarını terk etmesi yönünde baskı uygulamaktadır. 10 ilâ 30 yıla kadar verilen hapis cezaları yaygın olarak uygulanmaktadır. Siyasi mahkûmların hâlihazırda 60’ı kadınlardan oluşmaktadır. Çoğu, asılsız terörizm suçlamalarıyla karşılaşmaktadır. Yüzlerce Kırım Tatarının ise Kırım Yarımadası’nda ikamet etmelerinin önü resmen kapatılmıştır.” “(KIZIL ORDU KOROSU) YALNIZCA KÜLTÜREL BİR AKTİVİTEYİ TEMSİL ETMEMEKTEDİR” Rusya’nın propaganda aleti olan Kızıl Ordu Korosu’nun her yıl Türkiye’de konser verdiğine dikkat çeken KTMM Başkanı, bu konserlerin tarihlerinin kasten Kırım Tatar ve Çerkes sürgün ile soykırım yıl dönümleri ile çakışacak şekilde ayarlandığının altını çizdi. Çubarov, bununla birlikte Ankara’da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde tertip edilecek olan NATO Zirvesi’nin tarihinin bile Kızıl Ordu Korosu’nun konser takvimi dâhilinde duyurulduğunu belirtti. “Bu koro, yalnızca kültürel bir aktiviteyi temsil etmemektedir; bir propaganda aracı olarak kullanılmaktadır. Örnek vermek gerekirse, eğer İsrail ordusunun korosu Türkiye’de konser verecek olsaydı kamuoyunun tepkisi bu noktada hızlı ve net olurdu. Buna rağmen Kızıl Ordu Korosu için benzer bir tepki verilmemiştir.” şeklinde konuşan Çubarov, Türkiye’deki Kırım Tatar diasporasının rolünün önemini dile getirerek daha yüksek bir toplumsal farkındalık ve desteğin de gerekli olduğunu ifade etti. Bununla birlikte Çubarov, bu noktada önceliğin Kırım Tatar siyasi tutsakların serbest bırakılmasının atılacak ilk ve en acil adım olduğunu kaydetti. NATO, RUSYA’NIN KARADENİZ’DEKİ GENİŞLEMESİ KONUSUNDA UYARIDA BULUNMUŞTU Kırım’ın Rusya için yalnızca ekonomik açıdan önemli olmadığını ve Rusya’nın doğu bölgelerindeki ekonomik kapasitesinin zaten yeterli olduğunu belirten Çubarov, Kırım’ın bu noktada Rusya için “askerî üs” olduğuna ve Yarımada’da yaklaşık 225 askerî yerleşim olduğuna dikkat çekti. KTMM Başkanı, NATO’nun 2000’li yılların başında Rusya’nın Karadeniz’deki genişleme girişimleri hususunda uyarıda bulunduğunu hatırlatarak Rusya’nın Karadeniz’deki kontrolünün Ukrayna dâhil, Karadeniz’e kıyısı olan bütün ülkeler için olumsuz sonuçlara yol açtığını belirtti. Çubarov, bu noktada Kırım’ın Rusya için bir “anahtar görevi” gördüğünü ve “sıcak denizlere inme” politikasının en önemli aşaması olduğunu dile getirdi. “UKRAYNA’YA DESTEĞİN SÜREKLİ OLARAK SAĞLANMASI GEREKMEKTEDİR” Ukrayna-Rusya Savaşı’nın ne zaman sona ereceği hususundaki belirsizliği dile getiren Çubarov, bu savaşın ölçeğinin artabileceğini bir ihtimal olarak değerlendirerek Baltık ülkelerinin ise bu ihtimal için hazırlandığını kaydetti. “Ancak Rusya, bu savaşı kazanamayacaktır; yapısal olarak başarısızlığa mahkûmdur. Ukrayna, tek başına Rusya’ya direnecek konumda değildir ve Ukrayna’ya desteğin sürekli olarak sağlanması gerekmektedir. Rusya, işgal ettiği diğer bölgelerden çekilse de Kırım’dan çekilmesi oldukça düşük bir olasılıktır.” şeklinde konuşan Çubarov, Rus kamuoyunun fikrinin propaganda ve algı yönetimi tarafından şekillendiğini dile getirerek bu durumun, Rusya’nın Kırım’da meşru menfaatlerinin bulunduğu yönünde bir inanca sebebiyet verdiğine dikkat çekti. “YAKIN ZAMANDA PARÇALANMIŞ BİR RUSYA GÖRMEK, UZAK BİR İHTİMAL DEĞİLDİR” “Buna karşın Kırım, hiçbir zaman Rusya’nın olmamıştır ve olmayacaktır. Kırım’dan çekilmek, Putin adına siyasi bir intihar olacaktır. (Rusya’nın) Birçok başarısız devlet yetkilisinde de görüldüğü gibi bu durum, fizikî sonuçlara da yol açabilecektir.” diyen Çubarov, Ukrayna’nın işgal altındaki bölgelerinin azat edilmesi durumunda Rusya’nın artık Kırım’ın kontrolünü elinde tutamayacağını kaydederek Rusya’nın bu noktada nükleer eskalasyona başvurabileceğini belirtti. Çubarov, bununla birlikte “Rusya’nın Kırım’dan çekilmesi için Rusya’da büyük bir iç krizin meydana gelmesi gerekir fakat aslında Rusya zaten böyle bir krize yol açmaktadır. Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki dönemde olduğu gibi, yakın zamanda parçalanmış bir Rusya görmek, uzak bir ihtimal değildir.” şeklinde konuştu. Kırım’daki ifade özgürlüğü ile insan hakları ihlalleriyle beraber Kırım Tatarlarının maruz kaldığı sistemik baskıyı da dile getiren Çubarov, Kırım Tatarlarının gördüğü baskı ve zulümler neticesinde ana vatanları olan Kırım’ı terk etmek zorunda bırakıldıklarının altını çizdi. RUSYA, KIRIM TATARCA EĞİTİMİNİ BİR PROPAGANDA ARACI OLARAK KULLANIYOR Öte yandan Kırım’ın Rusya tarafından işgal edildiği 2014 yılından beri yaklaşık 1 milyon Rus’un Kırım’a yerleştirildiğini ve bu durumun etnik ve demografik bir dönüşümün bariz göstergesi olduğunu beyan eden Çubarov, Kırım’ın “Ruslaştırılma” sürecinden geçtiğine vurgu yaptı. Ayrıca büyük emekler verilerek kurulan 14 Kırım Tatar okulunun, 2014 yılından sonra Rus okullarına çevrildiğini dile getiren Çubarov; Kırım Tatar dilinde verilen eğitimin yürürlükten kaldırıldığını ve eğitimin zorunlu olarak Rusçaya dönüştürüldüğünü belirtti. Son olarak Çubarov, Kırım Tatarca eğitiminin haftada yalnızca bir saate düşürülmesine dikkat çekerek Rusya’nın, kısıtlı olarak verilen Kırım Tatarca eğitimini bile bir propaganda aracı olarak kullandığının altını çizdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.