SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

KTMM Başkanı Çubarov: Ukrayna, topraklarından taviz vermesini gerektirecek bir barışı kabul edemez

KTMM Başkanı Refat Çubarov; Kırım, Ukrayna-Rusya Savaşı ve Rusya’nın propaganda faaliyetleri üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 22.04.2026 12:12
Haber Güncellenme Tarihi: 22.04.2026 12:13
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
KTMM Başkanı Çubarov: Ukrayna, topraklarından taviz vermesini gerektirecek bir barışı kabul edemez

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, “Türkiye Today” haber sitesine verdiği röportajda Kırım Tatarlarının karşılaştığı insan hakları ihlalleri, Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesi, Ukrayna-Rusya Savaşı ile Türkiye’nin politikası ve Rusya’nın propaganda faaliyetleri üzerine değerlendirmelerde bulundu.

KTMM BAŞKANI, TÜRKİYE’DEKİ RUS PROPAGANDASINA DİKKAT ÇEKTİ

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın Kırım’ın Şubat 2014’te işgal ve yasa dışı şekilde ilhak edilmesiyle başladığını ve 12. yılını doldurduğunu kaydeden Refat Çubarov, Türkiye’nin sürecin en başından itibaren bu yasa dışı ilhakı tanımadığının ve tanımayacağının altını çizdi.

Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ile birlikte Kırım Tatarlarına ve Ukrayna’ya tam destek sağladığını da dile getiren Çubarov, bununla birlikte Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının (STK) çoğunun Ukrayna-Rusya Savaşı üzerindeki tutumunun Rus propagandası tarafından etkilendiğinin altını çizdi.

Çubarov, Türkiye’de en çok ön plana çıkan STK’ların Rus propagandasından etkilenmiş olduğunu ifade ederek “Savaşın başından bu yana Türkiye Cumhuriyeti’nin sahip olduğu tutum, kanaatimce kamuoyuna etkin bir şekilde yansıtılmamıştır. Sonuç olarak sivil toplum ve STK’ların görüşü, ‘Ukrayna yalnız bırakıldı; Ukrayna, barış önünde bir engeldir; Ukrayna, Rusya’nın egemenliğini yok saymaktadır ve Batı’yı temsilen hareket etmektedir.’ düşüncesi etrafında şekillenmiştir. Bu algının geniş bir kesimde karşılık bulduğunu görüyorum ve bu durumun Rus propagandasının bir sonucu olduğuna inanıyorum.” değerlendirmesini yaptı.

“BARIŞ, ADİL OLMALIDIR”

“Ukrayna, topraklarından taviz vermesini gerektirecek bir barışı kabul edemez.” şeklinde konuşan Çubarov, dünya siyasetinde güce, uluslararası hukuka göre gitgide daha fazla öncelik verildiğini ifade ederek “Buna karşın güç, hukuka üstün geldiğinde sorunlar ortadan kaybolmayacak, aksine derinleşecektir. Bu nedenle barış, adil olmalıdır.” dedi.

Türk kamuoyunda güçlü bir Amerikan karşıtlığı olduğunu fakat bu durumun Rusya’ya karşı sempati geliştirilmesini meşru kılamayacağını dile getiren Çubarov, STK’ların kamuoyunun duygu ve düşüncelerini şekillendirdiğini belirterek Türkiye’nin “komşularla sıfır sorun” politikasının ise son derece başarılı ve yapıcı olduğunu kaydetti.

ÇUBAROV, KIRIM TATARLARINA UYGULANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİNİ DİLE GETİRDİ

Propaganda ve ifade özgürlüğü kavramları arasında oldukça ince bir çizginin olduğunu dile getiren Çubarov, “Sputnik” kanalının Rusya’ya ait bir propaganda aracı olduğunu kaydederek Rusya’nın Kırım’da gerçekleştirdiği propaganda faaliyetlerinin ciddiyetine ve Kırım Tatarlarının maruz bırakıldığı insan hakları ihlallerine ve kanun dışı muamelelere dikkat çekti.

Kırım’daki siyasi mahkûmların 351’inden 181’inin Kırım Tatarı olduğunun altını çizen Çubarov, Kırım Tatarlarının Kırım’ın nüfusunun yüzde 12’sini oluşturmasına karşın Kırım’daki siyasi mahkûmların ise yaklaşık yüzde 50’sinin Kırım Tatarı olduğunu vurguladı.

“Tarihî emellerini gerçekleştirmekte kararlı olan Rusya, ağır hukuki yollara başvurarak yerli halka ana vatanlarını terk etmesi yönünde baskı uygulamaktadır. 10 ilâ 30 yıla kadar verilen hapis cezaları yaygın olarak uygulanmaktadır. Siyasi mahkûmların hâlihazırda 60’ı kadınlardan oluşmaktadır. Çoğu, asılsız terörizm suçlamalarıyla karşılaşmaktadır. Yüzlerce Kırım Tatarının ise Kırım Yarımadası’nda ikamet etmelerinin önü resmen kapatılmıştır.”

“(KIZIL ORDU KOROSU) YALNIZCA KÜLTÜREL BİR AKTİVİTEYİ TEMSİL ETMEMEKTEDİR”

Rusya’nın propaganda aleti olan Kızıl Ordu Korosu’nun her yıl Türkiye’de konser verdiğine dikkat çeken KTMM Başkanı, bu konserlerin tarihlerinin kasten Kırım Tatar ve Çerkes sürgün ile soykırım yıl dönümleri ile çakışacak şekilde ayarlandığının altını çizdi. Çubarov, bununla birlikte Ankara’da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde tertip edilecek olan NATO Zirvesi’nin tarihinin bile Kızıl Ordu Korosu’nun konser takvimi dâhilinde duyurulduğunu belirtti.

“Bu koro, yalnızca kültürel bir aktiviteyi temsil etmemektedir; bir propaganda aracı olarak kullanılmaktadır. Örnek vermek gerekirse, eğer İsrail ordusunun korosu Türkiye’de konser verecek olsaydı kamuoyunun tepkisi bu noktada hızlı ve net olurdu. Buna rağmen Kızıl Ordu Korosu için benzer bir tepki verilmemiştir.” şeklinde konuşan Çubarov, Türkiye’deki Kırım Tatar diasporasının rolünün önemini dile getirerek daha yüksek bir toplumsal farkındalık ve desteğin de gerekli olduğunu ifade etti.

Bununla birlikte Çubarov, bu noktada önceliğin Kırım Tatar siyasi tutsakların serbest bırakılmasının atılacak ilk ve en acil adım olduğunu kaydetti.

NATO, RUSYA’NIN KARADENİZ’DEKİ GENİŞLEMESİ KONUSUNDA UYARIDA BULUNMUŞTU

Kırım’ın Rusya için yalnızca ekonomik açıdan önemli olmadığını ve Rusya’nın doğu bölgelerindeki ekonomik kapasitesinin zaten yeterli olduğunu belirten Çubarov, Kırım’ın bu noktada Rusya için “askerî üs” olduğuna ve Yarımada’da yaklaşık 225 askerî yerleşim olduğuna dikkat çekti.

KTMM Başkanı, NATO’nun 2000’li yılların başında Rusya’nın Karadeniz’deki genişleme girişimleri hususunda uyarıda bulunduğunu hatırlatarak Rusya’nın Karadeniz’deki kontrolünün Ukrayna dâhil, Karadeniz’e kıyısı olan bütün ülkeler için olumsuz sonuçlara yol açtığını belirtti.

Çubarov, bu noktada Kırım’ın Rusya için bir “anahtar görevi” gördüğünü ve “sıcak denizlere inme” politikasının en önemli aşaması olduğunu dile getirdi.

“UKRAYNA’YA DESTEĞİN SÜREKLİ OLARAK SAĞLANMASI GEREKMEKTEDİR”

Ukrayna-Rusya Savaşı’nın ne zaman sona ereceği hususundaki belirsizliği dile getiren Çubarov, bu savaşın ölçeğinin artabileceğini bir ihtimal olarak değerlendirerek Baltık ülkelerinin ise bu ihtimal için hazırlandığını kaydetti.

“Ancak Rusya, bu savaşı kazanamayacaktır; yapısal olarak başarısızlığa mahkûmdur. Ukrayna, tek başına Rusya’ya direnecek konumda değildir ve Ukrayna’ya desteğin sürekli olarak sağlanması gerekmektedir. Rusya, işgal ettiği diğer bölgelerden çekilse de Kırım’dan çekilmesi oldukça düşük bir olasılıktır.” şeklinde konuşan Çubarov, Rus kamuoyunun fikrinin propaganda ve algı yönetimi tarafından şekillendiğini dile getirerek bu durumun, Rusya’nın Kırım’da meşru menfaatlerinin bulunduğu yönünde bir inanca sebebiyet verdiğine dikkat çekti.

“YAKIN ZAMANDA PARÇALANMIŞ BİR RUSYA GÖRMEK, UZAK BİR İHTİMAL DEĞİLDİR”

“Buna karşın Kırım, hiçbir zaman Rusya’nın olmamıştır ve olmayacaktır. Kırım’dan çekilmek, Putin adına siyasi bir intihar olacaktır. (Rusya’nın) Birçok başarısız devlet yetkilisinde de görüldüğü gibi bu durum, fizikî sonuçlara da yol açabilecektir.” diyen Çubarov, Ukrayna’nın işgal altındaki bölgelerinin azat edilmesi durumunda Rusya’nın artık Kırım’ın kontrolünü elinde tutamayacağını kaydederek Rusya’nın bu noktada nükleer eskalasyona başvurabileceğini belirtti.

Çubarov, bununla birlikte “Rusya’nın Kırım’dan çekilmesi için Rusya’da büyük bir iç krizin meydana gelmesi gerekir fakat aslında Rusya zaten böyle bir krize yol açmaktadır. Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki dönemde olduğu gibi, yakın zamanda parçalanmış bir Rusya görmek, uzak bir ihtimal değildir.” şeklinde konuştu.

Kırım’daki ifade özgürlüğü ile insan hakları ihlalleriyle beraber Kırım Tatarlarının maruz kaldığı sistemik baskıyı da dile getiren Çubarov, Kırım Tatarlarının gördüğü baskı ve zulümler neticesinde ana vatanları olan Kırım’ı terk etmek zorunda bırakıldıklarının altını çizdi.

RUSYA, KIRIM TATARCA EĞİTİMİNİ BİR PROPAGANDA ARACI OLARAK KULLANIYOR

Öte yandan Kırım’ın Rusya tarafından işgal edildiği 2014 yılından beri yaklaşık 1 milyon Rus’un Kırım’a yerleştirildiğini ve bu durumun etnik ve demografik bir dönüşümün bariz göstergesi olduğunu beyan eden Çubarov, Kırım’ın “Ruslaştırılma” sürecinden geçtiğine vurgu yaptı.

Ayrıca büyük emekler verilerek kurulan 14 Kırım Tatar okulunun, 2014 yılından sonra Rus okullarına çevrildiğini dile getiren Çubarov; Kırım Tatar dilinde verilen eğitimin yürürlükten kaldırıldığını ve eğitimin zorunlu olarak Rusçaya dönüştürüldüğünü belirtti. Son olarak Çubarov, Kırım Tatarca eğitiminin haftada yalnızca bir saate düşürülmesine dikkat çekerek Rusya’nın, kısıtlı olarak verilen Kırım Tatarca eğitimini bile bir propaganda aracı olarak kullandığının altını çizdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.